Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

31 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYF/> ABDÜLCANBAZ Tûk.-İNJL'li-ÂÇ OLUP AUAH ME- MukUMUZA 2EVAJ- TURHANSELÇUK , AKM'nin yıhmı SÖZ OKURUN Fikret Dağhoğlu po8ta@oumhuriyet.com.tr Faka:O 212 513 90 98 Kocatepeçıkarması... C UMOK'un 24.11.2004 tarihli toplantısında, ABD ve AB emperya- listlerinin el birliği ile başa ge- tirdiği mevcut sıyasal ıktida- ra karşı ulusumuzun meşru müdafaa hakkının doğduğu fikrinde birleşildi. Bilinçli ulusalcılar için gerekli ve an- lamlı eylem 26 Ağustos'ta Kocatepe'den Izmir'e yürü- mekti. Dokuz aydır süren çalış- manın ürünleri; otobüslerle, minbüslerle, Kocatepe'ye yö- nelen binlerce CUMOK ve ADDüyesinin, 681illerin, çe- şjtli ulusalcı kuruluşlann pan- kart ve flamalan arasında, al bayraklanmızın oluşturduğu fon ile günbatımı kızıllığının kaynaşmasından doğan coş- kulu ulusal bilinç yoğunlu- ğunda yaşandı. CUMOK veADDotobüs- lerinin camlanndaki "Tür- kiye ittifakT, "Cumhuri- yet Okurlan Buluşması". "Cumok" yazılanyla Ata- türk fotoğraflan ve bayrak- lar yollar boyunca yurttaşla- rımızın coşkulu alkışlan ile karşılandı. Türk ve KKTC Bayraklan gözyaşlan içinde kapışıldı. Zafertepe Anıtı, Sancaktar Mehmetçik ve Dumlupınar Şehitliklerinde kan pahasına kazanılan za- ferlerin yükledigi borcun agır- lığı ile bir kez daha silkindi CUMOKLAR. Aynı giin, Üniversite Kam- pusunda art arda yapılan dört Paneldeki heyecan ve ilginin kesintisiz sünnesi, KOCA- TEPE tTTlFAKI bildirisınin oybirliğı ile kabul edilmesi, dinleyicilerdeki bilinç yoğun- laşmasının düzeyini gösteri- yordu. Gazetemizin Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile Erol Mütercimler, Hul- ki CevizoğJu, Ferit tlsever ve Necdet Sevinç'in konuşma- cı olduğu Panel'de salondaki coşku zirveye ulaştı. Bütün konuşmacıların, eylemin ger- çekleşmesinde katkılarından dolayı AKÜ'ye, ADD'ye ve CUMOK'a teşekkürleri başa- nlan işin görkemine denk düş- tü. Bu seferin sonunda; "Ülküm, Yurdumu ve Ulusumu özümden çok sev- mektir. Varlığını Türk varlığına armağan olsun!" diyerek Kocatepe'ye çı- kanlara düşen ödevin; Aiyon - îzmir Yürüyüşünü de, 19 Mayıs 1919 un ruhu ve 26 Ağustos 1922'nin irade, azim, kararhlığı, fedakarhğı ile sür- dürmek ve sonuç olarak; Ulu- salcılarla birleşmek, Ulusal- cılan birleştirmek ve kazan- mak olduğu açıkça ortaya çık- mıştır. Namık Kemal BOYA n AtatürkçüDüşünceDerneği(ADD),CumhuriyetOkur1an(CUMOK)ve demokratik kitle örgütlerinin "Türkiye Ittifakı-Kocatepe Buluşması", 25-26 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirildi. On binlerin katıldığı buluşmada KKTC kurucusu eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da bir konuşma yaptı. Afyon Kocatepe Üniver- sitesi kampuslannda yapılan bir dizi konferansı izlemek için gelenler, salonda yer bulamadı. Toplam dört açıkoturum ve panel yapıldı. Konuşmacılar arasında gazetemiz Ankara temsilcisi Mustafa Balbay da yer aldı. I Fonnula 1 etkinliğinin ertesi günü bütün diğer gaze- telerde "manşef olarak yer almasını doğal karşıla- dık. Ancak gazetemiz (Cumhuriyet), aynı anda ger- çekleştirilen bisiklet etkinliğini manşet yapması ge- rekirken diğer gazetelerden çok farklı olmayan bir ta- vır sergiledi. Hatta Sayın Orhan Bursalı bile konuyu işleyen makale yayımladı. Oysa: Trafik canavarını tetikleyen hız tutkusuna karşı, otomobilli yaşamın tek alternatif gıbi dayatılmasına karşı, küresel ısın- maya yol açan petrol uygarlığının yüceltilmesine kar- şı, haksi2 rekabete, yanlış yanşmacılığa, paranın egemenliğüıe karşı, su havzamızı işgal eden yasadı- şı yanş pistine karşı, dayatılan ve tüketim çılgınlığı- nı arttıran küresel markalara karşı, doğayı savunmak için, bisiklete, yürümeye ve toplu taşımaya dayanan yeşil ulaşrm politikalan için, yenilenebilir uygarhğa geçış için, dayanışma, işbirliği ve gerçek spor ruhu için, su havzalanmızın işgaline ve kirletilmesine dur demek için, yeşil bir gelecek ıçın bu ikinci etkinlik savunulmahydı diye düşünüyonım. Cumhuriyet ga- zetemiz uluslararası tekeller neyi dayatırsa dayatsın aydınlanmadan yana doğrulan savunmayı sürdurme- li ve tavizsiz uygulamalıdrr. Feyyaz UYSAL ) Sayın HaKt Deringör, Todori ve Selahaftin Pmar'la il- gili yazınız beni çok etkiledi. Eski Todori'nin iç düze- nini aradan kırk küsur yıl geçmiş olmasına rağmen hâ- lâ hatırlıyorum. Sizin de hatırlayacağınız gibi, Sela- hattın Pınar vefat ettigi (sizin tabirinizle ölümsüzleş- tiği) köşede duvara asılı bir levhada (sanınm ebced he- sabıyla) düşürülmüş bir tarih vardı. O levha yine aynı köşeye asılmış mı? Bir de, o kitabeyi Todori'ye gitri- ğimde bır kenara yazmadığun için esefeder dururum; tekrar etme olanağınız varsa ve bir yeri geldiğinde ya- zarsanız beni ve benim gıbileri -toplumsaL'etik: değer- lerin ayaklara paspas olduğu şu günlerde- sevindirir- süıiz. Size tekrar en derin saygılanmı sunuyorum. Alp Arslan TELLf Attilâîlhan'dır bu. Atatürk'e "Atatürk"diyemez "Gazi"der. Cumhuriyetçi geçinir, Osmanlıcılann dilini kullanır, bizleri de öyle yazmaya özendirir. DilDevrimi'ne, Türkçeye, dönerdolaşırNurullah Ataç 'a saldınr, yazılanndan cımbızla seçtiklerini ahntılayıp Ataç 'ı bilmeyen kuşaklarda yazara karşı bir önyargı yaratır. Nedensiz değildir şairin bu Ataç sıhntısı, 50 yıl öncesine dayanan bir kuyruk acısı vardır da ondan. Bu acı içine oturmuş olacak, yıllardır düzenli arahklarla yüklenir Ataç 'a. Peki nedendir bu kuyruk acısı? Işte Attilâ îlhan 'ın SOyıllık kuyruk acısımn nedeni: Nurullah Ataç 'ın yazısı: "EDEBlYAT- Bay Attilâ îlhan yeni çıkardığı "Yağmur Kaçağı" adlı şiir kitabından bana dagöndermiş. Üzerinede "Sayın Nurullah Ataç'a" yazmış. Şaşırdım bunu görünce. Daha bir ay oldu olmadı, benim bir "jurnalcı" olduğumu o adam okurlarına sâyledi idi, sonra da "sayın " diyebiliyor. Demek kendisi "jumalcı "lara da saygı gösterebilecek bir yaradıhşta, onlarla da arkadaşlık edebilecek, sağtöre kaygısmdan öylesine yoksun. Karşısındaki kötü bir kişiymiş, çevresindekilerin özgürce düşünmelerine engel olmak istermiş, bunun için de yöneticilere birgöz eder, onları susturturmuş, ne çıkar? Bay Attilâ îlhan öylelerine de çakıyor selâmı. OluralBir iyüiklerinigörürbelki, örneğinben, 'jurnalcı'Ataç, onun kitabını okuyacağım, "sayın'' dediği için de koltuklarım kabaracak, övgülü birkaç satıryazacağım, bay Attilâ îlhan da bir "jurnalcı" kendisini övdü diye gönenecek. Eh! kitabımn okunmasına, adının tanmmasına ufacık da olsa bir yardımım dokunur... Şaştım ya önce, ne var bunda şaşılacak? Yalmz bay Attilâ îlhan mı öyle düşünüp öyle işler görüyor? Bu ülke edebiyatçılannm genç, yaşlı, çoğu onun gibi. Bir kişiye "jurnalcı" derken de düşünüyorlar mı ne dediklerini? Her neyazarlarsa yazsınlar, düşünerekmi, düsünceleriyle mi, kamlanyle mı yazıyorlar? (...) Kitabı duruyor bende, ne olursa olsun kitapyırtmayı sevmem de onun için. Ama evimde saklamak istemem. Bay Attilâ îlhan 'ın nerede oturduğunu bilsem geri gönderirdim kitabını. Buyazım göziine ilişirse, aldırtsın. Bir daha da yollamasın bana kitaplannı. Onun bildiği kimselerden değilim. Bana "jurnalcı" demiş, öyle bir kötülük kondurmuş bir kişiyle bir daha selamlaşmak, tanışmak istemem. îyi şair olsun, kötü şair olsun, bence artık bay Attilâ îlhan diye tanışmağa, konuşmağa değer bir kimseyoktur." Ziya CELAYtROĞLU »Gazetemiz Cumhunyet'in çok değerli köşe yazan Sa- yın MümtazSoysal,20 Ağustos Cumartesi günkü "Dfl- de Başıbozukluk" başhğını taşıyan "Açı"sında yazı- sını şöyle bitinyordu: "Cumhuriyetin ilk yülannda sözcük\çvaamkuralIaruıdav'alpala>TŞjnbirözüriiher- halde vardı; ama, onca yıldan sonra, artık yok. Bu ko- nuda kurum ve kural başıbozukhığuna son verip hem saygın, hem erkin bir dil akademisi" kurma zamanı çoktan gelmiştir." Saym Soysal, yazının diğer bölüm- lerinde dıldekı "anarşTnin "biraz da TürkDil Kuru- mu ile Dil Derneğiarasındaki anlaşmazhk"tan doğdu- ğunu belirriyor; "yabancı sözcükler yoluyla da olsa di- linzenginliğiniarttırmanınmünıküaolduğunu'*sa\ıı- nuyor. Dilde anlaşma, özleşme temelıne dayanan dil de\Tİmimız. Türk Aydınlanma Devrimi'nin sacayak- larmdandn. Yüce Atatürk'ün tüm varhğıyla ele aldı- ğı, kdı kırk yararcasına büyük bır özenle iUcelerini be- lirlediği Türk Dil Devrimi'ni Sayın Soysal'ın gereğin- ce değerlendiremediğini görmekten üzüntü duyuyo- rum. Sayın Soysal öncelilde göz önüne getırmehdir ki, Türk Dil Kurumu, Atatürk'ün kalıtı çiğnenerek vasiyetnamesi hiçe sayılarak 1983'ün Ekim'inde yok edilrnişür. Sayın Soysal; ortada bır "başıbozukluk" var- sa bunu gidermenin yolu, kamu tüzelkişılığine sahip, özerk "dil kurumu"nun işlerlik kazanmasıdır. AzizNaci DOĞAN t 19 Ağustos 2005, arka sayfa. Bir fotoğraf ve açıkla- yıcı yazısı. "tbrahim Tathses Harbrve Cemfl Topuziu Açıkhava Trv-atrosu'nda iki gün üst üste senfoni or- kestrası eşli^nde verdiği konserde sesinin tarbşılmaz gücünü gösterdL" Cumhuriyet, ne zamandan beri ara- besk söyleyenlenn fotoğraf ve etkinliklerine yer ver- meye başladı? Cumhuriyet okurlannın müzik anlayış ve düzeylerini böylesine aşağılamak kimin fikri aca- ba? Bu şarkıcınnı sesi için "tarbşümaz güç" tannnla- masını kullanan kişı ya da kişilerin, müzik nedir, in- san sesi nedir vb. konularda ne denli bilgi ve birikim- leri vardır? Merak ettim de... Kâmil ŞEKERKARAN __ A tarürkKültürMerkezi'niyıkıpyerinekul- l \ lanun olanaklan daha geniş bir külrür mer- kezi yapmak gıbi bir düşünce, sanat ve kül- türe ne denli önem verildığinin bir gösterge- si değildir. Şayet Kültür Bakanı AtiDaKoç böy- le bir izlenim brrakmak istıyor ya da bu fik- re karşı olanlan ikna edeceğini sanıyorsa al- danıyor. Böyle bır uygulama düpedüz Istan- bul'un belleğini, geçmışini, bılerek ve siste- matik bu" şekılde yok etme planının bir par- çasıdır... Ne kültür ne sanatla ilgisi vardır. Dünya Mimarlar Kongresi Istanbul broşür- lerinde cumhuriyet mimarisini yok saymak, tarihı Haydarpaşa Gan ve çevresini Dünya Ti- caret Merkezi projesine feda etmek, Sümer- bank'ın aduıı tarihten sılmek, De\let Tiyat- rolan müdürünü görevden aünak, bir zaman- lar Emirgân Balta Limanı'ndaki Profesörler Evı'ne göz dikmek, Türkiye'nin belleğı ta- nhi Radyoevı binasının yerine otel yapmak gıbi yapıcı olmaktan uzak, yıbcı, geçmişi yok edıci bir zıhnıyeün ürünlendir ve bilinç- li olarak yapılmaktadır. Zamanında sadece ope- ra ve klasüc müzik etkinlıklenne mekân ol- ması düşünülerek inşa edılen, mrman Haya- ti Tabanboğlu'nun amsı bu yapı elbette ıyi- leştınlmelı, gehştınhnehdir. Arna asla yıkıl- masma izin venlmemelidir. Külrür merkezi yapılacak yenı arsa mı yoktur? Tüm sanat- severlerin, Istanbullulann buna karşı çıkma- lan gerekmektedir. Külrür Bakanı'nın göre- vi sanat ve kültürü desteklemek, ama siyase- te alet etmemek olmalıdır. Sanat ve kültürün özerk olduğu, siyasetın bulaşmadığı günleri göremeyecek miyiz; merak ediyor, ülkem adrna sanat, kültür adına üzülüyorum. DenizBANOĞLU Devlet Ttyatroları Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Devlet Ti- yatrolan'nı çalışamaz hale getirmek için giriştiği eylemler birbirini takip ediyor. Sn. Lemi Bügin'ın DT Genel Müdürlüğü'nden alınması, daha sonra yasalara aykın olarak yeni genel müdür atanması ve eski bir gışe memurunun genel müdüryardımcılığına ge- tırılmesı yetmezmış gıbi son olarak da AKM'nın yıkılarak yenne yenisinin yapıüna- sı ortaya atıldı. Ilgilıler ne derlerse desinler bu girişimlerde AKP'nin asıl gayesini anla- mamakmümkündeğil. KültürBakanı'nın bu kararlan ile AKP'nin zaten öteden beri zor tahammül ettıği tiyarro opera bale çalışma- lannı sabote etmek ıstediği açıkça görulüyor. Hükümetin bir taraftan en gerekli yatuımla- n yapamazken kuruhnuş eksiklikleri olsa da başan ile hizmet gören AKM'yı yıkmak ve güya sonra daha ıyısini yapmak ıstemesi baş- ka ne şekilde ızah edilebilir. Asluıda ben şah- sen AKM yıkıldıktan sonra kısa sürede ye- nisinin yapılacağına da inanamıyorum. Ay- nca ülkemizde okul hastanene ihtiyaçlan göz önünde iken böyle mirasyedi bir tutum- la mevcut ve işgören binalan yıkarak yeni- sini yapmaya karar vermek nasıl izah edile- bilir. AKP'nin genel gidişine bakarak son bir ihtimal de akla gelmiyor değil. O da yıl- lardan ben belirli bir kesimin tutkusu olan Taksrm'e cami inşaatına yer temin etmek. RehaBAVBEK t/dhaftahkgiindem kı haftahk jyndem ve birçok olay... Hepuüz bılirsmiz. Ozelleştirmeler, ERDEMlR'ın göz- ler önünde peşkeş edilişi... Izmir 23. Uni\ r er- siade oyunlan... Başlangıcında genç cumhu- riyetin unut(turulduğu) ve sonunda Türk hal- kûun unutmadığını göstermesi... Postapulla- nndan Atatürk portresinin sılınmesi ile baş- layan Ata'mızı unufturma politikalan... Tabii ki "Sayın" RTE 'nın Kürt sorunu yorumlan... Mine Kınkkanat'uı 11 yıldır yazdığı Radi- kal'denengellenmesı... UğurMuıncu'nun 63. yaşgünü... MadrnıaJczanlılanndanbirinin Al- manya'dan Türkiye'ye teslim ediüneyişi... KESK, Memur-Sen, Eğıtim-Sen'in memur haklannı savunma serü\eni ve hükümetle so- ğuk savaşı... MGK toplantısı... RTE'nin Kıb- ns sorununda olduğu gıbi yine dikkate ahna- yacağı Sayın Sezer'in açıklamalan ve uyan- lan... Atatürkçü düşünce sistemine yapılan saldınlar, Sayın Prof. Dr. Fatih Hilmioglu, Sa- ym Prof. Dr. Kemal Atemdaroğhı vb. birçok Atatürkçü kişilığe yapılan saldınlar haksızhk- lar... Asla kadrolaştırüamayacak ünıversiteler ve rektörlere bilinçli yapılan ifhralar... Biz genç Atatürklenz!. "Yiutta sulh, cihanda sulh" mantalitesinı taşır ve yaşanz... Ama, cumhu- riyetimize yapılan saldınlara, ülkemızi böhne- ye çalışanlara, ülkemizi parsel parsel satanla- ra gerekirse yumruklanmızı da sıkanz. CanerMENET KOŞULLAR Cumhuriyet, sayfalanm CVMOK'lara açtu "Söz Okurun " sayfamızda yaytn ilkelerimi- ze uygun tüm haberlere, duyurulara, görüş- lere ve eleştirilereyer veriyoruz. CU- MOK'lar bu gazetenîn gerçek sahibidirler; ülkeyaym yasamına yepyeni kathlarda bu- lunup ufuklar açacaklanna, ülkenin yerel ve genel sorunlartnıyansıtmakta önemli iş- levler ûstleneceklerine inanıyoruz, ADD ve ÇYDD 'nin varoluşlanm hızlandıracak üeti- şim ağının "Söz Okurun " sayfasmda ger- çekleşmesi de olanak kazanacaktır. 2000 vuruşu aşmayacakgörüş ve eleştirilerinizi bekliyoruz, posta(Q cumhunvei.com tr Mektııp Adresi: Tür- kocağı Cad. 39/41 Cağaloğlu /ISTANBUL Faks: 0212 513 90 98
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog