Bugünden 1930'a 5,439,041 adet makale



Katalog


«
»

7 -AĞUSTOS 2005 PAZAR CUMHURİYET SAYFA HABERLER Demirereziyapet • ANKARA(AA)- Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ertuğrul Kazancı ve beraberindeki heyet, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i ziyaret etti. Demirel'in Güniz Sokak'taki evinde gerçekleşen ziyarette Kazancı, 26 Ağustos'ta Afyon'da gerçekleştirecekleri etkinlık hakkında bılgı verdi. Afyon'un milli mücadeledeki önemini dile getiren Kazancı, Demirel'i etkinliğe davet etti. Uvaneirden EcevrTe: Şovenist • ANKARA(ANKA)- Istanbul Bağımsız Milletvekili Zülfü Livaneli, sol adı almış partilerin solla alakalannın kalmadığını söyledi. Livaneü, CNN Türk'te katıldığı bir sohbet programında solun milliyetçi olamayacağını, ancak yurtsever olabileceğini savunarak kendisinin bu söylemine Bülent Ecevit'in "Yurdu seveceksin, üzerinde yaşayan insanı sevmeyecek misin" diyerek "şovenistçe" yaklaştigını kaydetti. Sezer'e karşm atamalar tamam • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Maliye Bakanlığı, Gelir tdaresi'nde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa Mahkemesi'ne götürdüğü yasa maddesını kullanarak daire başkanlannı atıyor. Gelirler bölge müdürlükleri kaldınlarak 29 ilde vergi dairesi başkanlığı kuruldu. Bakanlar Kurulu karan gereğince, 2 Ağustos'ta, 29 ilde vergi dairesi başkanı ataması yapıldı. Ertuğpıd Günay kurayla delege ORDU (Cumhuriyet) - CHP'nin Ordu D Başkanlığı'na Av. Rahmi Güner yeniden seçildi. Ordu Sineması Salonu'nda yapılan kongrede Rahmi Güner ile eski CHP Genel Sekreteri Ertuğrul Günay'ın desteklediği ve kurultay delegesi adayı olduğu Yüksel Tarakçıoğlu'nun listesi yanştı. Seçimler sonucunda Rahmi Güner yeniden il başkanı oldu. Seçimler sonucunda 111 'er oy alan Günay ile diğer listedeki Hüseyin Özyürek arasında delegelik için yapılan kura kura çekımıru kazanan Günay, Ordu'nun 14'üncü kurultay delegesi oldu. ABD-ye • DışHaberlerServisi- ABD'de yayımlanan Vanity Fair dergisinde, Türkiye'yi rahatsız edecek iddialar yer aldı. Eski FBI çahşanı Sibel Edmonds, Türk yetkililerin, ABD Temsılciler Meclisi Başkanı'na, Ermeni tasanlannı geri çekmesi ıçin on binlerce dolarlık ödeme yaptıklannı öne sürdü. ABD Federal Soruşturma Bürosu'nda bir dönem Türkçe tercüman olarak çahşan Tebriz doğumlu Türk kökenli Sibel Edmonds dergiye verdiği demeçte, Washington ve Chicago'daki Türk diplomatların, Temsücüer Meclisi Başkanı Dennis Hastert'a, Ermeni soykınmı tasansına karşı tutum alması için rüşvet verdiklerini üeri sürdü. Bakanlar Kurulu, Diyanet Vakfı'nı 'izinsiz yardım toplayabilecek' kuruluşlar arasına aldı 'Diyanetholding'e ek yetkiBÜLENT SARIOĞLU ANKARA - 50 milyon dola- n aşan mal varlığı ve birçok alandaki ticaretiyle "Diyanet hoküng" olarak bilinen Türki- ye Diyanet Vakfı'nın olanakla- n arttınldı. Vakıf, Bakanlar Ku- rulu karanyla "izin almadan yardım toplayabikn kuruluş- lar" arasına alındı. Kuruluş. senedinde "Istam di- ninin gerçek hüviyeti ile tanral- ması, tophunun din konusunda aydınlaülması, cami yapmak, sosyal ve yarthm hizrneti geBş- tirmekle" görevlı olan Diyanet Vakfi; inşaat, gıda, giyim, do- kuma, sağhk, din eğitimi ve ya- yınevi alanlanndaki ticari fa- aliyetleriyle büyüdü. Cumhur- başkanhğı Devlet Denetleme Kurulu'nun 1998 yılındaki ra- porunda, Diyanet Vakn'nın var- lığı 51 milyon dolar olarak sap- • Hükümet, kuruluş senedinde "Islam dininin tanıtımı ve toplumun din konulannda aydınlatılması" ile görevlendirilen Diyanet Vakfi'nın yetkisini arttırdı. 7 binden fazla taşınmazı, bine yakın şubesiyle inşaattan gıdaya, giyimden yayınevine kadar birçok alanda ticari faaliyeti bulvman vakıf, Bakanlar Kurulu karanyla "izinsiz yardım toplayabilen" kuruluşlar arasına alındı. tanırken 7 bin 304 gayrimenku- versite kurma hazırlığı içinde yardım toplama yetkisi geniş- lü, 912 şubesi, 7 şirketi, 6 işti- raki ile "gerektiğinden fazla ti- cari faatiyette buhınduğıT be- lirtilmişti. Yükseköğrenim alanında 10 yurdu bulunan vakıf, şirketleri aracılığıyla egitim, sağlık kuru- luşlan, mağazalar, seyahat acen- tesi işletiyor ve sigortacıhk, fıı- arcılık alanlannda da faaliyet gösteriyor. Diyanet Vakfi, Is- tanbul merkezli çalışan Islam Araştırma Merkezi aracılığıy- la yabancı ülkelerde temsücilik- lerkuruyor ve yurtdışına eleman ve öğrenci gönderiyor. Cumhurbaşkanlığı DDK'nin raporunda vakfin özel bir üni- olması da eleştirilmişti. Henüz özel üniversite kurmayan vakıf, Izmir Bornova'da bir özel oku- lu hizmete açtı. Vakfin Ankara, Istanbul, Aydın, Adana, Diyar- bakır, Izmir, Samsun, Elazığ, Corum, Trabzon, Erzurum ve Sı- vas'ta yayınevleri bulunuyor. Diyanet Işleri Başkanlığı büt- çesinden de bazen "şartb ba- ğış" alan vakfin ticari etkinlik- leri TBMM'de zaman zaman tartışma konusu olmuştu. Yardım toplama Bakanlar Kurulu'nun önceki gün Resmi Gazete'de yayımla- nan karanyla Diyanet Vakfi'nın İetildi. Içişleri Bakanlığı'nın önerisi üzerine vakıf. "izin al- madanyanhm toplayabilen ku- ruluşlar'' kapsamına alındı. Yardım Toplama Yasası ve yönetmeliğine göre, kişiler ve kuruluşlar yetküi makamlardan izin almadan yardım toplaya- mıyor. Valilik ve kaymakam- lıktan izin almak için başvuru- da bulunan kuruluşlar; hangi amaçla ve ne miktarda yardım toplanacağı, yardım toplama fa- aliyetlerinin sürdürüleceği il ve ilçeler, yardım toplama şekil- lerinden hangilerinin uygula- nacağı, kaç kişi çalışünlacağı ve yardım toplamada kullanılacak makbuz miktannı belirtmek zo- runda. Yardım toplama izni isteyen kuruluşların dilekçesi, emniyet kuruluşlarına gönderiliyor ve emniyet makamlan her yardım toplama faaliyeti için ayn dos- ya tutuyor. Emniyet makamla- ruıca işin önemi, yardım topla- ma faaliyetine girişeceklerin ye- terlilikleri, yapılacak hizmetin amaca ve kamu yararına uy- gunluğu ve gerekli görülen di- ğer konular üzerinde inceleme yapılıyor ve izin için bir süre ön- görülüyor. Hükümetin tanıdığı olanakla Diyanet Vakfi, emniyetin ön in- celemesine ve valilik iznine bağ- lı olmadan Türkiye'nin her ye- rinde istediği gibi yardmı top- layabüecek. Vakfin, yardım top- lama faaliyetlerini ilgili ma- kamlara "bildirmesi" yeterli olacak. IVARAYALÇIN'DANAKP'YE ÇAĞRI 'EkProtokol'ü asla TBMM'ye getirmeyin' • Parti meclisi toplantısında iç ve dış gelişmeleri değerlendiren Karayalçın, AB ile imzalanan Ek Protokol'ün TBMM'ye sunulmasına gerek olmadığını söyledi. Karayalçın, Ortaklık Konseyi toplantısında alınan kararlarda Kıbns'la ilgili bir madde bulunmadığını belirtti. ÇtZMEDEN YUKARI MUSAKART Karadeniz'de yine sel, yine can ve mal kaybı. ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu)-SHP Ge- nel Başkanı Murat Ka- rayaJcın, Gümrük Birli- ği Anlaşması Ek Proto- kolü'nün Türkiye'nin Güney Kıbns Rum Yö- netimi'ni tanıması anla- mına gelmediğini belir- terek protokolün onay için TBMM'ye getiril- memesi gerektiğini söy- ledi. Karayalçın, dün parti meclisi toplantısının açı- hşındayapuğı konuşma- da iç ve dış siyasi geliş- meleri değerlendirdi. Gü- venlüc sorununun ülke gündeminde çok ağırhk- lı bir şekilde yer tutma- ya başladığına dikkati çeken Karayalçm, iç ve dış güvenliğin sağlan- ması konusunda siyasi sorumluluğun hüküme- te ait olduğunu vurgula- dı. Acüen gerekli önlem- lerin alınmasını isteyen Karayalçın, terörün son bulması ve PKK'nin si- lah bırakması gerektiği- ni de ifade etti. Son zamanlarda Kıb- ns-Gümrük Birliği ve AB konulannın iç içe girmiş bir şeküde tartı- şıldığına işaret eden Ka- rayalçın, Ek Protokol'ün imzalanmasının ardın- dan Gümrük Birliği an- laşmasına yönelik bazı eleştirilerin gündeme ge- tirildiğini anımsattı. Ka- rayalçın, 6 Mart 1995 ta- rihinde Dışişleri Baka- nı ve Başbakan Yardım- cısı olarak katıldığı Brük- sel'deki Ortaklık Konse- yi toplantısının günde- minin Gümrük Birliği olduğunu belirterek, Kıbns konusunun gün- demde yer almadığını, alınan kararlar arasında Kıbns ile ilgili herhan- gi bir madde bulunma- dığını kaydetti. Ek Protokol'ün imza- lanmasıyla yaşanan tar- üşmalara da değinenKa- rayalçın, Ek Protokol'ün asla TBMM'ye gelme- mesi gerektiğini öne sür- dü. Karayalçın, asıl an- laşma metninin daha ön- ce TBMM'ye sunulma- dığını, Ek Protokol'ün sunulmasına da gerek ol- madığını söyledi. Karayalçın, Güney Kıbns'a ait gemilere Türk limanlanna giriş izni verihnemesi gerek- tiğini de belirterek, Güm- rük Birliği'nin, hizmet- lerin serbest dolaşunını kapsamadığına dikkati çekti. musakart@yahoo.com Baykal, Mengen'de yaptığı konuşmada özelleştirme politikalarını eleştirdi: TÜPRAŞ'a ve ERDEMİR'e sahip çıkacağız CHP Meri Baykal, 21. Mengen Aşçıhk ve Turizm FestivaM'ne katıkfa. BOLU (Cumhuriyet) - CHP Genel Başkanı De- niz Baykal, ERDEMÎR ve TÜPRAŞ'ın özelleştiril- mesi çahşmalanna tepki göstererek "Bu ülkeve des- tek vermek isteyenler eti- mizdekini avucumuzdaki- ni ahnaya gdmesüıkr" de- di. Bolu'nun Mengen il- çesinde geleneksel olarak düzenlenen 21. Mengen Aşçılık ve Turizm Festiva- li, ilçe merkezinde CHP Genel Başkanı Baykal'ın da katıldığı kortejle başla- dı. Bir süre aşçılarla sohbet eden Baykal, kortej boyun- ca aşçılarla yürüdü. Festi- valde konuşan Baykal, TÜPRAŞ ve ERDE- MtR'in özelleştirme çalış- malanna değinirken şunla- n söyledi: "Fabrikalanını- za. madenlerimize sahip çı- kacağE,TLTR\Ş'aveER- DENÜR'e sahip çıkacağız. Bu ûlkeye destekvermekis- teyenler eümizdekini avu- cumuzdakini ahnaya gel- meankr. Onlar da yenisi- ni\apıversinler.Biriiki>ap- suilariki\iüçyapsmlar.Ba- şımızla beraber. Ama bi- zim yapüğımızı eümizden abna\a k^kmasmlaıf Bay- kal'ın da oturduğu proto- kol tribününde bulunan bir kişi, aşın sıcak nedeniyle bayıldı. Yaklaşüc 20 daki- ka cankurtaran bekleyen \atandaşa, protokolde bu- lunan bir doktor, ük müda- haleyi yaptı. Alanda cankurtaran bulunamayın- ca, \^tandaş, resmi bir araç- la Mengen Devlet Hasta- nesi'ne kaldınldı. Festivale kaülan vatan- daşlaradağınlmaküzere, 1 ton pirinç ve 500 kilo et kullanılarak, yaklaşüc 10 bin kişilik etli Mengen pi- lavı hazırlandı. Festivalin yapüdığı kent merkezinde kurulan çok sayıda stantta ise mutfak ve çeşitli ye- mek ürünleri sergüeniyor. Bu yıl ük kez uluslararası kapsamda düzenlenen fes- tivale, yabancı aşçılar ve gazeteciler de yoğun ilgi gösterdi. Muhalefet partilerinin dış politika kurmaylan AB Genel Sekreteri Murat Sungar'ın istifasını değerlendirdi 'îstifanın sorumlusuAKP hükümeti'ANKARA(CumhuriyetBürosu)-AB Genel Sekreteri Murat Sungar'ın istifa- sım değerlendiren muhalefet partileri- nin dış politika kurmaylan hükümeü so- rumlu tuttular. Sungar'ın AB konusunda önemli ça- lışmalan olduğunu belirten Onur Öy- men, "Ancak istifanın arka planuu iyi anlamak lazun. Hükümetin AB üyettk süreci hazırhklan çok yetersiz ve bu du- rum üst düzey bürokrâüar arasında bü- yükrahatsızhk yaraüyor" dıye konuştu. Öymen, Sungar'ın "Siyasiotoriteyeiste- diği kadrolaıia çahşma imkânı vereceği- me mann'orum'' sözlerini de "Bir neza- ket cümlesi" şeklinde değerlendirdi. Oymen, mesaja diplomatik bakış açı- • AB Genel Sekreteri Sungar'ın AB konusunda önemli çalışmalan olduğunu belirten Oymen, "Ancak istifanın arka planını iyi anlamak lazım. Hükümetin AB üyelik süreci hazırlıklan çok yetersiz ve bu durum üst düzey bürokratlar arasrnda büyük rahatsızlık yaratıyor" dedi. sıyla yaklaşüdığında ise "Biz size nele- rin yapdması gerektiğini söyledik, ancak sizısrâria yapmadınız. Ozaman buyurun kendi kadronuzla kendi bildiğiniz gibi hareketedin'' sonucuna vanldığını söy- ledi. AB konusunda en az 2 bin uzman- la çalışmamn gerekli olduğunu söyleyen Oymen, halen 80 uzman olduğunu ve bunun, mevzuatı bile 80 bin sayfa olan AB için yeterli olmadığını kaydetti. Türkiye'nin AB konusunda çok önem- li uzmanlan olduğunu, ancak görev ve- rilmediğini söyleyen Öymen, "Devlet kadrolannda hükümeteyakm olmaktan başka özdüği oimayan insanlan görmek- ten üzüntü duyuyoruz'" dedi. Öymen, Başmüzakerecı AIiBabacan için de "Şu ana kadar gerek yurtiçinde gerekseyurt- dışuıda büyük bir etki yaratamadı'' de- di. Konu ile ilgili konuşan înal Batu da tt AKPhükümeti,ABilişİdlerindeçokkö- tü notiar ahyor. Başmüzakereci bile hü- kümetİçi gereksİZ anlaşma/hklarrlan do- layı çok büyük bir gecikmeyle tayin edü- di" dedi. Sungar'ın istifasını hakh bul- duğunu behrten Batu, bağımsız bir AB bakanhğının bir an önce kuruhnası ge- rektiğini söyledi. Sungar'ın "Siyasi oto- riteye istediği kadrolarla çahşma imkânı vereceğime inanı\orum" sözlerine de de- ğınen Batu, "Bu sözler sadece bir sitem. Asıl neden,uygun şarüann bir türlüoluş- tunümamış ohnaiıdır" 1 dedi. DYP Genel Başkan Yardımcısı Çağn Erhan da hükümetin bürokratlara karşı politikalarını eleştirdi. Erhan, "Ozelleş- tirme yapacağım diyortar, bu kurumla- nn genel müdürleri aynhyor. Müzakere- lerebaşlay^acağızdiyorlar, AB Genel Sek- reteri istifa edh'or.Hükümetflebürokrat- lar arasında bir proUem var" dedi. POLİTtKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETÎNKAYA Hipoşima'dan Bedrettin Cömerfe... Menekşe rengi duygular içinde olurum kimi za- man. Kimi zaman çocukluk anılanmı yakalanm. Macerası çoktan bitmiş avuntuları karadutların güneşi altında kurutuaım. Doğmamış çocukları anlatan yazılarda "Hiroşi- ma Sevgilim" olur. Tutkuyu aşkı, kadınla erkeği çi- çeklerin taç yapraklannda aydınlık sabahlar birleş- tirir. Hep uzaktan seyrederim olup bitenleri... Ben Zeynep Oral gibi Hiroşima'yı Bağdat'ta görmedim... Işgale, yıkıma tanık olmadım... Bugün gözlerinde tek kanatlı bir kuş var yaşa- mın. Gözlerinde korku, gözlerinde acı!.. On beş gün önce Şanghay'da gece buluşma- lannda piyanonun başındaki Anjelik siyahlar için- de savaşı düşünüyordu, katliamlan. 17 yıl önce New Orleans'ta zenci kadınların hü- zünlü sesi beni düşünceler ormanına ulaştırmış- tı... Sabah gazetesinin manşetindeki o haber, ba- na 27 yıl önce kanla işlenmiş yıllann içinde bir bi- lim insanını, bir aydını, bir dostu anımsattı... "Komutanın acı sım... Hava Kuvvetleri Komu- tanlığı'na atanan Orgeneral Faruk Cömert, su- ikasta kurban giden Bedrettin Cömert'/'n karde- şi..." • • • 11 Temmuz 1978. Doç Dr. Bedrettin Cömert evinin önünde faşist- lerce silahlı saldın sonucu öldürüldü... Cömert, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bö- lümü öğretim üyesiydi. Vur emrini Abdullah Çatlı vermişti. Bedrettin Cömert'in şiirlerini Varlık Yıllığı'nda buldum. (...1961-1968) "Işıl ışıl günlere ereceğiz/lrak olacak gayri/Ne- miz varsa karalardan düşüncelerden yana/Gür sevgilerdoyuracak susuzluğumuzu/Susuzluğumuz bitince/Kaygılanmız da bitecek/Danlmalanmız da Karyağacakyine ağırdan ağırdan/Bazı bazı ku- duracaksoğuk/Bizyine el ele/lşıl ışılgünlere doğ- ru/lnan güzelliklere boy atacaksın/Mut kaynaya- cak ocağımızda/Oenizlerden dağlardan yaban kuşlanndan/Bir düzen kuracağız/Bitecek kaygıla- nmız/Kaygılarımız bitince/Daha güzel olacağız" Bedrettin Cömert'in dizelerinde, deniz kapıla- nna yapıştınlan gözlerin derinliğinde hüznü anyo- rum. Isyankânm!.. Bir yağmur sansı düşüyor toprağa... "Hiroşima Sevgilim" Oktay Akbal'ın kulaklannı çınlatıyorum. Nâzım Hikmet'in, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın, Melih Cev- det Anday'ın, Ceyhun Atuf Kansu'nun dizelerin- de acının resmini çiziyorum... Kapılar kapanıyor ansızın... Soiuk fotoğraflarda Doğan Öz, Bedri Karafa- kioğlu, Ümit Doğanay gülümsüyor bir pazar sa- bah ı. Yazyağmurualtındayım... Î.T-I Portakal, limon bahçelerinde mavilergiymişço- cuklarta konuşuyorum... Bir şeyler kopuyor yüreğimden. Bir yel esiyor, darmadağın oluyorum. • • • Çocuk gözlerinde yaşam, çocuk gözlerinde acı... Rrtınanın kanştıgı bir pınara benzeyen yüz. Dudaklannda fırtınanın acı tadı. Veölüm!.. Ve Bedrettin Cömert'in geceye seslenişi: "gecenin bir ağzı var dev anasının ağzına benzer evreni almış içine her gün geceye bizden bizden her gün geceye zonınlu bir merhaba bir bekçi sağırlığında yüklenir ortalığın uluorta sessizliği gıdıklar bir sarhoş hep bu saatlerde hergele yapar insanı gece it ulumalan kukla yıldızlar susuz bir tuzakta kalan sev- gimiz en coşkun türküler bitlenir kolkadardayanıradamın te- keheğine yalnızlık gecenin ağzında bir kemik takırtısı değirmenler dön- dürür." hikmetcetinkaya (cumhuriyetcom.tr Faks numaramız: 0212/ 513 90 98 28 ŞUBAT DÖNEMÎ KOMUTANI Ozkosnak korumasız kahyor ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu)-28 Şubat döneminin Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral ErolOzkas- nak'ın korumalı lojma- nı boşaltması istendi. Ha- len tehdit almakta oldu- ğu bilinen Özkasnak, amaca hizmet etmediği- ni düşünerek özel konı- ma istememişti. 28 Şubat 1997 süre- cinde temel konularda kamuoyunu bügilendir- me görevini de üstlenen Özkasnak, o dönemdeki konumunun can güven- liğini tehlikeye soktuğu- na dikkat çekti. Kendisin- den korumalı lojmanı derhal boşaltmasının is- tendiğini belirten emek- li Tümgeneral Özkas- nak, bu konuda şu bügi- leri verdi: "Emekliyeay- nkhktansonra bana özel korumavçrilmesibenim- sendL Ancak özel koru- malar. vatani göre\ini >^apoktan sonra iki a> gi- bi kısa bir korunıa eğiti- mi alan Mehmetçüder- den seçiB>or. Bir suikast teşebbüsünde bu vatan evladannın şehit olma- lan büyük ihtimal. Bu nedenleben4yıldirbutür koruma şekUni kullan- mıyorum. Korumalı loj- manuı yeterti olduğunu düşündüm." Lojmanı bo- şaltma isteminin yasal bir dayanağının olmadı- ğını belirten Özkasnak, "Devletinenvüksekrüt- bedekikomutanlannı ko- myamaması ülkeiçinbü- yük moralbozukhığu ya- raür" diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog