Bugünden 1930'a 5,432,306 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 AĞUSTOS 2005 CUMA SAGLIK Türk Tabipleri Birliği: Yeni TCY'ye göre Türkiye'deki 155 bin hekim potansiyel suçlu Taturadoktorakesiliyor'• Yeni TCY, sağlık personeline, suçluyu ihbar etmemesi durumunda ceza öngörüyor. Bunun muhbir doktorlar yetişmesinin yolunu açacağı belirtiliyor. Yasadaki "başkasının vücuduna acı veren" gibi muğlak ifadeler de hekimlerin başını ağntacak. Hâkim karan ile genital muayene yapılabilmesi, doktorlara meslekten men cezası verilebilmesi tıp çevrelerince tepkiyle karşılanıyor. ŞULEKÖKTÜRK Y eni Türk Ceza Yasasf nda (TCY), hekimlik uy- gulamalanyla ilgili itiraz edilen hiçbir madde değıştırilmedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Onur Kurulu Üyesi Doç. Dr. Faik ÇeKk, yasa nedeniyle Türkiye'deki 155 bin hekimin po- tansiyel suçlu konumuna düştüğüne dikkat çeker- ken Hasta ve Hasta Yakını Haklan Derneği Baş- kanı Leyla Ezgi, hasta açısuıdan olumlu gelişme- ler olduğunu belirtti. Bıçak parasına, hekimlerin hastayı muayene- haneye yönlendirmesine v enlen cezalan arttıran yeni TCY, sağlık personeline. suçluyu ıhbar et- memesi durumunda ceza öngörüyor. Bunun muh- bir hekimler yetişmesinin yolunu açacağı belır- tilirken suçlunun da sağlık hızmetı almak içın hastaneye başvurmasını engelleyeceğı vurgula- nıyor. Yasadaki -başkasının vikuduna aa veren" gibi muğlak ifadeler ıse hekimlerin başını ağn- tacak gibi görünüyor. 25 yıla kadar hapıs cezası öngören 83. maddedekı "belli bir yükümiülüğün ihmaü ile ölüme neden olma" cümlesı ıse "has- tasını ihmal eden heidmleri (!)" oldukça zor du- rumda bırakacak. Hâkim karan ile genital mu- ayene yapılabilmesi, hekimlere meslekten men cezası verilebilmesi tıp çevTelerince tepkiyle kar- şılanıyor. TTB Onur Kurulu Üyesi Doç. Dr. Fa- ik Çelik yeni TCY ve hekimlik uygulamalanyla ilgili sorulanmızı yanıtladı. U<Ç SIKINTIL1 MADDE - Yeni TCY bekimkr açısuıdan ne gibi sonuç- lardoğuracak? FAtKÇELİK-Yeni TCY'nin özellıkle üç mad- desi hekimler ve hasta açısuıdan çok sıkıntı ya- ratacak. - Hangikri bu maddeier? ÇELÜC- İlki 280. madde, hekımın suçlu ol- duğunu belırlediği bır hasta- sını ihbar etmemesi duru- munda 1 yıla kadar hapis ce- zası öngörüyor. Bu madde. 5 bin yıllık tıp tanhinde Hı- pokrat yeminine girmiş sır saklama yükümlülüğümuzü ortadan kaldınyor. Ozellik- le psikiyatrlar ve kadın do- ğum uzmanlan bu madde yüzünden çok zorluk çeke- cek. Aynca, kendi meslekta- şımızı da ihbar etmeye zor- luyor. Biz hekimiz, adli kol- luk kuvveti değil. - Hasta açısuıdan ne gibi sakıncalan olabüir? ÇELİK- Hasta eğer bır su- ça kanştıysa, hastaneye baş- vurmayacak ya da ceza ala- f Faik Çelik. cağım diye kürtaj için hekime gitmeyecek. ken- di kendini tedavi etmeye çalışacak. - İhmal ile adam öldürme de hekünleri zorla- yacak bir madde değil mi? ÇELİK- 83. madde... Hekimin ihmalkârlıkla kasten adam öldürebıleceğini ıddia eden bu mad- de 25 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Acil ser- viste, hekim hastasına bakmazsa ve hasta ölürse hapis cezası alacak. Savaşta düşmaru dahi olsa, hekim, ettiği tıp yemini gereği ilk tedaviyi yap- mak zorunda. - Heidmlerizor durumda bırakacak diğer mad- de hangisi? ÇELIK-53. madde diplomalara el koyma yet- kisini hâkime veriyor. Bu madde alkollü tra- fık cana\ r arlarının ehliyetine el konulabilme- si, depremlerde binlerce cana mal olan müteahhitlerin mesleğini yapmasımn en- gellenmesi için konulmuş bir madde an- cak, hekimler de bu kapsama aluımış, ya- ni hekimlerle alkollü sürücü bir tutuluyor. ONCE ALTYAPI - Malpraktis (hatah bekimlik uyguhma- sı) cezalan artünlıyor mu? ÇELÜC - Her maddeyi hekime yo- rumlamak mümkün. Bu yasada komp- likasyon (istenmeyen etki) denilen risk hiç hesaba katılmıyor. Bütün fa- tura hekime kesiliyor. Siz altyapı- yı kurmuyorsunuz, iyi eğitim ver- miyorsunuz, alet edevat vermiyor- sunuz, sonra faturayı hekime ke- siyorsunuz. Bu yasalara göre Türki- ye'deki yaklaşık 155 bin hekim potan- siyel suçlu. - Kürtajlailgiliyasa kadınlannasıl et- küer? ÇELİK - Bir yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Böyle bir madde dünyanın hiç- bir yerinde yok. Türkiye 'deki namus cinayet- leri nedeniyle öldürülen kadınlar düşü- nüldüğünde, kadınlar çok daha zor du- rumda kalacak. 'Hasta açısından olumlu bir yasa' T Tasta ve Hasta Yakını Haklan Derneği 1~L Başkanı Leyla Ezgi, eski TCY'ye göre de hekimlerin ceza alabildiğini ancak şimdi, cezalann arttırıldığını belirterek "Yeniyasada hasta açısından olumlu gelişmeier var. Aslında insan olmanın koşullarınıgetiriyor" dedl Yeni TCY'nin bıçak parasına ve hekimin hastayı muayenehanesine yönlendirmesine ceza getirdiğini de anımsatan Ezgi, hekimlerin olası kasıt, bilinçli taksirgibi suçlardan "aydmlatılmış onam "layasal sorumluluklanndan kurtulabileceğini belirtti. Ezgi şöyle konuştu: "Hekimin, hastaya yapılacak her türlü müdahaleyi, hastanın anlayabileceği şekilde anlatması gerekiyor. Eğer Tiirkçe bilmiyorsa bir tercüman bulup anlatmalu Hasta da u aydmlatılmış onam " yaniyazılı olarak onay verdiği zaman, hekim yasal sorumluluğundan kurtuluyor" dedL 287. maddeye dayanarak, mahkeme karan olması durumunda kişinin nzası olmadan dajinekolojik muayene yapılabilmesini "insan haklan ihlali" olarak niteleyen Ezgi, insanlann bedenine, kendi nzası olmadan hiçbir kararla müdahale edilmemesi gerektiğini söyledi. Türk Hemşireler Derneği Başkanı Prof. Dr. Aksayan, Prof. Dr. Perk ve Istanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kıbç (soldan). Bebek ölümleri için komisyon kuruldu iki aydır. 18 bebegin ölümüne neden ...'. olan hastane enfeksiyonlan ile ilgili komtsyon kurdu. İlk inceJemekre göre Edirne ve KayserPdeki öhımlerin hastane enfeksiyonlan nede- niyle, Manisa'daki ölümlerin ise enfeksiyon dışı nedenlerle gerçekleştiği belirtendi. İstanbul Tabip Odası"ndaki basın toplannsında İTO adına konuşan yönetim kuruhı üyesi Dr. Güray Kıbç. son dönemde yaşanan bebek ölümlerinin, "bütün dünyada rastlanılan cndemik enfeksivonlardan farklı olarak bir salgııun açığa çıkması" olduğunu söyledL Kıbç, "Bu trajik ve ciddi sorunun kaynaklan araşonku- ğında öncebkle karşımıza sağbk persone&nin secimi, istibdamı ve eğitinıi çıkmaktadır" dedL Çocuk Sağlığı ve Hastabklan L'zmanı Prof. Dr. Yıktaz Perk de bir ülkedeki bebek ölümlerinin ülkenin geUşmişttk hızının bir göstergesi olduğunu bebrtti. Türk Hemşireler Derneği Başkanı Prof. Dr. Seçil Aksayan ise sağbkta aksakbklann dayanılamayacak noktaj a gebnesi nedeniyle patiama yaşandığına dikkat çekti. 92. madde, yoksullann organ satabilmesinin yolunu açıyor Organ ticaretîne vize! İstanbul Haber Servisi - Türkiye'de binlerce kişi, or- gan nakli beklıyor. Türk Ceza Yasasf nın 92. maddesi, "sosyal ve ekonomik koşuDan" iyi olmadığı için orga- nını satanlara ceza vermekten vazgeçilebileceğine hük- mediyor. Ancak, organı alan kişiye ve nakleden heki- me 9 yıla kadar hapıs cezası öngörüyor. Yoksul ınsanlan sömürmenın bır başka yolunu açan bu maddenin. organ ticaretini yaygınlaştıracağı görüşü hâkim. Uzmanlar. Türkiye'de organ bekleyen hasia sa- yısının çok olmasına karşın, bağışlayanın az olduğunu vurgulayarak çözümün bu madde ile gelmeyeceğinin al- tını çiziyorlar. Yasanın 91. maddesi organticaretiniyasakhyor ve "Or- gan sann alan, satan, saülmasına aracıhk eden kişi"ye 5 yıldan 9 yüa kadar, suç konusunun doku ohnası halin- de 2 ila 5 yıla kadar hapis cezalan öngörüyor. Ancak, "zorunlulukhan" başhklı, 92. madde, "Organ veyado- kulannı satan kişininiçmde oulunduğu sosyal ve eko- nomik koşuDar göz önünde bulundurularak. hak- kında verOecek cezada indirim yapılabuecegi gibi, ceza vermekten de vazgeçilebifir" diyerek, yoksul- lann organ satabılmesınin yolunu açıyor. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi Mü- dürii Prof. Dr. Alper Demirbas. yasanın "çok sa- kmcata bir bakış, açısryla" hazırlanmış olduğunu söyledi. Hekimlerin, organ naklederken bu orga- nın satılıp satıhnadığı ile ilgili hükmevaramaya- cağını dile getiren Demirbas, "Orgam satan kişi- ye ekonomik koşuOan iyi değfl diye ceza vermiyor- sunuz, ancak, alan kişhe ceza veriyorsunuz. Or- ganı alan, hayaüiçin aüyor, ama siz ekonomik zor- luk nedeniyie organını satana ceza vermeyerek, ekonomik zorluğu hayat zorluğunun önüne geçi- rivorsunuz" dedi. BIRBAKIMA SERVER TANİLLİ SAĞLIK SORUNLARIMIZA TOPLU BİR BAKIŞ Ozelleştirme yaşamınheralanında Prof. Dr. COŞKUN ÖZDEMİR Ulkemızde doktor sayısı bugün her 650 kişiye 1 doktor düşecek düzeye yüksehniştir. Ama gerçek şu ki, yeterli bir sağlık hizmerinden söz et- memiz söz konusu olamaz. Ekono- mide, eğitimde, siyasette, hatta kültür alanında bağımsızlığını yi- tiren ülkemizde dış baskılarla bir ozelleştirme akımı başgöstermiş- tir. Heryerde ve her sektörde ozel- leştirme. Yurttaşın en temel hak- kı olan eğitimde ve sağlıkta da ozelleştirme egemen politikadır. Başka bir deyimle sağlık hizme- ri de iyiden iyiye ticarileştirilmek- tedir. Bir başbakan "Sosyal devleti yık- ûk" diyebihniştir bu memlekette. Yu- kanda değindiğim gibi, Dünya Ban- kası ve IMF'nin baskısı ile yur- dumuzda sağlıkta ozelleştirme hızla gehş- miştir. Istanbul'da özel teş%ik ve destekler- le 136 tane özel hastane kuruhııuştur. Ih- male uğrayan devlet hastanelerine kıyasla elbette eli yüzü düzgün. temiz, güler yüz- lü hizmet \erilen sağlık kunımlandır. Ama neye mal olduklan, kime \e hangi grupla- ra hizmet verdikleri sorgulanmamıştır. Si- gortaların, Emekli Sandığı'nın onlarla an- laşmalan neyin karşılığında oluyor? Sos- yal Sigortalar niçin kendi kunımlannda gerekli donatımlan gerçekleştiremediler? BAKIMSIZ HASTANELER Devlet hastaneleri, üni\ersite hastanele- ri neden genellikle bu kadar bakimsiz; tu- valetler, hasta odalan, acil bakım ünitele- ri neden bu kadar donahmsız ve yakışık- sız durumdadır? Personel niçin keyifsiz, il- gisiz ve bezgindir? Kapılarda niçin düzgün bir Türkçe ile yol gösterecek danışmanlar yoktur? IMF ve Dünya Bankası'na karşı- lık Dünya Sağlık Teşkilan f^TİO) geliş- me halindeki ülkelerde özelleştirmenin sağlık kurumlarırun büyük merkezlerde toplanmasına yol açnğını ve kaynaklann da- ğüımında ciddi biradaletsizlik meydana gel- diğini bildiriyor hazırladığı raporda. Yahıız tstanbul'da sayısız MR ve bilgi- sayarh tomografi laboratuvan kuruhnuş- tur. Bunlar, tıpkı özel hastaneler gibi daha kârh bir ticaret için mümkün olduğu kadar çok müşteri (hasta) çekmeye çalışıyorlar. Birkaç kere yineledim, kendilerine hasta gönderen doktorlara prim veriyorlar. Işin en kötüsü, bunun olağan hale gel- mesi ve artık tepki uyandırmamasıdn-. Son yülarda bütün kurumlann ve değerlerin in- sanlan ile birükte gittikçe artan bir şiddet- te sarsıntıya uğradığı ülkemizdeki ciddi eksikliklerden biri de denetim mekaniz- malannın işlemeyişidir. Kimin, Neyi Tasfiyesi? AKP'nin, iktidara geldiği günden giriştiği "kad- rolaşma" politikası, ilk kuşkularayol açmıştı. An- cak, kısa bir zaman sonra, özellikle 17 Aralık'tan beri yaptıklarıyla, yeni iktıdarın tıyneti ortaya çık- mıştır, AKP bir tasfiye yapıyor. Ama kimin, neyin tasfiyesidir bu? • Medya, başta -Amerika'dan gelme- "muhafa- zakâr" parti etiketınetutunup bir sis yaydı AKP'nin kimliği üstüne. Oysa muhafazakârlık, Batı'da, sis- temi ilke olarak kabul eden bir tutuculuğun adı- dır, karşı olduğu ayrıntılardır. Bizde ise, muhafa- zakâr, sistemin karşısındadır ve temellere saldı- nr. AKP de bunun örneklerını sergiledi, sergiliyor. örneğin, TÜBlTAK'a saldırı, örgütün çalışma biçimi bahanesiyle, aslında onun bilimsel felse- fesine karşıydı: Evrim kuramına karşı "Âdem ve Hawa" masalını tutuyordu. Oysa evrim fikrine karşı bilim yapHamaz. Ve "hayatta en hakiki mürşit" de bilimdir ve Cumhuriyetimizin temelindedir. AKP, 17 Aralık'tan sonra, ideolojiktavnnın en çü- rük konulannı, Kuran kurslan, imam hatiplervetür- banı gündeme getirdi: Kuran kurslannın, Cumhur- başkanı'nın yerinde hatırlatmasına karşın, çocuk- ların yaşlan ne olursa olsun, izinli-izinsiz herkese kapılar ardına kadar -üstelik inatla!- açıldı; binler- ce çocuğumuzun beyni kör ediliyor. İmam hatip okullan, camilere imam yetiştirme olarak açılmışlardı; sonra, normal liselere karşı her bakımdan alternatıf okullar haline getirildi ve üniversiteler de açılınca neler oldu görüldü; mes- lek lıselerinin gelişimi de engellendi. Şimdi, bü- tün kapılar imam hatiplere yeniden açılmak iste- nıyor; YÖK'ü, bır de bunun için ele geçirmek is- tedıler, olmadı. Şimdi YÖK'ü tehdit ediyorlar. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Profesör Yücel Aşkın'a yapılanlar nedir ki? Türbanı da, her yerde yasallaştırmak ve Cum- huriyet'in simgelerinden biri haline getirmek isti- yorlar. Eğitimde, onları kuşkusuz başkalan da izleye- cek... Cumhuriyet'in üstüne titrediğı eğitimi ele geçi- rip "dinselleştirmek" niyeti değil mi bunlar? Son olarak, 9AğustostanhlıM////yef, "Hüküme- tin YAŞ Planı"n\ yazıyordu: Hükümet, Yüksek As- keri Şûra'daki ihraç kararlarını dayargı denetimi- ne hazırlanıyormuş. Bakan Şahin, "Meclis'teuz- laşma sağlanamazsa halka sorarız" demiş. Gerçekten, ordumuz, pek haklı olarak, "irticai faaliyetlere katılanları" içinde banndırmak iste- mez. Bu tür olayları kapsayan "disiplin" dosya- lan her yıl Şûra'yagetirilirvetartışılmaz; çünkü araş- tırma ve değerlendirme, her şey yapılmıştır. AKP dönemine kadar, toplantıda, srvil iktidann başı, baş- bakanlarda, kararlara katılmışlardır. Ordudaki di- siplin ile ilgili bir konu olduğu için, Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi de, ihraç kararlanna karşı yar- gı denetimini reddetmış ve Türkiye'yi mahkûm etmemiştir. AKP ile başlayan, YAŞ'ta "şerh koy- ma" ile yetinilmemiş ki, şimdi referandumu, yani "askerin saygınlığının oylanması"m düşünebiliyor hükümet. Çılgınlık raddesi değil mi bu? Çılgınlık elbette! Ama AKR ordunun Cumhuri- yet Devrimi'nin altındakı imzasını biliyor; içine sı- zıp kadrolaşma kafasındaki!.. AKP'nin, ozelleştirme furyasında ortaya koydu- ğu tavn da pek düşündürücüdür: Devlet iktisadi kuruluşlan içinde zarar edenler hakkında -ister istemez- özelleştirmeyi düşüneceğiz. (Her zaman değil! Doğu'ya, Güneydoğu 'ya özel girişim gitmez, zarar etse bile devlet oraya gitmelü). Peki, üste- lik büyük kazanç getiren kuruluşlan niye elden çı- karmalı? Korkunç bir yağma sürdürüyor AKP. Son olarak Sümerbank'ın tasfiyesinde, Maliye Bakanı'nın, "Adını bile unutturacağız!" sözleri, Cumhuriyet'in geçmişine nasıl bir kin ve düşman- lık içinde olduklannı ortaya koyuyor. Aynca, bu yağ- madan yararlanıp, AKP kendi sınıfını da palazlan- dınyor. Halk ise kaygılandıncı bir geleceğe itiliyor. AKP, budur işte! Umurunda ne halk, ne Cum- huriyet vardır! Ama kim durduracak bu tasfiyeyi? Kınm Kongo kanamalı ateşi Keneye ild kıırban daha Yurt Haberleri Servisi - Tokat ve Ordu'da 2 çocuk kene ısırması sonucu meydana gelen Kınm Kongo kanamalı ateşi hastalığı nedeniyle yaşamını yıtirdı.Virüslü kenelerden bulaşan Kınm Kongo kanamalı ateşi hastalığının son kurbanı 2 çocuk oldu. Tokafın Turhal ilçesi Yenisu köyünde yaşayan ilköğretim okulu öğrencisi GE, yüksek ateş ve kusma şikâyetiyle önce hastaneye kaldınldı. Ezgin, daha sonra Kınm Kongo kanamalı ateşi şüphesiyle Sıvas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Tedavisi süren Ezgin dün hayatnıı kaybetti. Ordu'nun Ünye ilçesinde kene tarafindan ısınlan 12 yaşındald T.O, Ünye Devlet Hastanesi'ne kaldınldı. Buradan Samsun Doğum ve Çocuk Bakımevi Hastanesi'ne sevk edilen T.O, tüm müdahalelere rağmen kurtanlamadı. Hastanede teşhis konulamayan ve otopsi için cesedi Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gönderilen T.O'nun, Kınm Kongo kanamalı ateşi hastalığı nedeniyle ölmüş olabileceği bildirildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog