Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 EYLÜL 2005 PAZARTESİ OLAYLAR VE GORUŞLER MUMTAZ SOYSAL Eğitimin A'sı ve Z'si BAYAR'DAN hemen son- ra 1939'da başbakan olan Dr. Refik Saydam, kamu yöne- timi ıçın "A'dan Z'ye bozuk" demişti. Şimdi, ulusal eğitirn için aynı sözü ederken nere- den başlayıp nerede bitirme- li? Bir kere, adı "ulusal" oldu- ğuna göre, uluslaşma süreci henüz tamamlanmamış bir Türkiye'de eğitimin her dü- zeyde "ulusalcı" olması gere- kir. Tabii. ulusalcılığı geçmişin ırkçı ve kavgacı "milliyetçili- ği y\e kanştranlar böyle bir sö- ze hemen isyan edecekler- dir. Ulus kavramının çağdaş- lığını, bütünleştirici devrimci- liğini, cumhuriyetçi insancıllı- ğını ve hele küreselleşme bombardımanı attınadüşmüş birülkedeki diriltici işlevini bil- meden. Oysa, beğenmediğimiz 12 Eylül Anayasası biie eğitim ve öğretimin "Atatürk ilkeleri ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esas- lanna göre" yapılmasını ister. Bu kural, aynı zamanda, ken- dılenne öğretilenler de dahil, herşeyi sorgulayabilen, akıl- cı ve aydınlık kafalann yetiş- tirilmesiyle çeiişmeyen, tarn tersine böyle bir amacın sağ- lanmasınayönelik bir kuraldır. Gel gelelim, "Bütün kızlar okula!" kampanyasının sür- dürüldüğü günlerde "Kızlar Kuran kursuna!" pankartlan- nın asıldığı ve asılı kalmasına müsaade edildiği bir ülkede, iktidann eğitim konusuna böy- le baktığı söylenebilir mi? Eğitimin Z'si, okuyan ço- cuk ve genç sayısının Yu- nanistan'daki tüm nüfusu aş- tığı bir ülkede ve özellikle ders yılının başladığı böyle birgün- de, insana, ister istemez, zo- nınlu öğrenim zincirinin ilk ba- samağını, "ilköğretim oku- /u"nu düşündürür. Hani, yine anayasaya göre, "devlet okullannda parasız" olduğu söylenen basamak. KİGEM adıyla bilinen Ka- mu Işletmeciliğini Geliştirme Merkezi'nin Nuray Ertürk Keskin ve Aytül Güneşer Demirci'ye yaptrdığı bir araş- tırma, bu ülkede tek çocuk- ları "parasız" devlet okuluna giden bir ailenin bile "katkı payı, kayıt, karne, teşekkür ve takdir belgesi, forma ve arma paralan, tebeşir, elekt- rik, temizlik giderferine ve kı- nlan sınıf camının takılması- na katılım " falan gibi 26 çeşit konu için ortalama toplam olarak, eski parayla 1 milyar 400 bin TL, yani 1400 YTL harcamak zorunda kaldığını meydana çıkarmıştı. Ozamana kadar bu çeşit ekonomik araştırmalara pek iltifat etmeyen öğretmen sendikalan, şimdi artık art ar- da benzer hesaplar ortaya koymaktalar. ömeğin Eğitim- Sen'in son hesabı 2083 YTL'lik birtoplamavanyor. Nedense, bu hesaplara, vaktiyle başka sektörler için kullanılan "ki- barca" bir deyimle eğitimin "paralel" sektörü olan ders- hanelere ailelerin akıttığı pa- ralar sokulmuyor. Sokulsa, şimdi ilköğretim okullannın son sınıflarına ka- dar inen dershane furyasında çocukları "iyi okutma" ama- cına halkça aynlan paranın yoksullara dehşet ve sorum- lulara utanç verici rakamlan gözler önüne serilecek. 12 Eylül: Cumhuriyetin Günbatımı 12 Eylül darbesinin miman ve emrindeki Güvenlik Konseyi'ni oluşturan kuvvet komutanlan, işbaşında kaldıklan, yaklaşık üç yıl içinde, bir taraftan ülkeyi baştan başa Atatürk büstü ve heykelleri ile donatırken öbür taraftan da cumhuriyetin, laik sistemin, dolayısıyla da Atatürk'ün yeminli düşmanlannı bürokrasinin karar mercilerine pervasızca yerleştirdiler, kuzuyu, aç ve kindar kurda teslim ettiler. A- Ganİ AŞJK Ilahiyatçı, Politikacı B ugün 12 Eylül askeri dar- besinin 25'inci yılı. Dö- nemin Genelkurmay Baş- kanı Evren Paşa, bir taraf- tan "kardeş kavgasının ön- lenmesi" için hükümete ve siyasi li- derlere. yazılı-sözlü mesajlar ileterek hazırhklan tamamlanan darbenin zemi- nini oluşturuyor, öbür yandan da büyük bölümü sıkıyönetim altındaki ülkede. asayişin sağlanamamasından kendisi- ni hiçbir biçimde sorumlu görmüyor- du. Başta Başbakan Sayın Demirel ol- mak üzere, parti liderlerinin gözlerine perde inmişti; sadece Sayın Ecevit,bir çıkış yolu için umutsuzca çırpınıyordu. Sayın Evren. siyasilerin bu körlü- ğünden mutluydu, çünkü av tuzağa yak- laşıyordu. Nitekim ya da "neteknn", dar- beden sonraki bir konuşmasında, "Bek- leyen deniş murada ermiş" diyerek planını, beklentisini ve duygulannı açı- ğa vurdu. 12 Eylül'le ilgili olarak çok şey yazılmış ve söylenmiş olsa da, ta- rihin şaşmaz hakemliği için bir süre daha beklenmesi gerekecek. Toplumsal cinnete dönüşen boğazlaş- manın parasal ve lojistik plandaki giz- li kaynağı, terörü besleyen siyasal ve psikolojik ortamın sürekli gergin tu- tulması ve iki cephede vuruşan yoksul çocuklannın sırtlannın ustaca sıvaz- lanması eşgüdümünde oluşan kan ba- rajlannın kapağı, 12 Eylül'ün şafağın- da çekilirken demokratık ve laik cum- huriyetin bağışıklık sisteminin ve gü- vencelerinin de sel sulanna kapılacağ- nı hiç kimse düşünememişti. Çocukluk yıllarımızda ulusal ege- menlik bayramlan, "23 Nisan ki / Ka- mutayın ilk günü / Türkkre düğûn ol- du / Sultana ötüm günü" marşlan ile kut- lanırdı. 12 Eylül için de bir marş yazıl- sa, "Bugün 12 Eylül / Tarikatlar atak- ta / Atatürk tekrar öldü / Eseıieri ya- takta" denilebilir. 12 Eylül darbesinin miman ve emrindeki Güvenlik Konse- yi'ni oluşturan kuvvet komutanlan, iş- başında kaldıklan, yaklaşık üç yıl için- de, bir taraftan ülkeyi baştan başa Ata- türk büstü ve heykelleri ile donatırken öbür taraftan da cumhuriyetin, laik sis- temin, dolayısıyla da Atatürk'ün ye- minli düşmanlannı bürokrasinin karar mercilerine pervasızca yerleştirdiler, kuzuyu, aç ve kindar kurda teslim et- tiler. Cumhuriyetin kurulması da dahil, Türk ulusunun bütün çağdaş dönüşüm- lerine öncülük eden sılahlı kuvvetleri- mizin, 12 Eylül sürecinde kendi bağ- nndan süzülerek gelen komutanlan ta- rafından, tarihsel mısyonu ile ters bir görüntünün gölgesinde bırakılması ve askerin, rejimin geleceğiyle ilgili ola- rak günümüze kadar artarak uzanan kaygı ve duyarhlıklanna haklılık kazan- dıran bir ortam yaratılmış olması, ulu- sal acımızdır. Devletin tüm haber alma örgütü em- nnde olan Evren Paşa'mn ülkeyi tes- lim ettiği kişi ve kadrolar için, "Tari- kat bağlanülannı bilmiyordum" ma- zereti(!) ne kadar inandıncı olabilir? "12 Eylül'ün, yeşil kuşakprojesini de içeren, empenaüzmin Ortadoğu ve tslam ül- kelerine yöneük stratejik bir plaıu" ol- duğuna ilişkin yaygın değerlendirme- lerin, tarihin ilerideki yargısına temel oluşturacağını düşünüyoruz. 12 Eylül askeri müdahalesinin, savun- ma stratejimizde, dış politikamızda ve ekonomimizde neden olduğu yapısal de- ğişikliklerin analizini, konunun uzman- lanna bırakarak hukuksuzluklan, iş- kenceleri, mahkûmun yaşı büyütüle- rek kurulan dar ağaçlannı, bilime, öz- gür düşünceye ve emeğe vurulan zin- cirleri yazı kapsamı dışında tutarak, si- yasal, toplumsal ve ahlaki dejeneras- yonla ilgili olarak sınırlı birkaç sapta- ma yapmak istiyoruz. a) Atatürk'ün kayıtsız şartsız halka bıraktığı egemen- lik, parti başkanlannın eline geçti; iyi yetişmiş politikacı bir kuşak yeşil ekin gibi biçildi. Sıyaset yozlaştı. parlamen- to ağırlığını yitirdi. b) Liberal ekono- mı maskesi altında, siyasetçi ve bürok- rat işbirliği ile Hazine ve halk soyulup soğanaçevrildi. Hırsızlık kurumsallaş- tı, yoksul halkın 50 milyar dolannın buharlaşmasına politikacılar seyirci kaldı. c) Etik ve onursal değerler çürü- dü, köşe dönmecilik ve parasal güç be- lirleyici oldu. Bu olgu, kültürel ve moral yozlaşma- lan da beraberinde getirerek uluslan sonsuza dek ayakta tutan öz (cevher) büyük yaraaldı. d)Halkımızınbinyıl- dan bu yana benimsedığı Kuran tsla- mı, zorlama yorumlarla tarikat Islamı- nın çemberine alındı. Türk Humeyni'sinın görkemli dönü- şü henüz erken olsa da. ruhu ve nuru parlamentoyu. hükümeti, yaygın bir or- ganizasyonla ünıversiteleri ve serma- yenin bir bölümü ile tüm bürokrasiyi aydınlatma etkinlığine ulaştı. "Ata- türk'ün ilham kaynağı" oluşu, artık resmi törenlerle sınırlı. Tüm bunlardan daha acı olan ise, Atatürk'ün emaneti kurum ve kuruluş- larla onun, bu ulusa yüce Allah'ın bir lürfu olduğuna inananlann dağınıklığı, çaresizliği ve acizliği. Ege'nin mavi sulan ve yeşil ormanlan ile bütünleşe- rek dingin bir yaşam süren, Atatürk'ün partisini bile kapatmış Atatürkçü(!) pa- şamızın gende bıraktığı tabloya baka- rak mutlu olmasını diliyoruz. Bazen kendinızde y-aptığınız küçük değişıklikler; mesela yeni bir saç şekli, renkli bir kravat ya da kol düğmesi ne kadar büyük farklar yaratır değil mi? Tıpkı otomobiliniz Ford Mondeo'da olduğu gibi. Yeni Mondeo'nun yenilenen arka farlanyla görünuşu, yan çıtasız yeni gövdesiyle profili, yenıden tasartanan ön ızgarasıyla yüzü değışti. Sizin de Ford Mondeo'ya bakışınız değişecek! Bu güvenli, güçlü, seçkın ve prestıjli otomobili, sizi yansıtan tek otomobil olarak görmeye başlayacaksınız. Çünkü o da detaylara en az sizin kadar önem veriyor. Aynntılı bilgi için, Ford Direkt Hattı 444 3673 ya da www.ford.com.tr Üstelik %O faiz oranlı ve 12 ay vadeli 2O.OOO YTL kredi avantajıyla... Yeni FordMondeo Ford Otosan tarafından ıthal edılmektedır. Tasarımı yaşamdan, güveni teknolojiden. însan, Doğa ve Sanat AbdullahAKAY V ar olan her nesne sanatla güzelleşir. Sanatçı en güzeli yaratma duygusuyla do- ludur. Özgürlüğün doru- ğunda yaratacağı yapıtuı imgelerini kurar beynin- de. Önemli olan düşün- mek, bağımsızlığın sınır- sızlığı içinde özgürce ba- kabilmek çe\Teye. Duya- bihnek, insanlardan ve doğadan gelen sinyalleri. Tüm düğümleri çözerek varabıhnek başka 'var'la- nn beynine. Doğa bir öz- gürlük alanıdır. Çiçekler istedikleri renkte açarlar. Kokulannı özgürce sal- güarlar. Tohumlannı top- rağa bırakmada, çoğalma ve soylannı sürdürmede bir engelleri yoktur. Kuş- lar daldan dala sekerken istedikleri şarkılan söy- lerler. Şarkılarının anla- mından, yorumundan do- layı suçlu sayılmazlar. Yaratmak, doğum yap- mak gibi bir olaydır. Sa- natçı yapıtını oluşturur- ken ınsanüstü bir doruğa ulaşır. Fırçasındaki renk, kalemindekı sözcük, ba- kışındaki açı, dizesinde- ki anlam bir diğer insanın gözetimi altındadır. Kı- sıtlıdır özgürlüğü. Onun içindir ki anlatımında gi- zem ve eşanlamlar var- dır. Edebiyatın ölümsüz- lüğü bu doğurganhkla olu- şur. Nehirlerin önüne ya- pılan her barajda yine de bir dolu savak vardu". Ya da derivasyon tünelleri. Savaklardan dökülen su- lar şarkılannı kendi ça- ğıltısı ile söyler. Tüm sanat dallannda bir gizem vardır. Aktör acıyı, seMnci ya da gülme- ceyi oynarken anlatımı ve duyarlıhğı ile canlandır- dığı modelin kişiliğine bürünür. Onunla yaşar, onunla öfkelenir. onunla sakinleşir. Yazar da öyle değil midir? Kendi yarat- tığı imgenin ıçine girmiş ruh gıbıdir. Bazen soyut düşüncelere kaptınrken- dinı. Bazen de somutlaşır tas\irlerin, tahlillerinha- murunu oluşturur. CUMHURİYFTTEN OKURLARA ÎBRAHİM YILDIZ 25 Yıl Sonra 12 Eylül askeri darbesinin üzerinden tamı tamı- na 25 yıl geçmiş. Bugünkü gazetemizde 12 Eylül'ü irdeleyen bir- çok yazının yanı sıra Hatice Tuncer arkadaşımı- zın hazırladığı yazı dizisini de okuyacaksınız. Şimdi gelinen noktanın temel nedeninin 1980 sonrası uygulanan politikalar olduğunu görüyoruz. Fişlemeler, gözaltılar, işkenceler, kuşkulu ölüm- ler, yargılamalar ve ölüm cezalannın dökümlerini bi- liyoruz... Darbenin sistemli biçimde eğitime vurulduğunu daanlıyoruz... Bugün yeni eğitim ve öğretim yılı başlıyor. Başta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer olmak üzere, muhalefet partileri ile eğitim örgütle- ri çeşitli açıklamalar yaptılar. Bu mesajlarda vurgulanan temel nokta, laik eği- tim kaygısıydı. 25 yıl sonra 12 Eylül darbesinin somut göster- gesiydi bu açıklamalar. 14 milyon öğrencinin ders başı yapacağı yeni eği- tim yılı çeşitli değişiklikler de içeriyor. Ne yazık ki, ezberci, yaratıcılıktan yoksun bir ku- şak sınavdan sınava koşar hale getirildi. Fırsat eşitliğinin sağlanamadığı, uçurumun gi- derek derinleştiği bir yapı oluştu. Yeni eğitim yılın- da uygulanacak sistem Avrupa Birliği'nin isteği doğrultusunda oluşturuldu. Ulusal öğelerin olabildiğince aza indirilmesi eği- ticileri haklı olarak kaygılandırıyor. 25 yıl sonra şeriatçılığın ve bölücü tehlikenin gi- derek yükselmesini göz ardı edenler, tıpkı 12 Ey- lül generallerinın düştüğü tuzağa düşerek fatura- sını topluma ödetmek istiyortar. Bu yıl yapılacak protestolann daha görkemli ol- masını dilerdik. Ne var ki, terör örgütlerinin son günlerdeki ey- lemleri, tahrikleri kitlesel protestoları etkiledi. 12 Eylül mağduru DİSK (Devrimci Işçi Sendika- lan Konfederasyonu) bu mitinglerden çekilme ge- reğini gördü. Yerinde, haklı bir gerekçe gösterdi. Ne yazık ki, 1980 darbesinin 25. yılında meydan- lardaki protestolarda kitlesellikten yoksun duru- ma düşürüldük. Irtica eylemlerinin ve etnik terörün kıskacında bir ülke yaratılmak istendiğini sağduyulu herkesin gördüğüne inanıyoruz... İyi haftalar... TC MERİÇ İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN TAŞIMRIN AÇIK ARTIRMAİLANI DosyaNo: 200255 Tal. Bir borçtan dolayı hacizli ve aşağıda cins, mıktar ve kıymetlen yazılı mallar satışa çıkanlmıştır. (Mah- cuz malın 1 2 hıssesı satılacaktır) Bınnci artırma 05.10.2005 tanhinde saat 10.00- 10.30'da Menç Hükümet Konagı karşısmdaki ERX benzin ıstasyonunda yapılacak ve o günü kıymetlenn %60"ına ısteklı buluıîmadığı takdirde 10.10*2005 gü- nü aynı yer ve saatte 2. artırma yapılarak satılacağı, şu kadar kı artırma bedelının malın tahmın edilen kıy- metinın "İMO'ını bulmasının ve satış isteyenm alaca- ğına rüçhanı olan alacaklının toplamından fazla olma- sının ve bundan başka paraya çevirme ve paylann paylaştırma masraflarını geçmesinın şart olduğu, mahcuzun satış bedelı üzerinden KDV'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesınin ıcra dosyasında görüle- bileceği, masrafı venldiğı takdirde şartnamenın bir örneğinin isteyene göndenlebıleceği, fazla bılgı al- mak isteyenlenn voıkanda yazılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze baş\iırmalan nca olunur. 01.09.2005 Muhammen kıvmeti (lıra): 75.000,00 YTL Adedi: 1 '2 hissesi Cinsı (Mahıyeti ve önemli nitelikleri): Laverda marka, 1996 model, 23.03.2003 tescil tarihli, 22.08.02.145 plaka sayılı tıpi: L 624, rengı: kırmızı, motor no: 217709, şâsı no: 5E50327 olan 168 HP motor gücünde 1000x20 lastık ebatlarında, 4 lastik te- kerlı ön tarafında ayçıçeğı tablası ile bırlıkte. faal bi- çerdöver. Basın: 42392 TÇ BERGAMA İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN KAMBİYO SENETLERİNE DAYALI TAKİPLERE ÎLİŞKİN ÖDEME EMRİNİN tLANEN TEBLİĞİDİR Dosya No: 2004380 Alacaklı Halil Ibrahim Çalık Vekili: Av. Gürsel Öztaş. Hükümet Cad. THK Işha- nı No:40 K: 11 Bergama Borçlu: Fıkret Gezgın. Barbaros Mah. Pamukçular Arastası No:25 Bergama Borç Mıktan: 3.000,00 YTL Asıl Alacak - 480,00 YTL lşlemış Faız = 3.480,00 YT Toplam alacağın ta- kıp tarıhinden ıtibaren (27.02.2004) 3095 S.K.2/3 mad. gereği TC Merkez Bankası'nın avans işlemleri- ne uygulanan %48 reeskont (asıl alacak için) faizi, ic- ra takip giderlen ve vekalet ücretiyle tahsıli Borcun Sebebı: 30.08.2003 taiızim ve 30.10.2003 ödeme tanhh 3.000.00 YTL bedellı bir adet bono Yukanda adı ve adresı yazılı borçlu hakkında yapı- lan icra takibınde, Borçluya göndenlen ödeme emrinin bila tebüğ iade edilmesi, zabıta marifetiyle yapılan tahkıkatta yeni adresının temin edilememesi nedenıyle ödeme emn- nın 7201 sayılı tebligat kanununun 28. maddesı gere- gince ilanen tebliğine karar verilmekle, Işbu ilanın gazetede yayın tarıhinden itibaren 15 gün ilavesiyle borcu ve takip masraflannı 25 gün için- de ödemeniz. takibin dayanağı bono kambiyo niteliği- ne haız değılse 20 gün içinde İcra Tetkik Mercii Hâ- kımliği'ne şikayet etmenız, takip dayanağı senet altın- daki imza size ait değılse yine bu 20 gün içinde aynca ve açıkça bir dilekçe ile tetkik merciıne bildirmemz, aksı takdirde ıcra takibındeki bono altındaki ımzanın sızden sadır sayılacağı. imzanızı haksız yere ınkâr ederseniz sözü edilen senede dayanan takip konusu alacagı "ölO'u oranında para cezasına mahkûm edile- ceğiniz, borçlu olmadığınız veya borcun ıtfa veya ih- mal edıldiğıni veya alacağın zamanaşımına uğradığı hakkında itirazınız \-arsa bunu sebepleri ile birlikte 20 gün içinde tetkik mercune bir dilekçe ile bıldırerek tetkik merciinden ıtırazının kabulüne dair bir karar getirmedığıniz takdirde cebn icraya devam olunacağı, tetkik merciinde ıtirazuı kabulüne daır bir karar geti- rilmedıği veya borç ödenmediği takdirde 25 gün için- de llK'nun 74. maddesi gereğınce mal beyannıda bu- lunmaz veya hakıkate aykın beyanda bulunursanız yi- ne hapısle cezalandınlacağınız teblığ yerine kaim ol- mak üzere ilan ve ihtar olunur. 25.08.2005 Basın: 42179
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog