Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA OLAYLAR VE GORUŞLER AÇI MUMTAZ SOYSAL Küpdistan Devleti FUTBOL saatlerinde Rıdvan Dilmen'i dinlerken Müjdat Gezen'i anımsamadan, onu anımsayınca da Başbakan'ın Diyarbakır nutkunu düşünmeden edemiyor ınsan. Müjdat Gezen, yıllar önceki gösterilerinden bi- rinde bir çevirmen taklidi yapmıştı. Dakikalarca konuşup hep "Pıdvan" sözü eden galiba bir Sırp antrenörün ardından çevirmene sıra gelince, "Ne dedi acaba?" diye bekleyenlere Müjdafın bütün çevirisi iki sözcükten ibaretti: "Rıdvan dedi!" Sayın Başbakan'ın tam olarak ne dediğini sorar- sanız, bunun yanıtı ancak "Kürt sorunu dedi" ola- bilir. 0 sözlerden açık bir anlam çıkarmak kolay de- ğil. Olsa olsa, etnik köken, din, dil ayrımı yapma- yan ve ülke halkını bütünüyle kalkındırmayı amaç- layan bir "ulus-devlet"\en söz etmediğine göre, "Ucu 'Kürt devleti' tartışmasına kadar varabilecek teh- likeli bir süreç başlattı" diyebilirsiniz. Gerçekten, konuyu bu cumhuriyetin henüz ta- mamlanmamış "birulusyaratma" sorununa bağ- lamazvetamamlayışınekonomık, sosyal, kültürel eksikleri üzerinde durmaz da kuşkulu yollarda çö- züm aramaya kalkarsanız, başkalannın "Kürdistan sorunu"na yamanmanız kaçınılmazlaşır. Evet, Batılı atlasların "Kürdistan"dediği coğraf- ya üzerinde Kürt etnikliğine dayalı bir devlet kur- ma tasarımı var ve şimdi olanlar bu tasanmın bi- rer parçası. Yalnız "Kürt ulusçuluğu"nur\ değil, aşagı yukan biryüzyıldırOrtadoğu'yla ilgilenen bü- tün Batılı devletlerin tasarımıdır bu. Vaktiyle Al- manlann ve Ingilizlerin besledikleri nıyetlerin şim- diki izleyicileri Avrupa Birliği ile Amerikan-lngiliz ortaklığı ve Israil oluyor. Neden bu niyetler? Insan hakları, demokrasi, Kürt sevgısı falan mı? Hayır. Hepsi Batı emperyalizminin eski niyetle- ri. Birincisi, petrol üzenneoturmuş, ama Batılı dev- letlerin kukla gibi kullanabileceği bir başka devlet daha yaratmak. Ikincisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin fazla güçlen- mesini önlemek. Üçüncüsü, Arap dünyasını biraz daha bölmek. Kuzey Irak'ta ortaya çıkan tablo şaşırtıcıdır ABD, Kürdistan Devleti'ni kurmada ve gelecekteki ordusunu oluşturmada artık PKK'yi engel değil, ya- rarlanılacak unsurlardan biri olarak görüyor gali- ba. Birinci Körfez Savaşı sonrasında Guam'a gö- türülüp eğitılenlerden kaçı peşmergeler arasında, kaçı ABD kuvvetlerinde, kaçı PKK saflanndadır, bil- miyoruz. PKK terörünce kullanılmaya başlanan teknik malzemenin kaynağını tahmin de zor değil. Böyle bir oluşumun, kendi Kürt vatandaşlanna "ulus " anlayışıyla bakan Iran ve Suriye'yi de rahat- sız etmesi, onlann Ankara'yla belli bir dayanışma içine girmeleri doğaldır. Doğal olmayan, Ameri- ka'nın, birkaç yıl öncesine kadar PKK başkanına kucak açmış olan eski Suriye'yle aynı duoıma düş- müş olmasıdır. Başka söze gerek yok; bu ayıp, "müttefikimiz" Amerika'ya yeter. İLAN EYÜP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Esas No. 2004 446 kararno:2005'75 Davacı Nuray Yanık tarafından davalı Nüfiıs Mü- dürlüğü aleyhıne mahkememıze açılan ISIM tashihı davasında: Davacı tarafından davalı aleyhıne açılan davanın lcubulü ıle Ordu ıli Perşembe ilçesı, Ortatepe köyü C: 32 H: 40 BSN: 21'de dava nüfusa kayıtlı Nacettın ve Fatma'dan olma 22.03.1961 lstanbul doğumlu davacı Nuray'ın ısminuı Erol olarak tashıhıne karar venlmış- tir. Ilan olunur. 28.03.2005 Basın. 39991 Temel Yasalar Ömer Famk EMİNAĞAOĞLU I Haziran 2005 tarihi ve sonrasında yürürlüğe giren ve yaklaşık bin maddeden oluşan "ceza ve yûrür- liik. yargılama veyürürlük yasala- n ile infaz adli skÛ, kabahatkr, ço- cuk koruma. denetimli serbestök Ue ceza mahkemelerinin görevlerine ilişkin" top- lam on yasanın. yüzü aşkın maddesi daha yürürlüğe girmeden değişikliğe uğramış- tır. Uygulama ile ortaya çıkacak sorunlar da gözetildiğinde, gidışat anılan yasalann "bütünlükkrini korumalannın" kolay ol- mayacağı noktasındadır. Sosyal ve hukuksal gelişmeler parale- linde temel yasalarda kısmi değişiklikler ye- rine, AB süreci fırsat bilinerek bu yasala- nn yeniden yapılmalan düşüncesi benim- senmiştir. AB'ye ilişkin talcvimden kay- Yargıtay Cumhuriyet Savcısı nakianan ve yeterli hazırlık çalışmasına dayanamayan hızlı yasalaşma sürecinde, ay- nca temel yasalann yürürlüğünün ertelen- diği (01 Nisan'dan sonraki) iki aylık süre- de, mevzuat bürüncül bir gözle değerlen- dirilememiş; yapılan çalışmalar da, sorun- lu bir ortama yelken açılmasını Önleyeme- miştir. Yasama organı, "temel yasa" kavramı- nı özümseyememiş hukuksal ve sosyal ge- reksinimle örtüşmeyen dayatmacı istekle- re göre hareket etmiştir. Bu nitelıkteki ya- salardan, kalıcı olmalan ve düzeni sağla- malan beklenmemelidir. Kaldı ki bu yasa- lann düzeni bozmaya zemin hazırlayan yanlan da ortaya çıkmaya başlamıştır. Yeni TCY'de yasadışı kurslara yönelik dü- zenlemenin göstermelik boyutta yer alma- sı. devrim yasalan arasındaki "takke, sa- nk gibi kr>afetkrin giyilmesini yasaklaya- rak" ceza yaptınmı öngören düzenleme- nin bu yasaya taşınmaması yine çağdışı kı- lık kıyafetle kamu kurumlanna giren çalı- şanlara göz yuman görevliler hakkında ba- sına da yansıyan beraat kararlan ilk akla gelen örneklerdir. Laik hukukla özdeş temel yasalar kaldı- nlırken anayasal düzen de, atılan temelle- ri "demokratik yofla" bozan yeni yasalar- ca teslim alınmaktadır. "Türk devriminin ilk safta Türk adlhe- since korunacağmı" söyleyen Mahmırt Esat Bozkurfun hukuksal gerçekliği yansıtan bu saptamasından hareketle; Cumhuriye- tin kazanımı olan ve laik hukuk sistemini oluşturan temel yasalann teker teker rafa kaldınldığı günümüzde, Türk adliyesinin sorumluluğu da giderek artmaktadır. Ozelleştirme Adlı Talan... Erol T ürkiye, özelleştirme ad- lı bir işlemle, ekonomik kaynaklannı elden çı- kanyor. 199O'lı yıllardan bu yana hızlandınlan bu işlem, ül- kemizin geleceğini yok ede- cek boyutlara ulaştı. 199O'lı yıllarda ülkemizin ABD yan- İısı bayan başbakanı, kamuoyu önünde hesaplar yapmış, eko- nomik kaynaİdanmızı satarsak ne kadar dolar elde edeceği- mizı ve bu paralarla köşeyi dö- neceğimizi, ekonomik sorun- lanmızdan kurtulacağımızı bal- landıra ballandıra anlatmıştı. Onun söylediğı kurumlanmı- zı sattık, ama sonuç ortada, hiçbirşey değışmedi. Biz eko- nonik kaynaklarımızdan olduk. Önceleri, yalnızca zarar eden kurumlanmızı satacağımız söy- leniyordu. Oysa kı şimdi, kâr eden kurumlanmız da satılı- yor. Geçmişte Özal zamanın- da, Et Balık Kunımu, değeri- nin çok altında satıldı. Taşın- mazlannı alanlar varsıl oldular. Hayvancılığımız öldürüldü. Maliye Bakanı, "Devletişletme- ci olmaz, devlete ait her şeyi sa- tacağız" diyor. Ve öyle de ya- pıyor. "Sünıerbank'marükta- rihten silindiginL adını da kal- dırdıklanru,saüşişlemlerini ta- nıanıladıklannr söylüyor. Sü- merbank'ın Atatürk dönemin- de kurulduğunu, adını Ata- türk'ün verdiğini unutuyor. Sü- merbank adı ile Büyük Ata- türk, Anadolu uygarlıklanna sahıp çıkıp ulusumuzun bu uy- garlıklann sahibi olduğunu vur- gulamak istiyordu. Özelleştir- mecilerin, devletin işlermeci olamayacağı yolundaki savla- n kocaman bir yalandır. Fran- sa De\let Başkanı Chirac, ulu- sal Fransız şirketlerinin ko- runması için önlemler alınma- sım dile getirerek, Danone'nin yabancılara satışının sakınca- lanndan söz ederken. ABD, be- lirli şirketlerini Çin'e satma- ma karan alırken, Çin, demir- çelik sektöründe yabancı ağır- lığını azaltırken, bız ülkemi- zin güvenlığı ıle ılgılı kurum- lannı gözümüzü kırpmadan sa- tıyoruz. Bu satışlan, Başbakanhğa baglı Ozelleştirme İdaresi Baş- kanhğı adlı bir kuruluş yapıyor. Satılan kurumlar, ulusun malı ve birikimleridir. Hepsinin eko- nomik ve stratejik önemleri vardır. Bu kurumlann hiçbiri- si, bugün, son genel seçimler- de kullanılmış oylann yüzde yirmi beşi ile ülkemizin yazgı- sına egemen olmuş bir siyasal kadronun, Başbakan'ın, Mali- ye Bakanı'nın babasının malı değıldir. Ülkemizin ekonomik kaynaklannın yerli ve yaban- cı anaparaya satıhnası, tam bir yağmalamadır. Ekonomimizi yönlendiren Uluslararası Para Fonu, AB yerli anapara çevre- leri özelleştırmeyi koşul ola- rak önümüze sürüyorlar. Çün- kü ozelleştirme ile çok değer- li varlıklan ucuza kapatıyor, talan ediyorlar. TÜPRAŞ'ın, PETKİM'in, TIIRK TELEKOM'un, ER- DEMİR'iıı, Seydişehir Alümin- yıım'un THY'nin, İzmir, Mer- sia,Sanısun, İskenderuniiman- larının. ozelleştirme adı altın- da satılmasından ve elden çı- kanlmasından ulusumuzun ne gibi bir yaran vardır? Liman- lanmızı nasıl satarsınız? Li- manlanmızın yabancılann eli- ne geçmesi gibi birtehlikeyi dü- şünebiliyor musunuz? Bu de- ğerli kuruluşlanmız kapılann- da "saüük" yazılan ile sanayi- nin en başanlı şirketleri ara- sında yeralıyorlar. TÜPRAŞ en başanlı kurumlar arasında bi- rinci olurken, ERDEMİR be- şinci, PETKİM ve TEKEL yir- minci sıradayeraldı. Eldeedi- lecek paralarla ekonomik sı- kıntılanmızın karşılanacağı ise büyük bir yalandır. Çünkü bu kurumlanmıza biçilen eder (fi- yat), gerçek değerlerinin çok al- tında olduğundan, elde edile- cek para, borçlanmızın bir yıl- lık faızıni bile zor karşılamak- tadır. TÜRK TELEKOM'u yaban- cı bir şirkete sattık. Böylece, ha- berleşmemız, yabancılann eli- ne geçti. Bu durumu ülkemi- zin güvenlığı açısından değer- lendirelım. Seydişehir AJümin- yum Fabrikası satışa hazır du- ruma getırildi. En büyük alü- minyum kuruluşumuz elden çıkanlıyor. Seydişehır'e en yük- sek teklifi veren firmanın sa- hibi, TBMM yolsuzlukları araştırma komisyonu tutanak- lannda büyük suçlamalarla aru- lıyor. En başanlı ekonomik ku- rum değerlendirmesinde birin- ci olan TÜPRAŞ, Avrupa'nın beşinci büyük rafinerisidir. 16.1 milyardoiariıkcirosu,491 mil- yon dolar net dönem kân var- dır. Ülke ekonomisine katkısı 8.9 milyar dolardır. Yeniden kurulma degeri 7.5 - 8, günü- müzdeki gerçek değeri ise 3.5 -4 milyar dolardır. TÜPRAŞ'a biçilen satış degeri ise yalnız- ca 1.2 milyar dolardır. ERDE- MÎR, demir çelik üreten, yur- dumuzun en değerli sanayi ku- nımlanndan birisidir. Sürekli kâr eden bu kurumumuz için, geçen günlerde, Başbakan kö- tü ve pislik ıçerisinde olduğu- nu, kâr ediyor görüntüsünün gerçeği yansıtmadığını, çok başarısız olduğunu söyledı. Böylece, alıcılann işini kolay- laştırdı. ERDEMÎR'in değen- ni, hem de satış sırasında azalt- tı. lyi bir satıcı malını kötüle- yerek satabilir mi? Bu davra- nışın altında bilmediğimiz bir amaç yoksa, bunu nasıl açık- layabılirsiniz 9 ERDEMÎR de- yince, Anadolu'daki demir ma- denlen, şirketin para olarak ka- salannda bulunanlar, binlerce dönüm taşınmaz. Ereğli Hava- alanı, lojmanlar, Ereğli îsken- derun limanları, iskenderun demir-çelik fabrikaları, Ro- manya fabrikası bunun içerisin- dedir. Tüm bunlar için Ozelleş- tirme İdaresi 7 nin biçtiği değer, 2.5 milyar dolardır. Bunun adı talan değil de nedir? ERDE- MÎR'i Fransızlar almaya çalı- şıyorlar. Yabancılar çogu kez de bir Türk firmasıyla ortak ola- rak bu tür alımlara giriyorlar. Böylece, işleri kolaylaşıyor. Bu kurumlann satışlannı aymaz- lık olarak açıklamak çok hafif kalmaktadır. Bunun adı apa- çık vatana ihanettir. Kamu iş- letmelerini satmak ulusun ge- leceğini satmaktır. Bir savaş durumunda, haber- leşmemiz, limanlanmız yaban- cılann elinde olursa, petrolsüz kahrsak, askeri araç gereçleri- miz için ham madde bulamaz- sak ve bunlar yabancılann te- kelinde olursa, bugün bu ku- rumlanmızı satanlar nasıl anı- lacaklardır? Değerlerinin çok altında satılan bu kurumlann sa- tış paralan taksitlerle ödeni- yor. Veya hiç ödenmiyor. Ver- gileri ödenmiyor. Kurumlann işçileri kapı dışan atılıyor. Ço- ğu kez işletmeler kapatılıyor, malvarlıklan değerlendiriliyor. Bugün bunlan gerçekleştiren- ler, gelecek kuşaklara karşı so- rumlu olacaklardır. İSTANBUL CUMOK "TLRKİYE İTTtFAKI" KOCATEPE BULUŞMASI 25-26 AĞUSTOS 2005 KOCATEPE V E AFYON ETKİNLİĞİNE KATILANLARIN DİKKATİNE BULUŞ>LA YERİ: BU GECE SAAT: OOJO'DA KADIKÖY ME^DANI HALDUN TANER TtYATROSU ÖNÜ CUMOK PANKARTI ALTINDA Gelenlerin soğuğa karşı önlem alnıalarını batırlatınz. CUMOK tişörtüniiz varsa getiriniz. Kendi imkânı ile gelecek CUMOK'lar için kalacak yer vardır. tletişim-bilgi: 532 281 54 54 - 542 652 15 00 - 532 320 60 12 216368 33 56-216 326 49 21 e-posta:istanbul(« cumok.org Cumhuriyet K İ T A P L A R I LAÎKLtKTEN ŞERtATA MI? Meriç Velidedeoğlu Meriç Vehdedeoğlu'nun 1980'Ierden günıinıüze dek 24 yıl boyunca Cumburiyet Gazetesınde yayımlanan yazılarından seçilerek oluşturulan bu kitapta, adını adım şerıata dognı üstü örtülü bir giîşın ızlerini sürebilirsiniz. Öteki tek tanrılı iki dınin şenatlannın da dikkate alındığı yaalarda tslam şcnatı ıle yapılan karşılaştırmalar ve dünün olaylanndao günümüze geçışler ilgıyle okunacak ıçlenliktc. 1923 Devrimrnin temel yapı taşlanndan biri ülan "Laıklık" gibi "Dil Devrimi"m de aynı boyutta gören Velıdedeoglu'nun yalın Tûrkçesi kitabın ayrı bir özelliğini oluşturmaktadır. Prof. Necla Arat'a göre de "Laiklikten Şenata mı'" şerıatın gizlenmeye çalışılan ayak seslerinı duvmayan kulakiara duyurmak için tanhsel bir uyan.. İNGtLİZ GİZLİ BELGELERİNDE TÜRKÎYE Erol Ulubelen Bu kitap ûlkemiz üsründe korkunç planlan açığa vuran gizlı belgelen sergilemektedir. Ingiliz Kraliyet matbaasmda 1927 ve 1947 yıllannda basılmış olan belgelerden Erol Ulubelen tarafından titiz bir araştırma sonucu seçılmiş ve dılimızc çevirilmtştır. Erol Ulubelen; "._ Bugün bütün cunlıhğtyla bir Ermeni sorunu vardır. Geçmişte Ermenilerin nasıl lahrik ve teşvik edildikleri bu belgelerde en açık bir biçimde görülmektedir. Bu lahrik ve teşvikJer kammca bugün de aynen sürmektedir." Sami KARAÖREN MeHtız Turhcaty Cod No 39/41 Cogologlu ISTANBUL Tei 0212 514 0! 96 $abe . kHkid Cod Zombok Sok 4/1 ToksJm-ISTANBUL - Td 0212 252 381\ Anlun Atotûrk Kurnm Mo. 125 b t 4 lakoniiklor IHMRA Trf-0312 419 50 M "Bugün 26 Ağustos 1338, {1922} saat ondan itibaren tekmil cephede taaruza başlanmtşttr. Muvaffakiyet Ailahtandır" Başkumandan Mustafa Kemal Kurtutuf Savaşı, aynı toprağı ve geleceği paylaşan insanlann. yüksek bir bilinç ve ahlakla. emperyalizme karşı omuz omuza verdiği. kutsal ve onurlu. bîr insanlık mücadelesidir. Wh Sevr'i imzalamış bir imparatorluktan I yepyeni bir ulus çıkaran, Eşslz Başkumandan'ı, ûşünce arkadaşlarını ve şehitlerimizi şükranla, minnetle anmak, "*? olası tehditlere karşı kararlı ve uyanık durmak, ulusal bütünlüğümüzü I göstermek üzere, üyük Taarruz'un başladığı Ağustos ayının 25'i - 26'ya bağlayan İ, gece yarısı saat 02.00 de AFYOM KOCATEPE'deyız Sarıgüİ 2 6 A G U S T 0 S 1 9 2 2 CUMHURİYET GAZETESİ'NİN KATKILARI İLE YAYINLANMISTIR
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog