Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

25 HA2İRAN 2005 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Irak Dünya Mahkemesi'nin son oturumunda işgalci ABD ve Ingiltere suçlandı YÜanlar çürütülüyorÖZLEMGÜVEMLİ Dünyanın çeşitli kentlerinde 2003 Kasım'ından bu yana 20 kez topla- nan Irak Dünya Mahkemesi 'nin son oturumu dün Istanbul'da başladı. Mahkemenin "Vicdan Jürisi" adına açılışını yapan Hindistanlı yazar ve aktivist Arundhati Roy. mahkeme- nin tek başına bır direnişi ifade etti- ğini, kazananlann değil "geçici" ola- rak kaybedenlerin mahkemesi oldu- ğunu, kalleşçe bır savaşa karşı savun- ma anlamına geldiğini vurguladı.Id- dia Heyetı adına konuşan UNESCO Banş Ödülü sahibı Prof. Richard Falk da BM'nın uluslararası huku- kun yenne getirilmesi konusunda yetersiz kalması üzerine halkın ha- rekete geçtiğine dikkat çekerek da- ha önce hiçbir savaşta dünya halkla- nnın böyle bir dırenç göstermedıği- ni söyledı. "İşgalciler Hesap Veriyor!" sloga- ruyla yola çücan Irak Dünya Mahke- mesi'nin nihai oturumu Darphane-ı Amire binasında başladı. Vicdan Jü- risı adına açılış konuşmasmı yapan Arundhati Roy, Irak Dünya Mahke- mesi"nde daha önce dinlenen tanık- lıklann dehşetin çok az bır kısmını ortaya koyduğunu ıfade ederek "Vic- dan Jürisi, ABD'nin suçlu mu suçsuz mu olduğıma karar vermek için de- ğil, istila ve işgalin nasıl gerçekleşti- ğini tanıklarla ortaya koymak üzere burada. Bu baştan karan verilmiş taraflı bir mahkenıedir. ABD Hükü- meri ve sözüm ona iradesinin, Bush veBlaır'in görüşlerinin temsil edüme- diğı bir mahkenıedir" diye konuştu. Saddam Hüse>in'in en kötü suç- lan ışlediği dönemde ABD tarafın- dan desteklendığinı anımsatan Roy, "Saddam şimdi savaş suçlusu olarak yargüanıyor. Onu sUahlandıranlar, destekleyenler. onu mahkeme önüne getirerek kendini aklamaya çalışan- lara ne olacak" dıye sordu. Roy. Irak Dünya Mahkemesi'nde bir araya getirilen kanıtlann ulusla- rarası mahkemelerce kullanılması gerektiğini dıle getirerek ABD Baş- kam George W. Bush'un Ingiltere Başbakanı Tony Blair'in bakanla- nn, petrol şirketlennin. büyük pat- ronlann "savaş suçlusu" olduğunu söyledi. AciLI BİR CIĞLIK Iddia Heyeti adına konuşma yapan Santa Barbara Üniversitesi Ulusla- rarası Hukuk Profesörü RichardFaflc, mahkemenin, dünya çapında Irak sa- vaşına karşı halk seferberliğinin dı- rencinı ve derinhğıni ortaya koydu- İ rak Dünya Mahkemesi'nde sa- vunma sandalyesi boş kaldı. Mahkemenin "Vicdan Jürisi" adına açılışını yapan Hindistanlı yazar Roy, mahkemenin tek başı- na bir direnişi ifade ettiğini ve kal- leşçe bir savaşa karşı savunma anlamına geldiğini söyledi. Roy, mahkemede bir araya getirilen ka- nıtlann uluslararası mahkemelerce de kullanılması gerektiğini kaydetti. ğunu belirtti. 1967'de ABD'nin Vi- etnam'daki sorumluluğunu değerlen- dirmek üzere "RusseD Mahkeme- si"nin kurulduğunu anımsatan Falk, Irak Dünya Mahkemesi'nin de bu geleneği sürdürdüğünü ifade etti. Mahkemenin sessizlık duvanna kar- şı acıh bir çığlık olduğunu söyleyen Falk. "Dünya halklan adına ulusla- rarası hukuka sahip çüanak için ku- ruidu bu mahkeme. ABD, Irâk'ı iş- gaüyle bir sürüyalan soyledL Mahke- me bu yalanlan çürütecek" dedı. 'TuRKIYE CURUR VERDİ' Son oturumun dünyanm politik merkezine ve eski sömürgelere ya- kınlığı nedeniyle Türkıye'de yapıldı- ğını ifade eden Richard Falk şöyle de- vam erri: a Ahlald ve hnknld gnişhn- ler arnk Huistiyan baüdan uzakla- şıp Islami doğuya uzamyor. Irak iş- galinin Türk topraklanndan başla- tıhnasmm engeflenmesigururvericiy- dL ABD, uluslararası hukuktan ken- di yöneticüerini muaf tutuyor. Ebu Garib'deldtutuklulann hiçbir huku- ki hakkı yok. 1990'larda savaşa kar- şı umut verici ghişhnler rvme kazan- nuştL Ancak ABD'nin 11 Eyiül son- rası dünyayı içine atüğı savaş nrüna- sı içinde tüm bunlar unutuldu. Bu mahkeme, o ruhu canlandıracaknr." "Uluslararası Hukuk ve Kurum- lann Rolü" başlıklı ilk oturumda, 2000'de Irak'a uygulanan ambargo- nun sürdürülmesim protesto ederek BM Genel Sekreter Yardımcılı- ğı'ndan istifa eden Hansvon Sponeck sunum yaptı. Sponeck. BM Güven- lik Konseyi'nin Irak'ta etık ve insa- ni konularda etki yapamamış olma- sını eleştirerek "Bu, Irak halkına, BM Şarü'na, ortakvicdanımıza iha- nerrir'* dedi. 'BMDENDAHACÜÇLÜ DAVRANDıNıZ' Sponeck, tezkereyi geri çeviren Türkiye'nin BM'den daha güçlü dav- randığınıvurguladı. Sponeck. "BM, tarihinde daha önce böyle bir şey ya- şanmadL Tarih kitaplan şunu kaydet- nıeli: Halkın sesi, BM'nin yerini al- dL BM Daimi Konseyi üyelerinden Irak'ta savaş öncesi, sırası ve sonra- smdayaşananlarkonusunda hesapso- Iddia Heyeti adına konuşan UNESCO Banş Ödülü sahibi Prof. Falk, Birieşmiş Milletler'in uluslararası hukukun yerine getirilmesi konusunda yetersiz kalması üzerine halkın harekete geçtiğini söyledi. (Fotoğraflan VEDAT ARIK) nıimaİL Iraktaki savaşsuçlusu sanık- ların sayısı birden fazladır. BM, Irak'taki ekonomikyapünmlan, hu- kuk dışı savaşı, kadiamı engeüemek- te başansız kalmışor" diye konuşru. 'UTANÇDUYUYORUM' Insan haklan avukatı Phil Shiner, bir Ingilız avukatı olarak utanç duy- duğunu söyleyerek "Ingiltere, ABD'den çok daha ileriye gittL tngi- lLderin sorgulaması sırasında 3 kişi işkencealonda öldü. 30 Irakh sKü, saİ- dm bittikten, işgal başladıktan son- ra, yani askerier poüs görevi yapma- ya başladığı sırada İngilizlerce öldü- rüldü. Dehşet verici sayıda Irakh si- vilin öldürülmesinin hesabı verilme- li işlenen suçlar sorgulanmah. Ba- ğımsız bir soruşturma >ürürülmeli" dedı. Irak'ta tutuklularave sivilhal- ka yönelık şıddet olaylanndan da ör- nekler veren Shiner, "İşgal kuvvet- lerinin 16 vaşında Irakh bir genç kı- zın evine aniden girdiğinivehiçbirşey söyiemeksizin tüm ailesini kurşuna dizdiğini" anlattı. Para çahnakla suçlanan "Baha" adlı kişinin ailesıyle görüştüğunü belırten Shmer, iddıa yüzünden tu- tuklanan Baha'mn, kötü şekildeış- kence görmesi sonucu 3 gün içinde öldüğunü ifade etti. Shiner, "Irak'ta olup bitenler, hepimize bir meydan okuma teşkil ediyor. İnanılmaz sav> da Iraklı shilin ölünıünün hesabı mutlaka \ erilnıeli. İşgal sırasında si- \illerin öJdürülmesi konusunda cezai sorumiuluk ohnaması kabul edile- mez" dedı. N A Z İ İSTİLASINDAN KÖTÜ Koalısyon hükümetlerinın so- rumluluğu üzerine bir sunum ya- pan Filipınli sosyolojı profesörü VValden Bello da "Irak'm istilası açıkça ve kalleşçe bir Nazi istOasm- dan bile daha körüdür. Koalisyon üJkeleri, Nazi Aunanyası ile işbirüği vapan ülkelerin konumundadır. Blair şakşakçılığın' ötesinde savaş yanhsı bir tavır takınıyor. İngiliz hükümeti, ABD'nin askeri ve srvil yöneticileriyle a>ru konumda ulus- lararası ceza mahkemeJerinde yar- güanmalıdır" dedı. KARAR PAZARTESI Sembolık nitelikli "Irak Dünya Mahkemesi"nın Istanbul'dakı nihai oturumu, tddia Heyeti'nin sunumla- n ve tanıkJann ıfadelenyle 3 gün sü- recek. "Vîcdan Jürisi'', tanıklann dınlenılmesı ve bilgilerin değerlen- dırilmesının ardından 27 Haziran Pazartesi günükarannı açıklayacak. f 1 EHRİYE ERDAL KARARI Belçikay ya ağırsuçlama ANKARA (Cumhurivet Bürosu) - Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çahşkan, Belçıka'nın Sa- bancı suikastınm sanığı Fehriye Erdal'ın yargılanma- sı konusundaki tutumunu eleştirdi Çahşkan, "Maze- reder kabul edüemez, bıçak ya da zehhienme ile yapı- lan terör faalheti faalhet değil mi" dedi. Çahşkan, haftalık bilgılendırme toplantısında, gazetecılerin so- rulannı yanıtladı. "Yan otomatik silahla işlenen cina- yetler terör kapsamına ahnamaz" gibi bır anlayışın mantıklı obnadığını ifade eden Çahşkan, "Yan oto- matik silahla işlenmiş cinayet teröre girmez gibi maze- reder kabul edüemez'' dedı. Yeni TGY ve ÇMY son- rasuıda polisin iş yükünün arttığını beürten Çalışkan, evin kapısına kadar takip edilen hırsızlann arama iz- ni olmaması nedeniyle yakalanamamasnıuı, yaşanan aksakhklardan biri olduğunu vurguladı. O TERÖRİST ÖLDÜRÜLDÜ Karlıova ve idiVdeçatışma DÎYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Bingöl'ün Karlıo\a ılçesı kırsalında düzenlenen operasyonda 5 terörist öldürüldü.Karlıova'nın Karacehennem Or- tnanlan me\kiinde bir süredir kapsamh operasyonlar gerçekleştiren birlıkler, öncekı akşam bir grup PKIC' K.ONGRA-GEL militanı ile karşılaştı. Teröristlere ya- oılan teslım ol çağnsına ateşle karşılık venlmesi üze- ine çatışma yaşandı. Çatışmada ilk belırlemelere gö- •e 5 terönst öldürülürken, 1 asker de yaralandı. Şır- ıak'ın Idil ilçesine bağlı Öğündük köyü Çehennem- leresı mevkiinde güvenlık güçlenyle teröristler ara- ındaki çatışmada da 3 terönst öldürüldü. ' Aksu'nun verdiği bilgiye göre köy koruculan en çok terör suçuna kanştı Sistemdeld çarpık tablo AYŞESAYIN ANKARA - Terörle mücade- lede güvenlik güçlerine destek amacıyla 1985 'ten itibaren "ge- çjci" olarak istihdam edilen köy koruculannın en çok "terör su- çuna" kanştığı ortaya çıktı. Içişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun verdiği bilgiye göre 22 ilde görev yapan 57 bin 757 köy korucusundan, resmi kayıt- lara geçen 4 bin 972'si kaçak- çılıktan, teröre kadar çeşitli suç- lara kanşuicen, bunlann sadece 853 'ü tutuklandı. Koruculardan 2 bin 384'ünün terör suçu işle- • 22 ilde toplam 57 bin 757 geçici köy korucusu görev yapıyor. Bunlara ortalama 365 YTL maaş ödeniyor. Korucu istihdamında 7 bin 614 ile Hakkâri ilk sırayı alırken bunu 7 bin 320 ile Van izliyor. diği belirlendi. Aksu'nun ÇHP Izmır Millervekili Türkan Mi- çoğullan'nın "geçici köy koru- cularnun sayısı ve kanşağı suç- lara" ilişkın yazılı soru önerge- sine verdiği yamtlar, köy koru- culannın en çok "terör suçlan- na" kanştıklannj ortaya koydu. Aksu'nun verdiği bilgiye göre halen 22 ilde toplam 57 bın 757 geçici köy korucusu görev ya- parken, bunlara ortalama 365 YTL maaş ödeniyor Korucu is- tihdamında 7 bin 614 ile Hak- kâri ilk sırayı alırken, bunu 7 bin 320 ile Van izliyor. Korucu- luk sistemının en çarpık sonu- cunu ise terörle mücadeleye des- tek amacıyla uygulamaya ko- nulmasına karşın, en çok "terör suçu işlemeleri" oluşturuyor. Aksu'nun verdiği bilgiye göre sistemın uygulamaya konuldu- ğu 1985 yıluıdan bu yana terör suçlanyla ilgilı 2 bın 384, ma- la karşı işlenen suçlarla ilgıli 934, şahsa karşı işlenen suçlar- la ilgili 1234 ve kaçakçılık suç- lanyla ılgıh 420 ohnak üzere toplam 4 bin 972 geçici köy ko- rucusu suç ışledi. Bunlardan şimdiye kadar yalruzca 853 "ü tutuklandı. Aksu, olağanüstü hal uygula- masının kalkmasuıa ve güven- lik kuvvetlerinin terörle müca- delede önemh mesafe almala- nna karşın uygulamanın sür- mesi gerektiğini ileri sürdü. DAĞDA UÇANKUŞA BİLE BASIN AÇİKLAMASI YAPAN ACABA BUNA BİR BASIN AÇİKLAMASI YAPACAK Mİ ? MERAKLA BEKLİYORUZ ! Tunceli 'de ilginç eylem TunceK'de, merkeze bağh Batman köyünden gelen AB Akbayır'ın kuDandjğı ricari taksi, dün sabah saaüerinde yoldaki mavına çarpd. Mayınm paüaması sonucu ağır yaralanan Akbayu; askeri helikopterle Elazıg Devlet Hastanesi'ne kaJdınldi Patlamada hurdaya dönen araç dün kimliği beürsiz kişilerce kent girişine getirflerek sergilendL Aracm üzerine "İnsan haklan sa\Tinuculan bu arabayı gördünüz mü", "Neden sessizsin Tunceli Barosu" yazılan asıkü. Baro Başkaru Bülent Taş, u\ gulamaya tepki göstererek suç duyurusunda bulunacaklannı soyledL GEÇMtŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Giindem Sağanağı Türkiye'nin şu birkaç gün içindeki kadar gün- dem zengini olduğunu görmemiştim desem ye- ridir. Saat başı denilecek kadar kısa sürelerde gün- deme yeni bir konu ekleniyor ve tartışma başlı- yor. Tam bu sırada birde bakıyorsunuz ki siyaset- çilerin ağızlarından fıriayan yeni bir bomba gün- demin başköşesine pat diye düşüvermiş. Tartışmaya katılmak bir yana, izleyebilmek bile marifet gerektiriyor. Bari bir bölümü dişe dokunur şeyler olsalar in- san gam çekmeyecek. Ama büyük bölümü pre- matüredoğumlargibi. Butürfikirlerin hayattakal- masını sağlayacak kuvöz ya da benzerieri henüz buluş aşamasında da olmadığı için kısa süre son- ra kayboluveriyoriar. Eskilerin "dekk-ül hanek" di- ye tanımladığı "çene çalmak"\a sınırtı işlevleri de yanımıza kâr kalıyor. • • • Oysa liberalleşme ve serbest ticaret yandaşla- nnca "tuka" ilan edilen gündem maddelerimiz de var. Kişiler, meslek kuruluşları, sendikalar, sivil toplum örgütleri açıklamalan ve eylemleri ile gün- demde tutmaya çalışmalanna karşın başanlı ola- mıyorlar. Aksine geri kalmışlıkla, çağa adım uydu- ramamakla suçlanarak baskı altında tutulmak is- teniyorlar. Bu yaklaşım hangi konular gündeme geldiğin- de söz konusu oluyor derseniz başı çeken iki ko- nu olduğunu söyleyebilirim: TÜPRAŞ ve ERDE- MlR'in özelleştirilmeleri. Karşı çıkanların söyledikleri ise yabana atılır cinsten değil. özelleştirilmek üzere biçilen fiyatlann, malvar- lıklannın, alacaklannın, stoklarının toplamının ne- redeyse onda bin oranında oluşundan yakınıyor- lar. Yıllık kârlan dikkate alındığında, ödenen para- nın en çok beş yılda geriye alınacağı ortada oldu- ğuna göre böylesine kârlı bir alıştan Türkiye'nin ne kazanacağını soruyorlar. Her iki kuruluş da Türkiye sanayisi ve ekonomi- si için hayati önem taşıdığından yabancı tekelle- re satılmalannın doğuracağı tehlikeye dikkat çe- kiyorlar. Ama görülüyor ki satmaya kalkanlarla yandaş- lan ve bu özelleştirmelerden pay kapma niyetin- de olanlann sözcüleri kös dinlermiş gibi yapma- yı yeğliyorlar. Bu aşamada dile getirilenler ciddrye alınmadı- ğı için yargı zorunlu olarak gündeme sokulduğun- da da kızma haklannı (!) kullanıyortar. Tabii bir üçüncü konu daha var Türk Telekom. özelleşti- rilmesine karşın düzenlenen etkinliklerin bile ha- ber değerı olmadığı kanısı yaygınlaştınlmaya ça- lışılıyor. • • • Bunlar yetmezmiş gibi Haydarpaşa Gan ve çev- resi ile kıyılannın satılması gibi yanlış bir konu da- ha gündeme getiriliyor. Kadıköy nhtımındaki Et-Balık Kurumu tesisle- rinden başlayarak Harem'e kadar uzanan 1 mil- yon metrekarelik kamusal alan "Dünya Ticaret Merkezi ve KruvaziyerLJman" yapılmak üzere sa- tılacak. Doğal olarak kıyılan halkın kullanması, yararlan- ması olanağı da ellerinden alınmış olacak. Satıla- cak alandaki İngiliz asker mezarlıklan da satış kapsamında mı bilemiyorum. Haydarpaşa Gan'nın tarihindeki ilk talihsizlik bu değil. Anımsarsınız, bir yabancı hanım kızın tanı- tımında kendisinin "Haydarpaşa Gan"na adını ve- ren Haydar Paşa'nın gelini olduğu ortalığa yayıl- mıştı da magazin basınımız üzerine atlayıvermiş- ti. "Yahu Haydarpaşa Gan adıyapandan değil: Ev- liya Çelebi (1611-1682) bile Seyahatnamesi'nde çevreyi 'Haydarpaşa Sahrası' adıyla anmaktadır" diyenler olduysa da kimse dinlememişti. Inşallah bu kez öyle olmaz. Üsküdar ile Kadı- köy'ün sosyal ve kültürel yaşamını yok edecek gi- rişimden, zarannın daha büyük ve giderilemez olacağı dikkate alınarak vazgeçilir. oerinc@cumhuriyet.com.tr DR. ÜMİTBİÇER J 'Adli tıp uzmanlan iyi kullanılmıyor' tstanbul Haber Servisi - Adli Tıp Uzmanlan Derneği Başkaru Dr. ÜmitBiçer, Türkiye'de adli tıp uzmanlannın yetersiz olduğuna dik- kat çekerek adli tıp uzmanlannın yalruzca yüzde 45'inden yararlanılabildığini söyledi. Adli Tıp Uzmanlan Derneği tarafından yürii- tülen ve Avrupa Birliği'nce desteklenen Türk Tabipler Birliği, Insan Haklan Vakfı, Istan- bul-Ankara-tzmir-Dıyarbakır barolannın ka- tıldığı "Işkencenin Önlenmesinde Bağımsız BiUrkişi Projea" eğitim seminerlen başladı. Istanbul Tabip Odası'nda düzenlenen ve üç gün sürecek seminerin açıhşını Dr. Ümit Bi- çer yaptı. Türkıye'de adli tıp uzmanı sayısının 300 olduğunu söyleyen Bıçer, "Bu UTnianla- nn yüzde 55'inden Türkrye yararlananuyor. Yürürlükteki uygulamada mahkemelere übbi biürkişi görüşünü sunan Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanhğı'na bağhdır. Tıp fakültelerin- deki Adli Tıp Anabitim DaHan ise resmi bilir- kişi statüsünde ounalanna rağmen nadiren görüşlerine başvunıhnakta ve birçoğu zaten bu başvurulara cevap verebüecek yapılanma- ya sahiip bulunmamaktadır" diye konuştu. Biçer, adli tıp raporlannı hazırlayan uzmanla- nn tarafsız ve adil davranabilmesı için tama- men bağımsız ve özerk bir yapı içinde yer al- ması gerektiğıne de dikkat çektı. 20 doktorun katıldığı seminerde, işkencenin tanımı, işken- cede adlı tıp raporunun etkisi, sonuçlan, uluslararası yasal düzenlemeler,ileri tıbbi de- ğerlendirme gibi konular ele alınacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog