Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 26 HAZİRAN 2005 PAZA 12 PAZAR KONUGU leyla.tavsanoglufg cumburiyetcom.tr / Birkaçyıl içinde bazı vergilerde oransal olarak azaltmalaryaptıL Ama bu yeterli olmadı. Türkiye 'nin bir vergi reformuna ihtiyacı var. y y Türkiye arasında herhangi bir sorun görünmüyor. Kendi programımızı hazırladık. Oprogram çerçevesinde işleryürüyor. Yüksek borç risklidir. Borcumuz çok. Düşmesi lazınt. Borçların miktar olarak artmasına karşılık milligelir içerisindeki payı düşüyor. / DevletBakanıAbdüllatifŞener'le ekonomi, siyaset,AB, erken seçim, sıkmabaş sorununu konuştui Borcumuzçok,düşmesigerekiyor ($ Hiç kimse erken seçim beklemesin. Çünkü seçim kararını alacak olan TBMM'dir. İktidar partisi olarak seçimlerin zamamnda -. yapılacağım söyiüyoruz. / SÖYLEŞİ LEYLATAVŞANOĞLU AKP Hükümeti pembe tablolar çiziyor. ama aslında ekonomi iyi yolda ıru? Yok- sa mıllet "Her şey iyi gjdiyor" edebiyatıy- la uyuşturuluyor mu? Bır de ABD ve AB'yle iyıce gerginleşen ilişkilerin ıç si- yasete de yanstmalan var. Türkiye'nin çö- züm bekleyen bunca sorunu dururken sa- dece sıkmabaş ve imam hatiplere konten- jan arttırmaya odaklanan hükümetne yap- mayı amaçlıyor? Başbakan Yardımcısı ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ab- düHatifŞener'le bütün bunlan konuşuyo- ruz. Arada bırgülüyor. Arada bir, "Çoks- ktşünyorsunuzbeni" diyor. Kayıt dışı eko- nomının takibi ve vergilerin tabana yayıl- ması gereği üzennde duruyor. Cari işlem- ler açığı eğiliminin durduğu açıklamala- nna karşın mayıs ayı rekor açık rakamla- nnın doğruluğunu kabul ediyor. Bir de türban ve imam hatip konulanndan her kesımin çok hoşlanması yüzünden bunla- nn gündemden düşmediğini gûlerek anla- tıyor. Erken seçimin Türkiye'nin günde- minde olmadığının ısrarla altını çiziyor. flti yıl sonrakı cumhurbaşkanlığı seçimle- riyle ilgilı ise şimdiden tahmin yapamıyor. -5/.: hem Başbakan Yardımcısı hem de Ekonomiden Sorumlu DevletBakanısı- mz. Ama Maliye ve Hazine başka ba- kanlann elinde. Aynca AB-Türkiye gi- bi çok önemli bir konuda başmüzakere- ciHazine'den Sorumlu DevletBakanıAli Babacan. Siz ekonomidekikoordinasyo- nu nasılsağltyorsunuz?Bir deburadada- vulsizin boynunuzda, ama tokmak baş- kalarının elindegibibir durum yok mu? ŞENER- Sianki ılginç bir yaklaşım tar- zı. Şu anda bende ekonomıyle bağlantılı olarak DPT. Kalkınma Bankası. GAP 1da- resi var. Bunlar dışında bütün bağımsız kurullar var. Ama bunlar bana bağlı değil; sadece benimle ilgilı SPK. TMSF. BDDK gibi bağunsızüst kurullar. Ekonomiyle il- gili konuşulduğu zaman hemen Hazine akla gelir. 0 da dediğiniz gibi Devlet Ba- kanı AIi Babacan'da. Maliye Bakanlığı Kemal Unakrtan'da. Dış Ticaret Müste- şarlığı Devlet Bakanı KürşadTüzmen'de. SORUN YOK - İyi de ekonomi böylesine çok sayıda bakanlıklara bölünmüşken hiç sorun yok mu? ŞE.NER - Hiçbir sorun yoktur. Biz bir koalisyon hükümeti değiliz. Birkoalisyon hükümetinde bu bakanlıklar farklı partı- lerde olmuş olsaydı sorun olabilirdi. Ko- alisyon ortaklannın zaman zaman birbir- lerine küstükleri dönemleri de yaşadık. Ama biz istediğimiz zaman bir araya ge- liyoruz. Konulan birlikte gözden geçire- biliyoruz. Pek çok konu ilgili bakan arka- daşlanmızın yetkisi içinde yürüyor. Ama bazı konularda da birlikte karar vermek ge- rekiyor. 0 zaman da hemen bir araya ge- liyoruz. Bürokratlanmızla birlikte hafta- da birkaç kez toplanınz. Yani koordinas- yonumuzda hiçbir sorun yok. Son söyle- diğiniz bölüme gelince. Yani ekonominin tüm sorumluluğu sizde. ama elinizde faz- la birim yok diyorsanız, aslmda bakanlar kurulunun ortak sorumluluğu vardır. Ben ne kadar sorumluysam öbür arkadaşlanm da o kadar sorumludur. - Temel iki yasa gündemde. Bunlar Bankacılık ve Sosyal Güvenlikyasalaru Sosyal Güvenlik Yasası, sosyalkesimler, özellikle de CHP tarafından bu haliyle çok eleştiriliyor ve kabul edilemez bulu- nuyor. Bu arada da TBMM1 Temmuz'da tatile girecek. Birisinin yeniden ele alı- nıp değiştirilmesi için çok baskıyapüan bu ikiyasaotarihekadar TBMM'denge- çirilebilecek mi? ŞENER - Söylediğiniz iki yasa henüz TBMM Genel Kurulu'na inmedi. Banka- cılık Yasası'nın 200 maddesi var. Sosyal Güvenlik Yasası da epeyce yüklü madde- leri olanbir yasa. Bankacılık Yasası'nı ben takip ediyorum. Plan Bütçe Komisyo- nu'nun altkomisyonunda tamamlandı. Üst komisyonda görüşmeler başlayacak. Haf- taya da genel kurula yetiştirmeye çalışa- cağjz, çıkarmak için çabaharcayacağız. Biz yetiştirmeye çalışacağız. Ne kadar yetişir, bilmiyorum. - Ya Sosyal Güvenlik Yasası? ŞENER- 0nun da benzer bir prosedü- rü var. Yalnız o daha gecikmiş durumda. Çünkü daha alt komisyonda da tamamlan- madı. Dolayısıyla fotoğraf bu. IMF-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ - Kimi gazetelerde köşeyazarları, AB çapasının taradığını, IMF çapasının da taramaya başladığını yazıyorlar. Hatta IMFheyetinin son ziyaretindeAli Baba- can 'ın "Onlar da kim olıtyor? " tavnnın çok ciddi rahatsızJıklaryarattığı haber- leri alımyor. Siz buna ne diyorsunuz? ŞENER-Ben süreçlerdeherhangi birkı- nlma görmüyorum. Süreç normal işhyor. Zaten dikkat ederseniz niyet mektubu faz- la da uzun değildir. Çünkü Kasım 2002 seçimlerinden önce başlayan stand-by dö- nemı tamamlanmıştır. Öyle sanıyorum ki Türkiye 20 kadar stand-by anlaşması yap- tı. Bunlariçinde tamamlanan tek anJaşma, geçen dönem bitirdiğimiz 19. stand-b>' an- borçlanma gerekiyor. Gittikçe artan bu borçlar nasıl geri ödenecek? Avro 'nun değeri arttıkça dolar bazında ihracat iyi gidiyordu. Ama Avro alanına kaydıkça Avro da değer kaybederken ihracattaki olumlufaktörtersinedönüyor. Bu durum- da nasıl denge sağlanacak? ŞENER- 2OO2'de 36 milyar dolar olan ihracat, 2004'te 63 milyar 120 milyon do- lara çıkmış. Ithalat da 51 milyar dolardan 97 milyar dolara çıkmıştır. Bu tempo ar- tarak devam ediyor. Burada dış ticaret açık- lanmız var. - Mayıs ayı dış ticaret verileri 4 milyar dolar gibi rekor bir rakam gösteriyor. Hani cari işlemler açıklan düşüyordu? ŞENER- Bakın, 2005 içın ıhracatın ar- tış oranı ithalatın artış orarundan fazladır. Dolayısıyla 2004'e göre daha dengeli bir gehşme var. Ama dış ticaret açığı var. Doğ- rudur. Bu açıkta artış da var. Buna bağlı olarak cari işlemler dengesine baktığımız- da bunda da açık var. Ama burada Türki- ye'nin ekonomik performansının sorun oluşturmadığını düşünmek lazım. Bu- ke- re dış pazarlardaki piyasapayunızı sürek- lı arttınyoruz. Türkiye'nin üiracatında bır tıkanma yok. Bu. ekonorrnrnizın rekabet gücünün olduğunu gösteriyor. Sanayımi- zin verimlilik artışı son üç yılda yüzde 25 'in üzerinde oldu. Bu avnı zamanda kü- da yüzde 90, ama kamu brüt stoku da ay- nı dönem vüzde 107. Bu yüzde 107.2002"de >üzde 916. 2OO3'te yüzde 83.4, 2004'te de yüzde 77.4 olmuştur. Borçlar miktar olarak artmasına karşılık müli gelir içeri- sindeki payı düşüyor. Bu düşüş önemlidir. Maastricht kriterlerine göre de brüt kamu borç stokunun mıllı gelir ıçindeki payırun en fazla yüzde 60 olması öngörülmekte- dir. Demek kı bu işin AB ıçindeki makul ölçüsü yüzde 60. -Ama bizyineAB 'yiçokaşmışdurum- da değil miyiz? ŞENER- Bizdeki miktar AB rakamla- nnın üzerinde görünüyor. Fakat bizde brüt ve net kamu borç stoku kavramlan var. BunlarAB'nin bıre bir kullandığı kavTam- larla tam örtüşmüyor. AB'deki kamu brüt borç stoku bizdeki iki durum arasındakı bir vaziyeti ifade ediyor. Dolayısıyla AB stan- dartlanna göre bizim yüzde 77'lik oran daha düşük bir oranı ifade ediyor. Ama yi- ne yüksek. Ama burada umutlu ohnamı- zı gerektiren nokta, bunun düşüş eğılimin- de olmasıdır. Bizım hesaplara göre2008'de bu oran yüzde 63 'e ınecektir, kı Maastncht kriterlerine yakındır. - Borçsürekliartarken nasıldüşecek? ŞENER- Borcun fazla artması ekono- mi için büyük bu- yüktür: bu-riskalanıdu-. Banakahrsa daha düşükdüzeylerde bırborç Devlet Bakanı Şener, cari açığın finansmanında bir sorun olmadığını söyledi. (Fotoğraf. KORAY AVCI) laşması oldu. Ondan önceki stand-by sü- reçleri hiçbirzaman sonuçlanmamıştır. Bu süreçlerin yanda kesilmesi çok da olum- lu sonuçlar vermemiştir. Şimdi ise 20. stand-by anlaşması yapılmıştır. Bu devam ediyor. IMF'yle Türkiye arasında da her- hangi bir sorun görünmüyor. - Yani IMF çapası taramtyor mu? ŞENER-Bu çapa genelde kullanılan bir ifade haline dönüştü. fMF çapası var; AB çapası var. Bu çapalar gevşerse i>i ohnaz. anlamma söyleniyor. "Çapalar devam et- sin" diyorlar. - Peİd, çapalarsizcedevam ediyormu? ŞENER - Ben çapa olarak görmüyo- rum. Çapa dediğiniz zaman, birisi tepeniz- de boza pişiriyor. anlamma gelir o. Ya da bunlan rahat bırakmamak Iazım. bir şeyin baskısuu hissetmeleri gerekir, anlamında kullanılan ifadeler gibi geliyorbana. Hal- buki biz olaya öyle bakmıyoruz. IMF'yle sürdürülen görüşmelerde de kendi prog- ramımızı hazırladık. O programı ilan et- tik. Program çerçevesinde işler vüriiyor. - Isterseniz biraz da ithaİat ve ihraca- ta gelelim. Türkiye ithalata dayalı bir büyüme politikası izliyor. Kur düşük. Ama büyümeyi sürdürmek için sürekli resel rekabete karşı ülke ekonomisinin ıyı olduğunu gösteriyor. Ama cari işlemler açısından bu açığın ekonomi açıstndan so- run oluşturacağıru şu an içın görmüyo- rum. Yine de dikkatle takip edılmesı ge- reken birhusus olduğunu kabul ediyorum. Şunu da söyleyevim: Bu cari açığm fi- nansmanında bir sorun yoktur. Çünkü döviz girdisi var. Çoğu ekono- tnistin de belirttiği gibi dövız değer ola- rak düşüyor. Şu anda Türkiye'nin finans- man konusundaherhangi bır sorunu olma- dığı hususunda görüş birhği var. ORANSAL DÜŞÜŞ VAR' - Borçlann sürekli arttığına değinmiş- tik. Kamu borçlan ne kadar? ŞENER - Türk Lirası cinsinden olarak Mayıs 2005'te konsolide toplam brüt borç stoku 324.9 katrilyon lira. Döviz cinsin- den ifade edersek 237.9 milyar dolar. Bu yüksekbirdüzeyolarak ifade edilebilir. An- cak uluslararası standartlarda bir ülkenin borç stokunun yüksek mi düşük mü oldu- ğu ga\Tİ safi müli hasüaya göre değerlen- diriliyor. Gayri safi mıllı hasıla değerleri itibanyla kamu net borç stoku 2001 yüın- stokuna sahip olmamız lazun. -Siz Türkiye'nin bu borçyükünü kal- dırabileceğini düşünüyor musunuz? ŞENER - Borcumuz fazladır; düşmesi lazun. - Teşekkür ederim. ŞENER - Doğruyu söylemek suç mu? Borcumuz çok. Düşmesi lazım. - Yatırtmm önündeki engeller hâlâ kalkmadu KOBÎ'lere sübvansiyon dur- durulmuştu. AncakBaşbakan 'ın müda- halesiyle bunlaryeniden canlandu Tür- kiye ekonomisinin yüzde 90'/ bu KO- Bİ'lerle hareketlenirken bu işletmelerin sorunlan neden halledilmez? ŞENER- KOBÎ'ler ekonomınin teme- lidır. Küresel rekabette de tüm ülkelerin önem verdiği bir alan. AB'nin Türkiye fonlannda da KOBİ destekleri ayn bir ka- lem olarak yeralıyor. Hükümetüniz döne- minde KOBl'lere j'önelik birtakım faalı- yetler yapıldı. Organize sanayi bölgelen- ne büvük önem veriyoruz. Yeniden yapı- lanma süreci içinde 38 destek modeliyle 2003-2004 arasında yaklaşık 15 bin KO- Bİ'ye 139 milyon dolar tutannda destek sağİandı. KOBÎ'lere alternatif finansman sağlamak amacıyla KOSGEB ile Türkiye Vakıflar Bankası ve Halkbank arasında yapılan protokoller çerçevesinde 2003- 2004'te toplam 1734 KOBl'ye 131 tril- yon 574 milyar liralık KOBI destek kre- disi kullandınldı. VERCİ REFORMU OLMALI' - Hemen her hükümet vergi reformu yapma sözü verir. Ancak yapılan,pafya- tifönlemlerinötesinegeçmez. Tüıiaye'de kayttdışı ekonominin bugün deyüzde 50- 60 dolaymda olduğunu biliyoruz. AKP Hükümeti olarak vergilerin tabana ya- yümasım sağlayacak ciddi bir vergi re- formu projeniz var mı? ŞENER - Vergi reformu ihtiyacı var. Kayıt dışılığı ortadan kaldırmanın en et- kili yolu, vergi oranlannın makul düzey- de, kontrollerin düzgün ohnası, kurallann düzgün konulması ve takibinin de düzgün yapıhnasıdrr. Takibin düzgün yapıhna- suıda ise bazı fiilı zorluklar var. Şu anda vergi inceleme oranı \iizde 1 civannda. Ya- ni 100mükelleften99'unuinceleyemiyor- sunuz. Böyle bir ortamda da vergi kaçak- lan oluyor. Öte yandan sistemin ıçine gir- memiş mükellefler de v^r ki asü kayıt dı- şılık buradan ka\Tiaklanıyor. \ ergi refor- munun yöneleceği yer ekonomiyi kavTa- ması. kajıt dışılığı maksimum düzeyde P O R T R E ABDÜLLATİF ŞENER 1954, Sıvas/Yıldızeli doğumlu. YükseköğreniminiA.Ü. SiyasaJ Bilgiler Fakültesi'ndeyaptu Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Maliye Ana Bilim Dalt 'nda doktorasını tamamladu Bulunduğu fakültede Dekan Yardımcısı olarak görev yaptu Daha sonra Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ne geçerek doçertt oldu. 1991 'e kadar siyasetten uzak durduğu halde aynı yıl yapılan seçimlerde Sıvas milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 1996-97 arası Erbakan Hükümeti'nde Maliye Bakanı oldu. 2002 seçimlerinde AKP'den milletvekili seçildL Başbakan Yardımcılığı ve Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı 'nı üstlendL Erdoğan Hükümeti'nde de Başbakan Yardımcılığı 'nı korudu; bu kez Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı 'nı üstlendL "Tanzimat Döneminde Osmanlı VergiSistemi" adlı bir kitabı var. azaltması, oranlann makul düzeyde olma- sı ve etkili biçimde uygulanmasıdır. Bazı vergilerde oransal olarak azaltmalar yap- tık. Ama bu yeterli olmadı. - Vergüerdüşürülürsevergi'gelirlerinin tabanayayılması şansı daha artmaz mı? ŞENER- Vergi oranlan yüksek. düşü- rülmesi gerekir, denilir. Doğru. Vergi oran- lannın düşürülmesi lazım. Amavergi oran- lan düşürülürse kısa dönemde devlet ge- lirlerinde azalma meydana gelir. Düşük vergi oranlan uzun dönemde ise vergile- rin tabana yayılması nedeniyle devlet ge- lirlerinde artış meydana getirse bile kısa dönemde ortaya çıkan geliraçığının kapa- tılması başlı başına sorun haline dönüşü- yor. O zaman o açığı nereden finanse ede- ceksiniz 0 Ek bir borçlanma ihtiyacı orta- ya çıktığı için borçlanma faizleri artacak- tır. Bu da ekonomiye zincirleme büyük yükler yükleyecektir. Bu noktadan hare- ket etriğimiz zaman vergi oranlannın üı- dirilmesinde güçlükler ortaya çıkıyor. Kü- çük dilimler halinde vergi oranlan indiri- lerek makul bir noktaya götüriilmeye ça- hşılıyor. Ama iyi bir vergi reformuna ih- tiyaç olduğu konusundaki göriisünüze ka- tüıyorum. Türkiye 'nin gündeminde erken seçim yok'- AB 'yle işlerin iyi gitmediği ortado. Fransa ve Hollanda 'dakianayasa referandumlanmn ardın- dan Almanya'dan, Brüksel'den çok ciddiolumsuz sesleryükseliyor. AB 'nin genişleme vederinleşme sorunu olduğu, Türkiye 'nin detam üyelik için da- ha çok uzun biryol alması gerektiği, dolayısıyla imtiyazlı ortaklıklayetinmesinin en uygun çö'züm olduğu söyleniyor. Siz bütün bu gelişmeleri nastl değerlendiriyorsunuz? ŞENER - AB'yle Türkiye arasındaki süreç yeni başlamadı. Neredeyse yanm asra yaklaşıyor. AB'run kendi içinde önemli sorunlan var. Fransa ve Hollanda'daki referandumlarda AB Anayasa- sı'nm reddi şu anlama gelir; AB sona ermiş değil AB şu anda hangi mevzuat çerçevesinde yürüyorsa bu yeni anayasanın reddinden sonra da aynı mevzu- at çerçevesinde yürüyor. Yeni anayasa kabul edilsey- di daha ileri bir aşamaya ulaşmış olacaktı. Ama böyle bir birliğin grafiklerin yansıttığı gibi düz, kı- nlmasız devam ermesini beklemek de doğru değil. tki adun ileri, bir adım geri atarsunz. Bazen zor, ba- zen kolay dönemler gelir. Ama süreç de devam edi- yor. Biz de bu sürecin bir yerindeyiz. - Türkiyenüfusunun çoğunluğunun Müslüman oluşuda önplana çıkarümaya başlandu Sam Hun- tington gibi bilim insanlan Türkiye'nin kesinlik- leBatı kültürünün birparçası olamayacağıgörü- şündeler. Siz bu durumu nasıl karşılıyorsunuz? ŞENER - Bu tür yaklaşım gösterenler bulunabi- lir. Ama bunlarher zaman azınlıktadır. Ben çatışma- cı kültürlerin, anlayışlann dünyaya ve insanlara bir şey kazandıracağını düşünmüyorum. Günümüzde uısanlık farklılıklarla bir arada yaşamayı ögrenmek zorundadır. Ya bunu öğrenecek ya da dünya bir ce- henneme dönecek. AB'nin ilan ettiği ortak değer- ler \ T axdu. Bu değerler bir çatışmacılığı öngörmez. Aksine uzlaşmayı, banşı ve bir arada yaşamayı ön- görür. Böyle bir durumda da bu birliğin içinde Müs- lüman bir ülkenin yer almasırun hiç de zor olmadı- ğını düşünebihriz. Üstelik kimilerinin Türkiye'yle ilgili yapmaya çalıştığı değerlendirmeler de çok sağ- kklı değildir. Türkiye laik. demokratik. sosyal birhu- kuk devleti olarak yüzünü her zaman Batı'ya, çağ- daş uygarlığa dönmüştür. Türkiye'nin bu özellikle- ri nedeniyle de AB, Türkiye'yle birlikte dünyanın öbür bölgelerine örnek olacak bir nıtelik kazarur. - Ama AB içinde böyle düşünmeyenler ağırlık kazanıyor gibi? ŞENER- Tek tek bireyler ya da toplumlar değış- mez değildir. Bugün için Türkiye'nin AB üyeliğini çok olumlu görmeyen gruplar olabilir. Ama bu fo- toğraf kalıcı, sabit değil. Bakarsıruz yann Fransa nüfusu çok büyük çoğunlukla "Aman Türkh'e üye obun" diyebilir. Nitekim Fransa'daki referandum- da Alsace bölgesi vüzde 65 orarunda evet oyu ver- miştir. Çünkü Fransa'da Türklerin en yoğun yaşadı- ğı bölgedır. Demek ki insanlar bihnedıkleri, tanıma- dıklanna olumsuz bakıyorlar. Şunu görmemiz la- zım: Türkiye kendisini iyi tanıtmalıdır. Belki biz bi- raz tanıtımda eksık kalıyoruz. - tkiyıl sonrakicumhurbaşkanlığı seçimisürek- li gündemde tutuluyor. AKP içinde şimdilik sekiz kişinin adaylığa sıvandığı biliniyor. Öte yandan AKP'nin 28EylüFdebir baskın seçim için YSK'de nabızyokladığt haberlerialımyor. Bu siyasiortam- la nereye vanlır, sizce? ŞENER- Açık söylemek gerekirse hiç kımse er- ken seçim filan beklemesın. Türkiye'nin gündemin- de erken seçim yoktur. Çünkü seçim karannı ala- cak olan TBMM'dir. Biz iktidarpartisi olarak seçim- lerin zamanında yapılacağını söylüyoruz. Muhale- fet partilerinın erken seçimi zorlaması ise bir anlam ifade etmez. Bana kalu^a cumhurbaşkanlığı seçimi- nı konuşmak erken. Önümüzde 2007'nin nısan. ma- >ısuıa kadar süre var. Evet, konu çok tartışılıyor. De- diğiniz kadar çok aday var mı. onu da bümiyorum. Ama bir bakarsıruz, seçim günü tüm Meclis tek bir aday üzerinde anlaşmaya vanr. Dolayısıyla ben ye- ni cumhurbaşkanı seçiminde ortaya neyin çıkacağı- nı doğrusu hiç kestiremiyorum. Zor bir soru. - Bir de Türkiye 'nin bunca çözüm bekleyen so- runu varken sıkmabaş ve imam hatiplere konten- jan konularına odaklanmak ne kadar doğru? Bu tartışmalar siyasi ortamı germiyor mu? ŞENER- Bu konulan gündeme taşımak, değişik yelpazelerde pek çok yerin hoşuna gidiyor olabilir. Bundan basın da hoşlanıyor. Dolayısıyla bu kadar çok hoşlananın olduğu bir konunun gündeme gir- memesi mümkün değil. Muhalefet hoşlanıyor. Ama ben Türkiye'nin ihtilaflar değil, uzlaşma noktalan üzerinde düşünmesi ve fikir gehştirmesini faydalı buluyorum.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog