Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

25 HAZİRAN 2005 CUMARTESİ CUMHURİYET DIZI SAYFA Türkiye, Ermenistan ve îran'ın sınırlan o kadar yan yana ki insanın aklına hep aynı soru takılıyor: / ^ Aynlıklar,düşmanlddarniye/ S abahın erken saatlerinde Iğdır Ti- caret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Kamil Aslan'ın yönetı- mınde bir otobüsün doluluğuy- la Nahçıvan'a ulaşmak üzere yola çıktık. Yol boyunca baş- kan, tüm göriintülen atlamadan bızlere ilet- tı. Ermeni, îran ve bızım topraklanmız o kadar yan yanaydı ki bu aynlıklar ve düş- manlıİdar niyeydi? Vebalı ıç ve dıştaki sıyaset cambazla- nnın boyunlarına. Öğleye doğru Dilu- cu'ndakı gümrük kapılanna ulaştık. Bu- radan kandesın kaynağı olan Şıderek'te- kı Aras Gölü'yle Arpaçay Suyu'nu gör- dük. Pasaport kontrolünden geçerek sını- n aştık. Bizlerı sınırda bekleyen Türkıye Kon- solosluğu'nun görevlilerince konsolos- luğa götürüldük. Bızı orada da donanım- lı bır kuşluk sofrasıyla karşılıyorlardı. Yöre ürünü olan çılek başta olmak üzere çeşıtli sebze -başta reyhan otu- ve mey- velerin yanında bakınca lezzetleri anla- şılan börek ve çöreklerle demlı çaylan yudumlayarak yorgunJuk gıderdık. Nah- çıvan Ünıversıtesi'ndekı düzenlemeye yetışmek ıçm oradan aynlırken güllerle bezenmiş konsolosluk bahçesınde bır de toplu anı fotoğrafı çektırdik. T u R K OCRENCILER DE VAR Ünıversite kapısında başta rektör ol- mak üzere bır kalabahkla karşılanarak konferans salonuna götürüldük. Rektör Prof. İsa Habibboyti açı- lış konuşmasında kurumlan, eğı- timlerı, öğrencılen hakkında ge- nış bilgi verdi, yoğunca Türkıye öğrencilennin de olduğunu söy- ledi. Nahçıvan adının Ağn Da- ğı ve Nuh Peygamber'den geldı- ğinı, halkının Oğuzlara dayandı- ğını, ilk mekânlanrun Van oldu- ğunu, Selçuklulardan Atabey- ler'in orayı devlet merkezı yap- 'iı \>Inî Nahçıvan Halı Müzesi, Kafkasya, tran ve Asya dokuma işçiliğinin en güzel örneklerini barındınyor... OCars, Igdır ve l^afıçıvan izCenimCeri Perihan ERGUN tığını genışçe anlatarak Nahçıvan'ı tanıt- tı. Aynca oranm Azerbaycan'ın kültür merkezı olduğunu. şair Nizami Gcncevi ile âlun Nasrettin Türsi gibı değerlenn oradan çıktığını da belırtti. Kendisinden sonra bır iktisat profesörü, oranın ekono- mık durumunu uzunca ve genişçe açık- ladı. Onlardan sonra Kars, Ardahan. Iğ- dır Kalkındırma Vakfı Başkanı Sabahat- tin Şengül de kısa bır teşekkür konuşma- sı yaptıktan sonra, Güzel Sanatlar Bölü- mü öğrencilennin müzık ve dans sunusu- na geçıldi. Bu arada Vakıf grubu Nahçı- van'ın devlet başkanını zıyarete gittı. CADDELER, CADDELER... Öğrencılerin koro ve solo olarak söz ve sazla verdikleri konser çok güzel ol- du. Bir de Arşın Mal Alan operetınden ıki güzel seslı öğrencı zevklendıricı bir gösten yaptı. Tüm Sovyet eğitim siste- mindekı sanat ve sporda çok küçük yaş- larda eğıtılen çocuklann örnekleri bura- da da görüldü. Gösterilecek yerlenn gezılmesi içın Nahçıvan caddelerıne çıkıldı. Cadde di- yorum çünkü burada sokak yok Burada gördüğüm şehır planlamasını tüm eski Sovyet yönetimındekı Asya ülkelerinde de gözlemiştun. Bol çiçekli. geniş, T biçımınde bırbin- nı kesen yollar. kültür bloklannın dışın- daki iskân bölgesi olan caddelenndekı pastel renkli, özenli, iki katı aşmayan ev- ler, bayram süslemelerindekı kropon kâ- ğıtlanna benzıyorlardı. Üst-başlanndakı sadelik ve orta hallilığın göstergesındekı görüntülere karşın sanat ve kültürleriyle çok zengındiler. 'HALÇAMUZEYI 1 Kent gezisinde ilk durağımız Haydar AJı- yev Müzesi oldu. Görevlılerce vırnn ve duvarlardaki belgelerin tam açıklamala- • Nahçıvan caddelerini turluyoruz. Hemen karşımızda iki katlı bir binanın fayans tuğla kanşımı kızıl kahverengi duvannda gördüğümüz cadde tabelası hepimizi heyecanlandırdı. Çünkü üzerinde Atatürk Künçesi, yani caddesi yazılıydı, bu görüntü bizi çok kıvandırdı. Tüm özgürlük savaşı vermiş ülkelerde olduğu gibi burada da ulu önderimiz baş tacıydı. Bizdeki dış yıkıcılara uyarak Atatürkçülüğün modası geçti diyen çok bilenler buna ne buyuruyorlar? n yapıldı. tkincı uğrağımız halı müzesıy- di. Burayakendi lehçelennce 'HalçaMü- zeyi' diyorlardı, tüm yörelenn eski, yeni değişık kilimlenyle halılan sergılenıyor- du. Bu dokuma işçılığı Kafkasya, Iran ve Asya ülkelennde asırlardır üst düzeyde sürüp gidıyor. Bu müze de onun kanıtı nıtelığınde. Bizi bu arada bır de ekmek ve bıskü- vi ımalathanesıne götürdüler. Pembe ünı- formalı kadınlann, beyaz gıysılı erkek- lerin çalıştığı bu yer de tertemizdı. Ar- kasında bır yükseklığe oturtulmuş lojman- lar, yıldızlı otellen andınyordu. Onlar da tüm oturma yerleri gibı ıkı kat- lıydı. Kurumun yan tarafındakı avluda, amblemi ışçilerin armalanna benzer şe- kilde çiçeklerle yapılmış. Bekçi kulübesının bahçesindeki çıçek- lenn arasına bu" çıft aslan heykelciği otur- tulmuş. Sankı burası ekmek fabnkası de- ğıl de bır varsılın vıllasıydı Emeğe du- yulan saygınuı simgesiydı. ATATÜRK CADDESJ Gezdirmenin sonunda bızleri Gençlik Aşevi'nde yemekledıler. Burada otobüsten inınce hemen karşı- mızda iki katlı bir binanın fayans tuğla kanşımı kızıl kahverengi duvannda gör- düğümüz cadde tabelası hepimizi heye- canlandırdı. Çünkü üzennde Atatürk Künçesi, ya- ni caddesi yazılıydı, bu görüntü bızı çok kıvandırdı. Tüm özgürlük savaşı vermiş ülkelerde olduğu gıbi burada da ulu ön- denmız baş tacıydı. Bızdekı dış yıkıcılara uyarak Atatürk- çülüğün modası geçti dıyen çok bilenler buna ne buyuruyorlar? Turkuvazkubbeli birabide s S Ü R E C E K ıra Mümine Hatun'un mü- zeleştirilmiş türbesine gel- mişti. Türbe tüm azame- tiyle ayaktaydı. Selçuki çizgileri Mevlana Türbe- si'ndeki turkuvaz kubbesiyle tam bir abide. Dış duvarları -mimaride buna ne dendiğini bilmryorum- se- kizgenler gibi tümüne Selçuk yazı tekniğiyle Kuran ayetleri yazılmış. Cenaze mozolelerinde olduğu gi- bi kule biçimindeki türbenin att ze- mininden türbeye yüksek basa- maklarla giriliyor. Girişin tam kar- şısında Mümine Hatun'un portre- si mihrap tarzında biryere asılmış. Girişin sağında türbenin miman ol- duğu söylenen, kabartma taştan başı Selçuk serpuşu ile örtülmüş, Mimar Sinan'ı andıran az sakallı bir zat var. Altyazılan sökemedi- ğim kufi tarzındaydı. Türbenin geniş alanının bir bölü- münde yontulmuş taşlarla yöre hayvanlarının sergilendiği yapay bir hayvanat bahçesi de vardı. Av- lunun bir bölümü saray kapılarını andıran, muhafızlann da barınak- lannı içine alan sur şeklinde görün- tüdeki duvarla çevrilmişti. Yan ta- rafında görüntüyü bozmayacak biçimde demir parmaklık- larla kapatılmış terastan Iğdır Ovası, iran ve Ermenistan'ın bir bölümü görünüyordu. TARIMA DÖNÜŞ Yemyeşfl Iğdır Ovası T Nahçıvan Üniversitesi'nin bahçesi güllerle bezeli... Pastel renkli, özenli evler Nahçıvan'ın caddelerini süslüyor... ekrar Iğdu-yoluna dönelım. tle gıreceğimız sırada sağda fabnka büyüklüğündekı metruk fakat görüntüsü sağlam bir bına gözüme takıldı. Burası yıllardır çahştınlmayan iplık fabrikasıymış. Çalıştınlmama nedenı de köylunün güzehm Iğdır pamuğunu üretmekten vazgeçmış ohnasıymış Çünkü bır süredır yasaklanan kaçak yakıt satımıyla zahmetsız para kazanıyorlarmış. Bu yasadışılık yasaklanınca yeniden tanma dönmüş, ama yükünü tutan da tutmuş. Yemyeşil Iğdır Ovası 'nın her çeşit bitkının yetiştınlmesine uygun olduğu; kayısı, badem, erik, ünlü elması, yöreye uygun reçellık minik patlıcanlannın ilginçliğı saymakla bıtmıyor. Yeter ki değen bılınsın. Ilı dolaşırken Ahıskalılann düzenli mahallesuıde halı dokuma atölyelerıni de gördüm. Genç kız ve kadınlar gül desenli Karabağ seccadelenni, şilte tipı küçük halıçalan, Selçuk motıflı kılimleri hünerli ellenyle öğretmenlennın yönetıminde üretiyorlardı. Bu ışın desteklenerek genışlemesı pek güzel olur. İCDIR HAVALIMANI Vakfın toplantısında Iğdır Valisı Sayın HaülUlusoj'a atıl bırakılmış olan ıplik fabrikasının durumunu sordum. Bunu insana çok güven veren bır cıddiyet ve sorumlulukla yamtladı. Orayı engellilere okul ve sığınma evi yapacaklannı, özel eğıtıme bağlayacaklannı söyledi. Bu yarut içimı aydınlattı. Her başanlı erkeğin yanında ona güç \ eren bir kadının olduğu bılınen gerçektir. Bu bilınenı Valı Bey'ın eşı AyseJHanım ın o ışıl ışıl parlayan güzel gözlenyle güzelim yüzünde gördüm Incelik ve zarafetini hiç bekleyemedığım bir davTanışla da kanıtladı. Kars Havaalanı'nda uçağımızı beklerken Iğdır"dan gönderdiğı patlıcan reçelı büyük incelikti. Iğdu"'da yurt ekonomisıne büyük zarar veren bir üzüntüyü de yaşadım. Rıvayete göre dört buçuk trilyon harcamayla yöreye çok yararlı olacağı bilınen Iğdır Havalimanı o günlenn başbakam tarafından durduruünuş. Gene denildiğine göre Iğdır Turizm'in işletıcısiyle yakınlığı varmış. Bu havaalanı yapılırsa kendısinin iş yapamayacağı ncasıyla yapım durdurulmuş. Oysa dümdüz ve geniş Iğdır Ovası'nda yapılacak havalimanı Ipek Yolu misali Kafkasya ve Asya ülkeleri, Iran ve Doğu kentlenmızın kolay ulaşım merkezi olur, Iğdır da kalkınırdı. Bu konu da Ulaştırma Bakanı'nın dikkatlerine sunulur. TuRIZM BAKANINA CACRI Iğdrr'ın Vali Konağı Çaddesı araç trafiğrne kapatılarak çok güzel bır gezinti ve yürüyüş yolu olmuş. Sağlı sollu aile bahçelen ve büfelerle renklendirilmış. Gelin görün kı bu güzelliğin sonuna dikılen çok katlı bınalar Ağn Dağı'nın görüntüsünü çirkınce kapatmış. Kamulaştırma gıderlerinın sağlanmasıyla bu çarpıklık düzelebılecekmış. Bu da Çevre ve Turizm Bakanı'na duyurulur. Valılık mekânındakı bahçe düzeni ve yetıştırilen çeşıtli meyve ile sebzelerden anlaşılacağına göre valiye maddı destek sağlansa bu üzüntü veren görüntüler kesınlıkle gıdenlir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog