Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 HAZİRAN 2005 CUW OLAYLAR VE GORUŞLER AÇI MUMTAZ SOYSAL YOK Yok Olupsa SON GEÜŞMELER, yükseköğretim sorunlannı j^merkezden düşünmenin, çözmenin ve yönlen- ^dirmenin gereğı üzerinde yeniden, ama bu sefer ,/** cteha derinliğine tartışmayı zorunlu kılıyor galiba. 012 Eylül dönemınin yaklaşımı ve zihniyetiyle de- ğil, Cumhuriyetin karşı karşıya bulunduğu büyük tehlikenin ışığında. Ulusalkalkınmanınortayaçıkardığıinsangücüge- reksinimini olabıldiğince kestırme, planlama veyük- sekoğretimı buna göre düzenleme amacıyla bir mer- kezin kuaılması, yalnız o dönemde değil, daha ön- ce de bir genel oydaşma konusu olmuştu. 12 Ey- lül'ün yaptıklanna itiraz, bu açıdan değil, yaratılan merkezciliğin ünıversite özerkliğini yok etmeye yö- nelmesinden ıleri geliyordu. Hele, getinlen yapıyla kurallann o dönem "rejim"ince ıstenmeyenleri üni- versitelerden dışlamak için kullanılması bu itirazın üstüne tuz biber ekmiştir. Ama son yıllarda YÖK sorununu başka bir açıdan düşünmek gerekiyor. Bu açı, Cumhuriyetin temel il- kelerine sıcak bakmayan bir siyasal iktidann eğilim- terine karşı bilimsel özerkliği korumaya çalışan bir YÖK'ün açısıdır. Ama, o açıdan derinliğine düşünülmesi gereken, son topdantıdan çıkan kararlarda eğrtimcilığın tek- nik yanlanna ilişkin noktalar değil. örneğin, Oniversite giriş sınavlarında liselerin yal- nız ilk sınrftanna ilişkin müfredattan soru sorulması elbet savunulab/lir bir uygulama değildi ve mutlaka değiştinlmesi gerekiyordu. Şimdi, sorulann butün li- se sınıflannı kapsaması, son iki yıl sınıfta okula de- vamı baltalayan, "özür/aporcu/ı;0u"nuteşvikeden ve dershanecilığin ekmeğine yağ süren bir yanlışlı- ğı durduracaktır. Elbette bu, bulunacak çarelenn son noktası değildir ve ünıversite öncesi lise öğre- niminin cıddıleştirilmesi içın daha etkili başka yol- ları üzerinde de düşünmek gerekecektir. Lise düzeyindekı başan katsayısının sonucu et- kis bakımından bütün siyasal baskılara karşm YÖtCçe sürdürülen ısrara da aynı olumlu gözte bakmak ge- rekiyor. Sınav sorulannın lisede seçılen "alan "a gö- re düzenlenmesi yanında, imam hatip liseleri de da- hil olmak üzere bütün meslek lisesi mezunlarına seçtikleri alanda yüksek meslek okuluna sınavsız gir- me hakkı tanıyarak meslek öğretiminin teşvik edil- mesi teknik açıdan kötü birtutum mudur? Ünıver- site öğretımi ile meslek oğretimi arasındaki yüzde 70'e yüzde 30 biçimindeki oranın tersine çevrilerek sırasryla yüzde 30'a yüzde 70 oranına dönüştürül- mesi ekonomik kalkınmanm gereklerı için doğru de- ğil midir? Asıl krrtik olan, bu YÖK kararı dolayısıyla imam hatip liselerinı ünıversite öğretiminin kaynakla- rından biri olarak sürdürme konusunda siyasal ikti- dar çevrelerindeki ısrarın bu vesileyle bir kez daha açığa çıkmış olmasıdır. İktidann başka ısrarları da var ama, bu ısrar, yal- nız bugünle sınıriı kalmıyor; genç kuşaklar yoluyla geleceğe yönelik. O bakımdan tehlikesi büyük. öyteyse, "Bu ısrara direnebilen bir YÖK iyi ki var" demez misiniz? Küresel Siliniş: Çocuk Felci 13 Mayıs 1988'de Dünya Sağlık Asamblesi 2000 yılını poliyomiyelit eradike yılı olarak hedeflemiştir. Bu çalışmalar UNICEF, DSÖ, Rotary International ve Center for Disease Control and Prevention (CDC) Global Polio Eradikasyonu için her türlü katkı ve emek birliğinde bulunmuşlardır. 1988 ve 2005 dünya haritalanna bakıldığında başannın göz kamaştıncı olduğu görülmektedir. P r o f . Dr. A y ş e K A Y P M A Z Cerrahpaşa Tip Fak Halk Sağlığı Anabilım Dalı Başkanı Ç ocuk felci viıüsü (poliovirus) yüz- yıllar boyunca tüm dûnyada sal- gınlar oluşturmuştur. Hastalığın yeryüzünde ilk Mısır Nil delta- sından kaynaklandığı varsayılır. Tarihte ilkpoliyomiyelit vakalan eski Mısır'da görülmüştür. Kısa ve atrofik sağ ayağına des- tek olmak amacıyla taşıdığı bastonu üe bu- günden yaklaşık 3500 yıl önce bir kayaya resmedılmiş Romalı gencin polio hastalığı- na ilişkin ilk klinik kayıt olduğu düşünül- mektedir. Viriisten etkilenen insanlar, hastalığı çok- lukla belirtisiz geçirmelerine rağmen bazen de kalıcı sakatlıklarla (sekellerle) yaşamış- lardır. Halen tüm dünyada polio sekeline sa- hip milyonlarca ınsan vardır. Baa hastalıklar hasar verdikleri ve etkile- dikleri tanınmış ınsanlarla da anıhrlar. Polio da bunlardan bindir. 6 yaşında poliyomiye- lit geçiren ressam Frida KahJobunlardan bi- ridir. Resimlerinden biri olan otoportresi son de- rece etkilidir. Bu tabloda Frida, kaşlannı kır- iangıç kanatlan olarak çizmiştır. Yûrüyemi- yonım ama uçmak istiyorum der gibi. Tab- loda vücudunun her yerinde çiviler çakılmış . olarak resmedılmiştir. Bu da çektıği acılan bildiren bir görüştür. Gözyaşlan çok iri çı- zılmıştır. "O kadar acı çekrvonım Id gözyaş- lanm ancak şehrüerin arkasından dökülen gözyaşlan büyüklöğündediıf Omurgasını ıse adaleti sungeleyen mitolojik Yunan sütunla- n gibi çizmiştir. Ancak omurga parça parça- dır. Adalet nerede der gibidir ressam Frida Kahlo. Frida bu acılan sadece çocuk felci geçirdiği için yaşamamıştır. Genç yaşta geçirdiği trafik kazasında ka- zandığı kınklar da onun bu acılannı derin- leştirmiştir. Frida Kahlo, 1953 yılında, genç denecek bir yaşta (47) uykusunda yaşamını yitirmiştir. Amerika'nın sahip olduğu önemli devlet adamlanndan biri olan Franklin Delano Ro- osevdtbihndığigibı 1910yıhndaNew York'tan Demokrat Parti senatörü seçildi. 1920 yılın- da ise başkan yardımcılığını kazandı. Fakat bir yıl sonra 1921 'de 39 yaşında poliyomiye- litle enfekte oldu. Sıkıntılannın en büyüğü ve onu asıl yıpratan, sağlıksız görünümü nede- niyle sakatlara yönlendirilen ve acımasızca söylenengörüşlerdi. "Evindeotur,dışanyısey- ret, aflen seni sıcak, sevecenve yüreği acımay- ia dolu koflanyla korusun" gibi... Fakat kışi- liğinin sağlam yapısı, çalışkanlığı ve azmi ıle 35 yıl Amerikan siyasetini yönlendiren Ro- osevelt 4. kez seçildiği başkanlık dönemın- de, 1945 yılında II. Dünya Savaşı'nın birimi- ni görmeden yaşamını yitirmiştir. Bu uzun dö- nem içinde çektirdıği binlerce resmin yanın- da sadece iki tanesinde tekerlekli sandalye- de görülmektedir. 1924 Ekim ayında Geor- gia'da kapüca tedavisı için "\Varm Spring*e gittiğinde "AÜanta Journal", Frankhn D Ro- osevelt'in "sağhk için yüzeceğiııi'' yazmıştı. Bu haber her türlü görüşü destekler gibi gö- rünmektedir. Sıcak su banyosu ve kaphcalar, polio dar- besine maruz kalanlann tedavisinde aşılann bulunuşuna kadar rahatlatıcı merkezler ola- rak kullanılmışhr. 1930-1934 yıjlannda Amerika'da görülen poliyomiyelit salgınlannın en büyüklerinden biri olan Los Angeles salgınrnda şehirpanik içindeydi. Günde 50 yeni vaka görülmüş ve mayıs ayından kasım ayına kadar 2 bın 500 vaka olmuştur. "Wann Springs"de kurul- muş olan vakfın fonunda toplanan hasta ge- lirleri, polio aşı çalışmalannda kullanıhnaya başlanmıştır. 1930'larda polio tip I ve tip II bulunmuş- tur. 1935 'te Maurice Brodie ve John KoDmer enfekte ettiği mayTOunlann omunlıgınde \i- rüsü üretmiş ve bundan elde ettığı eriği for- malınle üıaktıve ederek önce 20 maymunda, sonra 3 bın çocukta denemiştir. Sonucu tam olarak aydınlahhnamış bu aşı- lama yöntemi daha sonra kullanılmamışrır. Bilindigi gibi savaş ve göçler salgrn hasta- Iıklann yayıhnasuıı kolaylaştınrlar. tkinci Dünya Savaşı 'nda (1945^49) Afrika, Ortado- ğu ve Filipinler'de sa\ r aşan Ingiliz ve Ame- rikalı senis personelı, e\lerınepoliyomiye- litle dönmüşlerdir. Bu sayı 20 bin gibi asla küçümsenemeyecek bir sayı olarak bildiril- miştir. 1950 salgını tüm dünyayı sarmışhr. Polio aşılan ile eradikasyon 1955'te Salk inaktive ve 1961'de Sabin atenüe (canlı pa- tojenitesi azaltılmış) oral aşısı ile başlamış- tır. tnsanlıgın poliyotniyolite karşı olan sava- şuıda bugünkü başarıh duruma gehnesi biç de kolay olmamıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 1977 yılın- da çiçek hastalığının yeryüzünden silinme- sinden (eradike) sonra bir başka virüs olan poho virüsünün eradikasyonuna yönekniştir. 13 Mayıs 1988'de Dünya Sağlık Asamb- lesi 2000 yıhru poliyomiyelit eradike yılı ola- rak hedeflemiştir. Bu çalışmalar UNICEF, DSÖ, Rotary International ve Center for Di- sease Control and Prevention (CDC) Global Poho Eradikasyonu içınher türlü katkı ve emek birh'ğındebulunmuşlardır. 1988 ve 2005 dün- ya haritalanna bakıldığında başarının göz kamaştıncı olduğu görülmektedir. 13 Mayıs 1988'de küresel çocuk felcini or- tadan kaldırma programında dünya dört böl- geye aynlmıştır. Bular: I. Pan-Amerikan bölgesi; Eylül 1994'te vi- rüs kıtadan silınmiştir. II. Avrupa bölgesi; 21 Haziran 2002 'de po- lio Avrupa bölgesinde 52 ülkede eradike edil- miştir. Buna Türkiye de dahildir. Türkiye Ulusal Aşı Günleri kampanyasına 1995 yı- hnda başlamıştır. 1998'de 23 vaka görülmüş- tür. Bunlardan Meiik Minas (aşısız 33 aylık bebek) 26 Kasun 1998'de yabani polio virüs- le infekte olan son vaka olarak tanı konmuş- tur. III. Batı Pasifik bölgesinde, 29 Ekim 2000, polio eradike tarihidir. Aşılama programın- da her ülke kendi coğrafi konumunu da göz önünde bulundurarak aşılamanın daha başa- nlı olması için emek harcamaktadır. Örne- ğin Endonezya halkı 3 bin adada orurmakta- dır. Doğal olarak heradaya aynı anda hızmet götürme zorunluluğu yaşannuşnr. Vietnam'da aşılama çahşmalanna sağlık görevlilerinin yanı sıra gönüllüler, kamu görevlileri, yerel hükümet görevlileri, polis ve askerler de ka- nlmışlardu'. Bu düzenleme birimleri, aşılama- dan 1 -2 hafta önce ev ev dolaşarak aşılama- ya geleceklerini önceden haber vermişlerdir. Vietnam'ın bu başanh aşılama çalışmalann- da komşusu olan Kamboçya'dakı yabani tip poliovirus fazlalığı da etken ohnuştur. IV Doğu Akdeniz bölgesi; bu bölge çalış- malan Afrika ve Asya kıtasıru kapsar. 2004"te G-8 Toplanhsı'nda Afrika toplu- luğu poliovirüsü Afrika'dan silmeye söz ver- mıştir. Son verilere göre ise bu hâlâ birkaç ülkede başanlı olamamıştır. 22 Şubat 2005 tarihinde tüm dünyada 1252 poliovirus vaka- sı görüldüğü bıldınlmektedır. Polio endemik ülkeler Nijerya (786), Hindistan (135), Pa- kistan (53), Nijer (25), Afganistan (4) ve Mı- sır'dır(l). Doğu Akdeniz'de (Afrika ve Asya) ise era- dikasyon çalışmalan halen devam etmekte- dir. PENCERE fkincl Tezkere mi?.. Küreselleşen dünyada yoğunlaşan iletişir sözüm ona gizli politikalann da madarasını çı kardı; son üç yılda Türkiye'nin başına gelenle ri artık bilmeyen yok.. Ecevit Başbakan iken ABD Irak harekâtın da Türkiye'yi tam anlamında kullanmak içir Bülent Bey'i çok zorladı.. Yüz bulamadı... Peki, neyaptı?.. Iktidarı değiştirdi. • Önce Türkiye'yi erken seçime sürükledi.. Nasıl?.. Ecevit'in en yakınında görünen Kemal Der- viş marifetiyle DSP parçalandı; sonra Recep Tayyip'in AKP'sini iktidara getirecek dış des- tekle tezgâhlanan seçimlerde operasyon ta- mamlandı... Engeller aşılmış, Amerika Türkiye üzerinden Irak'a girmek üzerine hazırlıklannı tamamla- mıştı. Unlü "fez/fen="buyoldahazırlandı; Meclis'e sunuldu; ama hesap edilemeyen bir şey ol- du... CHP ile AKP'nin 'Milli Görüş' kanadı parla- mentoda birleşince Bush yönetiminin planı fosladı... • Türkiye şu günlerde 'Ikinci Tezkere 'ye doğ- ru yol mu alıyor?.. AB'nin müzakenelere baş- lamak için Türkiye'ye dayattığı bir koşul var ki yeme de yanında yat... Türkiye AB üyesi değildir; ama örgütle "Güm- rûkBirliği" içindedir; şimdi Brüksel Türkiye'den şunu talep ediyor: "AB'ye yeni giren üyeierie Gümrük Bıriiği için uyum protokolü imzalaya- caksın" diyor... AKP Hükümeti bu protokolü imzaladığı an (Kıbns Rum Devleti AB üyesı olduğundan) ye- ni bir durum ortaya çıkacak... Nediro?.. Türkiye Kıbns Rum Devleti'ni "zımnen" ta- nımışolacak... • CHP Genel Başkanı Deniz Baykal AKP Hü- kümeti'ni uyardı: - Sakın imzalamayın!.. Ama, AKP'nin eli mahkûm... Peki, hükümet imzayı basar da konu Mec- lis'e gelirse ne olacak?.. 'Ikinci Tezkere' olayı mı yaşanacak?.. Yurtsever milletvekilleri yine birleşensk Kıb- ns Rum Yönetimi'ni tanımaya dönük tezkere- ye hayır mı diyecekler?.. Bekleyip göreceğiz. k«nt#r/1• «•
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog