Bugünden 1930'a 5,448,075 adet makale



Katalog


«
»

-• A AĞUSTOS 2005 CUMHURİYET SAYFA Akdeniz Selçuk Taylaner: '•llhan "Koman'ın Akdeniz heykeli kuytu bir yerde de olsa. Istanbul'u onurlandırıyordu. Bir gün şehrin üç değişik mekânında llhan Koman retrospektif sergisi açıldı, Akdeniz de Zincirlikuyu'dan sökülüp Galatasaray'a taşındı. Sergi kapanalı hayli oluyor ama Akdeniz ortalarda yok. Acaba bu muhteşem esere başından beri şaşı bakanlar sergi işini fırsat mı bildiler? Akdeniz'in nerede olduğunu bilen varmı?" Elektronîk posta: denizsom@cumhuriyetcom.tr Tel: 0.212.512 05 05 Faks: 0.212.512 44 17 - Merkez Bankası'ndan yabancılar rahatsızmış... "Kapatalım, rahatlasınlar!" UYGARLIK konusunda Prof. Dr. Özer Ozankaya'nın birkaç saptaması var: "Tek kutuplu dünya ortamında sosyalizmin çöküşünü yanltş olarak kapitalizmin zaferiymiş gibi sunan 'Siyaset Batısı' kendi kısır çıkarlan ardında koşarken, dünyanın bütün ülkelerinde, çoğu çağdışı ve baskıcı nitelikteki yerli güçlerie el ele, temel alanlaria ilgili kavramiann akıl, mantık ve bilime aykın, çarpık biçimde anlaşılmasına çalışmaktadır. Bunun için özellikle toplumbilimin büyük bir baskı altına alınmış olduğunu da vurgulamak gerekir. En çok çarpıtdmakta olan kavramlann başında 'uygarfık' kavramı gelmektedir. Bugün 'uygarlıklar çatışması' diye pompalanan ve özellikle Batılı devletlerin Büyük Ortadoğu Projesi'ne gerekçe yapılmak istenen söylem, 'uygariık' kavramının içinin boşaltılmâsı eşliğinde yürütülmektedir. Bilindiğigibi toplumların özgürce gelişimini Uygarlıkengelleyen güçlerin en sık başvurduğu yollardan biri, inançlara saygı bahanesiyle gelenek hayranlığını ve mezar taşıyla övünme kompleksini pompalamak, çağ ve bilim dışı kurum ve kanıları yapay olarak ayakta tutmaktır. Bu bağlamda uygarlık kavramı da bilime aykın ve tutarsız olarak tanımlanmakta, uluslar arasında doğal ve tarihsel etkenlerden dolayı kimi farklar olmakla birlikte, özellikle dünyanın global köy denecek ölçüde küçüldüğü bir çağda, artık tüm insanlık için bir tek uygarlık bulunduğu, bunun bilim, teknoloji ve demokrasi uygartığı olduğu dikkatlerden kaçınlmaktadır. Bunun yerine, sömürülen halklar bir yandan eğitimsiz, meslek ve beceriden yoksun tırtulurken, bir yandan da sanki birbirleriyle yarışabilecek güçte birden çok uygarlık vaımış gibi 'uygarlıklar çatışması', 'llımlı Islam' gibi boş deyimlerte oyalanmaktadır. Bu yol 'Siyaset Batısı'na, bu ülkelerin başta sanayileşme olmak üzere kendileriyle yanşabilecek duruma gelmesini önlemek, yerli işbirlikçilerine de eğitimsiz, mesleksiz, yoksul yığınlar üzerindeki baskıcı yönetimlerini sürdürmek olanağını vermektedir. 'Uygarlık çatışması' deyimi sık kullanılırken, 'uygarlık1 kavramının sözlükteki tanımının bile ortaya konulmasından özenle kaçınılmakta, böylece kültür ve uygarlık kavramlannın eşanlamlı olduğu ve aynı şeyi anlattığının anlaşılması engellenmektedir. Iç ve dış güç odaklan, özellikle Islam dünyasında yüzyıla yakın bir süre boyunca 'uygarlık' kavramını yalnızca dışardan hazır satın alınabilecek teknolojiye indirgemiş, 'kültür' kavramını ise bu teknolojiden hiç etkilenmeyeceğini savladıkları manevi değeıier toplamı olarak tanımlamışlardır." AKP Meclis yeminini değiştirecekmiş. Aslında kaldıracak da, diyemiyor! Izmir Ozan Yontan: "Izmır'deki Üniversite Oyunlan'nın açılışı için hazırlanan gösteride Anadolu uygarlıklanndan motıfter ve hatta 3. Selim dahi vardı ama Cumhuriyet dönemi ve Atatürkyoktu." SESSÎZSEDASIZ(I) Aydınım; küresel köyün kavalcısıyım BEN bir aydınım, biraz da aygınım ve baygınım. Düşünürüm taşınınm; cebimde başka ülkenin pasaportunu ya da askeriikten çürük raporumu taşınm. Adını koyanm "Kürt sorunu" diye; Başbakanıma şiir okuturum memleket üzerine dize dize... Sorunun içeriği beni ilgilendirmez, içini doldurmak bana düşmez, ben düşerim demokrasinin peşine. Demokrasi ile yatar kalkanm, Başbakanım bindirirse uçağına atlanm. Havada, karada, mavi turda demokrasi yerim, demokrasi içerim; f uçakta Başbakanım izin verirse beyaz ya da kırmızı fark etmez bir kadeh de şarap isterim. Belledim bir kere; Kürt sorununa demokratik çözümdür sözüm, amma ve lakin aşiret reisleri ile tarikat şeyhlerini göremez iki gözüm. Feodal düzen içinde, cemaatlerin dizinin dibinde yağ satanm bal satanm, içine de mutlaka bir paımak demokrasi katanm. Ben bir aydınım, biraz aygınım, biraz da baygınım; emperyalizmin kurduğu küresel köyde kavalcıyım. Var mı benden aymazı! Yüksek Yerilim Hattı erdincutku a yahoo.com Cüzdanımın yıldızı banşmıyor, çok yıldızlt otelleıie! ÇEDKÖŞESI OKTAY EKİNCİ Kültür Bakanlığı ve Mimarlık Istanbul tl Kültür Müdürü Doç. Dr. Ahmet Emre Bilgili di- yorkı: "Dünya Mimarlık Kong- resi'ne sKil kaolımın da öncm- scnmesinin, mimarhğın farklı çevrelerin gündemine girmesi açısuıdan olumlu katkılan ol- Kültür Bakanlığı işlevını de üst- lenmıştı.. Gerçi, Zaman gazetesine bu konuda göriiş veren mimarlan- mızdan Cengiz Bektaş ve Meb- met Konuralp. bakanlıkların "siyasi müdahaJesi"nden kaygı muştur. (...) Mimarük mesleği ; V duyarak mimarlığın "özerk" kültür, sanat, estetik ve şehir bo- vutuyla Kültür ve Turizm Ba-,t kanlığının kapsamı içerisinde görünmektedir...*' (4 Ağustos 2005, Zaman) Bilgili haklıdır. Çiinkü mi- marlık kültürü, temelde "toplu- mıuT kültürüdür. Toplum bu kültürünü yitirdıkçe, mimarlık da "sanatsal özü"nden uzaklaş- maktadır. "Mi- maruktarihiülke- si" denılınce ilk akla gelen Türld- ye oürnasına rağ- men, bunu *çağ- daş mimarük^ta söyleyemiyor ol- mamızın nedeni debudur... Ne var ki "top- lum" da mimarlık kültürünü durup dururken yıtır- mez... Türkıye, özellikle 195,0'ler- den sonra -mimarük kültürünü yadsryan bir kendeşmenin; mi- mari yaraOcıhkyerine rant yapn laşmasını yaygmlaşüran bir şe- hirciliğm'" sürekli tahribatı altın- dadır. Bu tahnbat, aynı zamanda topluma da "haksız ve bol para kazandıran"" bır imar yağmasıy- la bütünleştiğı ıçın, gıderek da- ha fazla "siyasi himaye" ile sür- mektedır... jteyındırhk' anlayışı "Cumhuriyet'le bırlıkte MH- üEğitim Bakanlığı'nın ilgisinde gelişen ulusal mımarlığınıız, arazi ve arsa yağmasımn ege- men olmaya başladığı 50'lerden sonra "İmar ve Iskân Bakanh- ğf yla ili şkilendirildi. Örneğın Hasan Âli Yücel'ler dönemındekı Milli Eğitim Ya- yuılan arasında çıkan "mimar- hfc sanatT dergılen bile tarihe kanştı... Özellikle 80'lerden sonraki "Bayındırük Bakanhğrnın dü- zenlediği yasalann hemen tü- münde ise mimarlığın sanatsal ve kültürel özü yok sayıldı... Eğer Kültür Bakanlığı'nca yü- rütülen "Fikirve SanatEserlerT Yasası mimarlığı da kapsama- saydı, mimari projelerdeki "te- lif haklarT bile unutulacaktı... tşte bu süreçte. Kültür Bakan- lığfnm yeniden "çağdaş mi- marhk"la da ılgilenmesi çok önemlı... "Veniden" diyorum, çünkü Cumhunyet De\Tİmi'nin "mimarkğı da kollayan" Milli Eğitim Bakanlığı, aynı zamanda Sanatın verini "rant" aünca kalmasını savunmaktalar... Ne var ki l^usal mimarhkpoiitika- lajrTnı belirlemiş hemen tüm gelişmiş ülkelerde, munarlığın "mesleki özgürlüğünü" de gö- zeten hukuksal yapılanmanın "kamusal güvencesi"nı Kültür Bakanlıklannın sağladığı da bi- liniyor. Örneğin Fransa'dakı "Mi- marnkYasasr, bu sanat için "kültürün bir ifadesi" oldu- ğunu belirte- rek, devlet tara- fından korun- masının ve ge- liştirilmesinin "kamu yaran- na" olduğunu vurguluyor... Nitelam Mi- marlar Odası da Kültür Ba- kanhğı'yla ilışkilerinde, sadece tarihsel mimarimizın korunma- sını değıl, günümüz mimarlığı- nın da geleceğın "mirasT olma- sını sağlayacak bır anlayışı "kül- tür politikalarTna kazandırma- yı hedefliyor... Bakanhktan ilk adım Kültür ve Turizm Bakanı Atfl- la Koç da aynı konuda dıyor ki: " Mimarlığın içinde yarabcıhk var. Varancüığm olduğuyerde de sanat vardır. (_.) Bunun için en uygun bakanlık Kültür ve Tu- rizm'dir™'' (Zaman, 4 Ağustos 2005) Şımdi bu yaklaşımı "kunım- laşörabilmek" için, önce yine Kültür ve Turizm Bakanlığı 'nın, geçen yıl koruma yasasuıdaki degişiklikle yürürlüğe giren "ta- rihsel yanhş"ından vazgeçmesi gerek. *Münarlıkmiras''nın ve "va- $funakültürü"nün yarattığı SİT âlanlannda, bu değerlerin "ko- runarak'" geliştirilmesini amaç- layan "planlama" çalışmalan için, mimarlan değil de "mima- ri eğitimden yoksun şehircikri" müellif olarak kabul eden yasa ve yönetmelik, hemen düzeltil- melidir... Buna koşut olarak, Bakanlık bünyesinde kurulacak bir "Mi- marfak Sanaü Genel Müdüriü- ğü" de uygarlık bınkimleriyle birlikte günümüzün mimarhğı- nı da "gözeten" ve çağdaş tasa- nmı "özendiren" bir ortamın oluşmasını hedeflemelidir... pekincie/ cumhuriyet.com.tr KİM KİME DUM DUMA BEMÇAK behicakûı yahoo.com.tr İOO \ZqOt/r(*rı ÇtZGÎLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaraci a mynet.com HARBİ SEMİHPOROY semîhpomyfayahoo.com OTOBÜSTEKİLER KEMALVRGENÇ k_urgenc(g yahoo.com TARİHTE BUGÜN MLMTAZARIKAN 14 Ağustos tcwtcmumtas-arikan.com ÇAGDAŞ EPİK Tt'YArRONUN BABASİ ÖLOÜ.. O56'C* 8UGâN,ÜNLÜALMAN TİYAmo AMMI VÇO2ANI £Rm.T Bl£CMr(8g£Hf)SBMŞH>lM KALPTEH ÖLMÜSTÜ. TiyATRONUN ÇOtC ESKJ giR ÖĞESİ OLAN EPİK, ÇJN, HfNT /E oemc*5 AVOJPA OYUNCA&NC* f*m» CAHA SONKA SHAkeSPBAJZB TA&4F/HDAN YAfZARlANUAAI giR UNSliR- PU. AMA OMU ÇAĞMÇ TİYATeOOfi UYGULA1»W BR£CHT'Tİ. O, £PK UNSUfUJ OtYALEtOİK P,> İLKESt OLAKAK KUUANM^KLİS ÇlKA- İ_xl/V LrSk Brtchtİn ' oyunundan \Cesaref Ana'nm lazı, davul çalarak dû$ma- nı Jcğylü/ere PAJO UYUM y» M Ç£Ü$KİLE#P£N 7X277- Ş/LACAK ŞEYLER Çt&VZMASttJI /STİMİŞTİ. SİR MARMSİST OLAM BE£CHT, ÖZELLİKLE BURTUt#fAULA- KltJI VE POÜTİ/CASlfJI ELEŞTİE.EN QYUNLAIZlYLA,TÛM PÜUYAPA BÜYÜK £TKİl£/i YAPACAkng GÖRÜŞ SUAY KARAMAN * Aydın Olmak Dil Derneği'ninTürkçeSözlük'ünde aydın: "Kül- türlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli, çağın ge- reksinmelerini benimseyen, değeriendirme yeti- sigelişmiş kimse" olarak tanımlanmış. Evet aydın olmak, aydın olmanın bilincine var- mak, herkesin kolaylıkla üstesinden gelebileceği bir olgu değildir. Aydın olmak, siyasi ve ekonomik tam bağımsızlığı savunmayı gerektirir. Aydın, ulu- salcıdır, ulusal devleti ve eşit paylaşımı savunur. Aydın olmanın ilkeleri arasında küreselleşmeye, yeni dünya düzenine, sömürüye, liberalizme, ka- pitalizme, çokuluslu şirketlere karşı koymak var- dır. Aydın olmak, sosyal devlet ilkesini benimse- mekten geçer. Laiklik, aydın olmanın, olmazsa ol- maz koşullanndandır. Aydın olmak, özelleştirme politikalanna karşı mücadele etmeyi ve ülkenin kârlı ulusal kuruluşları yabancılara peşkeş çekilir- ken savaşımı göze almayı gerektirir. Aydın, ülke- sinin Avrupa Birtiği'ne girmesi için ulusal bütünlü- ğünü tehlikeye sokacak girişimlerden kaçınır, AB ile tek yanlı sömürge anlaşmalanna karşı çıkar. Ay- dın, sözüne güvenilen, ilkeli, erdemli ve dürüst bir kişilik yapısına sahiptir. Kendilerine aydın sıfatı veren birgrup, Sevr Ant- laşmasf nın 85. yıldönümünde aydın başbakan ve aydınlık çevresiyle görüşerek, Kürt sorununu ay- dınlığa kavuşturmaya çalıştılar. Türkiye'nin geleceği ve aydınlığı emperyalistle- rin hesaplannın bozulmasına bağlıdır. Ulusalcı ve gerçekaydınlarvakit geçiımeden birarayagelme- lidirler. Şeriat tehlikesini ve Kürt sorununu emper- yalistlerin kullanamayacakları bir biçimde çözmek gerekmektedir. Ülkemizde dış destekli terör eylemlerinin yeni- den başlaması, AB'nin ve ABD'nin ulusal bütün- lüğümüze zarar verecek yaptınmlarda bulunmala- rı, gittikçe hissedilen ve yaygınlaşan ekonomik durgunluk ve yoksullaşma, yolsuzluk ve skanda- lın en yüksek boyutlara ulaşması, yaklaşan şeriat tehlikesi ve Kemalist ilkelerin yok edilmesi karşı- sında, aydınların alacağı tavır önemlidir. Güzel ülkemiz yangın yerine dönüştürülmüş, ulusal onurumuzyaraalmış, ulusal çıkarlanmızze- delenmişken, gerçek aydın tavrı, bütün bu olum- suzlukları aşmada yol gösterici olmalıdır. Aydın, ulusal tavırlanyla olayları yorumlayarak analiz ya- par ve doğru çözüme ulaşır. Aydın olmak, sorumluluk gerektirir, bilinç gerek- tirir, ulusal birikim gerektirir. Her önüne gelenin kendini aydın olarak nitelemesi, aydın tanımıyla ve ilkeleriyle çelişmektedir. Dünyada ilk kez Ulu- sal Kurtuluş Savaşı vermiş bir ülkenin aydınları, tüm olumsuz koşulları yenerek, Kemalist Devrim- lerin ışığında, ülkelerini aydınlığa kavuşturacaklar- dır. Unutulmamalıdır ki, karanlıklar aydınlığa, ay- dınlıklar mutluluğa, aydınlann özverili ve bilinçli gayretleriyle ulaşacaktır... * Tüm Öğretim Üy. Der. (TÜMÖD) Genel Sek. B U L M A C A SEDATYAŞAYAH SOLDANSAĞA: 1/ Yürüyen merdiven. 2/"— çoğunluk" Üye sayısının yandan bir faz- lası olmasıyla 4 sağlanan ço- 5 ğunluk... Iz- mir'in bir ilçe- si. 3/ Büv'ük er- kek kardeş. Topu düşman ateşmden koru 1 2 3 4 yan zırhlı bölme. 4/Ku- zu sesi... Afrika'da bır ülke. 5/ Sakat kimse. 6/ Ayağın yüksek olan üst bölümü... Toprağın ne- mi. 7/Orçanlann ya da dokulann arasında bu- lunan boşluklar... Kır- sal kesimde bü\ük top- raklan olan \arlıklı ve 8 I sözü geçer kimse 8/ 9 | PetrolîhraçEdentnke- ler Orgütü'nün sımgesi... Yiyecekleri, nesneleri yüksek ısıyla stenlıze ve dezenfekte etmekte kullanılan kapa- h aygıt. 9/ Bır satranç o>r uncusunun tek başına birçok oyuncuya karşı a>-nı anda oynadığı parti. YUKARIDAN AŞAĞIYA: VMantık... Domates. baharat gibi şeylerle yapılan ve kimi yemekJerin üzerine dökülen terbiye. 2/Yalın... Kar firtınası. 3/Güreştebiroyun... Put. 4/Satrançtabirtaş... Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse. 5/Mal alıp karşılığında mal vererek ödeşme. 6/ Selçuk- lularda şehzade eğitımı ya da bir eyaletin yönetimi ile görevli \ezırlere verilen san.. Bir gıda maddesi. 7/Alp Dağlan'nın tunstık bır bölümü... Soyundan gelinen kim- se. 8/Eskı yapı ya da kent kalıntısı... "Bır gün ola sen- siz kalam' Kurda kuşa — olam'" (Yunus Emre). 9/Ka- bul etmeyerek geri çevirme... Katma, ekleme. IŞIL ÖZGENTÜRK AYVALIKTA OKURLARIYLA BULUŞUYOR Ayvalık CUMOK'un konuğu olarak kentimizde bulunan Işıl Özgentürk'le bugün söyleşi düzenledik. Ayvalık Belediyesi arkasındaki nikâh salonunda saat 18.30'da başlayacak söyleşimize tüm okurlarımız davetlidir. Söyleşi sonunda Cunda Adası'nda akşam yemeğimiz var. Işıl Özgentürk'le söyleşide ve sonrasında bir Cunda akşamında LYRA'da görüşmeyi dileriz. Ayvalık C U M O K Köksal Durukan - 0 532 443 72 87 Ebru Pehlivan - 0 555 371 97 23
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog