Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 12 AĞUSTOS 2005 CUMA HABERLER DUN1ADABUGUN ALİ StRMEN İşin İçyüzünü Bilmek Kamuoyunun Hakkıdır Son günlerdekı gelişmeler Türkiye'nin kimi açı- lardan bambaşka bir döneme girdiğini gösteriyor. öyle olmasaydı eğer, Hükümet Sözcüsü ve Ada- let Bakanı, Genelkurmay Başkanı'na böylesine hesap sorarcasına kamuoyu önünde çıkışabilir miydi? Yanlış anlaşılmasın! Amaç, haddimizi aşarak, "Asker"e "Kendi konumuna sahip çık" telkininde bulunmak değil. TSK'nin konumunu korumak bi- ze değil, Genelkurmay Başkanı'na düşer. Kaldı ki bugünkü iktidann amaçlan, yapısı ve dünya görüşü bizi demokrasi konusunda yanlış bir yargıya da yönlendirmemeli. Demokrasilerde hiyerarşinin tepesinde yer alan siyasal iktidardır. Gelişmenin bu yönde olması, bizi endişelendirmemelidir. Endişelenmemiz ge- reken husus, siyasal iktidann demokrasiyi amaç- lamamış olması, demokrasi ve ülke dışı etkenlere bel bağlamasıdır. Her neyse, bu tartışmalan şimdilik koyalım bir yana ve asıl kamuoyunu yakından ilgilendiren, il- gilendirmesi de gerekli olan konuya dönelim. Genelkurmay Başkanı, TSK'nin terörle müca- delede yetkilerinin kısıtlanmış olmasına karşın üstüne düşeni yapmakta olduğunu söylüyor. Hükümet Sözcüsü ise böyle bir şey olmadığını, yetkilerinde kısıtlama falan yapılmadığını, zaten cihet-i askeriyeden kendilerine bu yönde bir ta- lep de gelmediğini söyleyerek bir nevi "Hodri meydan!" diyor. • • • Genelkurmay Başkanı'nın, TSK'nin bütün ko- şullarda görevinı yerine getırme kararlılığını dile getirmesi çok iyi bir davranış. Ama yeterli değil. Çünkü "kısıtlanmış yetkiler"öen söz ettikten son- ra, "Ne kısıtlanması yahu?" biçemiyle ortaya çı- kan Hükümet Sözcüsü'nün açıklamaları üzerine, hangi yetkilerin nasıl kısıtlandığının; TSK'nin, do- layısıyla TC'nin hangi nedenler ve etkenlerle, te- rörle mücadelede daha elverişsiz koşullar içine düştüğünün de artık net bir biçimde açıklanması gerekir. Terör ile mücadelede görev ve sorumluluk hü- kümet ve TSK'ye düşüyor da olsa, en büyük öz- veri, çocuklannı, kocalannı vatan hizmetine gön- deren ve bu yolda şehit veren kamuoyunun sır- tındadır. Bu yüzdendir ki kamuoyu, Genelkurmay Baş- kanı ile Hükümet Sözcüsü'nün sözlen arasındaki çelişkinin içyüzünü ve gerçeği bilmek zorundadır. Demokrasiler yalnızca askerin sivil otoriteye itaati ve susmasıyla sağlanmaz, ama aynı za- manda kamuoyunun gerçekleri bilmesini de zo- runlu kılarlar. Vatan savunması ya da terör ile mücadelede, kamuoyu gerçeği bilmez ise inancını yitirir, inan- cını yitirince de ülke gücü eksilir. Böyle bir gelişmenin olup olmadığının takdirini yetkililere bırakınm. Onlar, son zamanlarda yeni- den artmakta olan şehit cenazelerini izleyip, böy- le bir tehlikenin oluşup oluşmadığına karar ver- mek durumundadırfar ve bu değerlendirmeyi de vakit geçirmeden yapmalıdıriar. • • • Ancak son zamanlarda, poliste terör ile müca- delede uzmanlaşmış kişilerin pasif görevlere alın- dıkları yolunda, çok ciddi iddialar ortada dolaş- maktadır. AB üyeliği yolunda yapılan düzenlemeler terör İle mücadelede hangi zaaflan doğuruyor, sorusu- na doyurucu bir yanıt vermek gerekir. Londra'daki son bombalama olaylanndan son- ra Ingiltere'nin almaya başladığı yasal ve polisiye önlemler, Bay Blair'in iktidarını, Türkiye'de sivil ve askerin sahip olduğunun çok üstünde olanak- laıia donatmaktadır. Bu durumda, terörle mücadele ve demokrasi konusundaki tartışmalan bir kez daha ele almak- ta yarar vardır. Türkiye'de egemen olan yanlış bir düşünce de, ekonomik sorunlar ile terörü birbirine kanştırmak ve bunlann ortadan kalkması halinde terörün de sona ereceğini sanmaktır. Yine aynı şekilde terör sorunu ile Kürt sorunu- nun birbirine karıştınlması vahim bir hatadır ve bizi çok yanlış sonuçlara götürebilir. Bütün bu gerçekleri açık bir biçimde görürken TSK'nin terör ile mücadelesinde yetkilerinin kısıl- ması konusunun da açıklığa kavuşturulması ge- rekmektedir. Bu konuda gerçeği bütün açıklığıyla bilmek ka- muoyunun hakkıdır. Gereken açıklama vakit geçirmeden yapılmalıdır. asirmen@cumhuriyet.com.tr İZMÎR'DE PKK OPERASYONU Bd kişi 800gram pcıtktyıcıykıyakalandı ÎZMİR(Cumhuriyet Ege Bfirosu) - îzmır'de eylem hazırhğı içinde olduğu belirlenen ve te- rör örgütü PKK üyesi olduklan savlanan iki kişı, 800 gram plastik patlayıcıyla yakalandı. Edinilen bügiye göre, istihbarat çahşmalan so- nucu emniyet güçleri, Buca Kozağaç bölge- sinde birbinaya operas- yon düzenledi. Operas- yonda, PKK üyesi ol- duğu iddia edilen OA. (28) ve M.Zyi (26), O.A'nıneşi ve çocuğuy- la yaşadığı evde yaka- ladı. Evde yapılan arama- da, yaklaşık 800 gram plastik patlayıcı ve bom- ba yapım düzeneklerin- de kullanılan malzeme- ler ele geçirildi. M.Z. ve O.A"nın yak- laşık 5 yıl önce yurtdı- şına çıkarak terör örgü- tü PKK'nin Irak'taki kamplanna gittikleri, burada bombalama ve suikast üzerine özel eği- tim aldıklan öne sürül- dü. Daha önce poliste gösterilere katıldıklan için kayıtlannın bulun- duğu öğrenilen zanhla- nn, yaklaşık 4 ay önce güneydoğu suıınndan Türkiye'ye girerek Iz- mir'e geldikleri, O.A'nın eşi ve çocuğuy- la birlikte bir aile görü- nümü vererek dıkkatle- ri üzerine çekmemeye çalıştığı ve bombalama için uygun bir ortamı bekledıği belirtildi. O.A'nın eşi, ifadesi ahndıktan sonra serbest bırakıldı. O.A. ve aile- sinin üzerlerinden Yeşil Kart çıkrığı bildirildi. DEHAP ve eski DEP'liler, Erdoğan'ın aydınlarla yaptığı görüşmeyi 'olumlu adım' olarak niteledi: Politikadaki ezberbozulduANKARA (Cumhuriyet Bûrosu) - Kapahlan DEP'in eskı mıllerv ekille- ri ve DEHAP, Başbakan Recep Tay- yipErdoğan'ın aydınlarla görüşmesi- ne destek açıklaması yaptı. Eski DEP'liler, Başbakan'ın "Kürtsonmn- nun bir demokratikleşme sorunu ol- duğuna inanryoruz" sözlerinin gele- neksel devlet politikalannda "birez- beri bozduğunu" bildirdi. DEHAP da hükümetin şımdiye kadar "gönnezden gekfigr sorunlaılgıh açılımının "olum- lu bir adnn" olduğunu kaydetti. Eski DEP milletvekilleri LeylaZa- na, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Se- Bm Sadak yaptıklan yazılı açıklama- da, birgrup yurttaşın "sağduyunun se- a" olarak PKK'ye önkoşulsuz sılah bı- rakma, hükümete de kalıcı banş için düzenlemeler yapma çağnsmın Baş- bakanlık'ta gerçekleşen görüşmeyle yeni bir anlam ve önem kazandığını • Başbakan'ın "Kürt sorununu yok saymıyoruz. Kürt sorununun bir demokratikleşme sorunu olduğuna inanıyoruz" sözlerinin "geleneksel devlet politikalannda bir ezberi bozduğunu" kaydeden eski DEP'liler, "Bunun içtenlikli bir yaklaşım olduğuna inanmak istiyoruz" dedi. beürtti. Başbakan Erdoğan'ın "Türkiyeken- di sonmhnyla yüzleşeceközgüven ve cesarete sahiptir. Kürt sorununu yok saymıyoruz. Kürt sorununun bir de- mokratikleşme sorunu olduğuna ina- nryoruz" sözlennın "geleneksel dev- let politikalannda bir ezberi bozdu- ğunu" kaydeden eski DEP'liler, "Bu- nun içtenlikli bir yaklaşun olduğuna manmak istiyoruz" dedı. Geçmişte de bırçok siyasınin soru- nun çözümü için çeşitli mesajlar ver- diğini anımsatan Zana ve arkadaşla- n, "SaymErdoğan'mbuçıkışınıgecik- nüş oba da cesur, gerekli, anlamh ve önemibuhıyoruz.Içtenfiğinin isebun- dan sonra ablacak demokratik adnn- larlaaçığaçıkacağma inanıyoruz'' gö- rüşünü dile getirdi. "Uniudumuzuyitirmek,geçm^gün- lere ve yıDara asla dönmek istemiyo- ruz" diyen DEP'liler, toplumsal ba- nşın sağlanması için herkesin üzen- ne düşeni hiçbir kaygı ve komplekse kapılmadan insani ve vicdani bir so- rumluluk olarak yerine getirmesi ge- rektiğini belırttıler. Erdoğan'ın söylem- lenne karşı PKKKONGRA GEL'in de eylemsızlikkaran vererek "anlam- h birjest" yaptığıru savunan Zana ve arkadaşlan şunlan kaydetti: "Başbakanhkta gerçekleşen buluş- madahiçbirkaygıgözetmeden,sağdu- yunun sesi olarak demokratik kamu- oyunungend tstemlerinidOegetiren ve bunun çabasmda olan yurttaslanmı- zm bu kutsal girişimlerini destekHyor, arkasmda oMuğumuzunbflinmesini is- tiyoruz. Başbakan Saym Erdoğan'ın Diyarbakır'a yapacağı gezi ve oradan vereceğimesajlarm daTürkiye'de top- lumsal banş ve huzur ortammın sağ- lanmasıbakunmdanyenibir sayfanın açıimasma vesile olacağmı düşünüyo- ruz. Şiddetin olmadığı çaösmasız bir ortamda,Kürtsorununun tüm boyut- lanyla tartişılarak genel bir uzlaşı sağ- bnabüeceğine inanrvonız.Bubağjam- da PKK/KONGRÂ GEL'in yapnğı açıklamayı ve Başbakan Saym Erdo- ğan'ın gezisiboyunca ahnaneylemsiz- fikkararmıokiukçaanlarnlı birjestola- rak değeriendiriyoruz," DEHAP Genel Merkezi'nden yapı- lan yazılı açıklamada, Erdoğan'ın ay- dınlarla yaptığı toplanüda ılk kez Kürt sorununu adını koyarak tanımladığı be- lirtılerek "Saynı Erdoğan'ın, şimdive kadar ortaya koyduğu sorunuyok say- ma,görmezden gebneveyasadece gü- venHkrjrobJenıineHKfirgemeanlav^ın- daki bu değişimi olumlu bir adım ola- rak değeriendiriyoruz'' denildi. Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinde kamuoyunda oluşan beklentileri kar- şüayacak bu^yaklaşun sergilemesi ge- rektığı belırtilen açüdamada şunlar kaydedildi: "80 yıkfar izlenen poBtikalar, Kürt sorununun inkâr ve şiddet yöntemry- le çözülemeveceğini göstermiştir. Ly- gar dünyanın da benimsediği gO», so- runlann çözümündedryalogesas ahn- mab, demokratik ve bansçıl yöntem- |er kiıllîinıhnnhdırT ' Güneydoğu'daki 57 DEHAP'lı belediye başkanı, istek ve beklentilerini açıkladı \Silalilm" sussutı 9 çağnsıDİYARBAKIR (Cumhuriyet Bûrosu) - Güneydo- ğu'daki 57 DEHAP'lı belediye başkanı Başbakan Recep Tayynj Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinden ön- ce yaptıklan ortak açıklamayla operasyonlara son verilmesi ve silahlann susturulması çağnsuıda bu- lundu. Erdoğan'm Diyarbakır'a yapacağı ziyaret öncesi DEHAP'lı 57 belediye başkanı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nde dün bir araya gelerek ortak bir açıklama yaptı. Demokratikleşme, toplum- sal banş ve ekonomik kalkınmaya ilişkin hazırlanan açıklamayı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başka- m Osman Baydemir yaptı. Belediye Sinema Salo- nu'nda yapılan ortak açüdamaya imza atan tüm be- lediye başkanlannm yanı sıra sivil toplum örgütü temsilcileri de katılarak destek verdi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkam Osman Baydemir, Cumhuriyetin demokratik özüyle buluştuğu bir Tür- kdye özlemine güçlü bir yurttaş talebi olduğuna inandıklannı söyledi. • Belediye başkanlan yaptıklan ortak açıklamada, "Demokratik tartışma, diyalog, empati ortamı ile güven duygusunun gelişebilmesi ve insanlanmızın yaşamlannı yitirmeyeceği bir toplumsal-siyasal sürecin başlayabilmesi için, kayıtsız koşulsuz silahlann susması gerektiğine inanıyoruz" dediler. Baydemir şöyle de- vam etti: "Başbakan Tavyip Erdoğan ve ay- drnlar arasında ger- çekleşen görüşmenin sonucunda ortaya ÇH kan pozhif mesajı memnuniyet ve heye- can verici buhıyoruz. Mevcut sorunun de- mokratik ve banşçıl yoüarta çözülebflmesi için tarnşma ve drva- log ortamı yaratması gereken bu roesann herkes tarafindan des- teklenerek gehşrjrilme- sinin son derece önem- H olduğunu düşünüyo- " " " " • ^ ^ " ^ ^ " ~ " ruz." Baydermr, tem- silcisi bulunduklan kentlerde yaşayan yurttaşlann talep ve beklentilerinden hareket ederek aynı şekil- de sorumluluklannın ağırlığı ve bilinci ile bazı öne- rilerini açıkladı ve şöyle konuştu: "Bölgenin kap- samh bir ekonomik sorunu olduğu acıkür. Mevcut sorunlar salt bir ekonomik kalkmm^ sorunu ile açık- lanmayacak kadar çok boyuthıdur. Bugüne kadar bölgeye yönelik hazuianan onlarca kalkmma paketi ve askeri tedbirin bölgedeki sorunlan çözmemesi bu tespitimizhı kanındır. Bu çerçevede çanşmalarda he- ba edilen kav naklann, demokrasi, kültürel geUşim, ekonomik ve «maJ kalkınmada kuBanıhnası hayati derecede öneme sahiptir. Demokratik tarüşma, diya- log, empati ortamı ile güven duygusunun gelişebil- mesi ve insanlanmızın yasamJaruıı >itirme}eceği bir toplumsal- siyasal sürecin başla>abÖmesi için, kayıt- sız koşulsuz silahlann susması gerektiğine inanr>w- ruz. Tek bir insanımızuı yaşammı yitirmemesi için si- lahlı e\ lemkrin ve operasyonlann durdunUması ge- rektiğine inanıyoruz.'' Baydemir, Başbakan Erdoğan'm tüm programlannda >ı anında olacağmı ve kahve yapılması için tafimat vererek bete- diyede bekleyeceğini söyledi Baydemir, "Inanıyonım ki Başbakan belediyeyi ziyaret edecektir" dedi. (Fotoğraf: AA) Olaylann bölgedeki yatınmlan da olumsuz etkilediği vurgulandı Tunceli'de teröre kırmm kartTUNCELİ(Cumhunyet) - Tun- celi Emniyet Müdürlüğü'nce dü- zenlenen "Gelin Canlar Bir Ola- hm, Teröre Kırmızı Kart" konulu toplantı yurttaşlar tarafından il- giyle izlendi. Konuşmacılar terö- rün Tunceli'ye büyük zararlar ver- diğini, bunun engellenmesi için çaba gösterilmesi konusunda gö- rüşbirliğinevar- dılar. Halk eğitim merkezindeki toplantıdailksö- zü alan Tunceli Esnaf ve Sanat- kârlar Odası ^™"^~^~~"~ Başkam HKÜT BeMce şu görüşleri dile getirdi: "Yülardır devam eden terör ve songünlerde tekrarşiddedenença- üşmalar, en büyük zaran TunceB halkma verh or. Devlet bu soruna acil bir çözüm aramatave jürüriü- ğe giren demokratik yasalardan asla taviz vermemeti, Son olaviar Tunceli esnafinı büyük bir çökün- tüyesokmuş ve terörher kesimde- ki insanı etküemiştir." Tunceli Sanayı ve Ticaret Oda- sı Başkanı Cihan Açıkgöz ise şun- lan söyledi: "Dimizdeki yaönmlar terör ne- denivie durma noktasma gckli Yol- lanmız yapümryor. Tunceti halkı • Emniyet Müdürlüğü'nün düzenlediği toplantıda konuşan Tunceli Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Cihan Açıkgöz, "Ilimizdeki yatırımlar terör nedeniyle durma noktasına geldi. Yollanmız yapılmıyor. Tunceli halkı terör değil, huzur ve güven istiyor" dedi. terör değil, huzur ve güven istiyor. Bizim amacunız halkumza yeni iş alanlan açmak ve her gün büyü- yen işsizh'ğin önünü kesmek." Hacı Bektaşı Veli Kültür Derne- ği Başkanı Alevı Dedesi Mahmut Doğanoğhı terörün bu an önce dur- durulması gerektiğını behrterek şun- lan söyledi: "Arukkardeşkanıak- mamah, birilerinin arok teröre dur demesi gereldyor.tnsanhkiçindost- hık için kan akıtümamalıdır.*' Tunceli Emniyet Müdürü Os- man Ozrürk terörün giderek daha acunasız boyutlara geldiğme dik- kat çekerek şunlan söyledi: "Yaşanan olaylardan bütün halk zarar görmekte \e yapılacak yatı- • ^ ^ - _ _ _ _ _ ^ runlar engel- lenmektedir. Vatandaşdes- teği ounadan terör bitmez, buamaçlava- tandaş devie- •^^—^^— te gerekli her türiüdesteği sunmahvearük terö- re dur denıeti Id terörün kaynağı kurutulsun." Toplantıda65 yaşındakı EBfÖz- demir'in "Artık banş istiyoruz. Kan akmasın, ben çok acı çektim diğer analar çekmesin*' diye konuş- ması toplantıya katılanlar tarafin- dan alkışlandı. TUNCELİ 2şehit 4yaralı • Tunceli'de arazi tarama çalışması yapan güvenlik güçlerine önceki gece saat 02.00 sıralarında ateş açan teröristler 2 askeri şehit ettiler, 4 askeri de yaraladılar. Saldmnın ardından bölgede geniş çaph operasyon başlatıldı. TUNCELİ (Cum- huriyet) - Başbakan Erdoğan'ın Güneydo- ğudaki olaylarla ilgili "Kürt sorunu" tanım- laması yapmasının ar- dından teröristler Tun- celi'de seyir halindeki askeri konvoya ateş aç- tılar. Saldında 2 er şe- hit oldu, 4 er de yara- landı. Tunceli-Ovacık ka- rayolundaki Anafatma mevkiinde arazi tara- maçalışması yapangü- venlik güçlerine önce- ki gece saat 02.00 sıra- lannda ateş açan terö- ristler 2 askeri şehit et- tiler, 4 asken de yara- ladılar. Saldınnın ar- dından bölgede geniş çaph operasyon başla- tıldı. Saldında şehit olan Piyade Komando On- başı Idris Güler ve Pi- yade Komando Onba- şı VetiAlbn için Elazığ Asker Hastanesi'nde tören düzenlendi. Ko- nuşmalann ardından Idris Güler'in cenaze- si Adana'ya, Veli Al- tın'ın cenazesi Afyon- karahisar'a gönderildi. Törene, Elazığ Vali- sı Kadir Koçdemir, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral NusretTaş- deter, Belediye Başka- nı SükymanSdmanoğ- lu ile diğer yetkililer katıldı. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@cumhuriyet.com.tr Fatma Ebe telefonda ağlıyor. "Oral Ağabey, beni çok mutlu etti- niz. Sizinle Yûksekova'da karşılaş- mamız tamamen tesadûftü. Fakat ne mutlu, ne iyi bir tesadüfmüş. Şimdi ağlıyorum. Sizin Başbakan'la görüşmeniz sırasında benimle ilgili söyledikleriniz üzerine herkes beni anyor. Bu yörenin insanlanna daha çok ve daha iyi hizmet etmenin im- kânlan doğuyor. Bunu ilk geldiğim- de hayal bile edemezdim." Fatma Ebe'nin öyküsünü daha önce bu köşede birkaç kez dile ge- tirdim, TV programlannda anlattım. Cumhuriyet okurları onu tanıyorlar. Fatma Ebe bir örnekti, olumlu ör- nek. Bu örneğin yaygınlaşması iyi an- cak yeterli değil. Çünkü bölgenin imkânlan son derece sınırlı. Burada görev yapanlan hayatlanndan bez- direcek koşullar egemen. ••• Başbakan'la görüşmemizde, gündelik yaşama ilişkin, gündelik Hava Sıcak, Diyarbakır 'dayım... sıkıntılara ilişkin gözlemlerimizi an- lattık. Bölgedeki insanın psikolojisi- nin de hesaba katılması gerektiğine dikkat çektik. örneğin Kürtçe kurs- lannın yasaklanmasıyla ilgili gazete- lerde, televizyonlarda çıkan haber- lerin mantığı, bölge insanının onu- runa dokunuyordu. Gazeteci arkadaşlarımız bu ha- berieri, "Bak işte gördünüz mü, dil- lerini bile öğrenmek istemiyorlar. Zaten konuşacak dilleri de olmadı ki" mantığıyla veriyorlardı. Bölge in- sanı ise bu haberlerden inciniyordu. Çünkü bu kurslara verecek paralan yoktu. Aynca bu kurslara gidenler, bölgedeki resmi görevlilerce dene- tim ve baskı altında tutuluyorlardı. Bu türden haberler, Istanbul'dan, Ankara'dan farklı okunuyordu. ••• Siz bu yazıyı okuduğunuz sırada biz Başbakan'ı götüren uçakla Di- yarbakır'a varmış olacağız. Merakla beklenen gezinin ilk izlenimlerini edineceğiz. Bizler, bu gezinin yeni bir hava yaratmasını arzu ediyoruz. Bölgedeki kan ve şiddet ortamının sona ermesi için bir adım olmasını diliyoruz. CHP Genel Başkanı Deniz Bay- kal'ın, son gelişmeler üzerine yaptı- ğı açıklama, samimi bir dille söylü- yorum, tek kelimeyle üzücü. Soru- nu yalnızca asayiş sorunu olarak görmek ve göstermek isteyenlere destek veriyor. Çözüme katkı yapa- cak yaklaşımlara gerek varken, tam tersini yapıyor. Halbuki, bu sorun toplumsal bir sorun. Askeri olarak yenilgiye uğrayan PKK, 6 yıl sonra kaldığı yerden eylemlere girişip teh- ditler yapabiliyorsa, bunun bir top- lumsal temeli olduğu gerçeğini an- lamamız gerekiyor. Bizler CHP'nin de bu sorunun bir kenarından tutmasından yanayız. Çünkü bu ülke çapında büyük bir toplumsa) mesele. CHP'nin olumlu yönde yaklaşması halinde çok kat- kıları olabilir. Bunu yaptığı zaman toplumdan da destek alacaktır. Şimdiki gibi davranırsa, hem kendi- si büyük güç yitirecek hem de so- runlann çözümünü zorlaştıracak. ••• Kafayı kuma gömerek bir yere vanlamaz. "Kürt sorunu" ülkemizin bir gerçeğidir. Ben 30 yıl önce yar- gılandığımız sıkıyönetim mahkeme- lerini hatırlıyorum. Her söylediğimiz "Kürt" sözcüğünün karşılığında hakkımızda yeni bir dava açılıyordu. Söylemekten vazgeçmedik. Eğer 1974 affı çıkmasaydı, yüzlerce yıl ceza yiyecektik. Aradan bir süre geçti, Kürtlerin varlığı zor da olsa kabul edildi. An- cak bu kez "Kürt sorunu" yok sa- yıldı. Şimdi artık bu noktaya da ge- lindi. Çözüm için bir şeyler yapılabi- leceğine inanmak bile önemli bir adım. ••• Diyarbakır ve sonrası o kadar da kolay değil. Bu yüzden aşın hayal- lere kapılmanın gereği yok. Ancak toplumlar umutlarla ayakta kalır. Bu görüşmenin toplumun geniş kesim- leri tarafından ilgiyle karşılanması, bir iyimser hava doğurması da böy- le bir umut arayışının sonucu. Bunu ciddiye almak gerek. • • • Diyarbakır, şair Ahmed Arif'in kenti. Bir şiirinde Diyarbakır'ı şöyle anlatır: Savrulur KaracadağJSavru- lur zozan.JBak, bıyığım buz tut- tuJÜşüyorum da/ Zemheri de uza- dıkça uzadıJSeni, baharmışın gibi düşünüyorum,/Seni, Diyarbekir gi- biJNelere, nelere baskın gelmez ki seni düşünmenin tadı... Hava sıcak, kış değil. Diyarbakır yine de bahan bekliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog