Bugünden 1930'a 5,465,953 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14 AĞUSTOS 2005 PAZAR OLAYLARVE GORUŞLER EVET / HAYIR OKTAY AKBAL Gençlik Kanları' BirÖykücük . <* Bir p a \ arabalar zl :ü görmüyor. ^saatbeş- üçuktakar a lapa fapa, on im, buluşmaye- >r, açjtyn şemsiyeyi, yol . Beş cJaRÎka, on dakika. Bu o otoffıobilli dost? Zamanın- Park karlar altında. Tipjj Birini beklemek ge tebuluşmakiçin; başladı. HerRde ı dakika 1 rine git ortasınd havaapı daı. _ _,. "'şehirde.. Insanlar kaçışıyor, Tda zincirsiz, trafik kurallannı bir yana atmışlar. Her yanda bir telaş, bir kaçışma, bir kovalamaca... Bir benim, şemsiyemi açmış bek- leyen. Taş yağsa kıpırdamayacağım! Söz vermişim, bekleyecegim... Yanm saat daha, belki bir saat. Bak- tım, yol ortasında dayanmak zor, karşı apartma- nın girişine attım kendimi. Burası rüzgârtutmuyor. Kapının sağında bir helvacı var. Uzun boylu bir adam. Bıyıkları beyaz. Gözleri mavi mavi. Yan ya- na duruyoruz. Gözlerimin önünde bir oyun oyna- nıyor sanki. Bir film seyrediyor gibiyim. Helvacıya bakıyorum. "Ne hava ne hava" diyorum. "Odun da yok evde" diyor. "Gidip a/acağım daha." Kar, kış, soğuk bitmiş birden! Varsa yoksa o helvacı! "Bu havada kim alacaksenden he/va?" Bakıyor bakı- yor. "Bakarsın alır biri" diyor. "fşimize bakalım biz." Birçok öykü taşıyor bu adam. Belki upuzun bir roman. Yazılmayacakanlatılmayacak. Konuşuyo- ruz şurdan burdan. Beş dakika sonra helvacının dünyasındayım. "Gençlikte neler gördük" diyor. Gençlik karlan üşütmez insanı! "Rumenler yürü- mezsek basardı sopayı" diyor. Dünya savaşında Rumenlere esir düşmüş. Ruslar girmişler Rumen köylerine, alm/ş götürmüşler ne varsa, tutsakları Rumenlere bırakmışlar. Onlar da kar altında yürüt- müşlerTürkleri gıdecekleri yere dek.. "Ne kıştı, ne kıştı" diyor. Belleğinde neler var! O günlerdeki ar- kadaşlan, komutanları, olaylar, savaşlar. Sonunda mütareke olmuş, anayurda dönmüş. "Memleket nere?" diyorum. Deliorman'mış. Kı- zılcıklı Mahmut Pehlivan'ı anıyoruz. "Tanıdım ben onu" diyor. "Bizim köye çok yakındaydı Kızıl- cık"... Kar lapa lapa yağıyor. Kapı aralığındaki soh- betimiz uzuyor. Unutuyorum karı, kışı. Beklediğim dostu!.. Yetmişini geçmiş helvacı, bu kar tipi ara- sında müşteri bekliyor... Gelmeyecek olan müşte- rileri... Az sonra, gidip kömüraiacak, yakacak, ısı- nacak, anılarına dönecek... "Tarzan öldü" kitabından (1969). 'Anayasayı îhlal' Suçunun Yeni Sanıkları Vural SAVAŞ Onursal Yargıtay C. Başsavcm A KP ıktidannın hazırlattığı anayasa değişiklikleri ay- nen gerçekleştiğı takdirde; "anayasayı ihlal" suçunun yeni sanıklan, bu değişiklik- lere oy veren AKP milletvekilleri olacak- tır. Şöyle ki: Yürürlükten kaldınlan 765 sayılı Türk CezaKanunu'ndakı, "anayasayıihlaT su- çuyla ilgili düzenleme: (Madde 146 - Türkiye Cumhuriyeti Teş- kilat-ı Esasiye Kanunu'nun tamamını ve- ya bir kısmını tagyir ve tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisı'ni iskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teşebbüs eden- ler, ağırlaştınlmış müebbet ağır hapis ce- zasına mahkûm olur...) şeklinde iken; halen yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda bu suç: (Madde 309 - Cebir ve şiddet kullana- rak, Türkiye Cumhuriyeti anayasasının ön- gördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yenne başka bir düzen getırme- ye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştınlmış müebbet hapis cezası ile cezalandınlır- lar...) şeklinde tanımlanmıştır. Söz konusu 309'uncu maddede "cebir veşiddet kullanarak" sözcüklerinın yeral- masını ve anayasamızın 148'inci madde- sinde "Anayasa Mahkemesi kanunlann, kanun hüknıünde kararnamelerin ve Tür- kiye Büyük Millet MecBsi tçtüzüğü'nün anayasaya şekil ve esas bakunmdan uygun- luğunu deneder. Anayasa değişOdikteriniise sadece şekil bakunmdan inceler ve denet- ler" hükmüne yer venlmiş olmasını göz önünde tutan bazı AKP milletvekillen ve onların sözcülüğüne soyunan bazı hukuk- çular; anayasamızın dördüncü maddesi ile "değiştirilnıesi ve hatta değiştirilmesinin teklifdahi edilmesi" yasaklanan cumhuri- yetimizin nitelikleri ile ilgili anayasa de- ğişikliklerini, Meclis çoğunlugunun oyla- nyla veya gerekirse halkoylamasıyla yap- manın veya yaptırmanın "anayasa}! ihlaT suçunu oluşturmayacağı; başka deyişle Meclis çoğunJuğuna "anayasayıihlal" hür- riyetinin tanındığını ileri sürmektedirler. Bu yanlış kanaatın. bu çeşit değişiklik- leri hazırlatan başbakan ve bakanlar ile, bu değişikliklere oy veren milletvekillerini, gü- nü geldiğinde Yüce Divan önünde sanık sandalyesine oturtmaktan kurtaramayaca- ğı ve mahkûm olmalannı önleyemeyece- ğı görülecektir. Yürürlükteki 309'uncu maddenin ge- rekçesinde şöyle denilmektedir: (Anayasanın başlangıç kısmında aynen "Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, ege- menliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait okhığu ve bunu millet adınakuflanmaya yet- kfli kıhnan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu ana- yasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplan ile belirlenmiş hukuk dışı- na çıkamayacagı; niçbir faaliyetin Türk milli menfaatierinin, Türk varuğmuı, dev- leti ve ülkesi ile bötünmezüği esasının, Türk- lüğün tarihi ve manevi değerlerini, Ata- türk milliyetçiliği, ilke ve inkılaplan ve me- deniyetçiliğinin karşısmda korunma göre- meyeceği ve laiklik ilkesinin geregi olarak kutsal din duygularmın devletişlerineve po- Utikaya kesinİikle kanşünlamayacağT şek- lindeki ifade ile siyasal iktıdann kuruluşu ve işleyışine egemen olması gereken ilke- ler gösterilmiş bulunmaktadır. Siyasal iktidann kuruluşu ve işleyışine egemen olan bu ilkeleri içeren kurallann bütünü, anayasal düzeni teşkil ehnektedir. Bu madde ile korunmak istenen hukuki ya- rar, anayasa düzenine egemen olan ilkeler- dir. Madde ile korunmak istenen hukuki yarann niteliği dikkate alınarak. "Türki- yeCumhuriyetianayasasmınöngördüğü dü- zen* ibaresi kullanılmış, böylece korunmak istenen hukuki yarara açıklık getırihnıştir.) Büyük hukukçu Civoli'nın bu konudaki degerlendirmesi ise şöyledir: "Anayasa nizanu, de\ lerin kuruluşunu (temel organlannı), egemenükyetkilerinin (yasama, yürütme ve yargı) niteJiklerini ve kullanılma esas ve usullerini temel ve ka- mu haklanmdüzenleyen hukuk, örf ve âdet kurallan bütünüdür." Bu yazının devamı salı günü. PENCERE tasanGibi YaşamakHfh... Nüfus Çalışanları Çözüm Arayışında MuratACIPAYAMLI KADIKÖY 2. SULH HUKUK HÂKlMLİĞt 2004-845 Vesayet Mahkememızce TMK 405. maddesi gereğınce ve- sayet altında bulunan Ahmet Faık kızı 1939 doğumlu Fatma Bılgin vasisı Alı Nebı Bilgin'ın 27.3.2005 tan- hınde vefat etmesi nedenıyle bu kerre boş kalan vası- lık görevıne Ahmet Fehmı kızı 1936 doğumlu Fevki- ye Çehrelı vası olarak tayuı edilmiştır llan olunur. 26.7.2005. Basın: 38500 G eçenlerde, nüfus memurlan yurt genelinde ışi ya- vaşlatma eylemi yaptı- lar. Düşünceleri, durum- lannın düzeltilmesi için devleti uyarmak amacıy- la kamuoyu oluşturmak- tı. Bunun için ellerinde- ki en önemlı veri de di- ğer devlet kuruluşların- da çalışan aynı derece- dekı yaşıtlannın aylık ge- lirleriyle kendi maaşlan arasındaki karşılaştırma- lardı. Basit bir üıcelemeyle bile anlaşılıyor ki, ülke genelindeki nüfus mü- dürlüklenndeki çalışan- larla diğer memurlar ara- sında insan vicdanlannı rahatsız edecek boyut- larda farklar vardır. Son yıllarda devlet, maliye, ticaret bakanlığı, Bağ-Kur vb. gibı kurum- ların çalışanlannın du- rumlannı biraz olsun iyi- leştirmek amacıyla, on- lara ek tazminat vererek, bir düzenleme yapmış- tır. Ancak nüfus memur- lannın bu yöndeki bek- lentileri onlann ağızla- rını sulandırmakla kal- mıştır. Yetmiş milyona yaklaşan bir nüfusun do- ğum, ölüm, askerlik, ev- lenme, mahkeme, sosyal güvence, pasaport ve da- ha birçok iş ve sorumlu- luklarıyla ilgili olarak nüfus müdürlüklerine dü- şen yükümlülük ve dev- letın bunu gözetim ve yo- rumu adeta bir cezalan- dırma bıçiminde olunca, nüfus memurlannın gü- cü yeteni. daha da önem- lisi siyasal erk içinde "adamını" bulabilenı öz- lük haklarının elverişsiz- liği nedeniyle naklen baş- ka kurumlara geçince, nüfus müdürlükleri yüz- de elli ve kırk dolayuıda personel kaybıyla çalışır hale gelmiştir. Bu onlann hata yap- ma yüzdelerindeki riski aynı oranda arttınnış ol- duğu halde, nüfus çalı- şanlan büyük bir özveriy- le olabildiğüıce yüksek !)Ik, olmanuv Alç, ölçülerdeki mesleki rizi- kolan da göğüsleyebıl- me derdine düşmüşler- dir. Bu bile bir ödül ge- rektirmiyor mu? Içişleri Bakanlığı'nın ana birim- lerinden olan nüfus mü- dürlükleri, nüfus sayım- lanyla ilgili sorumluluk- lar devlet istatistik mü- dürlüğüne ait olduğu hal- de bu teşkilatın olmadı- ğı yerde bu yükümlülü- gü de üstleniyorlar. Şimdi herkes takkesi- ni önüne koyup şu soru- yu kendi kendine sorma- lı. Hangimiz dört beş yıl- da bir yapılan nüfus sa- yımJan sırasında eve ka- patıldığımız için DÎE'yi suçluyoruz? Ismi üstünde, nüfus müdürlükleri bu top- lumsal sorunların gü- nah keçisi haline gel- miş değil mi? Gelin bir de konuya duygusal yaklaşalım. Yazının başında da be- lirttiğimiz gibi, nüfus müdürlükleri çalışanla- nnın işi yavaşlatma ey- lemlerinin farkına kaç kişi vardı. Neredeyse hiç kimse. Çünkü aynı gün doğanlann hepsi kü- tüklere kaydoldu. Çünkü yurtdışına gıdecek olan- larpasaportlannı aldılar. Çünkü hiçbır çift evlen- dirme dairesınden evle- nne bekâr olarak dön- medi. Çünkü bütün sav- cılıklar ve mahkemeler işlevlerini sürdürebildi- ler. Geriye bu eylemin mağduru olmayan diğer devlet memurlannın ge- nel olarak yaptıklan hak arama arayışı hareketle- rinde, nüfus müdürlükle- ri çalışanlannı ve sorun- lannı görmezden gelme- lerini ve onlara destek olma konusundaki so- rumsuzluklannı yorum- lamak kaldı. Anlaşılıyor ki bu arkadaşlar meslek- taşlanna demeye getiri- yorlarki "Bizsizidestek- lemiyoruz, ama siz bize olan desteğinizi sürdürü- nüz. İşyemekyemeyege- Bnce, siderzaten o ücret- le karnınızı doyuramaz- suuz, ama eğer bizi des- teklerseniz biz yardımla- ruuzla daha çok yer ve yeuikkrimizin taduıı si- zeanlaünz." Sevgili Adalet Ağaoğlu Başbakan Erdoğan'a "Memleket Isterim" başlıklı bir şiir verdı: - Diyarbakır'da, dedi, bunu okuyun.L Cahit Srtkı'nın şiirinı Recep Tayyip kürsüden oku- du: "Memleket istehm Gök mavi, dalyeşil, tarla san olsun; Kuşlann çiçeklerin diyan olsun. Memleket istehm Ne başta dert ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa şikâyet ölümden olsun." • Yalçın Pekşen Akşam'daki köşesinde dokundur- du: "Başbakan 'ın her gittiği yerde bir şiir okuyarak iş- leri yoluna koymaya çalışması tartışılıyor. Bana ka- lırsa hiçbir sakıncası yok. Şiir havayı yumuşatır. Tabii Başbakan 'ın yanlışlıkla eski şiiherinden biri- ni okumaması koşuluyla..." Recep Tayyıp'ın pek ünlü eski şiiri neydi: "Camiler kışlamız Müminler askerimiz Kubbeler miğferimiz Minareler süngümüz." Başbakan Erdogan'ın bu savaşçı dizelerden banş- çı mısralara terfı etmesi olumlu bir dönüşümdür; ta- kıyye değılse bu değışım Adalet Ağaoğlu sayesınde gerçekleşti. • CahıtSıtkıTarancıDıyarbakırlıdır, doğduğuev şim- di müzedir, edebiyatımızın Aydınlanma çağında ge- leceğımıze unutulmayacak şıirler bırakmıştır: "Oldük, ölümden bir şeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. Nasıl hatıriamazsın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak." Başbakan Recep Tayyıp'ın okuduğu "Memleket İsterim" de Tarancı'nın güzelim özlemını dile getıren şiirselliktedir; sanırım 1940'lardayazılmıştır. 0 günden bugüne memleket çok değıştı, toplum değiştı, insan değıştı, polıtikadeğişti. Kım derdı kı kut- sal Müslümanlığı sıyasette bozuk paragıbı harcayan bir parti iktıdara geçerek Türkıye'nın yazgısını karart- maya çabalayacak!.. Başbakan gerçekçı olmak için Cahıt Sıtkı'nın şiiri- nı kürsüden halka şöyle okumalıydı: Memleket isterim Ne parçalanmış, ne bölünmüş olsun Kardeş kavgasına bir nihayet olsun Memleket isterim Ne softa, ne yobaz, ne dinci olsun, Iktidar takıyyeden annmış olsun. Memleket isterim Ne tesettür, ne çarşaf, ne türban olsun, Kadınlann gönlü özgürlükle dolsun. •* *' Memleket isterim Yaşamak karanlık değıl 'Aydınlık' olsun Olursa şikâyet ölümden olsun." • Türkiye temel davalarını bir yana bıraktı, etnikçilik ve dincıliğe sardı.. Al bırını.. Vurötekıne.. Bu memleketın insanı, insan gibı yaşayabılmek için, ikisinin de hakkından gelmek zorunda... İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSÎTESÎ OZEL YETENEK SINAVI İLE OGRENCI ALAN BÖLÜMLER GORSELILETIŞIM TASARIMI Konten|an : 60 Ön Kayıt : ] 5 Ağustos • 01 Eylül 2005 (Uskudar Bırınci Aşama 5 Eylül 2005 (Emmonu Yerleşkesıj Saat 10 00 Ikincı Ajama . 6 - 7 Eylül 2005 (Eminonu Yerleşkesij Saat 10.00 Kesin Kayıt 14-15 Eylul 2005 fUskudor Yerlefkes İÇ MİMARLIK VE ÇEVRE TASARIMI :60 : 15 Ağustos - 01 Eylül 2005 (Usküdar Yerlefkesıj 7 Eylul 2005 (Emmonu Yerkşkesi) 10.00- 12 30 . 8 Eylul 2005 {Emmonu Yerleşkesıj 9 00 - 17 00 • 14-15 Eylul 2005 (Uskudar Yerlepkesi} Konten|an Ön Kayıt Bırincı Asama Saat Ikincı Aşama Saat Kesın Kayıt MODA VE TEKSTİL TASARIMI Kontenjan : 60 Ön Kayıt : 15 Ağustos - 01 Eylül 2005 lUskudar YeHefkesi) Bırınci Aşama • 8 Eylul 2005 (Emmonu Yerleşkesıj Saat • 10 00 Ikinci Aşama . 9 Eylül 2005 (Emmonu Yerleşkesıj Saat . 10.00 Kesin Kayıt : 14-15 Eylül 2005 (Üsküdor Yerleşkesi) Ûzel Yetenek Sınavı ile öğrenci alan programlara başvurmak için; 2005 ÖSS'den herhangi bir puan türûnden en az 160 ÖSS puanı almış olmak gerekmektedir. EMINONÜ YERLEŞKESI Rogıp Gümüşpola Cod No 84 Emınönü 34378 İSTANBUL Tel: (0212) 511 41 50 |30 Hat) Fax: (0212) 51 1 41 88 USKUDAR YERLEŞKESI Solak Sinan Mah Tophonelioğlu Sok No:2 Üslüdar 34672 İSTANBUL Tel: (0216) 553 94 22 [7 Hat) Fax: (0216) 553 91 03 WWW.İHcU.edu.tr e-mail: rektorluk@iticu.edu.tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog