Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9AĞUSTOS2005SALI CUMHURİYET SAYFA DtZt Tevfîk Fikret ve Halûk , -, 'BirAnkaraAilesmmOy- JgjH**^, küsü','GörgüTanığı','Ta- *f&*~Z^ nKhğnn Nâzrnı Hikmet'ten sonra, geçen yıl da 'Sakal- hCelâl'ısımlıkıtabıy- la dıkkat çeken gaze- tecı'yazar Orhan Karaveli, bır (hatta ıkı)ya- şamoykusu- nu konu alan yenı kıtabıyla çıkıyor 'vitrine': 'Tevfik FıkretveHa- lûk Gerçeği' Neden 'Fikret' 7 Neden 'Halûk' 0 Busoruyu şoyle yanıtlıyor Ka- ravelı •*... Türidye hâlen, bunca emek ve özveri ile az çok ulaşabildiği 'aydınlanma donemı'nden geriye doğnısü- rüklenmek; bu yoldaki bütün kazanımlan ehnden ahnmak tehfikesiyieyüzyüze gehniş bulunuyor. Hem de son 55 yıldır görülme- miş bir kararhukla. Her yandan gelen \e gi- derek yukselen uyan seslerine kulak nka- y an ve geçmişten hiç ders almanuş görünen kadrolann eünde ve ille de bir çıngar' çık- ması istenircesine. Tarihi bilenler, böyle za- manlarda ay dınlanma uğruna y aşamlaruu ortaya koyanlan düşünmeden edemiyor. Bunlardan biri de -tıpkı Namık Kemal gi- bi 48 yaşında ölen- Tevfik Fikret'tir. Bu yıl, onu doksanıncı olüm \ üdönümünde anaca- ğız. Ne \ar ki -tam da iyi anlaşılması gere- ken şu günlerde- onu yeterince tanıdıgımız söylenebihr mi? Fikret'i Fikret olmaktan çıkardılar 'Dılı çok eskıdır, anlaşılmaz 1 ' bahanesi- nin ardma sığmanlar yapıtlanru gözlerden uzaktutmaya çahşırken iyi niyetH kimi çağ- daş şair ve yazarlanmızın 'sadeleştırme' derken yorumlamaya gittiklerini ve yer yer gereksiz değişiklik ve müdahaleler- İe Fikret'i Fikret olmaktan çıkardıkla- rını üzülerek görüyoruz. Uzun bir süre ticaretle uğraşan makine mühendisi Halûk Fikret eşi Ethel'le kır gezisi sırasında. Bu kitap, gerçekçi ve nesnel bir yak- laşımla Tevfik Fikret'i özellikle genç ku- şaklara tanıtmada bir katkı sağlamaya çahşırken, savaşçı ve yurtsever kişiüği- nin yansıması olan şiirierini deahengi ve havası bozulmamış biçimde sunmayı he- defliyor... „. Halûk'a geünce... Adını taşıyan şürler- le Türk, hatta dünya edebiyattarihinde ben- zersiz bir yeri olan bu talihsiz çocuk, Hıris- tiy anbğı seçip bir de' papaz' olunca, Türki- ye'de bu yönüyle 'yargısız ınfaz'a tabi tu- tulmuş; onu gençliğe örnek olarak yetiştir- mekistey en babasını anlamay an. sevmey en ve -akülannca- küçük düşürmek isteyenk- rin eline de tepe tepe kuDandıklan bir silah verilmiştir. Salt dinseltercihiyle ele ahmp ga- zetesayfalannda teşhır edılmesının' buruk- luğuyla en iyi niyetti Türklerden bile uzak duran ve kırkyıl önce 72 yaşında vefat eden Hüseyin Halûk Fikret, onunla Amerika'da dostluk kuran bir Türk ay duuna söy ledik- leriyie ilk kez kendi ağzından Türk kamu- oyunun öniine çıkanlmış oluyor. Tamyınca görülecek ki, sanatçı bir yanının bulunma- ması nedeniy le şair \ e ressam babasını düş kmkhğına uğratüğnun bitincindeld Halûk -eğerkusursa- gerçekten papazoimuşturama yaşamı boyunca iyi kalpli, sev ecen, y ardım- sever ve kişüikli bir 'muhterem' insan ola- raktanmnuşür. Herkesçe,' Buyuk Turk şa- ın Tefık Fıkref ın saygıdeğer oğlu' diyebi- ünmiştir, Michigan Lniversitesi'nden dip- lomab bir makine mühendisi, namuslu bir işadamı ve sonunda Florida, Orlando'dald 'Presbytenan" kflisesinin başrahibi 'rcverend' FikreL.." Halûk Fikret Amerika'da Türk dostlarıyla, (solda: Ali ve bayan Fikret Kaygı, Halûk ve baldızı. Önde; Kaygı ailesinin çocuklan. (Amerika, 17 Ekim 1963) Türkiye'yedönersen linçedileceksinÖlümünün 90. yılında Tevfik Fikret Orhan Karaveli ır de Halûk'u dınleyelım "_ 1913 Ağustos'unda Amerika'ya gel- diğimde yirmi yaşımı yeni bitirmiştim. 1916'da Michigan L ruversitesj'ndon ma- kine mühendisüği diplomamı aldun ve bir süre Ohio, Dünois ve Cincinatti Üni- versiteleri'nde öğretim görevüsi olarak çahşünı. Bu arada, benden dört y aş bü- yük Amerikah Ethel Gıll ile birbirimi- ze âşık olup evlenmiştik. Eski bir öğ- rencisi olduğum İstanbul Robert Ko- lej'de bu kez profesör olarak görev y ap- mak üzere Türldye'ye dönmeye karar verdim. Eşimle birtikte pasaportlannu- n çıkarmış, vapur bilederimizi ahnış, ba- vullanmızı bile hazuiamışük. Yü 1920. Babam öhnüş ama annem ve yakuıla- nmın çoğu hayatta. Geleceğimizi öğre- nenler bizi bir mektup bombardımanı- natuttular:' Sız delı mısınız' 1 İstan- bul ışgal altında Anadolu kayruyor Ll- kenın nerelere suruklendığı bellı değıl Ustelık, Hınstıyanlıgı kabul ettığın ve bır Hınstıyan kadınla evlendığın soy- lenıyor kı buralarda hıç hoş karşılanmaz Şımdıhk yennızden kıpırdamayın \e durumun aydınlanmasını bekleyın 1 " Tanınmıs renkll Islmler Mukadder Öztekin, Mukbil Özyö- rük, DJıan Lütem, Seha Meray ve En- ver Paşa'nın oğlu AB Enver gıbı tanın- mış \e renklı ısımlerle bırlıkte 1940'ta Galatasaray'ı bıtıren \e aynı okulda mudur yardımcılığı ve oğretmenlık ya- parken kazandığı bursla Amenka'ya gelen eğıtımcı Ali Kay gı ve Zıraat Mu- hendısı eşı Fikret Kayp'y a 1963'un ekım ayında bunlan anlatıyordu 'Baş- rahip' Hüseyin Halûk Fikret (1893- 1965) Orlando'dakı evınde Ve de\am edıyordu, tanışmayı guç- lukle kabul ettığı ama bır kez tanıyın- ca da onlan oğlu \ e kızı, çocuklanru ıse torunları gıbı benımsedığı çocuksuz 'Reverend Mr. Fikret' "... tster istemez pasapoıHanmızı do- laba koy duk ve beklemeye başladık Beş yılönce babam öhnüş ama ben kabri ba- şında bir dua bile edememiştim. tstan- bul'u ne kadar özlemiştim, bikmezsiniz. Tabii annemi de. Yaşun ilerledikçe ço- cukluğumun ve ilk gençoğimuı Istan- bul'unu v e modern Turkiy e'yi göreme- den oleceğûn duşuncesi içinıi kemirme- ye başladL Bu arada otuzlu yıDara ge- Unmiş ve annenün bana Türkiye'de uy- gun bir iş bulma çabalan sonuç v erme- miştL 'Hele gelsın de bakanz 1 " diyor- larmış. Şımendıfer' memurluğu öne- riy orlarmış, annemden gelen habeıiere göre. Ünh ershe hocahğv işadamhğı der- ken, eşimuı onerisi ile Dahiyat Fakülte- si'ni de bitirdim ve rahipoğe y önektinu»" "„. Bizleri burada ziyaret eden anne- mi son bir kez de Türkiye'de görme umudumu diri tutmaya çahşryordum ki İstanbul'dan baa gazeteciler Orlan- Vatanımda bir gün doğru tanınacağım...' do'ya benhnle röportaj yapmaya geldi- ler. Onlara her şeyimi anlattım. Ethel'le buiikte en iyi biçimde ağırlamay a çahş- nk. Bir yığın notlar ahp fotoğraflar çe- kip gjrtiler. Çokgeçmeden, Turkiye'nin en yiiksek tirajh gazetesi kilisede vaaz verirken çekümiş resmimi y ayımlamaz mı? (Hürriyet/23 Haziran'l962). Hem de birinci sayfada ve asılsız bilgilerk. Papaz olduğum kocaman harflerle ya- zıhmştı. Gazete, bulunduğum yeri de behrttiği için Turkiye'den buraya mek- tupyağdı:' Türkiye'ye adım atarsam beni tukurukle boğacaklannı 1 Hatta, lınç bile edılebıleceğımı' ' yazıyorlar- dı. Bir biiyük şairin yetmiş yaşuıa gel- miş oglunu uısan yanıyla değil de din- sel tercihiyle değeriendirmeleri beni çok sarstL Turkiye defterini kapatüm ve ar- ük hiçbir Türk'le karşı karşıya gehne- meye karar verdhn_. Size de işte bu yüz- den ters bir tavır takındun. Telefonu yü- zünüze kapatüm. tyi niyeth've seçkin bir ay dın okluğu mükemmel tngihzcesi ile yazünuşsabrianndananlaşılanbiryıırt- MENIN KURULMASI GÜN MESEL FikretID oglu Haiûh,. papaz oldu "~ Tevfik Fîkret'm oğlu olarak (keşke, ben de) güzel şürler yazabilseydim. Güzel resimfcr yapabilseydim» 'İşte Fıkref ın oğlu' " dedirtebilseydim. Ama, olmayınca ounuyor! Din değişrirmeme gelince. Bunun, yakmlanmı mutlu etmeyeceğüû bifiyordum ama ilkokul dahil öğrenimimin tatnammı Huistiyan inancının kendini açıkça hfesettirdiği kurumlarda yapnuşönı. Gene de Islamiyete ve Turkiye'ye, Turklüge toz kondurmadun. Düzgun bir uısan olarak kendimi herkese kabul ettirdim. Babanun adını kirietecek, onun ruhuna acı verecek en ufak bir hareketim ohnadı. Doğduğum ülkeyi her firsatta yücehtim. Daima 'Turk kokenlı" olarak bih'ndim ve bundan da gurur duydum. tsmim doğduğumda neyse şimdi de o: Hüseyin Halûk! Soyadım ise 'Fıkret'.» Herkesin değiştiremeyeceği bir kader çızgısı" vardır. Benimki de böyleymiş. Rahip olacağmıa sevihneyen, güvenihneyen bir insan olup çıksay dım, beni 'tukurukle boğmak ısteyenler' daha nıutiu mu olurlardı? Yaşun ilerledL Artık, istesem ve anlayış göreceğimi bilsem de Ali ve Bayan Fikret Kaygı Istanbul'da Orhan Karaveli (solda) ile. (Nisan 2005) im »»puıu kidrdı Türkiye'ye gitme şansım kalmadı. Sanınm yakın Mr gelecekte kimilerinin nefret ettiği bir Halûk da kalmayacak! Ama, bir gün ilk vatanımda iyi bir insan olarak tanınacağımdan umudumu kesmiyorum..." Haluk Fikret, Hürriyet'te 23 Hazi- ran 1962 yılında 'Tevfik Fikret'in oğlu Halûk Papaz oldu' haberinin altında asılsız bilgiler yayımlanınca Türkiye defterini kapattı. taşımzm (Profesör Talat S Halman) mektuplarmı bile halen biraz kuş- kuyla karşılıyorum. Ya, işte böyle Ali Efendı'._ Beni anhvorsunuz değil mi?_" 'Halûk'un Defteri', 'Halûk'un Amen- tüsü', 'Halûk'un Bayramı', 'Halûk'un Veda'ı', 'Halûk'un Sesi', 'Halûk Için', 'Halûk'a', Halûk... Halûk... Halûk!. Turk aydınlanmasının oncusu, Mus- tafa Kemal e ışık tutan, O'na "_. Ben uıküap ruhunu Fikret'ten aldun^." de- dırten buyuk şair, oğrenım ıçın yurtdı- şına gıden bıncık çocuğunu Bize bol bol ziya kucakla getir: Düşmek etraû görmemektendir. Dâimâ önde, dâimâ yukan İşte yolunun ve yükseh'şinin ferma- nı... sozlenyle uğurluyor ama gun gehyor \ e doğduğu ulkeden kımılen onu 'tü- kürükle boğacaklannı!..' soyluyordu Halûk Fikret ve Amerikah eşi Ethel. SÜRECEK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog