Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 HAZİRAN 2005 PAZAR CUMHURİYET SAYFA DIZI Kars'ın 48 km. doğusunda bulunan ve önemli bir kültür varlığı olan Ani antik kentinin tarihi MÖ 4000'e dek uzanıyor. Kral Aşot lll'ün (Ermeni Kralı II. Simbat) yaptırdığı Meryem Ana Katedrali. • Ani'nin en önem kazandığı dönem Bağratlı Krallığı devri. Kral Aşot III, MS 10. asırda burayı başkent yapmış. Kenti sırayla Gürcüler, Moğollar, Karakoyunlular ele geçirmiş. 1387'de Timur şehri kuşatarak ele geçirmiş. Akkoyunlular Ani'yi sahiplenmişler. 1878'de Çarlık Rusyası burayı alıncaya kadar kent hep Osmanlılarda kalmış. 1917 Devrimi'nden sonra da Sovyetler'in eline geçmiş. Arpaçay'm kolu olan küçük dere kenannda çamaşır yıkayan genç kız, okuyamamaktan yakınıyordu A Kardelen olamamışü,yazık; H ava kararmaya başlarken yurda dönüş yoluna girdık. Gece 22.00-23.00 sulannda Dilucu'na vardık. Bura- da bızdekı katı bürokratık tutumun ezasıyla karşılaş- tık. Nahçıvan Gümrüğü'nde otobüsümüze gelip pa- saport kontrolünü bızlen hiç taciz etmeden beş-on da- kıkada yaptılar. Bizim gümrükteyse yorgunluktan re- havet içindekı grubu pasaport vızesı ıçin epeyce de uzun mesafedekı gümrük kapısına götürdüler. Gece de bayağı senndı. Bu tutuma dayanamayıp yük- sek sesle ılgılı memura "Acaba biz yabancı bir ülkeye mi geldik? Türkiye'den kiUtür gezisi için sabah çıkar- ken böyle bir işleme gerek duyulmamıştı, şimdi ne ol- du?" demekten kendünı alamadım. Uzunca bir süre bız- leri ayakta beklettıkten sonra gruba hiçbır şey sorma- dan geçişımize ızin verilebildı. İCDIR'IDAN KARSA DÖNUS Prof. Nazan Hanım'la son günümüzde zamandan kazanmak amacıyla genel araçlar yenne Kars'a çev- reyı çok ıyi bilen Yiınus Töremen' ın taksisıyle ulaşma- yı yeğledik. Yol üzennde araç kontrolü yapan jandar- ma karakolu önünde bizi bir asker durdurdu. Burası Iğ- dır'ın Tuzluca ılçesıne bağh, Ermenıstan hududunda- ki Halikışla Karakolu durağıymış. Bizi durduran asker içerden uzman çavuşu çağırdı. Çavuş çok zekı ve çe- vik bir askerdi. Bizi selamladı. Sohbet eder gıbı sor- gularken yanıtımız bıtmeden bizi tanıdı. Nazan Öğret- menin girişiminı biliyordu. - Sıze çay ıkram etmeden bırakmam, dedi. Belli ki ana-bacı söyleşisinı özlemıştı. Taksiden indığımizde ay- dınlık yüzlü bir çavuşun daha olduğunu gördük. Bizi taksiden indiren Bursalı, sonradan gördüğümüz de îs- tanbul Maltepeliymiş Acele demlenen çaylar ıçıldi, ye- değımizdeki bisküviler yendı, vedalaşırken Maltepeh çavuş; - Ben çok kısa süre önce buraya Hakkâri'den geldim. Orası çok mahrumiyet bölgesi, çocukların oynayabi- leceği bir park bile yok. Oysa 8-10 milyarla bu yapı- labilir. Bunu düşünmez mısinız, deyınce, Bursalı; - Oraya da Ydmaz Erdoğan bir şey ler düşünsün, ken- disi oralı, orada çevırdıği Vizontele'lerle yığınla para kazandı, diye tepkı verdı. Yurdumuzun girdısini çıktısını iyıce bılen bu ıki as- kenmiz ve tüm gençlerımız dilerim ölmesin, artık yur- dumun insanlan başkalannın çıkarlan ugruna kan dök- mesin. Ç A M A Ş I R YIKAYAN KÖYLÜLER Karakoldan görünen Ermeni köylerinin evleri yük- sek çatılı ve kıremıtliydi. Bizimkıler de yere yakın ker- piçten ve çatısızdı. Digor'dan sonra, bir günde dört mevsım yaşayan Pa- zarcık'a geçtik. Yolun hemen altındaki kaynaktan şa- kır şakır akan şifalı kaynak suyundan içtik. tnişin bi- raz altında Arpaçay'ın kolu olan küçük dere kenann- da köyün kadınları şifalı suyun birikintısinde tokmak- la çamaşır yıkıyordu. Bizi görünce -iki de Kanadalı çift vardı- bu töresel işlerinden utanarak "Buranın suyu çamaşın çok Ki te- mizüyor" gıbı özür beyanlanna kalkıştılar. Bız de es- kiden biz de elle yıkardık, halen de küçük çamaşırla- nmızı elimızle yıİcıyoruz, deyınce rahatladılar. Kadın- lar oraya tek ath arabayla gelmişler. Ufaklı büyüklü bir- çok çocuk da yanlannda. Atı da çocuklan da çayıra sal- mışlardı. En büyükleri olan genç kız okuyamamaktan yakınıyordu. Kardelen olamamıştı, yazık! Kadınlann çamaşır yıkadıklan yerin hemen karşı yakasında orta yaşlı bır Ermeni erkeğı domates tarla- smı çapalıyordu. Tarlanın kenannda Lada olduğu gö- rünen otomobıl de onu beklıyordu. Dınlenme kulübe- sinın damı da parlak bır metalle kaplıydı Bu görüntü bana, "Acep faldr kün?" dedirtti. Kadınlar o tarafa hıç de düşmanca bakmıyorlardı. Bel- ki de yanlannda yabancılar yokken bırbırlenne el sal- layarak selamlaşıyorlardı ve belki de adam onlara do- mateslen olgunlaşınca armagan edıyor, bizımkiler de ona şifalı sudan göndenyorlardı, olamaz mıydı? Yeter ki banş düşmanı çıkarcılar aralanndan çekılsinler. Bu çıkara yönelık sıyaset cambazlan ne zaman bitecek? Bittiğini çok gönnek ıstiyorum. Buradan bu duygu ve duşüncelerle aynlarak Kars'a ulaştık. Bir günde dört mevsim yaşayan Pazarcık'a geçtik. Yolun hemen altındaki kaynak suyundan içtik. *Kars, Iğdır ve 'hfafıçıvan izCenimCeri Perihan ERGUN • Kadınlann çamaşır yıkadıklan yerin hemen karşı yakasında orta yaşlı bir Ermeni erkeği domates tarlasını çapalıyordu. Tarlanın kenannda Lada olduğu görünen otomobil de onu bekliyordu. Dinlenme kulübesinin damı da parlak bir metalle kaplıydı. Bu görüntü bana. "Acep fakir kim" dedirtti. Kadınlar o tarafa hiç de düşmanca bakmıyorlardı. Belki de yanlannda yabancılar yokken birbirlerine el sallayarak selamlaşıyorlardı ve belki de adam onlara domatesleri olgunlaşınca armağan ediyor, bizimkiler de ona şifalı sudan gönderiyorlardı, olamaz mıydı? Kars'taki konukluğumuzun son gününün öğleden sonrasında ancak Ani antik kentiyle Kars Kalesi'nı görebılırdim. Nazan Hanım daha önce oralan görmüş, ben yine Iğdır'dan bizi getiren taksiyle oralara gittım. A N ! ANTİK KENTİ Kars adının kaynağını araştıran tarihçiler. Bulgar Türklennin Valantur boyunun Karsaklı oymağmdan geldığmı öğrenmışler. M.Ö 130-127 yıllannda bu soy Kafkaslar'dan Kars çevresine gelerek buraya adlannı vermişler. Bunun tanhte Türkıye"nın ilk Türkçe ıl adı olduğu da kabul edılıyor. Bu kadar tanh kapsamına gı- ren kentın elbette Ani gıbı dünya malı sayılan kültür varlığının olması da doğaldır Kars'ın 48 km. doğusunda bulunan Ani antik kentı Ocaklı köyü sınırlan içinde. Ocaklı, Türkıye-Ermenıs- tan sınınnı ayıran Arpaçay Nehri'nın batısında. Bılgılendırme kıtapçıklanna ve araştırmalara göre bu- radakı yerleşımin M.Ö. 4000'e kadar, Kalkolitik çağa Son sözünı vedüeğiın K ars çevresindeki bu dünya kültür mirası niteliğindeki eserlerte dev- let ivedilikle ilgilenmeli, özel büt- çeyle bakım ve restorasyonlannı sağlamalıdır. Tüm dünyada tarihe mal olmuş yapıtiara çok önem ve özen gös- teriliyor. Birçok ülke kültür varlıklanm, çevre güzelliklerini koruyarakturizmden bütçesinin büyük bir bölümünü sağlıyor. Rodos'a gittiğimde görüp şaşırmıştım. Rodoslu, yere döşenmiş, yerinden çık- mış tek çakıl taşını nimet gibi özenle yer- den alıp çakıllann saklanması için duvar- da asılı duran fite torbaya koymuştu. Bize bırakılan bu tarih miraslan az sa- yıda ülkede var. Başta Başbakan olmak üzere ilgili tüm bakanlar, lütfen gözleri- ni biraz da bu yapıtiara çevirsinler. Yerel yönetimleri de uyararak bilinçlendirsin- ler. Yurdumda bu iyileştirmeleri görme- den ölmek istemiyorum. Özellikle yurtdışına ve gönül bağları olan yerlere giderek sarfettiği zamanın bir küçük bölümünü de Anadolu'nun do- ğu ve kuzeydoğusuna da harcasın... Saygıyia duyurulur... Arpaçayı üzerinde, Türkiye-Ermenistan sınırı ara- sındaki köprü, geçişleri engellemek için yıkılmış. uzandığı görülüyor. Kentin en önem kazandığı dönem Bağratlı Krallığı devriymiş. Kral AşotIII (Ermeni Kra- h n. Simbat) MS 10. asırda burayı başkent yapmış. M.S. 1064'te Selçuklu Sultanı Alpaslan tarafından kent ku- şatılmış ve Şeddadlılardan Emir (Vali) Menüçehr'e yönetim teslim edilmiş Sırayla bu ünlü kenti Gürcü- ler, Moğollar. Karakoyunlular ele geçırmışler. 1380'de Karakoyunlulann hâkimıyetindeyken 1387'de Timur şehri kuşatarak ele geçirmiş. Karakoyunlulann tekrar hâkımiyeti sırasında bu sefer de -1534'te- Akkoyunlu- lar Ani'yi sahiplenmişler. 1878'de Çarlık Rusyası bu- rayı alıncaya kadar kent hep Osmanlılarda kalmış. 1917 Devrimi'nden sonra da Sovyetler'ın eline geçmiş. Sü- rekli olarak Ani, Anadolu, Ermenı ve Kafkas ülkele- nnin işgallerinın uğrak yeri olmuş Bu antik kentin sayısız abidelenni kısa zaman dılı- mı ıçınde, üstelik yoğun yağmur altında gönlümce ve ıyıce gezıp göremedım. Kentin bekçisi Cengiz Ka- ra'nın lütfu ve zahmetlenyle otomobılin içinde en be- ft lirgın yapıtlannı tanımaya çalıştım. Ancak onlar hak- kında genişçe bilgilenemedım. Bu görkemli kent ne ya- zık ki bakımsız. Hem Ermeniler hem de Türklerce çok hırpalanmış. CöREBİLDIKLERIM Ören yerine kuzeydeki üç kapının ortasındakı Aslan- lı Kapı'dan gırdik. Gınşin tam karşısındaki ıç kale du- vannda dıkdörtgen ıçınde aslan kabartması var. Onun yan tarafında da Menüçerh tarafından kondurubnuş bir kıtabe görünüyor. Içenye girildiğinde Saray Yolu sizi yapıtiara gotürüyor. Bu yolun ıki yanında çarşı dükkânlan. saraycıklar. hamamlar sıralanmış. Ne ya- zık kı çok harap olmuşlar. Yolun sonunda Türklenn ılk yaptırdıklan Emir Menüçehr Camısi epeyı hırpalanmış olmasına karşın dimdik ayaktaydı. Sekiz köşelı (Nah- çıvan'daki Mümine Hatun Türbesi de sekizgendi) mi- naresinin kuzeyine düşen kapının üst yanında Bısmil- lah-Allah kelamlan taş yontularak kazıhnıştı. MERYEM ANA KATEDRALI Camı meydanının yan tarafinda çok dık ve yüksek bır uçurum Arpaçay'a iniyordu. Arpaçay'ın üstünde o çağlarda Ipek Yolu'nun devamı olan. ortası Ermeniler- ce dinamitlenerek kullanunı engellenen köprüden ge- nye kalan ayaklar dimdik duruyordu Caminin devamında Meryem Ana Katedrali görün- dü kayıtlarda Bu abidenın miman, o çağda büyük îs- tanbul depremınde hasar gören Ayasofya'nın da ona- nmını yapan Tiridates'mış. Ani'ye Sultan Alpaslan geldikten sonra katedrali restore ettirmiş. bazı ilaveler de yapmış, camıye çevirmış, adına da Fethiye demiş. Yapıt çok yüksek kubbeli, kubbe mozaık süsleme- li. Kaynak suyunun yanında karşılaştığımız Kanada- lı çift de buradaydı. Kadın kılisenın setine çıkmış, ya- vaş sesle ilahı okuyordu. Bu küçük ses akustikle bü- yüyordu. Ginş kapısının yan duvannda Latınce bir kitabe vardı. Dört Havan adına yaptınlan Havanler kılısesinın de tavan süslemeleri hankaydı. Efsaneye göre 12 Havan son yemeği burada yemışlerdi B İ T T İ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog