Bugünden 1930'a 5,457,929 adet makale



Katalog


«
»

31 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KULTUR kuttur(« cumhuriyet.com.tr 15 ALLEGRO EVtN ILYASOĞLU ÇelebiOperası bulunduÇağdaş Türk müziğinin, Türk Beş- leri'nin öncüsü Cemal Reşit Rey'in yapıtlan ölümünden sonra belli bir ça- n alnnda toplanamamış, haklarınkim- de olduğu da bir türlü kesinleşeme- miştir. Bir yanda 1980 tarihli noter tas- dikli bir vasiyetle bütün eserlerini ev- latlık edindiğı Rıfkı Ergün'e bıraktı- ğına; öte yanda 1982'de yazdığı bir mektupla bütün eserlerini Filarmoni Derneği'ne bıraktığına dair belgeler vardır. 'Kromatik Konçerto'nun haklan Avusturya'daki Universal Edisyon'da; '12 Anadolu Tiirkü- sü'nün haklan Fransa'daki Heugel Matbuası'nda olmalı. Halen tüm ya- pıtlannın yayın hakkı Rıfkı Ergün ta- rafından Kalan Müzik'e devredildi. Nevit Kodalh'nın tanıklığı ile öğ- reniyoruz ki 'Çelebi' ve 'Lüküs Ha- yat', 1970'li yıllarda Ankara Devlet Operası tarafından satın alınmış. Ge- çen hafta 'Çelebi'nin notalanyla bir- likte 'Lüküs Hayat'ın da özgün par- tileri aynı kitaplıkta bulundu. Oysa Rıfkı Ergün, bütün operet ve revüle- riyle birlikte Lüküs Hayat'ı da İmaj müziğe satmıştı. Şimdi neredeyse alt- mış yıldır oynayan bu yapıtı sahnele- mek için kimden izin alınacağı belir- sizlikler içinde. Çelebi Operası'na gelince, henüz fotokopinin yaygınlaşmadığı bir dö- nemde teker teker bütün çalgı partile- rini eliyle yazmış besteci. Üç çuval dolusu malzeme. Elimizdeki kaynak- lara göre 1970'lerin başında Ankara Devlet Operası tarafından satın alınan veorayateslimedilennotalar, 1974'te Cemal Bey'in 50. sanat yılını kutlama konserleri için yine üç çuval halinde- ki özgün sayfalanyla lstanbul'a getir- tilmiş. Içinden iki arya seçilip konser- de seslendirilmiş ve yine Varan Kar- go ile Ankara'yagönderilmış. 0 tarih- ten sonra da kayıp ilan edilmişti. Eli- mizde kalan, yapıtın şan-piyano re- düksiyonu ve o ikı aryarun notalany- dı. UmarızAnkara Devlet Operası'nın arşivlerindeki eski kayıtlar, Çelebi'nin başına gelenleri ve Lüküs Hayat'ın bundan sonraki durumunu netleştirir. 'Çelebi benim en büyük eserlm' Onca senfonik yapıt, onca operet ve oda müziği bestelediği halde, "Bu be- nim en büyük eserim" demişti Çele- C.' emal Reşit Rey'in başyapıtı Çelebi Operası'nın yetmişli yıllardan beri yitik olan notaları geçen hafta Ankara Devlet Operası kitaplığında bulundu. bi için Cemal Reşit Rey. Bu operayı ilk duyan Aydın Gün'den onun yazılış öyküsünü dinlemiştim: "1945'te An- kara Operası'nda görevliydim. O sırada Butterfly'ı sahnelemeye ls- tanbul'a gelmiş ve Cemal Reşit Bey'i Nişantaşı'ndaki konakta ziya- ret etmiştim. Bana tümüyle Çelebi Operası'nı piyanoda çaldı ve tüm rolleriyle söyledi. tçerik, Osmanlı kültürünün romantik bir konusuy- du. Yîne de içinde Karnımda veca var' gibilerden operetlerden kalma hafif havalar esiyordu. Çok etkile- >ici bir Kervan sahnesi vardı. Mü- zik ile sözün birleşimi çok titizdi. Sahneleme açısından her şey ta- manıdı." Cemal Bey yıllar sonra, 1969-73 arasında bu operayı yenidenele alacak ve son şeklini verecektir. Ve yine Ay- dın Gün, o sıralarda Istanbul Devlet Opera ve Bale Müdürü olarak Çele- bi'yi sahneye koymaya talip olacaktır. Cemal Reşit, Aydm Gün'ün îstan- bul'da sahneleyeceği Çelebi için çok heyecanlıdır: "Otuzseneönce yazdı- ğım operanın bütün partilerini şim- di ayn ayn yazıyorum. Parti yaz- mak da ayn bir hüner, onun için bu işi kendim üzerime aldım. Aydın Gün temsile Avrupa'dan da bazı opera sanatçılannı, opera müdürle- rini çağıracak, güzel bir prömiyer yapmak istiyor." (1) Ne yazık ki tüm teknik kadro ve solistler saptandığı halde Çelebi'nin sahnelenme projesi Aydın Gün'ün opera müdürlüğünden aynlmasıyla sona erer. Bu operanın doğuşu 1938-40 yılla- rına uzanır. "Biraderim ve ben An- kara Radyosu'nda görevliyken ne- şeli bir skeç dinlemiştik. Konusu 18. yüzyılda yaşamış hafif meşrep bir kadının evine mahalleli tarafından yapılan bir baskındı. Bu skeç rah- metli biraderimin aklından hiç çık- mamıştı. tstanbul'a geldiğimizde bir de Lale Devri'nde yaşamış bir Müezzin Çelebi'den bahsetmişti: Küçük Müezzin Çelebi Mehmet Efendi. Edirneli bir gençmiş bu. Se- si o kadar güzelmiş ki kendisine ts- tanbul'a gitmesini tavsiye etmişler, himaye görsün, demişler. Adam gel- miş, saraya girmiş, padişahın yakın- ları arasına geçmiş, nihayet başmü- ezzin ve başhanende olmuş. Yalnız küçük bir kusuru varmış: Hanını- lara çok düşkünmüş, kendisi de çok yakışıklı bir adammış. Sarayda ne kadar hanım varsa baştan çıkart- mış. tş o dereceye varmış ki padişah onu Konya'ya sürmüş. 25 sene ora- da kalmış. Ancak padişah değiştik- ten sonra ki tstanbul'a dönebilmiş. Ama çok sürmeden vefat etmiş. İş- te biraderim tarihin bu gerçek kişi- sinin hayatından ilham alarak rad- yodan dinlediği baskın olayını da birleştirip, dört perdelik emsalsiz bir tiyatro eseri vücuda getirmiştir. 1942 yılının ilkyaz aylannda Yeni- köy'de yalıdayken dört perdelik ese- ri bir çırpıda yazıvermiştir." (2) Ekrem Reşit Rey, Çelebi'yi man- zum olarak hem Türkçe hem de Fran- sızca dilinde yazmış. Aynca operaya uyacak şekilde aryalar, düolar, triolar, kuvartetler ve korolara yol açan şiir- ler yerleştirmiş. Başlangıçta Yeniçe- ri'nin Mehter müziği ile sahneden geçmesini öngörmüş. Ve bütün bun- lan hazırladıktan sonra Cemal Reşit'e, "Haydi artık sen de müziğini yazı- ver" demiş. O da Müezzin Çele- bi'den zamanımıza kalmış özgün bir şarkıyı da katarak operayı üç yıl için- de tamamlamış. Şimdi Devlet Opera ve Balesi'nin yeni yönetimi eldeki partilerden şef parrisyonu yazdırtma- İı ve en kısa zamanda Çelebi'yi sah- nelemelidir. Bestecinin neredeyse bir ömür verdiği bu çalışmayı ulusal ha- zine olarak değerlendirmelidir. www.evinilyasoglu.com 1 'Bir Sanatçının Yirmidört Saati', Doğan Hızlan, Cumhurivet, 22 Ekim 1977 2 'Çelebi Operası Yıllar Sonra Ramp Işıklannda, Hihnet Münir Eb- cioğlu, Hayat dergisi, 1976 Ragıp Savaş 14 ay içerisinde kenti tiyatroseverlerin buluşma noktasma dönüştürdü Izmit'te köşe bucak tiyatro ECE BAKTIAYA Ragıp Savaş, Kocaeli Şehir Ti- yatrolan genel sanat yönermenli- ğine geleli henüz 14 ay oluyor. Ancak bu süre içinde 'tiyatro' adına yapılanlar hıç de küçümse- necek gibi değil. Yalruzca bir sah- nesi olan Kocaeli'nin artık dört sahnesi var. Ilk sahnenin bulunduğu Süley- man Demirel Kültür Merke- zi'ndeki sinema oda tiyatrosu ola- rak kullanılıyor bir süredir. Ayn- ca kent merkezindeki halk eğitim binasının 1940 yılından kalan ti- yatro salonu da onarılmış. Orası da artık tiyatroseverlerin buluşma noktası. Tüm bunlara bir de gezici tiyat- ro eklendi yaz başında. 'Savaş Düşlerimi Çaldı' adlı çocuk oyu- nu köy köy dolaşıyor, hiç tiyatro- ya gitmemiş çocuklann hatta ye- tişkinlerin hayatma farklı bir renk katıyor. Üstelik bu oyun Özel ta- sarlanmış bir TIR'la dolaşıyor, oyundan önce TIR tiyatro sahne- sine dönüşüyor. Aynca gidilen köylerde çocuklann ve yetişkın- lerin sağlık denetimleri yapıhyor. 140 köye tiyatro Ragıp Savaş'ın 10 yıllık tasan- sıymış gezici tiyatro. "Projeyi belediye başkanına sunduğum- da gerçekten çok destek verdi. lyi bir hedefi var projemizin. Oyunlar ücretsiz sahneleniyor, ayrıca çocukların sağlık kont- rolleri yapıhyor" diyen Savaş, yalnızca çocuklann ilgi göster- mediğini anlatıyor: "Çocuk oyu- nu oynuyoruz ama büyükler de geliyorlar. En az çocuklar ka- dar merak ve ilgiyle izliyorlar. Hepsi pırıl pırıl, en güzel kıya- IIII lit KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYÖSJ ŞEHİR TİYATROLARI lendirmek ve düşündürmek amaçlı bir repertuvar belirlemeye çalıştığmı söylüyor Ragıp Savaş. Sırada açık hava tiyatrosu var... Tabii bir de festivaller. Bir gün Kocaeli Şehir Tiyatrosu'nda uluslararası tiyatro festivalleri düzenlenecek, yabancı yönetmenler agırlanacak... fetlerini giyiniyorlar. TIR'ın hangi köye ne zaman gideceği önceden belli olduğu için gitti- ğimizde yollarda insanları bizi beklerken buluyoruz." Gezici tiyatro eylül sonunda 20- 25 bin izleyiciye ulaşılmış olacak. 33 noktada yaklaşık 140 köy. îlgi bu kadar büyük olunca ilginç olaylann yaşanması da kaçınıl- maz... Köyler arasında kıskanç- hklann bile yaşandığını anlatıyor Ragıp Savaş: "Bizim köye neden gelmiyorsunuz da diğerlerine gidiyorsunuz diye soruyorlar. Haftada dört gün perde açıyo- ruz. Benim tahminimden çok daha büyük bir ilgi var. Bu ka- dar çocuğun içinden ikisi bile tiyatrocu olsa ne mutlu bize." Geçen yıl sahnelediği 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz', 'Rumuz Goncagül', 'Hoşu'nun Utancı' oyunlan oldukça ilgi gören Ko- caeli Şehir Tiyatrosu'nun yeni se- zon repertuvan da hazır. "Şakir Gürzümar'ın yönettiği, geçen yıl 4 hafta oynanan Brian Clark'ın 'Karar Kimin' adlı oyu- nu bu sezon da sürecek. Oyun trafik kazasında felç olan ve ötenazi isteyen bir adamın öy- küsünü anlatıyor. Molliere'in 'Tartuffe' oyunu- nu sahneleyeceğiz. Bence Tür- kiye'nin en önemli yönetmenle- rinden biri olan Cüneyt Çalış- kur, Paul Kember'in 'Tımarhane' adlı oyununu sahneye koyacak. Tımarhaneye çekim yapmaya giden ekibin içindeki delilerle oradaki delilerin karışmasıyla yaşanan komik olaylar anlatüı- yor oyunda. Amaç bir tiyatro festlvall Konservatuvarı yeni bitirmiş öğrencilerle bir birim riyatrosu kurdum. 'Geçit Yok' adlı bir tn- giliz oyunu Emre Koyuncuoğlu yönetiminde Oda Tiyatro- su'nda sahnelenecek. Yine Cü- neyt Çalışkur'un Istanbul Ulus- iararası Tiyatro Festivali'ne su- nulan ve kabul edilen bir proje- si var. Geçen yılki oyunlardan 'Oyunun Oyunu' ve iki çocuk oyunu da sürecek." Eğlendirmek ve düşündürmek amaçlı bir repertuvar belirlemeye çalıştığmı söylüyor Savaş. Ger- çekleştirilecek çok şey olduğu için geçen yıl sadece 'Yıldızla- rın Altında' müzikaline vakit ayırabilmiş. Ama şimdi projeleri anlatmakla bitmiyor... Sırada açık hava tiyatrosu var... Tabii bir de festivaller. Bir gün Kocaeli Şehir Tiyatrosu'nda uluslararası tiyat- ro festivalleri düzenlenecek, ya- bancı yönetmenler agırlanacak... Yapılanlara bakıldığında, hedef çok da uzak değil... RENGlGÜL SANAT GALERİSİ'NDE SolmazAksoy yapıtlarıyla Bozcaada 'da Kültür Senisi - Bozcaada'daki Rengigül Sanat Galerisi, 9 Ey- lül'e dek Sol- maz Aksoy'un 'ada anlar...' adlı kişisel resim sergisine ev sa- hipliğı yapacak. Figürcü bir anlayışta 26 ya- pıta yer verdiği bu sergisinde. sanatçının ruval üzerine çalışma- lannın yanı sıra bir önceki dö- nemden altın \a- raklı çalışmala- nna bir örnek de var. 15'i aşkın kişisel sergi açan, 20 yıldır sanat yaşamını sürdü- ren Aksoy, 19 Mayıs Üniversitesi GSF Re- sim Eğitimi Bölümü mezunu. Aksoy, halen Istanbul Üniversite- si'nde güzel sanatlar derslerine giriyor ve çalışmalannı Beyoğlu Tünel'deki atölyesinde sürdürüyor. Bozca- ada'da açtığı kişisel sergilerini ise birkaç yıldır her yaz tekrarh- yor. Kendisi gibi sanatçı olan Yasemin Tunç, sergi için kaleme aldı- ğı yazısında şöyle söz ediyor. Aksoy'un yapıtla- nndan: "Ressam, an- ların izlerini tuvale taşırken geride kal- mış anıları belleğin- de yeniden canlandı- rarak resimlerine ak- tarıyor. (...) Sarsıcı anlar, düşler, bir ka- deh şarapla mühür- lenen zaman dilimle- rinin ar'a vurduğu izler... Hayatı sadece tuva- li ve fırçasıyla solu- yan bir sanatçının, a- da tutkusuyla hazır- ladığı resimlerle, plastik bir tatla renk- lerin buluştuğu yep- yeni bir yolculuğa çı- kacağız." (0 286 697 86 01) Hoffman yeni filmlerle dönüyor • Kültür Ser\isi - Oscar'lı aktör Dustin Hoffman, çekimlerine mart ayında başlanacak olan "Mr. Magorium's Wonder Emporium" adlı filmde Altın Küre ödüllü Natalie Portman ile başrolü paylaşıyor. Zach Helm'in yazıp yönettiği filmde, sahibinin (Hoffman) ölmesinin ardından bir oyuncakçı dükkânınm başına geçen fakat geçirdiği depresyon yüzünden mağazayla ilgilenemeyen bir kadının (Portman) hikâyesi anlatılıyor. Hoffman bu filmin arduıdan başrollerini Will Ferrell ve Maggie Gylenhaa ile paylaştığı "Stranger Than Fiction", Tom Twyker'ın yönettiği "Perfume: The Story of a Murderer" ve Andy Garcia'nın yönetmen koltuğuna oturduğu "The Lost City"de de rol alacak. Carell, 'Evan Almighty'de • Kültür Servisi - Son filmi "The 40 Year- Old Virgin" ile adını duyuran Steve Carell, "Aman Tannm"ın (Bruce Almighry) ikinci bölümü için görüşme yapıyor. Carell, başrollerinde Hollywood'un iki ünlü ismi Jim Carrey ile Morgan Freeman'ın paylaştığı "Aman Tannm"ın ikinci bölümü olan "Evan Almighty"de. ilk filmde canlandırdığı Evan Baxter rolü ile tekrar izleyici karşısına geçecek. Carrell yeni bölümde dünyayı saracak olan tufana karşı dünya üzerinde yaşayan her türlü hayvanı, yapacağı bir gemiye bindirecek. Yönermenliğini Tom Shadyac'ın çekeceği filmin senaryosu ise Steve Oedekerk'e ait. Freeman filmin ilk bölümünde canlandırdığı "Tann" rolünü yeni projede tekrar etmek için yapımcılarla görüşmelerini sürdürüyor. Saraybosna'nın kalbi lady Zee'nin Kültür Servisi -11. kez düzenlenen Saraybosna Uluslararası Film Festivali'nde Bulgar yönetmen Georgi Djulgerov'un 'Lady Zee' adlı eseri en iyi film seçilerek 'Saraybosna'nın Kalbi Ödülü'nü kazandı. îsa Qosja'nın Kosova yapımı 'Kukumi' filminin jüri özel ödülü kazandığı festivalde, en iyi kadın oyuncu ödülünü Hırvat oyuncu Zrinka Cvitesic, en iyi erkek oyuncu ödülünü ise Slovenyalı Peter Musevski kazandı. Bulgar yönetmen Andrey Paunov'un 'Georgi and the Butterflies' adlı belgesel filmi 'insan haklan ödülü'ne layık görüldü. Festivalde Saraybosna gençliğini temsilen 10 gençten oluşan jüri, Bahman Ghobadi'nin 'Kaplumbağalar da Uçar' filmini en iyi gençlik filmi olarak seçti. Türkiye'den Yeşim Ustaoğlu'nun 'Bulutlan Beklerken' adlı film, gala programlanna alındı ve yoğun bir ilgi görerek gösterime sunuldu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog