Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

24 AĞOSTOS 2005 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur(g cumhuriyet.com.tr 15 Devlet Tiyatrolan'nda istifalar sürüyor. Istifa eden yöneticiler: Kuruma saygısızlık yapıldı GÜZELİN ARDINDA 'DT yasalan yok sayıldı'tlKAY" ATA ANICARA - Kültür ve Tunzm Ba- kanlığı* nın Lemi Bilgin' in Devlet Ti- yatrolan (DT) Genel Müdürlüğü gö- revinden almasının ardından başlayan gerginluk sürüyor. DT Genel Müdür- ]iiğü yöneticileri veDT bölge müdür- lennin Lstifasının ardından rejisörler d e provalara başlamayacaklannı bil- dirdi. DT Edebi Kuruİ Başkanı Prof. E>r. Özdemir Nutku ile DT Edebı Kurul iiyesi Tuncer Cücenoğlu da Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'u istifaya çağırdı Kültür ve Turizm Bakanlığı 'nın Le- mi Bilgin 'i görevden alarak yerine Mine Acar'ı getirmesi üzerine "ku- rumun yasalannın yok sayıldığını" belirten Genel Müdür Yardımcılan Tamer Levent ve Sabri Özmener ile Başdramaturg Firuzan Tercan, sa- natçı temsılcısı Tuncer Yığıcı. edebi kurul temsilcısı Erdal Küçükkö- mürcii ve disiplin kurulu üyesi Şahin Ergüney de ıstifalannı vermişti. Gö- revinden istifa eden DT Genel Müdür Yardımcısı Tamer Levent. Bılgin'm görevden alınmasının ardından Acar'ın görevlendınlmesının "tepe- den inme bir karar" olduğunu \ ur- guladı. Acar'ın genel müdürlük göre- vini yapabilmek ıçın gerekJı yasal kri- emi Bilgin'in Devlet Tiyatrolan Genel Müdürlüğü görevinden alınıp, yerine Mine Acar'ın vekâleten görevlendirilmesinin ardından Devlet Tiyatrolan Genel Müdürlük yöneticileri ve 12 bölge müdürü istifa etti. Karara tepki gösteren Devlet Tiyatrolan rejisörleri de oyunların provalannı başlatmayacaklannı açıkladı. terlere uymadığını belirten Levent, " Yann bir gün de ışıkçıyı genel mü- dür yaparlar" dedi. Levent, şöyle konuştu: "Görevlendirilen arkada- şımızın makama aday olması bile söz konusu değil. Mine Hanım'ın kadrosu dramaturg kadrosudur. yani B kadrosundadır. Kadro ola- rak bu göreve uygun değil. Tepeden inme bir kararla göreve geldi. Ya- sal olarak mümkün olmayan birini genel müdürlüğe atarsanız, kurum- da hiyerarşi ve çalışma düzenini sağlayamazsınız. Yann öbür gün ışıkçıyı da genel müdür yapabilir- ler. Yani Mine Hanım'ın görevlen- dirilmesiyle, istedikleri kişinin ata- masını yapabilmenin yolunu açı- yoıiar. Yani DT'de istenen kişinin istenen göreve atanabileceği bir ya- pı oluşruruluyor." Bakan ellmfzdefcl özertdlfll almaya çalışıyor DT'nin kendine has gelenekleri ol- duğunu da vurgulayan Levent, Kültür Bakanlığı'nın ellerindeki özerkliği al- maya çahştığını belirtti. Görevde kal- ması Acar'ın atamasını kabul anlamı- na geleceği içın istifa ettiğinı anlatan Tamer Levent, şöyle devam etti: "Mine Hanım'ın görevlendiril- mesine gösterdiğimiz tepki, Mine Hanım'a karşı gösterilmiyor. Biz kuruma yapılan saygısızüğa tepki gösteriyoruz. Bu, dünyada görül- müş bir uygulama değildir. Çünkü bu belli bir işieyiş biçimi olan bir kurumun işleyişinin göz ardı edil- mesi demekrir. Kurumda eğer ki- min kim olduğu belli olmadan bir çalışma söz konusu oiacaksa, zaten kurumun çahşmasını yok eder. Deviet Tiyatrolan bu batakiıklara sürükleniyorsa benim tepki göster- mem gerekiyordu. Devlet tiyatroya para veriyor diye tiyatroda çalışan- lar devletin memuru olmaz. Sanat- çıdır o. Bu mesleğin özelliğine özen göstermek gerek. Eğer siz sanatçı- yı devlet bürokratı haline getirme- ye çalışırsanız sanatçüık yok olur." İstifasını veren diğer Genel Müdür Yardımcısı Sabri Özmener de "Istifa- YÖNETlM KURULUNDAN AÇIKLAMA DETtS: Bu tür uygulamalar yarargetirmez 22.08.2005 günü top- lanan Devlet Tiyatrolan Sanatçılan Derneği Yö- netim Kurulu (DETÎS), Devlet Tiyatrolan 'ndakı genel müdür değişimi ve Tiyatro-BakanJık ihşki- len açısmdan ortaya çı- kan son durumu görü- şüp kamuoyuna aşağıda- ki açıklamamn yapılma- sına karar vermiştir. 1- Genel Müdür Doç. Dr. Lemi Bilgin'in gö- re^ den alınma süreci içerisinde basında yer alan, ilgililerce yalan- lanmamış gerekçeler, bi- ze tekrar eski hastalıkJı isteğin; devletin değil, hükümetin tiyatrosu ol- mamız isteğinin günde- me getirildiğini düşün- dürüyor. 2- Bu gerekçeler ara- sında, idari atamalara, bûrokratik işleyişe, re- pertuvar oluşturmaya ve de oyun içerikJerine ka- nşmaya kadar uzanan ve her biri 5441 sayıh Dev- let Tiyatrolan Yasası'na ters düşen ve yönetim ta- raândan geri çevrilen Bakanlık istekJerinin y- eralması. yapılan genel roüdür değişiminin sa- natsal kaygılardan çok, tamamen siyasi bir ter- cih meselesi olduğu gö- rimümünü pekiştiriyor. ?- Genel müdürlük makamına birikimi, eği- timi, görevi, deneyimi ik tartışılır bir adayın geırilişi, elbetteki Dev- let Tiyatrosu'nun gerek sanatçılanndan gerekse idan kademelerdegörev yapan sanatçı-bürokrat- lanndan hak ettiği kar- şılığı alacaktır. 4- Ayrıca bütün bu ge- lışmelerin, sezon açılışı ile çakışması Cumhuri- yetimizin ilk sanat kuru- mu olan Devlet Tiyatro- lan'nın varlığına karşı ciddi bir yıpratma gö- rüntüsü de taşımakta. Kurum, en çok huzura ve düzene ihtiyaç duy- dugu sezonun bu ilk günlerinde ne yazık ki kaosa sürükJenmekte. 5- Dileriz ki Bakanlık, tüm hukuk ve sanatsal işieyiş kurallannı zorla- yan bu da\Tanışından en kısa sürede vazgeçer. Çünkü bugüne kadar ya- pılan böyle uygulama- lar, ne kuruma, ne tiyat- ro sanatına ne de tiyatro- ya susamış bu topluma yarar getirmiştir. 6- Devlet Tiyatrola- n'na yeni bir genel mü- dür atanması, derneği- mizce her platformda söylediğüniz gibi, Dev- let Tiyatrolan sanatçıla- nnın katıldığı eğilim yoklamasıyla saptana- cak adaylar arasından yapılmahdır. Inancımız odur ki; geleceğin özerk ve demokratik Devlet Tiyatrolan özlemi ancak bu yolla oluşturulmuş yönetimlerce gerçekleş- tirilebilir. Bakan Koç, Devlet Tiyatroları'na baskı yapıldığı iddialannı reddetti. (Fotoğraf: AA) Koç: Gereği yapıldı Baskı yapmadığını savunan Kültür ve Turizm Bakanı, 'İstifa tek taraflı bir eylemdir. istifa edersin, biter" dedi tstanbul Haber Servisi - Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Devlet Tiyatro- lan Genel Müdürü Lemi Bil- gin'in görevden alınmasın- dan sonra yaşanan istifalann nedeninin siyasi baskı oldu- ğu iddialanna karşı çıktı. Bakan Koç, tstanbul Tica- ret Odası'nda düzenlenen "Bölge tller Toplantısı" sı- rasında basm mensuplannın "Bilgin'in görevden ahn- ması ve ardından bazı yö- neticilerin de istifa etmele- ri" ile ilgili sorulannı yanıt- ladı. Bilgin'in teftiş raporu doğrultusunda görevden alındığını kaydeden Koç, "Teftiş raporunun içeriği söylenmez, gereği yapıldı. Hukuki gereği varsa, o da yapılacakfır" diye konuştu. İstifa kendl takdlrlerT "Raporun içeriğini açık- lamanın devlet memurlu- ğunda ayıp olduğunu" sa- vunan Koç, siyasi baskı yap- tığı iddialannın da gerçeği yansıtmadığını savundu. Atilla Koç şöyle konuştu: "Baskı yapılnuş diyorlar. Hayatımda yapmanı. Yapı- lan benim zamanınıda de- ğil. Başka zamanda yapılan baskıları biliyorum. Ben baskı yapmam. Ben bürok- ratlıktan gelmiş bakanım. Hiç kimseye baskı yapılma- mıştır. Istifanın muhatabı da ben değilim. müsteşar- dır. Tiyatronun nasıl çalış- tığını biliyorum. Arkadaş- lar istifa etmişler, kendi takdirleridir. Benimle çalış- mak tayinle olur. İstifa bür iradeyle olur. İstifa tek ta- raflı bir eylemdir, istifa edersin, biter" dedi. Koç, istifalann kabul edil- diğini ve o görevlerin yerine atamalann da yapıldığını söyledi. larımız kurumun yasalarının hiçe sayılmasına gösterilen tepkilerdir" dedi. Özmener, Lemi BiJgin'in kendi- lerinden görevlerine devam etmesini istediğini anJattı. Özmener, Remzi Buharalı nın Devlet Opera ve Bale Genel Müdürlügu'nü Meriç Sü- men'e devrederken, Sümer'i kapıda çiçeklerle karşıladığını anımsatarak "Bilgin'in görevden alınmasından sonra kimin atanacağı çok önemliy- di. Kültür Bakanı Atilla Bey, sürek- li bir bayanla çalışmak istediğini söylüyordu. Rejisör ya da sanatçı bayan arkadaşlarımızdan birini gö- revlendirse biz de destek olurduk. Ama B kadrosunda dramaturg ola- rak görevli olan, daha önce reji asis- tanlığı sınavını kazanmış ama bu daha sonra idare mahkemesince durdurulmuş bir kimsenin gelmesi doğru değil. Mine Hanım'ın kadro- su bu statü için uygun değil. Fakat burada önemli olan Mine Hanım değil, DT yasalarının hiçe sayılmış olmasıdır" diye konuştu. Acar'ın atanmasınm kabullenile- meyecegini vurgulayan Özmener, "İstifalanmızı tüm Türkiye'ye sun- duk" dedı. Uygulamanın hukuksal bir hata olduğunu da vurgulayan Öz- mener, böyle bir ortamda görevlerini sağlüdı bir şekılde yerine getıremeye- ceklerini belirtti. Genel müdürlük yöneticilerinin ya- ni sıra DT bölge müdürlerinin tümü de önceki gün ıstifalannı verdiler. Ay- nı zamanda 12 bölgenın müdürlük görevini de sürdüren DT Istanbul II Müdürü Osman Uöber. Izmır II Müdürü Hülya Savaş, Antalya II Mü- dürü Selim Gürata, Bursa II Müdü- rü Mehmet Gökçer, Trabzon II Mü- dürü Murat Gökçer, Adana II Mü- dürü Iskender Altın, Diyarbakır ll Müdürü Şamil Kafkas. Van II Müdü- rü Süleyman Atanısev, Erzurum tl Müdürü Abdullah Indir, Konya II Müdürü Tomris Çetinel, Sıvas II Müdürü Nihat Fırat Demirağ, Ço- rum II Müdürü Şükrü Şahin ıle An- kara II Müdürü Tayfun Erarslan da istifa ettiler. istifa eden bölge müdür- leri, meslek etiklerinin bunu gerek- tirdiğini belirtirken, Acar'ın ataması- nın da DT yasalanna aykın olarak ya- pılmasını eleştirdiler. Rejisörler prova yapmıyor Genel müdürlük yöneticileri ile böl- ge müdürlerinin istifasının ardından dün de DT rejisörleri provalara başla- mayacaklannı açıkladı. Okuma pro- vası başlaması gereken 7 oyundan "\1ne Bir GülnihaF'in rejisörü Ay- şenil Şamlıoğlu, provalan başlatma- yacağını açıkladı. Şamlıoğlu, provala- n başlatmanın yönetim değişikliği sonrasında yanlış olacağım söylerken. yeni yönetimin kendisinden oyununu yönetmesini istemesi durumunda bu isteğe olumsuz cevap vereceğine işa- ret etti. Şamlıoğlu, "Yeni yönetim is- tediğini yapsın" diye konuştu. " Yıl- dız Olmak Kolay mı" oyununun re- jisörü Mehmet Ege ise kadrosu belli olan oyunlann rejisörlerinin de istifa edeceği mesajını verdi. Ege, "Bizim oyunları kaldırmamız gibi bir du- rum söz konusu değil. Sadece reji- sörlükten istifa edebiliriz" dedi. TBMM'ye soru önergesl CHP Antalya Milletvekili Feridun Baloğlu da TBMM Başkanlığı'na, Atilla Koç'un yanıtlaması için verdi- ği soru önergesinde Lemi Bilgin'in görevden alınma nedeninin, kurum- daki birtakım atamalann yapılması için genel müdüre yapılan baskılann sonuçsuz kalmasıyla ügisi olup olma- dığını sordu. Devlet TiyatrolanEdebiKurulBaşkanı, Koç'unyanh bir karar verdiğini ve kurumun karmaşaya itUdiğinisavundu Özdemir Nutku: Kültür Bakanı istifa etmeli Özdemir Nutku. 1950 yılından bu yana, Devlet Ti- yatrolan'm yakından izleyen ve yaşa- mının elli beş yılını eğitmen, yazar ve yönetmen olarak Türk tiyatrosuna ada- mış bir tiyatro adamı olarak, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Artila Koç'un son eyleminden büyük bir dehşet duy- duğumu belirttikten sonra, şunlan ka- muoyunun dikkatine sunuyorum: Sayın Bakan tarafından görevinden aluıan genel müdür Sayın Lemi Bilgin Devlet Tiyatrolan'nı birçok yönden zirveye taşıyan usta bir sanatçı olduğu kadar iyi bir tiyatro egitmeniydi. Dü- rüst, tarafsız ve Devlet Tiyatrolan'nm özerk konumundan hiç taviz verme- yen, adam gibi adamdı. 1. Devlet Tiyatrolan'm şeffafbir yö- netim anlayışıyla yönetiyordu; 2. Repertuvan, kendisi değil, koor- Sanatçılardan tepki: Bllglsfz blrlnl atadılar ! ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un Devlet Tiyatrolan Genel Müdürü Lemi Bilgin'i görevden al- masına Adana Devlet Tiyatrosu sa- natçılan da tepki gösterdi. Genel müdür operasyonunun ardında, hır- t sızlık suçlaması nedeniyle emekliye dinasyon toplantılannda, bölge mü- dürleri, sanatçı temsilcileri, Edebi Ku- rul üyeleri, idari müdürler 'batta bu yıl üniversite temsilcUeri de dahil ol- mak üzere' herkesın fıknnı alarak de- mokratik bir biçimde hazırlıyordu; 3. Altı bölgede uluslararası ve ulusal festivaller hazırlanmasına önayak ola- rak Türk tiyatrosunun Batı'da ve Do- aynlan eskı Genel Müdür Rahmi Dilligil'in olduğunu ileri süren sa- natçılar, "Eğer atama yapılacaksa, bu konuda çok yeteneidi bölge müdürleri ve genel müdür yar- dımcılan vardır. Böyle olanak varken, oniarın yerine hiç ilgisiz birini atadılar" dediler. ğu'da tanınmasında büyük rol oynadı; 4. Yaz aylannda, hiç tiyatro görme- miş yerler de dahil olmak üzere, 450- 500 yöreye turneler düzenleyerek yaz aylannda da, Devlet Tiyatrolan'nı fa- al bir duruma getirdi; 5. Bu ülkeye yeni tiyatro binalan ka- zandn-dı; 6. Bunlardan daha önemlisi, Dev- let Tiyatrolan'na sadece ülke içinde değil, yabancı ülkelerde de prestij ka- zandırdı; 7. Onun tek kusuru, sanatçıda olma- sı gereken erdemlerle donatıldığından, kimsenin uşağı olmamasıydı. Yine o- nun tek kusuru, Türkiye'nin tiyatroda- ki lokomotifi olan Devlet Tiyatrola- n'nın onurlu ve önemli yerini korumak için gösterdigi insanüstü çabada gerek- li olan taviz vermeyen tutumuydu. Kurumlan yücelten ya da batıran, onlarm başuıa gelen insanlardu". Bu- gün Devlet Tiyatrolan bir karmaşanın içine itilmiştir. Bu baknndan, bu konuda hiçbir bil- gisi olmayan ve bu yüzden çok yanlış bir karar veren Kültür ve Turizm Ba- kanı Saym Attila Koç istifa etmelidir. Artık bu bir gerekl;^ik olmuştur. BERTAN ONARAN 'Zeytinin Teri' Bu yaşanmış olayı bana sevgili dostum Tom- ris Sarfıan duyurdu. Dr. Mehmet Uhri, eşi ve kızıyla Güney'e giderken, her bilinçli yurttaş gibi, arabasını bakımdan geçirtmiş; bu işlemin sonunda her şeyi yerli yerinde olması gereken araba, Balıkesir'in Savaştepe ilçesinde su kay- natmış. Günlerden pazar, bütün bakım-ona- rımcı/ar kapalı, sıkıntılı koşuşturmalardan son- ra Hüseyin Amca'yı bulmuşlar; küçük bir çan- tayia gelmiş; önce hekim gibi, sorunu, ardın- dan çalıştırıp arabayı dinlemiş, "Motorun so- ğutma dizgesinde sorun yok" demiş. Derken, "Buldumgaliba"', diye haykırmış: "Herşeyola- ğan gözüküyor, ama yine de su kaynatıyorsa, su eksiliyor demektir. Büyük olasılıkla kalorifer peteği delinmiş, su kaçırıyordur. Bu durumda döşemeler ıslak olmalı." Gerçekten de onca uzmanın çalıştığı onarım kuruluşunun bulamadığı sorunu böylece kısa sürede çözmüş. Borcu sorulduğunda, araba- nın camındaki simgeye bakıp hekim olup olma- dığını sormuş; sonra alıp eve eşine bakmaya götürmüş doktoru. Hanımına da yaşlanmanın ve yaşdönümünün getirdiği olağan sıkıntılar için ilaç yazılmış; ardından, doğal olarak çay. Mehmet Bey, kızının bir şey kırıp dökmesi- ne engel olmak için ardından gidince, odanın birinin baştan başa kitap dolu olduğunu gör- müş. Meğer Hüseyin Amca emekli öğretmen- miş, Ege köylerinde 39 yıl çahştıktan sonra emekli olup oraya yerleşmiş; çocuklar okuyup büyük kente göçünce, hanımıyla baş başa kal- mış. "Peki Hüseyin Amca, neden buraya yerleş- tin? - Ben okuma yazmayı, yaşamı burada öğ- rendim. Sizler bilmezsiniz, unutuldu gitti. Ben Savaştepe Köy Enstitüsü'nü ilk bitirenlerde- nim. Hasan Âli YüceJ eğitim bakanıyken ilk Köy Enstitüsü burada açıldı. Burada öğrendim ben yaşamı, bir şeyler öğretmenin nasıl mutlu- luk verdiğini. Ayrılamadım buralardan. - Peki bu onanmcılık nereden çıktı? - Dedim ya, siz bilemezsiniz Köy Enstitüsü çı- kışlı olmanın ne demek olduğunu: Onlarogün- lehn sıradan okullan sanırsınız. Oysa bu okul- larda bu toprağın çocuklanna okuma-yazma- nın yani sıra çiftçitiği, hayvancılığı, yapı kurma- yı, yemek yapmayı, bozulanı onarmayı, dahası azıcık hekimlik bile öğretirterdi. Böylece bizler yaşamı öğrendik, öğretmen olup çocuklara öğ- rettik. - Kısacası elinizden çok iş geliyor. - Köy Enstitülerinde bilmeyi, öğrenmeyi, dü- şünmeyi, soru sormayı, aklımızı kullanmayı öğ- retiyohardı. Işte bu yüzden yaşatmadılarya..." O arada çay hazırlanmış, ekmek, peynir, zey- tin gelmiş önlerine. Hüseyin Amca, emekli ol- duktan sonra zeytin yetiştirmeye başlamış. Ve anlatmış: "Zeytinin hikmetini bilir misin? Meyveleh ile kamımızı doyurmuş, yağını çıkarmışız, kandil- lerde yakıp aydınlanmışız, odunu ile ısınmışız. Sonunda da ona benzemişiz. - Nasıl yani? - Insan da doğanın bir meyvesi değil mi? (Sofradaki zeytin çanağından aldığı zeytini ışı- ğa tuttu.) Doğduğunda zeytin tanesi gibi acı, yeşil bir meyve insan. Çoğunu sıkıp yağını çı- karıyor, posasından da sabun yapıyoruz. Yani boşa harcanıyor. Birbölümünü sofralık ayınyor, selede tuza yatınp acı suyunu atmasını, buru- şup bu bale gelmesini sağlıyoruz. Ya da sala- murayapıp tatlandınyor, şişirip gösterişli kılıyo- ruz. Insanlara da böyle yapmıyor muyuz? Okul- larda okutup okutupyaşama hazırladığımızı sa- nıyoruz, ya şişihyorya da buruşturup atıyoruz. - Sizin Köy Enstitülerinde aynı şey yapılmı- yor muydu? (Hanımıyla bakışıp gülüştüler.) - Hurma zeytini bilir misin? - Bilmem, hiç duymadım. - Ege 'nin kimi yörelerinde olur, Ağaç aynı ağaçtır, ama her yıl kasım ayı sonuna doğru denizden karaya esen yelle zeytin ağaçlanna bir mantar bulaşır. Bu mantar zeytinin terini alıp acısını giderir. Zeytinler dalında olgunlaşır; an- layacağın, toplandığında, yenmeye hazırdır. -Eee? - Köy Enstitüleri de böyleydi. Dalında olgun- laşan zeytin gibi, insanlan doğduklan yerde ye- tiştirmeye, elde ettikleri bilgileri başkalanna ak- tarmalannı sağlamayı amaçlıyordu. Insanı do- ğup büyüdüğü ortamda olgunlaştırıyorlardı. Yaşama hazırlıyordu. Bu yüzden, öğrendikleri- min zekâtını vermek, zeytinin terini anımsat- mak için buradayım doktorcum, bütün bunlar unutulsun istemiyorum." Sonunda, kitaplığından aldığı iki kitabı kızı- ma armağan etti. Vedalaştık. Arkamızdan bir tas su döküp uğurladılar bizi. Zavallı insan kardeşlerimiz! Dünyayı asalak ordusundan kurtaracak, yerküreye uygarlık ge- tirecek bu okullan bile bile kapattırdılar; oysa insanlığın beklediği TEMEL DEVRİM'di onlar. Bakalım mamutların yanını boylamadan yeniden kavuşabilecek miyiz? bonaran ft yahoo/hotmail.com Karma yaz sergisi devam ecfiyor • Kültür Servisi - Ayşe Takı Galerisi'ndeki Yazlık Karma Sergi sürüyor. Haziran ayından beri açık olan sergide resim, heykel, fotoğraf, seramik, heykel, tapistri ile etnik ve boncuk takılar yer alıyor. Sergiye katılan sanatçılar; Tektaş Ağaoğlu, Ayşe, Mehmet Ünaydın, Semra Orhan, Arzu Imsık, Filiz Otyam, Sıtkı Olçar, Ezel Ağaoğlu, Pınar Selimoğlu, Konca Ülver, Gönül Kabaoğlu. 'Karma Yaz Sergisi' eylül sonuna kadar görülebilir. (0 216 343 21 54) BUGÜN • NÂZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ'nde 21. 15 te 'Yağma Anılan: Toplumsal Kıyım' adlı filmin gösterimi. (0216 449 06 89)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog