Bugünden 1930'a 5,426,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

30 AĞUSTOS 2005 SALI CUMHURİYET SAYFA JV U JLJ J. U M\ kultur@ cumhuriyet.com.tr 15 Osman Numan Baranus, ömriinün altmış yılını, yirmi bir kitap tutan, kendi deyişiyle 'özünler' yazmaya verdi İyi geceler kalemlertuşlar HÜSEYİN ATABAŞ Osman Numan Baranus, bir şa- ırin ya da yazann da her insan gibi sonunun nereye varacağını bildi- ğinden, on beş yıl kadar önce şöy- le demişti 'Esenleme' başlıklı şi- irinde: "tyi geceler yazlar kışlar, / tyi geceler dağlar taşlar, / İyi ge- celer kurtlar kuşlar, / İyi geceler pelürler kuşeler, / İyi geceler ka- lemler tuşlar, / İyi geceler gerçek- ler düşler, / İyi geceler insan kar- deşler!.." (Gebe Gece / Aydın Ki- tabevi Yayınları. Ankara 1990) 4 Ağustos 2005 günü saat yirmi üç sulannda eve geldiğimde, masa- mın üstünde kızı Meva'nın, Bara- nus'un pelürlere kuşelere. kalemle- re fuşlara ve insan kardeşlere son kez 'İyi geceler' dediği telefon no- tunu buldum. Hâlâ Ankara'da yaşa- yan iki-üç edebiyatçı eski dostunu arayarak haber verdim. Benden ön- ce 'acı' haberialanlarolmuştu. On- lardan biri. "Cenazesinde bulun- mayı çok isterdim, ama yarın önemli bir işim var, bırakıp git- mem mümkûn değil" dedi. Ben dahil, sanki hiçbirimiz günün birin- de işlere güçlere 'İyi geceler' de- meyecekmişiz gibi davranıyoruz!.. Olüm, sonsuz birgece midiraca- ba, uyunulan ve bir daha uyanıla- mayan? Ömür ise ölüm hiç olmaya- cakmış gibi yaşanılan!.. İkl deneme kltabı vardı Osman Numan Baranus. yetmiş beş yıllık ömriinün altmış yılını, yirmi bir kitap tutan, kendi deyişiy- le 'özünler' (şiirler) yazmaya ver- di. Ayrıca, poetika üzerine yazıla- nnı topladığı iki deneme kitabı ya- yımlamıştı. Şiirlerini granitler, ku- şeler ya da cezaevi duvan üzerine; kurşunkalem. dolmakalem, tüken- mezkalem ya da zulada kama ve yontucu murcu ile kazıdığını söy- lerdi. Bu bir anlamda onun şiire olan tutkusu ve kendi şiirine güve- nınin göstergesiydı. Ona göre; "Duygularla düşüncelerin uçu- şurken takılıp toplandığı, oğul verdiği defterlerle kalem ne za- man ki kolayca edinilir, yoz ürün- ler verilir; ne zaman ki zorca edi- Osman Numan Baranus (solda) ve Melih Cevdet Anday birlikte. O,sman Numan Baranus şiirlerini granitler, kuşeler ya da cezaevi duvan üzerine; kurşunkalem, dolmakalem, tükenmezkalem ya da zulada kama ve yontucu murcu ile kazıdığını söylerdi. Bu bir anlamda onun şiire olan tutkusu ve kendi şiirine güveninin göstergesiydi. nilir, Öz ürünler verilir." (Okul- suzculuk Özün Yayınlan, Ankara 1986) Ömrüne yalnızca şiirin anlam verdiği Osman Numan Baranus'u günümüz gençlerinin bildiğini, ta- nıdığını sanmıyorum. Eğer tanısa- lardı, alçak dağlan kendilerinin ya- rattığı yanılsamasına düşmezlerdi. Ilk kitabını 1945 yılında on beş ya- şındayken yayımlayan ve bu kitap- taki 'Mektup' başlıklı şiirde: "Ya- lan da yok, küşiim de, / Gözle- rimde tütüyorsun / Sevgili kar- deşim Ahmet Aksu. / Zayıflamış- sın gibi gördüm düşümde, / Sen de nıi oruç tutuyorsun / Sahur- dan, iftardan yoksun? //İnsanoğ- lu / Kurtulamayacak mıdır tut- sakljktan, / Keiepçeleri sökebilse de, / Prangaları kırabilse de / Ve, haykırabilse de / Enginlere?" (Toygan tkincı Basım, Özün Ya- yınlan / Ankara 1985) dediği için dört buçuk ay cezaevinde kalmış, mahkemenin Yahya Kemal Beyat- ü'dan aldıgı bilirkişi raporu üzeri- ne aklanmıştı. Çocuk yaşında aldığı bu ağır dar- benin belki de şiirlerinde ve yazı- lannda epey değişik ad kullanma- sının nedeni olmuştu. Ad değiştir- me konusuyla ilgili olarak 'Toy- gan'ın ikinci basımına yazdığı 'Er- gen Özüne Ergin Önsöz'de şöyle diyor: "Aruzu denediğim, birka- çını da kitabıma aldığım özünle- rimde mahlasım Abad idi. Kitap- tan önce de, sonra da yazı ve özünlerimde, değişik adlar kul- landım. Dokuza on iki boyutun- da bir fotoğrafımın arkasında ya- zılan, sanat yolundaki aşamaları- nı belirlemek için Kasırga Osman, Osman Gazioğlu, Abad Osman, Osman Kemal, Nuri Doğan, Nu- man Evranos, Kasırga Onurdal, Doğan Kasırgaoğlu, Onur Dolu, Osman Numan Baranus adlarını kullanan bu ozanın asıl adı Os- man Nuri Doğan'dır." Sonra bir gün Turgut Uyar'ın, "Biz seni ar- tık bu adla tanıyoruz" demesi üzerine Osman Numan Baranus'ta karar kılmış. Aykırı' olmak Uzunyayla Çerkezlerinden ve Bahriye Nazın CemaJ Paşa'ya ma- iyet memurluğu yapmış olan Ka- sırgazade Gazi Bey'in, tümü yük- seköğrenım görmüş, biri kız yedi çocuğundan biri olan Baranus, kar- deşler içinde en 'aykın' olanıymış. Bir şainn uyumlu olması da bekle- nemezdi kuşkusuz! Ama Osman Numan Baranus; toplumculuğu, ilericiliği şair olma- nın ayncalıklan değil, şair olma- dan önce insan olmanın ilk ve temel koşulu sayardı. Bu sağlam görüşten devinerek sevgiyi insanoğlunun en önemli özelliği olarak görür ki bu nedenle onun sevgisi göstermelik bir eylem değıldi. Bunun böyle ol- duğu tüm yazdıklannda görülür: "Demem o ki, yeryüzünü yeryü- zü eden / En olumlu eylemlerin tümünden / Sevmek üstün, sev- mek güzel, sevmek gür, / Sevmek egemen." (Sevmek Egemen / Özün Yayınlan, Ankara 1975) Kaç kişi farkındadır, bilmiyorum ama; De- niz Gezmiş, YusufAslan, Hüseyin İnan için en büyük arutı Baranus dikmişti. O da 'Sevmek Egemen' kitabın- daki beş yüz dört dizelik 'Anıt Özün'dür. Osman Numan Baranus'un tek şanssızlığı, şiirindeki ritmi, bizim kulagımızın ahşık olduğu arabeske indirgememesidir!.. Ölümüne de en çok, çok istediği halde, tüm şiirle- rini tek ciltte yayımlanmış olarak kitapçı raflannda görememiş olma- sı nedeniyle üzülüyorum. Son yıl- lannı, bu özlemini gerçekleştirme uğrunda, özensiz insanlann yol aç- tığı sıkıntılar ve hastalıklar içinde geçirmiştı. Kalemler, tuşlar, pelürler ve kuşeler de sana iyi geceler diliyor sevgili ağabeyim. Altyazısız medya deneyimi öyküleri Yaşadıklannı anlattılar SELCEN AKSEL 9. Uluslararası Istanbul Biena- li'nin konuklanndan Ingiliz sa- natçı Phil Collins, geçen cumar- tesi günü, 27 Ağustos'ta The Marmara Oteli Balo Salonu'nda bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı, Collins'in de vurgula- dığı gibi. onun sözcükleriyle 'te- levizyon uzmanları', Sabret, Mürvet, Kibriye, Serpil, Ayten, Cihan, Rafet, Meral, Recep, Nuray, Fazilet, Sevgi, Gülizar, Selçuk, Songül'ü basın mensup- lanyla buluşturmayı amaçlıyor- du. 'Reallty show' Toplantının bu konuklan, sa- natçının bienalde" yer alacak olan ılgi çekici tasansı 'Gerçeğin Ge- ri Dönüşü'ne katılan isimler. Bu tasanya katılma ve bir parçası ol- malannın nedeni, daha önce çe- şitli özel TV kanallannda 'reality show'lara katılmış ve medyanın bu tartışılabilir boyutunu tüm yönleriyle bire bir görmüş olma- lan. Adı geçen bu tasarıntn önem- li bir parçasını, moderatörlüğünü Collins'in üstlendiği bu basın toplantısı oluşturuyor. Collins, ta- sanya katılanlarla yaptığı söyle- şiler, daha önce özel olarak çekı- len fotoğraflar ve basın toplantı- smdan görüntülerden derlediği bir sergiyle yer alacak bienalde. Söz alanlar, yaşamlannı olum- ;u ya da olumsuz, büyük ölçüde etkileyen 'TV'den nıiJvonlara seslenme' deneyimlerini kendi istedikleri açıdan değerlendirdi- ler. Kimi katılımcılar daha önce TV'de dile getirdikleri öyküleri- ni tekrarlamayı seçerken, bir in- sanın çare aramak için vaatlerin çoğunun turulmadığı bu prog- ramlara çıkması yerine başMira- bileceği mercilerin oluşturulma- sı gerektiğini düşünenler de var- dı. Kimi TV'de yaşadıklarına uzaktan bakarken. kimisi için de söz alabileceği bir platform yara- tılmış olması memnunluk veri- ciydi. Collins'in de önceliği on- lara verdiği bu tasansında yap- mak istediği gibi, 'gerçekyaşam öykülerini' medya ve TV'nin sunduğu 'reality show'lann için- de nasıl, hangi şartlarda yer al- dıklanm, yaşamlannın ne yönde etkilendiğini dolaysız ve özgürce dile getirmiş oldular. 'Uzman' kişiler olarak... Collins, katıhm- cılann onun tasansında 'yukarı- da, yalıtılmış' bir yerde oldukla- nnı ve aleyhlerine işleyen tek şe- yin kaçınılmaz olarak zaman ol- duğunu vurguladı. Medyanın kurgulama aşamasında ihanet edebilen yanına dikkat çekerken. kendisininse özellikle insanlann öykülerine büyük ilgi duyduğu- nu söylüyor. "Kamera öyle bir şey ki" diyor Collins, "Ozgür- leştiriyor, bir yandan da nor- malde söylemeyeceğin şeyleri size söyletebilir. Tebditkâr bir jjanı bu.". Film festivali 3-8 Eylül tarihleri arasında Novosibirsk'te yapılacak Belgesel sinema buluşması Küirür Servisi - '8. Sibirya Buluşması Bölgelerara- sı Belgesel Film Festivali', 3-8 Eylül tarihleri arasında Novosibirsk'te yapılacak. Belgesel sinema alanında ça- lışan kâr amacı olmayan kuruluşlan ve belgesel film ya- pımcılannı biraraya getıren festivale, Rusya'nın yanı sı- ra Fransa, Almanya, Belçika, îngiltere, Hollanda, Finlan- da, Macaristan, Bulgaristan, Sırbistan, Hırvatistan, Tür- kiye, Çin, Iran ve Yenı Zelanda'dan yapımcılar ve belge- sel sinemaya ilişkin çalışmalar yürüten kuruluşlar katı- lacak. Festivalde Türkiye'yi temsil etmek üzere Ajans 21 'in kurucularından yapımcı ve yönetmen Nurdan Ar- ca davet edildi. 5 Eylül akşanu düzenlenecek 'Türki- ye'den Filmler' adlı özel programda Ajans 21 yapımı üç film yer alıyor. Ilk olarak Dostlar Tiyatrosu'nun 30 yı- lını, arka planda Türkiye'nin sosyal- siyasal tarihiyle bel- geleyen Nurdan Arca'nın yönettiği, AtiJa Alpöge'nin senaryosunu yazdığı 'Dostların Tiyatrosu' (Dostlar Company) gösterilecek. Ardından Özcan Arca nın yönettiği, Nurdan Arca'nın senaryosunu yazdığı ve metinlerini Zeynep Oral'ın yaz- dığı 'Ezgili Yürek, Ruhi Su' (Music "ofthe Heart, Ruhi Su) gösterilecek. Birecik Barajrnın yapılmasıyla Fırat"ın sulan altında kalankentin sessiz ölümünün kısa filmi olan 'Gülen Ay- va Ağlayan Nar' ızleyiciyle buluşacak. Özellikle Novo- sibirsk'te yaşayan Türki diaspora için ilginç olan Kazan Film stüdyosunun fılmleri gösterilecek. Dünyanın en bü- yük belgesel film festivali olan IDFA'nın (Uluslararası Amsterdam Belgesel Festivali) kurucusu Jan Vrijman filmien için özel bir program yapılacak. Aynca Maca- ristan 'dan, Yeni Zelanda'dan parlak belgesellenn yanı sı- ra Çin'den Harbın Vang Dongdong'un katılımıyla ulus- lararası festivallerde çok başan kazanan filmi 'Trisiklet- le yolculuk' ve Rus sinemasının parlayan yıldızlarından Aleksey Fedorçhenko'nun ilk uzun metrajh filmi 'Ay'a İlk Ayak Basan' (The First on the Moon) adlı filmi gös- terilecek. Novosibirsk, Ekaterinburg, Kazan ve Ir- kutsk'tan Sibiryalı sinemacılann katılacağı festivalin bu yılki konuklan arasında Macaristan, Fransa, Hollanda ve Çin'de yapılan festival organizasyonlarının temsilcileri de katılacak. Filmler arasında bir yanşma düzeni içer- meyen festivalin en ilginç organizasyonlanndan biri ise 'En İ\ı Sevirci' ödülü vermesi. L Nihat Akçan'ı kaybettik Kültür Senisi - Konservatuvann ilk dönem me- zunlanndan olan sanatçı Nihat Akçan dün îstan- bul'da vefat etti. Sanatçı için 2 Eylül Cuma günü saat 10.00'da Istanbul AKM Büyük Salon'da tören düzenlenecek. Teşvikiye Camii'nde kılınacak öğle namazımn ardmdan Akçan, Florya Şenlikköyü Me- zarlığı'na defnedilecek. 1926 yılında Istanbul'da doğan sanatçı, Devlet Konservatuvan Tiyatro Bölümü'nden 1949'dame- zun oldu. 1950 yılında Ankara Devlet Tiyatro- su'nda göreve başladı. 1957-58 yıllan arası Ada- na Belediyesi Şehir Tiyatrolan'nda görev al- dı.1981 yılında ıstanbul Devlet Tiyatrosu'na ge- çen sanatçı-rejisör Akçan 1991 yılında emekli ol- du. Nihat Akçan'ın rol aldığı ve yönettiği oyunlar- dan bazılan şöyle: 'Melekler ve Şeytanlar' (1950- 51), 'Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası' (1951 -52), 'Köşe Başı' (1951-52 rejisöryrd. ve oyuncu), 'Yan- hş Yanhş Üstüne' (1952-53). 'Çayhane' (1954- 55), 'Finten' (1956-57- uyarlama- rejisör yrd. ve oyuncu), 'Onikinci Gece' (1957-58), 'Hırsız' (1958-59). 'Köroğlu' (1960-61), 'Ağaçlar Ayak- 'Yedi Balkonlu Ev' (1961-1964) oyununda Olcay Poyraz ve Nihat Akçan birlikte. ta Ölür' (1961-62 rejisör yrd. ve oyuncu), 'İçer- dekiler' (1964-65 rejisör), 'Keziban' (1965-66 re- jisör), 4 Yedi Balkonlu Ev' (1965-66), 'Bu Hesap- ta Yoktu' (1973-74 rejisör), 'Merdiven' (1976-77 rejisör), 'Cimri' (1977-78 rejisör), 'İki Kişilik Hırgür' (1981-82 rejisör), 'İki Efendinin Uşağı' (Istanbul 1982-83 rejisör), 'Derya Gülü' (Istanbul 1984-1985 rejisör), 'Toprağı Bol Olsun' (Istanbul 1985-86 rejisör). Peter Jackson'dan korsana tepki Kültür Servisi - 'Yüzüklerin Efendisi' sensinin yönetmeni Oscar ödüllü Peter Jackson, korsan filmlerin Hollywood'un film sektöründen çekilmesine sebep olabileceğini ileri sürdü. Amerika'nın saygın gazetelerinden New York Times'ta yer alan haberde, Jackson, film sektörünün yıllardan beri filmlenn değişik şekillerde yağmalanmasıyla mücadele ettiğini ancak içinde bulunulan dijital çağda korsanlığın daha kapsamlı ve kazançlı bir hale gelmesinden dolayı sektör için çok daha büyük bir ekonomik tehdit oluşturduğunu belirtti. Aynca bu durumun sürmesi halinde hiçbir yapımcının yeni filmleri finanse etmeyeceğini de sözlerine ekledi. 1. Tire Kültüp ve Turizm Festivali • TİRE (AA) - Izmir'ın Tire ilçesinde bu yıl ilk kez yapılacak olan 'Kültür ve Turizm Festivali' 1-3 Eylül tarihleri arasında gerçeİdeştirilecek. Festival, ilçenin düşman işgalinden kurtuluşunun 83. yıldönümü kutlama etkinlikleriyle birleştirilecek. Festival kapsamında eski Tire fotoğraflannın sergilendiği Karma Fotoğraf Sergisi açılacak ve 'Tire Fotosafari' düzenlenecek. Aynca, tarihi Ya\oıkluoğlu Külliyesi'ndeki cami yeniden ibadete açılacak. 3 bin 500 yıllık Tire yemek kültürünün izlerinin aranacağı ' 1. Geleneksel Ev Yemekleri Yanşması' ve yamaç paraşütü göstenleri ile basın mensuplanmn katılımıyla 'Medya ve Tire' buluşması yapılacak. Heidi Meiep'in fotoğraf sergisi • YALOVA (AA) - Marmans'te yaşayan Isviçreli amatör fotoğrafçı Heidi Meier'in, Yalova'da çektiği doğa ve insan fotograflanndan oluşan sergi açıldı. Türkiye'ye ilk kez 1992 yılında gelen ve 1996'den itibaren Marmaris'e yerleşen Meier'in Ffalk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda açtığı Yalova fotograflanndan oluşan bşisel sergisi büyük ilgi gördü. Yalova ve ilçelerinde çekilmiş değişik manzara, insan ve doğa fotograflanndan oluşan 125 fotoğrafın yer aldığı sergi 2 Eylül'e kadar sürecek. Zafer Bayramı için sergi • Kültür Servisi - Serdar Günbilen, lavi ve suluboya yapıtlannı Gülhane Parkı'nda sergiliyor. 15 yıl aradan sonra, 30 Ağustos Cumhuriyet ve Zafer Bayramı için açtığını vurguladığı bu sergide, sanatçının 15 yapıtı yer alıyor. Günbilen için, araya herhangi bir sponsor ya da kuruluş gırmeden halka ulaşmak büyük önem taşıyor. Günbilen, "Özgür, bağımsız, onurlu bir yaşam isteğinin gerçekleştiği" Zafer Bayramı'nı kutlarken bugün bu değerlerin unutturulmaya çahşıldığını söylüyor. Daha önce 24 Temmuz'da Lozan Antlaşması için bir açıkhava sergisi daha açan sanatçı, yapıtlannı açıkhavada, parklarda, Istanbul'un çeştli semtlerinde yapıyor. Günbilen, MSÜ GSF Resim Bölümü mezunu. Fırat kıyısında sanat • GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Arkeoloji Müzesi arkeoloğu Mehmet Önal, 1800 yıl önce sanatın kalbinin Zeugma'da attığım söyledi. Suriye smırlan içinde kalan Dura- Europos Antik Kenti'nde bulunan yazıtta, Zeugma'dan gelen 80-90 kişilik sanatçılar topluluğunun çetelesinin bulunduğunu biîdiren Önal, yaptığı açıklamada, Anadolu'nun Mezopotamya'ya açılan kapısı olan Zeugma'nın, aynı zamanda sanatçılann merkezi konumunda da olduğunu söyledi. Mehmet Önal, bulunan yazıtta sanatçı grubunun şarkıcı, oyuncu, taklitçi ve dansçılardan oluştuğunun belirtildiğini ve sanatçılar topluluğunun Zeugma'dan geldiğinin ifade edildiğini açıkladı. İFSAK f tan Güneydoğu Anadokı gezisi • İSTANBUL (AA) - Istanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (IFSAK), 16-25 Eylül tarihleri arasında Güneydoğu Anadolu'ya kültür ve fotoğraf gezisi düzenleyecek. iFSAK'tan yapılan açıklamada, bölgedeki tarihi ve doğal güzellikleri görünrüleyecek dernek üyesi fotoğrafçılann, 16 Eylül'de Istanbul'dan hareket edeceği bildirildi. Mardin, Urfa, Adıyaman ile Gaziantep'teki tarihi yerlerin görüleceği gezinin katılımcı sayısı ise 35 kişiyle sınırh.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog