Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 30 HAZİRAN 2005 PERŞEMBE 8 HABERLERİN DEVAMI Istanbul Edırne Kocaeli Çanakkale Izmır Manısa Aydın Denızli Zonguldak B B B B A A A A B 28 33 28 31 33 34 36 36 24 T URKIYE Si-nop Samsun Tr.abzon Giresun Ankara Eskişehir Konya Sı vas Antalya B PB Y Y B B B PB A 24 25 23 23 28 30 29 26 35 Adana Mersin Dıyarbakır Şanlıurfa Mardın Siırt Hakkâri Van Kars B A A A A A PB PB Y | 31 30 36 38 34 34 30 26 20 r^ •AS»IZTipr Helsınkı Yurdun doğu ke- sımlerı parçalı bulutlu, Dogu Karadenız ıle Oslo Doğu Anadolu'nun kuzeyı sağanak ve gokguruftuiusağanak Stockholm yağışlı, dığer yerler az Londra buiutlu veaçıkgeçe- Amsterdam cek. Hava sıcaklığı yurdun batı kesımle- nnde artacak, dığer DIS MERKEZLER B 18 Y 19 _ 18Y 22 Brüksel Y 22 Parıs Y 26 yerterde onem!ı birde- Bortn ğışıklık olmayacak. Miınıh Y 29 Y 23 Zürih Berlın Budapeşte Madrıd Viyana Belgrad Sofya Roma Atina Y Y PB Y Y Y PB B 25 23 34 24 30 30 30 32 Y 24 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Tıfhs Kahire Y PB PB PB PB PB Y PB 18 27 27 36 27 31 33 34 B 34 Açık bulutlu SiS.ı Z ^ Buluuu t ÇOK bulutlu ı Yagmurlt Gök guojltülü G U N C E L c Ü N E Y T ARCAYÜREK • Baştarafı 1. Sayfada berinde ucuza tıraş olduklannı açıklarken berber- de bulunan dostlann saç-sakal tıraş paralarını ödemekzorunda kaldıklannı söylüyor, bu ve ben- zeri koşullarda 7 milyarcık maaşın yetmeyeceği- ni kanıtlamaya çalışıyordu. Milletin vekilleri çeşitli formüller üretiyorlar. Iç- lerinden biri -Resul Tosun- Insan Hakları Ko- misyonu üyesi olarak gittiği Isveç'ten vekillerin maaşlarını inceleyerek döndü. Isveç'te uygulanan t»ir formülün burada da uy- gulanmasını istiyor. öneri gayet basit. Neredey- se milletvekillerinin maaşlannı katlayacak kadar basit: Maaş üzerine, diyor, milletvekillerinin ge- zilerde harcırahı (örneğin günde maaşının 30'da biri), konaklama gideri (milletin vekili ucuz otel- de kalacak değil ya; gecesi 250-300 milyon ara- sı bir otel), ulaşım gideri (uçak, tren veya kiralık araba, özel otoların bakımı, benzini vs.), kira ve iletişim (700-800 milyonluk bir daire artı 1 -2 mil- yarcık her türden iletişirn) gideri devlet tarafından karşılanmalı! Bu giderlerin devlete kaça mal olacağını he- saplamadan Tosun Bey, "Böylece halkın da kar- şı çıkmadığı birmodel ortaya çıkar" diyor. Ne ki, önerinin eksik yanlan var; yiyecek ve içecek giderlerini devletin karşılaması da, millet- vekillerine diş kirası ödenmesi de... unutulmuş. •*-•• Yağma Hasan'ın böreği mi bu devlet? Çalan çalıyor, banka kuran ya kendi şirketlerine ya da dostlara, eşlere, babalara para hortumluyor. Son günlerin gözde olayı, 1965'te AP'nin Sü- leyman Demirel'le iktidara gelişiyle birlikte gide- rek zenginleşen Murat Demirel'in babası Şev- ket Demirel'in 9 şirketine el konulması. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Murat'ın bankası Ege'- den Şevket Ağa'nın şirketlerine para hortumlan- dığını kanıtlayan belge var elimizde diyor. Ispar- ta'nın toprağına taşına egemen "ağa" ise yok, olamaz diyor. Olayın ilginç yanı, Süleyman Demirel'in (S. D.) Isparta'ya koşması. Havaalanında öyle hızlı yü- rüdü ki ne hasta ne masta, maşallah! Oradan buyurdu 9., dedi kı: "Bu birgasptır." Kardeşinin canı yandığı, şirketlerine el konul- duğu zaman "gasp" sözcüğünü kullandı S. D; halkın Egebank'a yatırdığı 1 milyar 300 milyon doları Murat Demirel hortumladığı zaman... ye- ğenıni... halkın paralannı gasp ettin... diye suç- lamak aklının ucundan bile geçmedi. Yeğen gece yarısı çuval çuval parayı kaçırdığı zaman sustu, konuşmadı. Murat Demirel'in yaptığının sokak kapkaççıla- rından farkı ne? Kimi yalaka yazarlara göre, operasyon S. D'yi hedef alıyor. Bir ara türban konusunda öneride bulundu ya; iktidar bozulmuşmuş bu öneriye de... falan filan. S. D. ununu elemiş, eleği asmış. O bir emekli. Programlarda boş saatleri doldur- maya çalışan TV'ierden çağrı bekliyor. Çevresin- deki birkaç yalaka yazaıia gündemde kalıyor ve şimdi Murat Demirel'den sonra Şevket Demirel'i kurtarmak için eski-yeni kimi dostlarından yar- dım bekliyor. • • • S. D, Başbakan operasyondan habersiz ol- maz, diyor. S. D'nin bu söylemi kimi çağrışımlara yol açı- yor. Egebank'a 22 Aralık 1999'da el konuldu. S. D, cumhurbaşkanlığından 16 Mayıs 2000'de ay- nldı. Birsoru soralım Bay S. D'ye: Yeğeniniz Murat Demirel'in sahibi olduğu Egebank'a el konulaca- ğından bir gün önce haberiniz var mıydı? Türkiye sağlıkta sonuncu OECD ülkeleri arasındaki araştırmaya göre Türkiye'de sağlık harcamalanna kişi başına 583 dolar harcanıyor. Uzmanlar ise bu miktann 200 dolan geçmeyeceğini vurguluyor Istanbul Haber Servisi - Eko- nomık Işbirlıği ve Kalkınma Ör- gütü (OECD) raporuna göre Tür- kiye, üye ülkeler içinde sağlık harcaması en düşük olan ülke olarak belirlendi. OECD, rakamı kişi başına yıllık ortalama "583 dolar" olarak açıkladı. Ancak. uzmanlar, Türkiye'deki sağlık harcamalannın kışı başına 200 dolardan fazla olmadığına dikkat çekiyor. Rkamın düşükjüğünün nedeni, hükümetin sağlık harca- malanna ayırdığı payın, bütçenin yüzde 3.55'i olması olarak gös- teriliyor. Halkın kamu sağlık hiz- metlerine ulaşamaması ve özel sağlık kurumlanndan yeterince hizmet alamamasının da harca- malann düşük olmasının bir baş- ka nedeni olduğu belirtıliyor. OECD 2005 Sağhk Rapo- ru'nun "kişi başına sağlık har- caması" verisine göre, 30 OECD ülkesi içinde Türkiye sağlık harcamalanna en az pay ayıran ülke oldu. 1960 ile 2003 yıllannın karşılaştırmalı olarak değerlendirildiği raporda, Türki- ye 2003 yılı ıtıbanyla sağlık har- camasında 583 dolarla kişi başı- na en az sağlık harcamasının ya- pıldığı ülke olurken, Türkiye'yi 677 dolarla Meksika, 777 dolar- la da Polanya izlıyor. ABD iik sırada yer alıyor Sağlık harcamalanna en fazla payın aynldığı ülke 5 bin 635 do- larlaABD olurken, ABD'yi 3 bin 807 dolarla Norveç ızledi. Kişi başına sağlık harcaması en yük- sek olan ülkeler arasında îsviçre 3 bin 781 dolarla üçüncü sırada yer aldı. Rapora göre, Türkiye 1990 yılında, 293 dolar ile kişi başına sağlık harcamasında yine OECD içinde en düşük olduğu ülke konumunda bulunuyordu. Prof. Gürsoy: Sosyal devletten uzaklaşıbyor Istanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Gençay Gürsoy, bu raka- mın Avrupa ülkeleri arasında, sağlık harcaması en düşük olan ülkenın de yansı kadar olduğu- nu belirterek bunun sistemin ter- cihlerinı gösterdiğini söyledı. Bütçe hazırlanırken en düşük pa- yın sağlık ve eğitım harcamala- nna aynldığını anımsatan Gür- soy, bunun sosyal devletten uzaklaşılmasının göstergesi ol- duğunu söyledi. Fransa'nın Av- rupa Anayasası'nı reddetmesi- Hükümete protesto KESK tzmir şubeleri, DİSK Ege Bölge Temsilciliği. Türk-lş 3. Bölge Temsilciliği, TMMOB ve Izmir Tabip Odasının Konak AJanı'nda düzenlendiği eylemde,AKP hükümetinin çıkarmaya hazırlandığ] Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası protesto edildi. Grup adına konuşan Büro Emekçileri Sendikası lzmir Şube Başkanı Musa Sever, iktidann sağlık ve sosyal güvenlikte IMF ve Dünya Bankası'nın dayatmalannı "reform" adı altında yutturmaya çalıştığinı kaydetri. Sever, "Tasanyla emeklilik yaşı 60'tan 68'e >ükseltÛiyor. Prim ödeme gün sayısı 9 bin iş gününe çıkartüıyor. Kadınların emeklilik yaşının daha düşük olması uygulaması kaldırılıyor. Emeklilik ikramiyeleri ve emekli maaşlan düşecek" dedi. (HICRANÖZDAMAR) TEHLIKEDE BİZ BU SENDİKAYI SOKAKTA BULMADIK Biz, 1980'den sonra Türkiye'de kurulan ilk kamu görevlileri sendikası olan Eğitim Iş'in kurucu ve yöneticileri ve danışmanlarıyız. Bu sendika, daha sonra Eğit Sen'le birleşerek Eğitim Sen'i oluşturdu. Bu yeni sendikanın organlarında da görev alanlarımız oldu. Bu nedenle, sendikamızın kapatılması sürecine yol açan gelişmeler karşısında duyarlıyız. Türkiye öğretmenlerinin umut bağladığı sendikamız, tüzüğündeki "(...) bireylerin anadillerinde öğrenim görmesini (...) savunur" ibaresi nedeniyle yazık ki kapanmanın eşiğine getirilmiştir. Bu konudaki Yargıtay kararı eleştiriye açık olsa da bir gerçektir. Ulkemizin kültürel zenginliğini oluşturan dil ve lehçelerin öğrenilmesi bir insan hakkıdır. Ancak bu dil ve lehçelerin resmi öğrenim dili olarak kullanılmasını ve bu yolla yurttaşlann biriiğinin zedelenmesini onaylamıyoruz. Sendikamızı yıllardır oyalayan bu talep, temel görevlerin ihmal edilmesine neden olmuş; üyelerin ve kamuoyunun Sendika'ya karşı güvenleri sarsılmıştır. Tartışma konusu tüzük hükmü, yalnız hukuksal ve sendikal nedenlerle değil, siyasal nedenlerle de tüzükten çıkarılmalıdır. Çünkü öğretmenler, Cumhuriyetin temel değerlerinin savunucusudur, sendikaları da öyle olmalıdır. Aksine bir tutumda direnmek, yüz binlerce öğretmenin on yıllardır dişleriyle, tırnaklarıyla oluşturdukları sendikalarını iç çatışmaya sürüklemek, bu büyük birikimi heba etmektir. Bunun sorumluluğu ağırdır. Biz bu sendikayı sokakta bulmadık!... Ahmet AYDIN, Ahmet BOLKISIK, Ahmet EROĞLU, Akan EVREN. Ali DÖNGEL, Ali GÜVENENLER, Ali KINACI, Asıye DURMUŞ, Ayhan SARIHAN, Cahit YARIŞ, Cemalettin BEYDOĞAN, Cengiz ÖKSÜZ, Cihangir DÜNDAR, Çetin ÛZÇELİK, Enver Aydın YILMA2, Enver EROL, Erdal ÇAU, Erdoğan VURAL, Eşref BİTEK, Feyzi COŞKUN, Erdinç NİZAL, Feyzullah ERDOĞAN, Fethi SÖNMEZ, Gökhan YALÇIN, Halil BOLU, Halil GÜNGÖR, Hasan PEKTEKİN, Hüseyin YARIMOĞLU, Ibrahim DÜLGER, llhan ENGİN, Ismail ERTEN, Ismet OKULU, Ismet ŞEIMGÜL, Kadir BAYRAKTAR, Kamil Ekrem PALA, Prof. Dr. Kamile ÜN AÇIKGÖZ, Prof. Dr. Kemal AÇIKGÛZ, Kenan DÖNMEZ, M. Emirhan KOZAN, Mehmet GÜNAYDIN, Meral AKMAN, Prof. Dr. Mesut GÜLMEZ, Mustafa CAN, Mustafa DAĞISTAN, Musa EMİNOĞLU, Mustafa KARABELA, Münevver OGAN, Nail SÖNMEZ, Necati ÖZKAN, Necati KUR, Necatı YENTÜRK, Dr. Niyazi ALTUNYA, Nurettin ÖZSOY, Orhan CANLI, Oıtıan ARACI, Ömer ÖZTÜRK, Özden 3İLGİN, Ruhseven GÜLER, Sabri KOŞAN, Sadettin KÖKSAL, Sefer KÛSE, Şükrü AKTÜRK, Ramazan GÜRBÜZ, Refik SAYDAM, TanzerBOĞAN, Vahit AK, Yaşar ERDOĞDU, Yetkin ÇEÜK, Yılmaz COŞKUN, Yılmaz ÖZKAN, Yurdagül ÖZELCİ, Yusuf Ziya ÖZTÜRK, Zekı BAYRAM. 'İKTİDAR TOPHJSÖZLEŞMEANLAYIŞTYLAMASAYA GELSİN' KESK'ten çağn ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - KESK Başkam Ismail Hakkı Tombul, hükümet ile memur sendi- kalan arasında toplu görüşmelerin 15 Ağustos'ta başlayacağını belirte- rek hükümetin, bu yıl masaya "top- lusözleşme" anlayışıyla gelmesi ge- rektiğini söyledi. Tombul, hüküme- tin toplu görüşme masasına oturma- dan 2006 yılının zam oranlannı açık- lamasının doğru obnadığını belirtti. BaşbakanYardımcısı Mehmet Ali Şahin, KESK yöneticilerini kabul etti. KESK Başkanı Tombul. gaze- tecilere yaptığı açıklamada, geçen yıl yapılan toplu görüşmelerde, hü- kümetin 50 maddelik taahhürte bu- lunduğunu belirtti. Tombul, bu çer- çevede. memurlara grev, toplu iş sözleşmesi ve siyaset hakkı tanın- ması yönünde "adım atılması" ge- rektiğini söyledi. Şahin'in. hüküme- tin, toplu görüşmelerde bulunduğu taahhütlerin bir kısmını yerine getir- diğini, ancak bazı değişiİdikleri, Ka- mu Personel Reformu ile değerlen- direceklerinı söylediğıni anlatan Tombul, görüşmede, reform konu- sundaki endişelerini de dile getir- diklerini aktardı. Tombul, Şahin'in, reform hazırlıklannı gelecek ay me- mur konfederasyonlan ile tartışma- ya açacaklannı söyledığini belirte- rek "Sadece görüşümüzün alın- ması değil. görüşümüzün değer- lendirilmesi gerektiğini ifade et- tik" dedi. Eğitim-Sen'in durumu- nu görüşmede dile getirdiklerini bil- diren Tombul, da\-anırL bir "demok- rasi ayıbı" olduğunu \aırguladı. Durumun düzeltilmesi için siyasi ıradenin ortaya çıkması gerektiğini belırten Tombul, "Şahin, bu talebi- mizi Başbakan ile görüşecekleri- ni ve bir değerlendirme yapacak- larını söyledi" dedi. Stratford Caming'li GünlereYeniden Merhaba! B Baştarafı 2. Sayfada Canning'ın, Padişah Abdülmecit üzerindeki etkısi o denli büyüktü ki. Canning'in önensi üzenne, gerçekleş- tirilecek reformlann karşısında olan Osmanlı nazırlarının hemen görevien- ne son verilir, Canning'in önerisıyle ka- bul edilmiş olan yasalan u>gulamayan paşalar da a>Tiı kaden paylaşırlardı. Canning, yolunu çizmiş ve padişahı da bu yolda yürümeye ikna etmişri. Bu yola karşı çıkanlar, anında kena- ra itilirlerdi. AB büyükelçilerinın, ül- kemızin içışlerine açıkça müdahaleleri biçıminde yorumlanabilecek doğnıltu- daki tutumu, Osmanh'mn. Stratford Canning'Ii günJerine çağnşım yapma- ma neden oldu Atatürk Türkiyesi, acaba Osmanlı Devleti'nin en güçsüz olduğu günlerdeki gibi, yine büyük güçler'in ve özellikle de Ingiltere'nin güdümünde mi iç ve dış politika ka- rarlaruu alacaktır, yoksa bu duruma başkaldıracak olan ulusalcı güçlerin önderliğinde. yenidenAtatürkçü tam bağımsız bir devlet konumunda ol- mayı raı sürdürecektir?.. (J)Bu konuda ayrıntılı bilgi için bk: • Stanley Lane Poole, Lord Stratford Canning'in TürkiyeAnılan, çev. Can Yücel, ikinci baskı, Ankara, YurtYaun- ları, 1988. (2) Ibid. s. 83. nin, aslında sosyal devletten uzaklaşılmasına tepkı olduğunu dile getiren Gürsoy, "Bu rakanr düşük olmakla birlikte. birçok insan sağhk hizmetlerine ula- şamıyor. Sağlık hizmetlerine ulaşımda ciddi bir eşitsizUk ya- şanıyor. Birçok insan sağîıgı için hiç harcama yapamıyor" dedi. Harcamalann önemli bir bölümünün de ilaç ve teknoloji- ye aynldığına dikkati çeken Gür- soy, "Bunlar sağlığı korumaya değil tedaviye yönelik harca- malar ve çoğunlukla Türki- ye'yi dışa bağımlı kıhyor. OECD'nin bulduğu rakam muhtemelen, özel sağhk harca- maları dahil edilerek hesaplan- dı, ama Sağlık Bakanlığı istatis- tiklerine göre bu rakam, yıllık 200 dolardan çok değil" dedi. 4 Temmuz'da toplanılacak Toplu görüşme sonuçsuzANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Kamu emekçileri adı- na Türk-lş ile hükümet arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin 4. oturumunda da uzlaşmaya vanlamadı. Taraf- lar 4 Temmuz Pazartesi günü ye- niden bir araya gelecek. Kamu- da çalışan işçiler adına sürdürü- len toplu iş sözleşmelerı çerçe- vesinde Devlet Bakanı ve Baş- bakan Yardımcısı Mehmet AJi Şahin ile Türk-tş Genel Başka- m Salih Kıhç'm da katılımıyla yapılan dördüncü toplantıdan da uzlaşı çıkmadı. Yaklaşık 2 saat süren görüşme- de, taraflann ücretler konusunda yeni bir öneri getirmediklen bil- dirildi. Türk-lş Genel Başkam Salih Kılıç, Başbakanlık Merkez Bina'da başına kapah gerçekle- şen toplantıdan çıkışta gazetecı- lere yaptığı açıklamada, görüş- mede herhangi bir anlaşmaya va- ramadıklarmı söyledi. Ücretler konusu daha sonra görüşülecek Toplu iş sözleşmeleri çerçeve- sindeki bütün idari, sosyal ve pa- rasal konulan görüşmek üzere 4 Temmuz Pazartesi günü yeniden bir araya geleceklerini bıldıren Kılıç, idari maddeler konusunda iki kamu sendikasının genel sek- reterleri ile görüşeceklerini ve bu konuda neler yapabilecekle- rini ele alacaklarmı belirtti. Kı- lıç, ücret konusunu da daha son- ra görüşeceklerini ifade etti. Onceki günkü görüşmelerin ardından, "ücret konusunu çöz- dükten sonra idari maddelere geçeceklerini" söyledığinin anımsatılması üzerine Kılıç, "idari maddeler ağırlık ka- zandı. onun için" diye konuştu. Kılıç. "Hükümetin önerdiği rakamlara yakınsınız diyebilir miyiz? İdari maddeleri çözer- seniz, o rakamları kabul edece- ğinizi söyleyebilir rniyiz?" so- rusuna da "Hayır. Ücretler ko- nusunda herhangi bir seviye yakalanmadı" karşılığını verdi. Hükümetin önerisine ret Bu arada, görüşmede ele alı- nan idari maddeler çerçevesinde hükümetin. çalışma süreleri, fazla mesailer ve pozısyon dışı çalıştırma gibi konularda yeni düzenlemeler önerdiği, Türk- lş'üı ise mevcut hükümlerin ko- runmasmı istediği bildirildi. Hükümet, önceki günkü gö- rüşmede, kamu işçileri için bi- rinci 6 ayda yüzde 5, ikinci 6 ay- da yüzde 4, üçüncü ve dördüncü 6'şar aylarda da yüzde 3'er zam önermişti. Türk-lş ise daha ön- ce, birinci 6 ay için yüzde 13, ikinci, üçüncü ve dördüncü 6'şar aylar için ise yüzde 5'er zam ta- lep etmişti. GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada züne şöyle bakıyorum, der. öteki, harekâtı da içe- rir ve tamamen gizlidir. Bizdeki adı da, Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB). Bu belge sonu sıfır ve beşle bıten yıllarda yenile- nir. Gereklı görülürse aradaki yıllarda da yenilene- bilir. Bunun örnekleri görüldü. Kimilerinin "derin anayasa" adını da taktığı MGSB'nin yenilenmesi bugünedeksorun olmadı. Erbakan'dan Yılmaz'a, Ecevrt'ten Çiller'e, Demirel'den Özal'a bütün baş- bakanlar Milli Güvenlik Kurulu (MGK) zemininde gerçekleşen çalışmalara uyum gösterdiler. MGKzemıninden çıkan MGSB'nin başhcauygu- layıcısı Bakanlar Kurulu. Bu nedenle belge ilgili ba- kanlıklara da gönderilir ve iki anahtarlı bölmelerde saklanır. AKP iktidarı MGSB'nin tamamen kendi hazırla- dığı, içi boşaltılmış bir belge halınde kabul edilme- sini istiyor. Üstelik, bakanlıkların devrede olmasına da karşı çıkıyor. Askerler de belgenin eskı ciddiyetini koruması gerektiğini ve ülke güvenliği açısmdan yenilenme- sinin kaçınılmaz olduğunu vurguluyorlar. • • • Yaklaşık 1 yıldır sürdürülen yenileme çalışması- nın 21 Haziran'da noktalanması bekleniyordu. Ol- madı. MGK toplantısının tarafları kendi ıstemlerin- de ısrar edince, görüşme "önümüzdeki toplantıla- ra"ertelendi. AKP'nın belgesi 21 sayfa. Askerlerin hazırladığı yaklaşık 300 sayfa. Bu iki belgenin ortak noktaları çokaz. AKP, bugüne kadar izlediği iç ve dış politikanın "devlet siyaseti" olmasını istiyor. Yaşanmakta olan krızin özeti bu! Bir süredır Cumhuriyet ve Akşam gazetelerinde çıkan bu yöndeki haberlere, öteki gazeteler de ka- tıldı. Tüm haberlerde "ortak noktanın" bulunama- dığına vurgu yapılıyor. Hükümet ise bu ve benzeri her haberde olduğu gibi konuyu geçiştirmek, sorulursa da yalanlamak üzerine siyaset yapıyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün değerlendirmesi ise standart: "Bunlar hayal mahsulüdür!" Eğer ben bir gazete sayfası dolusu hayal ürete- biliyorsam, yakında şöyle bir kurum oluşturacağım: Hayal Mahsulleri Ofisı! Sanırım, giderek işlevsızleşen Toprak Mahsulleri Ofisi kadar üretken olurum! • • • 27 Hazıran Pazartesi günü Cumhuriyet'in man- şetten duyurduğu "Belgedebunalım" başlıklı habe- rin tamamen belgelere dayandığını bir kez daha vurgulayalım ve soralım: Bir devlet, bugününü ve geleceğıni planlayan bir siyaset üretemiyorsa bu ciddi bir sorun değil midir? Moda deyimle, "gerçek gündem" değil midir? Gerçek gündemdir ama, pek çok sözcük gibi ger- çek sözcüğünün de özündeki anlam değişti... Devleti "ger"ve istediğin tarafa "çek"... Gerçek, gerçek... Al sana gerçek! ankcum(a cumhuriyet.com.tr Büyükanıt 'a îsrail'den ziyaret İsrail Kara Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yiftach Ron-Tal ve beraberindeki heyet, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyüka- nıt'ı ziyaret etti. Büyükanıt, iki ülkenin kara kuv- vetlerinin çok yakın işbirliği olduğunu kaydede- rek işbirliği imkânlarının nasıl geliştirileceği ve yürütülen projeler hakkında görüş alışverişinde bulunacaklannı belirtti. Ron-Tal'i daha önceden tanıdığını bildiren Büyükanıt, "Birbirimizi anla- mak için zaman kay bermeyeceğiz. Bizi ilgilendi- ren konularda görüşeceğiz" dedi. (Fotoğraf: AA) Emekfye katsayı farkları ödenecek •ANKARA (ANTC4) - Memur emeklilerine katsayı artışından kaynaklanan farklar 1-5 Temmuz arasında ödenecek. Emekli Sandığı'ndan yapılan açıklamada. katsayı artışlanyla en düşük emekli aylığının 543.43 YTL'den 577.05 YTUye >1ikseleceği ânımsatıldı. Emekli Sandığı'ndan aylık alan emekli. dul ve ye- tımlerin 1 Temmuz'dan geçerli katsayı artışlanyla il- gili fark çalışmalannın tamamlandığı belirtilen açık- lamada, birinci gruba giren emekli dul ve yetimlere 1 aylık, ikinci gruptakilere iki aylık ve üçüncü grup- takilere üç aylık fark ödeneceği bildirildi. Esfci bakana soruşturma istetni • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakanlık, Çevre Bakanlığı Döner Sermaye îşletmesi hesaplan- na aktanlması gereken meblağjann Türkiye Çevre Koruma Vakfi hesaplanna aktanlarak Hazıne'nin ge- lu- kaybına neden olduğu, çevre koruma vakıflannı istihdam kapısı olarak kullandığı ve bu vakıflarla çı- kar ilişkisine girdiği gerekçesiyle DSP'li eski Çevre Bakanı Feyzi Aytekin hakkında soruşturma açılması istemiyle f BMM'ye yazı gönderildi. Anayasaya göre soruşturma açılması için en az 55 milletvekilinin im- zasıyla soruşturma önergesi verilmesi gerekiyor. Bağdafta kaçırılan Türk serbest • ANKARA (AA) - Irak'ın başkenti Bağdafta ocak ayında kaçınlan Abdülkadir Tannkulu'nun ser- best bırafaldığı bildirildi. Dışişleri BakanJığı kay- naklan. Bağdat'ta 13 Ocak'ta bir Türk inşaat şir- ketine düzenlenen baskın sırasmda kaçınlan Tan- nkulu'nun serbest bırakıldığını doğruladı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog