Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14AĞUSTOS2005RA HABERLER Ölümünün üzerinden 30 yıl geçen 68 önderlerinden Harun Karadeniz amlıyor DüşünceleriyleyaşıyorHÜSE\tMOVANÇ ölüm ilgüendirmiyor arûk seni, cina- yet flgilendirmiyor bir dağ yamacında, pınariar kadar berrak bir şafakta köylüler geçiyor Zap Suyu'ndan ve tanıyor seni işçiler geçiyor Eyüp'ten, Kartal'dan ve tanıyor seni öJüm geçiyor atardamarianndan ve tanıyor seni kuşlann, ağaçlann, toprağm sesini dinliyorsun ölüm ilgüendirmiyor arük seni, iş- kence ilgüendinniyor. ışıklar içinde yüzün yüreğinde tarifsiz bir teiaş sabah, \ardiyadasin bir dokuma tez- gâhında öğJe, bir yürüyüştesin pankartiar afıslerle dalga dalga akşam, nöbetini tutuyorsun bir grev çadınnda onurun rüzgâr tanıyor seni buiut tanıyor eüni uzatıyorsun bir dağ yamacuıda, bir kolun kesik~. bir mermi daha süriivorsun ve bası- yorsun tetiğe bir dağ yamacuıda, yüreğinde tarif- siz bir telaş ölüm de tükenmiş ölümsüzlük de, kolun kesik değil ama. Yukandaki dizeler, ünJü şairimiz Refik Durbaş. a ait. Harun Karade- niz'in ölümü üzerine yazılmış dizeler bunlar. Harun Karadeniz ne yapmış id bir şair onun için dizeler yazsın, bu- nu şiirseverlerle paylaşsın... Bunu şair Refik Durbaş 'a sorduğu- muzda şunları söyledi: "Ben, Harun Karadeniz'Ie hiç yüz vüze gelmedim. Bir masada oturupda onunla bir siga- ra, bir bardak çayiçmedim.Ama dev- rinıci mücaddeiçindekiyerini veIstan- bul Teknik Üniversitesi'ndeki (İTÜ) sürdürdüğü devrimci mücadelesiniiz- livordum. Cenç bir devrimci olarak onun kolunun kesiimesi beniderinden etküemişti. Bu şiiri onuniçin yazdım." Sınıfsal nltellkte evlemler Evet, Harun Karadeniz adı, 1 960'JJ yıllardaki Türkiye'de sosyalist müca- delede en çok duyulan adlardan bi- riydi. Sosyalist mücadelede adı sü- rekli dillerde dolaşan Istanbul Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği'nin baş- kanıydı Harun. Onun zamanında öğ- renci mücadelesi en akılcı, en aklı se- lim en güvenilir dönemlerini yaşadı. Harun'un deyişiyle, "1960 sonrası- nın Türkiyetarihindeözel biryeri ola- caktır. Bu dönem, kitlelerin siyasaJ alanda büinçli eylemlere yöneldiği ve özeUikleaydınlann çeşitiirejim vekal- kınma modeUerini taraşüğı vesuufsal nitetikteeylemlerin ortayaçıkağıönem- M bir dönemdir.-" 1960'lı yıllar ayıu zamanda dünya- da da kitlelerin siyasal alanda sınıfsal bilinçle Amerikan emperyalizmine karşı, Amerika'nm Vietnam'ı işgal edişine karşı en geniş uluslararası bir- leşik cephenin kurulduğu ve mücade- lenin doruk noktalanna çıktığı yıllar- dır. 1961 Anayasası'nıngetirdiğigö- rece özgürlükler ve düşünce özgürlü- ğü konusundaki olumlu gelişmeler, Harun Karadeniz, Taksim'de yapö- ğı konuşmada Istanbul'a gelen 6. Fi- k)aleyhinde konuşmuştu. Karadeniz Dersim mitingine de kaolnuşa Harun Karadenlz'ln yayımlanmış yapıtları Yaşamımdan Acı Dilimler, Eğit/m Üretim Içindir, Kapitalsiz Kapitalistler, Yenmizi Bilelim, Türküler Yalan Söylüyor, Özel Yüksekokullar ve ? Ardındaki Oyun, Olaylı Yıllar ve Gençlik, Türkiye Işçi Partisi'nin (TlP) kurul- ması ve girdiği ilk seçimlerde 15 mil- letvekilinin parlamentoya girmesi, 1967 yılında Devrimci Işçi Sendika- lan Konfederasyonu'nun (DlSK) ku- rulması ve Türkiye işçi sınıfi arasın- da derin kökler salması, Türkiye'de de demokrasi mücadelesi (suııf müca- delesi) konusunda tüm sınıf ve taba- kalan olumlu yönde etkilemesi, tüm ulusu umuda doğru yönlendirmiştı. Devrimci üniversite gençliği işçi sını- fiyla diyalog kuruyor, ortak etkinlik- ler düzenliyordu. Harun Karadeniz o yıllarda Kartal Bölgesi İşçi Birliği'nin oluşumunda önemli görevler üstlen- mişti. 1967 yılında düzenlenen Istan- bul-Ankara uzun yürüyüşünün -ki bu yürüyüşe o zamamn demokrat aydın- İan da destek vermişti- öncülerinden biri de Harun Karadeniz'di. 1968 yı- lında ise başlatılan ABD karşıtı kam- panyalarda, o yıllarda Türkiye'yi zi- yaret eden Amerika'nın ünlü 6. Fi- lo'suna karşı yapılan etkin mücadele- de ve NATO karşıtı kampanyalarda da Karadeniz, hep başı çekmiştir. Iş- çi mücadeleleri olsun, öğrenci genç- lik mücadeleleri olsun, kitle hareket- leri olsun, Harun Karadeniz'in önem- li bir özelliğini ortaya çıkarmıştı. Bu özellik, kuram ve bilgiyi asla salt ken- dine bir olgu olarak algılamayıp, bun- lan kitlelerin kullammına açık bir bi- çim ve içerige büriindürmekgayreti idi. Bir çeşit, siyaset ve kuramı toplumsal bir dile çevirme çabasıydı bu. İTÜ dlnamlzml Karadeniz, genç yaşta, tedavisi engellenen hastalığı nedeniyle ara- mızdan aynlarak büyük bir boşluga ne- den oldu. Harun'un en önemli özellik- lerinden biri de işçi sınıfi ile diyalog ve sag kitlelere yönelik düşünce üre- timi, kitlelerin öğretmeni olmadan ön- ce, kitlelerin öğrencisi olmaktı. İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Pe- rinçek de Harun'la ilgili olarak şun- lan söyledi: "Harun, 1968 gençlik hareketinin öndegeJenlerindendLHasan Yalçın'dan sonraki İTÜ dinamizmini temsil etti. Açık yürekli, cevval, dürüst bir arka- daşü." Halkçı talepler Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yö- netmeni Ihsan Çaralan da Harun"la ilgili duygulannı şöyle dile getirdi: "60'h yıllann gençlik harekeri için- de en halkçı insanlardandı. Gençlik eylemleri ile haikçı talepleri birieştir- me>i bilen ve bunu eylemleri>1e usta- iıkla kullanan bir arkadaşü.'" 1968 yılında polis, ÎTÜ'ye bir bas- knı düzenlemışti. Bu arbedede kolu- na epeyce darbe almıştı. Bu darbeler sonunda kanserin ilk belirtileri başla- yınca tedavi amacıyla Londra'ya gıt- ti. 1971 yılındaki tutuklamşında Şadi AUalıç, Sabahattin Eyuboğlu, Vedat Günj'ol \e bırçok aydın ve gençlerle birlikteaynı cezae\inipaylaştı. Kara- deniz, daha sonra cezaev ınden tahli- ye oldu. Ama 1972 Dev-Genç ope- rasyonunda yine tutuklandı daha son- ra serbest bırakıldı. Harun Karade- niz'in renkli ve çok yönlü kişiligi her sımfve tabakadan insanla ,vüzyüze gel- mesini sağladı. Harun Karadeniz, 1970 yılında o günün en popüler sosyalist teori ve eylem dergisi Ânt'ın yazı ku- ruluna katılır. 60"lı yıllardaki Ant der- gisinın sahibi ve genel yayın yönetme- nı Dogan Ozgüden, Harun Karadeniz ile ilgili olarak şunlan söyledi: "Oyıllardaki ünhersitelerdereform istekleri yükselirken Harun Reform değil, eğıtimde devnm!' diye haykın- yordu. Zap Suyu'na köpıii yapmaya giderkenprojevi bü.vükbircoşkuyla an- latnordu bize... Hastalığı yavildığı an- larda bilede\rimciiyimserfiğini hiçyi- tirmedi.. Avrupa'da onu tanınuşkim- le karşuaşO\sak. Harun'dan hep sev- ghie, nayranblda söz ediyordu..." Sdmürüniin karşısında Prof. Dr. Coşkun Özdemir de Ha- run'u tanıyanlardan: "1968 hareketi- nin öncülerinden. bir yiğit çocuktu. 68'deki Türk gençüği 681 deki A\Tupa gençliğinin sol rüzgârlanndan etkilcn- mişû.Kapitalist-enipenaiistsömürüsis- temine karşı çıkan, mücadele eden gençligin öncülerindenHarun,Türki- ye'de gençliği coşturan, hevecanlandı- ran konuşmalar j'apardu." ÎTÜ'de ögrenci birliği başkanlıfı yapan Gökalp Eren de Harun'la ilgı- Ii şunlan söyledi: "Süreçter,olajiar,ta- rihselkesitlerona damgasuu vuranin- sanlann hayatöyküierivle daha kolay anlaşjhr olabilir. Harun da Oeniz'ler. Mahır'ler ved^er devrimcilergibi68'e renk ve anlam \eren özel kişiliklerden birisidir. Anti-emperyalist, demokra- tik, özgüriükçü kavganuı hem neferi- dir hem de önderi Kısa yaşamı, daha uzun süre unutulmayacâk." Mahkeme önünde Eski TlP Genel Sekreteri NihatSar- gın cezaevi arkadaşı Harun "u şöyle anlatmaktadır. "Harun, mikrofon ba- şına geldi. Bir taraftan. yukanda iddi- anameileilgili olarakbenim ancakbir bölümünü verebildiğim yanhşian, aç- mazlan vt^ bir an önce anlatabilme- nin büyük heyecanı içinde, diğer yan- dan kendinden emin arka arkaya öy- lesine sıraladı kL. istisnasız hem bizler hem avukatlar ve mahkeme heyed ve savcı da arük bu mahkemenin bir an- lamı kalmadığı konusunda fikir büii- gine varnuş olmalı> dılar.»" Hastalığı ilerlemışti... Tedavi ama- cıyla yurtdışma gitmesi engellendi. Uzun uğraşlar sonunda 1974 yılının Ocak ayındaLondra'ya tedavi amacıy- la gidebildi. Ancak çok geç kalınmış- tı. Londra'da birkolu ameliyatla kesil- di. Ameliyat da onu kurtaramadı. Kan- ser virüsü vücudunun her yanına ya- yılmışD. Karadeniz, 15 Ağustos 1975'te yaşama gözlerini yunıdu. Hayata veda eöneden bir yıl önce Harun-HülyaKa- radenizçiftinin, 1974 yılındaGülçinad- lı bir kızlan dünyaya merhaba dedi. Harun Karadeniz'in ölümünden sonra 1970'li yıllann sonlaruıa doğru o yıl- lardaki sol örgütler, Levent'le Etiler arasındaki Nispetiye Caddesı 'nin adı- nı Harun Karadeniz Caddesi olarak de- ğiştirdiler. Öyle ki, Harun Karadeniz Caddesi yazılı bütün mektuplan pos- tacı, uzun süre apartmanJara taşıdı. Ânısınapanel düzenlenecek H arun Karadeniz'in 30. ölüm yıldönümü nede- niyle 68'liler Birliği Vakfi, bir dizi etkinlik düzenledi. ilk etkinlik, yann saat 11.00'de Harun Karadeniz'in Karacaahmet Mazarlığı'nda (Üs- küdar Caddesi üzerinde solda duvar dibi tarafinda) mezan başında düzenleniyor.Yine yann saat 18.00'de, Cağaloğlu'ndaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne ait Burhan Felek Konferans Salonu'nda, "Harun Kara- deniz ve 68 Kuşağı" adıyla bir panel düzenlenecek. Merdan Arslan'm oturum başkanlığını yapacağı pa- ıelin açış konuşmasını vakıf başkam ve gazetemiz ya- :an Sönmez Targan yapacak. Prof. Dr. Eren Omay; tlete Akalın ve Gökalp Eren'in konuşmacı olarak ka- ılacağı panelın konuklan da duygulannı aktaracak. 8'liler Birliği Vakfi Genel Başİcanı Sönmez Targan, tkinliklerle ilgili olarak şunlan söyledi: "Harun Ka- adeniz, 68 devrimci gençlik kuşağının önde gelen kişi- rinden biriydi. Ancak Karadeniz, sıradan bir gençlik ıderi olmanın çok ötesinde önemli özeiükleri bulunan r kişiliğe sahipti. Örgütieme yeteneğinin yanı sıra iksek entelektüel büuıci olan ve mücadelesini verdiği ınularda yazılı ürünler ortaya koyan ve çoğu ürünleri ıgün de büyük bir coşku ve tazelikle okunan yapıtiar- r. Türkiye'nin içinde buiunduğu koşuliar, Harun Ka- deniz gibi nice arkadaşlanmızı zamanın ötesinde icadelelerini bugün de sürdürmevi bir öde\ olarak lere vennektedir..." Hınıa Kifâdeaiı'in değerli «oıııoı /Tın Ortl <«miıı - IV K«pıtatılı [yıullt • II ı WN* MJ Oİ-MAUVIM 'Gençttğin önderlerinden' H arun Karadeniz, 1942 yılında Giresun' un Alucra ilçesinin Armutlu köyünde doğdu. Ortaöğrenimini Samsun'da ta- mamladı, 1962 yılında İstanbul Teknik Üniversi- tesi Inşaat Fakültesi Bölümü'ne girdi. Yığınsal öğrenci hareketinin sol düşünceye yönelişi için- de Harun Karadeniz ve arkadaşlarının da özel- likle İTÜ içerisinde önemli katkılan oldu. ÖnemH Işler basardı' O yıllardaki yakın arkadaşı Osman Saffet Aro- lat, Harun Karadeniz konusunda şunlan söylü- yor: "6O'lı yıllann Türkiye'de coşku ve yaraücı- ükla ülkemizi ve dünyayı degiştirnıek isteven gençlerinin önderlerinden birijdi Harun. Kendi- si, hem örgütlenmenin içinde yer aldığı gençlik adına önemli işler başardı. Hem ülkenıizde o dö- nemin sorunlaruu en iyi dile getiren eylemlere inıza attı. Bir yanda Gerze'de tütün mitingleri düzenledi, öte yanda Amerika'nın 6. Filo'suna karşı antiemperyaüst eylemlerin önderüğini yap- ü. Harun, eylemleri aynı zamanda düşünce ba- zında yazıya dökerek de 1968 dönemiyle ilgili yazdığ^ kitaplar ve egitimde yeni arayışlar içeren kitabıyla bugün bile tazeliğini koruyan düşünce- lerini topluma aktardı." PAZAR ORHAN BURSALI Küpt Sorunu -1 Bir grup "Aydın "la yaptığı görüşmede, Başf kan olayın adını nesmen "KüıiSorunu"olarak k< du. Ve "Kürt Sorunu'nu güvenlikten çok demc ratikçerçevede çözeceğiz" dedi. "Ayd/nlar" da "K Sorunu"na daha fazla demokrasi ile çözüm vaad den memnun kaldılar... Derken Erdoğan, Diyj bakır'ı ziyaret etti, ama dağ fare doğurdu.. Anlaj lan örgütlü Kürtler, Erdoğan'ı birkaç yüz partilisi le baş başa bırakmayı tercih ettiler! Herkes "Kürt Sorunu"nun çözümünden bal sediyor. "Aydınlar Grubu "na bakıyorum, düşür celerini açıkça dile getirmekten kaçınıyorlar. Ker di "Kürt Sorunu"çözümlerini tanımlamaktan uzat lar. Siyasi davranıyorlar. Grubun doğal olarak kaı maşık bir yapısı var. Onların adına yazıp çizme şüphesiz haksızlık, ama görüşlerinin satır araları nı okuyabilirsinız: Kimi, Kürtlerin aynlabileceğinı kendi devletlerinı kurabileceğini savunuyor. Kimi ikı ulusun ortak oluşturacağı "demokratikfederas- yon veya konfederasyon "dan yana. Kimi, devle- tin PKK ile masaya oturmas/nı /stiyor. Şüphesiz ki- mi de Kürt kültürel ve etnik kimliğiyte, ama aynı Cum- huriyetin çatısı altında birlikte yaşamaktan yana.. Ama şu andaki asgari müşterekler, şüphesiz he- pimizin acısını çok çektiğı terör ortamına bir daha geri dönülmemesi. Kürt Sorunu'nu salt PKK, te- rör ve güvenlik meselesi olarak gören an/ayışın hortlamaması.. Daha fazla demokrasi ile Kürt So- runu'nun terör boyutunun yumuşat/larak, sürekli siyasal platformda ve diyalog içinde kalınmasının sağlanması.. Her ne kadar bazıları, Kürtlerin ayrılma yolunun ancak buradan geçebileceğine inansa da.' • • • Peki, AKP'nin ne düşündüğünü bilen varmı? Er- doğan, Kürt Sorunu'nu nasıl çözecek? Tek millet, tek bayrak altında ve demokratik açılımlarta.. Bu nasıl olacak? AKP'nin ciddi programı yok. Işin laf- zı ile ve halkla ilişkilerden elde edecekleri kazanç- la daha fazla ilgililer. Bugüne kadar hiçbir egemen siyasal parti, bu ciddiyeti gösteremedı, kalıplan kınp gerçekçi adım- laratmadı. PKK'nin ait edilmesiyle "KürtSorunu" çözülür sanıldı. öte yandan, Kürt siyasetçilerin Meclis'te birleştiricı değil ayrılıkçı tutumları ve te- rör örgütünün sözcülenymiş gibi davranmalan, or- tak siyasal platform yaratılmasını engelleyici ana etkenler arasında oldu. Acaba bugün Türkiye'de siyasal yapı, büyük bedeller ödenerek edinılen zengınleşmiş dene- yimlerle, Kürt Sorunu'na tek Cumhuriyet yapısı içinde yeni yaklaşımlar getirebılecek olgunluğa ulaştı mı? Şüphesiz, Kürt meselesini salt terör ol- gusu olarak gören genış bir kesim var. Ancak bu "güvenlikçilerin" dışında da konuyu yeni boyutla- nyla ele almaya hazır bir siyasal yapı da bulunu- yor. CHP'nin ise deneyımli siyaset tarafından çok, güvenlikçı tarafta yer alacağı görülüyor. öte yandan, Kürt sıyasetçiler de terörcü Kürt po- litikasının çatısından çıkabilmiş, özgürleşebilmiş de- ğil. Bunu istıyoriar mı? Belki de hiç istemiyortar!.. O zaman ortak bir platform zaten oluşturulamaz.. • • • Peki, ne yapılabilir? Kürtlerin pariamentoda politika yapmalannı sağlayacak yolu açmak gerekir.. Meclis'e gırme ba- rajı yüzde 5'e düşürülmeli... Bu, atılacak ana siya- sal adımdır. Ancak AKP çoğunluk sağlama kay- gıları nedeniyle buna yanaşmadıkça, çözümde ciddi bir adım atılamaz. CHP de soruna çözüm üret- meyi düşünmüyor. Oysa ayrılıkçı terörün panzehiri, böyle bir siya- sallaşma olabilir. Siyasi platform, terörü tecrit ede- bilir ve terörle mücadeleyi kolaylaştırır.. Ikincisi ekonomik önlemlerdir. Doğu ve Güney- doğu Anadolu Türkiye mıdir? Uluslararası ve ulu- sal hukuka göre öyle.. Ama realite öyle demiyor! Burası, dünyanın en geri kalmış bölgelerinden bi- ri. Türkiye'nin ortalamalanyla bile mukayese edi- lemeyecek kadar yoksul.. buyoksulluk, heleeko- nomisı sırat köprüsü üzerinde yürüyen bir ülkede, ancak terörün zeminini besler. Başbakan, ezberini falan bozmuş değil. Bölge- ye ekonomik yatırım ve fabrika isteyenleri azaria- ması, "özel teşvikyok, Diyarbakırtı işadamlangel- sin buraya yatınm yapsın" demesi, özel koşulla- rın ne kadar dışında olduğunu gösteriyor. "Serbest piyasa ekonomisi", bugünkü koşul- lanyla, Kürt Sorunu'nun çözümüne ekonomik kat- kıda bulunamaz. Ekonomik hayata entegre olama- mış, edilememiş, Türkiye ekonomik ortalamalany- la bütünleşememiş Doğu ve Güneydoğu Anado- lu'nun Kürt Sorunu'nun çözümünde birleştirici rol oynaması belki de imkânsız. Bugünkü yapı, ayrılıkçı polrtikaları destekler niteliktedir. Ekonomik iyileşme, bölgeye birliktelikçi kim- lik kazandırır. Salı Yazısı'nda devam: Türkiye ya bu Kürt So- runu'nu kendi yönetecek.. Böylece ulusal yaran- nı ve birliğini gözetleyecek.. ya da dışandan yönetil- mesinı seyredecek.. obursali(g cumhuriyet.com.tr 25 hektar kül oldu • ANTALVA (AA) - Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Gebiz beldesı yakınlannda çıkan orman yangını, 25 hektarlık alanda süriiyor Orman Böl- ge Müdurü Ahmet Gedikağaoğlu, çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Bu arada, yan- gına 1 'i Denizli'den gelen 3 helikopterle 1 yangın söndürme uçağının müdahale ettiği, arazinin ka- yalık olması yüzünden karadan zorlanıldığı öğre- nildi. Yangına, çe\re ilçe ve beldelerden gelen çok sayıda arazözle iş makıneleri de müdahale etti. Yangınm turist kafilesinden sigara izmariti atılma- sı sonucu veya motosiklet egzozundan çıkan kı- vılcım nedenıyle çıkmış olabıleceği iddia edildi. Kınm-Kongo kanamalı ateşi • SfVAS (AA) - Sıvas'ta, \iicutlannda kene bulu- nan 6 çocuk ile 1 kadın teda\i altına alındı. Kent merkezinde N.A. (1.5) ve M.T. (1.5), R.B. (5) ve G.K. (5), S.E (7), G.S. (8) ile Yıldızeli ilçesinde yaşayan Naciye T. (27), kene ısırması şikâyetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesı'ne kaldınldı. Hastalığın bulaşıp bulaş- madığına dışkın sonuçlann önümüzdeki günlerde belirleneceğı bildinldı. Kınm-Kongo Kanamalı Ateşı hastahğının bulaşıcı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, şu anda Enfeksiyon Hastalıklan Ser- vısı'nde 3 kişinin tedavi gördüğünü kaydettiler.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog