Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

30 HAZİRAM 2005 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA DIŞHABERLER dishab<a cumhuriyet.com.tr 11 Zapatisialara diyalog çağrısı • MEKStKO(AA)- Meksika E»evlet Başkaıu Vîcente Fox. Zapatistalann lideri "Subcomandante" (Komutan Taıdımcısı) Marcos'a "diyalog ve siyasi hayata katılmayı düşünmesi" çağnsı yaptı. Fox, yaptığı açıklamada, Marcos'un son açıklamasından duyduğu rnemnuniyeti dile getirerek 'Eğer bu girişün resmen doğrulanırsa, Marcos'u sadece kutlamakla kalmam, Chiapas bölgesindeki yerli halkın iyiliği için örgüfün siyasi hayata nasLİ entegTe olabileceğini konuşmak amacıyla diyalog çağnsında bulunurum" dedı. Marcos. 24 Hazıran tarihli açıklamasında, Chiapas'taki Zapatistalann yüzde 98'inin, mücadelelerinde "yeni bir dönem" ile "uluslararası ve ulusal nitelikte yeni bir siyasi girişün" yönünde oy kullandığını belirtmişti. ABD ve Hindistan anlaşma imzaladı • WASHIÎMGTON(AA) -ABD ile Hindistan'ın askeri işbirliğı anlaşması imzaladığı bildirildi. Yayımlanan bildınde, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ile Hindistan Savunma Bakanı Pranab Mukerjee arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde, önümüzdeki 10 yıllık bir süre ıçinde, ikı ülkenin özellikle ortak silah ve fiize üretimiyle ilgili işbirligini güçlendirecekleri belirtildi. Şaron'dan 'demip yumruk' uyarısı • KUDÜS(AA)-Israıl Başbakanı Ariel Şaron, Gazze Şeridi'ndeki Yahudi yerleşim birimlerinin tahliyesine yönelik plana şiddetle karşı çıkan gruplara "demir yumruk" atılması gerektiğinı söyledi. Şaron, kabine toplantısındakı konuşmasında, çetelerin ülkeyi çökertmesine izin venneyeceklerini belirterek "Holiganlara karşı demir yumrukla harekete geçmeliyız" dedi. Ariel Şaron, tahlryeye karşı direniş çağnsı yapan hahamlann cezalandınlması gerektiğini de kaydetti. tsraıl askerleri, gençlerden oluşan bir grup Yahudi yerleşimciyi Gazze Şeridi'nde Filistinlilere ait terk edilmiş evden çıkarmaya çalışırken tarafiar arasında çatışma çıkraıştı. Irak ve Suriye yakınlaşıyor • BAĞDAT (AA) - Iraklı ve Suriyelı yetkililer, iki ülke arasında 23 yıldır kesık olan drpİomatik ilişküerin tesisi ve elçiliklerin yenıden açılması konulannı ele almak ûzere bir araya geldiler. Irak Dışişleri Bakan Yardımcısı Lebid Ebu, Sunyeli diploması ve gü\ enlik heyetınin görûşmelerde bulunmak ûzere Bağdat'ta olduğunu açıkladı. Ebu, heyetın Suriye Dışişleri Bakanı Faruk El Şara'dan Irak Dışişleri Bakanı'na bır mesaj getirdiğini belirtti. Komisyon, tartışmalı geçen toplantının ardmdan Türkiye'nin müzakere çerçeve belgesi üzerinde anlaştı AETden liman' sfaıyaKELÇÎN POYRAZLAR BRÜKSEL - Avrupa Birliği (AB) Komisyonu genişleme komisen OfiRebn, Türkiye'nin müzakere sürecinde limanla- rını ve havaalanlannı Güney Kıbns'a açmasını bekledikle- rini söyledi. AB Komisyonu dün Bnİkserde, taraşmalı geçen bir oturumun ardından Türki- ye'nin müzakere çerçeve bel- gesi üzennde anlaştı. Bazı ko- misyon üyelerinin görüşmeler- le tarama sürecinin aynı anda başlamasına karşı çıktığı, ta- rama süreci tamamlandıktan sonra müzakerelere geçilme- sini istediği belirtildi. Tartış- malar nedeniyle anlaşma 2 sa- at gecikmeli olarak sağlandı. Belgenin kabul edilmesın- den sonra basın toplantısı dü- zenleyen Rehn, "Türkiye'ııin Hmanlan ve havaalanlan hâlâ KıbnsCumhurheti'nekapaİL Türkiye'den Gümrük Birliği Aniaşmaa'nı uygulamasını bek- Kyoruz" dedi. Ük adım ek protokol Türkiye' nin müzakere süre- cinde Güney Kıbns'la ilişki- lennı normalleştırmesi yolun- da ilerleme sağlaması gerekti- ğine dikkat çeken Rehn. Anka- ra Anlaşması'nı 10 yeni üye ülkeyi kapasayacak şekilde ge- nişleten ek protokolün imzalan- masınrn bu yönde atılacak ilk önemli adım olacağını belirt- ti. Olli Rehn bu noktada Güm- rük Birliği Anlaşması'nın Tür- kiye tarafindan uygulanması- nın önemine değindi. Rehn, Ankara'dan en kısa zamanda ek protokolü ımzalamasını bek- lediklerini de sözlerine ekledi. Toplantıda uzun, hareketli ve ağırlıklı olarak siyasi tarhşma- lann yaşandığrnı ileten Rehn, ayncalıklı ortakhk konusunun da gündeme geldiğini, Türki- ye'nin müzakere sürecinin uzun ve zorlu olacagını söyledi. AB'nin Türkiye'ye verdiği söz- leri tutacağrnı açıklayan Rehn, istikrarh ve demokratikbir Tür- kiye'nin birliğin çıkanna ola- cagını belirtti. Rehn, 3 Ekim'de başlayacak görüşmelerin he- definin tam üyelik olduğunu vurguladı. Türkiye'nin AB yol- culuğunun ucu açık bir süreç olduğunu söyleyen Rehn, An- kara'nın üyelik zorunlulukla- rını yerine getirmemesi duru- munda Avrupa yapılanna sıkı bağlarla demirlenmesi gerek- tiğini söyledi. Rehn "Türkiye bugün ya da yann AB'ye üye olamayacak Bu çok uzun za- man alacak" dedı. Reformlar sürmeK Rehn belgede. AB'nin Tür- kiye'yi hazmetme kapasitesi- nin öngörülmesine, Türki- ye'nin reform sürecinde cid- di ihlal olması durumunda mü- zakerelerin askıya alınabile- ceğine, müzakerelerin ucunun açık olduğuna ve Türkiye den Kopenhag ölçütleri doğrultu- sunda reformlara devam et- mesine yönelik ifadelerin yer aldığrnı bildirdi. Olli Rehn, AB'nin mali so- runlannı çözmeden Türkiye'nin üyehğınin gerçekçi olamayaca- ğını da dile getirdi. Belgede, Kopenhag ölçütle- rinin yerine getirümesinin öne- mine dikkat çekilerek 4. mad- dede demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklan ve azınlıklann korunmasrnı ga- rantileyen kurumlann istikrar- h olması, işleyen birpazar eko- nomisiyle birlikte AB içinde re- kabetle baş edebilmenin yanı srra siyasi, ekonomik ve para birliğine ilişkin amaçlar ile müktesabatı uygulayabilecek idan kapasiteye sahip olabilme sayıldı. Belgenin 4. maddesin- de, Türkiye'nin BM ile uyum- lu olarak ve gerekirse Uluslar arası Adalet Mahkemesi ka- rarlan doğrultusunda ıyi kom- şuluk ilişkilerini sağlaması ve sınır sorunlannın çözümüne ilişkin yükümlülükleri de ha- tırlanlıyor. Kıbns'ta çözüm arayışlan- nın sürdürühnesine yönelik ifa- denin yanı sıra belgede "Kıb- ns Cumhuriyeti dahil olmak üzere Türkiye ve tüm AB üye- leri arasında îldM OişldJerin nor- maflestirümesindefleriemesağ- lanmasr maddesi de yer aldı. Belgede, Türkiye'nin AB üyeliğiyle birlikte ulusal para birimi olarak Avro'ya geçece- ği de kaydedildi. B Genişleme Komiseri Rehn, Türkiye'nin limanlanyla havaalanlannın hâlâ 'Kıbns Cumhuriyeti'ne kapalı olduğunu anımsatarak Türkiye'nin Gümrük Birliği Anlaşması'nı uygulamasım beklediklerini söyledi. Çerçeve belgesinde, görüşmelerin amacının tam üyelik, ancak bu sürecin 'ucu açık' olduğu vurgulanıyor. Avrupa Bakanı Colana, genişleme konusunda dikkatli olacaklarını söyledi Fransa: Adaylar da sözlerini tutmalıDış Haberier Servisi - Fransa'nin Av- rupa Işlerinden Sorumlu Bakanı Cat- herine Colana. "Fransız yöneticuerin, AB'ye üye olmakisteyen ülkelerintaah- hütlerini yerine getirmeleri konusunda özettıkle dikkaüi olacagını" söyledi. Ouest-France gazetesinin sorulannı yanıtlayan Colana, "AB'nin verdiği söz- leri tutması gereldyor, ancak bize kanl- makisteyenlerin taahhütierine saygı gös- termeleri konusunda da biz özellikle dikkatli olacağız" dedi. Şüpheler göz ardı edilmemeli "10 yeni ülkenin AB'ye hızfa bir bi- çimde üye obnasınm, Fransızlar ve Av- rupa arasındaki anlaşmaztakta şüphe- siz rol oynadığııu" ifade eden Colana, " Şüpheler genelde yersiz de oisa dik- kate alınmah" dedi. Le Fıgaro gazetesi, "Fransa ve Hol- landa'da AB Anayasası'nm reddedil- mesmerağmenABKonüsyonu'nun dün FRANSIZ CENÇLER TÜRKİYE'YE KARŞI Dış Haberier Senisi - Fransa da gençlerin Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karşı olduklan belirlendi. Liberation gazetesi için Louis-Harris Enstitüsü'nce gerçekleştirilen anket, gençlerin AB konusundaki görüşlerini ortaya çıkarttı. 17-25 Haziran'da yapılan ankete göre, Fransız gençlerinin yüzde 52'si, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Türkiye'nin ele aldığı müzakere çerçeve belgesinde Türkiye'ye yönelik tonu serdeştinnedi- ğmi" ve bunda Fransa'nın olumlu rol oynadığını yazdı. "AB Komisyonu'nun Fransa ve Al- manya'daki Türkiye karşıü görüşleri AB'ye girmesinden yana olanlann oranı ise yüzde 38'de kaldı. Haziran 2004'te yapılan benzer bir ankette ise, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olanlann oranı yüzde 50, destekleyenlerin oranı ise yüzde 43 olarak gerçekleşmişti. Fransız gençlerin Avrupa Anayasası'nm reddedılmesinde önemli bir rol oynadığı, gençlerin yüzde 87'sınin "Sosyal bir Avrupa" istediği belirlendi. 1 j duymazhktan geldiğmi" ifade eden ga- zete, Brüksel'uı Ankara'ya yönelik sö- zünü tuttuğunu belirtti. Gazete aynca, Fransa'nın "Brüksel kuüslerinde çer- çeve beigesinin sertleşmesini engelledi- yazdı. Fransa Başbakanlıgı'nın izlenecek yolu empoze ettiğini kayde- den gazete,"Fransız engeKnin kalkma- smdan sonra komisyonda hiç khnse mü- zakerelerin çerçevesinisorguhmadL Pa- ris, Beıün ve Londra'nuı hakemük yap- Oğı bu tarüşmada Avusruıyau. Dani- markah. HoUandah \ eya Polonyah ko- miserlerin ruh hallerinin pek ağırhğı voktur" ifadesini kullandı. Sarkozy ve Merkel'i dinlemedikr Gazete, belgenin genişleme polemi- ği srrasmda kaleme alınmasına karşrn komisyonun Fransa Içişleri Bakanı Ni- colas Sarkozy ve Ahnan Hınstıyan De- mokrat lider Angela Merkel'in Türki- ye karşıtı söylemlerine kulak asmadı- ğını \Tirguladı. Belgenin yol haritasını beürlerken 17 Aralık Zirvesf nde orta- ya konulan çerçeveye bağlı kalındığı- na işaret eden gazete, belgedeki "Mü- zakerelerin ortak hedefı kaohmdır'' ifa- desine dikkat çekti. /\. B DÖNEM BAŞKANILÜKSEMBURG: Türkiye'yle özel bir ilişki kurulabilir Dış Haberier Servisi - Avru- pa Birliği (AB) Dönem Başka- nı, Lüksemburg Başbakanı Je- an-Claude Juncker. Türkiye ile birlik arasında bir çeşit özel ilişkinin de mümkün olduğunu söyledi. Juncker, Ahnan Bild gazetesine verdiği demeçte, Türkiye ile çok hızlı bir şekil- de üyelik olmayacağını belirt- ti. "Üyelik müzakereleri ucu açıksürdürülmetLMuÜaka tam üyelik olacak dhe bir şey yok" diyen Juncker, "Türkiye-AB arasında bir çeşit özel ilişki de mümkün..." dedi. Bulgaristan ve Romanya'nın üye olabilmek için çok sıkı şart- lan yerine getirmek durumun- da olduklannı belirten Juncker, AB'nin doğuya doğru genişle- mesimn hızlı gerçekleştiğini söyledi. Juncker şöyle dev^m et- ti: "Ancak bu çok hızhounasay- dı, kanşık vebirbirine karşı olân ülkelerden otuşan bir A\Tupa\a sahip olurduk. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeyaşayan in- sanlar, kendi ülkelerinde daha iyi ekonomikve sosyal şarüarm akm Batı'ya gelirlerdL İki seçe- nekvardL Ya AB Doğu'ya gide- cekti, ya da Doğu bize gelecek- ti. Burada ve orada yaşayan in- sanlar için AB'nin Doğu'ya gjt- mesi daha ryL." 'Avnıpa'yı seviyonım' AvTupa'nuı bir "döküm po- tası" haline gelmesini isteme- diğini de kaydeden Juncker, "Bizhn 'Birleşik A%Tupa Dev- letleri'ne değU, ulusal kimlik- lerin bulunduğu ve üye ülkele- rin yeddlerine saygı duyan bir AB'ye ihüyacunız var" diye ko- nuştu. Avrupa'da kısa bir süre önce- sine kadar çıkan savaşlann ve acılann da unutuhnaması gerek- tiğini ifade eden Juncker şöy- le devam etti: "Benim babam tkinci Düuya Savaşı'nda asker- dL Çocukkenvücudundaki kur- şun yaralaruun nereden geldi- ğini sorardım. Günümüzde ço- cuklar bu tür sorulan sormak zorunda kalmadığı için Avru- pa'yı seviyonım." Kıbns tüzügü ayrılımyor Dış Haberier Servisi - Tem- muz başında AB dönem baş- kanlığuıı üstlenecek olan In- giltere, şimdiki dönem başka- nı Lüksemburg'un Kıbnslı Türklere yönelik mali yardım ile doğrudan ticaret tüzükle- rinin aynlmasına ilişkin öne- risini reddetti. Lüksemburg'un, Kıbnslı Türklere 259 milyon Avro tu- tannda yardım yapılmasını öngören tüzüğün, Rumlann itiraz ettiği doğrudan ticaret tüzüğünden aynlarak onay- lanması önerisine ilişkin gö- rüşmeler sonuçsuz kaldı. Önerilen formül, mali yar- dım tüzüğünün AB Konse- yi'ne gönderilerek onaylan- masını sağlarken doğrudan ticaret tüzüğünün daha son- ra görüşülmesi için Rum ta- rafının nzasının alınmasını öngörüyordu. KKTC de, iki tüzüğün birbınnden aynlma- sına karşı çıkmıştı. \sERÇEVE MÜZAKERE METNİ Gül: Önemli olan başlamak ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Dışişleri Bakanlığı "çerçeve müzakere bdgesi'Me ilgili olarak ilk yaptığı değerlendirmede belgenin müzakerelerin ortak hedefinin tam üyelik olduğunu bir kez daha teyit ettiğini belirtti. Diplomatik kaynaklar ise, Ankara'nın, belgeyle ilgili ilettiği itirazlann çoğunun metinde yer almaması nedeniyle çıkan sonucun tatmin edici ohnadığmı dile getirdiler. Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı yazılı açıklamada belgenin. AB'nin içinde bulunduğu sıkıntılı ortama karşm, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin, 17 Aralık Brüksel zirvesinde belirlenen çerçevede ilerlemekte olduğunun göstergesi olduğu kaydedildi. Belgede, müzakerelerin ortak hedefinin tam üyelik olduğunun bir kez daha teyit edildiği bildinlen açıklamada, belgenin büyük ölçüde 6 Ekım 2004 tanhli Komisyon tavsiye kâğıdı ile 17 Aralık 2004 Brüksel zirve bildinsi esas almarak hazrrlandığı vurgulandı. Dışişleri Bakam Gül ise, Islam Konferansı Örgütü'nün toplantısı için gittiği Yemen'de bir soru üzerine "Müzakerelere başlanıyor. Önemli olan müzakerelere başlamak. Farklı farklı görüşler olabüir, ama baknğınız zaman tatminin ötesinde hiçbir şey yok" yorumunu yaptı. 'Müzakere zorlu olacak' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinin zorlu olacagını, ancak Türkiye'nin mevcut altyapısıyla zorlanmadan müzakere sürecini atlatacak güçte olduğunu söyledi. Erdoğan. Azerbaycan'a hareketinden önce AB üyeliğine ilişkin sorulan yanıtlarken, müzakere sürecinin sadece Türkiye için zor bir süreç olmayacağını belirterek şöyle konuştu: "Yani bundan önceki tam üye olmuş ülkeler de bu müzakere sürecini zorlu geçirdi. Bu müzakerelerin şüphesiz ki zorluğu olacak, ama Türkiye mevcut altyapısıyla aşın derecede zorlanmaya tabi olnıadan bu süreci adatacak güç ve kabfliyettedir. " Öte yandan diplomatik kaynaklar Türkıye'nin 3 Ekim sonrası için teknik yol hantası olan Çerçeve Müzakere Belgesi'nin Türkiye'nin umduğu gibi çıkmadığını kaydettiler. Kaynaklar, belgenin açıklanmasıyla Türkiye'nin özellikle "özel statü", "serbest dolaşım", "ucu açık müzakere" ve "müzakere baştıklanmn diğer aday ülkeler ile aym olması" itirazlarmın dikkate alınmadığını vurguladılar. Çerçeve belgede "dost ülkeler fle ilişküerin normalleşmesi" adı altında Kıbns'ın tanınmamasına \oirgu yapıhnası ve dığer üye ülkelerin istemiyle yeni müzakere başlıklannın açılabilecek olması da Ankara'da hoşnutsuzluk yarattı. NUR ÖYMEN'DEN TEPKJ 'Metin, birliğin ruhuna aykırı' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP'nın dış politika kurmaylanndan genel başkan yardımcısı Onur Oymen, "Çerçeve Müzakere Belgesi"nin Türkiye'nin tek taraflı olarak vereceği ödünler üzerine kurulduğunu belirtirken özellikle Kıbns konusunda Türkiye'nin itirazlannın hiçbirinin dikkate alınmadığının ortaya çıktığını söyledi. Öymen, "Türkiye müzakere masasına otururken, neyi neden müzakere ettiğini bilmeüdir. Tam üyelik hedefinden sapordmış bir müzakere Türkh e açısmdan hiçbir şekilde kabul edilemez" diye konuştu. Çerçeve belgede 17 Aralık'ta alınan karann benimsenmeye devam edildiğinin görüldüğünü vurgulayan Ö>ınen, "Bu karardan 17 Aralık zirvesinden sonra Türkiye'nin yapüğı yazılı itiraziann hiçbir şekilde dikkate alınmadıgı anlaşıbnaktadır" dedi. Öymen, konseyın belgeyi açıklamasıyla Türkiye'nin Kıbns'ı tanımadığı beyanlannı da benimsemediginin ortaya çıktığını kaydederken AB'nin çözümü göstermeden "Kıbns ile ilişki kur" dediğine dikkat çekti. 'Serbest dolaşım lasıüamyor' Oymen şunlan söyledi: "Kıbns konusunda Türkiye'ııin Güney Kıbns'ı tanımadığı ve bir çözüm olmadan tammav-acağı yönde be>anlannın AB tarafindan benimsenmediği görühnektedir. Bunun v^anuıda Kıbns'ta sürecin çözümünden bağunsız olarak Rum kesimi ile ivi iüşkiler kurulması istenmektedir. Bu bir anlamda tanımadır. Ermenistan ile Uişkilerde de Türkiye'nin izlediği politikanın tam tersi bir yol izlemesinin beklendiği görülmektedir" Öymen, belgede serbest dolaşıma ilişkin konulara da dikkat çekti. Ülkelerin Türkiye'ye teker teker serbest dolaşım hakkı tanımasının söz konusu olduğunu bildiren Oymen, "Serbest dolaşımın kısrtlamnası AB'yi kuran temel anüaşmaiann ruhuna a> kındır. Şimdiye kadar hiçbir ülke, başka ülkenin vatandaşuıa serbest dolaşım kısıtlaması getirmemiştir" diye konuştu. Öymen, serbest dolaşıma sahip olmayan bir ülkenin birliğin tam bir üyesi olamayacağına da işaret ederken, "Bu ifade özel statüye yol açmaktadır" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog