Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 HAZİRAN 2005 CUMARTESİ 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edirne Kocaelı Çanakkale Izmır Manısa Aydın Denızlı PB PB PB PB PB PB PB PB 29 32 28 29 31 34 35 35 Sınop PB 22 Adana A 33 Zonguldak PB 23 Antalya Samsun Trabzon Giresun Ankara Eskışehır Konya Sıvas PB PB PB PB PB PB PB 26 24 25 29 29 30 24 A 34 Kars Mersin Dıyarbakır Şanlıurfa Mardin Siırt Hakkâri Van A A A A A B B 29 35 37 32 34 29 27 PB 24 Açık Yurdun kuzey ve batı kesımlen parçalı bulutlu, dığer yerler az bulutlu veaçıkge- çecek. Hava sıcaklı- ğında onemlı bır de- ğışıklik olmayacak. Ruzgâr kuzey ve ba- t1 yönlerden hafrf, ara sıra orta kuvvette esecek DIS MERKEZLER Oslo Helsınki Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Paris Bonn B PB PB PB PB PB B PB 22 22 20 28 24 27 27 23 Münih PB 22 Zünh Berlin Budapeşte Madnd Vjyana Belgrad Sofya Roma Atına PB PB B Y Y Y B B 22 26 36 26 27 24 26 31 PB 27 Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bişkek Tiflıs Kahıre Şam Y PB Y PB PB PB PB A A 19 36 17 37 28 33 31 36 38 Sıslı , Bulutlu ^ Çok bulut u ı YağTturtu Kartı • GOK gurultukj G U N C E L c Ü N E Y T ARCAYUREK I Baştarafı 1. Sayfada Üyeliğimizi savunan Fransız Cumhurbaşka- nı Chirac'ın giderek yittiği, Almanya'da ilk ge- nel seçimde Schröder'in gideceği, referan- dumdan hayır çıkarsa Türkiye ile ilgili olumsuz gelişmeler olacağı bir yıl önceden söylenmiyor muydu? Bu gelişmeler izleniyor ve söyleniyordu ama; hükümet AB'den gelen dayatmaları yerine ge- tirmekten, tam üyelikten başka bir şey düşün- mediğini söylemekten gayrı hiçbir şey yapma- dı. Yapamadı değil, yapmadı. Ağzimızla kuş tutsak AB'ye yaranamayaca- ğımızı algılayıp sindiremiyoruz. Kimileri diyor ki; algılıyoruz ve fakat aksini kanıtlamak için savaşım veriyoruz! Bu yanıt makul, ne ki der- de deva değil. • • • AB'nin geleceğiyle ilgili ciddi duraksamalar, kuşkular ortaya çıktı. Böyyük gazeteden başlıklar: "Chirac da çark etti - Fransa, Türkiye'yisildi - Alman MeclisiEr- meniler (soykırım deyimiyerine) katledildi söz- cüğünü içeren önergeyi (Başbakan Schröder'e karşın partisi grubunun oylarıyla) ittifakla kabul etti - Merkel ve Schröder Türkiye konusunda kapıştı - AB'de genişlemeye fren". AB ülkeleri, içinde bulundukları kargaşa sü- recini irdeliyorlar. Bu gelişmeler Türkiye'yi, AB'yi yeniden de- ğerlendirme gereksinimiyle karşı karşıya getir- miyor mu? Hükümetteki durgunluğa bakılırsa hayır; -el- hamdülillah- böyle bir derdi yok. Oysa gün gelecek bugünkü gelişmelerin da- ha da boyutlandığı noktada AB'yi yeniden de- ğerlendirmek zorunda kalacağız. Böyle bir de- ğerlendirmeyle karşı karşıya bırakılacağız. Baykal'ın dediği gibi, "Eski kafalarla, eski anlayışlaria yeni AB ve Türkiye-AB ilişkisini dü- şünmek, değerlendirmek artık anlamını kay- betmiştir". • • • Geçenlerde ABD Dışişleri Bakanı Rice, AB'ye seslendi. Türkiye'nin üyeliği konusunda yanlış hesaplar yapmamalarını istedi. Bir bil- diği var ki. uyarıda bulunuyor Rice. -Milliyet'te dün yanıtlanan demecinde- ABD Dışişleri Bakanı'nın sözlerinin içeriğini Büyü- keiçi Eric Edelman açıkladı: "Avrupa 'daki referandumlar ve Almanya 'da- ki son seçimler ve önümüzdeki dönemde mey- dana gelebilecek gelişmeler dikkate alındığın- da, Avrupa'daki ortam Türkiye'nin tam üyeliği açısından giderek zor bir hal alıyor" dedi. Bu arada parlak umutlar da söylenmiyor de- ğil, söyleniyor; örneğin ana muhalefet, "Avru- pa'nın dünyada etkin bir güç olabilmek için Türkiye'ye sırtını dönmeye değil, tam tersine Türkiye ile kucaklaşmaya ihtiyacı olduğunu an- lama noktasına geleceğinden" söz ediyor. Genişleme sürecinde Türkiye'yi dışlamanın açık seçik tartışıldığı bir ortamda AB ile ilişki- lerimizde olumlu adımlar beklenebilir mi? Bu umuda bel bağlamanın geçerli olmadığını tar- tışmak gerekmiyor mu? AB kaldıracı olmadan çağdaş uygariık yol- culuğuna devam edeceğini göstermeli Türki- ye. 'HAYATA DÖNÜŞ' DAVASI Bayrampaşa'da keşifyapılacak İstanbul Haber Servisi - Bayrampaşa Ceza- evi'ndeki "Hayata Dönüş Operasyonu"nun ardından 167 tutuklu ve hükümlü hakkında "cezaevi idaresine karşı silahla toplu ayak- lanma" suçundan açılan davada mahkeme, Bayrampaşa Cezaevi'nde keşif yapılmasına karar verdi. Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkeme- si'ndeki dunışmaya, sanıklar kahlmadı. Mah- keme hâkimi, dosyanın incelendiğini belirte- rek 38 sanığın savunmasının alınmadığını, 1 sanığın yaşamını yitirdiğinı ve 1 sanık dışın- dakilerin nüfus kayıtlannın gelmediğini tuta- nağa yazdırdı. Bilırkişiler tarafından olay ye- rinde çekilen fotoğraflann dosyada olmadığı- nın anlaşıldığını da tutanağa kaydettiren mahkeme heyeti, Bayrampaşa Cezaevi'nde keşif yapılmasına karar verdi. Eyüp Cumhuri- yet Başsavcılığı'ndaki hazırlık soruşturması dosyasının incelenmek üzere getirtilmesine karar veren hâkim, 2 güvenlik görevlisinin dinlenilmesini de kararlaştırdı. Operasyon sırasında güvenlik güçlerince çekildiği belir- tılen video bantlann istenmesine karar verildı. Türk araştırmacı gözaltında • ERİVAN (AA) - Araştırmacı Yektan Türkyılmaz, antika kitaplan kaçırmaya ça- lıştığı iddıasıyla Ermenistan'ın başkenti Erivan'da, havaalanında gözaltına alındı. Ermenistan Ulusal Güvenlik Servisi'nden bir yetkilinin açıklamasına göre Türkyıl- maz, 17"nci yüzyıl ile 20'nci yüzyıl arasm- daki döneme ait kitaplan gizlice Türkiye'ye kaçırmaya çalışmakla suçlanıyor. Kuzey Carolina'dakı Duke Cniversıtesi mensubu olan Türkyılmaz'ın. Ermenistan ulusal ar- şi\ lerinde araştırma yapmasına izin verilen ilk Türk vatandaşı olduğu. Ermenistan'da bu amaçla bulunduğu kaydedildi. Yeni düzenlemeye göre hükümlüler, aydınlatma dışındaki elektrikgiderlerini karşılayacak Cezaevinde bıçağa vizeANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Ceza infaz kurunüannda bulunan hükümlü ve tutuklular koğuş, oda ve eklentilerinde kan- tinden temin edümek kcşuluyla bir adet uç kısmı si\Tİ olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak bulundurabilecekler. Aydınlatma dışındaki elektrik giderleri hü- kümlü tarafindan karşılanacak. Hükümlülerin cezaevinde bu- lundurabilecekleri kişisel eşya, gıda, tıbbi malzeme ve diğer ih- tiyaç maddelerine ilişkin usul ve esaslan düzenleyen, "Ceza İn- faz Kurumlannda Bulunduru- labilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik", Resmi Gazete'nin dünkü sayısında ya- yımlanarak yürürlüğe girdi. Yö- netmeliğe göre, koğuş, oda ve ek- lentilerinde kantinden temin edi- lebilen sebze, meyve ve diğer gı- da maddeleri bulundurulabile- cek. Mutfak teşkilatı bulunma- yan ceza infaz kurumlannda, hü- kümlülerin kaldıklan koğuş, oda ve eklentilerinde, idare tarafın- dan verilen ve yemek yapmada kullanılacak her türlü gıda mad- HÜKÜMLÜLER İZLENECEK VE CRUPLARA AYRILACAK ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Hükümlüler, haklannda uygulanacak infaz rejiminin belirlenmesi amacıyla izlenecek, suç türleri. hükümlülük sürelen, yaşlan, akli ve bedensel durumlan, örgütsel konumlan gibi özellikleri dikkate ahnarak gruplandınlacak. Gençlik açık ceza infaz kurumlan kurulacak. Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğe göre Adalet Bakanhğı'nca uygun görülen yerlerde gözlem ve sınıflandırma merkezleri kurulacak. Gözlem ve sınıflandırma merkezleri hükümlülerin kişisel özelliklerini, bedensel, akli ve sağlık durumlannı, ahlaki eğilimlerini belirleyerek hükümlüleri durumlanna uygun infaz kunımlanna ayıracak. Hükümlüler, bulunduklan veya gönderildikleri kurumlarda; "ilk defa suç işleyenler, tehlike hali taşıyanlar, terör suçluları, suç örgûtlerine veya çıkar amaçlı suç örgûtlerine mensup olan suçlular" gibi gruplara aynlacak. Hükümlülerin Açık Ceza tnfaz Kunımlanna Aynlmalan Hakkında Yönetmelik de yürürlüğe girdi. Çocuk kapah, gençlik kapah, çocuk eğitimevleri ile kapaîı ceza infaz kurumlannm çocuklara aynlan bölümlerinde cezası infaz edildiği sırada, 18 yaşını bitirmiş olup da 21 yaşını doldurmayan, kurum içinde veya dışında eğitime devam etmeyen gençlerin cezalan gençlik açık ceza infaz kurumlannda infaz olunacak. desi ve malzemesinin yeteri ka- dar bulundunümasına izin verile- cek. Ancak; yemek yapmada kul- lanılan tüp gibi yanıcı ve parlayı- cı madde veya malzemeler, ye- mek pişirilmesinden sonra, oda veya koğuşun dışında, idarenin kontrolünde birbölüme alınacak. Koğuş eklentilerde her hüküm- lü için kantinden temin edilmek şarüyla bir adet uç kısmı sivri ol- mayan on santimetre uzunluğun- da bıçak, plastik veya yumuşak metalden imal ediimiş çatal, ye- mek ve çay kaşığı, ikişer adet cam su bardağı ile çay bardağı v e tabağı bulundurulabilecek. Hü- kümlülerin birer adet palto, manto ve mont, iki adet ceket ve- ya ceket yerine kullanılabilen hır- ka bulundurmasına izin verile- cek. Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluy- îa süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkına sahip olacak. Hükümlüye, mensup olduğu di- nin ibadetlerinde kûllanılan eş- yayı, dini yaşamı bakımından zo- runlu olan kitap ve eserlen temin etmesine izin verilecek. Çarşamba günü Isparta Süleyman Demirel Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitiren Uğur Cankoçak'ı son yolculuğunda, dostlan yalnız bırakmadı. Cankoçak'ın kızıl bayrakla örtülü tabutu önünde konuşan DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, Cankoçak'ın işçi sınıfının mücadelesinde makanı. mevki gözetmeden yer alan bir nefer olduğunu belirtti. (Fotoğraf: ALPERİZBUL) Uğur Cankoçak uğurlandı İstanbul Haber Servisi - Yaşamını işçi sı- nıfının mücadelesine adayan sendikacı, si- yasetçi Uğur Cankoçak, DİSK Genel Mer- kezi önünde düzenlenen törenden sonra Edirnekapı Mezarlığı'nda toprağa verildi. DlSK Genel Merkezi önünde düzenlenen törende konuşan DlSK Genel Sekreteri Mu- sa Çam, Cankoçak'ın işçi sınıfının mücade- lesinde makam, mevki gözetme- , den yer alan bir nefer olduğunu be- lirterek "Türkiye işçi sınıfının başısağolsun"dedi.Ozgürlükve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu da, "Belki de en inatçı, en direngen, en muha- lif, en mücadelecimizi yitirdik. • Cankoçak her özelliği ile bir devrimciydi. Onu 1 Mayıs alanlarında, grev çadırlannda anımsayacağız" diye konuştu. Uğur Cankoçak" ın oğlu Kerem Canko- çak yaptığı konuşmada, babasını, "Yaşa- mını Türkiye'nin bağımsızlık, özgürlük ve sosyalizm mücadelesine adamış bir ko- münistti" diye tanımlayarak "Bizlere her zaman emeğe saygıyı, bağımsızlığı, en önemli ilkeler olarak benimsetti ve ölene dek ilkelerinden ödün vermedi" dedi. Eski DlSK Genel Sekreteri Mehmet Atay da, Cankoçak'ı "İşçi ruhlu bir entelektü- el" diye tanımladı. Atay, "71 yaşında ölüm ona yakışmadı. 81 yaşında da yakışmaz- dı. Alkışlanacak bir hayat yaşadı" diye • Uğur Cankoçak'ın oğlu Kerem Cankoçak, babasının yaşamını Türkiye'nin bağımsızlık, özgürlük ve sosyalizm mücadelesine adadığını belirterek "Ölene dek ilkelerinden ödün vermedi" dedi. konuştu. Yazar Yaşar Kemal, istanbul Ta- bip Odası Başkanı Gencay Gürsoy, eski TÎP milletvekili Tank Ziya Ekinci, avukat Eş- ber Yağmurdereli gibi isimlerin yam sıra Cankoçak'ın mücadele arkadaşlan ile aile- sinin kahldığı törenin ardmdan cenaze Edir- nekapı Mezarlığı'nda toprağa verildı. 68'liler Birliği Vakfı Başkanı Sönmez Targan yaptığı açıklamada, Türkiye'nin zorlu geçen son 40 yılında daima halkının yanında, öncülüğünü örgütlü biçimde yap- makta kararlı bir işçi sınıfı devrimcisini kaybetmenin üzüntüsü içinde olduklannı belirtti. Targan, özetle şu görüşlere yer ver- dı:"Hep var olan ve varlığı ile alışkanlık yapanlardan, olmazsa olmaz diyecekleri- mizden biri. Sevenlerine, yakın- larına, dostlanna, kavga arka- daşlanna, yoldaşlarına başsağu- ğı dileriz. Başımız sağolsun! Ya- şamı boyunca sözlerini hep doğ- rudan açık yüreklilikle söylemiş bir insanın ardından söylenecek sözler de çok kısıtlı! Ne çok söy- lenecek şey var ve hiçbir söz söy- lemesek de ardmdan koştuğumuz ülküyü tanımlayan sözlerimiz benliğimizde du- ruyor, yükseklerde dalga dalga uğuldu- yor. Yaşasın tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye! Ne mutlu, Türki- ye'nin bağımsızlık, demokrasi ve sosya- lizm davasında savaşanlara... Anısı yolu- muza ışık tutsun." Emeklilik 'hayal' oluyor • Baştarafı 1. Sayfada halen Emekli Sandığı'natabi ça- lışanlar için mevcut kazanımla- rının yüzde 75'i, SSK'liler için yüzde 70'i ve Bağ-Kur'lular için yüzde 65'i oranında emekli ma- aşı bağlanırken tasan bu oranı yüzde 60'adüşürüyor. Sıgortalı- nuı malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalanna tabı geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için 2015 yılı sonuna kadar yüzde 2.5, 2016 yılından itibaren ise yüzde 2 olarak uygu- lanacak. ^ Calı§ m a gücünün en az yüzde 60'ını iş kazası veya mes- lek hastahğı sonucu kaybettiği tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayı- lacak. Ancak sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih- ten önce sigortalının çalışma gü- cünün yüzde 60'ını kaybettiği tespit edilirse, sigortalı bu hasta- lık veya anzası sebebiyle malul- lük ayhğından yararlanamaya- cak. ^ Çalışanlardan sağlık gider- leri için yüzde 50'ye kadar "kat- kı payı" kesihnesinin yolu açı- lıyor. Buna göre sözleşmeli ya da anlaşmalı hastanelere, sağlık ocağı ya da aile hekimıne mu- ayene olmadan gidenler masraf- lann yüzde 30'unu karşılayacak. Sözleşmeli hastaneye gıdilme- diği takdirde, ödenecek oran yüzde 50'ye kadar çıkacak. Ge- nel sağlık sigortası ile tanm, ye- şil kartlılar dahil. bütün kesim- ler sağlık hızmetlerinden yarar- lanmak için katkı payı ödemek zorunda kalacak. v' Alt komısyonda yapılan de- ğışiklik doğrultusunda, sosyal güvenlik kurumu, üyelerinin or- gan, doku ve kök hücre nakline yönelik sağlık hizmetleri aile tüp bebek harcamalannı da karşıla- yacak. _ GUNDEM MUSTAFA BALBAY • Baştarafı 1. Sayfada Kerkük'te Kürtler, Türkmenleri ve Arapları yoğun biçimde tutuklamaya başladı. Tutuklamaların bir bölümü ABD güçlerinin bilgisi dahilinde gerçek- leşti. Kentteki etnik gerginlik kaygı verici boyutla- ra ulaştı! Irak'ın kuzeyindeki iki Kürt liderden Talabani Bağdat'ın başında, Barzani bölgenin başında. En tepede ABD... Direniş inişli-çıkışlı dalgalarla de- vam ediyor. İki soru soralım: Böyle bir ortamda Kerkük'te Türkmenler ve Araplar, Kürtler tarafından neden tutuklanır? ABD istemese bu tür olaylar yaşanır mı? Ikinci sorudan başlayalım; yaşanmaz. Haberin kaynağını da dikkate alınca akla şöyle bir soru ge- liyor: Acaba Türkiye'ye Kerkük'teki Türkmen-Kürt gerginliği üzerinden mi mesaj veriliyor? • • • Soruyu birazaçalım... Türkiye'nin Kerkük konu- sundaki hassasiyeti biliniyor. Oradayapabilecek- leri elbette sınırlı. Ancak Kerkük'te yaşanan ge- nel bir gerginlik Türkiye'yi de doğrudan etkiliyor. Bu etki beraberinde, "Irak politikamız olmazsa, olacağı buydu "dan, "Oradaki iki aşiret reisi Türki- ye'yle alay ediyor"a kadar uzanan yorumları ge- tiriyor. Kerkük'teki tutuklamalann Türkiye'deki pek çok haberin de önüne geçtiği dikkate alınırsa, ama- cın büyük ölçüde gerçekleştiği söylenebilir! ABD 30 Ocak'ta yapılan seçimler yoluyla Irak'ı enine boyuna böldü. Şimdi bölünmüşlüğün için- den bir yönetim biçimi yaratmaya çalışıyor. Bu çalışmadan ne çıkar? Tepede ABD'nin kontrolü- nün sürdüğü, sürmezse kargaşanın öne çıkacağı bir ortam çıkar... AKP hükümeti pek çok dış konuda olduğu gi- bi Irak'ta da şu politikayı izliyor: Eğer olumsuz bir durum varsa, çözmeye çalı- şacağına yok saymaya ya da küçük göstermeye çalış! Ancak Kerkük öteki konulardan farklı. Bir yanı- nı örtseniz öteki yanı açılır. • • • Irak'taki Kürtler, ABD'yi ve Ingiltere'yi arkaları- na alınca bölgede egemen olacaklannı ve istedik- leri her şeye ulaşacaklarını düşünüyorlar. Şu aşamada ulaşmış görünüyorlar. Ancak dür- bünü ters çevirdiğimizde şu andaki konumlarının işgalci bir ülkeye yardım ve y-ataklık olduğunu unutmamak gerek. Uzun vadede Irak'ın işgali Kürtlerin de işine ya- ramayacak. Türkmenlere gelince... Ne yazık ki hâlâ ortak bir lider çıkarabilmiş değiller. Bir türlü yönetim yapı- sını oluşturamayan Irak Türkmen Cephesi (ITC) ni- hayet 9 kişilik bir temsilci oluşturabildi. Şimdi sı- ra başkan seçiminde. Irak'taki Türkmenler AKP'nin yukanda aktardı- ğımız politikası nedeniyle kendilerini bölgesel dal- galanmaların içinde buluyorlar. Bir yerde direniş- çilerle beraber, bir başka yerde Kürtlerin hedefi, öteki yerde Kürtlerle birtikte, bir başka yerde Arap- laria ortak... Bunca bölünmüşlüğün içinde ortak bakış oluş- turmak da zor. Bir Türkmen temsilciye bu duru- mu sorunca şu karşılığı verdi: - Haklısın, çok bölünmüş durumdayız ama, bi- rimizin yapmadığını öteki yapar diye düşünüyo- ruz! ankcumc cumhuriyet.com.tr CHP, KOMİSYONU TERK ETTİ 'IMF için yasa yapılıyor' • TBMM Sağlık Komisyonu'nun CHP'li üyesi Çetin, tasanya muhalefet şerhi yazmasına izin vermeyen AKP'li Komisyon Başkanı'nı 'faşistlikle' suçladı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasansı'nın TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal Işler Komisyonu'ndaki görüşmelerini düzenlemeyi protesto ederek terk eden CHP, hükümeti, "halk için değil IMF için yasa yapmakla" suçladı. .\nadol dün CHP'li komisyon üyesi tzzet Çetin ile birlikte parlamentoda basın toplantısı duzenleyerek Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasansı'nın komisyondaki görüşmeleri sırasında AKP'nin sergilediği tutuma ve tasannın içeriğine tepki gösterdi. Komisyon üyelerine alt komisyon raporunu inceleme ûrsatı verihneden tasannın görüşmelerine geçildiğini belirten Anadol, hükümetin "yangından mal kaçınrcasına" bir telaş içinde yasayı Meclis'ten geçirmeye çalıştığını vurguladı, Anadol, "Bu yasanın önünde IMF var. IMF ile imzalanan yeni stand-by anlaşmasında hükümet IMF'ye yeni sözler verdi. Yasayı Bankalar Yasası ile birlikte 1 Temmu/dan önce çıkarmak istiyorlar. IMF, 'Bu yasalan çıkarmazsan 833 milyon dolan vermem' diyor. Yani hükümet 72 milyon insanımızın sosyal güvenliğini pazarüyor, köleleştiriyor" dedi. SSKTasansı ve Bankacılık Yasa Tasansı'nm IMF tarafindan 1 Temmuz'a kadar Meclis'ten geçirilmesinin istendiğini belirten Izzet Çetin, AKP tarafından "CHP ile bu tasanlarda anlaşıldf" gibi yapılan açıklamalann doğru olmadığını söyledi. Çetin. "Komisyon başkanı tam bir faşist tavır sergilemiştir. Bu tür bir yaklaşımın sergilendiği yerde anlaşma ve uyumdan söz edilebilir mi?" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog