Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 15 AĞUSTOS 2005 PAZARTESİ 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edıme Kocaelı Çanakkale l-zmır Fvlanısa yAydın Denızlı PB PB PB PB B B B PB 18 22 19 20 23 23 26 21 Sınop Samsun Trabzon Gıresun Ankara Eskışehır Konya Sıvas Y Y Y Y Y Y Y Y 15 13 12 12 14 14 13 9 Adana PB 24 Zonguldak Y 14 Antalya PB 24 Kars Mersın Dıyarbakır Şanlıurfa Mardın Siirt Hakkân Van PB Y PB Y Y Y Y 22 21 23 20 19 15 15 Y 11 Yurdun kuzey ke- sımlerı parçah bulut- lu. Artıvın Kars. Ar- dahan ıle Edırne ve Kırklarelı çevrelerı sa- ğanak ve gok gurul- tulu sağanak yagışlı dığer yerler az bulut- lu ve açık geçecek Hava sıcaklığı tum yurtta artmaya de- vam edecek DIŞ MERKEZLER Oslo Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn Y Y Y Y Y Y Y PB 12 10 14 20 19 22 25 29 Münıh PB 24 Berlın Budapeşte Madrıd Viyana Belgrad Sofya Roma Atına Zürıh PB PB PB PB PB PB B PB PR 28 26 26 27 23 21 22 23 ?8 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tıfhs Kahire Y Y PB B Y Y Y PB 12 30 13 29 22 25 15 27 Şam PB 21 Parçah bulutlu SıSII Cok Dulutlu ı YafjmurL ; Karlı £ _ i Sulü kar > Gok guaıttülu Yimpaş soruşturması derinleştiriliyor• Baştarafı 1. Sayfada lık tarafından 2004 Ağustos-Kasım aylann- da yapıldı. Sa\cılık bu sırada şırkete 30 milyon ts\içre Frangı yatıran 150 yeşıl ser- maye mağdurunun da ifadesıne başvurdu. İsviçreFedera] Savcılığı bu soruşturma es- nasında Almanya mahkemelennden de hu- kukı yardım aldı "Bu süreçte yasal baş- vuruların büyük çoğunluğunun değer- lendirildiğini" bıldıren Federal Savcılık, paralan "mağdurlardan bire bir tahsil eden kişileri" de araştırdı Bu konuda da Almanya'dakı belge-bılgilerden yararlanan Federal Savcılık, söz konusu kişileri belir- leyebılmek ıçın çalışmalan halen sürdürdü- ğünü bıldırdı.Federal Savcılık şırkete yöne- lik 2004 Ekım ayında başlayan denetimler- de el konulan belge \e datalann analızini de gerçekleştırdı. Savcı NVyser'ın yazısın- da. "Bugüne kadar sağlanan bulgular ışığmda toplanan paraların nerede ve nasıl kullanıldığı konusunda çalışmalar sürdürülmektedir" bılgısme yer venldi. Federal Savcı Th. Wyser. Yimpaş Group AG yöneticilennin 2005 sonbahannda ye- niden sorgulanacağını belirtirken, Federal Soruşturma Hâkımlığrne baş\oıracağını ifade ettı. VVyser'ın sorgusunun en önemli ayağını. "milyonlarca frangın nerede ol- duğu" sorusuna aranacak yanıt oluştura- cak. Yimpaş Group AG'nın 2000 ve 2001 bılonçosunda 105 ıle 115 milyon Avro'luk hisse sermayesi gösterdıği bilinıyor. 66 kişi başvurmuştu Merkezı tsvıçre'nın başkenti Zürih'te bu- lunan avukatlık ofısı Fıscher and Partner ve Almanya'da Witten'de bulunan avukat- lık ofisi Rechlin and Akça; Federal Savcı- lık'a 66 yeşil sermaye mağduru adına suç duyurusunda bulunmuştu. 90'a yakın mü- vekkil adına da Stans'taki Nidwalden Kanton Mahkemesı'nde açılan diğer yar- gılamaysa sürüyor. Yüdınm, Köy Konağı'na Atatürk posteri veAta- rürk'ün Gençliğe Hitabesini hediye etti. (AA) CHP'li vekilcami açtı, ezan okudu KASTAMONU (AA) - CHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım. Taşköprü ilçesi Yoğunoluk köyü Hacılar Mahalle- si'nde ınşa edilen köy konağı ile bir ca- minin açılışını yaptı. Yıldınm. Yoğunoluk Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği ve köylüler tarafından yaptınlan köy konağı ile camının açılışında. okul yaparak ay- dınlanma devrimini gerçekleştireceklerini belırtti. Yıldırım şunlan söyledi: "Ahreti- mizi şenlendirmek için de camiler ya- pacağız. Hem okula gideceğiz hem de camide ibadet yapacağız. Allah'a verdi- ği nimetlerden dolayı şükredip Hz. Mu- hammed'e salavat getireceğiz, ülkenıi- zin önderi Mustafa Kemal Atatürk'e dua edeceğiz. Buna çok ihtiyacımız var." Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Dı- yarbakır gezisine de değınen Yıldınm, "Başbakan Erdoğan,Türkiye'de Kürt sorunu olduğunu açıkladı. Ben de Tür- kiye'de Kürt sorunu yoktur. Türk sorunu vardır" diye haykırıyorum" dedi. Daha sonra caminin açılışını yapan Yıldırım, gazetecilerin isteği üzerıne de caminin minaresıne çıkıp ezan okudu. AKP, kuruluşyılını kuûadı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - AKP'nin 4. kuruluş yıldönümü nedeniyle, Gölbaşı'nda bu yıl açılan Mogan Parkı'nda brr tören düzenlendi. Kutlama töreni katılı- mın azlığı nedeniyle, "coşkusuz" geçti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. yakla- şık 1500 kapasitelı amfıtıyatronun dolma- ması nedeniyle programa 2.5 saat geç gel- dı. Erdoğan, yaklaşık bir saat süren konuş- masında hükümetın dört vıllık çalışmalan- ru anlattı. Kendılennden önce. ülkede ıstik- rar ortamının bozulduğunu ve sıyaset kuru- munun ıtıbar kaybetmış bir halde olduğunu savunan Erdoğan, kendilenyle bırlıkte siyasetin ıtıbar kazandığını ılen sürdü. Atina'da uçak faciası• Baştarafı 1. Sayfada uçağı bulması için iki F-16 savaş uçağı görevlendirildi. Uçağı, Ati- na'nın kuzeydoğusunda uçarken bulan jetler, uçağa eşlik etmeye başladı. Jetlerin pilotlan, kuleye "piiotlann koltuklannda yığıl- dıklarını, hiç hareket etmedik- lerini" ve"pilot kabinindeki durumun hiç normal göriin- mediğini" söyledıler Birkaç dakıka sonraysa uçak. Atına'ya 40 kilometre uzaklıkta- kı Grammatıko kasabası yakınla- rında dağlık bir bölgeye düştü. Uçağın düştüğü yerin 400 metre ötesinde evler bulunduğu belir- tıldi. Paramparça olan uçağm en- kazında 4 ayn yangın çıktı. Uça- ğın bir süre otomatık pilotla uç- tuğu ve yakıtının bıtmesi üzerine düşmüş olabıleceği belirtıldi. "Havada ölmüş olabilirler' Yunan televızyonlan, basınç kaybı ve buna bağlı olarak oksi- jen yetersızliği yaşadığı sanılan uçaktaki 121 kişinin havadayken ölmüş olabıleceklerinı kayderti- ler. Televızyonlar, Yunan hava sa- hasına girdikten sonra alışılmı- şın dışında seyreden uçakta ba- sınç kaybı nedeniyle piiotlann baygın halde olduklannın sanıl- dığını bildirdiler. Uçağın dü'şme- sınden önce bir yolcunun kuzeni- ne gönderdiği cep telefonu mesa- jında, "donduklarım" yazdığı kaydedildi. Yolcu, mesajında, Pilotlar mosmor oldu, kendi- lerinden geçtiler. Elveda kuzen, burada donuyomz" diye yazdı. Bu arada, uçağın, havalandır- ma sistemindeki anzadan dolayı bir süre önce bakıma alındığı bil- dirildı. Rum radyosu, uçağın se- ferlerine birkaç gün önce yenı- den başladığını belirtirken, kaza sonrasında Larnaka Havaala- nı'na gıden Rum Ulaştırma Ba- kanı Haris Thrasu'nun da bu bilgiyi doğruladığını haber verdı. Yunan basınına göre. Larna- ka'dakı havaalanı yetkilıleri. kal- kışından hemen sonra uçağın faz- la ısındığına ilışkın bılgı aldıkla- nnı, klima sistemınde anza nede- niyle zehirlı gaz sızıntısının yol- cu ve görevlilen bayıltmış olabi- leceğını de söylediler. Televız- yonlar, uçağın geçen yıl Varşova- Larnaka seferi yaptığı sırada ba- sınç kaybı sorunuyla karşı karşı- ya kaldığının belırlendığını, Lar- naka'ya inişten sonra çok sayıda yolcunun solunum sorunlan ne- denıyle hastaneye kaldınldığını duyurdular. Havayolu şırketinın uçaklannın öncekı seferlen hak- kında da çok sayıda şikâyette bu- lunulduğunu kaydeden televız- yonlar, Yunanıstan'ın Korfu ve Kos adalanndan Kıbns'a girmek üzere rezervasyon yaptıran müş- terilerin büyük bölümünün rezer- vasyonlannı hızla ıptal ettıklen- ni duyurdular. Acil kararlar alındı Rum lider Tasos Papadopu- los, uçak kazasında çok sayıda kişinin ölmesinden denn üzüntü duyduğunu bildirdi. Protara ka- sabasındaki tatılinı yanda kesip Larnaka'ya giden Papadopulos, acil durum toplantısının ardından kurbanlann ailelerine başsağlığı dileyerek "Bu zor zamanda on- lara sonuna kadar destek ola- cağız" dedi. Kıbns Rum Yönetı- mi Bakanlar Kurulu, uçak kaza- sının ardından, acil durumla mü- cadele amacıyla bir dizi karar al- dı. Bakanlar kurulu, kazada haya- tını kaybedenlenn aılelerinı Atı- na'ya götürmek üzere uçak kira- lamaya karar verdi. Kazadan ötü- rü 3 günlük resmı yas ılan edildi. KKTC Cumhurbaşkanı Meh- met Ali Talat, uçak kazası dola- yısıyla Papadopulos'u arayarak başsağlığı dıledi. Papadopu- los'un da Talat a teşekkür ettiği \e özel ilgisinden dolayı takdir- lerini ifade ettiği kaydedildi. KK- TC Dışişlen Bakanlığı'ndan ya- pılan açıklamada da kazadan de- rin üzüntü duyulduğu belirtıldi ve başsağlığı dılendi Düşen uçağın enkazında arama çalışma- lan başlatıldı. ka/azedelerin yakınları ise kazanın duvulmasının ardından telefon- lara sarılarak bilgi almaya çalıştı. (AP) BaşmüzakereciBabacan, işadamlannı Güneydoğu'yayatınmyapmaya çağırdı: Sorun yatınmla çözülürANK.4R.\ (Cumhuriyet Bürosu) - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan. Türk Lırası'nın değerlenmesinin "normal" oldu- ğunu belirtirken kurumlann kendilerini kur riskınden koruması gerektiği uyansını yaptı. Babacan, Başbakan Recep Tayyip Erdo- ğan "ın gündeme getirdiği "Kürt sorunu" ko- nusunu ise Güneydoğu Anadolu'ya yatınm yaparak çözeceklennı söyledi. Babacan, dün gazetecilerle bir sohbet top- lantısı yaptı. Enflasyonun hızla düştüğünü be- lirten Babacan, buna karşın Türkiye'nin hâlâ dünyadaki en yüksek enflasyon rakamlanna sahip ülkelerden biri olduğunu söyledi. Borç- lann ve bütçe açığının gayri safı ulusal hası- laya oranının düştüğünü savlayan Babacan, Mastricht tanımlı olarak bu oranın yüzde 5'e ineceğinin, gelecek yıl da yüzde 3'ün altında olacağının öngörüldüğünü kaydetti. Babacan, toplam dış ticaret hacminın ulusal gelire ora- nının ise yüzde 50'yi geçtiğinı öne sürdü. Babacan TL'nin değer kazandığına da işa- ret ederek seçımlerden önce yüzde 34 olan re- el faizın bugün yüzde 10"un altında olduğu- nu, zaman ıçinde bunun tedricı olarak düşe- ceğini söyledi. Babacan, Türkiye gibi geliş- mekte olan bir ülkede yerel para binminin uzun \adede değer kazanmasının normal ol- duğunu savundu. TL'nin değer kazanmasında önemli olanın hızı ve boyutlan olduğunu ifa- de eden Babacan, "Buna dikkat etmek zo- rundayız" diye konuştu. Bakanlık kurulmayacak' Babacan, sorular üzerine Türkiye'nin AB sürecine de değindi. Türkiye'nin AB'ye üye- lik müzakeresi sürdüren ya da yeni üye olan diğer ülkelerle kıyaslanmaması gerektiğine dikkat çekerek müzakere hazırhkJannın bü- yük oranda tamamlandığını söyledi. Babacan, müzakerelerin 3 Ekim'de başlatılması için hıç- bir pürüzün bulunmadığını da ifade ederek "Şu anda müzakerelere başlamak için hu- kuki anlamda hiçbir kriterimiz kalmadı. AB'nin en önemli özelliklerinden olan "ah- de vefa" ilkesi kapsamında, müzakerelere 17 Aralık'ta verilen tarihte başlayacağımı- zı düşünüyorum" diye konuştu. Babacan müzakereler sürecinde yeni bir bakanlık ku- rulmasının da öngörülmediğini ancak orta va- dede yeni bir yapı kurulabileceğüıi kaydetti. Babacan, Başbakan'ın Kürt sorunu ile ılgı- li sözlerinin anımsatılması üzerine ise Güney- doğu ve DoğuAnadolu Bölgesi'nin>ıllarcate- röre maruz kaldığını ifade etti. Bu nedenle ya- tırımcılann bölgeden kaçtığını anlatan Baba- can, şöyle konuştu: "Belli bir potansiyeli kazanmış işadam- larının. bugünün.varının kârınıdeğil,Tür- kiye'nin uzun vadeli geleceğini düşünmesi, bu kaygıyı paylaşması gerekiyor. Yatırım- larda Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölge- lerimizi zayıf bıraktık. Artık farklı yaklaş- manıız gerekiyor. Özel sektörün daha çok yatınm yapması, dönüyor dolaşıyor terör konusuna geliyor." Demokratikleşme ve özgürlüklerin işleye- bilmesi için ekonomi ayağının güçlü olması gerektiğinin altını çizen Babacan. devlet ola- rak üzerlerine düşeni yapacaklannı, 49 ılın teşvik kapsamında olmasınrn önemli bir adım olduğunu söyledi. Babacan. daha fazla özgürlük alanının sını- nnın ne olduğuna ılişkın soru üzenne ise "Te- kerleği yeniden icat etmeye gerek yok. Ba- tı standardında uygulamalar var. AB süre- ci reform açüımları için bize format sağlı- yor. Ankara siyasi kriterleri çerçevesinde yürüteceğiz" diye konuştu. Babacan, IRA ve ETA anımsatması üzenne, "Her ülkenin ken- di özel durumu var" varutını verdı. SÖYLEŞİ ATTİLÂ İLHAN • Baştarafı Arka Sayfada 11 larca otelinde bannmama ses çıkarma- ••• mıştır, Gazi'nin Nutku'nu hangimız doğru dürüst okumuştur, merak ederim: Çoğu- muz kitabı, bir 'Kurtuluş Savaşı' hikâyesi diye alır, bazılarımızdaGâzi'nin 'doktrini' diye; dik- katli okunursa görülür ki, Nutuk'ta Gâzi, -belgelerini de ortaya koyarak,- aslında, Is- tiklâl Savaşı'ndaki arkadaşlarıyla yollannın sonradan nasıl ayrıldığını; onların, adeta karşıdevrimci birtavırla nasıl onun karşısı- na çıktıklarını anlatıyor. Bunda şaşılacak bir şey yoktur, zira... a) Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya ınti- kal ederken, 'maiyeti erkânından farklı ola- rak', bir değil, iki amaç taşıyordu: a/ Emperyalizm'e karşı bağımsızlık savaşı ve- rerek, ülkeyi kurtarmak; b/Anadolu'da, 'ih- tiva ettiği mana, hemen akla geldiği gibi, ihti- lal olmakla beraber, ondan çok daha vâsi bir tahavvülü ifade eden' bir 'inkılap' yapmak! Galiba, daha işin başında (Havza'da mı?) benzer bir inkılap içindeki Sovyetler'le te- masa geçmesinin, ya da geçmek isteme- sinin sebebi budur. Cumhuriyet'in 10. yıldönümünde, kutlama- ya hiçbir Batılı 'Şahsiyetin' gelmeyişine mu- kâbil, sadece Sovyet temsilcilerinin bulunma- sı da; geçrt törenınde. Yüksek Mûsıki Mual- lim Mektebi öğrencilerınin, Enternasyonal'i -üstelik Rusça- okuması da, bununla irtibatlı olmak lâzım gelir. Bildiğiniz gibi, o yıldönümü- nü tes'it eden, 'Ankara Türkiye'nin Kalbidir' Gâzi'nin Kutsal Sırrı'nı Kim Biliyor?••• belgeselini de. Sovyet yönetmeni Yutkeviç çekmişti. Bilerek bilmeyerek atlanılan nokta... (Tesbit/12."... özetinözeti, Gâzi'nin firsat- tan istrfâde ederek, Anadolu'da gerçekleş- tirmeyi düşündüğü 'tahavvül' başka; onun- la beraber görünen, silah arkadaşları ve politikacıların tahayyülü' bambaşkaydı: Mustafa Kemal Paşa, XIX. yüzyıl boyunca yeryüzünü altüst etmiş olan, 'Hıristiyan, Be- yaz ve Batılı Emperyalizm'in yalnız başını değil, XX. yüzyıl boyunca her uzvunu ağnta- cak 'Kurtuluş Savaşlan'n/n başını çekmekle kalmıyor; tam bağımsız ve özgür ülkesinde, Fransızlann XVIII. yüzyılda gerçekleştirdiği 'Ulusal Demokratik Devrim'i gerçekleştirme- yidetasariıyordu, tiuluk'a bunlan, 'kutsal bir sır olarak sonuna kadar sakladığınf kendi- si söyler. 'Kafkas Seddi' hakkındaki değeıiendir- mesini okumuş muydunuz? 1920 senesi 'iptidasında', bütün kumandanlara ve mül- ki idari amirlere telgrafla ulaştırılmıştır ki, orada Gâzi, jeopolrb'k ve jeostratejik olarak, hem Anadolu'nun yerini belirler; hem de, Emperyalizm'e karşı savaş verebilmek için, Bolşevikler'le temasa geçilmesi; bu- nun için de Ingilizlerin Kafkaslar'da gerçekleştirdikleri 'Kafkas Seddi'nin (Gürcistan, Ermenistan. Resûlzade Azerbaycan'ı—) yıkılması zarûretinin altını çizer. Bilindiği gibi, olay, Bolşevikler'le Kemalistler'in ortak çabasıyla, gerçekleş- tirilmiş; 'Kafkas Seddi' bir güzel yıkılarak, yerirte, Emperyalizm'in Asya sömürgeleriy- le bütün bağlantısını koparan, büyük 'Ke- malist/Komünist Seddi' kurulmuştur. Sanı- rım 'Nutuk' yorumcularımızın çoğu, bilerek bilmeyerek bu noktayı atlryorlar. O zaman başladığımız yere dönebiliriz: Efendim, Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. Yıldö- nümü kutlamalarına, münhasıran Sovyet büyüklerinin katılmasının olduğu kadar, Yüksek Mûsıki Muallim Mektebi öğrencileri- nin, şeref tribününün önünden geçerken Enternasyonal'i, hem de Rusça söylemesi- nin nedeni budur. Merakhsı için NOT: Aslında Entemasyo- nal, Fransız Ihtilâli'nden müdevver bir marştır ki, Sovyet ihtilâli başladıktan sonra, Mosko- va'nın çağrılarına Avrupa sosyal demokrat ve sosyalistleri 'yan çizince'. Dünya ihtilâli'nin marşı olarak, Komintern'ce kabul edılmişti. Daha sonra Stalin, 'Dünya Ihtilâli'nden vaz- geçip, 'tek ülkede (ulusal) sosyalizm' modeli- ne karar verince, 'Entemasyonal', Sovyetler'in 'ulusal marşı" olmaktan çıktı; yerine başka bir marş bestelendi. Entemasyonal, Komintern'in (3. Entemasyonal) marşı sayıldı. G U N D E M MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada rum pek çok alanda var ama, ekonomide blok olarak ayrıca öne çıkıyor. Geçen hafta ekonomideki gidişle ilgili ciddi ku- rumlardan değeriendirmelergeldi. Merkez Banka- sı Başkanı Süreyya Serdengeçti, faiz indirimi için baskı yapıldığı günlerde bir basın toplantısı düzen- leyerek kendisinin ve kurumunun gözüyle ekono- miyi değerlendirdi. Serdengeçti, Merkez Banka- sı'na Ya/z/nd//'baskısınınne zaman yapıldığını ay- nen şöyle açıkladı: "Faiz baskısının ardından seçime gidilir," Hükümetin Merkez Bankası'na böyle bir baskı- sı öne çıkması gereken bir haberdir ama, iyiye gi- diş havasının bozulmaması için iç sayfalarda kal- dı! Serdengeçti'nin kamuoyunayaptığı "açıkpozis- yonlara dikkat" uyarısı da ayrıca ırdelenmesi ge- reken bir durum. • • • Devlet Istatistik Enstitüsü'nün (DİE) geçen haf- ta başında açıkladığı büyümeye ilişkın rakamlar, AKP iktidarının birinci yılı sonrasındaki bahar ha- vasının dağılmakta olduğunu gösteriyordu. Baş- bakan, AKP'nin 4. kuruluş yılında yüzde 8-9'luk büyüme rakamlarından söz ediyor ama, veriler bunu doğrulamıyor. DİE ve Merkez Bankası verileri ışığmda 2005'in ilk yarı özeti şöyle: - Sanayi üretimindeki artış azalıyor. Yılın ilk ay- lannda yüzde 6'ya varan büyüme, ikinci dilimde yüzde 4.5'e geriledi. - Kimi lokomotif sektörlerde çok ciddi gerileme- ler var. örneğin, kâğıt sektörü yüzde 26, radyo- TV, haberlerleşme cihazlan yüzde 24, makine ve teçhizat yüzde 11, tekstil yüzde 8 oranında üre- tim düşüşü yaşadı. - Protesto edilen senet sayısı geçen yılın ilk 7 ayına göre yüzde 81, ödenmeyen kredi kartı bor- cu tutarı yüzde 94, bankaların kredi kartı batağı yüzde 160 arttı. - 2005 yılı başından bu yana 250 bin mükellef işini terk etti. Bu rakamlar pompalanmak istenen genel iyim- ser hava ile örtüşmüyor. Ciddi önlemlerin alınma- sı gerektiğinı gösteriyor. • • • Geçen haftanın ilk yarısında sayfalarda yeterli yer bulamayan bu haberlerin ardından hafia so- nunda Ankara Ticaret Odası'nın (ATO), hüküme- tin 1000 gününü irdeleyen değerlendirme raporu yayımlandı. Rapora göre hükümetin görevde kaldığı süre içinde yaşananların özeti şu: - İç ve dış borç stoku 113 milyar dolar arttı. Ki- şi başına düşen borç 3 bin 214 dolardan 4 bin 647 dolara çıktı. Bir başka deyişle, dünyaya geien her çocuk daha yaşama merhaba derken bu kadar borç, hanesine yazılıyor! - Işsizlik kronik hale geliyor. Işsizlik rakamları artık iki haneli, yüzde 10.3. - Ihracat artıyor ama, ithalat daha fazla artıyor. - Cari açık ve sıcak para ciddi tehdit. AKP'nin kuruluşunun 4. yılını kutlayanlar bugün eskisinden daha istikrarlı olduğumuzu söylüyor. Sanırım en ciddi istikrar, ekonomideki olumsuzluk- lann özenle kamuoyuna yansıtılmaması sürecin- de. Istıkrarın bu kadarı gerçeğe zarar! ankcum(a cumhuriyet.com.tr RUM BASINININ İDDİASI: PapadopulosAB y de ipleri germeyecek LEFKOŞA (AA) - Kıbns Rum yönetimi lı- deri Tasos Papadopulos'un, Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasını veto etme- nin. "müzakerelerde Ankara'ya baskı yapmada kullanacağı stratejivi ortadan kaldıracağı" görüşünde olduğu ileri sürül- dü. Rum Politis gazetesi, "Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakerelerinin başlaması- nı engellemenin Kıbrıs sorununa doğru- dan etki yapacağını fark eden Rum yöne- timinin. AB'de ipleri germeye niyetli ol- madjğını, Papadopulos'u eşgüdüm içinde olmak amacıyla görüşmeye çağıran Ati- na'nın da aynı frekansta olduğunu" yaz- dı. Gazete. Papadopulos'un, Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlamasını veto etmenin, "müzakerelerde Ankara'ya baskı yapma- da kullanacağı stratejiyi ortadan kaldıra- cağı" görüşünde olduğunu belirtti. İngiltere'den KKTC tavsiyesi Fileleftheros gazetesi de, "AB dönem baş- kanı tngiltere'nin, (Kıbns Cumhuriye- ti'nin) üyelik miizakereleri başlamadan önce tanınması yönündeki ısrarın ek bir şart olduğuna ilişkin Ankara'nın tezini tam olarak benimsediğini, Londra'nın, Afi içinde Türkiye'nin üyeliği aleyhine şekille- nen yeni ortama muhalefet yaratma çaba- sıyla AB üyesi ülkelere KKTC ile direkt temas kurmalarını tavsiye ertiğini" yazdı. Yakovu, Talat'ı şikâyet etti Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yor- go Yakovu, BM Genel Sekreteri Kofi An- nan ve AB üyesi ülkelere mektup göndere- rek, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı şikâyet etti. Rum basınında çıkan ha- berlere göre Yakovu, bilgilendirme amaçlı mektubunda "Talat'ın Kıbrıslı Türklere yönelik izolasyonların kaldırılması talebi- nin arkasında KKTC'nin tanınması niye- tinin yattığını kabul ettiğini" öne sürdü.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog