Bugünden 1930'a 5,466,400 adet makale



Katalog


«
»

2 HA-ZİRAN 2005 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA DIZI Tam üyelikle dinsel ve kültürelfarklılıkların çatışması önlenecek, AB 'nin ortak değerleri çevresinde toplanılacak Türkiyeuygarüdar amsındaköprü B ugün AB için en önemli tehdıt- lerden birisi olan yasadışı göç Türidye'ye yakınülkelerden kay- naklanmaktadır. AB üyeliğıyle Türkiye, bu göçün önlenmesinde diğer Av- rupa ülkeleri ıçın kalkan nıteliğine sahip önemli bir ülke olacaktır. AB, siyası olarak ABDnın 10 bin kilo- metre uzaktan gelıp müdahalede bulundu- ğu bölgede, bir yönüyle sınır komşusu ola- caktır. Bu AB'run bölgede siyasi ağırlığı- nı arttıracağı gıbı, AB'ye, bölgesel bir aktör olmak- tan çıkıp küresel bir aktör olma potansıyeli kazan- dıracaktır. AB'nın, Türkiye'nın üyeliğıyle dürrya- nın en zengjn petrol ve doğalgaz rezervlerine eri- şimi mümkün olacaktır. AB'nın güvenlıkçıkarla- n enerjı, ulaştırma ve sınır kontrollerini içermek- tedir. Ozellikle enerji konusunda Türkiye'nin oy- nayacağı rol tartışmasız çok önemli olacaktır. AB bu sayede ciünyanın enerji bakımından en zengin bölgelenyle komşu olacaktır. Böylelikle hem AB enerji aranı koruyabilecek. hem de bu bölgelerin enerji ürünlerineyeni pazariar sağlayabılecektir. Tür- kiye'nın üyeliği aynca, AB ve güney komşulan ara- sında karayolu, demıryolu. hava, denız ve boru hattı bağlanülannı ciddi biçımde güçlendirecektir. Türkiye'nin üyehği, AB'yı Ortadoğu ve Kaf- kaslar'a komşu haline getirecek, AB'nin, etki ala- nuıı genişletmeyi ve yakın çevresınde istıkrar ala- ııı oluşturmayı hedefleyen Avrupa Komşuluk Po- litikası'nı uygulaması kolaylaşacaktır. AB BÜYÜK CÜÇ OLUR AB"nin mevcut 25 ve müteakıben Türkiye ha- riç 28 üyelik demografık sosyo-kültürel gücüyle stratejik bir güç olarak Dünya Güvenlik Polinka- lan'nda önümüzdeki 20 yıl ıçinde yer alabilmesi- nin pek de makul bir beklenti olamayacağı aşikâr- dır. Çünkü Dünya Güvenlık Politikalan'nın temel parametresi olan enerji kaynaklan, nıtelik ve nice- lik olarak muhtemelen 2020'lerde değişecek ve Karbon kökenli enerji kaynaklannın önemi elle tutulur bir şekilde azalma sürecine girecektir. Ye-' ni enerji kaynaklan üzerinde oluşacak güvenlik politikalan stratejik askeri güce sahip olmayı her zaman olduğu gibi gereldi kılacaktır. AB, son olarak aldığı 10 Doğu Avrupa ülkesiy- le, 2004 yılında ABD'yi geride bırakarak dünya- nın en büyük ekonomik gücü haline gelmiştir. Ro- manya, Bulgaristan ve Hırvatıstan'ın üyeliğıyle daha da güçlenecektir. Ancak süper güç olabilme- si için Türkiye'nin üyeliğine ihtiyacı olduğunu di- ni ve sosyo-kültürel kaygılardan uzak Avrupalı po- litikacılar da teslim etmektedirler. 15 üyeli iken, ABD'nin milli gelirinin 831 mil- yar dolar gerisinde kalan AB. 2004 yılında içine aldığı lOüyeileABD'yi 116 milyar dolar geçmiş- tir. AB,Türkiye'ninıçindebulunduğu4adayıiçi- ne aldığında ABD'yı 856 mılyar dolar geride bı- rakacaktrr. AB, tam üye adayı Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan'ı hemen üye aiması du- rumunda, yüzölçümü 5 milyon Km2'yi (5 milyon 168 bın), nüfusu 550 mılyonu (559.2 milyon) aşa- cak, GSMH 12 tnlyon dolara yaklaşacaktır (11 trilyon 770 milyar dolar). Adaylar içinde AB ve- rilerini tek başına en fazla etküeyen ülke Türkiye'dir. Türkiye, hemen şimdi üye olsa AB'nin nüfusunu yüzde 15.6, milli gelirini yüzde 4.3, yüzölçümünü ise yüzde 19.4 arttıracak, ortalama gelirini ise yüz- de 9.8 düşürecektir. Bulgaristan ve Hırvatistan'ın AB'ye etkileri kayda değer olmaz iken, Romanya'nın etkisi de Türkiye'nin üçte birinde kalacaktır. MEDENİYETLER ÇATIŞMASINI ÖNLER AB'nin en önemli kazancı ise; Türkiye'nin ka- tılımıyla birlikte gelecekte belki de en büyük teh- dıt olan Medeniyetler Çatışması ihtimaline karşı ön aiması ve Batı ile Islam Medeniyetleri arasında köprü olma imkânına kavuşacak olmasıdır. Özel- likle 11 Eylül sonrasında ABD'nin küresel boyut- ta izlediği politikalar nedeniyle teoriden pratiğe dönüşen "Medeniyetkr ÇaüşmasT gerçekten de günümüzün en önemli tehdididir. Bu durumu gö- ren ve buna karşı tedbir geliştırmek isteyen gerek Avrupa entelijansiyası, gerekse de AvTupah dev- let adamlan Türkiye'nin üyeliğini, bu yönde atıla- cak önemli bir adûn, Medeniyetler Çatışması'nın önemli bir antitezi olarak görmektedirler. Eğer iki medeniyet arasında çok yönlü köprüler kurulacak- sa şüphesiz Türkiye; tanhi birikirni, kültürel kim- liği ile bu köprüleri kurabilecek en uygun ve üd me- deniyet tarafindan da kendisine yakın bulunan tek ülkedir. Türkiye'yı içine almakla Avrupa, uzlaşmaz zannedılen iki dinin, iki kültürun, iki medeniyetin AB ortak değerleri gibi evrensel değerler çerçeve- sinde bir araya gelebileceğinı de göstermiş ola- caktır. 17 Aralık öncesi ve sonrasında Batı ve îs- lam dünyasında dile getirilen görüşler, bu beklen- tılenn gerçekçi olduğunu doğrular mahiyettedir. Örneğin; Fransi2 Le Figaro gazetesiyle söyleşi yapan Iranlı Sosyolog Ehsan Narahi Türkiye'nin Avrupa Birhği'ne üyelik perspektifınin, Iran'da ve dığer Müslüman ülkelerde nasıl etki yaratabilece- ğıne daır soruyu şu şekilde yanıtlamaktadrr: "Te- meii Hıristiyan olan bir Avnrpa'nın Müslüman bir ülkeyle evtenmesi, haçh seferlerinin mirasına arük son veriknğine,Islam ve Hıristiyanhğın birlikte ya- şayabileceklerine işaret eder. Türkiye, tran üzerin- de her zaman çağdaşiık etkisi yaratmışur. Fransız- lann, bitmedikleri için önyargılan olduğunu düşü- Düyonun, ama on yıl sonra, Türklerin yaşamımn AvTupahlann yaşammdan çok farklı olmadığını anlayacaklanhr." Terörle mücadeledeki tecrübe- sı, dısıplıni, eğitımi ve harbe hazırlık seviyesiyle dünyanın en iyi ordulanndan biri ve NATO'nun ABD'den sonra en büyük ordusu olan TSK, Tür- kiye'nin AB'ye girmesıyle AB'nin askeri gücünün çok önemli bir unsuru olacaktır. Bu durum, stra- tejik dünya oyuncusu olabılmesi için AB açısından en az maliyetli ve en etkın yol olacaktır. SURECİNDE GÜVENLİK urkiyenın katılırmyla birii gelec^te belkide en büyük teHit olan MedeniyMer Çatışması ihtimaline karşı ön aiması v<£ Batı ile tslam Medeniyetteri arasında köprü olma imkânına kavuşacak olmasıdır. Aynca üyelikle AB dünyanın e bakımından en bölgeleriyle ko olacak. ABen koruy bölg ürü Avrupa 'nın kafası karışık T ürkiye'yı ve TSK'yi yanına alan AB, "Dûn- yanın kalpgâhına hâkim olan dürryaya hâkim olur stratejik öngörüsü* çerçevesınde; ABD ile rekabet halinde Ortadoğu ve Orta Asya'da Çin ve Rusya'ya karşı yürüttüğü nüfuz mü- cadelesinde, hem durum üstünlüğü hem de güç üstünlüğü bakımından önemli bir avantaj el- de etmiş olacaktır. Türkiye'nin AB için önemi AB Komisyo- nu'nun 6 Ekim 2004 tarihliraporuylada tes- cil edilmiştir. BurapordaTürkiye'nin önemi özetle şöyle vurgulanmaktadır: "Türidye.ABactsıiKİan stratejik önernieha- iz bölgesel bir kavşak noktasında yer almak- tadır. Balkanlar. Orta Asya, Ortadoğu ve Do- ğu Akdeniz topraklan, Asya ile kara ve hava ulaşımı. Rusya ve Ukraynafledeniz ulaşımı için transitbirkonumdabuhınmaktadır.Kayda de- ğer su kaynaldanna sahip olan Türkiye'nin komşulan, Avrupa için hayati enerji arzı sağ- lamaktadır. Ekonomive nüfus açısından, Tür- kiye önemli bir aktördür, büyüklük olarak dünyanın 21'inci ckononıisidir ve AB üyesi olaraknüfus açısındanen büyük üye devietola- caktır. İşler bir demokrasiye sahip laik bir Müslüman ülke olarak böigede bir istikrar unsurudur. Batı ittifakry la olan bütünleşmesi ve birçok ekonomik ve bölgesel kuruluşa üye- liği vasıtasryla, Avrupa'nın ve komşu boigele- rin güvenhgine katkı sağlamaktadır." ABüyesiTürkrye, güçlü tarihsel,kültürelve ekonomikbağlannıkuDanarakOrtaAsv^'nın istikrar kazanmasına vardımcı olabiür, de- AVRUPA BİRLİĞİ NED •HAYIR' DİYOR 1. DİN VE KÜLTÜR FARKLILIĞI 2. TARİHSEL 3. TÜRKİYE'NİN NÜFUSU 4. EKONOMİK 5. KRİZ BÖLGELERİNE mokratik değerlerin genşmesini teşvik edebi- lir. AB'nin güvenlik çıkarlan enerjL, ulaşım ve sınıryönetimini kapsamaktadu*. Türkhı\ dün- yanın enerji açısındanen zengin böigelerine st- nırdaş olması nedeniyle, genişlemiş AB'nin enerji arzının güvenliği konusunda önemli iş- levi olabflecektir. Türkiye'nin kaükmı. AB'nin bahse konu enerji kaynaklanna erişimini \e bu kaynalda- ruı AB tek pazanna gmenli bir şekilde taşın- masuuteminatatanaalabflecektir. Türkiye'nin kaühmı. AB'nin olası tedarik kanafiannı çe- şitlendirerek hem Rus\a ve Ortadoğu, hem de Hazar çe\Tesindeki ülkelerden alternatif ihraç güzergâhlan sunacaktır. Boğazlar ve KuzeyIrak-Ceytanboru hattmaekolarak, Ba- kû-Ceyhan boruhatörun tamamlanmasıyla bir- ükte Türkrye'nin önemli bir petrol transit ül- kesikonumununpektşmesi beklenmektedû:Do- ğalgaz konusunda ise Türkiye genişlemiş .AB ile hem Hazar hem de Ortadoğu üretkileri arasında önemi gittikçe artan bir transit ülke konumunda olacaktır.'' Bütün bu avantajlara rağmen, Avrupa Bir- liği Türkıye'ye neden sıcak bakmamakta ve üyelik için diğer ülkelerden ıstemediği şey- leri istemektedir? Bunun bumcı sebebi duy- gusaldır. Türkiye değişık dıne ve kültüre sa- hip bır ülkedir. Avrupa Bırliği'ne üye ülke halklannın büyük bir bölümü, birlıği, Hıns- tiyankulübü olarak görmektedirler Buhusus AB Anayasası'nın hazırlanması esnasında önemli tartışmalara neden olmuştur. Ikinci sebep tarihseldır. A\Tupa topraklannın önem- li bır bölümü Osmanlı Imparatorluğu tarafin- dan işgal edılmış ve sayısız savaşlar yapıl- mıştır. Üçüncü sebep Türkiye 2020'li yıllar- da AB'nın en kalabalık ülkesi olarak karar me- kanizmalannda etkılı olacaktır. Dördüncü se- bep ekonomıktir. Ekonomısi bugün için halen gelışme süre- cmde. işsızlik oranı üye ülkelere oranla yük- sek, tanmda çalışan nüfus oranı ise AB ülke- lerinin çok ustündedir. Beşıncı sebep Türta- ye'nın dünyanın kriz böigelerine yakınlığı ve AB'nın istemeyerek bu knzlenn ıçıne çekıl- me olasılığıdır. Türkıye"nin üyeliği bu nederüerle. avantaj ve dezavantajlar arasında, resmen müzakere- lere başlama karan almış olsa bıle, AB'nın ka- fasını kanştırmaktadır. Bu fıkn dağınıklık AB Anayasası'nın referandum sürecınde de ciddi bır şekilde kendini göstermıştir Avrupa Partamentosu, Türkiye'nin müzakere tarihi almasını, hazırladıklan farklı dillerdeki pankartlarla onayladı. 'Ne seninle ne sensiz...' T ürkiye ile AB arasında resmen müzakerelere başlama karan alınmıştır. Ancak AB'nin hem kendi iç yapısındaki siyasi mimannın şekillenmesi konusunda hem de Türkıye'ye bakışında net ve şeffaf olduğunu söylemek mümkün değildir. AB deviet ve hükümet başkanlan konseyinin Türkiye ile tam üyelik görüşmelerinın başlamasına ılişkın aldığı 17 Aralık 2004 karan. üyelik görüşmelerinı öngörülebilir bır takvıme bağlamaksızın ucu açık bir şekilde ağır şartlara bağlamıştır. Türkiye ulusal çıkarlan ile hiçbir şekilde bağdaştınlamayacak üstü örtülü şartlar. Türkiye'nın AB'ye istenmemesinin açık vurgulan nıtelığındedır. AB sürecinin başladığı yıldan bu yana hiçbir gemşleme sürecinde üye adaylanna karşı ileri sürülmeyen şartlar 17 Aralık 2004 kararlannda Türkiye'ye dayatıhnıştır. Bunun yanı sıra Türkiye'nın olası üyeliğinin bazı ülkelerin ulusal hukuklan uyannca halkoyuna sunduklan AB Anayasası ile ilişkılendirilmesini izah etmek son derece zordur. Aynca son günlerde gündeme getınlen bır dığer husus da Türkıye'ye tam üyelik yerine "özel starülü ortakhk" verilmesi ile ılgılidir. Kabulü mümkün olmayan bu ilışkinin AB yetkılılenne net bır şekilde anlatılmasında hayati zaruret görülmektedır. Türkiye'nin AB üyeliğinin sağlayacağı avantaj ve dezavantajlardan dolayı AB'nın Türkıye'ye yaklaşımını "Ne seninle, ne sensiz'" olarak tanımlamak mümkündür. Bu yaklaşımı daha iyi anlamak ıçın Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Bırliğı'nın bugüne kadar Türkiye ile ilgilı aldığı kararlan ıncelemek yeterlı olacaktır. Bu çalışmanın konusu ıtibanyla burada sadece güvenlik ve silahlı kuvvetlerle ilgıli olanlara ver \ erilecektir. AP'NİN KARARLARI 'Ruhban okulu derhal açılsın' a. Avrupa Parlamentosunun TSK ve gü- venlik Ue ilgili aunış olduğu kararlar 1- Azmuklaıia ilgili olarak; • 22.12 1993 tanhlı karan: "Tiirk Devieti'nin bütünlügü. yalnızca Kürt- lerin kendi dilkrini kuDanma ve öğrenme hak- kryla. gelenek ve göreneklerinin \ arüğını sür- dürmesiyie, fakat ayıuzamanda uygun düzey- lerdeklari özerknklede uyumfu oiabflmdidiıf • 24 10.1996 Tanhlı Karan; "Avrupa Parlamentosu,dümanuı her tara- findaki mih onlarca Ortodoks Hıristiyan için. Konstantinopolis'tekiI Istanbul yerine bu ısim kullanılmıştır.) Patrikhane'nin, önemini göz önünde buiundurarak,Türk \etkililerin Ekü- menik Patrikhane'nin tam olarak korunma- sı konusundaki yükümlülükierin farkında olarak, Ekünıenik Patrikhane'nin ve diğer dinsel yerlerin, binalann korunması y önün- de. gerekli önlemleri aiması için, Türk yetki- tilerine çağnda bulunur. A\Tupa Parlamen- tosu.Patrikhane'yedoğrudan bap otanHey- beliada Ruhban Okulu'nun derhal yeniden açılması çağnsında bulunur* • 13.11.2001 Tanhlı Karan; "Hristiyan Kfliseleri,özeüikle mülknetle il- gili olarak, zoıiuklarla karşı karşrya bulunma- y^ devam etmektedir. Heyi>eUada'aaki Orto- doks Ruhban Okulu'nun 1971 yüında kapa- ülması konusunda bir ilerleme bildirileme- nüştir. Çeşirü kilisekrin yasal starülerinin ta- nuımamış olnıasu duıi personetin Türkij'e'}* erişebümesi de dahil olmak üzere, bazı kısit- lamalar yaratnıaktadır." • 15.12.2004 Tarihli Karan. "Avrupa Pariamentosu, Türk makamlan- na daha önce de başMirmuş olmasına rağ- men, Hey beliada Ruhban Okulu halen açü- mamışür. Hükümetin özel dil merkezlerinde Türkçe dışındaki ana diHerde (Kürtçe, Çer- kezce. Ermenice vs.) eğitim verilmesine, med- ya programlanyayımlanmasına,diğer diüer- de yayın yapan istasyonlar açümasına ve işle- tihnesine izin veren hukukideğişiklikleri >ap- mış olmasını memnuniyeüe karşüamakta \e Hükümeti, azınhk dfllerinde yaym yapdması ve eğitim verilmesi konusunda kalan tüm kı- sıtlamalan kaktarmaya daveteönektedû: Tür- khe'yi, söz konusu yasal değişiktikleri geniş- letmeye ve bunlan Müslüman olmayan a/ın- hldarailişkin eğitimveyayında uy gulaması yö- nünde kuvvetie teşvik etmektedir. Secünsis- teminin yüzde 10 barajının azaltıhnası sure- tiyle yeniden düzenlenmesi ve bu sayede TBNEVI'de siyasi güçlerin. ağırlıkh olarak Kürt nürusun hâkim olduğu siyasi partiler dahü,dahageniştemsüolanağı bulmasuu sağ- lamayönündekiçağnsmıtekraretmektedir." ERMENI IDDIALARI • 15.11.2000 tarihli karan: "AP, 198O'h>Tİlardan beri 1915-1917 oby- lannı BM'nin 9 Arahk 1948 tarihM karann- daki Soykınm' olarak ilan ettiğj v« Türk Hükümeti'nin bunu kabul etmesüıi Lstediği; Türkiye'nin bu olguyu reddetmesinin AB üyeliğinin kesin engeli olduğunu açıklarf • 15.12.2004 tarihli karan: "Türkrye-Ermenistan suunmn Türk ma- kamlar tarafindan henüz açılmamış olması nedeniyle Ennenistan ile iyi komşuluk iüşki- krinmgeliş^irimîeanrsaül^çrrılmıştır. Do- ğu Anadolu'da, Kars yakuunda Ani'deki tah- rip edünüş Ermeni kiliselerinin tekrar hacı- lann ziyaretine açılması. Türk tarihçi Halıl Berktay tarafindan soykının konusuna dair önemli bir çalışma yiiriitülmesi. Ennenistan ile deviet inşküerinin tekrar kurulması ileri- ye dönük hayati adunlar teşkfl etmekle bir- İikte, bu sürecin mantıki sonucunun, Türki- ye-Ermenistansınınnıntekrar açılması olma- sı gerektiğidir. Parlamentonun, Türkiye'nin adayük statüsü ileflgiBönceki (18 Haziran 1987'den 1 Nisan 20O4'e kadar) kararlann- da da ifade edüdiği gibuErmerülerekarşı ya- pılan soykınmı tanıy^rak Ermeni halkryla uzlaşma süreciniteşviketmesi yönünde Tür- krye'ye çağnda bulunmaktadır. Geçmiş tra- jik deneyimlerin açık bir şekilde üstesinden geünmesi amacry la, muhtemelen bağunsız uzmanlardan oluşan çift taraflı bir komite tarafindan desteklenecek bir uzlaşma süre- cininTürkveErmenihükümederincesürdü- rülmesi gerektiğine inanmakta ve Türk hü- kümetindenen kısazamanda Ennenistan ile sınınann tekrar açılmasmı talep etmektedir. Komisyon ve konseye, Türk makamlann- dan Avnıpa Parlamentosu tarafindan 1987 ve 2004 yıllan arasında kabul edilen karar- lar uyaıinca 1915'te Ermenilere karşı işle- nen soykınm tarihi gerçeğini resmi olarakfc>r nunasuııveTürkiveileEnnenistan arasınrja- ki sının jakuı bir taıihte açmasmı talcp et- mesi yönünde çağndîi bufunmaktadır'." , SÜRECEK
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog