Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 31 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA 14 J v U J H UJtl. kultur@cumhuriyet.com.tr Devlet Tiyatrolan'ndaki görevden alma ve atamalara tepkiler artarken Bilgin dava açmaya hazırlanıyor Yasa,Acar'ıyalanlıyortLKAYAIA ANKARA - DT'deki gelişmelere tepki gösteren bir heyet Devlet Ba- kanı ve Başbakan Yardımcısı Abdül- latif Şener'i zıyaret ederek, Kültür ve Turizm Bakanı AtiDa Koç'u şi- kâyet etti. Alınan bilgiye göre, Ti- yatro, Opera Bale Çalışanlan Yar- dımlaşma Vakfı (TOBAV) Başkam Tamer Levent, Devlet Tiyatrolan Çalışanlan Derneği (DETlS) Baş- kanı Mehmet Ege, Konservatuvar Mezunlan Derneği Başkanı Alper Kafa, eski DT Başrejisörii Erhan Gökgücü ile DT sanatçılan Tüncer Yıgıcı ve Mehmet Atay önceki gün basın açıklamasının ardından Baş- bakan Yardımcısı Şener'i ziyaret et- ti. TOBAV Başkanı Levent, Şener'e, Mine Acar'ın atanmasının DT ya- salanna aykın olduğunu anlattıkla- nnı söyledi. Levent, Cumhuriyet'e yaptığı açıklamada, "Sayın Şener'e DT'nin kuruluş yasasına aylan dav- ranıldığı için içinde bıüunulan du- rumdanduyduğumuz üzüntüyüak- tardık. Şener'den arabuluculuk gi- bi herhangi bir talebimizolmadı. M- zün düşüncemizneL DT'nin yürür- lükte oian bir tek yasası var ve biz buyasanın uygulanmasını istryomz. KüJtürBakanı'nmyapügı hatayı dü- zeltmesini istiyonız" görüşünü be- lirtti. "DT'yesaygjsıziıkyapıldrdi- yen Levent, Şener'in kendilerine hak verdiğini söyledi. Levent, "DT Yasası'ndaGeneiMüdüıiükgörevi- ni yapacak kişilerin özfltikleri çok açıkbeürtilmiştir. Yaşananlara kar- şı gösterilen tepkiler örgülü bir ha- reket de değUdir. Tepkiveren insan- lann hepsi DT'yesaygısızhk yapkü- ğmı biküğiiçin sesierini yükseJtiy^r" diye konuştu. Acar, DT Yasası'nı umursamıyor DT Genel Müdürlüğü'ne atanan Mine Acar ise Dünden Bugüne Ter- cûman gazetesine verdiği demeçte kendini savundu. Atamasının yasa- ya uygun olduğunu savunan Acar, "Bugüne kadar A kadrosunda olan devlet sanatçılan bu kununıın başı- na geldiler. Ama, bunun aksini de si- zesöyleyeyim: Avrupa'daçok sayıda dramaturg, Genel Sanat Yönetme- ni olabüiyor.Avrupa'da birçoktryat- ronun başında dramaturg kökenü- ler var. Bizdeki gelenek mi doğru, yoksaAvrupa'daki örneklermi ? Ge- lenek ve etik tartışmasmı belki de sûrdürmek lazun" dedi. Acar'ın açıklamalarına karşın DT Yasası ata- maya izın vermıyor. DT Kuruluş Ya- sası'nın 4. maddesinde Genel Mü- dürlük yapacak kişilerin. "~sahneha- yannda başanlanvla tanmmışsanat- çüar,tiyatroyazarian, eleştinnenle- ri, temayüz etmiştiyatroyönetmen- leri ik ünhersitelerde tiyatro sanaü dahndagörevyapanögretimeteman- lanarasuıdanJ" seçıleceği vurgula- nıyor. B kadrosundayeralanAcar' ın dramaturgluk görevi ise bu özellik- leri taşımıyor. Yasada dramaturglar, DT'nin "uygulancı uzman memur- lan" olarak tanımlanıyor. Teftiş Kurulu raporu ile 19 Ağus- tos'ta görevine son venlen Bilgin'e şu ana kadar herhangi bir ceza teb- ligatı ulaşmadığı öğrenildi. OBAy DETİS, Konservatuvar Mezunlan Derneği başkanlan ile eski DT başrejisörü ve iki sanatçı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener'i ziyaret ederek Kültür ve Turizm Bakanı Koç'un "hata" yaptığını, DT Yasası'nın çiğnendiğini bildirdiler. Şener ise Koç'la görüşeceğini dile getirdi. Devlet Tiyatrosu sanatçüan, önceki gün üç büyük Ude gerçekleştirdikleri eylemler sırasında kurumda yaşananlara karşı imza kampanyası başlaralar. Toplanan imzalar Cumhurbaşkanhğı, Başbakanhk ve Kültür ve Turizm Bakanhğı'na gönderilecek. TOBAV ve TOMEB'den açıklama 'Yanlış atamadan vazgeçilsin9 Sivü toplum kuruluşlan tepkili *Gelişmeleri kaygryla İTliyoruz9 Devlet Tiyatrolan Opera ve Balesi ÇahşanJan Yardımlaşma Vakfi (TOBAV) ve Tiyatro Oyun- culan Meslek Birliği (TOMEB), yaptıklan ortak açıklamayla, 30 Ağustos'un bugünkü Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesin- de simgelen- miş bir tarih olduğunu vur- gulayarak, • "Hükümeti sanat kurumlanndan ve sanatçılardan ellerini çekmeye, onlara köstek değil destek olmaya ve sanatçıyla uğraşmamaya davet ediyoruz." "Biz30Ağus- tos2005'teya- saya uygun ol- madığı için bugün karar- namesiyazıla- rakCumhurbaşkanı'na dahitek- lifedilemeyen, ancakDT'nin can kaybına neden olması pahasına vekaletinin sünnesindeısrar etö- lenyannş atamadan vazgeçiüne- sini istiyonız" görüşünü belirtti. Açıklamada, DT'nin yasasına uygun olmayan bir atama yü- zünden kan kaybettiği belirtil- di.DYP Genel Başkan Yardım- cısı Saffet Ankan Bedük hükü- meti, "sanat kurumlanndan ve sanatçılardan ellerini çekmeye, onlara köstek değil destek olma- ya ve sanatçıyla uğraşmamaya" davet ettiklerini belirtti. Siyasetin en son uğraşması ve kavga etmesi gereken kurumun "sanat" olduğunu belirten Bedük, sa- natçıyı küçümse- yerek, sanatçıyla kavga ederek, sa- natçılan birbirine düşürerek, onlan siyasetin içine çekerek hiçbir amaca ulaşılamayacağını söyle- di. Bedük, "Fakathükümetku- rumlarla kavgaetmeyive bu yol- la onlan sindirmeyi alışkanlık haline getirmiştir. Göreve geldi- ğinden bugüne bilimle kavgab olanAKP hükümetişimdi desa- nata el atmışör" dedi. j Meslek örgütleri ve sıvil toplum * kuruluşlannın 37 temsilcisinden oluşan Ankara Kültür Konseyi (ANKKON), DT'de yaşanangelış- | melerle ilgili açıklama yaptı. Açık- | lamada şöyle denildi: "37 sivfl toplum kuruluşunun oluş- turduğu Ankara KültürKonseyiola- rak bizler, son gün- lerde DT bünyesin- devaşannıaktaolan gefişmeieri kaygıile iztiyoruz. DT, cumhuriyet taribimiz boyunca halkınuza kaliteli, ucuz ve yaygın bir şekilderiyatroyuulaşnrarak, kül- tür ve sanat hayatımıza çok büyük katkılar sağiamış bir kurumdur. Biryandan demokrasi kültürünün yaygmlaşması, diğer yandan kültü- rel gefişim yönünde eğitime katla açısından büyük pay sahibi olan bu kurum,yaşanan sonolaylardan , sonra adeta perdelerini bile aça- ( mayacak bir hale sokulmuştur. t . DT'dekigenşmeler üzerineyöneti- ci, rejisör, sanatçı olarak görev ya- pan birçokkişi umanlannı bıraka- rak görevlerinden aynlmışlardır. Bu insanlann kültür ve sanaü ko- rumak ve kollamak ka>gısı ile bu yolda bir dav- ranışta bulun- malarmasebep olan Sayu Ba- kan, acaba ay- nı kültür ve sa- nat kaygılany- la görevinden istifaedermiy- di?Busorucid- di bir merak konusudur." • "37 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Ankara Kültür Konseyi olarak bizler, son günlerde DT bünyesinde yaşanmakta olan gelişmeleri kaygı ile izliyoruz." Kimse yeni yönetlmle çalışmıyor Devlet Opera ve Balesi koreog- raflanndan thsan Bengier'ın de protestocu DT çalışanlan ile da- yanışma içinbundan böyle DT 'ye dans düzeni çalışması yapmaya- cağını yakın çevresine açıkladıgı öğrenildi. Kültürbakanlan bizzat kültürve sanatadamı olmalı • AB ülkelerindeki tiyatro, opera, bale ve klasik müzik sanatçılannın büyük çoğunluğu ülkemizdeki ödenekli sanat kurumlanna gıpta ile bakıyorlar. Halkın vergileriyle yaşayan bu kurumlar, aldıklannın karşılığını gerekirci bir sanat politikası ve nitelikli ürünlerle ödemek durumundadırlar. ERHAN GÖKGÜCÜ Emekli DTBaşrejisörü-Oyun Yazarı -2- Â taturk'ün başlattığı Türk ay- /\ dınlanması hareketinin ya- JLA. pıtaşlanndan biri olan Mu- siki Muallim Mektebi, giderek kon- servatuvan ve ödenekli sanat ku- rumlannı var etmiştir. Bu yapılann, ülkemizin "medeniyet sevTyemize" katkısınınbilincindeydi çünkücum- huriyetimizin kurucusu ve onun ça- lışma arkadaşlan. Öyle sağlam bir yapı oluşturuldu ki, kerelerce gündeme getirilen özel- leştirme nrtınalanndahasarbilegör- medi, yaşarulan ve giderek boyutla- n büyüyen kültürel yozlaşmaya, kir- lenmeye karşı durdu, hayatuı olum- suzluklanna ve ahlaki değerlerin çö- küşüne sanatın gerektirdiği muhale- fetten vazgeçmedi. sanatseverlere saygısızlık Kendinin, halkı için bir okul, bir hastane gibi gerekli olduğunu ka- nıtladı. Merakhsının araştırması için söyleyeyim; AB ülkelerindeki tiyat- ro, opera, bale ve klasik müzik sa- natçılannın büyük çoğunluğu ülke- mizdeki ödenekli sanat kurumlan- na gıpta ile bakıyorlar. lyi de varlığı, gerekirliği böylesi- ne önemli olan DT, bugün neden bu sorunlarla başbaşa? Küçücükbütçe- si ile (yine meraklısı, Avrupa'nın 3- 4 sahnelı ödenekli tiyatrolannın büt- çeleri ile DT'nin bütçesini kıyasla- sın diyeceğim) kurumu dünyanın en gelişmiş tiyatrolannın dü- zeyıne zıplatan, 365 gün- de il, ilçe ve köy kapsa- mmda 5000'e yakın tem- sille tiyatro sanatını se- yirciye ulaştıran, ıç ba- nşı sağlayan ve bunlar- dan daha önemli olarak, yasasının verdiği hak ve özgürlükleri sonuna ka- dar koruyan bir yönetici- yi görevden alma yolu ile ödüllendiren(!) ve böylece bu ba- şanda payı olan çeşitli kademeler- deki yardımcılannın da istifalanna yol açan; hele bunu yeni bir sezonun başlangıcında yaparak sanata ve sa- natsevere saygısızlığa yönelen eyle- min altında, uzun erimli bir planla- manın kokusu alınabilir mı? Sanat çevrelerinde ve sanatseverlerde fi- lizlenen kaygılan dile getirmekte yarar görüyorum: Dönem dönem gündeme getirilip hedefine ulaşamayan özelleştirme ya da devretme isteklerinin uzantı- sı mı bu sert rüzgârlar? Bu kez "ön- cebaşansızhğa düşmesinisağla, son- ra sat" mantığı ile bazı KlT'lere uy- gulanan planlann şimdi de DT içın ilk adımlan mı atıhyor? Bu komp- lo teorilerinin ger- çeklığini zaman gösterecek. Bence böylesi bir olasılık pek yakında değilse de göz ardı edilmeme- lı. Ama inanıyorum ki böylesi bir gırişimin daha başlangıcında ül- kemizin tüm demokra- tik güçleri sanatın ya- nında yer alacaklardır. Şımdıkinden de ağırlıklı olarak... Ve Sayın Bakan kuşkusuz ki o zaman kendine bağh bir kuruluşu kendi el- leriyle nasıl yıprattığınııı geç kal- mış acısını duyacaktmSon sözler: Sorun, sistem sorunudur. Sanat, ta- rih boyunca özgürlüğünü savunmuş- tur. Bunun aksi icralar "güdümlü sa- nat" diye adlandınlır. Ödenekli sanat kurumlan kendi yazgılaruıı siyasetten bağımsız ıra- delen ve meslek kuruluşlannın kat- kılanyla saptayabilmelidir. Çünkü halkın vergıleriyle yaşa- yan bu kurumlar, aldıklannın karşı- lığını gerekirci bir sanatpolitikası ve nıtelikli ürünlerle ödemek durumun- dadırlar. Son yaşananlann temel çe- lişkisi yıllardır dile getirilen iki öz- leme işaret ediyor: Kültür bakanla- n bizzat kültür ve sanat adamı olma- lı; ödenekli sanatkurumlan da özerk- leşmelidir. Altını ısrarla çiziyorum; özerkleş- me ile özelleştirme arasındaki ben- zerlik, yalnızca ikisinın de aynı harfle başlamasından ibarettir. Ve hep birlikte anımsayalım: Doğru insanlar tanhe yaptıklany- la geçerler; yanlışlar ise doğrulara yaptıklanyla... BİTTİ DEFNE GOLGESI TURGAY FİŞEKÇİ Dikili'de Barış Ateşi Yann 1 Eylül. Dünya Barış Günü. Savaşın ve zorüalığın, gücü olanın hakkı gibi gös- terildiği günümüz dünyasında banş günü, kime ne söyler? Bu ülkede 1950'de Kore'ye askergönderilece- ği zaman 1 Eylül direniş çağrılarıyla kutlanmıştı, demokratik hareketlenn yükseldiği 70'li yıllarda kit- lesel şölen ve göstenlerie de. Daha dün gibi, 1976 1 Eylül günü AçıkhavaTiyatrosu'nudolduran bin- lerce kişiye Konstantin Simonov'un ünlü 'Bek- le Beni' şiirini okuyuşu. 80'lerde Barış Derneği kurucuları askeri hapi- saneye kapatıldı, yıllar sürdü yargılanmalan. O günlerin karanlığı içinde 1984 yerel seçimle- rinde Dikili'de belediye başkanı seçilen Osman Özgüven, bu küçük Ege kasabasını, komşu Mi- dilli adasını da katarak banş şenliklerinin merke- zi yapmıştı. Dokuz yıl sürdü bu banş düşüncesi- nin soluk alıp verdiği şenlikler. İki yıldtr Dıkili Banş, Demokrasi ve Emek Şen- likleri yine Osman özgüven'in başkan seçilme- siyle yeniden yapılıyor. Bu yıl komşu Midilli adasıylagerçekleştirilen kar- şılıklı çocuk kamplarında, yirmi yıl önce ilk ilişki- lerı kuranların çocuklan bir arada yaşamanın ver- diği banş duygusunu tadıyoriar. Yalnızca şenlik programına bakmak bile ne denlı yoğun bir kültür etkinliğiyle karşı karşıya ol- duğumuzu anlamaya yetiyor. Dikilili yöneticiler barış, demokrasi ve emek kavramlarının birer kültürel değer olduğunun ay- rımındalar. Bu yüzden şenlik, bu kavramlan çe- şitli boyutlanyla tartışan, yücelten etkinliklerle do- \u. Şenlik programını ilk gördüğümde küçük bir sahil yerleşimınde bu denli yoğun ve çok yönlü bir kültür programının yapılmasını yadırgamıştım. Ama bütün bu etkinliklerin nasıl canlı, kalabalık, ülkemizin aydınlık yanını ortaya çıkaran bir güç- le dolu dolu geçtiğini, yaşandığını görünce görü- şüm değişti. Şenlik yöneticileri dar kapsamlı yerel bir etkin- lik değil, ülkemizin kültürel gündemine damga vuracak, ufuk açıcı, çağdaş bir program hazırla- mışlardı. Edebiyattan tiyatroya, müzikten karika- türe bütün sanatlann seçkin temsilcileri yayapıt- larını sunuyor ya da alanlannın temel sorunlannı tart/şıyoriardı. Kuşaklar arasında deneyım aktanmı ve payla- şımı da unutulmamış, ülkemizın en yaşlı kuşağı- nın kültür temsilcileri gençlerle buluşturulmuştu. Banş ve demokrasi kültürünü destekleyecek eği- tım, sağlık, sendikal haklar gibi temel ögeler ya- nında, Avrupa Birliği, küreselleşme, insan hakla- n da tartışma konuları arasındaydı. Ülkemizde son yirmi beş yıldır, yeni kuşaklar ala- bildiğine bencil bir bireycilik duygusuyla yetişti- rilir oldu. Birey olacağım derken, insan olma özel- liğini unuttu pek çok gencımiz. Ülke ve dünya so- runlannın uzağında, ilgisiz ve sorumsuz bir yaşam biçimı kondu önlerine. Ancak bu mutsuzluk ve- ria rüzgânn, tersine dönmesi de kaçınılmazdır. Dikili'de yakılan banş şenliğinın ateşi, ülkemi- zin ve dünyanın aydınlık geleceğinin yüzüdür. Banş kültürü bütün ülkemizde yaygınlaştığın- da, "gûndüzlerinde sömürûlmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyetgünleri" ge- lecektir. Paranın padişahlığını, Karanlığını yobazın Ve yabancının roketini yenecek olan tek güç de budur: Bılınçli, aydınlık bir toplum. turgayc« fisekci.com Atatürt kapaklı 100 dergi sergisi • Kültür Servisi - Truva Folklor Araştırmalan Derneğrrun kurduğu Truva Kütüphanesi'nin arşıvınden ve llhan Gülek'in koleksiyonundan seçilen Atatürk kapaklı 100 dergi, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalan çerçevesınde Büyükada Turing Kafe'de, 3 Eylül'e kadar sergilenecek. 1926'dan bugüne Türkiye'nin dergi profilini de gösteren sergi, Adalar Kaymakamhğı öncülüğünde Adalar Belediye Başkanlığı, Ada Dostlan Derneği, Gabya Deniz Izcı Grubu ve Büyükada Kültür Derneği'nin katkılanyla açılıdı. Sergi aynca 4-9 Eylül tarihlen arasında Heybelıada Inönü Evi'nde de görülebilecek. K Ü L T Ü R • Ç İ Z İ K K A M İ L M A S A R A C I r ' ) l
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog