Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 HAZİRAN 2005 CUMARTES 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edırne PB 22 Sinop B 22 B 27 Sa-nsun Y 21 Kocaeli PB 24 Trabzon Y 20 panakkale B 25 Siresun Y 20 Izmır B 31 Ar>cara PB 23 Manısa B 31 EsKİşehir PB 24 Aydın B 33 Ktnya PB 24 Denızli PB 31 Sı\as Y 19 Zonguldak PB 21 Ar<:alya PB 29 Kars Adana Mersın Dıyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkân Van Y y Y B B Y Y Y 29 27 29 31 27 26 21 19 Y 15 Yurdunkuze> ıçvedo- ğu kesımlerı parçalı çokbulutfu, Doğu AkOe- nız'ın doğjsb Batı Kara- denız kıyılan, Orta ve Do- ğu Karadeniz Doğu Ana- dolj, Guneydoğu Anado- lu'nun kjzey ıte Sıvas ve Antep çevreen sağanak .r e gok guaıltjlıj sağanak yağışlı geçecek Hava sı- caklığı yağış alan yerlerde değışmeyecek dığer yer- lerde bıraz artacak DIS MERKEZLER Oslo Helsinki Stockhofm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn Y Y Y Y Y Y PB Y 14 17 15 20 18 16 21 22 Münıh Y 22 Zürıh Benın Budapeşte Madrıd Vıyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y B Y Y PB Y PB 23 29 34 25 29 26 29 26 B 22 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tiflıs Kahıre Y PB B PB Y Y Y PB 18 36 30 32 26 31 15 33 PB 32 (jjAçık Parçalı bulutlu ^ Çok bulut'u YagmurİL Sulu kar > GOK gürultulü GÜNCELCC.VEYT ARCA1TREK • Baştarafı 1. Sayfada Doğruları, yanız doğruları halka duyurmakla görevli medyamız. RTE'nın yarattığı bu abes du- rumu yazmamak, ıstifa olayındaki gelişmeleri ola- ğanmış gibi göstermek için haberlerde takla üs- tüne takla atıyor RTE, zarnanı gelince yorulan arkadaşları de- ğiştireceğiz demiş de, htıkümeti kurarken zaten bakanlardan istıfa mektubu almış da... eee son- ra? Tarım Bakanı canlı yayında bır haberTV'sinin sorularını yanıtlarken cep telefonunda Başba- kan'dan görevden şutlandığı haberini alıyor. Ba- yındırlık Bakanı ıse evınden bakanlığa teşnflerin- de makam araonda bakanlıktan milletvekilliğine iade edildiğini c>ğrenıyor. Kadın sorunlarından so- rumlu bayan bakan da bir toplantıdayken koltu- ğu bırakmasınaKararverıldiği haberini alıyor. Kimı şarkılar yalan dünyadan söz eder; ya dün- yalılar? Kimileri yalan söyleyerek dünyalıları aidat- mıyor mu? • *-• Elli saniyelik telefon görüşmelerinden sonra ba- kanları kabıned«n uzaklaştırdığınagöre, bu kısa- cık sürede karannın nedenlerini de açıklamamış demektir. Başbakan sadece kabinedeki kısıllı de- ğişımde kullanmıyor bu yöntemi.. Ulusal kimi da- valarda da gerçekleri rnalın sahibine, sorumlu ol- duöu halka da duyurmuyor. Orneğin, 3 Ekım'de AB ile üyelik müzakerele- rine başlayabilmenin ilk koşulu uyum protokolü- nün imzalanması. IMe kı, Brüksel'in hazırladığı me- tinde Güney Kıbns, Kıbns Cumhuriyeti adıyla ge- çiyor. Bizimkilerse ımzaladıklannı protokoiün K/b- rıs Cumhuriyeti 'ni tanıma anlamına gelmeyece- ğini ifade eden bır şerh koyacaklarını söyleyerek gerçeği halktan kaçırıyorlar. Kıbns konusu böylece yine ön plana geçiyor. RTE, Amerika'ya gitmeden önce -satış listesıni düzenlemek arnacıyla- ödün vermeye zaten ha- zır MA Talat'lı Kuzey Kıbns heyeti ile masaya otu- ruyor. BM Genel Sekreteri Annan'ın temsilcisi (arabu- lucu) Prendergast'a Papadopulos'un ilettiği önerileri tartışıyorlar. Talat'ın bir süre önce ABD'ye çağrıldığını, ora- da içeriği bilinmeyen görüşmeler yaptığını anım- sayınız. Yemin etseniz başınız ağrımaz; Talat, ABD desteğini arkasına alabılmek için ABD ne isterse verebileceğı vaadiyle VVashington'dan aynldı. Dikkatinizden kaçmamıştır; ABD'Iİ Kongre he- yeti bu görüşmeden sonra Kuzey Kıbrıs'a Er- can'dan giriş yaptı ve Beyaz Saray, Talat'ı des- teklemeye başladı. • • • Durum nedir bugün? Talat'la RTE, Annan'a baskı yapabilecek ABD (hatta Ingiltere) desteğin- de -ödünler vererek- "sözde bir banş" peşinde. Ankara'daki görüşmelerde Talat ile RTE, BM tem- silcisi Prendergast'ın ilettiği Papadopulos'un Ku- zey Kıbns'ı azınlık konumuna getirecek kabul edil- mez buldukları önerileri sanki yeni duyuyorlar. Hayret! Oysa Rum önerileri yeni değil. Türk as- kerinden ve Türkiyeli göçmenlerden adanın arın- dınlmasını, adada söz sahibi Rumlann (Türklerin azınlık) olmasını sağlayacak merkezi yönetime dahageniş haklar verilmesıni, garantörlüğün kal- dırılmasını vs. her fırsatta aylardır açıklıyorlar. Kimi uzlaşma olanakları sağlanır gibi olunca Amerika'nın, AB'nin baskısıyla çözümsüzlük çö- züm değildir diye söze başlayıp ver kurtul'a dü- ğümienen RTE'den ve aynı kulvarda koşan, Rum- larla birleşmeyi, Kıbrıs Cumhuriyeti'nde azınlık haklarına benzer haklarla yaşamayı, egemenlik- ten, bağımsızlıktan ödün vermeyi dünden kabul- lenen anavatansız Talat'tan Papadopulos çoook şey koparacaktır. Zıra tencere yuvarlandı kapağını buldu. Hayır! Kuzey Kıbrıs'tan yuvarlanan kapak, Ankara'da tencereyi buldu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Basının özgürlüğü sınırsız değil ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, basın özgürlüğünün sı- nırlannı çizerken, kısıtlayıcı ölçütlere yer ver- dı. Basının, ayncalık taşıyan konumu ve öz- gürlüğünün, tüm özgürlüklerde olduğu gibi sı- nırsız olmadığını vurgulayan kurul, yayınlann, salt toplumun yaran gözetilerek yapılması, ha- berin olduğu bıçimiyle verilmesi, kışisel katkı- nın yer almaması gerektığine işaret etti. Eski Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan- vekili, emekii Yargıtay üyesi Engin Doğu, hakkındaki bir haber nedeniyle Bilgüı Yayıncı- lık AŞ, Semra Uncu ve Ersin Bal aleyhine manevi tazminat davası açtı. Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi bu istemi reddetti. Doğu kîran temyiz edince, dosya Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne geldi. Daıre, yerel mahkemenin ka- rannı bozdu. Bozrna karannda, anayasarun ve Bısın Yasasrrıın basının özgürce yayın yap- masını güvence altına aldığına işaret edildi. Basına sağlanan bu güvencenin nedeninin top- lunun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşaya- bümesi olduğu belirtilen kararda. basın dışı bir oiaydaki davranış biçıminin hukuka aykınlık oluşturduğu kabul edildıği durumlarda, basın ysluyla yapılan bır yayındaki olayın hukuka a}kınhk oluşturmayabileceği vurgulandı. Ba- srmı bu nedenle ayn bir konumu bulunduğu belirtilen kararda. "Ne var ki, basının bu ay- ncalık taşıyan konumu ve özgürlüğü tüm özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız değildir. Bandan dolayıdır ki yayınlarda kişilik hak- larına saygı gösterilmesi, gerek anayasa ge- rtk Medeni Kanun ve özel yasalarda güven- ce altına alınmış bulunan kişilik haklanna sddırıda bulunulnıaması da yasal ve huku- kibir zorpnluluk ve gerekliliktir" denildı. Sezer: Yasadışı okul ve kurs açılmasını önlemek devletin görevidir 6 Yasadışı eğîtime' veto ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Cumhurbaşkanj Ahmet Necdet Sezer, Türk Ceza Yasa- sı'nda değişiklik öngören yasa- nın yasadışı eğitim kurumlanna vize veren maddesiyle yurtdışın- da işlenen suçlarla ilgili madde- sini veto ettı. Devletin görevinin din de\ leti isteyen tarikatlar ve terör örgütlennin yasadışı yollar- la okul ya da kurs açmalannı ön- lemek olduğunu kaydeden Se- zer, yasadışı eğitim kurumlaruun sapkın düşünceler yaratacağını, bunun da toplumda kaosa neden olacağını vurguladı. Sezer, yurtdışında ışlenen bazı suçlarla ilgili olarak yargılama yapılmasının Adalet Bakanlı- ğı'nın talebine bağlanmasının hukuk devleri ve eşitlik ilkeleriy- le bağdaşmadığını, toplumun adalet duygulannı incitecek nite- likte olduğunu belirtti. Sezer'in yasadışı egıtim kurumlanna ıliş- kin veto gerekçesi ise özetle şöy- le: • Düzenlemeyle yasaya aykın eğitim kurumlannın açılıp işle- tılmesı özendirilmekte ya da ça- hşmalannı sürdürmesine olanak sağlanmaktadır. Mevcut yasalar- da yer alan hükümlerin hedefı ise aynlıkçı terör örgütlennin, mis- yonerlik etkinlikleriyle uğraşan- lann ve din devleti yanlısı tari- katlann, devletin ilgili kurumla- nndan izin almadan, yasadışı yol- larla okul ya da kurs açmalannın SAPKIN DÜŞÜNCELER ÜLKE İCİN TEHDİT1 Yasadışı aynlıkçı ve dinsel eğitim kurumlannın yetiştireceği kişilerin sahip olacaklan sapknı düşüncelerin gelecekte ülke ve ulus birliğine tehdit oluşturacağını belirten Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, "Yasaların izin vermediği kurumlarda din eğitimi yapılmasına, bu yerJeri açmanın ve çalıştırmanın neredeyse teşvik edilmesine, bu kurunılara dolaylı destek verilmesine, zanıan içinde ikili eğitime yol açacak nitelikteki düzenlemenin, laiklik ve öğretim birliği ilkelerivle, çağdaş ve bilimsel eğitim anlayışıyla ve cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle bağdaşmayacağı açıktır" dedi. Laiklik ilkesinin Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin temel taşı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Sezer, anayasada yer venlen laiklik ilkesi uyannca, tslam dininin aydın din adamlannca anlatılıp öğretilmesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin kalıcılığı yönünden de zorunlu olduğuna dikkat çektı. önlenmesi; böylece, sapkın yön- temlerle gençlerin çağdışı. bölü- cü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine aykın bıçim- de eğıtilmelerinin önlenmesi ol- duğu açıktır. Söz konusu düzen- lemede ise bu hedefin korunma- dığı görülmektedir. •Yeni düzenlemeye göre yasa- ya aykın olarak açıldığı saptanan eğitim kurumunu açan ve işleten ldşi ya da kişiler yargılanıp yal- nızca adli para cezası ile cezalan- dınlabilecek; bu tür yerlerde öğ- retmenlik yapanlar ise cezalandı- nlmayacaİc, bu yerlerin kapatıla- bilmeleri de yönetimin takdirine kalacaktır. • Devletin görevi yasalara ay- kın eğitim kurumlanm yaşatmak değil. temelli ortadan kaldırmak- tır. Devlet, yasaya aykın eğitim kurumlannın açılmasını, yapaca- ğı düzenlemelerle başından ön- lemek zorundadır. Suç cezasız kalmamalı • Tüm kurumlar için olduğu gibi, eğitim kurumlannın da açı- lıp işletilmesinin yasalara uygun olması zorunludur. Kurumlar, kurumlan işletenler ve bu kurum- larda çalıştınlacaklann yasal ko- şullan ve nitelikleri taşımalan ka- mu düzeninin zorunlu gereğidir. Bir eğitim kurumunun yasaya ay- kın olarak açıldığının yargı yerin- ce saptanması durumunda, bu su- çun cezası mutlaka kapatma ol- malı, suç, kurum yönünden ce- Umutlartürbeduvarında Konya'da halk arasında Tavusbaba olarak bilinen Şey h Tavus Mehmet EI- Hindi Türbesi'nin duvarına. yakJaşan ÖSS'yi kazanmak isteyenlerin yanı sıra çok farklı istekleri olan kişiJer dilekJerini yazıyor. Son günJerde ÖSS nedeniyle öğrencilerin daha fazla ziyaret ettiği türbenin duvarlannda, "AlJahım üniversiteyi kazanalım. Bizi ayırma", "Allabım oturmaktan bıktım. Bana üniversiteyi kazandır, iş ver", "Hacettepe'yi kazanayım. Amin" gibi ifadeler yer alıyor. Bölgenin temizliğini sağlayan Konya Büyükşehir Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü görevüsi Se>it Yağcı (35), türbenin çevre temizliğinin yanı sıra duvar taşlarının da temizliğini sık sık >aptıklarını belirtti. Buna karşın, bazı ziyaretçilerin, kabul olması için dileklerini yazmalan nedeniyle türbe duvarlarınm sık sık kirletildiğini belirten Yağcı, gelen vatandaşları uyarmalanna karşın bu duruma bir türlü engel olamadıklarını kaydetti. (Fotoğraf: AA) Tazıııiııat ödetilemedi• Baştarafı 1. Sayfada cunda devletçe ödenen tazmi- natlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hak- kında da bu hüküm uygula- mr." CHP Grup Başkanvekili Ke- mal Anadol'un soru önergesini yanıtlayan Adalet Bakanı Ciçek, geçen 3 yılda bu yasanın hiçbir dosyada uygulanmadığını açık- ladı. 2004 yıl sonu itibanyla Tür- ki>e aleyhine 9 bin 591 başvuru yapıldıgını belirten Çiçek, mah- kemenin 3 bin başvuruyu hüku- metin bilgisine gerirdiğini, kabul edilebilir bulunan başvurulardan 47'sinin Türkıye'nin lehine, 511 "m aleyhine sonuçlandığını, 225 dosyanın da dostane çözüm yoluyla sonuçlandınldığını bıl- dirdi. Cemil Çiçek, ıhlal karany- la sonuçlanan davalar için 16 mılyon Avro. dostane çözüm kapsamında 14milyonA\TO ol- mak üzere toplam 30 milyon Avro'yu bütçedeki "ilama bağ- lı borçlar ve nıahkeme giderle- ri" kaleminden ödediklerini açıkladı. Adalet Bakanı, tazminat öden- mesine neden olan eylemlenn önemli bölümünün "Devlet gü- venlik mahkemelerinde asker hâkim bulunması, ifade özgür- lüğünün kısıtlanması. yasal gö- zaltı süresinin uzun olması, ka- mulaştırma bedellerinin geç ödenmesi, vargılamanın makul sürede sonuçlannıaması" ge- rekçelerine dayanması nedeniy- le "bireysel kusura" bağlana- cak yönleri bulunmadığım vur- guladı. Cemil Çiçek, işkence, kötü muamele, yaşam hakkı ihlali gi- bi bireysel kusura ve sorumlulu- ğa dayanan dosyalar konusunda ise şu açıkJamayı yaptı: "İlgili bakanlık veya idare- lerince, failin belirlenemenıe- si, verilen takipsizlik veya be- raat gibi kararlar nedeniyle hukuki sorumluluk yüklenebi- lecek kişilerin tespit edilmeme- si nedenleriyle rücu davası açılnıasına mahal görülmedi- ğinin bildirilmesi halinde, rü- cu davası açılnıasına imkân bulunamadı." • zasız kalmamahdır. • Yasaya aykın eğitim kurum- lanna kapatma cezası verilmeye- rek, kapatma işleminin biryönet- sel işleme, yöneticilerin takdiri- ne bıraJalması, yasaya aykınlığa süreklilik kazandırabilecektir ki bu durumu hukıüc devleti ilkesiy- le bağdaştırmak olanaksızdır. • Demokrasiyi ve çağdaş de- ğerleri özümsemiş, cumhuriyetin temel niteliklerini benimsemiş, her türlü dogmadan uzak kalıp sorgulayabilen, özgür düşünceli bir gençlik yetiştirmenin ve ulu- sun aydınlık geleceğinin temel koşulu, bu amaçlara odaklanmış eğitim kurumlan ve eğitim perso- neline sahip olmaktır. Bu da an- cak anayasal ilke ve kurallar çer- çevesinde çıkanlmış yasalarla sağlanabihr. • Devletin eğitim ve öğretim- deki gözetim ve denetim görevi, laiklik ve bunun eğitimdeki yan- sıması olan öğretim birliği ilkesi- ne aykın etkinlik ve öğretim ya- pılmasına izin verilmemesi göre- vini de kapsamaktadır. • Anayasanın 1. maddesinde, cumhuriyetin niteliklerinın değiş- tirilemeyeceği, değiştirihnesinin önerilemeyeceği kurala bağlan- mıştır. Böylece Türkiye Cumhu- riyeti'nin niteliklerinden olan la- iklik, anayasal ıçeriğiyle güven- ce alhna ahnmıştır. Anayasanın başlangıç bölümünde, hiçbir et- kinliğin Atatürk ilke ve devrimle- ri karşısuıda koruma göremeye- ceği, laiklik ilkesi gereği kutsal din duygulannın devlet işlenne ve politikaya kesinlikle kanştınl- mayacağı belirtılmiştir. • Anayasa, bireyin inanç ala- nında kaldığı sürece din ve inanç olgusuna sırursız bir özgürlük ta- nımakta, buna karşın toplumsal yaşamı etkılediğinde, açığa vu- rulduğunda kamu düzenini koru- ma amacıyla bu özgürlük suurla- nabilmektedir. Bu bağlamda, devlet, dinin körüye kullanılma- sını ve sömürülmesuıi önleyecek önlemleri almakla yükümlü kı- lınmıştır. İkili öğretim kaos yaratır • Öğretim birliği ilkesinin amacı, akla ve bilime dayalı prog- ramlarla çağdaş uygarlık hedefi- ne yönlendirilmiş yurttaşlar ya- ratmaktır. ikili öğretim, yani bir yanda akla ve bilime, öte yanda dinsel öğretiye dayalı öğretim toplumda ikiliğe yol açacak, ka- os ve karmaşa yaratacaktır. • Bir yandan eğitim kurumla- nnın, bu bağlamda Kuran kursla- nnuı Atatürk ilke ve devrimJeri ile çağdaş bilim ve eğitim esasla- nna aykın eğitim verip vermedi- ği devletin gözetimi ve denetimi- ne bırakılu-ken, öte yandan da Kuran kursu öğreticiliği gibi dini hizmetleri yerine getirebilecek elemanlann yetiştirilmesi göre\ı devlet okullanna verilmektedir. Devlet gözetimi ve denetiminin olmadığı ya da sonuç vermediği ortamlarda dinsel ve bilimsel iki- li eğitimin gelişip yerleşmesi ka- çınılmazdır. • Açıklanan nedenlerle, ince- lenen yasanın 3 ve 29. maddele- rindeki düzenlemeler; hukuk devleti, eşitlik, laiklik, ülke ve u- lus birliği, öğretim birliği ilkele- riyle, cumhuriyetin kuruluş fel- sefesiyle. çağdaş ve bilimsel eği- tim anlayışıyla bağdaşmamakta, toplumun adalet duygulannı inci- tecek nitelikte bulunmaktadır. GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada dedi ki: - Arkadaşlar istifa ederek önümüzü açtılar. Biz de yeni bakan arkadaşlarımızı atadık. Eğer her şey Başbakan'ın dediği gibi ise demek ki kabinede isyan var! 3 bakan birden girti, Baş- bakan'a istifasını verdi! Gazeteci arkadaşlarımız Erdoğan'ın açıklama- larından tatmin olmamış olmalı ki, durumu bakan- lara sordular. "Evet, ben istifamı vermiştim" diyen olmadı! Bu durumda akla Özal döneminde yaygınlaşan bir gelenek geliyor: Daha atandıklan gün bakanlardan tarihsiz ısti- fa dilekçesi alınır. Cebe konur. Günü geldiğinde üzerine tarih yazılır. Istifa yürürlüğe konur. Erdoğan, özal'ın kimi özelliklerinj çok iyi hatmet- miş görünüyor! • • • Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 7 Mart 2OO5'te Başbakan Erdoğan'a gönderdıği vekâle- ten atamalara ilişkin yazıyı dün kamuoyuna açık- ladı. Giderek yerleşik bir yöntem haline gelen ve- kâleten atamalann doğurduğu sakıncalan dile ge- tiren Sezer, hükümete "kuralları" anımsattı. AKP'nin "kural" deyince şunu anladığını görü- yoruz: Yasal-yasadışı nasıl olursa olsun kadrolaşma planını kur", istediğin koltuğu "a!"... Başbakan bır süre önce partisinın üst kurulla- rında yaptığı konuşmada, Köşk'e rağmen yapılan atamalardan övünerek söz etmişti. Sezer, en azın- dan tarihe not düşmek için hükümete yaptığı uya- nyı kamuoyuyia paylaşmayı önemsiyor olmalı. Sezer'in dikkat çektiği vekâleten atamalar, Köşk'ün imzasının kaçınılmaz olduğu koltuklar. Aslında AKP, devleti kevgıre çevirdı, bulduğu her boşluktan dalıyor. Bir örnek verelim. 657 sa- yılı Devlet Memurlan Yasası'nın 59. maddesine göre, özel kalem müdürlüğüne gerekli görüldüğü hallerde dışarıdan atama yapılabıliyor. Ozel kalem müdürleri de gerektığinde devletin öteki kadrola- rına atanabiliyor. Bu boşluğa dalan AKP'liler, pek çok kurumda özel kalem müdürlüğü makamını devlet havuzu- na atlama yeri olarak kullanıyorlar. Böylece dev- let memurluğu sınavlarını yok sayıyorlar. Kulislerde dolaşan bilgilere göre, bu yöntem o kadar yaygınlaşmış ki, Başbakan bile rahatsız ol- muş, "En azından benden habersizyapmayın" di- ye haber salmış. • • • Sezer, yasadışı eğitim kurumları açılmasını ser- best bırakan Türk Ceza Yasası'ndaki düzenleme- yi veto etti. AKP'liler bunu öngördükleri için "Ya- sa Çankaya 'dan dönse de aynen çıkarınz" demeç- lerini çoktan vermişlerdi. Her şeye ama her şeye karşın bir kez daha an/m- satalım... Eyy AKP'liler, yasadışı eğitim kurumlarının önü- nü açtığınızda öncelikle eğitim sistemini altüst edersiniz. Diyelım kı bu sizi çok ilgilendırmiyor. Si- zi sadece herkesin istediği gibi din eğitimi kuru- mu açması ilgilendiriyor. Eğer bunun önünü açar- sanız iki şey yapmış olursunuz: 1 - önü alınmaz bir ticari araç olur. 2- Sizi kâfir görecek kadar bağnaz eğilimler çı- kar. Amacınız bunlarsa, diyeceğimızyok... Bizdensöylemesi... ankcum " cumhuriyetcom.tr MYK'de pazartesi görü$ülecek AKP'nin eğilimi aynen çıkarmak -\NKARA (Cumburiyet Bürosu) - AKP yö- netimi, Cumhurbaşkanf nca ıade edilen yasadı- şı eğitim kurumlanyla ilgili düzenlemeyi de- ğiştirmeden yenıden Çankaya Köşkü'ne gön- dermeyi değerlendiriyor. Başbakan Recep Tay- yip Erdoğan, yasa Cumhurbaşkanı'nca iade edilmeden önce AKP Merkez Yürütme Kuru- lu'nda yaptığı değerlendirmede, "Bunun ar- kasında dururuz. İade edilirse değiştirme- den yeniden Meclis'ten çıkanrız" demıştı. AKP Grup Başkanv ekılı Irfan Gündüz ile AKP Genel Başkan Yardımcısı \ükhet Hotar Göksel de iade durumunda düzenlemenin Meclis'te ikinci kez görüşüleceğini ve degişti- rilmeden yeniden çıkanlacağını behrtmıştı. Göksel, "Parti yetkililerimizin kararı böyle" açıklamasmı yapmıştı. AKP grup başkanvekıl- leri, Cumhurbaşkaru'nın iade gerekçelerinin pazartesi günü AKP MYK'de değerlendirilece- ğini ve parti karannın bü>oik olasılıkla "aynen iade" yönünde olacağını belirtti. Anayasa Ko- misyonu Başkanı Burhan Kuzu. "Bu aynen gider diye tahnıin ediyorum, çünkü bu ko- nuda grup kararu. Haziran ayı içinde gru- bunıuz bunu bir kez daha inceler" dedi. Ya- sanın düzenlenme amacını aşan bir tartışma yaşandığım savunan Kuzu, şu görüşleri dile ge- tirdi: "Konu Kuran kursu veya Kuran öğ- renme konusuna indirgeniyor. Aslında kanu- nun yeni maddesi sadece Kuran kursu değil. Eğitim verme işine her türlü ders girebilir. Yani bir spor okulu, tngilizce dersi, Almanca dersi olabilir. İzin almadan niye İngilizce dersi alıyorsun diye gel 3 sene yat... Bunu kamuoyu vicdanı kabul ediyor mu? Esasen ceza verilecek bir eylem değü." Burhan Kuzu. yasadaki hapıs cezasının 1971 'deki askeri muh- tıranın ardından olağanüstü dönemde getirildi- ğini belirterek "28 Şubat sürecinde de bu 3 yıla çıkanldı. 1 Haziran'da geririlen metinde muhalefetle uzlaşma nedeniyle AKP buna rıza göstermek zorunda kaldı. Ama kamu- oyundaki rahatsızlık ortada" diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog