Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

'Bu mesleğe vefa borcum var*> Halkla ilişkiler duayeniBetül Mardin, Uluslararası Halkla tlişkilerDerneği'nin 50, Yıl KongresVnin onursalbaşkanı ÖZLEMYÜZAK Halkla ilişkiler deyınce ılk akla gelen isun Betü] Mardin. 77 yaşını devırmiş olması ona vız gehyor. Öy- le yoğun la söyleşiyı bile te- lefondayapük Oyaşamınde- ğil, yaşam onun peşinden ko- şuyor... "Ben balkla ilişkiler mesle- ğine yaşamımı adadun, vefa borcum var. Bu yüzden akb- ğnnıvereceğinr dıyor. Belh kı dahayapacakçokişıvar. 1998 yılında Uluslararası Halkla ilişkiler Demeği'run (IPRA) ilk Türk, Dünya Başkanı ol- ma unvanıru alan Mardin, IPRA'run pazartesı günü Istanbul'da gerçekleş- tinlecek 50 Yıl Kongresı'nin de onursal başkanı "Bifiyormıısunıız, bu toplantrs a Uganda, Sudan ve >i- jerya'dan katüımcüarvar. Bu kadar yoksul ülkekrde bile halkla ilişkiler mesleğinin gelişn'ğinin göstergesi bu ve çok sevindirici'' dıyor. IPRA Kongresı'nin bu yılki te- ması "tietişim: Güvene Giden Sür- dûrüiebilir Yol". Tema güven olun- ca soyleşı de ister ıstemez bu doğ- rulruda şekıllenıyor. ~Halkla iüşkilerin en önemü so- runu güven. Çünkü güven üetişimi yapryorsun. Kuruluşlarla bedef kit- 10 metre uzunluğunda gemi çapası • FOÇA(AA)- Izmirin Foça ilçesinde denizden, tarıhı değerı bulunduğu belırtilen, 10 metre uzunluğunda bir gemi çapası çıkanldı. Foça Lımaru Başkanı Ümit Yaşar Işıkara 10 metre uzunluğunda ve yaklaşık 3 ton ağırlığındaki çapanın, balıkçılann yardımıyla çıkanldığını söyledi. Çapa tle Foça'nın, denizcilık tanhınde önemü merkezler arasında yer aldığınm bir kez daha ortaya çıktığını belirten Işıkara, "Çapanın, Vikıng gemılenne ait olduğunu tahmın edıyoruz. Czennde fosıllenn de bulunduğu çapa, başkanlığımızca korumaya alındı" dedi. n etülMardinhalklailîş- JJ kilerin en önemli un- surunun güven olduğunu söylüyor. 77ya- şındakiMardin, Türkiye'nin de tatutankonusun- dabenzersorun- laryaşaibğııuifa- deediyor. ieier arasında anlayış, karşıhkn gü- ven şart Şirketin ürettiği ürüne gü- ven duymuvorsan almryorsun. Top- luma bu güveni vermek /orundasuı. Ohnazsa berşey havaya gider" dıyen Mardin, Türkıye'run de kendı tanı- tımı konusunda benzer sorunlarya- şadığını ıleri sürüyor. Mardın'e göre Türkiye'nin bır ül- ke markası olarak tanıtımının sür- dünilebüır olması şart Kopukluk- lar, duraklamalar bu tanıtıma zarar venyor Betül Mardın'e "Halkla ffişldler mesleğinde bu güvenflnüğin zede- lenmesi durumunda hesap soracak etik düzenlemeler ne durumda" so- rusunu yoneltıyoruz "IPRÂ'nın kendionışaırduğuuhıs- lararası kurauan var. Örneğin be- nim başkanfağmı döneminde ıspan- ya'da IPRA üyesi bir şirketin güven zedeleyki uygulamalarda bulundu- ğu kanıtiaiKh. Bu şirket derfaal IP- RA'dan ihraç edikü" dıyor SOSYAL SORUMLULUK Pekı ya Türkıye'de durum 9 Türkiye'de halkla üişküerde ab- lak yasası daha yeoi topariandj" di- yen Mardın'e gore bu konuda hayli geç kalındı. Mardin'le Türkiye'de sosyal so- rumlulukprojelennın birreklam ara- cı halıne dönüşmesını de konuşu- yoruz. "Örneğin bir otomotiv fir- masım ele alalım'" dıye konuşması- nı surduniyor: "Ashndaohnasıgere- ken, şoförîük kurslannın, trafikk, kazalaria ilgiti bitinçfendirme kanı- panvalanna sponsor ohnası. Ama hayır. otutuyoroperaya sponsor ohı- yor. Çünkü bu şeküde kendi rekla- mını daha fazlayapnuşohıyor. Uç bir önıekverdimaraayaşananaşagıyTi- kan bu Tabiiçokanlamholanlan da var,ama kimi sosyal sonımhıhık pro- jeteri 'uzerlennde eğretı duran bır el- bıse gıbı'." Brando'nun eşyası saübyor Beyazperdenin efsanevi isimkrinden Marion Brando'nun eşyası açık artnrmaya çıkarunor. Sana<çmm25ö Brando'nun rol arkadaşı Rita Moreno'yu ateşü bir şekilde öptüğii sahnenin fotografinuı 1000 dolann üzerinde frvata aba bulması beklenivor. j Haziran'da, New York'un ünhı Christie's Müzayede Evi'nde saoşa sunulacak. Piyano, kovbo>' çizmesi gibi kişisd eşvalasınıda içeren 250 parça arasmdafiîm kariyerine ifişkin en özel olanı 1968 yapmu^The S^htofThe FoDoHing Day* filminin bir karesi (AP) AL GÖZÜIVI SEYREYLE /IŞILÖZGENTÜRK Unutmamanın acüiyeti Psikolog arkadaşlanm şöyJe der: "însan befleği onu varalav^rt, inci- ten olaylan bir süre sonra unutur ya da unutmava çanşır,aksi takdir- de sürekJi bir travma haü oluşur ki, insan buna davanamaz." Bu açıklamaya zaman zaman hak veririm. Çünkü insanoğlunun bazı olaylan yaşadıktan sonra, gü- lebilmesıni, dans edebilmesıni, türkü söyleyebilmesıni, toprakla uğraşması, sevebilmesinı kendı kendime açıklamam ıçm bu bilgı bana yardnncı olur. Örneğin, Nazi toplama kamp- lannda maddi ve manevi ışkence- nin hemen her rürünü yaşayan in- sanlann kurtanldıktan sonra hayai- lanna devam edebılmelen benı her zaman şaşırtmıştır. Çocuklaruun gözlen önünde kara dumanı sü- rekli rüten gaz odalanna götürül- dükleriıu gören, bır parça ekmek içüı en yakın arkadaşuu ispiyon- layan, hayatta kalabilmek için her türlü aşağılanmaya baş eğen bu insanlan, hayatmiçinde yeniden var olmaya iten o muhteşem güç aca- ba sadece unutma yeteneği mıdır? Yoksa içten içe gelişen, büyüyen bir çeşit öç alma duygusu mudur? Yoksa yapılan kötülüğün bir gün biteceğine ve dünyanın yeniden yumuşak bir ana kucağı gibi şef- katli olacağına duyulan inanç mı- dır? Bu sorular nereden mi aklıma geldı, sağlığım nedeniyle katılama- dığun son Irak Dünya Mahkeme- si'yle ilgili haberlen okurken dü- şünmeye başladım. En çok da Sev- gili Zej-nep Oral'uı, hemen önün- de oturan sımsıyah saçlı kadaun ba- şörtüsündekı "MadmdePlazade Mayo" yazısı beni çok uzakJara göfürdü. Moskova'ya Uluslara- rası Dördüncü Kaduı Kongresi 'ne, hep bir arada, dünyanın her yenn- den gelmiş 2500 kadındık. Ve her şeyden konuşuyorduk, ben işken- ce komisyonundaydım ve Arjan- rinli kadınlar, hepsinde "Madres dePlaza deMayo" (Mayo Meyda- nı'nın Analan) yazan beyaz ba- şörtüler, en kahramanca yurtlann- da yaşanan toplu kıyımlan, ışken- celeri, kaybolan çocuklan anlatı- yorlardı. Özellikle anlatıyorlardı, çünkü asla unutmak istemiyorlar- dı, evet bu travmayla yaşamak is- tiyorlardı çünkü anlatmak önem- liydi, başkalannın, dünyarun bu- nu duyması gerekiyordu. Bana o günlerden evimin en özel yerinde asılı bır başörtüsü kaldı. Aylarca otuz kişılik bir toplu mezan bul- mak içın dedektıf gibi çalışan Ma- tilda nın başörtüsü. On yaşuıdaki torununu o büyütüyordu, çünkü gelini ve oğlu o toplu mezarlıktan çıkanlmıştı. Daha sonralan, dünyadakı tec- nt olaylanru anlatan "SessizÖlünı'' belgeselini yapan Hüseyin Kara- b«j T Arjanrin'de Mayo Meydanı 'nın analanyla çalıştı. Onu en çok et- kileyen olay, Mayo Meydanı'nda- ki toplanmalannın şimdi de tüm görkemiyle sürmesiydi. Ama içe- rik değişmişti. Olay artık adeta bır halk mahkemesi şeklini ahnıştı ama bır ulusu banşa, yeniden kar- deşçe türkü söylemeye hazrrlayan bır halk mahkemesıne. Şöyle, analargene toplanıyorlar- dı ve bu kez sanıklar da vardı. Ama bunlar ülkede serbestçe dolaşan vatandaşlardı. Onlaryaptüdan iş- kenceler, açtıklan toplu mezarla- n anlatıyorlardı. Ve özür diliyor- lardı. Hüseyin, cunta su-asında gö- re\' yapan birteğmenle. oğlu işken- cede öldürülen bir annenin kar- deşçe yeniden kucaklaşmasına ta- nık olmuşru. Böyle bir olaya tanık olduğu ıçin Hüseyin'i kıskanmıştım; daha da önemlısi, Arjanrinli aydmlan, ana- lan. babalan kıskanmıştun. En azından hesap sorma hakkını el- de ettiklen ıçin. öğrenmeyı ve ba- ğışlamayı öğrendiklen için. Şimdi Irak Dünya Mahkeme- si'nde pek çok tanık dinlenecek, ölümlerden, işkencelerden söz edi- lecek ve hiç kuşkusuz Amerika ve müttefîklen bir kez daha lanetle- necek ve savaş suçlusu ilan edile- cek. Bu güzel ama neden yüreğimin bir yerinde bir şeyler kanıyor? Bu belki de kendi ülkemde yaşanan pek çok sırnn, pek çok acının he- nüz anlatıunamasından ötürü, he- nüz kardeşçe kucaklaşmaya çok uzun zaman olduğunu hissetmem- den ötürü. isilozgenturkcŞ superonline.conı RAKl ve /lftfSONDANIMAl 70de,,.111 I • • ! Alk. %45 (Hacmen)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog