Bugünden 1930'a 5,419,547 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

3O HA2İ RAN 2005 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Yaşları henüz 10 bile olmayan kız çocuklarında ergenlik belirtileri görüldü Hormonlu çilekskandalı• t ç küçük kızda fıtoöstrojen honnonuna maruz kaldığı için göğüslerinde büyüme saptandı. Uzrnanlar çocuklann düzenli olarak çilek yediklerini belirterek •'Tanmda kullamlan büyüme faktörlerinin fazla almması dururnıuıda kadınüık hormonu salgılanmasında uyancı olduğunu" söyledi. KüçtkY.A.ve annesi. , (Fotoğraff Sabah / gazetesinden J * ahnnuştur.) A* Avukat ağır cezalık • ANKARA (ANKA) - Ankara Barosu Genel Kurulu"nda yaptığı konuşmada Ermenılere Osmanlı Imparatorluğu tarafindan soykınm ve sürgün uygulandığını savunduğu gerekçesiyle hakkında dava açılan avukat Medeni Ayhan'ın yargılanmasına dün Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edıldi. "Avukatların mesleklerini sürdürürken işledikleri suçlardan dolayı ağır ceza mahkemesinin görevlendirilmesi" hükmüne dayanarak "görevsizlik" karan veren mahkeme, 3 yıl hapsi istenen Ayhan'ın dosyasını ağır ceza mahkemesine gönderdi. Galata Fest başlıyor • Istanbul Haber Servisi - Şehristanbul Derneği'nin organize ettiği " 1 . Uluslararası Galata Festivali- Galata Fest" yann başlıyor. Festivalle ilgilı Galata Meydanı'nda açıklama yapan Şehristanbul Derneği Başkanı Atilla Tuna, amaçlannın yaşanan alanlan sanata açarak. Galata ve çevresini sanat merkezı haline getirmek olduğunu söyledi. 10 Temmuz'a kadar devam edecek festivale Balkanlar'dan Kafkas- lar'dan, Ortadoğu'dan, Orta Asya ve Doğu Akdeniz'den çok sayıda sanatçı, kültür adamı, ressam. tiyarocu ve edebiyatçı katüacak. Çadıra yıldırım düştü • ISPAKEA (AA) - Isparta'nın Yalvaç ilçesinde bir çadıra yıldınm düşmesı sonucu anne öldü, 3 yaşındaki kızı yaralandı. Sücüllü beldesi. Sultan Dağı Gâvur Yaylası'nda, Kalkan aılesine ait çadıra yıldırım düştü. Anne Şerife Kalkan, (29) olay yerinde hayatını kaybetti, 3 yaşındaki kızı Clker Kalkan ise yaralandı. 3kişiye144binYTL • ANKARA (AA) - Şans Topu'nun bu haftaki çekilişinde 5+1 bilen 3 kişi 144 bin 718 YTL 70'er YKr ikramiye kazandı. Şanslı numaralann 7, 16, 17.22, 27 + 6 olarak belirlendiği çekilişte, 5 bilenler 1871 YTL 40'ar YKr, 4+1 bilenler 188 YTL 55"er YKr, 4 bilenler 15 YTL 15'er YKr. 3+1 bilenler 9ar YTL, 3 bilenler 2'şer YTL. 2+1 bilenler 3'er YTL, 1+1 bilenler 1 YTL 45'er YKr ikramive kazandı. HAKANDtRtK İZMİR - Yaşlan 2.5 ile 6 arasında değişen üç kızda, yedikleri hormon- lu gıdalar nedeniyle "ergenfik" belir- tileri görüldüğü öne sürüldü. Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Endokrin ve Ergenlik Bölüm Başka- nı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz tarafin- dan muayene edilen üç kızın, "fito- östrojen" hormonuna maruz kaldığı için normalden yaklaşık 10 yıl önce ergenleştiği kaydedildi. Küçük kızla- nn bu hormonu, düzenli olarak yedik- leri çileklerden aldığı iddia edildi. Şu anda 4 yaşında olan YA-'nın 2.5 yaşındayken başına gelen "erken er- gentik" olayının Uşaklı iki çocukta daha görüldüğü ortaya çıktı. Avrupa Çocuk Endokrin Derneği Başkanlığı'nı da yürüten Prof. Dr. Büyükgebiz. 1.5 yıl önce Uşak'tan 2.5,5 ve 6 yaşlannda üç hastanın gel- diğini ve üçünde de başta "göğüsler- de büyüme" olmak üzere ergenlik be- lirtileri olduğunu söyledi. Büyükge- biz. çocuklann aileleriyle yaptıklan görüşmelerde, Uşak'ın ilçelerinden gelen çılekleri düzenli olarak yedik- lerini belirlediklerini kaydettı. KÜÇÜK YAŞTA ERCENLİK Uluslararası alanda yaşanan ben- zer olaylan da araştırdıklannı, Gü- ney Amerika ve Israil'de erken ergen- likle hormon ilişkisini inceleyen bil- diriler yayımlayan kişilerle iletişime geçtiklerini kaydeden Büyükgebiz, tanmda kullamlan büyüme faktörle- nnin, fazla alınması durumunda ka- dınlık hormonu salgılanmasında uya- ncı olduğunu dile getirdı. Büyükgebiz, çocuklann düzenli olarak yedikleri çileğin buna neden olabileceğini ileri sürdü. Büyükge- biz, "Çüekyenmesin,demiyoruz. An- cakfıtoöstrojen denen büyüme faktör- leri fazla verildiğizaman, 10'luyaşlar- da olması gereken ergenlik gelişmele- ri çok küçük yaşlarda olabiliyor. Çok çabuk gettşen bu çocuklann boytan. büyüdüklerinde kısa olabiliyor" diye konuştu. Uşak'ın çilek üretiminde önde ge- len ilçelerinden Sıvaslı Belediye Baş- kanı Dursun Foyraz. hpkı Çernobil fe- laketi sonrası "Radyasyonyok"diye- rek çay yudumlayan dönemin Sana- yi ve Ticaret Bakam Cahit Aral gibi. basına poz vererek çilek yerken zira- at mühendislen. ruhsath hormonlann ancak yanlış kullanım sonucu sakın- calı olabileceğini kaydettiler. Akdağ: Kanser vakalarında Karadeniz'e has bir artış ve bilimsel veri yok Bakan ÇernobiPi yok saydı Oğrenciler Çanakkale'de MüliEğıtiın Bakanhğı'nın düzenlediği, "18 Mart EğitimGezaeri" kapsamında. 80 ilden gelen 2 bin öğrenci, Çanakkale ŞehiÜer Abidesi'nde buhışarak, savaş alanlannı ve anıtlan ziyaret etti. Milli Eğitim Bakanlıgı Müsteşan Necat Birinci, Şehitler Abidesi önünde düzenlenen törende, tarihlerini anlamayan ve tarihlerinden güç almayan milleuerin geieceğe emin adımlarla yürumelerinin mümkün olamayacağını söyledL Geziler kapsamında 84 ilden 2 bin öğrenci ve 150 öğretmen Çanakkale'ye geldi, ağustos ve eylül aylannda da toplam 6 bin öğrenci GeUbolu Yarunadası'nı ziyaret edecek. (AA) Bergamalılar maden şirketinin açıklamadığı bilgileri alacak Köylükrin bügiedinmezaferi İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Yıllardır yö- relerinde siyanürlü altın madenciliğine karşı mü- cadele veren Bergama köylülerinin avukatlan, Maliye Bakanlığı'nın S«rgi mahremiyetT gerek- çesiyle açıklamaktan kaçındığı altıncı şırket ve kazançlanyla ilgili bilgileri. Bilgı Edinme ve De- ğerlendirme Kurulu karanyla almaya hak kazandı. Daha önce uluslararası şirket Nevvmont'Nor- mandy, bugün ise yerli Koza Altın AŞ tarafindan işletilen Bergama Ovacık'taki altın madeniyle il- gili köylülerin avukatlan. geçenyıl Maliye Ba- kanlığı'na başvurdu. Avukatlar Omer Erlat, No- yan Özkan. Senih Özay ve Arif AH Cangı, Avrupa Insan Haklan Mahkemesi'nin köylülere tazminat ödenmesini ıçeren karannı anımsatarak. "bu taz- minaüann dönemin sorumlu kamu görevnterin- den alınıp ahnmayacağuun". "Nevvmont/Nor- mandy'nin 1997 yıhndan itibaren kaç tira vergi ödediğinin"', "şirket kânnuT. "devlet alacağuun" açıklanmasını istedı. Bakanhk ise 22.02.2005 tarihinde verdiği yanıt- ta, şirketle ilgili bilgilerin vergi mahremiyeti sınır- lan içine girdiği ve gizli tutulması gerektiğini sa- vundu. Köylülerin avukatlan bunun üzerine yeni oluşturulan Bilgi Edinme ve Değerlendirme Ku- rulu'na itiraz ettiler. Kurul da, itirazlan yerinde bularak kamu yaran için bu bilgilerin açıklanması gerektiğini kararlaştırdı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sağlık Bakanı Recep Âkdağ. Çer- nobil'in kanser vakalannı arttırdığı yönünde bilim adamlannca ellerine ulaştınlan herhangi bir bilimsel ve- ri bulunmadığını belirterek "Kim cebinde sigara paketi taşıyorsa, ashn- da cebinde Çernobil taşıyor" dedi. Akdağ, Yüksek thtisas Hastane- si'nin gastroenteroloji cerrahisi ve üroloji ameliyathanesi ve yoğun ba- kımlan ile hasta haklan birimi ve merkezi arşiv biriminin açılışlannı yaptı. BİLİMSEL VERİ YOK Hastaneye gelişinde gazetecilerin sorulannı yamtlayan Akdağ, Kara- denizli sanatçı Kazrnı Koyuncu'nun kanserden ölümü ammsatılarak böl- gedeki kanser vakalanna ilişkin de- ğerlendirilmesinin sonıhnası üzeri- ne, son 1-1.5 yılda kanser vakalany- la ilgili düzenli kayıt sistemine ge- çildiğini söyledi. Sistemle, özellik- le Çernobil kazasının ardından Ka- radeniz Bölgesi'nde kanser vakala- nnda artış olup olmadığının değer- lendirildiğini anlatan Akdağ. "Bu bölgelere has bir arüş yok. Kayıtiar düzenli nıtulduğu için bildirim sa>> lannda artış var" dedı. Akdağ, Tür- kiye genelinde kanserli hasta sayı- sında artış olduğuna ilişkin bilimsel bir veri olmadığını savundu. SlCARA PAKETİ... Buna karşın kamuoyunda bir has- sasiyet oluşması nedeniyle Karade- niz Bölgesi'nde geniş bir saha araş- tırması yapılması için talimat verdi- ğini bildiren Akdağ, araştırma için saha çalışmalannın hazırlandığrnı söyledi. Kanser nedeniyle hayatını kaybeden Kazım Koyuncu'nun siga- ra içip içmediğini bilmediğini ifade eden Akdağ, Türkiye'de özellikle akciğer kanseri \akalanndaki artışrn sigara ile ilgili olduğunu vurguladı. Akdağ. "Kim cebinde sigara paketi taşıyorsa, asbnda cebinde Çernobil taşıyor" diye konuştu. Karadeniz Bölgesi'nin kanser has- talarmın takibi açısından iyi olanak- lara sahip olduğunu anlatan Akdağ, Türkiye genelinde kanser tanıma merkezlerinin hızla kurulduğunu söyledi ,\kdağ. "Çernobfl'in kanser vakalannı arturdığı yönünde büinı adamlanmızca eiimize ulaşünlnuş herhangibir binmselverij'ok'' dedi. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Cumhurbaşkanlığı... Modern zamanların devletinin üç "kuvvetl ol- duğu söylenir. Bunlar; "yasama" (yani yasa yap- ma), "yürvtme" (hükümet etme) ve "yargı"ö\r. Ki- mileri, bu üç kuvvete bir dördüncü kuvvet olarak "medya", yani "basın"\ da eklerler ama, doğrusu bütün bunların üzerinde bir "kuvvet" vardır ki o da, "ekonomik güç", yani "para"dır. Iş, eninde sonunda buna dayanır. Bu, dün de böyleydi, bu- gün de böyle ve korkanm yann da böyle olacak. Diğer kuvvetleri bir yana bırakırsak, "yasama" ve "yürütme" arasındaki "denge", rejimin "adını ve niteliğini" belirler. Eğer bu denge halkın özgür oylarıyla oluşan yasamanın, yani "parlamen- fo"nun lehine olursa rejim demokratiktir. Eğer denge, (Meclis içinde çoğunluğa dayansa bile) "yürütmenin" lehine olursa demokrasi iyi iş- lemiyor demektır. • • • Demokratik cumhuriyetlerde, yasama ve yürüt- me arasındaki dengeyi "cumhurbaşkanı" yani "cumhur"un, "halk"\n başkanı sağlar. Ve cumhur- başkanı tüm halkın başkanı olduğu için, "(arafeız" (yani mümkün olduğunca tarafsız) ve sorumsuz sayılır. Batı demokrasilerinde, demokratik süreç yaşa- nırken monarşilerde "monarklar", yani kral ve kra- liçeler, yasama ve yürütme arasında bir "denge unsuru" olmayı becerebilmişler ve bu nedenle bugüne dek varlıklannı sürdürebilmişlerdir. Bana sorarsanız, bir monarkın oğlu ya da kızı olmaktan ötürü bir toplumun kral ya da kraliçesi olmanın mantıksal bir yönü yok ama, kimse bana sormu- yor... Zaten günümüzde cep harçlıkları halkın seçtiği parlamentolarca belirlenen monarklann, "turistik" olmaktan öte herhangi bir "kıymet-i har- biyeleri" de yoktur. Yasama ile yürütme arasındaki denge, halkın oylarıyla belirlenen yasama lehine geliştikçe, "güçlü bir yürvtme" oluşturmanın çareleri aran- maya başlandı. Zira güçlü bir yürütme, "istikrar" ve "ekonomik gelişme" anlamında degerlendirili- yordu. Bulunan çare, "cumhurbaşkantnın" gücünü "yürütme gücüyle" birleştirmek ve halkın oylanyla seçilecek bir cumhurbaşkanını yürütme yetkisiyle donatmak oldu. Bunun ilk uygulaması, "güney eyaletlerinin" sert tepkisine karşın ABD'de yaşan- dı. Bu konuda çok kanlı bir iç savaşı da göze alan güney eyaletleri, sonunda nza göstermek zorun- da kaldılar. Fakat kimi federe, yani yerel yetkilerin- den de vazgeçmediler. (ABD, çok ilginç bir dev- lettir...) Bu yönetim biçimine, "başkanlık rejimi" adı verildi. • • • Avrupa demokrasileri (ki; yukarda vurguladığım üzere, çoğunlukla monarşiydiler), böylesine geniş yetkileri olan bir devlet başkanının merkezi dev- letler içinde "diktatöıieşebüeceğinin" endişesini yaşadılar. Fakat yürütmenin "güçsüzlüğü", onlan da zaman zaman rahatsız ediyordu. Sonunda General De Gaulle zamanında, Fran- sa'da en net ömeğini gördüğümüz bir rejim geliş- tirildi. Halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı, geniş yetkilerie donatıldı. Yetkileri genişti ama, yürütme- nin başı değildi. Yürütme gene onun atayacağı ve parlamento çoğunluğuna dayanan bir başbaka- nın olacaktı. Ancak cumhurbaşkanı, pariamento- yu fesih yetkisine sahipti. Bu rejime de "yan başkanlık rejimi" adı verildi. • • • Memleketimizde başkanlık rejimi, neredeyse 40 yıldır tartışılır ve ben en az 30 yıldır bu rejime karşı çıkarım. Bizim gibi duygusal toplumlarda, geniş yetkili bir başkanın, eninde sonunda "diktatörle- şeceğinden" endişe ederim. Fakat son dönem- lerde seçilen cumhurbaşkanlanmız, beni endişe- ye sevk etti. Sayın Özal ve Sayın Demirel; toplumdaki des- tekleri bir yana, çok ciddi TBMM azınlıkları tara- findan seçildiler ve Çankaya'ya gönderildiler. Sa- yın Sezer bir "konsensüs" sonunda seçildi ama, onu seçen partileriin son milletvekili genel seçim- lerinde topladıklan oy oranı, yüzde 20'nin altında kaldığı gibi, bu partilerden hiçbiri bugün (transfer- ler dışında) TBMM'de temsil edilmiyor. Bu durum elbette Sayın Sezer'in meşruiyetini tartışmaya aç- maz ama, bir huzursuzluk olduğu da açıktır. Işte bu koşullar altında ve "cumhurbaşkanının eşinin türbanı" tartışmalan içinde, çok geniş yet- kilerie donatılmasına karşı olmama rağmen, cum- hurbaşkanımızı halkın seçmesini öneriyorum. Bu rejimin adı da, "yan başkanlık re;7m/"dir. Böyle bir seçimde, halkımızın şaşmayan sağdu- yusunun galebe çalacağına ve en doğru seçimi yapacağına yürekten inanıyorum. Not: Gazetemizdeki "Söz Okurun" sayfasında hemen her hafta aynı eleştiriye hedef olduğum için, "Acaba bu sayfayı benim için mi açmışlar?" diye düşünüyorum!.. Ben eleştiriden yılmam ve (hele haklı olursa) memnun bile olurum. Fakat yazdıklarımı anlama- yan ve yazmadığım şeyleri yazmış gibi gösteren- lere yer verilmesi, bana utanç veriyor. Vefahnn l.yıldön ÜTunde rahrretle anıyor 2 üyeye para cezası verildi Hâkim ve savcılara trafikte imtiyaz yok ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Yargıtay, Içişlen Bakanhğf nın genelgesinin ardından hâkim ve savcılara "trafık kurabnı ihlakle a>ncahk tanmdıgı" iddıalarını verdiği kararla sona erdirdi. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, emniyetten hız sınırını aştığı bildirilen 2 üyeye idari para cezası \erdi. Kurul. yaptırimlara ilişkin tutanak düzenleyerek 2 üyeye tebliğ etti. Bu üyeler, tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay Başkanlar Kurulu'na itiraz edebüecek. Itirazın reddedilmesi halinde bir aylık yasal süre içerisinde belirlenen para cezası ödenip, makbuz Birinci Başkanlık Kurulu'na ibraz edilecek. Ödenmemesi halinde Kabahatler Yasası'nın ilgili maddesi gereğince kesinleşen idari para cezasının derhal tahsili için karar görevli vergi dairesine gönderilecek. Türk edebiyatının ve Türk yayıncılığının Salim Amca'sı SALİM ŞENGİLİ kaybettik. Cenazesi 30 Haziran 2005 Perşembe günü (bugün) Bebek Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecektir. Tüm sevenlerinin başı sağ olsun. 55 yıllık hayat arkadaşı Nezihe Meriç, çocukları ve torunları
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog