Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 TEMMUZ 2005 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER ABDÜLCANBAZ TURHAN SELÇUK Zorunlu haller dışmda korna çalmak, yüksek sesle müzik dinlemek artık yasak Gürültükirliliğine sonANKARA (Cumhu- riyet Biirosu) - Çevre ve Orman Ba- kanlığı, yayımladığı ge- nelgeyle si- nema, hastane, konser salonu, okul gi- tüye du- yarlı yapı- lann yakınında her türlü açık hava faaliyetlerinin yapılmasını yasakladı. Düzenlemeye göre motorlu araçlar- daki koma veya ses çıkaran başka ŞİKÂYETTE BİRİNCİ Istanbullu cıhazlar zorunlu haller dışında gü- rültü rahatsızlığına neden olacak şekilde çalınamayacak. "Çevresel Gürultünün Değerlen- dnümesive Yönetimi Yönetmetiğr ile getinlen düzenlemeler şöyle: • Ses gıderici parçalan olma- dan motorlu kara taşıtı çalıştınla- mayacak. Her türlü müzik aleti de kamuya açık alanlarda ve toplu ta- şım araçlannda rahatsızlık vere- cek şekilde çalınamayacak. • Gürültüye duyarlı yapılann yakınında, bıtişiğinde alt ve üstün- dekı alanlarda konser, gösteri, mi- ting, tören, düğün gibi açık ha\a et- kınliklen gerçekleştirilemeyecek. • Gürültüye duyarlı yapılann bulunduğu alanlarda; yüksek ses- le konuşmak, bağırmak, ses yük- selricisı gibi (anons sistemleri) araç- lar kullanılarak ve darbeli düzenli veya düzensiz sesler çıkararak pro- paganda, reklam, duyuru, tanıtım ve satış yapılamayacak. • Konut alanlannda ve diğer gürültüye duyarlı alanlarda meka- nık veya motorlu dikış makinesi, matkap, testere, öğütücü, çim biç- me makinesi, koşu bandı veya ben- zeri araçlar 19.00-07.00 saatlen arasında çalıştınlamayacak. • Patlayıcı, maytap ve benzeri şeyleri kullanmak, ateşlemek gibi benzeri faaliyetlerin kamuya açık alanlarda, yollarda ve oturma alan- lannda yapılması yasak olacak. ^ Olağanüstüdurumlarvemec- buri denemeler dışında. yangın, soygun veya sivil savunma alarmı, siren, düdük veya benzeri olağanüs- tü durum sinyal aletleri kasten ça- lıştınlamayacak. ŞlKÂYETLER BELEDIYEYE Yönetmelik gereği, gürültü ile il- gili sorunlar yaşandığında, beledi- ye sınırlan içerisinde belediyeye, dışında ise ilin en büyük mülki ami- rine şikâyette bulunulacak. Yönet- melik hükümlerine aykın davra- nanlar hakkında ise 2872 sayılı Çev- re Yasası'nda öngörülen cezai hü- kümler ile yaphnmlar uygulanacak. 17 İŞLETMEYE 5.5 MİLYARLIK CEZA ANTALYA (A4) - Antalya Valiliği, yüksek sesle müzikyayınıyaparakgü- rültü kirliliği yarattıklan gerekçesiy- le Uişletmeye toplam 5 bin 516 YTL ceza verdL laliliğin yaptığı açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Gürültü Kontrol Yönetmeliği'nde- ki sınır değerlerini aşan seviyede mü- zikli program yaparak çevrede gürül- tü kirliliğine sebebiyet verdiği tespit edilen işletmeleryakından takip edil- mektedirler. Bu tutumlannı sürdür- mekte ısrar eden işletmelerinfaaliyet- leri kesinlikle durdurulacaktır." ii sesle dinliyor • Gürültü kirliliği, cinayetlere dek vanyor. Gürültüye manız kalan insanlarda iştahsızlık, uyku sorunu ve depresyonu içeren 'şehir yorgunluğu' görülüyor. SEDA AKDOGAN / SİBEL BAHÇETEPE Gürültüye süreklı maruz kalan insan- lar mutsuz bir yaşam geçirirken ay- nı zamanda erken ölümle de karşı karşıya kalıyorlar. Yaşamın her alanında karşılaşı- lan "ses kirliliğr nedeniyle çıkan küçük an- laşmazlıklar cinayetlere de dönüşebiliyor. Bahçeşehır Ünıversitesi Mimarlık Fa- kültesi öğretim üyesı Prof. Dr. SehnaKur- ra, Istanbul'da gürültü kırlıliğinde olağa- nüstü artış olduğunun altını çizdi. Dün- ya'da su, çevre, hava kirlilığinin yanında in- sanlan en çok etkileyenın gürültü kirliliği olduğuna dikkat çeken Kurra,"tnsanlar içio tehlike 65 desibelden (dB) sonra başh- yor ve bir tek gürültü kirliliği insanlan ka- til yapıyor" dedi DENETIM YETERSIZ Kurra, gürultünün tamamen sıfırlana- mayacağını, ancak kabul edilebilir değe- rin altına düşürülebileceğini belirtti. Hazır- lanan gürültü haritasında 65 dB kara böl- ge. 65-55 dB arası gri bölge, 55 dB altı da beyaz bölge olarak belirleniyor. Hazırlanan haritada Türkıye'dekı kara bölgelerin faz- lalığına dikkat çekilıyor. Denetim yetersizliğini eleştiren Psüd- yatrist Ayhan Akcan, gürultünün insanlar- da erken ölümlere yol açtığını belirterek "Gürültüyü daha fazJa yaşayan şehir in- sanlannda ilk etapta iştahsızlık,uyku soru- nu ve depresvonun içerdiği şehir yorgun- luğu' görülüyor. Birey hem mutsuz bir ya- şanı geçiriyor hem de erken ölüyor" dedi. Şehir Plancılan Odası lstanbuf Şube Sek- reteri Ali Rıza Nurhan, "Sadece teknolo- jik geüşmeler yermez. Örneğin okul alan- lanıun çevTesi ağaçlandınlarakda gürültü bir öiçüde engellenmiş, olur" dedi. İstanbul II Çevre ve Orman Müdürlü- ğü'nce yapılan araştırmada, kentte gü- rültüyle ilgili 184 şikâyet alındı. En çok şikâyet konulan. **müzik, sanayi, inşaat, işyeri, hay>an kesimi, ezan, okul zili, ta- şrt, pazar yeri, soğutucu, spor ve trafo" olarak belirlendi. Küçük 'deha hrın gösterisi Deha Bilim ve Sanat Anaokullan'nın yıl so- nu etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen tiyatro gösterisi İstek \ akfı Acıbadem tiyat- ro salonunda yapıldı. Etkinliklerde, 3-6 yaş arası çocuklar çeşitti pr> esler sahnelerken çocuklann anne ve babalanndan oluşan koro da çocuk şarkdan seslendirdi. Gösterilerin sonunda 2004-2005 eğitim ve öğ- retûn yıh sonunda anaokulundan mezun olan çocuklar da kep giverek başarı belgelerini aldılar. KAÜFORNİYA Asya'da AIDS riski KORE (AA)-Asya'da ge- rekli önlemler hızla alınmazsa gelecek 5 yıl- da HFV tasıyıcısının sa- yısı 12 milyon artacak. BM, AIDS ajansı UNAIDS, uyuşturucu müptelalan, hayat ka- dınları ve erkeklerle ilişki kuran erkekler arasında virüsün yayıl- masını engellemek için gerekli önlemlerin hız- la ahnmaması halinde HIV taşıyıcılanna 12 milyon yeni vakanın daha ekleneceğini bil- dirdi. Raporda. bu ön- lemlerin ahnması ha- linde ise bu rakamın yanya indirilebileceği- ne dikkat çekildi. ^Acil müdahale' kaygısı Yeni Türk Ceza Yasası ile doktorlar, altyapısı yetersiz hastanelerde müdahaleden kaçmıyor. Eğitim ve üniversite hastanelerine sevk arttı 70 ÇALIŞAN Bakanlık personeli zehirlendi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu)-Sağlık Bakanlığı"nın yemekhanesinde önceki gün öğle yemeğinde yedikleri ba- lıktan zehirlendikleri tahmin edilen yaklaşık 70 personel çeşitli hastanelerde teda\i al- tına alındı. Dün sabah saatlerinde me- saiye başlayan personelden bazılan rahatsızlandı. Zehir- lenme belirtisi gösteren per- sonel çeşitli hastanelere git- ti. Yapılan tetkikler sonucun- da, personelin yedikleri bir yemekten zehirlendikleri or- taya çıktı. 70 personel tedavi altına alındı. E\IRE DÖKER tZMİR - 1 Hazıran'da yürürlüğe giren Yeni Türk Ceza Yasası'yla, doktorla- nn tedavi ve ameliyat sı- rasında oluşacak olumsuz- luklarda, "kasten ve taksüie adam öldürme suçu"ndan yargılanacak ohnası, dok- torlan acil durumlara mü- dahaleden kaçınmasına neden olacak. İzmir Ta- bip Odası Başkanı Zeki Gül, yeni TCY'nin bir an önce yürürlükten kaldınlması gerektığine dikkat çekerek. "Yasa, tamamen sağlık sistemini çözmek yerine baskı kurmak adına çıkar- olnıış düzenlemelerden oluşuyor" dedi. Doktorlar, yasayla altyapısı ye- tersiz hastanelerde müdahale et- mek yerine. acil hastalann eğitim ve üniversite hastanelerine gönde- rileceğinı, bunun da sıkıntılara ne- den olacağının altını çiziyor. îzmir Tabip Odası Başkanı Ze- ki Gül, bazı ameliyatlann nskinin • Riskli ameliyatlarda hastaya ameliyat sonrası olasılıklar anlatılarak sözleşme imzalattınlıyor. Hasta bu olasılıkları duyunca ameliyat olmak istemiyor. Doktorlar. yasanın baskı kurmak adına çıkanldığını söylüyor. çok fazla olduğuna dikkat çekerken yapılmaması durumunda da hasta- nın kurtulma olasılığının giderek azaldığına dikkat çekti. SÖZLEŞME SORUNU Gül. "Bu nedenle hastaya ame- Hyatsonrasıolasıhkiarm hepsini an- latmak zorunda kahyoruz ve söz- leşmeve imza atmasını beklhoruz. Hasta bu olasıhklan duyunca ame- liyat olmak istemhor. Yasavia has- ta ile doktor, sözleşmenin iki tarafi haline getiriliyor" dedi. Doktorlann şifa dağıtmanın ya- nında, kendini hastasına karşı ko- ruyan bir ruh haline bürüneceğini savunan Gül "Diğer bir olumsuz- hık, altjaptsıyetersiz hastaneler ba- sit amelh atlardan çekinecekler ve sev kler artacak. Sonuç olarak eği- tim ve üniversite hastaneleri sevk bombardımanı alündadahada zor- hık çekecelder" diye konuştu. Gül, TCY'ye göre genital muaye- nelerin suç oluşturduğunu da anım- satarak bugün binlerce kadın doğum uzmanmın "suç" işlemek zorunda kaldığını söyledi. Gül, şöyle devam etti: "Yasada her türlü genital mu- ayeneöncesi mahkeme karan ahn- ması gerekhor.\'ani kadın doğum- cular her hasta için özel belge ahnak zorunda kalacaklar. Ancak bunun uygulanması imkânsız. Diğer bir sorun da, ihbarcı dok- tor oluşturuluyor. İhbar etmeyen doktora da hapis cezası öngörülü- yor. TCY tamamen sağhk sistemi- ni çözmek yerine baskı kurmak adına çıkarnhmş düzenlemelerden oluşuyor. Bunun en kısa zamanda çöpe atüması gerekjyor." GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHANERİNÇ İçtiizük'ün Anayasası... Siyasetçilerin demokrasi, yasama, ifade özgür- lüğü, bilgilenme hakkı gibi kavramlan o sıradaki ko- numlarına göre anlamlandırma geleneğini değiş- tirmelerini beklemenin "ümitsizbirvaka"say\\ma- sı gereği kesinleşti. Neden derseniz, nedeni ortada. Demokratik Sol Parti PSP), Milliyetçi Hareket Par- tisi (MHP) ve Anavatan Partisi (ANAP) koalisyonu- nu oluşturan 57'nci hükümetin, Uluslararası Para Fonu'nun isteklerini yerine getirebilmek için yap- mak zorunluğunu duyduğu Içtüzük degişikliğine karşı ayaklananlar şimdi iktidardalar. Ve muhalefetteyken Anayasa Mahkemesi'ne başvurarak iptal ettirdikleri içtüzük maddesıni ik- tidar olarak ufak değişikliklerle Içtüzük'e koyma- yı, dolayısıyla da muhalefetin sesini kısmayı ezici çoğunluklanna dayanarak başardılar. Iktidar tarafının "Değişikliği hazıriarken Anaya- sa Mahkemesi'nin iptal gerekçelerini dikkate al- dık" açıklamalanna pek kulak asmayın. Çünkü gerçekte "iptal gerekçelerini biz kendimize göre böyle yorumladık" demek istiyorlar. • • • Içtüzük değişikliği önerisi Adalet ve Kalkınma Par- tisi grup başkanvekillerinin ortak imzaları ile daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığf na verilmişti ve 51 'inci sırada bekliyordu. Biliyorsunuz. Uluslararası Para Fonu, yeni stand- by anlaşmasını gözden geçirmek için Bankacılık YasaTasarısı ileSosyal Güvenlik YasaTasarısı'nın yasalaştınlmasını şart koşuyor. Yasama yılının bıtmesine şunun şurasında bir- kaç gün var. Ama tasanlar yasalaşmamış. O zaman gelsin Içtüzük değişikliği. Anayasa Mahkemesi, değişikliği anayasaya aykın bulsa da kararı geriye yürümeyeceği için iki yasa da çıka- nlmış, böylece UPF'ye verilen söz yerine getirilmiş olacak. Sonrası Allah kerim. Bu ezici çoğunluk var ol- dukça ve birileri sıkıştırdıkça yeni maddeler oluş- turmak o kadar kolay ki... • • • Içtüzük'ün 91 'inci maddesini "Temel Kanunlar" başlıklı bir metinle değiştiren TBMM karan 31 Ocak 2002 günü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Iptalini de bugünkü AKP'liler sağlamış- lardı. İptal edilen madde yerine AKP Grup Başkanve- killeri tarafından verilen öneri bir öiçüde TBMM'nin kabul ettiği metinden daha ilerideydi. Bir kanun tasarısı veya teklifinin bölümler halin- de ele alınması için en az 40 maddeden oluşma- sını öngörüyordu. Bölümlerin de en çok 15 mad- deden oluşması gerekiyordu. Ancak görüşmeler sırasında verilen önergeler- le 40 madde sınıriaması kaldınldı. Buna göre de kısa sayılabilecek tasan ve tekliflerin de benzer yön- temle görüşülmesinin yolu açılmış oldu. Madde- ye göre Danışma Kurulu'nda karar alınamasa bi- le AKP Grubu'nun Genel Kurul'a öneride bulun- ma hakkı var ve sonuç kesin. Bölümlerin 15 maddeden oluşması önerisi ise yine önergelerle 30'a çıkarıldı. Böylece Uluslararası Para Fonu'nun yasalaştı- nlmasını ıstediği tasanlar dört-beş bölüm halinde görüşülebilecek duruma getirildi. Içtüzük degişikliğine göre bölümlerle ilgili soru- yanıt işlemi süresı 15 dakika. Bunun 7.5 dakikası milletvekillerinin, 7.5 dakikası da ilgili bakanın. Ba- kanların işlerine gelmeyen sorular için "Yazılı ce- vap vereceğim" deme hakkı bulunduğu için sü- renin kısalığından söz etmek anlamsız kaçıyor. Ama sıra milletvekillerine gelince iş değişiyor. 30 maddelik bir bölüm için küçük bir aritmetik işle- miyle milletvekillerine toplam 450 saniye, madde başına da 15 saniye düşüyor. Milletvekilinin oluş- muş geleneğe göre "Sayın Başkan. Aracılığınızla sayın bakana aşağıdaki sorulan yöneltmek istiyo- rum" diye başlaması ile sürenin neredeyse yarısı- nı götürüyor. Soru sorma yöntemini tümüyle kaldıran eski iç- tüzük maddesinin iptalini sağlayanlar yeni içtü- zükte madde başına 15 saniyelik bir süreyi yeter- li görerek kabul oyu kullanmışlardır. Aradaki farkı anlayabilmek zordur. Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçesini oku- yanlar yeni değişikliğin de topun ağzında olduğu- nu görebileceklerdir. Ama aradaki süreçte yasalar çıkmış, UPF'nin isteği yerine getirilmiş olacaktır. oerinc@cumhuriyet.com.tr BAKANLIK OU\YA EL KOYDU Sıvoslı çileğine inceleme TAŞKES OZLER UŞAK- Uşak'ın Sivaslı ilçesinde, 2.5 yaşuıdaki Y.A/nın üç ay süreyle her gün yediği hormonlu çilek nedeniyle erken yaşta göğüslerinin çıkmaya başladığı iddialanyla ilgili olarak Tanm Bakanlığı inceleme başlattı.Akkuş ailesinin başvurusu üzerine Dokuz Eylül Universitesi Çocuk Endokrin Bölüm Başkanı Prof. Dr. AtUla Büyükgebiz. çileğin irileşmesi için kullamlan "fitoostrojen" hormonunun Y.A.'mn erken ergenlığe girmesine neden olduğunu iddia ermişti. Bunun üzerine, Sivaslı Belediye Başkanı Dursun P0\Taz"ın başvurusuyla, Uşak Tanm îl Müdürlüğü Gıda denetim Şubesi Müdürü tbrahim Kızılöz başkanlığında olu§turulan bir komisyon, ilçedeki çılek üretim alanlanndan örnek aldı ve bunlan analiz için Izmir'e gönderdi. Öte yandan Poyraz, çilekteki hormon iddialannın gerçeği yansıtmadığını savunarak şöyle konuştu: "tiçemizde 2 bin 100 hektarda çilek üretimi yapıhyor. Kimse hormon nedir bilmez. tanm müdürhığünün uzmanlannın önerdiği gübre haricinde yabancı madde kullanmaz. Biz analizlerin sonucuna göre yasal hakkınıtn da kuUanacağız."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog