Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 6 HAZİRAN 2005 PAZARTESİ HABERLER Mumcu: Grup için acetemiz yok • ESKİŞEHtR (Cıınmuriyet) - ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, Kütahya'da düzenlenecek "Pir Ahmet Efendi'yi Anma Şenlikleri"ne katılmak üzere bu ile giderken uğradığı Eskişehur'de, partisinin il teşkilatı ve bir grup partili tarafindan Organize Sanayi Bölgesi nde karşılandı. Mumcu, burada yaptığı konuşmada "TBMM'de Grup olma konusunda acelenüz yok ama istediğimiz zaman olabüecek potansıyelimiz var" dedi. Perinçek'ten afet bölgesi isteği • ÎZMtR (Cumhııriyet Ege Bürosu) - Işçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perınçek, tzmir'in Kiraz, Ödemiş ve Tire îlçelerinde "sel baskınına ujrayan köylerin" afet bölgesi ilan edilmesi gerektigini söyledi. İP Izmir îl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen Perinçek, yaphldan incelemelerde tanm arazilerinin büyük hasar gördüğünü saptadıklannı kaydederek "'Bölgedeki köylülerin bankalara olan borçlan silinmeli, en azından ertelenmelidir" dedi. DSP'nin eğitim plamlranp • ANKARA (ANKA) - DSP Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Erçelebi, partinin yayın organı Güvercin'e yaptığı açıklamalarda, DSP'nin eğitim sisteminde yapmayı planladıgı değişikliklen anlattı. Erçelebi, partisinin iktidannda, ögrencilerin temel eğitim dönemlennde ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirileceğini belırterek "akademik" görev yapacak ögrencilerin, üniversitelenn ilgili bölümlerine doğrudan gireceğini ve böylece sınava gerek kalmayacağını bildirdi. Patrikhaneyi protesto • İstanbul Haber Servisi - BBP istanbul il örgütü Cibali'de gösteri yaparak Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos'u protesto ettı. BBP istanbul II Başkanı Emin Emir, " Bartholomeos'a, Türkiye topraklannda sadece kendi cemaatinin vaftiz ve düğün törenleriyle ilgili sınırlı vazifesi bulunduğunu hatırlattıklannı" söyledi. Eğitim-Sen'in kapatılması karan Kadıköy'de düzenlenen mitingle protesto edildi 'Sokaktasavunacağı7 tstanbul Haber Servisi - Si- yasi partıler, demokratik kit- İe örgütleri ve meslek odala- n Eğitim-Sen'in kapatılması- nı dün de Kadıköy Meyda- nı'nda protesto etti. Eğitim- Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, çok dilli, dinli, kül- türlü toplum yapısında ana- dilde eğitimin ayıncı değil bir- leştirici bir unsur olacağını vurguladı. Haydarpaşa Numune Has- tanesi önünde toplanan bin- lerce kişi kortej oluşturarak "Orgütlü Toptum Demokratik Tûrkrye" pankartıyla Kadı- köy tskele Meydanı'na yürü- dü. Eğitim-Sen Genel Başka- nı Alaaddin Dinçer, burada yaptığı konuşmada, "Tophı- • Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde toplanan binlerce kişi kortej oluştu- rarak "Örgütlü Toplum Demokratik Türkiye" pankartıyla Kadıköy Iskele Mey- danı'na yürüdü. Eğitim emekçilerinin "Sokakta kurduk, sokakta savunacağız" sloganlan attığı mitingde konuşan Eğitim-Sen Başkanı Dinçer, emekçinin işine, emeğine göz dikenlere karşı üreten yöneten de biz olacağız" dedi. sözleşme ve örgütlenme hak- ianmn yasaklandığı ve örgüt- lenmeye karşı basküann art- öğı Türkiye'de örgütienme ve düşünmeözgüriüğünden bah- sedilemez" dedi. Anadilde eğitimin birleştirici bir unsur olduğuna dikkat çeken Dinçer, "Sömürenlere ve sömürüye 'hayır' diyenler,emeğisenna- yeye peşkeş çeken özeDeştirme yanlılanna emekçinin işine, emeğine göz dikenlere karşı üreten biziz, yöneten de biz olacağız" diye konuştu. 'Sosyal haklara saldırT KESK Merkez Yürütme Kurulu üyesi Sevgi Göyçe, "Uzun mücadeleler sonunda sokakta kurduğumuz sendi- kamıa yine sokakiarda savu- nacağtz" dedi. Göyçe, AKP iktidannın artık kınntısı bile kalmamış olan sosyal hakla- ra saldırdığını söyledi. Eği- tim-Sen 8 No'lu Şube Başka- nı Haklun Özkan da "Provo- kasyonlarla, Nâzım Hikmet şiirini okuyanlan gözaltma alan zihnryede mücadeie ede- ceğiz. Karânhklaboğmaya ça- hşanlara statükocu anlayışın maskesini takanlara karşı mü- cadelemizi sürdüreceğiz, Eği- tim-Sen'i kaparnrmayacağız" diye konuştu. Mitinge, DEHAP, SDP, TKP. ÖDP, EMEP, ESP, EHP, Dev- EGfT KIRKUHEÜ rimci Hareket, Toplumsal Öz- gürlükler Platformu, TMMOB ve dergi çevreleri üyeleri ka- tıldı. 'Eğitim-Sen değil İncirük kapatılsın' Binlerce kişi "Eğitim-Sen susrurulamaz", "Anadil hak- tır, engellenemez", "Savaşa değil, eğjtime bütçe", -Eğjtirn- Sen değil, İncirtik kapaolsın ", "Anadil bahane, amaç eğitimi ticarileştirme", "Anadil böl- mez, bürünleştirir", "Sokakta kurduk, sokakta savunacağız'' sloganlan atn. Mitingin sonun- da Grup Yorum müzik din- letisi sundu. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nin semazen- leri de semah döndü. Coşkulu miting Kadıköy'deki protesto mitinginde binlerce kişi "Eğitim-Sen susrurulamaz", "Anadil bölmez, birleştirir" sloganlan atü. Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin semazenlerinin gösterisinin renk karbğı mitingde Grup Yonım da bir müzik dinletisi sundu. Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer Kadıköy Meydam'nda toplanan coşkulu kalabahğa seslenirken "Sömüren- lere ve sömürüye 'ha- yır' dryenler, emeği ser- mayeye peşkeş çeken özeDeştirme yanhlanna emekçinin işine, emeği- ne göz dikenlere karşı üreten biziz, yöneten de biz olacağız" dedi. '28 Şubat'tan sonra AB 'ci oldum' diyen TBMM Başkanı'na Demirel'den yanıt \Şası hakıyomuıs, aycbnlannıış' • Demirel, 28 Şubat'ta. başta devlet başkanı olarak kendisi ve Başbakan Erbakan'ın imzaladığı 18 maddenin yanlış olduğunu kimsenin söyleyemediğini belirtti. Demirel, Bülent Annç'ın sözlerine, "Şaşı bakıyormuş. Yeni tabirle, hidayete ermiş, aydınlanmış" yanıtını verdi. ANKARA (ANKA) - 9'uncu Cum- hurbaşkanı Süleyman Demirel CNN Türk'te yayımlanan Ankara Kulisı programında son siyasi gelişmeleri değerlendirirken sorulan da yanıtladı. Demirel, Başbakan Recep Tayyip Er- doğan'ın cumhurbaşkanı seçilme ola- sılığı ve eşinin türbanlı olmasına iliş- kin bir soruyu yanıtlarken Erdoğan parlamento tarafindan seçilirse eşinin başının bağlı olmasının engel oluştur- mayacağı görüşünü savundu. Demirel, "8ir kural konulmab ta- biL. Hanımın kryafeti şöyle ohır, ada- mın kıyafeti şöyle olur. Çünkü zaten Devrim Kanunlan var. Devrim Ka- nunlan'na bir şey ilave getirin" dedi. DSP llderl Zeki sezer'den TCY değişikliöine tepkl 'AKP bölücülüğe zemin oluşturduJ TEVFİKAKBAŞ AYDEV-DSP Genel Başkanı Ze- ki Sezer, Türkiye'deki misyonerlik faaliyetlerinin tehlikeli boyutlara ulaştığıru dile getirerek "Misyoner- lik faaliyetleri bölücülüğe giriyor. Bölücülüğün zeminini de hükümet oluşturuyor" dedi. Aydın gezisini sürdüren DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, burada- ki yerel televizyonlarda ve ilçeler- de yaptığı konuşmalarda, Heybeli- Demirel, AlHM'nin türbanla ilgili karannm cumhurbaşkanı eşi için de geçerli olup olmadığına ilişkin bir so- ruva şu yanıtı verdi: "Yorum, AİHM'nin dediği şey, dini simgelerin okullarda ve kanıu kurumlannda çab- şanlarda kullanılmanıasıdır. Cumtaur- başkanhğı'nı kapsamaz. Kapsamadı- ğı takdirde kryas yoluyla yapacağmız adada ruhban okulunun yakında açılacağını öne sürdü. AB dayat- ması ve kuşatmasıyla misyonerlik fa- aliyetlerinin yaygınlaştığını kayde- den Sezer, "Türkiye'deki bu yapüaş- ma, ulusu değişik yönlere götürebi- tir. Onun için dikkatli otanahyız" di- ye konuştu. Sezer, Erdoğan'ın. vekâleten ata- malar için uyan yazısı gönderen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Se- zer'e yönelik eleştirilerinin de "hak- SK" olduğunu dile getirdi. her şe>' yanhşnr. tlkemde huzur isti- yonım. Sükûn istiyorum. Bunu sağla- manın yolu cart curt yapmak değiL Bir grup insanın entelektüel \e\n oku- muş ve\a diğerinin üzerinde tahak- küm kürmaya kalkması değiL Dayat- ma yapması degil. Kurallan koyalım. Bu kurallan hep beraber kabul edelim ve ona uyahm." Demirel, TBMM Baş- kanı Bülent Annç'ın eskiden, AB'yi vatana ihanet saydığı ve karşı çıktğı, ancak 28 Şubat'tan sonra değiştiği bi- çimindekı açıklamalannın arumsahl- ması üzerine de "Şaşı bakıyormuş. Bu, yeni tabirle hidayete ermektir. Hi- dayete ermiş, aydınlannuş'" dedi. 'Bunun nesi darbe' Demirel, Türkiye'de artık askerin etkisiyle başka bir değişiklik olmaya- cağını ifade ederek "28 Şubat ne ki" diye sordu. Demirel şöyle devam et- ti: "Bunun nesi darbe? Bu 18 madde- ye kimse yanhş dememiş. Birisinde denihyor ki Atatürk'e hakareti dur- durun. Efendim, Atatürk'ün korun- maya ihtiyacı mı var denihyor. Birta- kun terbiyesizükler oluyor tabü. Her devlet kendi büyüklerini koruyarak gehyor" diye konuştu. Demirel, A\Tupa Anayasasfnın Fransa ve Hollanda'da reddedildiği anımsatılarak "Türldye'ye kapdar ka- panıyor mu" şeklindeki soruya da "AB'nin bir anlamı >-oksa Türkne'nin de bir anlamı olmaz. AB a>akta durdu- ğu sürece, Türkry*, AB için çok anlam- hdır ve vazgeçümezdir" yanınnı verdi. IR NOKTASI /ORAL ÇALIŞLAR oralcalislar@cumhuriyetcom.tr Milliyet gazetesinin manşetinde dün Sedat Peker'in tanınmış bazı isimler- le yaptığı telefon konuşmalan yayım- landı. Gazete bu konuşmalann, Emni- yet Genel Müdürlüğü Organize Suçlar- la Mücadeie Daire Başkanlığı'nın ve istanbul Emniyet Müdürlüğü Organi- ze Suçlar Müdürlüğü'nün Sedat Peker vegrubuyla ilgili olarak yurüttüğü ope- rasyon sırasında yasa izinle yapılan dinlemelerle saptandığını aktarıyor. Yayımlanan bant kayıtlan, tanınmış birçok insanın yasadışı ılişkileriyle ün- lenen bir isimle ne kadar içli dışlı ol- duklarını gözler önüne seriyor. Bu ko- nuşmalar arasında bizim açımızdan en dikkat çekici olanı Akşam gazete- si yazarı Güler Kömürcü ile Sedat Peker arasındaki diyalogdu. Gazeteci meslektaşımız Kömür- cü'nün Sedat Peker'le konuşmaları biryönüyle bakıldığınoatamamen ki- şisel özellıklertaşıyor. Yayımlanan ko- nuşmalardan, aralarında bir gönül ilış- Etik Açıdan Peker-Kömürcü Diyaloğu kisi varmış gibi bir izlenim ortaya çıkı- yor. Diğer isimlerle olan diyaloglann da birtakım iş ve çıkar ilişkileri çerçeve- sinde yürüdüğü anlaşılıyor. • • • Bu diyaloglan okuduktan sonra bir grup gazeteci konuyu tartıştık. Bu di- yaloglan yayımlamak medya etiği açı- sından doğru mu? Bazı arkadaşlanmız, Kömürcü-Peker diyaloğunun kişisel ve özel bir diyalog olduğunu söyleye- rek dinlenmesinin ve yayımlanmasının insan haklanna ve medya etiğine ay- kırı olduğunu söylediler. Tabü işin bir de yasal tarafı olduğu- nu eklemeliyiz. Çünkü yeni Türk Ce- za Kanunu, izinsız olarak konuşmala- rı banda almayı ve bunları yayımla- mayı hapis cezası gerektirecek bir suç sayıyor. Milliyet'in yazdığına göre bu konuşmalar mahkeme karanyla dinlen- miş. Ancak mahkemenin, bunlann ya- yımlanmasına izin vermesi mümkün de- ğil. Böyle durumlar için yasa ne diyor acaba? • • • Bir köşe yazarının bir mafya lideriy- le çok samimi ılişkiler içinde olmasını kanıtlayan bir telefon görüşmesini ta- raflann izni olmadan yayımlamak doğ- ru mudur değil mıdir? Bu konuşmala- rın yayımlanmasında kamu yararı mı, yoksa kişilerin özel yaşamları mı da- ha önemlidir? Bir gazetecınin mafya lideriyle bu kadar ıçli dışlı olması, mesleki açıdan kabul edilemez bir durum olarak gö- rünüyor. Böylesine şaibeli bir ilişkinin bilinmesi gerekir diye düşünmeden edemiyorsunuz. öte yandan, soruna özel yaşam açısından baktığınızda, bunun kişisel alanda kalması gerekti- ğine inanıyorsunuz. Hangısi doğru? Karar vermek zor. • • • Bu haberlerı okurken, tam polis dın- lemelerinin tartışıldığı bir dönemde, polisin "Alın bakm, bunlan dinleme- yeceğiz de ne yapacağız?" dediğini duyargibioluyorsunuz. Polis acaba biz dinlemek zorundayız diye mesaj ver- mek için mi bu konuşmaları servise sundu? Sonuç olarak gazetede ya- yimlanan diyaloglan polisin diniediği- ni biliyoruz. Bu kayıtlar yalnızca poli- sin elinde ve de savcılığın elinde bu- lunuyor. Gazeteye de bu devlet ku- rumlarından birisi tarafindan verilmiş oluyor. Polis ve MİT günlerdir, "gizli kulak" suçlamalarına muhatap oluyorlardı. Yayımlanan bu diyaloglar ise gerçek- ten içinde bulunduğumuz yasadışı çı- kar ilişkilerinin ne ürkütücü boyutlar- da olduğunu gözler önüne serdiğı için "Ne yapsın, polis bunlan dinlemesin mi?" düşüncesini güçlendiriyor. • • • "özel yaşam" ve "kamu yaran" kav- ramlan yayıncılık açısından iki taraflı bı- çak gıbı. özel yaşamın korunması ve gazetecilerin bu alanı istila etmemesi ve insanlann özel yaşamlanna saygı göstermesi önemli bir yayıncılık ilke- si olarak varlığını mutlaka sürdürme- li. Fakat gazeteciliğin de bir kamusal tarafı olduğunu unutmamak gereki- yor. Toplumun bilgi sahibi olması, ger- çekleri öğrenmesi de işın bir başka boyutu. Her gün "etik", "ahlak", "dürüst- lük" gibi kavramları rahatça kullanan köşe yazarjannın, üzerinde soru işa- reti bulunan ilişkiler içine girdiklerinin öğrenılmesi de bir kamu yaran konusu değil mıdir? Oldukça karışık ve zor bir konu. 2000U YILLARDA ERDAL ATABEK Başarı Nedir?.. Çok sade bir sorudur bu: 'Başan nedir?' Soru sadedir ama yanıtlan çok karmaşıktır. Ayrı- ca, insanların güdülenmesinde çok özel bir öneme sahiptir. Değerler siştemimizde 'başanlı olmak ya da ol- mamak' çok önemlidir. Sınavlardaen önemli ölçüt, 'başanlı olabilmek'br. Sınavı kazanan 'başanlı'dır, sınavı kaybeden ise 'başansız'. Yaşam başansı da benzer ölçütlerle ölçülmekte- dir: Ne kadar para kazanmaktadır? Nelere sahıp olmuştur? Ne ölçüde tanınmaktadır? Nasıl tanınmaktadır? Dikkat edilecek olursa başarı ölçütleri hep 'sonuç- lar' olmaktadır. Sonuçta nereye vardı? Sonuçta ne elde etti? So- nuçta ne yapıyor? Başarı bu mudur? Bu ölçütler yeterli midir, doğ- ru mudur? Başan nedir?' 'Başanlı insanlar kimlerdir?' En zengın olanlar mı? Borsaların mantığı budur. En zengin olanlar. En azimlı olanlar mı? Keşifler tarihinin ölçütü de budur. En yararlı olanlar mı? Sosyal yararcılığın mantığı budur. En tanınmış olanlar mı? Popüler kültürün mantı- ğı budur. Bunlar doğru ölçütler midir? Başarı ölçütü olarak kişisel ölçütler mi kullanılmalıdır, toplumsal ölçütler mi, yoksa her ikisini de mi, başka ölçütler mi? Başanlı kişi, 'istediklerini, düşündükleriniyapabi- len kişi' midir? Başanlı kişi 'insanlann ve toplumlann yaşamlan- na olumlu etkıleryapan töş/'midir? Yoksa, başanlı kışı, 'kendi istediklerini yaparken başkalanna da yararlı olan kişi' midir? Belki de en çok kullanılan ölçüt budur. Ama öncü bir deha, büyük bir sanatçı, 'kendi ya- raf/s/'nın peşınde koşarken başkalanna yararlı olma- yı hesaba katar mı? Böyle bir amaç bütünleşmesi görülmez. 0, kendi yaratısının cennetınde serinle- yip cehenneminde kavrulurken amacını gerçekleş- tirmekten başka bir şeyi düşünmez. öte yandan, toplumda yararlı olmayı amaçlayan niceleri, kendi isteklerini gerçekleştırmekten vaz- geçmemiş midır? 0 halde 'başanlı olmak' nasıl ta- nınmalıdır? 'Başanlı olmak', her zaman toplumsal değer öl- çütlerimizle belirlenmektedır. ön planda 'paraya önem veriyorsanız', en başa- nlı kişi, en zengın olandır. Dürüstlüğe önem veriyorsanız, en başanlı kişi, en dürüst olandır. Paraya değer verenler, dürüst ama kazanamayan birine 'aptal' dıyecektir. Dürüstlüğe önem veren birisi de, dürüst olmadan kazanan birine 'sahtekâr' dıyecektir. Sizin için değerlı olan ne ise, başarıyı öyletanım- lamanız kaçınılmazdır. Onun için, ben de başanyı kendime göre tanım- layacağım. Başan, sonuçlardeğildir, eldeedilenlerdeğildir, sa- hip olunanlar değildir. Başannın yolu, ne elde etmek istediğinizle, nele- re sahip olmak istediğinizle başlar. Bu isteklerın, doğru, yararlı, kendıne ve başkala- nna olumlu katkılar yapmayı hedeflemesi, başarının ikinci önemli adımıdır. Başan, bu hedeflere gıden yolda gösterilen iç- tenlikli ve dürüst çaba ile ölçülür. Başan budur. Başan sadece budur. Eğer bir ınsan, kendine ve başkalanna yararlı ola- cak hedeflere varmak için içtenlikli ve dürüst çaba harcıyorsa 'başanlı insan'dır. Eğer bir sonuç alamamışsa gene aynı yolda ça- ba harcamayı sürdürmelidir. Başansızlık çoğu kez, yanlış hedef seçimleri ne- deniyle olmaktadır. Eğer ulaşılmak ıstenen hedef kendisi için, başka- lan için zararlı ise kişi gene başarısız sayılır. Hedef doğru ama gösterilen çaba içtenlikli ve dü- rüst değilse, elbette başarıya ulaşılamaz. Hedef doğru. içtenlik ve dürustlük de var ama ça- ba yoksa başarı da elbette olmayacaktır. Kendine ve başkalanna yararlı hedeflerin seçimı, içtenlikli ve dürüst çaba harcanması, bu yolda gösterilen irade ve kararlılık. Başannın bilinen, görülen başka bir yolu yoktur. Sonuç her zaman bizim elimizde değildir. Elimiz- de olan ne yapabileceğimizdir. Sorumluluğumuz kendi yapabileceklerimiz ve yap- tıklarımızdır. Bunu bilmek aslında başarı için yeter. e-mail: erdalatak@superonline.com faks:0212-5139098 Istanbul'da PKK operasyonu I istanbul Haber Servisi - İstihbarat Şube Müdürlüğıi ile koordineli olarak çahşan Terörle Mücadeie Şube Müdürlüğü ekipleri. terör örgütü PKJCKONGRA-GEL'ın kırsal alandaki kamplannda bomba eğıtımi alarak eylem yapmak üzere tstanbul'a geldıkleri belirlenen bir grubu takibe aldı. Gruba yönelik operasyonlarda, 7 kışinin yakalanarak gözaltına alındığı bildırildi. Şubedeki sorgu ve işlemleri devam eden bu kişiler arasında, örgütün sözde özel ku\Tetler komutanı olduğu bıldirilen bir kişinin de bulunduğu öğrenildi. Ücalan dışarıda yargılanamaz' • BURSA (AA) - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Abdullah Öcalan'ın başka bir ülkede yargılanmasının söz konusu olmadığını söyledi. Bursa'da gazetecilerin sorulannı yanıtlayan Çıçek, "Abdullah Öcalan'ın dışanda yargılanması yönünde talepte bulunulduğu" iddialannın hatırlatılması üzerine, "Bize ulaşmış bir şey yok. 0 dışandaki malumattır. Gelsin bakanz" dedi. "Türkiye dışında yargılama olamayacağuu" söyleyen Adalet Bakanı, "Suç nerede işlendiyse o ülkenin mahkemeleri yetkilidir" diye konuştu. Yuşçenko bugün Ankara'da • A>fKAR4 (Cumhuriyet Bürosu) - Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, bugün Ankara'ya resmı ziyaret gerçekleştırecek. Cumhurbaşkanı Yuşçenko'nun ziyaretinde Türkiye ile Ukrayna arasında "nükleer alanda işbırliğini" de içeren 6 anlaşma imzalanacak. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Çankaya Köşkü'nde bugün bir araya geiecek olan Viktor Yuşçenko, TBMM Başkanı Bülent Annç ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog