Bugünden 1930'a 5,427,456 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

rSAYFA CUMHURİYET 30 AĞUSTOS 2005 SALI HABERLER IDevlet Tiyatrolan sanatçılan Ankara, Izmir ve İstanbul'da eşzamanlı eylemler gerçekleştirdi **Alkışlarnıız bizhuleolsıın'Haber Merkezi-Devlet Tiyatrola- m (DT) sanatçılan Ankara, îzmir ve tstanbul'da dün eşzamanlı olarak yap- fcaklan basın açıklamalanyla Devlet Xıyatrolan"nda yaşanan "haksız gö- ınevden almalar ve keyfi atamalar"ın durdurulmasını istedi. Sanatçılar, DT"nin yeni Genel Müdürü Mine A c a r ı da istifaya çağırdı. Ankara Büyük Tiyatro önünde saat 1 6.00'da toplanan yaklaşık 30O DT sanatçısına aileleri de eşlik etti. Basın açıklaması öncesınde DT sanatçıla- randan Nurşin Demir W ilüaın Shakes- peareın. MehmetAtay da Muhsin Er- tuğrul'un "siyasilerin sanata müda- halesini kuıayan" sözlerinden örnek- ler sundu. "Siyasi müdahalelere ha- yır". "Haksız görevden almalara ha- yır", "Devlet Tiyatrolarfnı yok etme CHP'LÎ BERHAN ŞÎMŞEK • Devlet Tiyatrolan'nda yaşanan haksız görevden almalar ve keyfi atamalann durdurulmasmı isteyen sanatçılar, Ankara, îstanbul ve îzmir'de düzenledikleri eylemlerde "siyasi müdahaleye hayır" çağnsı yaptı. Yapılan basm açıklamasında, "DT'de yaşananlar. Cumhuriyetin en büyük sanat kurumuna yapılan saldınnm göstergesidir" denildi. gi rişimine hayır" sloganlannı atan sa- natçılar adına basın açıklamasını ya- pan MünirCemal, sanat dünyasının or- taçağ anlayışına sürüklenmek isten- diğini kaydettı. Cemal, "DT'deyaşa- nanlar, Cumhuriyetin en büyük sanat kurumuna yapılan saJdınnın gösterge- sidir. Bu girişim, kendineDevletTiyat- rolan'nm fıkri ve vicdanı hür çalışan- lan arasından işbüükçi bulamayacak- tır. Biz Devlet Tiyatrosu çahşanlan. halkuı tiyatrosunun tüzelkişiliğinin keyfi atamalaıia çiğnenmesine izin ver- meyecek, kurumumuz özerk bir yapı- yakavuşnmılana kadardireneceğiz. Al- kışlannız bizimle olsunL" dıye konuş- tu. Cemal, Şu anda Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü koltuğunda oturan Mine Acar'm da bir an önce istıfa et- mesi gerektiğini söyledi. DT sanatçı- lan ve ailelerinin yanı sıra Ankara'da- ki tüm damaturglann da basın açıkla- masına katılması dikkat çekti. CUMOK ve tiyatro eğituni alan öğ- rencilerin de destek verdiğı eylemm ardından sanatçılar, açtıklan stantta DT'de yaşananlara karşı imza topla- dı. Sanatçılar imzalan Cumhurbaş- kanlığı, Başbakanlık, ve Kültür Bakan- lığı'na gönderecekler. îstanbul'da da Devlet Tiyatrolan'nda- ki görevden alma ve atamalara tepki gös- teren sanatçılar. yazarlar ve tiyatrose- verler Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde bir araya gelerek Kültür ve Tu- nzm Bakanlığı'nı protesto etti. Eylemde. Izmit Şehir Tiyatrolan, Îstanbul Şehir Tiyatrolan Oyuncula- n Derneği (İŞTİSAN), Devlet Tiyat- rolan Opera ve Balesi Çalışanlan Yar- dımlaşma Vakfı (TOBAV), Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, Özerk Sanat Konseyi v e Devlet Tiyatrosu çalışan- lan bildiriler okudular. Devlet Tiyat- rosu çalışanlannın bildirisini tiyatro sa- natçı Can Gürzap okudu. Özerk Sa- nat Konseyi Yönetim Kurulu adına Vecdi Sayar'ın sunduğu bildiride ise "De\ietTîyatrolan Genel Müdürü Le- mı Bilgin'igörevdenalanzihniyetikı- nıyoruz" ifadelerine yer verildi. 'Uygulama önceden tasarianuT tzmir sanat çe\Tesi de DT'de yaşa- nanlan alkışlarla protesto etti. Izmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi önün- de toplanan sanatçılar adına açıkla- ma yapan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğ- retimüyesi Prof. Dr. ÖzdemirNutku, yapılan uygulamalann önceden tasar- lanmış olduğunu iddia etti. 'Bakan bizi uyutuyormuf • DT'yi AKP'nin ti- yatrosuna dönüştürme operasyonu yapıldığını söyleyen Şimşek, "Ay- dınlanmız DT'deki depremle ilgili Başba- kan'dan da randevu ta- lep edecekler mi me- rak ediyorum" dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Îs- tanbul Mılletvekılı ve sinema sanatçısı Ber- han Şimşek, "manşederin efendia" diye nite- lendirdiği Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un Devlet Tiyatrolan"nda başlattığı kıyı- rru. "bağımlı sanat kurumlanyaratma vetiyat- royu devletin değil, AKP'nin tiyatrosuna dö- nüştürme operasyonu" olarak nitelendirdi. Koç'un, bakanlığa geldikten sonra "uyukla- masıyla" kamuoyu gündemine geldiğini belir- ten Şimşek, "Ama bu atamalardan ve vunıtiar- dan arüadığımız, Sayın Bakan uyumuyormuş. Sayın Bakan uykusuyla gündeme gelerek bizi uyutuyormuş" diye konuştu. 'Bakan'ın suçlamalan konük' Bilgın'ın yerine atanan Mine Acar'ın genel müdür olma niteliklerine sahip olmadığını be- lirten Şimşek. Koç'un Bilgin'e yönelttiği suç- lamalann ise "komik" olduğunu dile getirdi. Şimşek, "Genel Müdür siyasi kaygılarla ve si- yasi bir kararla görevden alınmıştır'' dedı. Son operasyonla laik cumhuriyetin en önemli ku- rumlanndanbinnin daha tüzelkışilığını ve özerk kimliğını kaybetme sürecine girdiğini kayde- den Şimşek, bu gırişimin altında "bağunh sa- nat kurumlan yaratma ve DT'yi devtetin değil AKP'nintiyatrosunadönüştünne" anlayışının yattığını kaydetti. Bakan Koç'un daha önce yaptığı gaflar ne- deniyle "özür dileme geteneği'' olduğuna dik- kat çeken Şimşek, "Şimdi tiyatnjya karşı bir gaf yapmaktadır. Sayın Bakannı tüm tiyatro cami- asuıdan özür dilemesini bekHyoruz" dedi. Bir grup yazar ve gazetecinin Kürt sorunu konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüş- melerine de göndermede bulunan Şimşek, "Cl- kemizin değerti aydınlannın. ti\ atroda yaşanan bu depremle ilgili Sayın Başbakan'dan rande- vu talep edip etmeyeceklerini çok merakediyo- rum" dıye konuştu. Şimşek, geçen >il TBMM'de kabul edilen "Sinema Filmlerine Destek Yasa- sı"nın hükümetin çıkardığı yasaya aykın yö- netmelikle "sinemayıdesteklenıemey-asasınadö- nüştürüldüğünü" savundu. Şimşek, çıkanlan yönermeliğin, sinema filmlerinin destek alma- sını neredeyse olanaksız hale getirdiği için baş- vuru sayısının sınırh kaldığıru ifade etti. 'Çirkin siyaset sanata da bulaştı' Rahşan Ecevity Devlet Tiyatrosu çalışanlannın tepkisinin, iktidann hışmına uğramış diğer kurumların çalışanlanna da örnek olması gerektiğini vurguladı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Eski DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit Devlet Tiyatrolan'nda yaşanan görevden alma operasyonla- nna tepki gösterdi. Bir süredir yapılan "çirkin sh'asetr> in sanata da bulaştığı- nı kaydeden Ecevit. bir genel müdü- rün görevden alınabileceğini, ancak yerine yapılacak atamanın yasaya uy- gun yapılması gerektiğini ifade etti. Genel Müdürlük görevine bir sanat- çı yerine oyun yazan getirilmesinin dikkat çekici olduğunu belirten Ece- vit. DT'deki protesto istifalanna dik- kat çekerek şu görüşleri dile getirdi: "îk- tidar bu toplu istifalaria ilk defa pro- testo edilmiş oluyor. Bu onurlu ve ce- sur davraıuşianndan dolayı DT çahşan- larmm kudanması gerekir. Onlar,Türk miDetinin haksızhklar karşısında sin- meyen ve savaşan bir milet olduğunu göstennişlerdir. İktidann hışmına uğ- ramış diğer kuruluşlann çahşanlanna da bu olavın örnek ohnasmı diİKorunı." DT açılışaçeyrekkalakaosa süriMendiERHANGÖKGÜCÜ Emekli DT Başrejisörü-Oyun Yazan "|"-*yevlet Tiyatrolan'nda son ya- ır, sh^asetm sanata hük- ' metme aaşkanhğmm tipikbir örneği. Benzer senaryolar daha ön- ce de ekranlara yansımamış değildi. Ancak uygulamanın gerek kurum içinde gerekse sanat çevrelerinde bu denli büyük tepki görmesi, bıçağm kemiğe dayandığını gösteriyor. Si- yasetin bürokrasiye ülkemizdeki ba- kış açısında ne acıdır ki "Egemen ola- mıyorsan yanhşı ara; bulamrvorsan yarat" mantığı geçerli. Bir çelişkiler yumagı Bu satu-lann yazıldığı 25 Ağustos gününe kadar olanlar da bunu kanıt- lıyor. Sahte olduğu kanıtlanmış bu- lunan üıbar mektuplanna dayarula- rak açılan soruşturmanın kapsamı, genel müdür, bakanın DT Yasası ve geleneğine, tiyatro sanarının gerekir- lerine aykın taleplerine direndikçe genişletildi. Bu noktada "Sayuı Lemi Bilgin bakanükla arasında geçenleri bü- rokratik disiptine titizük göstererek le gündeme düştü. DT, sezonun açılışma çeyrek ka- la bir kaosa sürüklenmiş durumda- dır. Bu oluşumun asıl takdir edile- cek yanı, kurum çalışanlannın ya- salannı, sanatın ruhunu onurla sahip- lenmeleridir. Bundan sonra ne olacak? Uzun lendirildiğini kabul etmelidir. Bu- nun açık göstergesi de kurumun ve sanata duyarlı çe\Telerin tepkisidir. Ancak korkanm ki bunun tam aksi olacak ve gerek kurumun içinde, ge- rek basın dünyasında bir taraftar cep- hesi oluşturulmaya çalışılacak. Bu görüşün ilk işaretlen belirmeye baş- • Devlet Tiyatrolan'nda son yaşanan olaylar, AKP hükümetinin sanata bakışının tipik bir örneği. Siyasetin bürokrasiye ülkemizdeki bakış açısı ne acıdır ki "egemen olamıyorsan yanlışı ara; bulamıyorsan yarat" mantığı geçerli. saklamakia, i>i mi etti?" diye bir so- ru geliyor akla. Çünkü çelişkiler ilk kez, doyumsuzluklannı politik des- teklerle gidermeye çahşanlann ku- rumun personel müdürlüğüne tele- fon edip bakanlıktan atama yazıla- nnın gelip gelmediğini sormalan. arduıdan da yalanlanyla yeni bir yö- netim kadrosu kurma girişimleriy- zamandır içinde yer almaya çalıştı- ğımız AB ülkelerinde böyle bir skan- dal en azından, bu süreci başlatan il- güüerin hatayı görüp düzeltmeleri ile sonuçlann". Batı'da öraekleri de var- dır. Ne var kı bizde bir bakanın ge- ri adım atması dirayetsizlik olarak gö- rülebilir. Yine de Sayın Bakan yanhş yön- ladı. Bir gazete Sayın Bilgin'in tef- tiş raporlanna ulaştığım açıklaya- rak gerçekliği kuşku uyandıran ba- zı iddialan gündeme getirince, ne yazık ki kendime bile yabancılaşa- rak şaşmnadığımı dehşetle fark et- tim. Soruşturmalar ve teftiş rapor- lan "gizli" başlıklıdır. Yalnızca bakanlığın ilgili makam ve birimlerinde saklı kalması ve an- cak bir mahkeme aşamasında orta- ya çıkması gereken dosyalar o ga- zeteye kimlerce sızdınlmıştır? Bu suç değil midir? Sayın Bakan bu konuyu da ele al- malı: doğruluğunun ve geçerliliği- nin son noktasını ancak Türk adale- tinin verebileceği bir konuda bırile- rinin ortalığı bulandırmak, kamu- oyunu şaşırtmak için girdikleri bu kulvan kapatmalıdır. Cumhuriyet'iıı övünçleri Yaşanan çelışkilenn dikkat çeken bir başka boyutu da Sayuı Müste- şar'ın, bir TV söyleşısinde DT'nin dünyanın en büyük tiyatrosu olma- sından rahatsızlık duyduğunu gös- teren tavrı. Evet, bu doğrudur ve cumhunyetimizin ö\-ünçlerinden bi- ridir ödenekli sanat kurumlanmız. ., SÜRECEK SALI ORHAN BURSALI Radikal Oneriler Hayır, şu sınavlann peşini bırakmamak gerekir. Bu sınav rezillığinı toplumca tartışmak gerekmez mi? Bu ne suskunluk! Aslında, sınava ve dersha- neye dayanan eğitim sistemindeki paydaşların ço- ğu sistemi tartışmak istemiyor. Sınav sonuçlarının yüceltildiği bu ülkede, "başarılılann" en değerti burslarla kapışıldığı bu sisteme dokunmak, şüp- hesiz kimsenin işine gelmiyor. Sorduğunuzda, evet adaletsizlikyaratıyor, evet çocukların beyinlerini dumura uğratıyor, evet ya- ratıcılığı öldürüyor, evet kazanan çocuğun üniver- siteye vb. ilgisi azalıyor, evet fırsat eşitliğini srfıriı- yor, evet... demelerine rağmen.. örneğin bazı yö- relere pozitif aynmcıhk uygulanmasına karşı olan- lar diyor ki, iyi üniversıtelerin eğitim seviyesini dü- şürecek.. Üniversıtenin bu öğrencileri özel bireği- timden geçirerek seviye yükselmesini sağlaması- nı da mümkün görmüyorlar! • • • Burada radikal düşüncelere yer vereceğim.. Birincisi, örneğin şimdiden ilan edilerek, üç yıl sonra üniversitelere sadece yeni mezunlann alın- ma kararı! Bugüne kadar üniversite hakkını kay- bedenler kusura bakmayacak ve ileride durumun değişmesini bekleyecek.. Böylece büyük bir ola- sılıkla üniversiteyi bekleyenlerin sayısı hızla eriye- cek.. Bu durumda bütün yeni mezunlann istedik- leri üniversite ve bölüme yerleşmesi mümkün ola- bilir.. Çok yığılmanın olduğu koşullarda, üniversi- telerin kendileri seçme sınavı yapabilir. Ikincisi: Hızla yeni üniversiteleraçılabilir.. 40-50 tane birden! Bu kararla birlikte, üniversiteler ara- sında farklılaşma gündeme gelir. Böylece diplo- malarfarklılaşır. Üçüncüsü, eğer yoksul bölgelere sınavlarda pozitif aynmcıhk yapılmıyorsa, Milli Eğitim Ba- kanlığı, kaynaklannın büyük bölümünü bu böl- gelere ayınr.. iyi öğretmen, iyi okul vb.. böyle- ce fırsat eşrtliğine doğru bir adım atılır.. Bu ara- da, zorunlu eğitimin hemen 12 yıla çıkartılma- sı da şu dershane ve sınav rezaletinin etkile- rini minik de olsa birazcık azaltacaktır.. • • • Kadir Has Üniversitesi'nden Prof. Dr. Canan M. Karatay, önerileriyle katkıda bulunuyor: * Her gencin üniversıtede okuması şarttır, kanı- sını yıkmak gerek. Sayın Özilhan çıraklık progra- mı sonunda en yüksek puanı üniversite mezunla- rına vermedi. Bir lıse mezununu işe aldı. * Yüksek eğitimden önce, asıl problem, ana- okulu ve ilköğretim, yani temel eğitim. Çocuklara bu kurumlarda hiçbir şey verılmediği için herkes dershanelere; ilköğretimde hiçbir beceri geliştiri- lemediği için herkes yüksekokullara koşuyor. Yük- sek eğitim hayati sorun değil... * Milli Eğitim senelerden beri ilköğretimi yüzüne gözüne bulaştırdığı için topu yüksek eğitim prob- lemine attı. Sen kimseyi eğitme, cami açacağın yer- de eğitim beceri kurumu açma, dershanelere yö- nelt gençleri. Var mı böyle bir sistem dünyada!.. * Milli Eğitim'in imamlann elinden kurtanlması ge- rek. önerim: Askerlerin tüm olanaklannın kullanıl- ması. Zaten doğuda uygulanan bir sistem bu. * Gelişmış ülkelerden Ingiltere, eğitimi en yük- sek bir ülke. Orada İlköğretim son derece kuvvet- li ve beceri geliştirme, çocukların kendilerini bul- ma, kendilerine güven geliştirme, toplum bilinci oluş- turma, ağırlıklıdır. Fizik dersini çocuklar laboratu- varda bir radyo parçalayarak, telefonun içini aça- rak ve tekrar birleştirip yaparak ders görür. Kimya da fotoğrafçılık da öyle. Bu gruplar da 10-15 kişi- yi geçmez. Her gün de yaptıklan hakkında rapor yazar ve dönem sonu laboratuvarda imtihan olur. Puan, kredi toplar. Değerlendirmeler sonucu yük- seköğretim imkânları doğabilır ya da doğamaz. * Sonuç: İlköğretimde uygulamalı eğitime ge- çilmesi şarttır. Paralı ve cahil anne ve babalann elin- den genç dimağları kurtarmak gerekir. Ayrıca, eği- timi bu kadar sorunlu olan ya da hiç eğitimi olma- yan bir millette uzun ve aylarca süren yaz tatili ya- pılmamalı. Ingiltere'de yaz tatili 3-4 haftayı geçmez. Sayın Karatay'a tamamen katılıyorum.. obursali« cumhuriyet.com.tr. Köyde şort yasağı I Ç.\X4KKALE (Cumhurivet) - Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Abdiağa köyünde şortla dolaşılması yasaklandı. Yaz tatillerinı geçirmek ve yakınlannı zıyaret etmek için köye gelen gençlerin, sıcak havanın da etkisiyle köy içinde şortla dolaşması. özellikle yaşlılann tepkisini çekti. Durumdan rahatsızlıîdannı köy muhtan Mehmet Mutlu'ya bildiren köylülerin istemi üzenne, köy meydanında şortla dolaşım yasaklandı. Mutlu, "Gençlerin, köy gelenek ve göreneklerine uymalannı istiyoruz" dedi. Bombalı eyleme 40 yıl hapîs istemi • İstanbul Haber Senisi - Galata Köprüsü'nün altındaki bir lokantaya bomba koyarak biri turist 2 kişinin yaralanmasına neden olduklan iddiasıyla terör örgütü PKK üyesi 3 kişi hakkında da\a açıldı. îstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Necat Öztekin, Mehmet Abay ve Hanefi Kuzu"nun sabotaj, istihbarat ve suikast konularında eğıtildiği ve turistik tesislere yönelik sansasyonel nitelikte eylemler gerçekleştirmek üzere îstanbul'a gönderildiği vurgulandı. İddianamede, sanıklann 40'ar yıl hapis cezasına çarptınlmalan istendi. I ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Enerjı ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, DYP Milletvekili Ümmet Kandoğan'ın isteği dışında yer değiştiren personelle ilgili soru önergesine \erdiği yanıtlarla ilgili olarak gazetemizde yayımlanan haber üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada. "personelin isteği dışında her yer değişikliğınin mutlaka kadrolaşma kaygısıyla yapılmadığı. 95 bin personelin çalıştığı kurumlarda iki yılda bin kişinin yer değişikliğınin kadrolaşma tablosu olarak sunulamayacağı" kaydedildi. Değişiklıklerin çoğunun bakanlığa bağlı KÎTTerde yeniden yapılanma nedeniyle verimliliği arttırmak için yapılan zorunlu değişiklikler olduğu savunulan açıklamada, değişikliklerle verimin arttığı enerji fiyatlannın düştüğü iddia edildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog