Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

T AĞUSTOS 2005 PAZAR CUMHURİYET SAYFA Tfek 0.212.512 05 05 Faks: 0,212.5 17 Yeşll Hamza Saykan: "Almanya'da bulunan Sivas katliamı sanığı Muhammed Nuh Kılıç hakkında kırmızı bülten çıkanlmamış. Kırmızı bülten yoksa, yeşil pasaport verseydiler bari!" - Ingittere insan haklannı rafa kaldınyormuş... "Ha lafta, ha rafta; ne fark eder!" g Kapatılan Kürtçe 3 kurslan iyi dersler verdi! Oğreti I öçal: ' "Başbakan, AB liderierine söyledikleri değiştiği için tepkiliymiş. 0 kadar gide gele onlara da takıyyeyi öğretmiş!" Cevaz Sıtkı Ergüney: "Diyanet'in pisuvar olmayan tuvaletlerinde kabin kapılan kapalı durumda iken ayakta işemek caiz midir?" TBMM bünyesinde kurulmuş "Demokrasi Komi- tesi"nin başkanı AKP Çonjm Milletvekili Agah Kafkas Bursa'daki sivil toplum kuruluşlanna bir yazı gönderiyor ve "TBMM Başkanlığı sivil toplum örgütleri ile olan işbiriiğini daha da ilerletmek ama- cı ile geçtiğimiz Aralık ayından itibaren Türk De- mokrasi Vakfı (TDV) ve merkezi Vvashington DC'de olan National Democratic Instutute (NDI) ile ortak bir çalışma yürütmektedir" diyerek ilgilileri 28 Tem- muz'da Bursa ll Genel Meclisi saionunda yapıla- cak toplantıya çağınyor. Davetin altında "Demokrasi Komitesi" üyesi altı AKP ve üç CHP milletvekilinin de imzası bulunu- yor. Toplantıya Kamu-Sen, Türk-lş 8. Bölge Temsilci- si, DİSK Bölge Temsilcisi, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlan, Türk Ocaklan, Müdafaa-i Hukuk Bursa Şube Başkanı, Tabip Odası Başkanı, Cumhuriyet Bursa'daKadınlan Derneği Bursa Şube Başkanı, ADD Bursa Şube Başkanı gibi pek çok örgüt temsilcisi katılı- yor ve söz alan herkes "Kısaca 'NDI' denilen, ABD Demokrat Partisi'nin yan kuruluşu olarak çalışan ve CIA üyesi olduğunu her fırsarta iftiharia söyle- yen eski Kıbns Temsilcisi Nelson Ledsky'nin yö- neticisi olduğu bu kuruluşun kirli ilişkilerini anlatı- yor. ADD Bursa Şube Başkanı Lütfü Kırayoğlu 'NDI' tüzüğünden alıntı yaparak bu yoldan TBMM'ye ak- tanlan yaklaşık 1.5 milyon dolariık fonun dökümü- nü veriyor; TDV eski başkanının 'Türk ulusu yapay- dır' açıklamasını anımsatıyor. Ortam gerginleşiyor. AKP'Iİ Agah Kafkas "Haysi- yeti olan bu konu hakkında suç duyurusunda bu- lunur" diyor. Lütfü Kırayoğlu konu ile ilgili iddialan belgeleyen bir sayfalık metni başta divandakiler ol- mak üzere toplantıyı izleyen emniyet görevlilerine dağıtıyor. Salon kanşıyor. TBMM'nin NDI ve TDV ilişkileri sorgulanıyor. Bu arada yurtdışından para aldığı bilinen örgütlerin temsilcileri salondan ses- sizce aynlıyor. Ortam biraz yatışınca TDV Başkanı ve AKP Izmir Milletvekili Zekeriya Akçam söz aJa- rak Atatürk'ün de Wilson prensipleri ile ülkeyi kurtardığını ve bir "VVilsoncu" olduğunu söylüyor. Salon tekrar kanşıyor. Salondakiler Akçam'ın mil- letvekili dokunulmazlığına sığınarak Atatürk'e ha- karete yeltendiğini söylüyor; Akçam dokunulmazlı- ğının kaldınlmasına hazır olduğunu bildiriyor. Falan filan. Bütün bunlar olurken toplantı divanında bir de CHP milletvekili oturuyor. Onun orada ve CHP'lilerin "komite"de ne yaptığını açıklamak ise Deniz Baykal adındaki "siyasi lider"e düşüyoıi B( Akjf Kökçe: "Financial Times Kıbns eki vermiş. O da bir şey mi? Biz daha bir kaç gün önce imzaladığımız ekle Kıbns'ın tamamını verdik." SESSİZSEDASIZ(I) Polis otomobili vatandaşa çanptı GEÇEN Perşembe akşamüstü Kadıköy meydanında, içinde iki genç polisin bulunduğu 34 A 92155 plakalı Kadıköy Emniyet Müdüriüğü'ne ait otomobil; 60 yaşlarında bir adamın kullandığı ve içinde aynı yaşlarda iki kadının bulunduğu 34 SCA 87 plakalı otomobile çarpıyor. İki otomobilde de hafrf hasar meydana geliyor. Kazayı yapan polisin anonsu ile birkaç dakika içinde iki polis otomobili olay yerinde bitiyor. Yeni polislerin gelişiyle kazayı yapan polis; çarptığı sürücünün ehliyet ve aıhsatını alıyor... Olay yerindeki yurttaşlar, polise görevinin asayişle sınııiı olduğunu trafik konusunda yetkisi olmadığını hatıriatınca ehliyet ve ruhsatı geri veriyor. Bu arada beş dakika içinde siren çalarak gelen bir ambulans, kazayı yapan sürücü polisi, yaralı olduğu gerekçesiyle hastaneye kaldınyor. Daha sonra trafik ekibi geliyor. Otomobiller yolun ortasından kenara çekiliyor; kroki çiziliyor... Sivil sürücü karakola götürülüyor. Olayı baştan sona izleyen yurttaşlar Istanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sonucu öğrenmek istiyor: Vatandaş, polisi yaralamaktan mahkemeye sevk edilmiş olabilir mi? Yüksek Yerilim Hattı erdincutku n yahoo.com Turist gibi yaşıyoruz hayatımızı. Tatil bizim neyimize... ÇED KÖŞESİ OKTAY EKİNCt 'Ulusal Mucizemiz'e Özel Yasa... Konya'daki Sdçuklu anıtla- nndan Sahipata Külliyesinin tarüıi çiniîerini "restoras- yon"da (!) parçaladüar... Vakıf- lar Genel Müdûrvekili Ahmet Tanyoiaç iki gözü iki çeşme di- yor ki: "Yüklenkiden uzman- larla çafaşmasuu istemiştik; a- ma Lşçiler çinileri söküp dolgu malzemesi yapnıışlar..." (1 Ağustos 2005-Cumhuriyet) Işte, 'Harih" yerine "kazan- a" gözeten "thale YasasTyla bir "kültür kattiamT daha... Sakın aynı felaket, restoras- yonu "aynı yasayla" ihale edil- diğinde "Divriği Ulu Cami ve OarüşşjfasTmn da başına gel- mesin! 'Dünya mirasTmız UNESCO'nun ünlü listesin- de sadece "dokuz dünya mira- sımız"la yer alıyoruz... tstan- bul-Suriçi, Saf- ranbotu, Boğaz- köy,NemrutDa- ğu Xanthos-Le- toon,Di\TİğiUla Camive Darüş- şifas, Troia, Pa- mukkakveGö- reme-Kapadok- ya... "Koruma"da yarattığımız "güvenazfik" yüzünden, bu listenin "ean kaynağr olan "Anadota''muz- dan, öraeğin bir Mardin'i bile hâlâekletemedik... Dahası, "Suriçi'nde özel ko- ruma yönetimi" kurulamadığı için tstanbul'un bile "listeden çıkanlman sı gündemde... Dokuz varlığımız içinde "tek" anıtsal mirasımız ise "Divriği Ulu Cami ve Darüşşi- fa"sı... Mengücekoğullan'ndan Ahmed Şah'ın ünlü kansı Tu- ran Melek tarafindan 1228- 1229'da "Ahlatn" mimarlardan "Hürremşah"a yaptınlmış... Tarihi değerini, "taşoyma süskmeterTyle doruğa çıkaran caminin "sanatsal" zenginliği, "Türk"lerin ortaçağdaki "Ana- dolu aydınlanması"yla yaşat- tıklan "çajpan aşan bir usta- hk"ın; yani "hünerliaklmveya- ratia eBerin" ürünü. Bu nedenle, "restorasyon" adınayapılacak her türlümüda- halenin, adeta "müdahak edil- memiş" gibi gerçekleşebilece- ği bir "özen" içinde yapılması gerekiyor... 'thale'nin riski îşte bu sorumluluk, büge ho- calanmızdan Prof. Doğan Ku- ban ile 777 yaşındaki yapının yıpranmasıru "durdurmaya" çalışan SıvasValfliği arasında bir tarnşmayı yaratt. Yıllardır bu eseri inceleyen ve yayınlanyla tanıtan Doğan Kuban diyor ki: "Eşsiz bir an- tik lahit nasıl ki müzede cam fa- nus içinde saklanryorsa, bu ca- mi de aynen öyledir; heykei gi- bidir. thaleyi alana değiL, uzman taşoyma restoratörlerine ema- net edihneüdir»" Kültürel mirasa duyarhlığı ile tanıdığımız Sıvas Valisi Ha- san Canbolat da diyor ki: "Pro- jeier, kinıe ihale edüirse edüsin, Doğan Kuban'ın da bulundu- ğu BüİmselDanışmaKuruhıUe KorumaKuruluonayıohnadan kesmleşmeyecek-." (YAPI Der- gisiTemmuz 2005) Bakanlar Kurulu, 4 Eylül 2003'te Sıvas'ta toplandığında; " bu eser için ne gerekiyorsa ya- pihnasma" karar vermiş, ardın- dan da UNES- CO listesindeki "gurununuzu" korumak üzere "proje ve ona- nm işleri w ne 2 trilyon 300 mil- yar TL ayrdnuş- tı... Valihk, bu pa- rayıisteristemez "DıaleYasası''na göre kullanmak zorunda. "Boz- madan ooanm" için tek çaresi de "deneüeme kurulu" kurmak... ve bunu ya- pıyor. Ancak kurul "sürekli işin ba- şmda" olamayacağı gibi, özel- likle taşoymalarda uzmanlann "-sadece- denetim"i yetmez; "uygulamayT, bizzat >-apmala- n" gerekir... Ne var ki mevcut yasada bu- nun güvencesinin olmadığını "Konya'daki son katiianTda kamthyor... Peki, çözüm nedir? Bu sorunun yarutı için "yapt- labilecek her şeyiyapma" sözü- nüverenBaşbakan'ın,bu"he>- kelsi" yapıyı "büunsel güven- ceye" alacak özel bir "Divriği Yasaa"nı da uzmanlann düzen- leyeceği şekliyle TBMM ona- yına sunması yeterli... Hükümet, dilediği projeyi "engebiz'' uygulamak için, ör- neğin Haydarpaşa'yı kendisi- ne bağlayan "özel imar yasaa" çıkanlabildiğinegöre, "ulusal" ve "evrensel miras''ımızın ko- runması için de aynı "hassaa- yet"i göstermesi gerekmez mi? oekinci ı cumhuriyetcom.tr KİM KİME DUM DUMA BEHIÇAK behicakiayahoo.com.tr HARBl SEMIHPOROY semihpomy@yahoo.com HAYAT EPtK TÎYATROSU MLSTAFA BÎLGIN hayatepik@mynet.com OKUL KITAPLARINA eîRSINI; EVRtM TEORİSİNE HAYIR, VREN. "ÛSTÜN BİR ZEKANIN YANÎ AKILU TASAR3MIN" ORÜNODÖR.. YANINDA ALIRL. OTOBÜSTEKtLER KEMAL URGENÇ k_urgenc@yahoo.com 8&lk*fr/nekr Somicu fejcn z fr kntjbr/zr h? TAİÜHTE BUGÜN JMIMTAZAJUKAN 7 Ağustos tcwtE.mumtaz-cuikan.com göre, bileşıkter, a^on, yapı/mn dğfk farklt durumlar g IJandci, CxUtO'nur\ dâeeıttenmesi MODBRN KIMYANINKURUCUIARINOAH 1843'PE 8U6ÜH, ÜULÜ İSVEÇÜ KİUIYACI jt)NSSACDP BERZEllUS, 69 yAÇIUDA ÖCDÜ. MOOEBN KİMYA 8ı- LİMİUİN KueuCOLA&MDAN BlRi OLAAJ BERZEUUS, YOICSUL Sı/B AlLSPEhJ GEÜYOISPU. ANCAK, K/MyAYA DAHA ÇOCUKUJĞUMCH ME&ucLiypı ve ÖĞ&E- İ YILL/ieiNPAM SOMISA, 6EMÇ YAŞLAEPA PGO Ğe OLMUÇTU. YOĞUN SİR ÇAUŞA44 /ÇiME geeZELIUS, Bİ&ÇOK_ £L£M£MT KEÇFET- , Ap&U AGlZUKJ-AG/NlN SAP- OKSİT&UİU TJEAABL ELEMBNT OLA/SAK 7XUfHMAS/A// SA£L4M/fT7.AY/e!.tC4, İKİYE /-w«#v DA y/UE BEfiZBUUStTU. QQ Selenyum, Tbryum, MofiUde»), rifvnyum, Zırieonyum, GÖRÜŞ Prof. Dr. COŞKUN ÖZDEMİR İnançların Gereği Aralannda yıllardır iyi tanıdığımızTV'leringözdesi.ek- ranlann gülü bir gazetecinin de bulunduğu türban sa- vunuculan, bunun gereği olarak inancı gösteriyorlar. Bu kızlanmız inançlannın gereğini yerine getiriyorlar. On- lara karışılamaz, onlann eğitim haklan engellenemez. lleri sürülen sav bu. Bu yazıda şu inanç sorununu ve tartışmasını bazı ömekler vererek sürdürmek istiyo- rum. Yarım asır önce Demokrat Parti'nin atadığı Ur- fa'nın belediye başkanı "Onıcunu yiyenin katli vacip- tir" diyordu. Bu onun inancı idi. Içtenlikle söylüyordu. Yine Urfa'da, sonraki yıllarda şeriat yolunu seçen bir çocukluk arkadaşım, birkaç yıl önce felç geçirmişti. Onu bizim nöroloji kliniğe yatırdık. Doğaldır ki tedavi- si ile yakından ilgilendim. Bir gün Mısır'dan, El Ez- her'den dönen yeğeni amcasını ziyarete geldi. Benim odama gelip elimi öptü ve amcasının hastalığı hakkın- da bilgi edinmek istedi. Yaptığı eğrtimi sorgulayıp ko- nuşmamızı sürdürdüğümüz sırada bu genç adam, "La- ikliği kabul edenler dinden çıkmıştır. Onlann katli va- ciptir, bu Allah'ın emridir" demişti. O da kuşkusuz inancını dile getiriyordu ve sarnimi idi. Daha önce de anlattım. Konya'da, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakülte- si'ndeki genç öğretim üyelerinden dinlemiştim. Nöro- loji derslerinde serebral lokalizasyonlar (beyindeki mer- kezler) konulu derste sıra duygulann, heyecanlann be- yindeki yerleşimine gelince, dini inançlan güçlü ço- cuklar hocanın dersini keserek itiraz ediyorlar ve "Ho- cam bu bizim inançlanmıza aykmdır, duygulann yeri beyin değil, yürektir" diyoriardı. Onlar da samimiyetle inançlannı dile getirmekte idiler. Mayo ve iç çamaşın satışı yapan mağazaya siyah boya atanlar da inançla- nnın dürtüsü ile hareket ediyorlar. Bu ömekleri çoğalt- mak çok mümkün. Biliyorsunuz, başbakanımız da ya- kınlarda ve yurtdışında olduğu bir sırada "Memleketi- mizde dekolte aldı yürüdü" deyiverdi. Yakınlarda Ahmet Hakan çok çarpıcı itiraflarda bu- lundu. Bu zeki ve yetenekli genç insan ve yazar, 2 Tem- muz 1993teki Sıvas faciası ve katliamında inancı ne- deniyle bu katliamı hoşgörü ile en azından anlayışla karşıladığını ıtiraf ediyor. Ama şimdi bu tutumunu yan- lış buluyor. O zamanki inancı bunu gerektiriyordu. On- daki bu değişiklik hemen inançlı çevrelerde tepki gö- rüyor ve Ahmet Hakan'a gönderilen bir mektubun içe- riği El Kaide'nin eylemlerini destekliyor ve "BizAllah'ın adını yüceltiyoruz, sen neye karşı çıkıyorsun" diye onu sorguluyordu. Ben bir ülkenin onurunu, bağımsızlığını, özgürlüğü- nü, bayrağını ve ezanını kurtarmak için milletine önder- lik etmiş bir milli kahraman olan M. K. Atatürk'ü, bü- tün bunlan unutarak rakı içtiği için din adına suçlayan çok sayıda yurttaşıma rastladım. Yıne inancı yüzünden ak saçlı hocanın elini sıkmayı reddeden yüksek eğitim- li ve inançlı(!) gençlere de. Ekranlann yıldızı, modem kıyafetli, ahrette her bir te- linin yılan olup onu sokacağına inanmadığı için saçla- nnı açıkta bırakıp savuran gazeteci hanım bunlara ne diyor acaba? Tüm bu saydığım ve de sayamadığım i- nanç kaynaklı davranışlan benimseyelim mi? Genç kızlanmız türbanla yetinmeyip burka, çarşaf isterierse, mirasta yan hisseye ve kuma olmaya razı olurlarsa bunlan onaylayahm mı? Bakın llhan Selçuk yazdı, yine bir inanç ömeği; bir inanç sahibi yazar Allah'a sesleniyor, dua ediyor. "Ya cabbarya kahharya müntakim (ıntikam alan) bizi in- tikamına memur et." Insanlar arası banşı, eşitliği, huzuru, özgürlüğü ara- yan uygar kişiler olarak, bunlara, ülkemizin ortamında yetişen bu tür inançlı kişilere bir diyeceğimiz olmaya- cak mı? Bu kinle, bu nefretle, bu intikam duygulan ya- ratan ve tıbbiyenin 5'inci sınıfmda bilimsel gerçeklere karşı duran inançlar ortamında bir banş ve huzur ülke- si yaratabilir miyiz? Ahmet Taner Kışlalı'yı saygı ile anıyorum. 50 yıllık Milli Eğitim ihanetinin sonuçlannı be- nimseyecek miyiz? Aydınlanmayı unutacak mıyız? öte yandan dünyayı ateşe veren ABD Başkanı Bush dayine inançlı bir insan olarak (Evangelist) saldın emir- lerini göklerden aldığını söylüyor. Irak'ta günde 30,40 kişinin ölümüne yol açmak da böyle bir inançtan ileri geliyor. Insanlık farklı inançlar, duygular, düşünceler ve gö- rüşlerle banş içinde ortak bir yaşam yaratamayacak mı? coskunozfasuperonline.com 1 2 3 4 B U L M A C A SEDAT YAŞAYAN SOLDANSAĞA: 1/Balıkesir'in Edremit ilçe- sine bağlı, kaplıcasıyla tanınmış bir belde... Sü- merlerin en 5 büyükkentle- 6 rinden biri. II Yardım isten- diğini anlatan bir sözcük... Doğu ve Gü- neydoğu Anadolu'da konar-göçerlerin kıl çadn-lanndan oluşan yayla yerleşmesi. 3/ Çipurabalığınınyav- 4 rusuna verilen ad... 5 Peygamberleri Hududinlemedikle- ri için Tann tarafın- 8 dan yok edilen ka- 9 vim. 4/Hediye, armağan, bahşiş... AntonÇehov'un bir oyunu. 5/ Yiyecek, içecek ve erzakın saklandı- ğı dolap ya da oda. 6/Baston... Aruz ölçüsünde kı- sa okunması gereken bir heceyi, kahba uydurmak içinuzatma. 7/Asker... Yunanmitolojisine göre uç- mayıbaşaranilk insan. 8/Sermaye... Istanbul'unbir semti. 9/Trabzon'un Akçaabat ilçesinde bir göl... Lokmanruhu. YUKARTOAN AŞAĞIYA: 1/Meriç Irmağı deltasında, birçok kuş türünü ba- nndıran ve "tabiatı koruma alanı" kapsamına alı- nan sığ göl... Osmanlılarda gece bekçisi. 2/ 21 yaşuı altındaki oyunculardan kuruhnuş spor ta- kımlan için kullanılan sözcük... Ekinlere zararlı bir böcek. 3/ Karahindibanm sebze olarak yenen yapraklan... Koca. 4/ Nâzım Hikmet'in bir oyu- nu... Yapma, etme. 5/ Eski ayakkabı. 6/ îsrail ya- pımı bir tabanca... Belirti, iz. 7/Romanya'nınpla- ka işareti... Ağn Dağı'na verilen bir başka ad. 8/ Eski Türklerde çocuklan koruyan tanrıça... To- go'nun başkenti. 9/ Şeriat mahkemesi yargıcı... Tutsak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog