Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 TEMMUZ 2005 PAZAR SAGLIK l'zmanlar, hemen hemen tüm bitkileregelişim düzenleyicisi verildiğini ve denetim yapümadığııu belirttiler HortnonvücudıdeğiştiriyorŞILEKÖKTÜRK Tanrnda hormon kullanııru, sağlığımızı tehdit etmeye ievam ediyor. Geçen günlerde, yaşlan 2.5 ile 6 arasında değişen üç kızda, yedikleri hor- monlu çilekler nedeniyle "ergenfik" belirti- len göriîldüğü iddıası, gıdalarda hormon tar- tışmasını yeniden gündeme getirdi. Ziraat Mühendisleri Odası ile Tanm ve Köy îş- leri Bakanlığı'nın Türkiye'de domates, pat- lıcan ve sakız kabağı dışında herhangi bir bıtkide hormon kullanılmadığını belirtme- sıne karşın yurttaşlar tedirgin. Tıp çevrele- ri, bıtkidekı hormonun insan sağhğını olum- suz etkilediğini vurguluyor. Ankara Ticaret Odası ve Türkiye Ziraat- çiler Derneği'nce hazırlanan "Sofradaki SOS" raporuna göre de çilekte hormonkul- lanıldığına ilişkin bır kanıt bulunmuyor, ancak do- mates, patlıcan, patates, kabak, üzüm, elma, ka- vun, buğday, arpa, yulaf, çavdar ve çeltikte hor- mon kullanıhyor. Rapora göre, hormon, tanm ilacı, antibıyotik, katkı maddesı ve kimyasal güb- reler ölçiilü kullanıJmaz ve denetimi iyi yapılmaz- sa insan sağlığını tehdit ediyor, hastalıklara, sa- kathklara, erken ölümlere davetiye çıkanyor. Istanbul Tıp FaJdiltesı Büyiime Gelişme ve Pe- dıatrık Endoknnoloji Bilım Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. FeyzaDarendeliler, ıçinde hormon olan gıda- Urünü mevsıminde tüke ATO ve TZD tarafindan hazır- lanan raporda yiyeceklerle il- gili dikkat edılmesi gereken noktalar ve öneriler şöyle: Domates çekirdeksiz ve içi vıcık vıcıksa, patlıcan içi süngerimsi ve çekirdeksizse, kabak çe- kirdeksizse, biber aşm büyük ve etiiyse, çekirdek evi boş, etlikısmı sertse, patates şekilsiz vepatates yumrulan yapışıksa, içinde kararmalar varsa, karpuz çekirdek yeHeri boşsa hormonlu olduğu anlamına geliyor. # 75 Ekim-10 Kasım ve 10 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasın- da domates, 15 Kasım-15 Mayıs tarihleri arasındapatlıcan, 1 Kasım-15 Mayıs tarihleri arasında kabak yenilmemeli, kış gı- dalan kışın, yaz gıdalan yaztn tüketilmelL i lann alınması durumunda özel- likle küçük çocuklann vücutlannda hormonal değişiklikler meydana geldiğini belirterek şöyle konuştu: "Eğer ahnan gıdada östrojen varsa, hor- mona bağh olarak meme büyümesi oluşur. Çocuk- larda erken yaşlania başka nedenfcre bağh ola- rakerken ergenhkolabifir. Beyin tümörü,yumur- tahk kisti gibi vücuttald hormorüann değişmesi- ne yol açan etkenler nedeniyle 6 yaşlannda ergen- hk olabilir. Çocuk bu hormonu dışandan aldığın- da da bu etkikr görülür. Dışandan hormon alımı küçük erkek çocuklannda meme büyümesi, ye- rjşkin erkekte meme büyümesi \e kadınlarda âdet düzensizliğine neden olur" dıye konuştu. 'HER BİTKİDE KULLANILIYOR' Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Petek Ata- man da Türkiye'de hemen hemen tüm bitkiler- de, ağırlıkla mevsim dışı üretimlerde bu bitki ge- lişim düzenleyıcılenn kullanıldığını vurguladı. Hormonlarm yasal hmitlerin üzerinde kullanı- mı, ılacın özelliği ve kalrntı miktanna göre akut zehirlenmeden merkezi sinir sistemi üzerine et- kiye, \iicudun savunma mekanizmasuıı olumsuz yönde etkilemekten, solunum güçlükleri ve kan- sere kadar etkileri görüldüğüne dikkatı çeken Ataman, "Doz aşımında insanlarda hormon dü- zeyini etkilediği yönünde bilimsel bir rapor yok. Ülkemizde yapüan taramalar ve analizler "çilek- te lirrut dışı ılaç kullanımı ohnadığını' gösteriyor" diye konuştu. Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın ise Türkiye'de yalnızca domates, pat- lıcan ve sakızkabağında hormonun, kışın 13 de- recenin altmda meyvelerin soğukta tutulabılme- sini sağlamak için kullanıldığını belirterek "Çi- lekte hormon kuDanılmıyor. Çocuklann yedikle- ri çilek nedeniyle erken gelişriği iddiasının, bütün araşürmalan yapıldıktan sonra ortaya konulma- a gerekiyordır dedı. Tanm ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kont- rol Genel Müdürlüğü'nün "Bitki GeHşimini Dü- zenleyicüer (BGD) Hormonlar" başlığı ile hazır- ladığı çalışmaya göre de, bitkı büyüme ve geliş- mesınde en önemli rol oynayan hormonlardan 5 ana hormon grubunun, bıtkınin bünyesinde bu- lunduğu yapılan araştırmalarla ortaya konmuş. Bunlar, Oxinler, Sitokininler, Gibberellinler, Eti- len ve ABA. Bakanlığa göre, Türkiye'de yalnız- ca domates, pathcan ve kabakta zaman zaman bir kısım üreticilerce kullamlıyor ve hormonlar in- san sağlığına zarar vermiyor. Sebze ve meyvede kullanılan tanm ilaçlannın kalıntısı en çok çocuk ve yaşlılarda etkili oluyor Böcek öldü, siııuli ilaç sofradaFATMAKOŞAR thraç edilen sebze-meyvelerin Avnıpa kapısından dönmesı ve kanser vakalannın artmasıyla zaman zaman gündeme gelen tanm ılaçlan kalıntısı Türkiye'de toplum sağ- hğmı tehdit ediyor. Tanm ve Köyışlen Ba- kanhğı'nın, pek çok ülkede kontrollü ve de- netime tabı biçimde kullanılan söz konu- su ilaçlann tüketirnine ilişkin verileri iki yıldrr güncellenmezken bilim kurumlan ve srvil toplum örgütlerirün araşnrmalan Tür- kiye'de kullanımın önemli ölçüde arttığı- nı, aynca kontrollü, bilinçli yapılmadığını ortaya koyuyor. Toprak, su ve ürün analız- leri yasal zorunluluk haline getinlmediği gibi üretici de ilaç kullanımı konusunda eğitilmiyor. Türkiye'de tanm ilaçlanmn ciddi bir so- run oluşturduğu, yaş sebze ve meyve ihra- catmda yaşanan sıkmhlar sayesinde su yü- züne çıkıyor. 2O01'de Antalya'dan Fran- sa'ya ihraç edilen biberde kanserojen etki- si olan -methamidophos" maddesi tespit edilmişti. Aynı yıl AJmanya'ya ihraç edi- len Çarliston biberde de aynı maddeden yüksek oranda bulundu ve biberler imha edildi. Biber üreticisinin o yıl, yalnızca tü- tün ve pamuk üretimmde kullanımına izin verilen bir tanm ilacını, "Trips" adı veri- len bir böcekle mücadele etmek için kul- landığı anlaşılmıştı. 1250 ÇEŞİT İLAÇ KULLANILIYOR tstatistikler, söz konusu ilacın Türkiye'de hâlâ kullamldığım da ortaya koyuyor. Ya- pılan araştırmalara göre, Türkiye'de zirai mücadelede 1250 çeşit ilaç kullamlıyor. Araştırmalara göre, gerekpiyasada satılan et ve süt ürünlerinde, gerekse anne sütün- de tanm ilacı kalıntısına rastlamyor. Özel- likle Çukurova gibi yoğun tanm ilacı kul- lanılan bölgelerde, anne sütünde dikkat çe- kici oranlarda ilaç kalmtısı görülüyor. Tanm Bakanlığı verileri, özellikle yerfts- tığı, incir, findık ve antepfıstığmda "aKa- toksin'', biberde "kükürtdioksit", üzümde "parafin", greyfurt ve biberde "pestisit'', zeytinyağında da bazı "hidrokarbon" ka- hnülanna rastlandıgını ortaya koyuyor. Ha- sat zamanından belirîi bir süre önce kulla- nımı durdurulmayan tanm ilaçlanmn etki- si, yıkamayla yok ohnuyor. Bihnçsiz kul- lanılan tanm ilaçlan, saç dökülmesinden kansere kadar pek çok sağlık sorununa ka- pı arahyor. Sadece insan sağhğına değil toprağa, suyave diğer canhlara da zararve- riyor. Tanm ilaçlanmn doğru kullanımı için çiftçüerin eğitilmesi, periyodik dene- tünlerinyapüması ve ürünlerin laboratuvar testlerinden geçmesi gerekiyor. SOFRA'PA SOS ATO ve Türkiye ZiraatçüerDerneği'nin "Sofradaki SOS" raporuna göre, bu tehli- ke büinmesine karşm, dünyada her yıl 2.5 milyon ton tanmsal mücadele ilacı kulla- mlıyor. Türkiye'de ise bu rakam 13 bin to- nu buluyor. Araştırmalar Türkiye'deki kul- lanımın diğer ülkelere göre düşük olduğu- nu, ancak sorunun üreticinin bilinçsiz kul- lammından kaynaklandığım gösteriyor. Üreticinin son ilaçlama ile hasat arasında- ki sürelere uyması, ilacın türüne bağlı ola- rak önerilen miktarda kullanılması büyük önem taşıyor. Türkiye'de sıkça yapüan bir diğer hata da ilaçlann kanştuılarak uygu- lanması. Bu durumda, kalmtı süresı uzun ve kısa ilaçlar birbirine kanşıyor. Sürekü ve ölçüsüz, zamam iyi hesaplanmadan ya- pılan ilaçlama, tehlikeyi büyütüyor. "^ ebze ve meyvede ilaç kalıntısını saptayabile- ceğı öngörüsüyle kuruluşu büyük sevinçle karşılanan BATAL (Batı Akdeniz Tanmsal Araş- tınrıa Laboratuvan) Genel Müdürü Prof. Dr. Tuncel OzdeTın açıklamalan da tehlikenin boyutunu göz- ler önüne serdı. Geçen yıl ekim aymdan bu yana fa- aliyet gösterdiklerini beür- ten Ozdel, Türkiye'de üreti- ci ya da satıcıya dönük bir ana- liz zorunluluğunun bulunmadığnıı vurguladı. Özdel, "Hiç künseyi anafiz yapür- ^ M, BATAL: ANALİZ YAPTIRAN YOK * •>*^^ nıaya zoriayamaz- sınız. Bizim marketzindrieribaşta ofanak üzere büyük abcdar- la görüşmekrimiz oldiL Üretici de buna yanaş- mryor" dedı. Ihracat yaparken analız sonuçla- nnı referans olarak kullanmak isteyen şirketle- rin kendilerine geldiğini belirten BATAL Genel Müdürü, seralardan ise talep gelmediğini kay- detti. Buna karşıhk, yer adı açıklamayacağını be- lirterek BATAL'm bazı seralardan örneİder al- dığını dile getiren Özdel, şunlan söyledi: "Isanvcremem, ancakseralardan akbğnruzör- neklerden abnan sonuçlar kritik düzeyde pesti- sit iceriyor. Tanm Bakanlığı'nın anali/ konusun- da yasal zorunluluk getirmesi gerekhor. Bunun adamöMürmekten bir farkı var mı? Orneğin An- kara'da sebze haline 400 kamyon girhor, bunla- nn 200'ü anabz isteyen ürünlerie yükhl Bizim karpuza anali/ \apacak hanmiz wk, ama doma- tes, biber, patlıcan başta olmak üzere bazı seb- zeler ile bazı mevvekrin kontroiü şart Devfetin bunu sağlaması zorunlu." Araştırmalar yetersiz ürkiye Ziraat Mühendisliği 6. Teknik t Kongre'de sunulan ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü'nden Nafiz Delen. Emer Dunnuşoğlu. AB Gûncaa Nurdan Güngör ile Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü'nden Cafer Turgut ve Tanmsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü'nden Alev Burçak'm imzasını taşıyan pestisitlerin yol açtığı sorunlara ilişkin araştırmada, Türkiye'de bu alandaki araştırmalann yetersiz kaldığına dikkat çekildi. Buna göre, 1990-99 yıllan arasında 26,2000- 2003 yıllan arasında ise 9 çalışma yapıldı. Gıdalardaki iJaç kalıntılanru saptamaya yönelik piyasa kontrol niteligindeki çalışmalann sayısı ise 50. Bu çalışmalaraı 30'unda kalıntılar tolerans değerlerinin altmda, 15'inde üzerinde, 5'inde de endişe verici boyutta çıktı. ATO ve TZD ortak hazrrladığı "Sofrada SOS" raporundaki bilgilere göre, Tanm ve Köyişleri Bakanlığı Antarya II Kontrol Laboratuvar Müdürlügü tarafindan 2002 yılında yapılan ölçümlerde, 9 salatalık numunesinin 1 'inde, 169 biber numunesinin 22'sinde, 16 kiraz numunesinin 5'inde, 6 kavun numunesinin 5'inde ' uygun olmayan oranlarda pestisit saptandı. 2003 yıhnda, 25 domates numunesinin 2'sinde, 9 salatalık numunesinin l'inde, 122 biber numunesinin 23'ünde, 2 çilek numunesinin 1 'inde uygun olmayan oranlarda pestisit bulundu. 2004 yılında ise 87 domates numunesinin l'inde, 3 elma numunesinin l'inde, 2 anason numunesinin 1 'inde uygun olmayan oranlarda pestisite rastlandı. Çocuklar için risk büyük Bitkilerdeki ilaç kalmtısı, kullanılan ilacın cinsine, çevre koşullanna, ilacın aynşma süresine, bitkinin türüne, ilacm veriliş tarihi ile hasat zamam arasındaki süreye bağlı olarak değişiyor. Kabul edilebilir kalıntı miktarlan ülkeden ülkeye de farklılık gösteriyor. Belirlenen değerler genellikle yetişkin bir insanın \iicut ağMığı ve günlük ortalama tüketün miktan baz alınarak saptanıyor. Oysa bu ağırlığm çok altmda olan bebekler ve çocuklar, hem dokulanmn yetişkinlere göre daha hassas ohnası, hem bağışıklık sisteminin yeni kuruluyor olması, hem de yaş ve kuru sebze ve meyveyi daha çok tüketen grupta ohnalan nedeniyle risk altmda bulunuyor. Kanser ve kan hastalıklanna yakalanma yaşmm günümüzde çocuk yaşlara kadar inmiş ohnası, acil önlem alma zorunluluğunu da ortaya koyuyor. Avrupa'da yasak, Türkiye'de serbestA I zmanlar, kimi ülkelerde "geri çeküen" bazı ilaç- fj I lann Türkiye'de hâlâ kullanılabildiğini belirtir- I I ken B Tüı1dy€ZiraatMuhendisliği6.TeknikKong- I II re"de sunulan "Türkiye'de Pestisit Kullanımı, \J\l KaunüveOı^anizınalanlaDuyarblıkAzalışıSo- V T runlan" başlıklı araştırmaya göre, 1979'dan 2002'ye son 22 yülık sürede pestisit kullanımı yüzde 45.29 oranmda arttı. Tanm Bakanlığı'nın son verilerinden yararlamlan aym araştırmaya göre, "zehiriüiği yüksekpestisitlerin" toplam tü- ketim ıçuıdeki payı yüzde 14.8. ABD ve AB'de yasaklanmış, kısıtlanmış ya da ruhsatı çekilmiş pestisitlere bakıldığmda ise tablo şöyle: - Atrazin: ABD'de kısıtlandı, Türkiye'deki kullanımı 73.376 kg. - Benomyl: AB'de geri çekildi, Türkiye'de- ki tüketim miktan 10.081 kg. - Biphenthrin: AB'de kullamhmyor. Türki- ye'de tüketim miktan 425 kg. - Carbufuran: ABD'de kısıtlandı, Türki- ye'deki tüketim miktan 13.954 kg. - DNOC: ABD'de yasaklandı, AB'de kulla- nımdan çekildi. Türkiye'deki tüketim miktan 60.646 kg. - Fenvalerate: AB'de geri çekildi. Türki- ye'deki kullanım 1.792 kg. - Methamidophos: ABD'de kısıtlandı. Tür- kiye'deki kullanım 326.832 kg. 2001'de Antal- ya'dan Fransa'ya ihraç edilen biberde kansero- jen etkisi olan "methamidophos" maddesi tes- pit edilmişti. Aynı yıl Almanya'ya ihraç edilen Çarliston biberde de aynı maddeden yüksek oran- da bulundu ve biberler imha edildi. Biber üreti- cisinin o yıl, yalnızca tütün ve pamuk üretimin- de kullanımına izin verilen bir tanm ilacını, "Trips" adı verilen bir böcekle mücadele etmek içm kullandığı anlaşıldı. - Monocrotophos: ABD'de yasaklandı, Tür- kiye'deki kullanım miktan 47.823 kg. - Oxydemeton-methy1: ABD'de kısıtlan- dı, Türkiye'deki kullanım miktan 7.871 kg. - Parathion-methyl: ABD'de kısıtlandı, Türkıye'deki kullanım 246.828 kg. - Phorate: ABD'de kısıtlandı, Türkiye'de 408 kg. kullanım saptandı. PAZAR ORHAN BURSALI ABD Sistemi! ABD'nin dünyaya nasıl birsistem dayattığının en çarpıcı örneği, Ingiltere King's College Ulus- lararası Hükümlü Araştırmalan Merkezi'nin açıklanan son raporunda açık seçik ortadaydı. Basınımızda fazla ilgi görmeyen minicik haber aslında çok şey anlatıyordu: ABD, 180 ülke arasında, nüfusunun en büyük oranı cezaevinde olan bir numaralı ülke! Her 100 bin Amen'kalıdan 714'ü, yani toplam 2 mil- yon Amerikalı hapishanede bulunuyor. Dünya~ da tüm mahkûmlann sayısı ise 9 milyon; 2 mil- yon Amerikalı mahkûm ise, toplamın yüzde 22'sini oluşturuyor! Avrupa Birtiği ülkelen'nde ise, cezaevinde yaşayanlann oranı, toplam nü- fusa göre 100 binde 105. Türkiye'de bu oran 100binde93... ABD özgürlükler ülkesi! Büyük fırsatlar ülke- si! Rüyaların ülkesi falan.. örgütlülük, bu ülke- nin temel özelliği. Bunların başında suç örgüt- lülüğü var. Bilimin ve teknolojinin örgütlülüğü de en tepe noktada. Lobilerin siyasi kulvarlara pa- raları su gibi akıttığı bir ülke.. Delileri ve akıllıla- rı en üst düzeyde barındıran bir yer. Umudun ve umutsuzluğun, düşlerin ve hayal kırıklıkların eşit derecede at koşturduğu.. Şüphesiz ABD'de ye- nilikçi düşünceier hızla pazar buluyor... Çünkü ABD dünyanın en büyük ve en korkunç tüketim ülkesi! Ama bütün bunlann arkasında yatan tek bir ger- çek var: ABD sadece parası olanların düdüğü- nü öttürdükleri bir ülke.. Para, tek ölçü! Sosyal güvence sıfır. Düzenli ve sürekli para kazanarak satın alabileceğiniz bir meta, sosyal güvence adına ne varsa! Adaleti ve haklılığınızı kanıtlamak için bile müthiş para kazanmak zorundasınız.. Ve rakamlar açıkça gösteriyor ki, ABD aslın- da bir hapishaneler ve mahkûmlar ülkesi.. Tekrar anımsayalım: 2 milyon mahkûm; dünya toplam mahkûm sayısının yüzde 22'si! Neden? • • • Yanıtını siz de biliyorsunuz: Bu "özgürlükler" ülkesinin ayakta kalabilmesinin tek yolu veya garantisi, mahkûmlann sayısının yüksekliğidir. ABD sistemi, toplumsal sınıflar arasındaki uçu- rumlann derinliğine dayanır. ABDtürü demok- rasi, bu derinliği daha derinleştirmeyle varlığmı sürdürür. Bu derinleşmeden beslenir. Hiç abartmıyorum: Bu uçurum ne kadar de- rinleştirilebilirse, sistem o derece başarısını kanıtlar!.. Sistem durmadan yeni dolar milyarder- leri yaratmaya endekslidir. Ancak her dolar mil- yarderinin arkasında, toplumsal açıdan yoksul- luğun artışı, hayat garantisi ve umudu olmayan kitlelerin çoğalışı ve hapishanelerde birkaç yüz bin daha fazla mahkûm vardır. Ne alaka, derse- niz; ben de size kel alaka derim!.. llk ABD seyahatimde en önemli saptamam şuydu: ABD'yi büyük bir eleğe benzetmiştim. Bütün Amerikan vatandaşlarının içinde bulundu- ğu bir elek! Ve 300 milyon ABD vatandaşı, ele- ğin iri deliklerinden aşağı düşmemek için sürek- li çırpınıp durmaktadır... Yukarıda, yani eleğin üzerinde kalmanın yasa- sı, birbirini yok etmeye endeksli vahşi rekabet- tir. Kaybeden, hooop delikten aşağı, yoksulluk bölgelerine düşer.. bunların önemli bir kısmı da demir parmaklıkların ardına! Rekabet edecek donanımda değilseniz, zaten eleğin sürekli al- tındasınız!.. Bu vahşi rekabet ABD'yi yukarıda tutmakta, ancak nüfusunun çok önemli bir kısmını da aşa- ğıda, mutsuz ve umutsuz.. "Demokrasi"nin on- ların ellerine verdiği tek yaşam umudu veya el- maşekeri, ABD'nin birfırsatlar ülkesi olduğudur! • • • ABD, bu zenginler, lobiler, savaşçılar, petrol- cüler demokrasisini, yeni-liberal sistem olarak bü- tün dünyaya dayatıyor. ABD kendi "açık toplum" dayatmasının as- keri çözümünü ve örneğini Irak'ta sergiliyor. Bü- tün Ortadoğu bölgesini de yine, halklara ve top- lumlara değil, öncelikle ABD'nin hegemonyası- na "açık toplum" haline getimnenin her türlü şan- tajını, dünya üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sal- landırmaktadır! Avrupa Birliği'nde kopan savaşın bir yüzü de tamamen bununla ilişkilidir: Avrupa Birliği, neoliberal ekonominin büyük re- kabeti ve dayatmasıyla, ABD tipi demokrasiye mi dönüşecektir, yoksa Toplumların ve Halk- ların Sosyal Avrupa Birliği mi inşa edilecektir? Bu ikincisi, bütün solcuların rüyası olmalıdır, tartışmasız ve şüphesiz!.. obursali@cumhuriyet.com.tr. ilaçfirmalan tüketimi körüklüyor ATO ve TZD'nin raporundaki bilgilere göre, Tanm Bakanlığı çiftçüerin bilgilendirilmesi konusunda etkisiz kaldığı için ilaç fırmalan ve bayileri gereksiz ve yanlış ilaç kullanımı- nı pompalayarak bilinçsiz çiftçiyi ticari açı- dan sömürüyor. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. NeşetKı- hnçer. "sadece anaüz yapmanın sorunu bitir- me> eceğinl ancak fotoğrafi çekmek konusun- da işe yarayacağma" dikkat çekerek kontrol- lü kullanım ve denetimin önemine dikkat çekti. Pestisiti bütün dünya kullanıyor ancak çok sıkı denetliyor. Yurtdışında tanm ürünle- rinin satıldığı satış noktalanndan numune alımyor, laboratuvarlarda ilaç kalıntısı olup olmadığı tespit ediliyor. Kabul edilebilir ka- lmtı oranlannın üstünde ilaca rastlanırsa ürün tezgâhlardan toplanarak imha ediliyor. Buna ek olarak toptancı ve üreticinin de izi sürülerek ürünün deposuna ulaşıhyor, onlar da imha ediliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog