Bugünden 1930'a 5,458,256 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 5 AĞUSTOS 2005 CUMA 14 J. L J J A kultur@cumhuriyet.com.tr Aleksandros Adamopulos'un Albatros Yaymlan'ndan çıkan 'İrmikoğlan' adlı kitabı okurla buluştu Aşkı farkh yorumlamak.NE-NAÇALtDİS Bu günlerde katapçı raflannda yeni bırtıyatro kitabı yerinı aldı; 'İrmikoğ- lan' {Çevıren Katerina Sanoğlu, resım- leyen: Yota Zafîriadhu) Aleksandros Adamopulos'un yazdığı, AJbatros Ya- yınlan'ndan çıkan bu kitap aslında bir tiyatro oyunu olsa da şıir gıbı de oku- nabiliyor... Geçen yıl '12-1 Yalan' adlı kitabı üzenne Boğaziçi Üniversıtesi'nde bir konuşma yapan Adamopulos'un yo- lu anneannesinin doğup büyüdüğü Is- tanbul'la bir kez daha kesıştı. Çok az şeyi anımsıyor Adamopulos annean- nesinden; Büyükada'dakı ev, Istiklal Caddesi üzenndekı evı ve mezun ol- duğu Notre Dame De Sion Lisesi. Ço- cukluğundan anımsadığı bir şey daha var, o da anneannesinin lcuzeni Kosta Teyze ile gazeteci eşi o Thios Burfaan (BurhanAmca).. 1985'teölenKosta Teyze, Adamopulos'un baba ocağına her gelişinde yazann kurt köpeğine bakıp "A! ena (bir tane) çoban köpek" dermiş. Bu söz hâlâ kulaklannda çın- lıyor Adamopulos'un. Noel'de, Paskal- ya'da Atına'ya gelırdı dıyor yazar ve ekliyor; "Bir de hiçbirzamanunutma- dığun şeker Burhan Amcam var, na- mı diğer usta gazeteci Burhan Felek". Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrenci- lere 'YapıtveSalıne' başlıklı birsemı- ner veren Adamopulos, konuşmasın- da 'Irmikoğlanı' sahne sahne ele alı- yor... Büyüklere ve küçüklere.. Kitap, Türkiye dışında Yunanistan, Avusturya \e tngıltere'de yayımlanmış. Ancak 'İrmikoğlan' Ingıltere'de 'Spi- ceman' (Baharat Adam) başlığıyla okurla buluşmuş. Nedenını de şöyle anlatıyor yazar: "HerUdtophunirmik hervasınuı ne olduğunu biîir ama, ir- mik İngilizler için bir şe\ ifade etmi- yor. Kitaba zorunlu olarak bu isim kondu. En büyiik isteğim Irmikoğ- lan'ın kitap olarak da oyun olarak da başan elde etmesi. Kitap olarak trmi- koğlan Yunanistan'da 7 baskı yapn, oyun olarak da 40'ın üstünde farkh yapımla sahnelendi." "En büyük isteğim oyunumun Türk biryapırnİasahnetennıesr diyen Ada- mopulos sözlerine söyle devam edi- rmikoğlan', hiç kimseyi beğenmeyen bir prensesin 'kendi istediği erkeği' yaratma sürecini irmik, şeker, yağ, su, sakız, ıtır ve tarçın kullanarak ortaya çıkışını anlatıyor. Yani 'Irmikoğlan' burada bir metafor; o aslında insanın özünü temsil ediyor. Oyun bu... belki de bir masal... Oyunda adı geçen her şey hayatımıza dair bir şeyleri simgeliyor. Mesela prenses... Çoğu kadının erkeğini kendi doğrulanyla nasıl f yönlendirdiğini gösteriyor. yor. "Çünkü tiyatro oyunlan hem bü- yük kitteleri hem de halklan birleştir- me özelligine sahip. Her iki toplum arasuıda ortak noktalar var mesela helva ikimiz içinde önenılL 'trmikoğlan', hiç kimseyi beğenme- yen bir prensesin 'kendi istediği erke- ğı' yaratma sürecini irmik, şeker, yağ, su, sakız, ıtır ve tarçın kullanarak or- taya çıkışını anlatryor. Yani trmikoğ- lan' burada bir metafor; o aslında in- sanın özünü temsil ediyor. Oyun bu» belki de bir masal... Oyunda adı geçen her şey havanmıza dair bir şeyleri sim- getiyor. Mesela prenses: Çoğu kadının erkeğini kendi doğrulanyla nasıl yönlendirdiğini gösteriyor. 'trmikoğlan' çocukoyunugjbig&zük- se de aslında büyüklerin de izleyebile- ceği bir oyun. Önemli olan da bu. Pek çok önemli eleştirmen oyunumu 'cid- dı bir tiyatro oyunu olarak' ııiteledL'tr- mikoğlan' ashnda bir küıf, özünde, içinde derin şeyler banndıran yetiş- kinler için bir oyun" Kitap ıkı bölümden, oyun beş per- deden oluşuyor. Kitabın ilk bölümün- de prensesin yani kadının isteklenne, ıkınci bölümde ıse kadının gerçekler- le yüzleşmesıne yer verilıyor "Pren- ses trmikoğlan'ı kaybediyor. Bu haya- ün bir gerçeğL Burada nasıl tepki gös- terdiğini ve kendi benliğinin dışına na- sıl çıktığını görüyoruz. Oyunda derin semboller var, mesela güneşe, yıldızla- ra, mehtaba vb. trmikoğlan'ı soruyor. Acryor, öğreniyor, emek sarfediyor ve bunlann içinden sevgr/i öğrenhor" dı- yor yönetmen Aleksandros Adamopu- los. TankGünersel'ın 'Yanm Bardak Su' oyununu Yunancaya çe\ ıren Ada- mopulos, geçen yıl başından geçen bir olayı da hatırlatıyor: "Geçen yıl Başbakan Tayyip Erdoğan Ban Trak- ya'ya gelmişti, Sabah saaderiydL. Ça- lışıyordum ve telefonlar susmak bil- miyordu. Her arayan 'Aleksandre, Er- doğan'a kitabın trmıkoğlan'ın rekla- mını yapmasını mı söyledın" diyor- du. Benim hiçbir şeyden haberim yok- tu.. Bütün gazeteler, Erdoğan'ın Baü Trakya'daki •trmığınız \ar, şekennız var, yağınız var. Nıye helva yapıp ye- mıyorsunuz' dediği konuşmasından söz ediyordu. Tesadüfün böylesL" Celeneksel öğeler Boğaziçi Üniversıtesi'nde 'trmikoğ- lan' oyunuyla ılgili yaptığı semıner kapsamında öğrencilere sorduğu "Oyu- nu nasıl tanımlarsınız" sorusu üzenne aldığı cevap 'müzikal' olmuş. Oyunun böyle tanımlanmasından çok memnun olan Adamapulos, "Mü- zikal dediğimizde insanın akhnda hep daha Baü'ya ah bir şeyler geh'yor ama zaman geçtikçevetrmikoğlan'ıöğren- cilerim okumaya başladıktan sonra bu oyunun yerel müziklerle ve yerel krya- federle sahnelenebileceğini söyiedüer" dıyor. Amacımn ortak hedef kitlesine ulaşmak olduğunu söyleyen ve "Baş- ta Baüh gibi düşünen öğrencflerim, son- rafikirlerinideğiştirip daha geleneksel ve bizden izler taşryan öğeler kufianma- ya karar verdiler. Bu oyun bu şekilde sahnelendiğindeortayaçok başanhşey- lerçıkacak" diyen Adamopulos, oyun- da sözü geçen her kelımenın altında de- nn anlamlar olduğunu sözlenne ek- ledi. Kültürel açıdan böyle bir tasan- nın hayata geçınlmesinın önemine değinen Adamopulos, halen Atina'da- ki Geleneksel Enstrümanlar Müze- si'nın müdürlüğünü yapıyor. Alek- sandros Adamaopolos bir dönem Yu- nan Devlet Tiyatrosu Yönetım Kuru- lu Genel Sekreterliğf ni yapmıştı. Çağdaş ustalar aynı sergide • Tem Sanat Galerisi'nde açılan sergi 3 Eylül'e dek görülebiür Kültür Servisi - Tem Sanat Galerisi 3 Eylül'e dek büyük ustalardan genç us- talara uzanan karma resim ve heykel ser- gisine ev sahipliğı ya- pıyor. Eylüle kadar süre- cek bu sergide Ce- mal ToOu, Hakkı An- h, Zühtü Müridoğlu, Sabri Berkel, Abidin DincAdnanVarmca, Altan, Selma Gür- büz, Gürhan Yücel ve Bilgehan Uzu- ner'in yapıtlan yer almakta. Sergide Yu- nanlı ressam Fassi- anos ve Rus sanatçı Yuri Kuper'in yağlı- boya çalışmaları yer alıyor. Farkh çizgi- lerde çalışan, bazıla- n bugün hayatta bile olmayan otuz üç sa- natçının yaklaşık 210'un üzerinde yapıtın- dan olu- şan sergi, bugünkü Türk çağ- daş plas- tik sanat- lan hak- kında ge- nel bir fi- Istanbul Şehir Tiyatroları tarafindan düzenlenen festival yann başlıyor Farkh kültürlerin buluşma noktası Istanbul MuhsinKut'un'Porkic'deCarouser adhvapıtı. 2004-40x50tuvalüzerine akniik P veyağüboy,.. Nejad Devrim, Mür- şkk İçmeti, Önıer Ka- leşi,Alecos Fassianos (Yunanistan), Gün- görtbHkçi,Nevinlş- lek,MuhsinKutOk- tay Anılanmert, Yu- ri Kuper (Rusya), JüBde AMmaz, Meb- met Güler, Zeki Fm- dıkoğlu, Hüseyin Er- tunç, Fevzi Karakoç, Abdulkadir Öztürk, Fuat Acaroğlu, Gül- den Artun, Doron Eiadsraıl^TalatEn- H,YükselOzeıı,Ars- lan (Rusya), Selim Sergide, tuval res- minden heykele, su- luboyadan pastele, guvajdan karakalem resim ve desenlere, aynca çok çeşitli tek- niklerde üretilmiş, Türk ve yabancı sa- natçılann özgün bas- kılanna uzanan bir yelpazede seçilmiş yapıtlar sunuluyor. Sergiyı galeride izle- yemeyenler için Tem Sanat GalensTnin (H'M-H'. temartgal- lery.com) adresinden de görme imkânı bu- lunuyor. u yıl 21 ülkeden 25 tiyatro topluluğunun davet edildiği 2. Uluslararası Istanbul-Mekân- Tiyatro Festivali'ne Arap dünyası, Türk dünyası, Balkanlar. A\Tupa ülkeleri ve Amerika kıtasından tiyatro ve dans topluluklan katılacak. ECE BAKTIAYA Farklı ülkelerin, farklı kültürlerin "Dost- luk ve Banşa Köprii" temasıyla buluşaca- ğı 2. Uluslararası Îstanbul-Mekân-Tiyatro Festivali yann başlıyor. Tarihi Galata Köprüsü'nü mekân edinen etkinlik 16 Ağustos'a kadar sürecek. tstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Ti- yatrolan'nca geçen yıl ilki düzenlenen fes- tivalin proje sorumluluğunu Nurullah Tün- cer üstleniyor. H Ruh zamanda, beden mekânda devi- nir" sloganıyla yola çıkan etkinlik, bu yıl ülkelerin kültürleri arasındaki 'farklılıkla- n'temel alıyor... 90 yıllık tarihinde ihc kez geçen yıl bir uluslararası festhale ev sahipliği yapan Şehir Tiyatrolan, bu festival ile Asya ve Av- rupa arasuıda, bir başka deyişle Doğu ve Bah arasuıda coğrafi bir bağlaç, aynı za- manda tarih ve kültür köprüsü olan Istan- bul'a, tiyatro aracılığıyla farklı kültürler ara- sında 'yeniden köprü' olma özelliği ka- zandırmayı amaçlıyor. 'Tiyatro Ateşi' üstbaşhğıyla da tanımla- nan açılış ve kapanış seremonileri yakla- şık 200 kişiden oluşan ekıp ile dekor, kos- tüm, mask, müzik, dans, ışık, efekt, ensta- lasyon ve farklı gösterim unsurlan kulla- nılarak gerçekleştirilecek. Seremonilenn ana eksenınde tiyatro, tarihi ve kültürel motıf- ler. hoşgörü, banş ve Istanbul yer alacak. Konuklar... Festivalde Danimarka'dan Batida topluluğunun sahneleyeceği "Grand Finale' adh oyun^. Uluslararası 2. Îstanbul-Mekân-Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenecek oyun- lar tarihi Galata Köprüsü, Gülhane Parkı, Harbiye Açıkhava Tiyatrosu, Yerebatan Sarnıcı. Sultanahmet Meydanı, Rumeli Hi- san, Dolmabahçe Sarayı ve Ihlamur Kas- n'nda izlenebilecek. Bu yıl 21 ülkeden 25 tiyatro topluluğu- nun davet edildiği festivale, Arap dünya- sı, Türk dünyası, Balkanlar, Avrupa ülke- leri ve Amerika kıtasından tiyatro ve dans topluluklan katılacak. Konuk ülkeler, tiyatro topluluklan ve sahneleyecekleri oyunlar şöyle: Filistin 1 ' Al-Kasaba (îşgal Altmdaki Masallar); Bosna-Hersek 1 / Bosna Halk Tiyatrosu- Zenica (Lanetli Avlu - îvo Andriç); Finlan- dıya , Adam Darius-Kazimir Kolesnik (Bostan Korkuluğu'nun Ölümü); Dani- marka Batida (Grand Finale); Sırbistan Ka- radağ - Karadağ Halk Tiyatrosu (Daha Ya- kın-Closer - Patrick Marber); Çuvaşistan ' Ioakim Maksimov-Koskınskiy Çuvaş Dram Tiyatrosu (Ulga Gelin'in Uç Geli- ni); Amavutluk / A. Z. Cajupi Tiyatrosu (Cimri-Moliere); Başkırdıstan / M. Gafu- ri Akademik Devlet Tiyatrosu (Son Baş- kırt); Makedonya 3, B. M. Tiyatro ve Fılm Prodüksiyon Ş'rketı (Baba-August Stryndberg); Gürcistan / Bazement Theat- re (Şamimiyet); Kınm-Tatar ; Akademik Milli Dram Tiyatrosu (Dubaralı Toy); Öz- bekistan / Akademik Devlet Dram Tiyat- rosu (Kızıl Elma); Tunus / Tunus Devlet Ti- yatrosu (Güzel Hasat); Isveç / Unga Riks Isveç Ulusal Gezi Tiyatrosu (Electra'nın Er- kek Kardeşi); Makedonya 2 / Üsküp Türk Tiyatrosu (Azizname - Yücel Erten); Ma- kedonya 1/ Bitola Halk Tiyatrosu (Hasan Ağa'nın Kansı-Lyubomir Sımoviç); Bos- na Hersek 2/ Saraybosna Halk Tiyatrosu (Müfettiş - Gogol); Suriye / Şam Devlet Ti- yatrosu (My General); Kanada / Corpus Theatre (A Flock Of Flyers); Irak / Irak Dev- let Tiyatrosu (Good Bye Godo), Türkme- nistan / Alp Arslan Türkmen Milli Genç- ler Tiyatrosu (Nusay Aşkı); Kırgızistan'T. Abdumomunov Milli Akademik Dram Ti- yatrosu (Barsbek), Filistin 2/ Ashıar Ti- yatrosu (BalinaDevri), Lübnan/ ZicoHo- use (Ehnadan Bir Isrnk Al) (Samuel Bec- kett-August Strindberg-Ted Hughes Ko- laj) , Norveç / Her Stay Dans Tiyatrosu (Yavaş Uçuş). YAZIODASI SELtM tLERİ Ahmet Haşim Anıları ve İstanbul (2) Abdülhak Şinasi'nin Yahya Kemal kitabı da aşağı yukarı aynı yöntemle kotarılmıştır: Değişik zamanlaryazılmış, dergilerde, gazetelerde yayım- lanmış yazılara son şeklin verilişi, özel bir çabay- la bu yazıların sıralanışı. Ne var ki bu yazılarda Abdülhak Şinasi belir- mez, bir roman kişisi, bir anlatıcı kimliğiyle gö- rünmez. Haşim kitabında, geçmiş zamana daima tut- kun yazar, kendi öyküsünü de söyler, yargıların- da, gözlemlerinde, hatıriayışında. Olüm döşeğin- deki Haşim'i ziyaretten dönüş sahnesini -pek çok sevdiğim bir sahnedir!- örnek vermek iste- rim: Vapurla karşıya gelen Abdülhak Şinasi, Istan- bul'u, Sarayburnu'nun manzarasını Haşim'den şiir ve dizelerle bir an duyumsar; sonra, "dostu- mun ve şairimin" yüzünde gördüğü "ölümün manzarasıyla" yıkılıp kalır: "Gözlerim kararıyordu ve o akşam guruba karşı vapurda dönerken garip bireza hissiyle san- dım ki Ahmet Haşim 'in bendeki hatıralannın ve hafızamdaki nazarlannın artık içimde öldüğünü duyuyordum ve içimde ölen bu şeyler bir adem (yokiuk) rüzgânna tutulmuş gibi uçarak, taşarak ve boşalarak güya rengârenkzerrelergibi bu mu- hite, bu sulara, bu guruba, bu manzaraya, bu havaya ve boşluğa gömülüyor, kanşıyor; dağı- lıyor ve ben onlan kaybediyorum." Yakup Kadri Karaosmanoğlu imzalı Ahmet Haşim monografisi işte tam bu noktada, Ha- şim'in ölüm haberiyle başlar. Yakup Kadri'nin Ahmet Haşim monografisi 1934'te yayımlanmış. Yeni basımı yapıldı mı, bil- miyorum. Eserin başındaki ve sonundaki bilgilendirme- ler yüregi burkar: "Bu küçük kitaptan toplanacak para ile şaire bir mezar taşı yaptınlacaktır. Onun için esasen mahdut miktarda basılan bu kitaba 100 kuruş gibiyüksek bir fiyat konulmuş- tur." Şimdi de son sayfa: "Bu kitabın hasılatıyla Ahmet Haşim 'e bir me- zar taşı yaptınlması düşünülmüştü. Fakat son- radan haber alındığına göre zavallı şaire hem- şiresi tarafindan mütevazı bir mezaryaptınlmış- tır. Onun için bu kitabın satışından toplanacakpa- ra, büyük sanatkânn en verimli saatlerinin geç- tıği Güzel SanatlarAkademiyası bahçesine mer- mer ve tunçtan birplak konması masrafına kar- şılık tutulacaktır." Yakup Kadri'nin tanıdığı şair, şiiri dışında, asıl yaşamıyla bir 'sokak adamı'dır. Güleçtir, neşeli- dir, kavgacıdır. Benzeş bir tespit, Abdülhak Şinasi'de de gö- ze çarpar ama; "Şairin Mahallesine ve Kahve- dekiArkadaşlanna Bağlılığı"^ bölümü, "Merdiven" şaırinin trajik, yalnız yaşamını çözümlemeyi de- ner. Yakup Kadri, sokak adamının, nasıl olup da oncaince şiiri kaleme getirdiğini sorarken; Ab- dülhak Şinasi, doyumsuz yaşayışın, "küfürbaz, şakacı, gürültücü, kahkahacı, heccav" görünen kişiliğin, ancak ince şiirde huzura kavuşabildiği- ne işaret eder. Ahmet Haşim'in Istanbul yazılarında, şehir, bir- çok semtiyle karşımıza çıkar. Oysa Hisar'ın anı- larındaki şair dar bir çevrede, hemen hep Kadı- köyü'ndeyaşamaktadır. Maddi imkânlan dar, al- çakgönüllü bir hayattır bu. Yine Yakup Kadri, Gençlik ve Edebiyat Hatı- raları'nda, Haşim'i Boğaziçi'nde bir iki kez sap- tar. Gelgelelim bu Boğaziçi sahneleri hep kısa ge- zintilerden ibarettir. Kendinden önceki kuşağın ve kendi kuşağın- dan bazı yazarların Boğaziçi, Çamlıca, Büyüka- dayaşantıları düşünülürse; Haşim'in bütün lüks- lerdenuzak bir istanbul'da var olup göçtüğüdu- yumsanabilir. Yakup Kadri herkesinkine, çoğunluğunkine çok benzeyen bu yaşayıştan, İstanbul'da bir halk adamı oluştan Haşim'in hep mutluluk duy- duğu kanısındadır. Hisar ise, Kadıköyü'ndeki dünyasında Haşim'in gizli içekapanışlarla sus- tuğunu düşünür... Önerilen Kitap / Üç Iktidar, Üç Hayal Kmklığı, Recep Bilginer, Doğan Kitap, 2005. BUGÜN • NÂZEVIHÜÛVIET KÜLTÜR MERKEZİ'nde 21.15'te 'Demiry^lcular' adlı fümin gösterimi. (0 216346 90 59) KULTUK • SANAT TONY TAKITANI 12 AGUSTOS'TA SINEMALARDA
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog