Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

•STFA CUMHURİYET 3TEMMUZ2005PA2AR ]0 P A Z A R Y4ZELARI dishab@cumhuriyetcom.tr dağıtıcılığı zor iştirA merika'da sabah gazeteleri çok erken J\ dağıtılır: Şafaktan evvel, saat 03.00- y i 04.00 arasında, gazete rulolan evlerin kafüanna aceleyle firlatılır. Müvezzilik, lasıi bantla tutturulmuş gazetenin 20-30 mere uzaktan evin kapısına kadar atıkbilraesı becerisinı gerektirir. Her zaman b>ö}le olmaz ve kimi titiz müşteriler gazete dağtıcılanndan, arabalannın camlannı indnp becerikli bir kol hareketiyle, gazeteyı aşapya inmeden atmalannı istemezler. Ga;ete bazen komşu evin çimleri üzerine düşîbilir, yahut yağışlı havalarda naylon poşîtlere konulsa bile açık ağzından ıçeri su sızscağından, Wall Street haberleri okunmaz oluı Günün beysbol maçlan fikstürü ıslanır, lime lime dağılır! Gazete dağıtıcılığı gibi bir ek ışi bulabilmış, hatta çoğu zaman bu işle geçnmek zorunda kalan ekseri göçmen, yabıncı öğrenci yahut geçıci oturma ıznine bağj insanlann müşterilenni memnun etmesı gerekir. Gece karanlığında, kendı arabasıyla dağıtım işıne çıkan bu insanlann zorluğu ışte o zaman ortaya çıkar. Gazeteler posta kutulanna bırakılırsa, yine iyidir. Ancak kimi tüyiı kaba müştenler gazetenin sokak kapısına, hatta paspasın kaldınp altına bırakılmasını da isterler. O zaman her seferinde arabadan ınıp uzun bir bahçe yolunu geçmek, sonra geri dönmek zaman alır, bazı bazı da arabayı elinızden alır! Geçenlerde, Chicago'nun Oak Park semtinde gazete dağıtan Latın asılh Javicr Bacz'ın 92 model Chevrolet Astro marka van tipi aracı, çalışır durumda bıraktığı yol kenanndan çalındı. Baez o sırada Chicago Tribune gazetesını 26. caddedeki evlere dağıtıyordu. Saat sabahın üçüydü. Iki katlı, ahşap ve her biri küçük birer kaşane gibi olan evlerin bahçelen adımlamakla bitmıyordu. Semt, Ernest Hemingway'in doğup büyüdüğü, hatta şimdi adına bir müzenin de olduğu, tarihi ve seçkin bir yerdi. Zengın evlerinin olduğu semtte kapı-baca açık kalsa da kuşku duyulmazdı. Baez'in içine bir kaygı girmediğınden, kontak anahtanm almamış, kapılan da kilitlememişti. Araba hareket ettiğinde, Baez motor sesini duyunca, aklı başından gitmiş gibi haykırdı ve yere yığıldı. Chevrolet'nin arka koltuğunda gazete balyalan arasında, bın 7 aylık, ötekisı 2 yaşında oğullan da vardı. Minüder, arabanın gazına basan soyguncuyu göremediler, uyuyorlardı. Caddenin başındaki 7-Eleven mağazası çalışanlanndan biri, olaya tanık olmuştu. INDIANAPOLIS MAHMITTŞENOL Görgü tanığı, hırsızı 30 yaşlannda ve orta boylu bir erkek olarak tanımlayabıldı. Hepsi buydu ve polısın elinde başka ipucu yoktu. Chicago polısı alarma geçınldi ve bırkaç saat sonra araç, içindeki çocuklarla birlikte. kent otogannda bulundu. Çocuklar polis oraya ulaştığında hâlâ mışıl mışıl uyumaktaydılar. Soyguncu onlara zarar vermemiş, bir iz bırakmadan kaybolmuştu. Baez, yanından ayıramadığı iki çocuğuyla Chicago Medıcal Centre'da bir araya geldiğinde, doktorlar ona da geçirdiği şoku atlatması için müdahalede bulundular. Birkaç gün sonra, başka bir hırsızlık suçundan aranmakta olan Jeffrey Wibon adlı bir beyaz Amerikah, kaldığı lüks bir otelde polis tarafindan ele geçti. Wilson'm ilk itirafı, çocuklann sağlığım sormasıyla ortaya çıktı. Polis soyguncunun uyuyan çocuklan görünce pişmanlık duyduğunu düşünmekteydi. Olay böylece kazasız belasız atlahldı. Bu arada, Chicago Tribune gazetesinin 26. caddedeki dağıtımı bırkaç gün aksamış ohnalı. Gazete tiryakilenyse köşedeki kiosk'a kadar gidip bu haberleri oradan aldıklan gazetelerden öğrendıler. Haberi okuduğumda, ben de yıllar öncesini, ABD'ye ilk gittiğim yıllarda kendi müvezzüığımı hatırladım. Cumhuriyet'in İstanbul Haber Servisi muhabirliğinden, ABD'de Journal&Couner gazetesinin müvezziliğine geçiş yapmak beni tarifsiz kederler içinde bırakmıştı. Rütbesi alınmış askerler gibi hissediyordum kendimi... Ama mecburiyet başka bir şeydir! Sabahlan saat 03.00'te gazete deposundan dağıtacağım balyalan alırken, Cağaloğlu'ndaki bizim gazetenin eski tipo makinelerinden çıkan mürekkep kokusu bana aşina geliyordu; bütün benzerlik bu kadardı. Kalıcı bir iş bulana dek sürdürmek zorunda kaldığım yaşamımın müvezzilik kısmına daır o günlerde, ben de hafta sonlan yanıma oğlumu alıyor, bana yardımcı olmasını bekliyordum. Oğlan o sıralarda 6. sınıfa gıtmekteydi ve onun için yeni bir yaşam başlamıştı. Babasının müvezziliğini görmek de ona kısmetmiş... Allah'tan yaşadığımız ve benim gazetelen evlerin kapılanna bırakarak sabah güneşini karşıladığım kent, Amerika'nın en güvenli yerleşim yerlerinden bınydı. Yoksa oğlana, tıpkı Baez gibi şımdi mahcup ohnak da vardı! Çünkü Anıl Can, ben karanlıkta gazetecilik görevimi yaparken!, arka koltuğa geçiyor, mışıl mışıl uyuyordu. 'îsveç modeli' diye bir şey yokA KP Tokat Milletvekili Resul /\ Tosun'un birkaç gün önce, J^X. TBMM üyeleri için "îsveç modeli'' tıpi maaş ödenmesuıi ve Isveç'te, biri özel, öteki kamu sektörüne ait ıki ombudsman olduğunu ıçeren sözleri gerçeğı yansıtmıyor. "Kamu ombudsmanı*nın(!) "cumhuriyet savcısımn" yetkıleriyle donatıldığı sözü de öyle. Üstelik tsveç'te Kralıyet Başsavcısı vardır ve yetkilen de yahıızca ona aittır. Isveç'te milletvekıllennin, başbakamn ve parlamento başkanınm maaşı, 1994: 1065 sayılı, "Pariamento üyelerinin ekonomik koşuüarT yasasına uygun olarak ve parlamento ücret kurulu tarafından saptanır. Halen bir milletvekilinin maaşı 46.400 Kron (9.280 YTL) ve başbakan ile parlamento başkanınm maaşı 111.000 Kron (22.200 YTL) tutanndadır. Bu mıktarlar brüttür. Karşılaştırmanız kolay olsun diye belırteyim, başbakanm maaşı, özel bir şirketüı genel müdürününkinin üçte biri, bir milletveküinın maaşı da hastanede çalışan bir uzman doktorunkı kadardır. Parlamentoya en az 50 km. uzaİcta oturanlara, ayda en çok 4.400 Kron (880 YTL) konaklama yardımı yapılır. Önceki Başbakan Ingvar Carisson, parlamentonun hemen yakınındaki Başbakanlık KonağYna, kirası yüksek diye taşınmamıştı. Konakta, ancak resmı kabuller sırasmda bulunmuştu. Resmi gezilerde, dığer devlet memurlan gibi harcırah alan parlamento üyelen, bütün masraflannı faturalanyla kanıtlamak zorundadırlar. Yanlannda eş götürenler, eşlerinin bütün masraflarını kendileri karşılarlar. Uçakla yapılan resmi gezilerde, ekonomi bölümünden bilet alırlar. Toplam 6 yıl aralıksız görev yaptıktan sonra milletvekilliğinden aynlanlara, yaşlanna bağlı olarak 2-5 yıl arası bir geçinme garantisi ödenır. - Yani, başka bir işe girene kadar, ekonomik destekte bulunulur. Eskı bir milletvekilinin emeklilik hakkı, ancak 65 yaşını doldurduktan sonra geçerlidir. STOCKHOLM GÜRHANUÇKAN Isveçli milletvekillennin, yıllardır değiştirilmemış, ıncecik bir yastıkla kaplı ve daha çok sandalyeye benzeyen koltuklarda oturduklarını da ekleyeyim, hani bır benzetme daha olsun diye. Isveç'te, özel sektör ve kamu sektörü adlı ombudsman yoktur. Isveççede "vekil, temsiki, araa" anlamına gelen bu sözcükle, bireylenn resmı makamlar ve dığer kurumlar karşısmda haksızhğa uğradıklanm düşündüklen zaman, doğrudan doğruya, tek bir mektupla başvuracaklan bir yere sahip olmalan için oluşturuhnuştur. Ombudsmanlardan hiçbirinin karan, yürütme veya cezai içerik taşımaz; anlaşmazlık ve;veya yakınmalan değerlendirir ve gerekli tavsiyelerde bulunur. Örneğin, bir ücretli, Eşitlik Ombudsmanı'na, işyerinde kendisine kadın olduğu için aynmcılık yapıldığını ıleri sürerek başvurursa, ombudsman konuyu inceler, işverenle göriişür ve başvuru sahibıni haklı bulursa, ış mahkemesinde dava açabilir. tsveç'te halen 8 ombudsman bulunmaktadu": Adalet Ombudsmanı, Tüketici Ombudsmanı, Eşitlik Ombudsmanı, Etnik Aynmcılığa Karşı Ombudsman, Çocuklann Ombudsmam, Ozürlüler Ombudsmam, Cinsel Eğilimden Dolayı Ayrmcıhğa Karşı Ombudsman ve Basm Ombudsmanı. Bu sonuncusu, kendisine başvoıran kişıyi haklı bulursa konuyu Basın Şûrası'na havale eder. Şûranın vereceğı karar da yapüncı nitelikte değildir; ancak basın organlan, meslek ahlakı gereği karan halka duyurur. Haksız çıkan organ bir gazeteyse, karan aynen yayımlar. Ancak, yayımlamazsa da bir suç işlemiş olmaz. Son olarak şunu belirtelim: Isveç'te bır zamanlar bir "Isveç modeH" vardı ve bundan güler yüzlü kalkınma, halkın refahı ve uluslararası dayanışma kastediliyordu. Ülke Brüksel havasına girdikçe bu model sallanmaya başladı ve Isveç'in Avrupa Birliğı'ne gırmesiyle birlikte, Olof Palme'nin mezannın yanma gömüldü. Kaplanlara köpeksütanne peksütannetikvaprvor.Sibina'nınKras- noyarsk kentindeki Royev Ruçey hayvanat bahçesinde 3 hafta önce doğum yapan kaplan. yavrularını emzinne- yireddetti.Bunun üzerine hayvanat bahçesi yetkilikri yerel gazetelere ilan vererek bir sütanne aramaya başla- dılar. Şimdi minik kaplanlan, geçenlerde bir yavnı dünyaya getiren bu köpek emzirryor. (REUTERS) Alpler'de bir çayevi Y ükseklik neredeyse 2000 metre. tnanılmaz bır manzara, dımdik yükselen yamaçlar silme çam ormanlanyla kaplı, aşağılarda, kayalann dennliğinde gölün yemyeşil sulan, Königsee'ye akan pınl pınl dereler. Çok ötelerde Salzburg, ufukta Alpler'ın karlı doruklan... Führer'in çayevinden seyrediyor insanlar budoğa harikasını. Uçurumun bağrma sipsivri bir çıkıntı gibi saplanan terasta bundan altmış öncesıne kadar Hitler, yanmda Eva'sı keyif çatıp çayını yudumlarken kafasından yeni "kötülükler" geçınyordu. Alpler'dekı bu "kartal yuvaa" ona Nasyonal Sosyalist Parti yönetiminin 50. doğum günü armağanı! Martin Bormann'ın sadece 13 ayda inşa ettırdiğı, yaklaşık 150 metrelik bir kayanın sivri tepesine oturtulmuş yapıya ulaşmak bir macera. Önce kayalara oyulmuş, abajurlarla aydınlatılmış 124 metrelik bir tünelde ılerlıyorsunuz. Sonra, tavanından sallanan kocaman bir avızenın, duvarlanndakı kollu şamdanlan pınl pınl aydınlattığı, içi tamamen pırinç levhalarla kaplı kırk yedı kişilik asansörle kayalann içinden 124 metre yükseliyorsunuz, sadece 41 saniyede. Ziyaret sonrasında tünel çıkışmda bekleyen özel otobüsler insanlan tekrar Berchtesagaden'e mdiriyor. Buraya ulaşan yol özel araçlara kapalı. Sık sık çam ormanlan arasından geçen, bır tarafi uçurum yol çok dik ve daracık. Manzara anlatılamaz. 1939'da tamamı kayalara oyulan 6.5 kilometrelik bu yolu da Bormann açtırtmış. Otobüs ardı ardına tünelleri geçerek 1100 metreye inıyor. Yolcular buradan sonra kendi özel araçlanyla, ya da başka bir otobüsle yollanna devam ediyor. Fakat daha önce görecek başka şeyler var. Az yukarda, bır düzlükte beş yıldızlı yepyenı bır otel, biraz ötede "Belgeler Merkea", az aşağıda kocaman bir yapının temel taşlan, duvar yıkmtılan... Hitler'in, Berlin ve Wölfschanze'den sonraki, Alp doruklan karşısında çılgınca planlannı yaptığı, Amerikalılann 1945 Nisam'nda bombaladığı üçüncü karargâhı Berghof tan arta kalanlar. Almanya-Avusturya sınınndakı Berchtesgaden'e gelenler Obersalzberg tepesine de çıkıyor. Amenkahlarla Japonlar çoğunlukta. Buralarda hâlâ Hitler'den bir şeyler anyorlar. Nazı subaylannın konakladığı Hoher Göll misafirhanesinin temellen üzerine altı yıl önce oturtulmuş olan Nasyonal Sosyalist Belgeler Merkezi'nde geçmişi yaşıyorlar. Hitler'in bu ,t yörede, "Bay VVotf"" takma adıyla geçırdıği 1920'li yıllardan Berlin sığınağında intıhanna kadar uzanan korkunç yaşamına dönüyorlar. Bormann'ın 1943 'te tepenin altına oydurduğu beş kilometrelik tünellere ve dehlizlere adım atıyorlar. Zengin olanlan, Bavyera Eyaleti'mn 50 mılyon Avro harcayarak 100 dönümlük araziye kondurduğu lüks otelde konaklıyor. ABD askerlerinin elli yıl boyunca tatil yaptığı, Hitler'in Berghof karargâhına sadece 150 metre uzaktaki Göring villası Platterhof'un yerine inşa edilmiş bu yuvarlak yapı dev bır uçan daireyi andınyor. Zenginler, kocaman pencereli odalanndan dumanlı Alp doruklannı seyredip düşlere dalıyor. Aşağılarda, durgun sulan yeşil, beyaz, mavi Königsee. Üzerinde küme küme küçük bulutlar. ötelerde sivri kayalara yükselen kartallar.... www.ahmet-arpad.de SALZBURC AHMETARPAD Gülme Kulübüne üye olur musunuz?A hnanlar giderek artan kronik /l mutsuzluklanndan ve ^A- karamsarlıklanndan kurtuhnak için pazar günleri büyük şehirlerde sayılan hızla artan gülme kulüplerine koşuyorlar... Evet, şimdi siz de şüphesiz şaşırmış oknalısınız! Mutlaka, "Yahu kardeşim şimdi her şey bitti de bir de gülmeyi öğrermek için özei terapi kulüpİeri mi ortaya çıkü orada" diyebilirsiniz. Evet, maalesef Ahnanya'daki yeni gülünç modalardan biri de bu! Artık pazar sabahlan parklarda bir araya gelerek toplu gühne terapilen yapılıyor. Ve bu olay sahte de olsa, zorlama da olsa sonunda insanlar gühneye çalışıyorlar. Peşinen belirtelim, bizim Münih'te de üç tane gübne kulübü var artık. Adreslerine önce "tn München" adlı kültür- sanat olaylannm duyurulduğu dergide rastladığım bu kulüpİeri, üşenmeden birkaç haftadır takip edip izliyorum ve bıyık altmdan gülüyorum inanın... Her pazar saat 11 'de Münih'in ünlü parklanndan West Park'uı romantik köşesi "Rosengarten"m yanı başında bir araya gelen 30 kişilik gühne kulübü üyeleri önce yoga hareketleri ile gerginliklermden kurtuluyorlar. Ve daha sonra ortalanna aldıklan hocalan, terapist Ursula Unger'in öğrettiği gühne biçimlerini taklit ediyorlar hep bir ağızdan tempo tutarak, "... Ha~ Ha~ Ha.. Ho- HoM Ho_" şeklinde bir tekerlemeye katılıp zıplayarak ve el çırparak yaptıklan bu zoraki gühne ahştırmalan onlan güya mutlu edıyormuş. Haydi gelin de şaşmayın... Ortalama bir saat süren bu toplu gühne provalanna katılanlar da hocalanna 5 AVTO ödüyorlar. Yanı 5 Avro'yu bastınp katıla katıla gühnenin püf noktalannı da öğreniyorsunuz, fena mı? MÜNIH EROLOZKAN Evet uyanık bir psıkolog hanmun bu şekılde yer kirası ödemeden, reklam gideri ohnadan ayda 600 Avro'luk kazancı da cebe mdırmesi akıllıca. Eh şimdi merak edıp bu Münih gühne kulübünün internetteki adresine girerseniz kısa bdgilere de ulaşacağınızı çıtlatayım. (www. lachclup - muenchen05.de) Evet ne derseniz deyin, Alman milleti gühneyı öğrenmek için pazarlan toplu halde parklara taşımyor... Westpark'ın yam sua Englischer Garden'daki Monopteros anıtımn dibinde buluşanlar olsun, Luıdpold Park'ta toplananlar olsun.. bunlar Alman toplumundaki asık yüzlülükten bunalanlar ohnalı. İki yıldır yaşanan işsızlik ve fıyat artışlan gühneyı temellı unutfurdu bunlara. Zaten nüfusun yüzde 58'inin yaşlı olduğu Ahnanya'da suratlan sırke satan mutsuz insan yüzlerinı en çok metrolarda görürsünüz sabah akşam!.. Sıcak kahkahaya özlem duyan milyonlann ülkesi Ahnanya'da, bir pazar sabahını zoraki gülmeye çalışanlan izleyerek karşılamak da aslmda bir başka tür eğlence. Ve saçmalıklara insan katıla katıla güler bu ülkede. Son olarak canımızı sıkan, sözde Ermeni soykmmı tasansımn Ahnan parlamentosunca kabul edılmesıne ve AB'ye Türkiye'yi alma konusunda(!) imtiyazlı ortaklık teklıflenne gelin de sinirlemp acı acı gülmeyin? Aslında Türk ınsanı ağlanacak haline bile gülüp geçmesini bilir bıhnesıne amma.. Ahnanlar hiç de böyle değıller. Gühneyi bilmiyorlar. îşte o \'üzden gühne toplantılanna koşuyorlar pazarlan... Bızi mi soruyorsunuz? Biz her şeye gülüp geçiyoruz... Şu iki günlük dünyada bu saatten sonra bir de gühne kulüplerine mi gidelim! Ha.. Ha.. Ha.. öl'ün büyülü ortammda "Keyifli Tatil" Titreyengöl kıyısında orman içinde Mavi Bayrak özel plajlı bir rüya • Eşsiz doğa, temiz sahil • 6o dönütn alanda 54*ü villa toplam 383 klimalı oda • Sabah, öğle, akşam açık büfe yiyecekler, yerli alkollü ve alkolsüz içecekler • Anne-babalara ve çocuklara özgürlük! "ÇOCUK KULÜBÜ" • Disko ve animasyonlar • Evcil hayvan kabul edilir • Resepsiyona bitdirin Cumhuriyet gazetesi odanızda • Cumhuriyet ailesinin buluşma noktası 65yaş üzerı konuklarımıza,Ql At\ \r\A\r\m Ralaı/ı rifrlarino /OİU INUIIIIIIBalayı çiftlerine F A M I L Y K E S O R T Manavgat- Side/Titreyen Göl mevkii www.magicsevenresort.com Rezervasyon Tel: +90(242) 756 96 00 +90 (212) 518 94 31-32 rezervasyon@magicsevenresort.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog