Bugünden 1930'a 5,446,716 adet makale



Katalog


«
»

21 HAZİRAN 2005 SALI CUMHURİYET SAYFA HABERLER İlk kez deklarasyon yayımlanarak risk altındaki çocuklar konusunda yükümlülük altına girildi ÖEmniyet: Özürdiliyoruz • Deklarasyonda sokakta yaşayan ve çalışan çocuk somnunun Türkiye'de yaşanan işsizlik, kontrolsüz göç ve çarpık kentleşme ile yakuıdan ilgili olduğu vurgulanarak çözüm için makro düzeyde önlem alınması gerektiği vurgulandı. UNICEF Türkıye Tem- silciliği'nın desteğj ve Sos- yal Hızmetler. Kadın ve Aı- leden Sorumlu Devlet Ba- kanlığı gözetımınde Istan- bul'da Pnncess Otelcie ger- çekleştırilen "Sokakta Ya- şayan ve/veya Çalışürüao Çocuklara YöneHkHizmet Modeli Eşgüdüm Toplanö- sı" nsk altındaki çocuklar konusunda tarihı bir adım atılmasıyla sonuçlandı. Uzun süre sokakta yaşa- mak zorunda kalan ve şu anda Istanbul'da Florya Sos- yal Rehabılıtasyon Merke- zı'nde destek gören KJVf adlı genç, Ankara Emnıyet Müdürü Ercüment Yıbnaz konuştuğu sırada söz ala- rak sokaktakı çocuklann polısler tarafindan şıddete maruz kaldığını, karakola gıttıklennde dövüldükleri- nı one sürdü. Salonda *so- ğuk duş" etkısı yaratan bu şikâyet üzerine Yılmaz, top- lantıya katılan valı ve em- niyet müdürlerınin de ona- yını alarak "Bu dunını ka- bul edilemez. Bu gencimiz böyle bir olay yaşadığı için tüm teşkUabm adına ondan özür diMyorum ve bir daha olmayacağı sözünü veriyo- rum" dıyerek yenı bir say- fa açıldığını ılan ettı. Deklarasyonda sokakta yaşayan ve çalışan çocuk sorununun son yülarda Tür- kıye'de yaşanan işsizlik, kontrolsüz göç ve çarpık kentleşme ile yakından ıl- gili olduğu, bu nedenle çö- züm için makro düzeyde önlem alınması gerektiği belırtildi. Deklarasvonda MAHMUTORAL Sokakta yaşayan ve çalış- tınlan çocuklar konusunda önemlı bir adım atıldı. Bü- rokrasi ve sıyası otonte, so- kak çocuklan konusunda ılk kez bır deklarasyon ya- yımlayarak yükümlülük al- tına gırdığıni ilan ettı. Em- niyet teşkılatı ıse sokakta polisten şıddet görmekten yalanançocuklardan "özür" dileyerek ışe başladı. Serbest kalan sanıklar için yakaiama emri tSTANBUL(AA)- lstanbul Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkeme- sı,1998yılındakaçı- np tecavüz ertiklen SerpilYeşiryurt'uöl- dürduklen. annesı Hamm Yeşflyurt'u ya- raladıkJarı gerekçe- sıyle yargılandıktan sonra geçen günler- . de tahlıye olan 4 sa- nık hakkında yakaia- ma emn çıkarttı. Sanıklar Ismail Ay- vacıoğhı. Serdar Kaç- maz, Ismail Çolak ve SavaşTübkk.TCK'nin lehlenne olabılecek hü- kümlennden faydalan- mak için mahkemeye başvurmuştu. Mahke- me, cezaevınde yattık- lan süreyı dikkate ala- rak, yeni TCK'dekı le- he olan hükümlenn uy- • gulanması halinde, ile- 1 ride mağdunyetlerine i mahalvenlmemesııçın \ infazlann durdurulma- sına karar vermışü. ARAYIŞ TOKTAMIŞ ATEŞ Angela Merkel'in Avrupa'sı Bilginer toprağa verildi Eski Türkiye Ga- zetecilerCemiyeti (TGC) Başkan YarduncıSL, Tiyatro Yazaıian Derneği Başkanı ve basın şeref kartı sahibi gazeteci-yazar Recep Bilginer (83), İstanbul'da toprağa verildi. Bilginer için dün saat 11JO'da TGC'de düzenlenen törende konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, "60 yıDık gazetecilik ve yazarhk yaşamı olan Bilginer, aynı zamanda bir külrür adamıdır. TGC'nin ona dnyduğu saygı ve sevgryi vurgulamak istiyorum" dedi. Bilginer'in cenazesi, daha sonra ailesi, meslektaşlan ve dostlan tarafindan TeşvUdye Camn'ne götürüldü. Bilginer, öğlenamazuunardındanZincniiku}iıMezarlığı'nda toprağa verildL (Fotoğraf. SİBEL BAHÇETEPE) 11 yaşındaki çocuğu annesinin azmettirdiği ileri sürüldü ÇocukLarmbıçakhkavgası TEVFÎKAKBAŞ sorunun çözümü için top- lum dınamiklerinin hare- kete geçırilmesinın önemi- ne de değınıldı. AYDÜV - Umurlu beldesınde yaş- lan 10-12 arasında olan dört çocu- ğun bıçaklı kavgasuıda, üç çocuk yaralandı. Çocuklardan 11 yaşın- daki MAJVTnın annesı Z.M, çocu- ğunu azmettirdiği gerekçesiyle gö- zaltma altndı. îddıalara göre, merkez Umurlu beldesi çarşısındaM A.M, çarşıda- kı dığer 3 çocukla bısikletten düş- mesine neden olduklannı öne süre- rek kavga ettı. Kavganın ardından eve gelen çocuğunu dövülmüş du- rumda gören anne Z.M. çocuğuna "Ne bu \azi\etin? Git haklonı ara" dedı. M.A.M ıse, annesıne fark et- tirmeden mutfaktan aldığı ve tışör- tünün altına soktuğu ekmek bıçağıy- la evden uzaklaştı. Yeniden belde çarşısına gıden M.A.M , daha önce tartıştığı DJV1 (10), HM(12),EAI(ll)'ye ekmek bıçağıyla saldırdı Saldınya uğra- yan çocuklar, kollanndan, dız kapak- lanndan ve ellerinden hafıf sıynk- larla yaralanırken M.A.Nfye çarşı- da bulunan diğer yurttaşlar müda- hale ettı Olay yenne çağnlan jandarma, M.A M'nin ifadesını aldı ve yaşının küçük olması nedenıyle serbest bı- raktı. Anne, Z.M ıse çocuğunu az- mettirdiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Yaralanan çocuklann Aydın De\let Hastanesi'nde ayakta teda- vılerının ardından taburcu edildık- len bildınldı. Bazı fıkralar vardır, sırasında son derece öğretıci ve düşündü- rücü oluriar. Bunlardan birini, AB genişleme sürecı tartışmaları tüm hızıyla sürerken dile getir- miştim. Şımdi sırası geldı, yinele- mek ıstiyorum. Fıkra ya; eski zamanlarda memleketin birınde, bir padışa- hın çok sevdığı bır eşeği varmış. Padişah eşeğını o kadar çok se- vermış kı (!), cahil kalmasına gönlü elvermemiş ve eşeğınin, okuma-yazma öğrenmesini ıste- mış. (Sanki okuma-yazma bıl- mek, hatta birkaç ünıversite bıtır- mek, cehaletten kurtarıyormuş gıbi!..) Neyse, konumuza gerı döne- lim, padişah sağa sola dellal çı- kartmış. "Her kım kı, sayın eşe- ğıme okuma-yazma öğretır, onu ve geleceğıni servete boğarım; ama okuma-yazma öğretmeye kalkar da beceremezse kellesinı uçururum..." Servetin cazibesine kapılanlar arasında bu işe ginşenler olmuş, ama bu heveslerınin bedelini, canlanyla ödemışler. Derken bır gün, fukara bır adam padışahın huzuruna çıkmış ve "Eşeğinize okuma-yazma öğretebilırim pa- dişahım" demiş "Fakat ınsanlar bıle, yıllarca eğıtimden sonra bunu öğrenebiliyoıiar. Bana 15 yıl izin verirseniz okuma-yazma öğretırim." Bu önen padışahın hoşuna git- miş. "Tamam" dernış, "git, kannı al, saraya gel. Size bır bölüm tahsıs edeceğım. Yarın derslere başlarsınız". Adam sevinçle evıne gıtmiş ve eşıne, "Kalk hatun" demiş, "sa- raya taşınıyoruz". Bu işın nede- ninı soran karısına da padişahla yaptığı konuşmayı anlatmış. Konuşmayı duyan karısı, dö- vünmeye başlamış. "Efendi sen delırdin mi" sorusunu sormuş. "Şımdıye dek bu ışe kalkışanla- nn sonlannı görmedın mi?" Adam gülmüş. "Hatun, bildi- ğin gibi, sürünüyoruz" demiş "önümüzde sultanlar gibı yaşa- yacağımız 15 yıl var. Bu 15 yıl ıçinde ya padişah ölür, ya eşek ölür, ya ben ölürüm. Hadi fazla uzatma da saraya taşınalım.." (Fıkranın sonunu bılmıyorum...) • • • Türkiye'nın AB süreci, bınbır "bihnmezlikle" dolu. Bu konuda en bilgili sandıklanmızın bıle pek çok şeyden haberi yok. Nasıl ha- berleri olsun ki; bazı şeyleri, AB'nin en önde gelen devletlen- nın yönetıcileri bıle bilmıyor. Za- man içinde yaşanacak değişim- lerı onlar bile tahmin edemiyoriar. örnegin 21. yüzyılın başlannda Avrupa'da; ulusçuluğun (kimı za- man şovenızme kaçan bıçimle- riyle) yeniden canlanacağını kim tahmin edebılirdi? Hıristiyanlığın böylesi bir biçimde yeniden gün- deme geleceğini söyleselerdi pek çok ınsan gülerdi. Fakat hem ulusçuluk ve hem de Hıristi- yanlık yeniden canlanarak Avru- pa'nın gündemini belirlemeye başladı. Alman Hırıstıyan Demokratık Bırlık (CDU), ıktıdara dogru yürü- yor. Bu partının liden (üstelik De- mokratık Almanya kökenlerı var) Angela Merkel, Hırıstıyanlığı de- mokratık düşüncenın temellerı arasında görüyor ve okullarda Hı- ristiyan degerlerının daha yaygın bır biçimde okutulmasını savunu- yor. Almanya'nın müstakbel başba- kanının bu düşüncelerle, Türki- ye'nın AB üyesı olmasına nasıl bakacağını tahmin edebilınz. Zaten bu düşüncelerin çok benzen düşünceleri, Fransa Içiş- leri Bakanı Nikolas Sarkozy de dile getiriyor. Bu zatın kafasında- kı de, sankı yeni bir şeymış gıbi, "ımtiyazlı ortaklık". Zaten bu im- tiyazlı ortaklığın ne anlama geldı- ğını de hıç kımse net bır biçimde bilmıyor. • • • Avrupa Biriıği'nın geleceği ko- nusundakı kuşkularımı defalarca ve defalarca dile getırdim. Ve bu nedenle Fransa ve Hollanda'dakı referandum sonuçlan benim için hiçbir biçimde sürprız olmadı. Bugün AB'nin dığer büyük or- takları halklanna, örneğin Alman- ya, Ingıltere aynı soru sorulsa, benzer sonuçlar alınır. Çünkü biz farklıyız ve ötekiyiz. Yunanistan'ın "Genişleme sü- recıni veto ederim" şantajından korkarak kendi ılke ve müktese- batını ayaklar altına alan ve tüm uluslararası anlaşmalara aykırı hareket ederek ve üstelik sınır sorunu bulunan Güney Kıbrıs'ı "Kıbrıs Cumhurıyeti" adıyla üye yapan ve 400 bın Helen şovenıs- tine teslim olan AB üyesı devlet- lerin yoneticılerı, şımdi hertialde çok mutludur! Korkarım ortaçağ ya da "ka- ranlık çağ" hortluyor... Grand Prıx'de Scu unutul kımıyla tanışacaksın. Tek yapman gereken, 20 Haziran-11 Temmuz 2005 tarihleri arasında Fiat shovvroom'larına gelmek, test sürüşü yapmak ve SMS ile gelecek sorulara doğru yanrt vermek. Ayrıntılı bilgiyi Fiat shovvroom'larından ve Çağrı Merkezi'nden alabilirsin. Ayrıca çekilişle 200 adet kombine biletten birini kazan." 9gr Koç m kışı itk ulaştığı befirt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog