Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 10 AĞUSTOS 2005 ÇARŞAMBA HABERLER Başbakan'm ziyaret edeceği Diyarbakır'da çiftçiden sanayiciye, eğitimden sağlığa her kesim çözüm istiyor Sorunlar Erdoğan'ıbeldiyorFIRATKOZOK ANKARA - Diyarbakır, Başbakan Recep Tay>ip Erdoğan'ın cuma gü- nü yapacağı ziyareti bekliyor. Erdo- ğan, gezisinde hükümetin 2.5 yıllık uygulamalannın "reklammı yapma- yı" planlarken bölge halla "yaünm istiyor". Çiftçi, girdilerin yüksekli- ğinden ve ürettiğini satamamaktan yakınırken öğretmenler 60-70 kişi- Iik sınıflann iyileştirilmesini bekliyor. Erdoğan, cuma günü Diyarbakır'a gidecek. Erdoğan, ziyaretinde hükü- metin bölgeye dönük çalışmalaruıı anlatacak. Bölgeye 980 kilometre duble yol yapıldığını anlatacak olan Erdoğan, yeni yatınmlarla birlikte in- sanlann "terörünpençesinden kurtu- lacağını" dile getirecek. Terör örgü- • Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Arzu: Bölgedeki yatınm ortamının iyileştirilmesini bekliyoruz. • Ziraat Odası Başkanı Erdem: Politikalar çiftçiyi bitirdi. • Eğitim-Sen Diyarbakır Sekreteri Güngör: 60-70 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. • SES Diyarbakır Şube Başkanı Aydeniz: Tercümanla muayene yapıyoruz. tü ile bölge insanının birbirinden mut- laka aynştınlması gerektiğini \iirgu- layacak olan Erdoğan, TOKİ tarafin- dan yapılan konutlann anahtar tes- lim törenine kahlacak ve işadamlany- la bir araya gelecek. Erdoğan'ın gezisi öncesinde Di- yarbakır Ziraat Odası, Eğitim-Sen Şubesi ve SES şubesi yöneticileri, bölge sorunlannı ve beklentilerini Cumhuriyet'e şöyle anlattı: Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı KudbetiinArzu: Bızım bölgedeki hu- zur ortamının kalıcılaştınlması ko- nusunda beklentilerimiz var. Onun dışında enerji nakil hatlannın yenilen- mesini, sulama kanallan yapılması- nı, yeni hastane ve okullar açılması- nı istiyoruz. Bölgedeki yatınm orta- mının iyileştirilmesini bekliyoruz. ZiraatOdaaBaşkanıBahriErdem: Bizim en büyük beklentimiz Silvan Barajı'nın bir an önce ihale edilme- sidir. Baraj yapılırsaçok büyük birara- zi bundan yararlanacak. Tanmda en büyük sorunumuz girdilerin yüksek olrnası. Gübre, mazot hergün zam alı- yor. Çiftçinin en büyük girdisi bu iki- si ve ilaçtır. Tanmda destekler yeter- li değil, ürettiğimizi maliyetin altın- da satıyoruz, hatta ahcı bulamıyoruz. Tüccar yok, bir şey yok. Herkes ofis- lere yöneliyor, ama ofisler de ihtiya- cından fazlasını almıyor. Eğitim-Sen Diyarbakır Şube Sek- reteri Hasan Güngör: tldeki öğret- men ve derslik sayısı yetersiz. Bazı okullarda 60-70 öğrenciyle ders iş- leniyor. Okullardaki teknolojik do- nanım yeterli değil. Yeni müfredat için ciddi anlamda altyapı eksikliği var. Kadrolaşma ciddi boyutlarda, bir- çok okul müdürünün yeri değişriri- liyor. Diyarbakır'da kapkaç ve hırsız- lık olaylan da yaygınlaşıyor. Bunun eğitimle ilgili olduğunu düşünüyo- ruz. Özellikle varoşlarda uyuşruru- cu kullanan, çeteleşen çocuklar var. SESDiyarbakır Şube Başkanı Sa- Hha Aydeniz: En büyük sorunumuz sağlığın özelleştirilmesi, SSK'lerin devrinden sonra orada çalışanlann so- runlan var. Dil sorunumuz var. Anadilde sağlıkhizmeti verilemedi- ği için zorluk çekiyoruz. Özellikle kırsal alanda bu karşımıza çıkıyor. Çoğu muayeneyi tercümanla yapı- yoruz. Son dönemde hastanelerin birleştirilmesi çalışmalan kapasite- yi çok çok aşıyor. îlde iki hastane- nin tek çatı altmda toplanması için çalışmalar yapılıyor. 'GÜNDEM DEĞIŞTlRME OYUNU' Anayasapaketine muhalefetten tepki • CHP Grup Başkanvekili Koç, AKP'nin oyununa gelmeyeceklerini belirtirken, DYP Genel Başkanı Ağar, "Anayasa değişikliği gizli kapılar ardında hazırlanmaz" dedi. ANKARA (Cumhuri- yet Bûrosu) - AKP hükü- metinin yeni yasama yı- lında YAŞ kararlannın yar- <gı denetimine açılması. YÖK ve orman arazilen- nin satışının da yer alaca- ğı anayasa paketi hazırlı- ğı, muhalefet partilerinin tepkisine neden oldu. CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, AKP'nin gündemi değiştirmeye çalıştığını, bu oyuna gelmeyecekleri- ni söyledi. DYP Genel Başkanı MehmetAğar ise yönermelik değiştirir gibi anayasanın değiştirileme- yeceğini vurguladı. AKP hükümeti, yeni ya- sama yılında getirmeyi planladığı anayasa paketiy- le ilgili olarak bir komis- yon oluşturuyor. Parti, hü- kümet ve gruptan yöneti- cilerin yer alacağı komis- yon, hangi düzenlemelerin pakette yer alması ve pa- ketin ne zaman TBMM gündemine getirilmesi ko- nulannda aynntıh bir ça- lışma yaparak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunacak. Son karan ıse Er- doğan verecek. CHP Grup Başkanveki- li Haluk Koç, AKP'nin yi- ne "fildr uçuşmalarT ya- şadığına dikkat çekerek -AKP'ninbukonudakisa- mimiyetini herzaman sor- gulamak gtrekiyor. Yani böyle birtakmı navuç ola- rak adlandınlabilecek maddderi paketin içineko- yarak kafalanna göre de- ğtşfldiklerimonteetınegay- retinde ohryorlar" dedi. Türkiye'nin şu andaki ana gündem maddesinin terör olduğunu ve bu kon- jonktürde anayasa deği- şikliği tartışmalannı gün- deme getirmenin "abes" olduğunu kaydeden Koç, CHP olarak AKP'nin "gündem değtştirme oyu- nuna gelmeyeceklerini" söyledi. AKP'nin AB sü- recinin tıkandığı, teslimi- yet politikalan izlediği, ekonomik olarak Türki- ye'nin içerisinin boşaltıl- dığı bir ortamda birden anayasa tartışmalannı gün- deme getirdiğini kayde- den Koç, "CHPobu-akbiz bu hedef, gündem sapor- ma girişiminekatktda bu- hınmayacağız." dedi. DYP lideri Mehmet Ağar ise AKP'nin anaya- sa paketine destek verip vermeyeceğinin sorulma- sı üzerine, sorunlann bü- yüklüğü karşısında iktida- nn şaşırdığını ve paniğe uğradığını söyledi. Hükü- metin, sorunlan çözeme- yeceğini anladıkça yeni paketleri ortaya attığına dikkat çeken Ağar, "Neol- duğu beffi oknayan şeyin neyinedestekvereSm. Ana- yasa değişikliği gizli kapt- lar ardmda hazuianmaz. Anayasa değişikliği tophı- mun bir uzlaşma zemini- dir." dedi. Tolon, Engin'e bir plaket sunarken Engin de ToJon'a bir çini tabakve O*uı<uiiı tarihi Idtabı hedrve ettL (AA) Istanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'le görüştü Tolon'dan veda ziyareti tstanbul Haber Servisi -1. Ordu Komutanı Orge- neral Hurşit Tolon, Istanbul Cumhuriyet Başsavcı- sı Aykut Cengiz Engin'e veda ziyaretinde bulundu. Tolon için Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araş- nrmalar Vakfi bir veda yemeği düzenledi. YAŞ'ta alınan kararla emekliye aynlacak 1. Or- du Komutanı Orgeneral Tolon, Sultanahmet'teki îs- tanbul Adalet Sarayı'na gelerek Başsavcı Engin ile bir süre basına kapalı olarak görüştü. Daha sonra ba- sına açıklamada bulunan Orgeneral Tolon, Engin'in şahsında Istanbul'da görevli tüm savcılara ve yargı erki mensuplanna veda ettiğini bildirdi. Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakn'nın önceki akşam düzenlediğı veda yemeğine Vali MuammerGüler, eski Genelkurmay başkanla- nndan emeklı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, emekli OrgeneraltihanKıhç, işadamlan ErdoğanDe- mirören, Başaran Uhısoy, Husamettin Damş, Prof. Dr ErgunDemiralp. Prof. Dr. TunçErem.Engin Kök- tüçmar, Dr. Şahap Kocatopçu, Ogan Soysal ve Lak AytançNalbantkatıldı. Yemekte Tolon'aDr. Akkan Suver ile Başaran Ulusoy birer hanra şildi sundular. AYDINLAR Ankara'da terör randevusu • Bugün Erdoğan'la görüşecek olan 12 kişilik aydın grubu,. banş çağnlanyla ilgili bilgi verecek. tstanbul Haber Servisi - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'm bugün kabul edeceği 12 kişilik aydın grubu, görüşmeden hemen önce Ankara'da bir araya gelip son kez değerlendirme yapacak. Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisi öncesinde bugün görüşeceği aydınlann sözcülüğünü Istanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gencay Gürsoy yapacak. • Zaman sınırlaması ohnayan görüşmede PTof. Gürsoy, ilk önce 150 aydının imza athğı bildındeki "PKK'nin süah btrakması" ve "hükümetin de yeni açıhmlar yapması" çağnlanyla ilgili Başbakan Erdoğan'a genel bilgi verecek. Görüşmede daha sonra 12aydıntek tek öneri ve izlenimlerini aktaracak. Diyarbakır'da olağanüstü lıal Cuma günü kente gelecek olan Erdoğan 'ın geçeceği güzergâhlar şimdiden sıkı kontrol altına alındı. Kentte araçlara yönelik denetimler arttırılırken polisin izinleri de kaldırıldı MAHMUTORAL DtYARBAKTR- Cuma günü çeşitli açılış ve temaslarda bulunmak üzere birçok bakanla Diyarbakır'a gelecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan için kentte olağanüstü güvenlik önlem- leri almıyor. Seçimlerin ardmdan iki kez geleceği açıklanmasına karşın bilinmeyen ne- denlerle gezileri ertelenen Erdoğan'm Cuma günü Diyarbakır'a yapacağı zi- yaret nedeniyle kentte her kesim olağa- nüstü bir çahşma içerisine girdi. Eko- nomi çevreleri yatınmlarm önünün açıl- ması için Başbakan Erdoğan'a sunulmak üzere çözüme önerilerinin sıralandığı raporlar hazırlarken, en önemli hare- ketlilik ise gezinin güvenük cephesin- de yaşanıyor. Son aylarda tırmanan terörist saldın- lar nedeniyle Erdoğan'ın ilçe ziyaretle- rinin iptal edildiği öne sürülürken, terör örgütünün olası eylemlerini dikkate alan güvenlikbirimlerinde olağanüstü hare- ketlilik gözleniyor. Diyarbakır Emni- yet Müdürlügü Erdoğan'ın ziyareti ön- cesinde isuhbarat çahşmalannı derinleş- tirirken bir dizi ek önlem aldı. Polis teş- kılatrnda izinler durduruldu. Ziyaret ön- cesinde kentte suikast şüphesi karşısın- da araçlar kontrol edilirken, Erdoğan'm geçeceği güzergâhlar da şimdiden sıkı denetim altına almdı. Havaalanında sıkı kontroDer Erdoğan ve yazanmız OralÇahşlar' ın da yeralacağı beraberindekileri taşıyan uçağm inecegi Kaplaner Havaalanı'na giriş-çıkışlarda kontroller sıkılaştınldı. Alana giriş-çıkış yapan araçlar ve yaya- lar didik didik aranıyor. PKK iseprotesto çağnlan yapıyor. AbduDah Ocalan'ın istegı üzerine ku- rulan örgütün yeni siyasi yapılanması Koma Komelen Kürdistan Yürütme Konseyi Başkanı MuratKarayılan Di- yarbakır hallonı Erdoğan"ın gezisini protesto etmeye çağırdı. Karayılan, ör- güte yakın bir internet sitesinden yap- tığı açıklamada şunlan dedi: "Gerçek- ten AKP'nin ve Başbakan Erdoğan'm bu dddryetve samimiyedebir açıklama yapıp yapmayacağmı bekleyip gönne- miz gerekhor. Ama çok ünîitli ohnaya da gerek yok. Bu hükümetin geçmişin- den gekcegini de görmekmümkündür. Burada bizim söyleyeceğimiz değern' yurtseverhalkmbu Idşryidmkmeyegit- memesi gerektigidir." IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@cumhuriyet.com.tr Başbakan'la bugün Güneydo- ğu'da yaşananlar üzerine görüşü- yor olacağız. Ancak bu yazı kaçınıl- maz olarak görüşmeden önce ya- zılmak zorunda. Başbakan Tayyip Erdoğan'm görüşme talebimize olumlu karşılık vermesi, kamu- oyunda ilgiyle karşılanan bir geliş- meye neden oldu. Yalnız Türki- ye'de değil, Avrupa'da ve hatta Iran'da bile bu gelişme merakla iz- leniyor. Bu görüşmenin bir önemi ve an- lamı var mı? Bir taraftan bakınca hiç de önemli sayılmayabilir. Çünkü sonuç olarak bu görüşmeye katılan isimlerin çoğu kamuoyunun yakın- dan tanıdığı, bildik kişiler. Düşün- celeri de az çok biliniyor. Çünkü görüşlerini hemen her gün açıkla- ma olanağına sahipler. O zaman karşılıklı olarak bilinen şeyler söyle- necek denebilir. Başbakan'la Güneydoğu'yu Konuşmak Başka bir yönden bakınca ise bu görüşme birçok anlamlı adımın başlangıcı sayılabilir. Zaten kamu- oyunda bu kadar ilgi görmesinin nedeni de bir arayışa, bir başlangı- ca denk gelmesi. Nedir bu arayış? PKK'nin giderek artan şiddet ey- lemleri ve cinayetleri, bir anda Tür- kiye'yi yönetenlerin ne yapması gerektiğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. • • • Bu sorunu, bir asayiş sorunu ola- rak gören ve işin toplumsal boyu- tunu kabul etmek istemeyen çev- reler, yeniden kılıçları bileyerek or- taya çıktılar. "Hadlerini bildirelim" şeklinde ifade edilecek bu eğilim, şimdi Türkiye'yi yeniden bir otoriter sistemin içine çekmeye çalışıyor. Geçen 20 sene içinde bu yol de- nendi. Çok büyük acılara, insanlık dışı uygulamalara ve faili meçhul cinayetlere, yargısız infazlara ne- den oldu. Henüz bu acılann ateşi sönmemişken, yeniden benzer yöntemleri aramak, korkutucu ol- duğu kadar nafile bir eğilimi de yansıtıyor. Başbakan, belki de pek alışılma- dık bir uygulamaya başvurarak, toplumdaki gerginliğin artmasından rahatsızlık duyan ve çeşitli eğilimle- ri de içinde banndıran bir girişimin temsilcileriyle görüşme isteğine olumlu yanıt verdi. Bu görüşme büyük çözümleri, bu kadar karma- şık olan soruna çare olacak yön- temleri tabii ki üretemez. Kimsenin böyle bir beklentisi de yok, böyle bir iddiası olan da yok. . • • • Bizler bu görüşme talebimizi ka- rarlaştırırken iddialı şeyler söyle- mek için yola çıkmamıştık. Amacı- mız, bir kucaklaşma, bir toplumsal sıcaklık için bazı başlangıçlar yapı- labileceğini iletmekti. Başbakan'm böyle bir isteğe olumlu cevap ver- mesini önemli bir başlangıç saya- biliriz. Siyasi iradenin bir tercihi olarak değerlendirebiliriz. Bu bildi- riye imza atanlar olarak bizlerin eğilimi az çok belli. Bu eğilimin si- yasi irade tarafından önemsenme- si, aynı zamanda sivil bir çözüm iradesini de içinde banndınyor diye düşünülebilir. Başbakan'la görüşen temsili he- yetin bileşiminin de çözüm üretme konusunda elverişli bir kompozis- yon oluşturduğuna inanıyorum. 151 imzalı metinde de görüşmeye giden heyette de çok farklı siyasi geleneklerden gelen isimleri göre- bilirsiniz. Bu farklı siyasi gelenek- lerden gelen insanlar bir süredir or- taklaşa işler yaparak bir zemin ya- rattılar. Savaş karşıtı kampanyayı yürü- ten Küresel Barış ve Adalet Komis- yonu (BAK) ve 'Doğu Konferansı' türünden girişimleri bu bileşimin başanlı örnekleri olarak sayabiliriz. Şimdi giderek genişleyen bir ortak çahşma zemini oluşuyor. Başba- kan'la görüşmeye giden heyetin bi- leşiminin toplum tarafından ilgi görmesinin nedenlerinden birisi de bu. • • • Bu görüşme umanm iyi ve olum- lu şeyler için bir başlangıç olur. GLOBALPOLİTİKÜLTÜR ERGİN YILDIZOĞLU İstencin İyimserliği Pazartesi yazımda, "Hızla yaklaşan 'kasırgaya' yetenekleh son derecede sınıriı, amaçları belir- siz, vizyonları tartışmalı bir kadronun yönetimiyle giriyor Türkiye" diyordum. Hiç mi umut yok? Siyasette çarpıklık Türkiye'nin parlamenter sisteminde çok uzun süredir büyük bir çarpıklık var. Üstelik, bu seç- menin dörtte birini temsil eden bir partinin Mec- lis'te ezici çoğunluğu ele geçirebilmesinden çok daha farklı ve eski bir çarpıklık. 25 yıldır Türkiye'nin gündemini yalnızca ser- mayenin, üstelik de uluslararası mali sermayeyle bağlı kesiminin çıkarlan belirliyor. Halbuki bu ke- simlerin biri "yabancı", ülkede yaşayanlann refa- hıyla ilgili değil, öbürü de toplumda küçük bir azınlık. Toplumun büyük kesimini oluşturan "halk sınıflannın" (işçilerin, emekçilerin, orta sınıflann) sesleri, Meclis'te duyulmuyor. Sonuçta hiçbir karşıt basınçla karşılaşmayan sermaye, ne kendi rejimini ne de toplumsal dokuyu (ülkeyi) uzun dönemde koruyacak politikalarla ilgilenemiyor; bir egemen sınıftan beklenenleri yerine getirmi- yor; kısa dönemli dinamiklere saplanarak debe- lenip duruyor. Bu sermaye ve temsilcileri, kendi kuyruğunu yiyerek yaşamaya çalışan bir yılana benziyoriar. Kapitalist toplumlarda bu çarpıklığı, ancak iki siyasi akımın variığı engelleyebilir. Birincisi, sos- yal demokrat partiler, reformlar yoluyla, kapitaliz- mi daha yaşanabilir kılmayı, emekle sermayeyi uzlaştırmayı amaçlayarak sermayenin uzun dö- nemli çıkarlannı savunurlar. Radikal sol ise kapi- talizmin ufkunu aşan programıyla sosyal demok- ratları soldan "markaja" alır, çok fazla sağa kay- masına, sermayenin de halk sınıflarını tümden unutmasına mani olur. Türkiye'de bir sosyal demokrat parti adayı par- ti var, ama halk sınıflarını kendine çekecek politi- kalar aramaktan ziyade sermaye tarafından ka- bul edilebilmenin yollannı anyor, bu yüzden yer- lerde sürünüyor. Ortada azımsanmayacak sayıda radikal sol parti ve grupçuk, sivil toplum örgütü vb. var. Ama bunlar da sosyal demokrasi üzerin- de basınç oluşturacak bir varlık yaratamıyorlar. İki örnek Geçen 20 yıl içinde benzer "çarpıklıklar" geliş- miş ülkelerde de, özellikle Ingiltere ve Alman- ya'da, sosyal demokrat partiler neoliberal prog- ramlan benimsedikten sonra ortaya çıktı. Ancak, Ingiltere'de 2004 başında doğan RESPECT-Birtik koalisyonu ve Almanya'da geçen haftalarda ku- rulan Sol Parti, bu çarpıklığı gidermeye yönelik iki önemli gelişmeye işaret ediyor. Bu oluşumlara bakarak kimi dersler çıkanlabilir mi? RESPEÇT savaş karşıtı hareketin içindeki sol gruplar tarafından, bir koalisyon olarak kuruldu. Bu kuruluşta Ingiltere'deki en büyük radikal sol parti Sosyalist Işçi Partisi'nin kendi büyüklüğünü örgütsel çıkarlan yerine, sol koalisyonun kurul- masında bir manivela olaraK kullanmasının bü- yük katkısı oldu. RESPECT genel seçimlere katıl- dı ve işçi bölgelerinde önemli kazanımlar elde et- ti. Hatta meclise bir milletvekili soktu. Böylece RESPECT Ingiltere siyaset sahnesine, güçlenme potansiyelleri yüksek bir ses olarak yerieşti. Almanya'da geçen ay kurulan Sol Parti (Links- partei) de sosyal demokrasiden düş kırıklığına uğrayarak SPD'den aynlan solun ve sendikalann çeşitli kesimlerinin, Doğu Alman Komünist Parti- si'nin devamı PDS'nin bir birlik girişiminin ürünü. PDS, kendi örgütsel variığından vazgeçerek sos- yal demokrat partiden ayrılanlardan oluşan WASG (Iş ve Toplumsal Adalet) grubuyla biıieş- meyi kabul etti. Bu birteşmeyi de Oskar Lafon- taine'in SPD'den istifa ederek bu Sol Parti'ye katılması perçinledi. Der Spiegel'in kamuoyu yoklamalarına göre Sol Parti, daha şimdiden seçmen içindeki yüzde 10-12'ye ulaşan deste- ğiyle üçüncü parti konumuna yükselmiş. Bu iki oluşumun başarılarının temelinde halk sınrflannın salt ekonomik ve siyasi değil, aynı za- manda manevi çıkarlanna (vatandaş olarak sayıl- ma taleplerine) öncelik vermekte olmalan yatıyor. Her iki oluşum küreselleşmeye, neoliberalizme, sosyal haklardan yapılan kesintilere, özelleştir- melere karşılar. Halk sınıfları için ücretsiz eğiti- min, sağlık hizmetlerinin korunmasını istiyorlar. Toplumun çoğunluğunun çıkannın gereği olarak zenginlerin daha fazla vergi vermesi gerektiğini savunuyorlar. Böyle bir talepler dizini Türkiye için de bir başlangıç noktası oluşturabilir. Bir farkla ki, Türkiye'de antiemperyalizm özellikle önemli, hatta bir başlangıç noktası, birleştirici bir öğe olmak zorunda. Geçen yıllardaki ekonomik krizlerin etkisini göz önüne alırsak, halkçılığın da özellikle vurgulanması gerekeceğini görebiliriz. Ama bence bu iki gelişim başarısının temelin- de büyük gruplann, kendi çıkarlannı ikinci plana atarak, halk sınıflannın gereksinimleri temelinde bir araya gelebilmeleri yatıyor. Türkiye'deki sol gruplar bu beceriyi gösterebilirler mi? ÖDP de- neyi de dahil tarih, gösteremeyeceklerini söylü- yor. Halkçı daman güçlü bir sosyal demokrasi, onu basınç altında tutabilecek radikal sol bir oluşum şekillenmeden siyasetteki bu çarpıklığı düzelt- mek bana olanaklı görünmüyor. Ancak, böyle "umutsuz" durumlarda Antonio Gramsci'nin "aklın kötümseriiğine karşılık, istencin iyimserii- ğine" işaret eden sözlerini anımsamakta büyük yarar olabilir. ergin.yildizoglu© gmail.com İncMKapatüsın'yürüyüşü ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Incirlik Üssü'nün kapatılması için 26,27 ve 28 Ağustos günlerinde protesto yürüyüşü yapılacağı açıklandı. Aralannda SODEP, ÇHD, BES ile DlSK'e bağlı bazı sendikalann da bulunduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü adına açıklama yapan Ozcan Hıdır, Istanbul'dan başlayıp Adana'da Incirlik Üssü önünde son bulacak yürüyüşle ilgili olarak "tşbüükçi çizginin politikve askeri olarak beHrgüıleştiğL somuüaşüğı nokta, İncirlik Üssü'dür. Recep Tayyip Erdoğan'm İsraü ve ABD gezismden sonra devletin BOP kapsamında tran, Suriye ve Kafkasya bölgesine dönük emperyalist sakhn poHtikasında etldn rol aldığı açıkça görülmektedir." dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog