Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

c31 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA 17 ÖzetleZehra Top: "Okuması için Başbakan'a kitap özeti hazırlayanlardan birricamvar. Turgut özakman'ın Şu Çılgın Türkler kitabının özetini çıkanrken Mustafa Kemal'e Başkumandanlığı vermek istemeyen muhaliflere, Ismet Paşa'nın söylediği şu cümleyi mutlaka yazsınlar: Insan tarihten utanır be. Vatan pahasına siyaset olur mu?" Etekbonik posta: dert2som§cuml Tel: 0.212,512 05 05 Faks: 0,212.512 44 97 ! - Tekel'in üç tuzlası satılıyormuş. "Sonunda tuz da koktu!" .§ Kira öder gibi ev « sahibi 5 olunacakmış. Jj, Sanki kira ödemek >! kolayda... DÜŞÜNÜP taşınıp "Kürt soaınu" dediler ama sorunun içeriğine ilişkin ne düşündükJerini henüz lütfedip söylemediler. Çünkü düşünürierin bir kısmı şu sıralar "Emneni konferansı"ndaki derslerine çalışıyoriar! Düşünürier düşüne dursun Prof. Dr. Ozer Ozankaya'nın bir çift sözü var: 'Türkiye'yi Atatürkçü devletçilik politikasından alıkoyan sömürgeci Batı ve onunla işbiriiği eden gerici iktidarlar, sanayi ve hizmet etkinliklerinin yurt yüzeyine dengeli dağılmasını engellemiş ve Türkiye'nin sanayisinin üçte ikisini Istanbul'la Izmit arasına gömmüş, geri kalanının da en önemli bölümülzmir, Bursa, Ankara, Adana ve Eskişehir'de toplanmıştır. Oysa kalkınma denilen etkinliklerin yurt yüzeyine dengeli olarak dağılmaması, başta ekonomi bilimi ve tüm toplumsal bilimlerde gelişmenin değil, tam tersine geri bırakılmanın göstergesi sayılır. Sanayileşmeden ve öbür gelişme etkinliklerinden Refopm yoksun kalan yerlerde bir yandan eğitimsizlik, bir yandan işsizlik çığ gibi büyümüştür. Güneydoğu Anadolu'da silahlı bölücünün, bu olumsuz ekonomi politikasını halkı kışkırtmak amacıyla kullanmasını önlemek için öncelikle, bu durumun yalnız bu bölge için değil, tüm Türkiye için çok yıkımlı sonuçlar verdiği açıkça söylenmelidir. Atatürk devletçiliği, gelişme etkinliklerini tüm yurt yüzeyine dengeli dağıtma gereğine göre davranan, gelir dağılımını emek harcayanların gönencini gözetecek biçimde düzenleyen bir sistemdi. Bugün de tüm ulusumuzu çağdaş bir toplum olarak bütünleştirip kaynaştıracak olan, ayrılıkçılığın haksızlığını da zararlarını da açıkça kavrama olanağı verecek olan, böyle bir gerçekçi ekonomi politikasıdır. Bu vesileyle, tüm Türk ulusunun vergileriyle yapılan GAP'ın özel önemine işaret etmek gerekir. Her şeyden önce bu girişim, yalnız tarımsal üretimi değil, aynı zamanda tanmsal sanayi de içinde olmak üzere genel sanayileşmeyi de içeren nitelik taşımalı ve öylece gerçekleşmelidir. Ancak bölgedeki tarımsal toprakların yüzde 50'si, bu bölgedeki çiftçi ailelerin yalnızca yüzde 4'ünün elinde bulunuyor. Tüm ulusumuzun görkemli kaynaklanyla yapılan bir yatırım sonunda altın değeri kazanacak topraklann yansının, bir küçük azınlığın mülkiyetinde kalması, adalet duygulannı derinden zedeler ve bölücü propagandalara çok etkili olma fırsatı verebilir. Yaratıian değeri adaletle bölüştüren ve çiftçiyi işlediği toprağın sahibi yapan bir toprak ve tarım reformu hiç değilse GAP bölgesi için kaçınılmaz olmuştur." Işte size reform... Yapın da görelim! Tükürük KültürBakanı AtillaKoç'un "böyle sanafın içine tüküren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı I. Melih Gökçek'in genel sekreterfiğini yaptığını biliyor muydunuz?" hiraz Her şeye de itiraz edilir mi demiyorsanız adresiniz: www.itirazet.com. SESSlZSEDASIZ(f) Merkel'e Ankara'dan mektup var ALMAN Hıristiyan Demokrat Partisi lideri Angela Merkel Türkiye'nin AB üyeliği için imtiyazlı ortakJık öneriyor; "Ankara" sesini çıkartmıyor. Fakat Ankara'dan avukat Selim Sanibrahimoğlu, "Ankara"nın yerine Merkel'e gönderdiği mektupta bazı hukuki hatırlatmalar yapıyor. Sanibrahimoğlu, mektubunda AB'yi kuran Ankara ve Roma Antlaşmalan'nda Alman devletinin imzasının ve taahhüdünün bulunduğunu ve bu imzalann belli hukuki yükümlülükler içerdiğini, dolayısıyla imtiyazlı ortaklık halinde Türkiye'nin uğradığı ve uğrayacağı zarariann, Almanya ve AB tarafından karşılanması gerektiğini anlatıyor. Aynca; özellikle 1/95 sayılı t Gümrük Biriiği karan nedeniyle, Türk sanayi üretiminin ihracattan ithalata yönelerek uluslararası ticarette gerilediğini, bu nedenle sanayide meydana gelen düşüşlerin ekonomiye zarar olarak yansıdığını belirterek ticaret dengesinde oluşan zarann AB'nin muhasebesinde AB'nin kazancı olarak yer aldığının altını çiziyor ve Merkel'in bundan sonra aynı doğruftuda hareket etmesi halinde AB'nin, bugüne kadar oluşan ve bundan sonra oluşacak Türk ekonomisinin zararlarını, antlaşmalardaki Alman devletinin mutlaka karşılaması ve zaran kesinlikle ödemesi gerektiğini bildiriyor. Ankara'dan gönderilen bu mektup belki "Ankara"nın da dikkatini çekeri ÇED KÖŞESİ OKTAY EKİNCt Eylülde 'Çeşmeli Konak'... Efsanevi KazDağı'ıun güney eteklerinde, Edremit Körfeane bakan yeşil yamaçlara kurul- muş esİd "Papazük" köyü, bu- günkü Alünoluk beldesinin ılk yerleşim yeri. Kıyı kuşağına "yukandan" bakmasına rağmen öylesine "alçakgönüllü" ki, o dip dibe tatil sitelerine "mimarnk'' der- si verecek evlerine rağmen yıl- larca "ben buradayım'' bile de- medi... Çünkü, "denize yakın- ük"tan beslenen "imar ran- n"nın tahribatına karşı ancak "yukanlarda saklanarak" ko- runabildi... 9O'lı yıllann sonlannda gö- reve gelen Belediye Başkam Is- mailAynur ve çalışma arkadaş- lanndan mimar Mehmet Aldf Öznal, 21. yüzyıla "geçmişi de kucaklayarak" girme karanm aldıklannda, yüzü ilk gülenler- den biri toprak altındaki An- tandros, dığeri de "dağa ağm- mış" Papazlık'tı... Adramyttaon'dan (Edremit) Assos'a giden antik yol üzerin- deki Antandros, 2000'leri "ko- operatif Uoklanmn alünda" karşılamıştı... Oysa, örneğin IÖ. 6. yüzyılda, önce Mytüene'nin (Midilli), son- ra "trann- lar"m, derken -Romahlar"ın işgalinde bile böyle "zulüm görmemişti... Tak\ r imler IS 2000'leri gösterdiğinde, belediye tarafın- dan yeniden gün ışığina çıkanl- maya başlandı • "g-- ve şimdi Altıno- hdc'un binlerce yıllık geçmişi- ni gösteren gurur kaynağı... Midilli'den gelen âşık Papazlık da aynı yerel yöne- tim duyarhlığının "himayesi'' altında artık daha bir güleç yüz- lü, bakımh ve keyfi yerinde gö- rûnüyor... Çünkü, belediyenin altyapı ve kentsel düzenleme hizmetlerine, buradaki tarihi evleri restore ederek ömürleri- ni uzatan özel girişimler de ek- leniyor. Bu girişimler içersinde örnek ve anlamlı bir projeyi de "Ata- layman"lar gerçekleştirdiler. Sokak cephesindeki "çe§- me"sinden ötürü "Çeşmeli Ko- nak" adını verdikleri, en az 150 yıllık Papazlık evini çökmek üzereyken sahiplenip bugün bölgenin belki de en çekici ve dingin "konaklama e\i"ne dö- nüştürdüler... Köy içinde "anrtsal" etkisiy- le görkemini tüm dokuya yan- sıtan taş evi, 185O'de "Midfl- K"den gelen ustalar yapmışlar. Çünkü, Midillili bir tüccar Pa- pazlık'ın en güzel kızına âşık olup evlenmek isteyince, kızm babası "görkemii bir konak yapmasT koşuluyla onay ver- miş... Sonunda ev, o denli büyük bir beceriyle inşa ediliyor ki 3 ayn ailenin birbirlerini görmeden yaşayabilecekleri kadar "mi- marca"... Hem de bu çok özel ve karmaşık kullanıma rağmen tasarlanabilen "haremlik-se- lamhk" bölümleriyle birlikte... Işte böylesine bir "sevgpnin yarattığı görmüş geçirmiş ko- nak, yıkılmak ve yok olmak üzereyken "kültüre ve doğaya olan sevgpyle yeniden yaşama kavuşuyor. 1996'da evi görür görmez "âşık" olan Tufan Ata- layman, önce yapıyı, ardından komşu parsellerde kalmış "müştemflat''lannı alarak tıpkı geçmışteki gibi Papazlık'ın en alımlı yapısı haline getiriyor... 'Konforhı köy odalan'nda Konuklann, çağdaş dona- nımlara da sahip ve her biri ayn otantik güzelükteki 9 "köy oda- sı"nda ağır- landığı Çeş- meli Ko- nak'ın, Midil- li'yi gören ve Edremit Körfezi'ne hâkim seyir terasında, yöresel kah- valtı da bir başka, gazete-kitap okumak da... Ege ve Akdeniz ezgilerinden oluşan dingin bir müziğin, de- nizden Kaz Dağı'na doğru e sen rüzgânn sesiyle buluşması ise anlatılamaz... Her yönüyle, ölçülemez bir özveri, emek ve çok özel duyar- lılıklann ürünü olan Çeşmeli Konak'ı görünce, Tufan Atalay- man"a "etinize sağhk" demenin yeterli olmayacağım düşün- düm. Kültürel mirasımızı "ya- şatarak korumak" için göster- dikleri gayrete de teşekkür ede- rek, duygulannı ve başanlannı yürekten kutladım. Kışı umutlarla karşılamanın ayı olan eylül, tatil için bunaltı- cı sıcaklan yeğlemeyenlere de en uygun günleri armağan eder... Çeşmeli Konak, size telefo- nunuz kadaryakın... Dilerseniz, gitmeden önce "internefteki sayfasından da tanışabüirsiniz... (Tel: 0 266 - 396 68 48 - www.cesmelikonak.com) oekinci(Sk cumhuriyet.com.tr ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaracio mynet.com HARBİ SEMİHPOROY somihporoy(a yahoo.com VAHU,RAKI AU$\/ERİ$İME AAVîHAREKgr TARtHTE BUGÜN MLMTAZARIKAN 31 Ağustdos ıncu.mumtnz-ariktın. com IL&NÇ BİR YARIŞ KAZASH. 1952 'OE BU6ÜN, AIAERİKA BİKLEŞİK &EVl£7l£Rİ'N- D£Kİ BİR OTOMoeiL r/VilŞrNOA,EŞiHE 42 RASrtA- NtG 8if? KAZA OCMUSTU. OH/O(jOH4>V) EyALETİ- HİU DAYTONÇpErnü) fC&/rrfi/O£ BULUUAM PİST- TE DÛZ£NL£.UEN YA&Ş A O A ÜSTjÜNE Ç/KA4IŞ77. ÇOK SÛK4T- Ü OLMl OTOMOBİL İÇİN, AL7TX KALAN, &İ/S RAMPA GÖGEfi YAPMIŞ, OtJU H4VALAAJOUS.- İUIlŞTTt. 6-* ME7ie£ YÜKSEĞE FtHLAyAN 37 NUMA/SAU BU OTOMO&fL, PİSTİN KO&CULUK- LARlMt AŞAI5AK SO METK.E ÖTEYE OÖŞMÛ? VE PATLAMtŞr/. SÜ/eÛCÛ j . /SIGSSY, OLAY YER/*/£>£- YAŞAMM YtTtftMffn{. SUNGURLU ASIİYE HUKUK MAHKEMESt'NDEN (AİLE MAHKEMESİSIFATIYLA) 2004238 Esas 2005 329 Karar Davacı Hatice Koçak taraftndan davaü Mehmet Koçak aleyhine açüan boşanma davasının mahkememizce yapılan açık yaıgılaması sonunda davanın kabulüne karar venlmiştrr. Davah Mehmet Koçak'ın adresi meçhul olup mahkememizce verilen 21.07.2005 tarih ve 2004'238 Esas 2005/329 Karar sayüı ilamı ile Çorum ilı Sungurlu ilçesi Ortakışla köyü c: 97, h: 33'de nüfiısa kayıth bulunan Arslan ve Hatun'dan olma 01.01.1977 d.hı Hatice Ko- çak ile aynı nüfusta kayıth Celal ve Rukiye'den ohna 10.03.1972 d.lu Mehmet Koçak'ın boşanmalanna karar verilmiş olup, daha önce davalıya gazete ile ilan edildiğinden işbu hükûm tüm aramalara rağmen adresi tespit edılemeyen d a ^ ı Mehmet Koçak'a karann ilan ya- pıhnasına ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra tebliği edihniş sayıhnasına, bu tarihten itibaren 15 günlük temyiz halclnnın bulunmasına karar tebliği yerine kayıth olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 40852 TC BtNGÖL ASLİYE HUKUK MAHKEMESt'NDEN 2000 384 Davacı Bingöl Kültür Mahallesi'nden Ramazan Kaya vekili Av. Fikret Nimethgil tarafindan davah 2 The Parde Pre Siwik Road South VVatford Wd 197 GD-Londra Ingıltere adresınde Mıcheal ve Mary'den ohna, 16.09.1962 d.lu, Costherine Mary aleyhinde açüan tanıma davasının duruşmalan sonunda davannı kabulüne ilişkin verilen karar davalıya posta vasıtası ile tebliği mümkün ohnadığı, adresinin tes- piti de mümkün olmadığından yurtdışında okunan tırajı yüksek gazetelerden birinde karann ilanen tebhğine karar verilmiş olup, mahke- memizce 16.09.2004 tarih, 2000 384 Esas, 2004 368 Karar sayılı kararda davacı ve davalının boşanmalanna ilişkin Hert Ford Devlet Mahkemesı'nce venlen 16.07.1992 tarih 1992 D 004 esas numaralı boşanma karannın tanmmasma ılışkın karann ilan tarihinden itiba- ren 15 gün sonra davalıya tebliğ edihniş sayılacağı hususu ilan olunur. 01.08.2005 Basın: 38211 TC İNEBOLU SULH HUKUK MAHKEMESt'NDEN 2005'148 Esas Davacı Hikmet Gülal vekili tarafından davahlar aleyhine açılan ızaleyi şuyu davasının yapılan yargılaması sonunda verilen ara karar gereğince; Kastamonu ili, Inebolu ilçesi Camikebir Mahallesi Hacmuman Sok. 22 ada 6 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında müşterek mül- kiyete tabi olduğu paydaşlar arasında ortaklığının satış suretiyle gıderihnesini talep etmiş; yargılama aşamasında dava dilekçesi tüm arama ve araşttrmalara rağmen davalılardan; Kadir kızı Ayşe Nermin Pazarbaşı (Kabaalioğlu) Yaşar oğlu Mehmet Meriç Kabaalioğlu, Mehmet Eşref oğlu Abdullah Azmi Kabaalioğlu'na tebliğ edilemediğinden ilan yapılmasına karar verihniştir. llgili ilanın tüm araştırmalara rağmen açık kimliği ve adresi tespit edılemeyen davalılar adlanna 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28 ve müteakip maddeleri gereğince dava dilekçesi ile 04.10.2005 tarihli duruşma günü tebhğ yerine geçmek üzere ilan olunur. Basın: 40849 GORUŞ Prof. Dr. FATMA EStN Dikkat Çekmeyen İlginç Rastlantı 17 Ağustos 2005 tarihli gazetelerin iç sayfala- nnda kısacık bir haber olarak geçti bir gün önce Japonya'da meydana gelen 7.2 büyüklüğündeki deprem. ölü yok!.. Yıkılan binayok!.. Yaralı sayısı yaklaşık 50. Işyerlerindeki kameraların kaydettiği şiddetli sallantının görüntüleri ve market raflann- dan yerlere saçılan mallar yansıdı TV ekranlarına sadece. Çünkü bu toplum, bilime ve yasalara saygı gös- terir. Aynca doğal afetlerin Tanrı'nın bir gazabı ve- ya cezalandırması olduğu değil, doğal olaylar ol- duğuna ve bunlarla ancak akıl gücü ile baş edile- bileceğinin bilincindedirler... Işlerine bilimin öngör- düğü özeni göstermedikleri takdirde, doğa gücü- nün onları affetmeyeceğini bilirler. Daha önce ya- şananlardan ders alarak aynı hataları yapmazlar; yapanlan affetmezler. Oysa aynı gazetelerde, 17 Ağustos 1999 dep- reminin 6. yılı nedeniyle depremden sonra yapıl- ması gerekenler, ama yapılmayanlar ya da yapıldı diye sunulan, ama yetersizliği sergilenen hizmet- leryer alıyordu sayfalarca. Orneğin kalıcı konutlar... A Ne yazık ki inşa halindeyken izolasyonu düşü- nülmemiş, altyapıları eksik, dolayısıyla çoğu daha şimdiden oturulamaz durumdaki bu binalann ola- sı bir depreme dayanıklı olacağından kuşku duy- mamak olanaksız. Muhtemelen olası birdeprem- de en büyük hasann bu binalarda görülmesine şa- şıran olmayacaktır; tıpkı her depremde en büyük hasann kamu binalannda olmasına şaşınlmadığı gibi! Halbuki altı yıl önce yaşanan o büyük felaketten sonra ve başta Istanbul olmak üzere Marmara Böl- gesi'ni etkileyecek bir deprem olasılığı bilindiğine göre, alınacak önlemler içinde en akılcısı, uygula- nabilirliği ve denetlenebiliriiği en kolay olanı, yeni yapılan binalann sağlamlığı olmalıydı. Yeni yapılan bir binayı amaca uygun, yani depreme dayanıklı inşa etmek, var olanı depreme dayanıklı duruma getirmekten çok daha kolaydır çünkü. Doğrusu, deprem sonrası sık sık kulaklara çar- pan "Deprem öldürmez, çürük bina öldürûr" sö- zünün sözde kalmayacağını, yaşama geçirilece- ğini unmuştum. özellikle kamu binalannda yapı- laşma kurallarına uyulacağını, denetimin tavizsiz sürdürüleceğini, yasaların ayncalıksız uygulana- cağını beklemiştim. Bu ilginç rastlantı, bu önemli konuya değinmek için iyi bir fırsat olabilir, yetkili- ler bir daha uyanlabilirdi. Bunun yerine Diyanet Işleri Başkanlığı 23 Eylül 2005 Cuma günü okutulacak hutbede, "Bir mü- minin en büyük gayesi Allah 'ın hoşnutluğunu ka- zanmak olmalı. Dünyada iyilik ehli olarak yaşayıp yüce Allah'ın hoşnutluğunu kazananlara ahirette mükâfat olarak kutlu mekân cennet vaat ediliyor" deyip müminlerin cennete girişlerini tasvir ede- cekmiş (Hürriyet gazetesi, 25 Ağustos 2005). "Rablehne karşı gelmekten sakınanlar bölük bö- lük cennete sevk ediliher. Cennete vardıklannda kapılan açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: 'Size selam olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi, ebe- di kalmak üzere girin cennete'." Anlaşılan, Diyanet Işleri Başkanlığı'nı sadece ve sadece öbür dünya ilgilendiriyor ve insanlann ra- hat, huzurlu ve de deprem gibi doğal afetlerden korkmadan veya bu afetlerden meydana gelen acılarla, yokluklarla, yoksunluklarla karşılaşmak zorunda kalmadan yaşayabilmeleri hiç ilgilendir-< miyor. B U L M A C A SEDÂT YAŞAYAH 1 2 3 4 5 6 7 8 SOLDA.N SAĞA: 1/ Kirpik bo- yası. 2/Üstün bir yetkinin gücünü sim- geleyen değ- nek... Kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan yü- zey. 3/ Köy- lerde halktan toplanacak para tutannı sağla- mak için herkese bi- çilen pay... Kanşık 2 renkli. 4/ Hindistan 3 sanatında timsah, yunus ve fıl karması 5 olarak betimlenen 6 efsanevi su canava- n. 5/ Düşüncesizce 8 I herişeatılan... "Do- 9] malan" da denilen yer mantan. 6/ Eski Mısır'da güneş tannsı... Işık kaynağımn 1 saniyede çevre- sine yaydığı ışık enerjisi... Balık yakalama aracı. II tşsiz, aylak... Tropikal Amerika'da yaşayan si- yah tüylü bir kuş. 8/ Sıvas" ın Şarkışla ilçesinde bir kaplıca. 9/ Temel, esas... Deride oluşan ur ya da siğil. YUKARTOAN AŞAĞIYA: 1/Eğlendirici, güldürücü, hoş. 2/Fotoğraf duyar- lığını belirtmekte kullanılan sayısal değer... Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek fi- yat. 3/Pirinçle pişirilen bir tür yemek... KekJiğin boynundaki siyah halka. 4/Üzerine iplik, tel gibi şeyler sanlan silindir. 5/Hücum... Büyük sıçan. 6/Ariantin'in plaka işareti... Eli açılc, cömert, yi- git... Pantolonun apış arasma gelen yeri. 7/1950'li yıllarda ülkemizde büyük seyirci toplayan Hint filmi.... Kars'ın doğusundaki eskiçağ kenti. 8/ Küçük Menderes Irmağı'mn Selçuk ilçesi yakın- lannda açtığı boğaz ve bu boğazın kuzeyinde yük- selen dik dağ. 9/Valide... Halk dilinde ısırgan otu- na verilen ad. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin yayınladığı günlük sivil toplum gazetesi BİZİM CAZETE tarafsız haberleri, ilginç röportajları, araştırmaları, köşe yazıları ve ülke sorunlarını yansıtan raporlanyla 10 yıldır okurlarıyla el ele... Tel: 02125119494- Abone: 0 212 513 83 00
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog