Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

-AYFA CUMHURİYET 17 TEMMUZ 2005 PAZAR 3 HABERLERlN DEVAMI TURKIYE «anbul dirne ocaeli anakkale ;rnır lanisa yöm lenızlı PB PB PB B B B B B 30 33 30 31 33 34 35 33 Sinop Y 27 Adana B 34 Samsun Y 27 Mersin B 32 Trabzon Y 2 8 Diyarbakır B 39 Giresun Y 28 Şanlıurfa B 39 B 34Ankara PB 28 Mardin Eskişehir B 27 Siirt B 38 Konya B 28 Hakkâri B 33 Sıvas Y 28 Van B 30 ianguldak Y 25 Antalya B 31 Kars ŞUrfa talya x - ' .Adana <> _ - T - - Yurdun kuzey kesımle- n parçalı bulutlu, Batı Ka- radenız kıyılan, Orîa ve Doğu Karadenız, Iç Ana- dolu'nun kuzeydoğusu ıle Kars ve Ardahan çevrelen sağanak ve gok gurultulu sağanak yağışlı, dığer yer- ler az bulutlu ve açık geçe- cek Hava sıcaklığı yurdun kuzeydoğu kesımlennde 2 ıla 4 derece a2alacak, dı- ğer yerlerde hıssedılır de- recede artacak DIS MERKEZLER Oslo PB 24 Helsınkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn Y Y B B B B B 26 24 29 24 25 30 26 Münih PB 29 Zürih Berlın Budapeşte Madrid Vıyana Belgrad Sofya Roma Atina B Y A Y Y PB A A 24 27 36 28 26 26 30 33 Y 30 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tıflıs Kahire PB A PB A A Y Y A 21 40 25 34 38 29 25 33 B 37 H Bj-utlj ^ Çok öulutlu • Yağmuriu Karlı Gok gurultulu GUNCELcÜSEYT ARCAYÜREK I Baştarafı 1. Sayfada 17 Aralık'ta iç ve dış muhalefetin sesini dinleme- cler. Ek protokolü imzalamanın Güney Kıbrıs'ı ta- nrna anlamına geleceğini içeren uyarılara kulak tı- ta<jılar. Çocuksu bir hava içinde; 3 Ekim görüşme fcnhinı aidıkları günün gecesi Kızılay'da bayram et- tier veşimdi... AB, bu hükümetin aylardır ısrarla istemesine kar- şn, ek protokole Güney Kıbrıs'ı Türkiye'nin tanıma- dğını içerecek birşerh koymayı reddettiği gibi, ay- n kararlılığı protokolden ayrı "müstakil birdeklaras- yonla" ilan etmemize de karşı çıkıyor. Birliğin her vesile ile açıkladığını Yunanistan'ın Aıkara Büyükelçisı Michael Christides dile geti- riyor: "Ayn bir deklarasyonun Türkiye'nin tek taraf- lı )>ir açıklaması olacağını, AB için herhangi bir so- nuç doğurmayacağını" söylüyor. Demek istiyorlar ki, Türkiye'nin Güney Kıbrıs'ı Kbrıs Cumhuriyeti olarak tanımadığını ilan etmesi AB'de bir şey yazmaz. Ek protokolü imzaladığın gûn Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımış olacaksın! • • • önünü arkasını görmekten uzak olan bu hüküme- tin düştüğü duruma bakınız: Muhalefet partileri ek protokolü imzalamanın Güney Kıbrıs'ı tanıma, KK- TC'yi defterden silme anlamına geleceğini, Kuzey Kıbrıs'a mal ihraç etmemizin Kıbrıs Rum yönetimi- nin onayına bağlı olacağını, AB'nin diğer üyelerine uyguladığın olanakları, limanları ve havaalanlarını Kıbrıs Rumlarına açmak zorunda kalacağımızı, hat- ta ve hatta Kıbrıs Rumlarının büyükelçilik açma is- temlerinin gündeme gelebileceğini aylardır söylü- yor ve hükümeti protokolü imzalamamaya çağın- yorlar. AB, ek protokolü 3 Ekim'den önce mutlaka im- zalamamız gerektiğini açıklıyor. Ek protokolü imza- lamaktan kaçınmamızın 3 Ekim görüşmelerinı etki- leyeceğini söylüyor ve hatta kimi ciddi kaynaklar üyelik müzakerelerinin başlamasını engelleyebile- ceğini öne sürüyor. Hükümet çaresiz. Imzanın Güney Kıbrıs'ı tanıma anlamına gelmeyeceğini ilan etmemizin engellen- memesini, iç kamuoyuna Kuzey Kıbrıs'ı bir kez da- ha sattı izlenimi doğmamasını sağlamaya çalışıyor. Ne çare, kapana yakalanmış; protokolü imzala- yarak ne kadar aksini söylerse söylesin Güney Kıb- rıs'ı Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıma aşamasında. • • • Bu gerçeği görmemeye ve kamuoyunun gör- memesini sağlamaya çalışan hükümet ise; Azer- baycan'ın ay sonunda Kuzey Kıbrıs'a doğrudan uçuşlar yapmasını, ABD'nin bir ekibin denetimin- de, ama birleşik Kıbrıs'ın gerçekleşmesine çalışıl- ması için ayırdığı 30 milyon doların 10 milyonunu KKTC'ye göndereceğini açıklamasını izolasyon- lardan kurtulma yolunda önemli adımlar diye ni- teliyor. Bu hükümetin her açıdan müttefiki MA Talat ise, Kıbrıs'ta kendi başına politık oyunlar oynuyor. Li- manların Türklere açılması karşılığı Magosa'yı Rum- lara öneriyor. Tam bir budalalık eseri bu girişimi Rumlar geri çeviriyor; zira Rumlar Türkiye'nin Kıb- rıs Cumhuriyeti'ni tanıma aşamasına geldiğini, Ada'nın bütünlüğü içinde KKTC'nin azınlık duruma düşeceğini, Kıbrıs'ın tümüne egemen olma duru- muna gelecekleri için Magosa'yı pazarlık konusu yapmaya yanaşmıyorlar. Elbette öneriyi kabul etmezler, elbette Annan pla- nı temelinde ikili görüşmelere yanaşmazlar; Türki- ye'de bumunun ucunu görmeyen bir hükümet, KK- TC'nin başında da Rumlara, ABD'ye ve Ingiltere ile AB'ye hayır diyemeyen keloş bir baş varken... Caıılı bomba minibüste 5 can aldı LATİF SANSÜR KUŞADASI - Aydın'ın Kuşadası ilçesin- de bir minibüse düzenlenen bombalı saldın sonucu 5 kişi öldü, 14 kişi yaralandı. Atatürk Meydanı mevkiinde "Kuşadası- Kadınlar Denizi" hattında çalışan 09 M 3527 plakalı minibüste dün saat 10.30 sıralannda patlama oldu. Patlama sonucu minibüsün üstü tama- men çöktü. Çevrede bulunan dükkânlann da camJan kınldı. Patlamada 5 kişi yaşamını yi- tirirken 14 kişi de yaralandı. Ilk belirlemele- re göre olay yerinde yaşamını yitiren iki ki- şinin kimJiîderi Irlanda uyrukJu Tana Wha- len ile Türk yurttaşı Deniz Tutum olarak açıklandı. Yaralananlardan 2'si kadın, 1 'i çocuk 6 ki- şi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastane- si'ne kaldınldı. Ege Cniversitesi Tıp Fakül- tesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan Ingi- liz uyruklu yaralılann kimlikleri şöyle: Toli Pulshol, Helen Pollhel. Stepen Stab- les, soyadı alınamayan Micahel ve 16 yaşın- daki Adam Brovvn Helen Pollhel'in daha sonra Atatürk Eği- tim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiği bildirildi. Izmir'e getirilen yaralılar arasuıda Ibrahim Uçar da yer ahyor. Uçar, Dokuz Eylül Cniversitesi Tıp Fakültesi Hastane- si'nde tedavi altına alındı. Kuşadası'ndaki yaralılardan Muhlis Yaşa, Ingiliz uyrukJu Sen Pucher devlet hastanesinde, Akif Çal- h, Sedat Özçelik, Doğal Ikilik ve Cemal Uçar da Özel Kuşadası Hastanesi'nde teda- vi altına alındı. Çok hafif yaralanan Serkan Tetik ise ayakta tedavisi yapıldıktan sonra taburcu edildi. Aydın Vali Vekili Nurdoğan Kaya, patlamanın nedeni veya nasıl gerçek- leştiği hakkında ipuçlarının değerlendirildi- ğini söyleyerek bombanın mayıs ayında pat- lamanın olduğu aym yerde ve zaman olarak 40 dakıka önce olmasının bazı şüpheler do- ğurduğuna dikkat çekti. . Izinli olduğu için Malatya'da bulunan Aydın Valisi Mustafa Malay da yaptığı açıklamada, olayı henüz bir terör örgütünün üstlenmediğini söyledi. Malay, "Ölenler arasındaki bir kadının, bombayı taşıyan kişi olması ihtimali var. Bu kadın canlı bomba da olabilir" dedi. Patlamanın ardmdan kentin tüm giriş ve çıkışlan kontrol altına alınırken Ege Bölge- si'nin diğer tatil yörelerindeki güvenlik ted- birleri de üst seviyeye çıkanldı. Sezer: Nefretle kınıyorum Cumhurbaşkanı Sezer, yayımladığı mesa- jında banşa ve huzura en çok gereksinim du- yulan bir dönemde Kuşadası'nda meydana gelen çirkin saldınyı nefretle kınadığını bil- dirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, "Terörün içerisinde yer alan tüm aktörieri bu konuda insani hareket etmeye davet ediyoruz, davet edeceğiz" dedi. Faciason anda önlendi DİYARBAKIR / TUNCELl (Cumhuri- yet) - Tunceli'de geçen hafta PKK'liler tarafın- dan kaçınlan er Coşkun Kırandi, örgütün yaym organı Mezopotamya Ha- berAjansı'na (MHA) ko- nuştu. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Kı- randi, kendisine kötü mu- amelede bulunulmadığrnı söyledi. Tunceli'de yürü- tülen operasyonlardaysa Nazimiye ilçesinde 3 ki- logram C-4 patlayıcıyla güçlendirilmiş anti-tank mayın bulundu. MHA'nın internet site- sinde yer alan habere gö- re Kırandi, ailesini çok özlediğini belirterek "Hepsini çok özledim. Beni merak etmesinler, ben iyiyim. Merak et- mesinler" dedi. Kıran- di'nin bulunması için Tunceli'de başlatılan ope- rasyonlar devam ediyor. Operasyon kapsamında önceki gece Nazimiye il- çesi çıkışında örgüt mili- tanlannca yola döşenen, 3 kilo C-4 plastik patlayı- cıyla güçlendirilmiş anti- tank maym bulundu. Pat- layıcının güvenlik güçle- rince fark edilmesi olası bir faciayı önledi. KanalTürk temsilciliği açıldı KanalTürk Akdeniz Bölge Temsilciliği, CHP Genel Baş- kanı Deniz Baykalın katılı- mıyla açıldı. CHP Genel Baş- kanı Baykal, kaliteli ve doğru yayıncüik anlayışıyla, Kanal- Türk elevizyonunun Türki- ye'de önemli bir boşluğu dol- durduğunu ve önemli bir ih- tiyaca yanıt verdiğini söyledi. Baykal açılışta KanalTürk Genel Yayın Yönetmeni Tun- cay Özkan'ın da habercilikte marka olduğunu belirtti. (Fo- toğraf: GÜRSU KUNT) PKK'den El Kaide tarzı eylem MEHMET FARAÇ Güvenlik birimleriyle çatışmaktan kaçınan P- KK, Türk ekonomisi ve turizmini baltalayacak ey- lemleri arttırmaya çalışı- yor. Milis güçlerden olu- şan "Kürdistan Özgür- lük Şahinleri -Teyren Azadiya Kürdistan (TAK)"vePKKyönetici- lerinin 15 gün önce yaptı- ğı açıklamalarda, Kuşada- sı'nda dün yaşanan katli- amı haber veren satırlar bulunuyor. TAK'ın "her yerde bombalar patlaya- caktır. Irak'tan daha kö- tü bir durum yaşanabi- lir" tehdidi örgütün El Kaide tarzı eylemlere yö- AB SÜRECİNDE LOZAN'IN ÖNEMİ PANEL 21 Temmuz 2005 Açış Konuşması Av. Aydeniz ALİSBAH TUSKAN Istanbul Barosu Kadın Hakları Kom. Başkanı Oturum Başkanı Nazan MOROĞLU Istanbul Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı Konuşmacılar: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Atilla DOĞAN Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Türkel MİNİBAŞ IÜ Iktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Demirtaş CEYHUN Araştırmacı-Yazar Tarih: 21 Temmuz 2005 Saat: 10.30-13.00 Yer: The Marmara Oteli - Taksim Düzenleyen: Istanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu Istanbul Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB) etkinliği çerçevesinde Giriş Ücretsizdir. neleceği kuşkulannı da doğuruyor. Türkiye'nin Kandil Da- ğı'na müdahale konusun- dakı diplomatik baskısı- nrn artması ve örgütün ça- tışmalarda çok kayıp ver- mesi PKK'yi eylemler ko- nusunda yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor. Ozellikle Tunceli, Hakkâ- ri, Siirt çevresinde yoğun- laşan operasyonlar nede- niyle hareket alanı daraJan örgüt, daha kanlı eylemler yapma gerekçesini biraz da "Öcalan'ın tmralı'da tecrit edildiği" iddiasına dayandınyor. Örgüt bir ta- raftan kentlerdeki milis, sempatizan ve denetimin- deki kitle yapılanmalannı açlık grevleri, protestolar, faks ve mektup kampan- yası gibi eylemlere yön- lendiriyor, diğer yandan yan kuruluşlanyla katüam hesaplan yapıyor. Vur-kaç eylemleriyle güvenlik bi- rimlerine darbe vurmaya çalışan örgütün ozellikle büyük kentlerde lojistik malzeme ve patlayıcılarla donatılan milislerden olu- şan TAK birimleri ise su- ikast, sabotaj ve saldınya zorlanıyor. TAK militan- lan her ne kadar PKK ve yan unsurlanyla bağlantı halinde olmadıklannı id- dia etseler de bu konuda- ki organik bağ kaçınılmaz görünüyor. Kocaeh, Istan- bul ve Antalya'da küçük çaplı bombalama eylem- leri gerçekleştiren TAK milislerinin 29 Haziran'da PKK yanlısı medya or- ganlanna gönderdiğı açık- lama tehdit dolu satırlar- dan oluşuyor. Bu satırlar dün Kuşadası'nda yaşa- nan patlamayla ilgili dik- katle irdelenmesi gereken kanıtlariçeriyor. "Türld- ye'de bombalama eylem- leri yapacağız" başlıklı açıklamada, "Türki- ye'nin Kürt sorununun çözümü karşısındaki yaklaşunlannın değiş- memesi durumunda önümüzdeki dönemde Türkiye'de Irak'tan da- ha kötü bir durum yaşa- nabileceği" tehdidinde bulunuluyor. "Hedefleri arasında turistik ve ekonomik alanlar bulunduğunu" belirten TAK militanlan- nın 15 gün önceki açıkla- malannda şu satırlar dik- kat çekiyor: "Her yerde bombalar patlayacaktır. Irak'tan daha kötü bir durum yaşanabilir. Ya- kında etkili eylemlerde bulunacağız. Biz hedef- lerimize yöneliriz. Ora- da sivil mi olur, asker mi olur, bizim için fark et- miyor." PKK'nin "fedai" diye tanrmladığı eylemlere yö- nelebileceğine ilişkin ve- riler örgütün "Meşru Sa- vunma Komitesi Başka- nı" diye adlandırdığı P- KK yöneticisi Duran Kalkan ın 1 Temmuz ta- rihli açıklamasında da dı- şa vuruyor. Kalkan, "Operasyonlar, çatışma- lar bu biçimde devam ederse daha radikal ey- lemlere yönelme ihtima- liniz var mı" sorusunu yanıtlarken dünkü patla- mada da dışa vuran tehli- keyi haber veriyor: "Her türlü olasılığa karşı ha- zırüklanmızı yapmış bu- Iunmaktayız. Ozellikle gerilla tam bir fedai ru- huyla dolu. Zaten böyle mücadeleyi bu temelde yürütmek üzere hazır- lanmış önemli bir gücü- müz de var. Bu eylem bi- çimlerine şimdiye kadar gerek görmedik. Bunu bir daha geniş bir imha saldırısıyla karşılaştığı- mızda kuşkusuz uygula- yacağız. Direnişin her yöntemini kuUanaca- gız." Kandil-Güneydoğu arasuıda sıkışan PKK si- lah zoruyla hem siyasal- laşma hem de Öcalan'a özgürlük düşüyle geliştir- diği terör konseptinde şid- deti arttırmayı ve Türk ekonomisi ile turizminde yara açmayı hedefliyor. Örgüt, bu çabası srrasuıda Irak ordusundan çalınan mühimmatlarla El Kaide türü eylemlere yönehne- ye çalışıyor. Eleni'nin yalnızLık öyküsü • Baştarafı 1. Sayfada geri döner. Beklenen olur, ablası Ele- ni'yi kovar. Artık tek bir çaresi kal- mıştır, o da tannsı. Ve bir mum yakar. Peki Musa (Fikret Kuşkan) ne ya- par!.. O da abisiyle birlikte kendileri- ni bildiklerinden beri sokakta yaşıyor olmasına sonunda isyan eder. Allah'ı sorumlu tutar halinden ve evlerine soyguna gider. Ilk önce caminin yolu- nu tutar. Ayakkabı çalarken güzel bir dayak yer. Uslanmaz... Bu kez kilise- nin yolunu tutar. O da ne!.. Kilisede bir tane mum vardır. Eleni'nin mu- mu... Şansına küfreder ama mumu çalmaktan da geri kalmaz. Dönüp gi- decektir bir anda kilisenin kapılan ka- panır. Melekler inmeye başlar ve biri dillenir: "Sen Tanrı değilsin. Eee.. nasıl bir dileği çalarsın. Madem tanrılığa soyundun, o zaman sana üç gün süre. O dileği yerine getire- ceksin." Musa, kiliseden dışan çıkar; elinde mumla güzelim Istanbul'a bakakalır. Tam bir kaostur yaşadığı.. lu senaryosunu yazdığı ilk uzun met- rajh filmi "Sen Ne DilershTi bitir- di. Şimdilerde montajmı yapıyor. Ba- şeskioğlu, "Sen Ne Dilersen'M 17 yaşında yazmış. 16 yıl sonra umudu kestiği bir dönemde ise "motor" de- miş. Biz, "Sen Ne Dilersen" dedik genç yönetmen Başeskioğlu şunlan söyledi: "Azınlıklar üzerine Beyoğ- lu nostaljisi yapmak istemedim. Bu film azınlıklar üzerine bir film de- ğil. Bu Eleni'nin fılmi, Marika'nın filmi. Ben bir yalnızlık öyküsü an- latmak istiyordum. Azınbk olmak büyük bir yalnızlık. Ya azınbk seni yalnız bırakmışsa! Bu daha büyük bir yalnızlık. Ve çok ağır bir hasta- lığa yakalanmışsan! Ve bir de ölemi- yorsan." En büyük üzüntüsü ise filmin mü- ziklerini yapan Kazım Koyuncu'nun yaşama erken vedası. Ve bu hüzünlü vedanrn kendisinde bir de çekincesi kalmış. Boyalı basında yazılabilecek "Koyuncu üzerinden rant yapıyor" iması Başeskioğlu'nun en büyük kor- GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Sanki terör örgütü içinde bulunmuş, halen ör- gütle dolaylı-dolaysız bağlantısı bulunan kesimle- rin bir bölümü "ılımlıiaşmış"da, onlarabirdozda- ha şefkat gösterilirse her şey daha güzel olacak! Terör örgütünün ılımlısı ılımsızı, az terör yapanı çok terör yapanı, az bölümü teröre çok bölümü si- yasete bulaşmış olanı diye bir ayrım yapılabilir mi? Hayır... Olamaz... Eğer böyle bir yola girilirse, sonu gelmez. Her şeyden önce, nereden gelirse gelsin, amacı ne olursa olsun teröre hayır diyebilmek gerekiyor. • • • Dün Kuşadası'ndan gelen haber yüreğimizi burktu. Bir minibüste patlama; 4 ölü, 14 yaralı... Nereden baksanız kötü... Turizm sezonuna bü- yük umut besleniyordu, ona mı yanarsınız? Yazı- yı kaleme aldığımız saatlere dek, patlamaya can- lı bombanın neden olduğu iddiası ağıriıklıydı, bu tür terör bize de bulaşıyor, buna mı yanarsınız? Türkiye ne yazık ki terör anlamında ikili bir kıs- kacın içinde: 1 - Kendi iç sorunlanndan kaynaklanan neden- lere dayalı olarak yükselip alçalan terör. 2- Küresel gidişin kavşak noktasındaki bir ülke olarak küresel terörden aldığımız pay. 1984'te terör olayları usul usul tırmanırken, ge- nel eğilim bugünkü duruma geleceği yönünde de- ğildi. Yıllarca terörün adını koymakta bile zorlan- dık. 3-5 çapulcu, bir avuç eşkıya derken, ulusla- rarası alanda yer etmiş bir oluşumla karşı karşıya kaldık. Şimdi önümüzde yine ciddi ve tatsız bir sürecin uzandığını hissediyoruz. Dileriz yanılıyoruzdur... • • • Ne yapmalı? Bizim dikkatimizi çeken unsuıiar şunlar: 1- AB'den ABD'ye dünyanın küresel aktörleri- nin terördeyerel-küresel, banazarar veren-verme- yen ayrımı yapmalarına şiddetle karşı çıkmak ve bunun diplomasisini yapmak gerekiyor. 2- Hiçbir ülke ulusal güvenliğini başka bir ülke- nin kararına bırakmaz. Elbette Türkiye de bırak- maktan yana değil. Ancak dışandan gelen haber- ler pis kokuyor. AB, "Sen terörie nasıl mücadele edeceksin " diye sormuyor da "Operasyonlan dur- dur" diyor. ABD, dünyanın dört bir yanına terörü yok etmek için gidiyorda, Türkiye'nin mücadele- sine 's/n/r'lamalar getirmeye girişiyor. Sınırın için- de-dışında ayrımı yapıyor. Dışarda bu ayrıma kar- şı çıkarken içerde de aynı tutumu takınmak gere- kiyor. Terörie mücadele görevi herkesin. Bütün devlet kurumlannın bunun bilincinde olması ge- rekiyor. 3- Ve aydınlarımız... Toplumun hele hele iletişim toplumunun akciğerleri. Terör tanımını yukanda yaptığımız gibi yapmaları gerekiyor. önce devlet şunu yapsın, sonra örgüt bunu yapsın çözüm de- Aydınlanmız kendilerini etnik kökene dayalı ta- nımlarlarsa; bu, çözüme katkı değil, terör örgütü- ne malzeme olur! ankcum 5 cumhuriyet.com.tr AL G0ZÜ1V1 SEYREYLg IŞIL ÖZGENTÜRK Yaşasın yeni bir tatil stili keşfettim! • BaştarafıArka Sayfada cadele vermediğimiz arkadaşım Esra'nın, yüzerken karşılaştı- ğı fok belki beni de bulur diye, her kayalıkta en az iki üç daki- ka sessizce beklemek. Bu fok hikâyesi çok neşeli. Kaş'ta dalma turizmi epeyce gelişmiş, insanlar bir yığın para verip uçaklara binerek. aşın teferruath dalma giysilerini giyip, belki bir caret- ta ya da bir fok görûrüz diye başlıyorlar denizin dibinde yürii- meye. Denizin dibinde yürümek başlı başına keyifli bir şeydir ama (biraz ayıp oluyor, Kızıl Deniz'de daldıktan sonra buralan beni kesmiyor) salına salına bu denizlerin hâkimi benim diye yüzen bir caretta ya da fok görmek başka bir şey. Bu bizim Es- ra çok şanslı, hem caretta hem de fok görmüş. bir hafta geçti he- nüz başıma böyle bir talih kuşu konmadı. De\am edelim, bu yeni tatil anlayışımm en parlak yanı hıç bir kalori hesabı yapmadan, bu biraz da yaşm getirdiği bir avan- taj, canımm istediği her şeyi oburca yemem. Fesleğen kokusu sinmiş spagettiler, mis kokiılu zeytinyağında kızarmış balıklar, kilolarca dondurma, avuç avuç fındık daha fazla saymaya de- vam edersem, gözünüzün önüne yüz kilo olmuş. oflaya pufla- ya dolaşan bir kadıncafız gelecek. Yani o kadar da değil. Kaş'ın hep yokuş yollarmda yürümek ve fok görmek için her onbeş da- kikada bir denize girmek epeyce bir kaloriyi alıp götürüyor. Ve neredeyse hiç gazete okumamak, hiç televizyon izleme- mek ve elimdeki Isabel Allende'nin beni inanılmaz derecede güldüren muhteşem anılarla, ağzımm suyunu akıtan afrodizyak yemek tanfleriyle. dünyanın her birköşesinden toplanmış en ero- tik şiirler ve metinlerle dolu Afrodit kitabını bitmesın diye azar azar okumak, bir inşaattan bir inşaata koştururken bana, beni en az Isabelle Allen"de kadar güldüren ve şaşırtan hikâyeler anla- tan mimar arkadaşım Bihter'i dinlemek, Esra'yla iki gün hiç durmadan hayatımızı, geçmişimizi, bizi ve muhtemelen yaşıtı- mız ve aynı mücadele yollanndan geçmiş, pek çok kadının ve erkeğin ozellikle inanç ve güven duygusunu sarsan olaylan ko- nuşmak. Ve şaşırmak, ne kadar da hoşgörûlü ve bağışlayıcı ol- muşuz. Bu arada Esra'nın Likya uygarlığı ve ozellikle Likyalı kadın- lann gücü konusunda anlattığı hikâyelerbaşlı başına bir yazı ko- nusu. Ben başından beri iddia ediyorum. Kibele'nin ana tann olduğu bu topraklarda kadınlann güçlü ve şaşırtıcı olmaması mümkün mü? Aksini düşünmek Kibele'ye saygısızlık oluyor. Keşiflerim nasıl ama belki de binlerce kişi, yeni keşfettiğim "benim için büyük, dünya için küçük bu adımı" çoktan keş- fedip muhteşem tatiller yapmışlardrr. Aynca böyle yazılarla çalışmak zorunda olanlann aklını başından aldığımı da hafiften hissedıyonım. Ne yapahm bunca acılı zona ağnlanndan sonra kendime kıyak geçiyorum. Öte yandan gizli gizli bir Uruguay, Şili, Bolivya ve Peru plam yaptığunı da itiraf etmeliyim, huylu huyundan kolay vazgeçmiyor. Fidel Castro ölmeden Küba'yı görmek en inatçı hayallerimden bıriydi ama Fidel bir şişe rakıya ve bır kilo kalkan balığına tav olduktan sonra bu hayal beni bıraktı. Aynca salsa yapmak çok zor, bunun için en az altı ay ders almak gerekiyor. Kalsın. Che'nin ve Isabelle Allen'denin ülkesı şimdi bana daha çekici görünüyor. Tamam kızmayın, yakında tarilim biriyor vedünya işlerine av- det ediyorum. Cümleten selamlar. tsilozgerjturk@superonline. com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog