Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURfYET 21HAZİRAN2005S 10 dishab@cumhuriyet.com.tr KAVŞAK OZGEN ACAR Avrupa'da Cenaze A/larşı Radyoda Ludwig van Beethoven'in "Dokuzuncu Senfoni"si çahyordu. Is- ter istemez yüzümde alaycı bir gülüm- seme belirdi. Bu senfoni Avrupa Birfi- ği'nin ortak marşı ıdi. Fransızlara kar- şı, Ingiliz-Ruslann oluşturduğu 7. ko- alisyon kapışmasının, 1. ve 2. Dünya Savaşları'nın bir daha yaşanmaması amacıyla AB kurulmuştu. Dokuzuncu Senfoni de bu barışçı biriiğin resmi simgesi idi. Aynı gün, garip bir rastlantılar dizisi art arda geldi. Brüksel'deAB'nin "ola- ğanüstû doruk" toplantısı yapıldı. AB, 18 Haziran'da "olağanüstü birbunalı- ma "girdi. Brüksel'e 19 km. ötede, dö- nem başkanı Lüksemburg topraklann- daki VVateıioo'da 1815 yılının 18 Hazi- ran günü VVellington komutasındaki Ingilizler. Fransız Imparatoru Napol- yon Bonapart ı yenmişlerdi. Avrupa'ya bir daha savaş gelmemesi için Osman- lılann da katılımı ile aynı yıl Vfyana An- laşması imzalandı. AB'nin olağanüstü bunalıma girdiği 18 Haziran'da radyo Dokuzuncu Senfoni'yi çalıyordu. Bir an, AB için çalınacak en iyi müzik par- çası Frederic Chopîn'in "Cenaze Mar- şı" olmalıydı, diye düşündüm. 1958 Roma Anlaşması ile 6 ülkenin başlattığı Avrupa Birliği girişimine ka- tılan üye sayısı geçen yıl 25'e çıkmıştı. 1963'te AB ile ilk "Ortaklık Anlaş- ması"m, daha sonra ilk "Güm- rOk Birliği"r\\ im- zalayan Türkiye yi- ne dışarıdaydı. Genişlemenın ge- tirdiği sorunları, hukuk temeline oturtmak amacıy- labir ABAnayasa- sı'nın yapılması öngörüldü. Fran- sa'nın eski cum- hurbaşkanı Giscar D'Estaing'in baş- kanlığında 448 maddelik anayasa ha- zırlandı. Anayasa, üyelerin "ulusal" bu- kuklanna göre ya partamentolannca ya da "halkoylamalan" ile kabul ya da red- dedilecekti. llkhalkoylaması Fransa'da yapıldı. Beklendiği gibi Fransızlar ken- di başkanlıklannda hazırianan anaya- sayı kabul etmediler. Fransa'nın reddi- ni Hollanda iz/edi. Bu olumsuz gelişme- lerden sonra AB Anayasası, kimilerine göre askıya alındı ya da derin dondu- rucuya konuldu. AB kristalinin kınlgan- lığı ilk büyük çatlağını verdi. Ardından, temelini anayasaya da- yandırmayan 868 milyar Avro'luk AB bütçesi olağanüstü doruğun günde- mine oturdu. AB'nin temel iki amacı vardı. Birincisi, bir daha Avrupa'da sa- vaşı görmemek; ikincisi ise üyelerin gö- nençlerini aynı düzeye çıkarmaktı. Bu amaçla, zengin ülkeler, AB bütçesine katkıda bulunacak, bu ödenekler ise yoksul ülkelerin kalkınmasında, yapılan- masında kullanılacaktj. Varsıl üyeierde kendi ülkelerinde geri kalmış alanlan- nı desteklemeleri amacıyla gereğinde bütçeden pay aJabileceklerdi. Bu ne- denle, Ingiltere bir efiyte verdiği katkı pa- yını, bu uygulamaya dayanarak öteki eliyle geri alabiliyordu. Birbaska deyim- le varsıl Ingiltere; Almanya, Hollanda, Isveç gibi öteki varsıl ülkelerin katkıla- nndan yılda4.6 milyardolan "ayncalık ödeneğı'" olarak "ulusal" bütçesine ak- tanyordu. Fransa, "ü/usaT tanmınıdes- teklemek amacıyfa aynı kanaidan yıl- da 3 milyar Avro'yu cebe indiriyordu. AB genişJediği için bu ayrıcalıklann, yeni katılan on üye lehine yeni bütçe- de kısrtlanması gerekiyordu. Tony Bla- ir, Jacques Chirac'a "Ayncalıklı öde- neğini kıs", Chirac da Blair'e "Sen kıs" deyince kıyamet koptu. 15 saatlik do- ruk görüşmesi çıkmaz sokakta nokta- landı. Kınlgan AB vazosu bir çatlak da- ha aldı. İki varsıl ülke, pasta dilimlerini küçültmek istemiyorlardı. Dorukta, 10 yoksul ülke adına Polonya Başbakanı Marek Belka, "Siz varsıllar ayncalık- lannızdan vazgeçmediğinize göre biz yoksullann ödeneklerinden ne kadaris- tiyorsanız, buyurun kesin alın" deme- si Londra-Paris'i utandırmadı, 2007- 13 bütçesi kabul edilemedi. 1 Temmuz'da Lüksemburg'un dö- nem başkanlığı bitiyor, Ingiltere'nin baş- kanlığı başlıyor. Bu nedenle onümuz- deki altı ay boyunca bütçe sorununun çözülmesi pek beklenmiyor. Bütçenin geleceği 2006'da belirienecek. Ya geç- miş bütçe ölçü olarak alın/p geleceğe uygulanacak ya da yedi yıllıkbütçe ye- rine tek yıllık bütçelere geçilecek. Biryandanana- yasanın hukuksal varlığı ya da yok- luğu, öte yandan bütçenin varlığı yokluğu da çeşit- liyenisorunlarya- ratacak. Bu olum- suz gidişi.ABKo- misyon Başkanı Jose Manuel Barroso, "AB'nin geleceğineyöne- The Economist "* X o{ haritas ! n ,[ geri çekeceğız sözleri ile açıkladı. AB, bu koşullar al- tında; anayasasız, bütçesiz, pusulasız, elyordamıyla geleceğe yürümek zorun- da kalıyor. Almanya Başbakanı Ger- hard Schröder, Ulusal bencillik, Av- rvpa'nın yakın tarihinin en büyük bu- nalımını yaşamamıza neden oldu" yo- rumunu yaptı. Yeni 10 üyenin gönenç düzeylerinin artması amacıyla öngörülen altyapı, kamusal yenileme yatınmlarının finans kaynaklan da ortadan kalktı. Bu ülke- lerde AB'ye güvensizlik tohumlan sa- çılmaya başladı. Bunalımı yaratan In- giltere'nin hâlâ "ulusal" parabirimi ster- lini kullanıp Avro'ya geçmemesi, "ulu- sal" nedenler ile Itaiya'da "liret"e dö- nüş istekleri, Avro'ya geçen yoksulla- nn yaşam düzeylerinin iki kat azalma- sı ise bu olumsuz gelişmetenn yancıl et- kileri olarak güçteniyor. AB'ye en önem- li maddi katkıda bulunan Almanya, Hol- landa, Isveç gibi para babalan ise "Ar- tık biz de inek gibi sağılmayacağız" yorumunu yapıyoriar. Her çalgısından değişik bir nota çıkan "kakofonik" bir orkestranın "Avrupa Marşı"r\\ mı, yok- sa "Cenaze Marşı"n mı çaldığı belli değil. Kuşkusuz Avrupa'da dağınıklığa yol açan bu "ulusal bencillik", en çok Çin ve Japonya'nın dışsatımı ile Rus- ya'nın ekrneğine yağ sürecektir. Ulusal Bencillik, Ulusal Çıkarlar Rüzgâr önündeki yaprak Türkiye ise Brüksel'den gelen haberier karşısında iyiden iyiye şaşkın! 17 AraJık karannın gereği Ankara-Brüksel görüşmeleri 3 Ekim'de başlayacaktı. Başbakan Re- cep Tayyip Erdoğan ın "başkomu- tanlık" kendinde kalmak koşulu ile "cephe komutanlığına" atadığı Devlet BakanıAJi Babacan, bugünterde Brük- sel'de boy gösterdi. 3 Ekim sürecinin; uzun, belirsiz, ucu açık, bilinmeyen yeni koşullar içerece- ği biiiniyordu. Bu tarih, AB Anayasası ile 2007-13 bütçesinin kabulüne da- yandınlmıştı. Ucu açık da olsa, her şey yolunda giderse, gö'rüş- meler 2009'da tamam- lanabilir, Türkiye 10cak 2014'teAB üyesi olarak uyanabilirdi. "Neden 2014 tarihi'nn yanıtı ise cumhurbaşkanı seçimi- ne bağlıydı. Cumhur- başkanı Ahmet Nec- det Sezer'in süresi 2007'debitecekti.Yeri- ne 7 yıllığına Erdoğan seçilirse 2014'e değin Türkiye'deki gelişmele- rin gözlenmesi gereke- cekti. Bu süreiçinde Kıb- nslı Rumlar tanınacak, Patrikhane'ye evrensel- lik verilecek, PKK ile sa- vaş göz ardı edilecek, Ermenistan yönetiminin eli öpülecek, Genelkur- may Başkanlığı Başba- kanlık'tan alınıp Milli Sa- The Guardian vunma Bakanlığı'na bağlanacaktı. Istediği kadar inkâr etse de Erdoğan, AB büyükelçilerine verdiği yemekten sonra, AB Dönem Başkanı Lüksem- burg adına. Hollanda Büyükelçisi Şjo- erd fzaak Hendrik Gosses yazılı açık- lama ile PKK olayında AB'nin rstekleri- ni gözlerönüneserdi. Brüksel, Türkiye 'y> üye yapmamak için dokuz yıl boyunca ne idüğü belirsiz koşullar için dayata- caktı. Hani tek el üzerinde amuda kal- kan akrobatın, öteki elinde, bir sopa üzerinde bir topu havaya atıp tutması- nın yanı sıra iki ayağı ucundaki halka- ları ters yönde çevirmesini yeterii bul- mayan sirk sahibinin, bumunun neden boş kaldığını sorması gibi dizi dizi istek- ler, Türk hükümetinin önüne çıkanla- caktı. Çünkü bu dayatmalara "hayır" diyemeyen bir hükümet işbaşındaydı. Kaidı ki 2013'e uzanan, kabul gör- meyen bütçede Türkiye var mıydı, yok muydu, hiç belli değil. Türkiye'nin üye- liğini destekleyen Chirac da çark etti. Schröder, Türkiye'nin admı vermeden, öteki Balkan ülkelerini ima ederek "En başanlı dış siyasamız olan genişleme sürecimiz sürmelidir" dedi. "/•/ayrr"diyen Hollanda'nın başbaka- nı Jan Peter Balkenende, "Türkiye ile görüşmelere başla- malıyız Sözümüzünar- kasında durmalıyız" derken, aynı sözü yine- leyen Avusturya Baş- bakanı VVolfgang Schüssel açıkça "An- cak görüşmeieraynca- lıklı ortaklıkla sona er- meli" dedi. Tek olumlu tepki, AB'nin genişle^ meden sorumlu eski yetkilisi Günther Ver- heugen'den geldi. BBC'deyaptığıkonuş- mada sunucunun Tür- kiye konusundaki alay- cı tavnna "Türkiye el- bette AB'nin üyesi ola- caktır. Çünkü Türkiye AB'nin 40 yıldır gün- demindedir" yanıtını verdi. Ama ne var ki ar- tık görevde değildi! Bu gelişmelerden sonra Türkiye'nin 1 Ocak 2014 üyeflği de artık bir serap- tır. Türkiye, ne Musa'ya, ne Isa'ya ne de Muhammet'e hizmet etmek yeri- ne "ulusal çıkariannı" gözetep denge- li bir dış siyasaya yönelmelidir. Yol ha- ritasının olmadığı bir AB'de, Türkiye'nin yol haritasından söz edilebilir mi? Yok- sa, "CenazeMarşı"bu gidişleTürkiye için çalabilir. Ister AB Anayasası, ister AB bütçesinin özündeki kavga nedir? Schröder'in dediği gibi "ulusalbencil- lik" değil mi? Türkiye, artık dengeli, "ulusal çıkarlan" gözeten siyasa izle- mek zorundadır. FIMNCIALnMES, Blair'in politikasının Türkiye'ye de zarar verdiğini yazc AB kapılankapatabiliı Elmek: oacar(S superonline.com Faks:0312-442 79 90 Dış Haberier Servisi - Ingil- tere Başbakanı Tony Blair'in, zirvede bütçe konusunda anlaş- maya vanlmasuu engelleyerek şimdiye kadar büyük destek verdiği Türkiye'nin AB üyelik hedefine zararverdifi öne sür- üldü. Financial Times gazete- si, "AB, Türkive'ye kapılaruu kapaûrsa süıprizotanaz" yoru- munu yaptı. Ekonomi gazetesi Financial Times'ta VVolfgang Munchau ve Amity Shlaes imzalı bir ha- ber yorumda Blair'in AB zir- vesinde takındığı tutum sert dille eleştirildi. Yazıda Ingilte- re'nin, 2.5 milyar Avro'nun ia- • Bütçe konusunda anJaşmaya vanlmasını engelleyen Blair'in, Ingiltere'nin merkezi rol üstlenmesini de önlediğini yazan gazete, "AB, bugün Türkiye'ye kapılannı kapatırsa sürpriz olmaz" dedi. desi için, genişlemenin gelece- ği, DoguA\Tupalılarla siyasi it- tifak, Avrupa 'da ekonomik re- form planlan, Fransa ve Al- manya'daki yeni kuşak liderler- Ie ittifak kurmak gibi 4 siyasi hedefi feda edeceğini öne sür- dü. Blair'in feda edeceği ilk hedefîn genişleme olduğu be- lirtilen haberde, anayasa ve bütçesi olmayan birbiriiğin In- giltere dönem başkanlığında Türkiye ile üyelik müzakere- lerinin ertelenmesine neden olacağuun adeta kesin gibi ol- duğu savunuldu. Fransa ve Almanya'da Tür- kiye'nin üyeliğine olan muha- lefetin giderek arttığına dik- kat çekilen yazıda, AB 'nin, bu- gün Türkiye'ye kapılannı ka- patmasının sürpriz olmayaca- ğıifadeleriyeraldı. Bulgaris- tan ve Romanya'nın üye ol- mayabileceğini öne süren ga- zete, ortada bırakıldıklannı his- seden Doğu Avrupa ülkeleri- nin FransaCumhurbaşkanı Jac- quesChirac ın kucağına ıtildi- ğini yazdı. Pazar ağutükh Avrupa Blair'in Avrupa'da yapılma- sı istediği ekonomik reformun raydan çıkacağını savunan ga- zete, Blair'in tutumu nedeniy- le Almanya ve Fransa'da yeı önderliklerin Blair ile strateji bir ittifak kurmalannın imkâr sız hale geldiğini öne sürdü. Gazete, Fransa ve Hollan da 'daki hayırlardan sonra, Bla ir'in AB'de zayıf liderlikteı kaynaklanan siyasi boşhıgu dol durabileceğini, ama büyük bi. fırsatı kaçırdığını yazdı. Avusturya Başbakanı Wolf- gangSchüssdde, Ingiltere 'nin. pazar ekonomisı ağırlıklı ve derinleşmemiş bir Avrupa is- tediğini söyledi. Schüssel, bu- nun halkın istediği sosyal ve si- yasal Avrupa'dan uzaklaşmak anlamına geleceğini savundu. Moskova'da Putin protestosu Ruyya'nın başkenti Moskova'da Devlet Başkanı VTadimir Putin'in 3. kez devlet başkanı seçümemesi için gösteri düzenJendL Rus YaUoko (Efana) partisine mensup gençlerin kurdoğu Oborona (Savunma) geoçlik örgüfü tarafindan organize edilen "Putin'i Sayaca Baglayaüm" gösterisine vnklaşık 20 kişi kaüldı. Göstericiler, başianna Putin'in maskesini takülar. 15 dakika süren gösteri, olaysız sona erdL (Fotoğraf: AFP) Alman bakan, Brüksel doruğundaki başarısızlığın sonuçlanna dikkatçekti Fîscher: AB bölünebilirBRÜKSEIVFRANKFUKr(Cunıhu- riyet) - AB Komisyonu Genişleme Ko- miseri OUi Rehn, AB'nin genişleme projesinin Fransa ve Hollanda referan- dumlan sonunda "günah keçisi" olma- ması gerektiğini söyledi. Almanya Dı- şişleri Bakanı Joschka Fîscher, AVTU- pa'nın kaücı olarak bölünebileceği uya- nsında bulundu. Avrupa Politika Merkezi'nin dün Brüksel'de düzenledigi "AB'nin ^le- cek genişJenıesi tehlikede mi?" konulu konferansta konuşan Rehn, AB 'nin ha- zirandoruğunda genişlemeye yönelik yü- kümlülüklerini teyıt ettığini belirterek "Düşünme zamanı, AB'nin birdenbire çahşmavı bırakacağı anlamına geimez" dedi. Türkiye ve Hın-atistan'ın koşul- lan yerine getirmeleri durumunda mü- zakerelere başlanacağını ifade eden Rehn, Türkiye'nin reform sürecinde tempoyu sürdürmesi gerektiğini kay- detti. Rehn, aynca Ankara Anlaşması ek protokolünün "Kıbns Cumhurrve- ti'ni" de içine alacak biçimde müzake- reler başlamadan önce imzalanması gerektiğini bildirdi. Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer, Avrupa'nın kalıcı olarak bölü- nebileceği uyansında bulundu. Fischer Berlin'de yaptığı açıklamada, Brük- sel'de yapılan AB zirvesinin başansız- lıkla sonuçlanmasından sonra AVTU- pa'nin zayıfve güçlü ülkelere bölünme tehlikesinin ortaya çıktığıru söyledi. Avrupa'nın entegrasyonu konusun- da yine de fırsatlar bulunduğunu ifade eden Joschka Fischer, AB bütcesiyle il- gili olarak tüm ülkelerin üzerinde an- laşabileceği bir öneri olmadan da kısa vadede özel bir zirve yapılmasını ge- rekli görmedigıni kaydetti. NKARA ENDİŞELİ 3 Ekim dikenliyol... ANKARA (CumhurrvetBürosu)-AB nın anayasa ve bütçe tartışmalan nederüyle içi- ne düştüğü kriz, Türkiye'nin 3 Ekim'de so- runsuz bir şekilde müzakerelere başlama hedefini zora soktu. Müzakerelere başlayabilmek içinKıbns "ek protokolünü" imzalamak zorunda olan hü- kümet, -müzakenelerinçerçevesT belgesinin de katı koşullar içermeden çıkması için ça- ba gösterecek. AB Komisyonu tarafindan ay sonuna kadar tamamlanması beklenen bel- ge, 25 üye tarafindan onaylanacak. Fransa ve Avusturya gibi ülkelerin müzakere sonucun- da "özel statii" alternatifine yer verümesini istemeleri, Yunanistan ve Kıbns Rum Yö- netimi'nin Kıbns'a ilişkin ödün koparma hedefi, belgenin Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak şekilde çıkmasını güçleştiriyor. Ankara, öteki aday ülkelerden istenenlerden farklı unsurlara yer verilmemesini, tam üye- lik hedefinin korunması ve müzakere kural- lannın karşılanabilir olmasını talep ediyor. AB Blair'i uyanyor Türkiye, Almanya ve Ingiltere'nin yardı- mına gereksinun duyarkenAJmanya Başba- kanı Gerhard Schröder ve Ingiltere Başba- kanı Tony Blair'in içinde bulunduklan güç durum Ankara 'run beklentilerini de zora so- kuyor. Blair, bütçe krizine neden olan hıtu- mu nedeniyle AB içinde tepkilerin odağı ol- du. AB üyeleri. 1 Temmuz'da dönem baş- kanlığını de\Talacak olan Ingiltere'nin Tür- kiye konusunda da benzerbir tutum ızleme- mesi konusunda uyanlarda bulunuyorlar. Schröder ise, erken seçim karannın ardın- dan dikkatlerini iç politikaya çevirmiş du- nımda. Alman Parlamentosu'nda kabul edi- len "Ermenikaüamı" karannaBaşbakan Er- doğan" ın verdiği tepki ise. iki lıder arasın- da sogıık rüzgârlann esmesine neden oldu. ACI KAYBIMIZ Merhum Arif ve merhumeAfife Epir'in kızı, merhum Hamit Sadi ve merhume Fatma Faize Selen'in geljni, merhum Bülent Epir'in ablası ve Shirley Epir'in görümcesi, Orhan Sadi ve Neriman Selen'in yengesi, Burak Epir'in halası, Faize, Ali ve Nilüfer Selen'in yengesi, Gül Ayşe Sele_n ve Hatice Zeynep Selen'in anneşi, Fevzi Selim.Ünel ve Emre Yörük'ün anneannesi, merhum gazeteci İsmail Turhan Sadi Selen'in hayat arkadaşı, Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Alman Dilı ve Edebiyatı Bölümü eski öğretim üyesi ve Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Bölümü eski Bölüm Başkanı Dilbilimci Prof. Dr. A. Nevin Selen'i kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Tüm sevenlerinin başı sağolsun. Merhumenin cenazesi 21.06.2005 Salı (Bugün) günü İstanbul Ortaköy Büyük Mecidiye Camii'nde kılınacak ikindi namazınm ardından Aşiyan Aile Mezarlığında defnedilecektir. AİLESİ Not: Çetenk göndermek isteyenlerın Turk EğıSm Vakfı'na bağışta bulunmalan nca olunur. Çok degerli ablamız Lamia Yaşınkılıç'ı kaybettik. Acımız taşınamaz büyüklükte. Tann rahmet eylesin. Suna Ertur, Okten-AJev-özcten Tezgören, Hümeyra Tezcaner Y4LOVA SULH HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Sayı: 2003-963 Konu: Gazete ilanı Davacı Aksa Akrilik Kimya Sanayı AŞ vekıli Av. Ayşegül Yaycı Üstem ve Av. Mu- zaffer Günd^ tarafindan davalılar Akkım Kimya Sanayi AŞ. Taner Yaznan ve arka- daşlan aleyhine mahkememıze açılan ortaklığın giderilmesi davasının yapılan açık dumşması sırasında verilen karar gereğince: Davacı ile davalılann müşterek bulunduğu Yalova ili, Taşköprii Pirinçlık mevkii ada: 0, parsel 431, cılt 5. savfa 431, 10250 00 m2'de kayıtlı bulıman taşınmazın ortak- lığın giderilmesi için mahkememize dava açılmış ancak davaü Millet Cad. Aksaray Pasajı No: 26 Aksaray/lstanbul aresinde vefat eden Fevzi Bann'ın mırasçılan olan Ci- hat Bann, Cesarettin Bann, Ayla Baruı ve Mehtap Barrn (Koçulu) ile Demirkapı Cad. No: 83 Soğancılar Ist. adresınde vefat eden Sıtkı Baş'ın mirasçılan Neriman Baş, Rıf- kı Baş ve Mehmet Baş ile Pasinler Balkasım köyii Erzurum adresınde vefat eden Fev- zi Kemaloğlu mirasçılanndan .AJper Kemaloğlu tüm aramalara rağmen bulunamadık- lanndan duruşma günü ve dava dılekçesı kendilerine ılan yoluyla tebligat yapılmasına karar verilmiş olup ve dava dosyası halen derdest olup duruşması ise 12.07.2005 günü saat 09.30'a bırakılmıştır. Belirtilen duruşma gününde bizzat duruşmaya gelerek veya kendılerıni vekil ile temsıl ettınneleri ve davaya dıyecekleriru ve delillerini bildirme- leri, aksi takdirde yokluklannda yargılama yapılarâk karar verilecegi, ilan tarihuıden 7 gün sonra dava dılekçesinın teblıf edılmış sajılacağı, yııkanda isimlen yazılı Cihat Bann, Cesarettin Barıi), Ayla Bann, Mehtap Bann, (Koçulu), Neriman Baş, Rıfkı Baş, Mehmet Baş, Alper Kemaloğlu'na tebliğ yenne kaim olmak üzere ılan olunur. Basm: 29145 ANMA Prof. Dr. Üstûn KORUGAN Özledik demeyeceğiz, sen hep bizimlesin. Aradan geçen bir yılda hüznümüzü ve anılanmızı paylaşan dostlanmız da bizi yalnız bırakmadı. Sağ olsunlar. 22 Haziran 2005 günü saat 11 .OO'de hepimk yanı başında olacağız. AtLEN Yer: Merkezefendi Dedeler Mezarlığı Vefatının 5'inci yılında Kurucu üyemiz, yazar ERTEM'i Sevgi ve Saygıyla Anıyoruz. TÜRK GENÇLİĞİNE HİZMET VAKFIYÖNETİM KfRULU ADEVA BŞK.PROF.DR GÜNGÖR ŞATIROĞLU VEFAT İLANI UğurCAKOÇAKiçin... "Dünya kapısından eğilmeden geçti" diyen yoJdaşlarma ve sevenlerine saygılar sunanz. AİLESt
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog