Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

16 HAZİRAN 2005 PERŞEMBE + CUMHURİYET SAYFA DtZt Bütün güçlüklere ve yokluklara karşın, zahmetli de olsa, uzun zaman da alsa iyi şeyler de oluyor Afganistan'ınumudu... Çatışmalar Kıskacında ZEYNEP ORAL - T ÎKA geldiğinden beri buradaki işler daha hızlı yürümeye başladı." Çok sık duyduğum bu tümcenin geri- sınde 1992'de (Hikmet Çetinin Dışiş- leri Bakanlığı sırasında) kurulan, Arna- vutluk'tan Moğolıstan'a 19 ülkede etkin- ligini sürdüren Türk tşbirliği ve Kalkrn- ma tdaresi'nin (TtKA'nın) sekız ay önce, 2004 Ekimi'ndenbaşlayarak Afganistan'da yaptıklan vardı. Resmi makamlarla ışbirliği ıçinde demokrasiye geçışte ve kalkınma sü- recinde, ıstıhdam artnncı projeleri, altyapı ça- lışmalannı sürdüren, Türİcıye'den uzman yol- layan, teknik yardım veren kuruluşun, Afga- nistan koordinatörü Cüneyt Esmer'di. Ondan aldığım bilgıler doğrultusunda, ku- zeyde Mezar-ı Şerif'te ve Kâbil'de sekiz okul inşaatınm, Samengan'da kız meslek okulu- nun, yıne kuzeyde üç hastanenin, iki ana-ço- cuk sağlık klinığinın yapıldığını öğreniyorum. Hastanelerin ışletmesinı Afgan Sağlık Ba- kanlığı üstlenemeyince, onlann ışletmesi de okullann öğretmen ihhyacını karşılamak, öğ- retmen eğitimını de gerçekleştırmek TÎKA'ya kalmış Bir de acil ihtıyaçlara (ücretsiz has- ta bakımı, ilaç ve malzeme dağıtımı vb.) anın- da yanıt vermek gıbi bır özellıkleri var. Bir de herkes gıbi benı de çok heyecanlan- dıran projeleri, Mevlananın doğduğu evi restoreetmek Kuzey Afganistan'da, Mezar- ı Şerif ili, Belh ilçesi, Hacı Golak Köyü'n- deki ev onanlıp kültür merkezi olacak... (Türkiye sevgisinin nedenleri arasında kimi Afganlar, sık sık "Mevlana'yı paylaşıyoruz ya"diyorlardı.) "Bizim bütçemiz büyük değil ama, hem tarihsel ilişkiler hem din birliği nedeniyle her projemiz burada çok büyük etki yapı- yor" diyor Cüneyt Esmer. Bu arada Afganistan zıyaretınde Başba- kan 100 milyon dolar vaat etmiş... Bakaiım sözünü rutacak mı? YoLLAR TÜRKLERDEN SORULUR Ne zaman Kâbil dışına çıkmak. örneğın Herat'a, Kandahar'a, Mezar-ı Şerif'e ya da Bamyan'a gitmek ıstesem, "Sakın ha, güven- lik..." diyorlardı. Hadi güvenlık sorununu ve sorumluluğunu üstlensem, uçak önermiyor- lardı. "Gitsen bile döneme/sin. uçaklann durumu, tarifelerin kesin olmaması, hava durumu, malum yüksek dağlar" diyorlar- dı . Karadan gitmek ıçinse "Sen yol duru- munu Türklere sor, en iyi onlar bilir" di- yorlardı... Sonuç olaralc, Kâbil dışına çıkamadım ama yol durumlanna ilişkin çok şey öğrendim. Dünyamn 70 ülkesi buraya mali yardım yapıyor ya... Bu mali yardımın büyük bir bo- lümü yollara gidiyor. 25 yıllık savaş sonun- da ülkede yol kalmamış. Hem yeni yollann yapımı, hem eskilerin onanmı, yani yol işle- rinin yüzde 75 "i Türk firmalan tarafından gerçekleştırilıyor. Bunlar ıçinde en prestijhsı. herkesin dilin- den düşüremediği Salang Tüneli...Yeryüzü- nün en yüksek (3500 metre yükseklıkte) dağ- lan arasındaki üç bin metre uzunluktaki, Ku- zey ve Güney Afganıstan'ı birbınne bağla- yan bu tünel. Ruslar tarafından 1964'te ya- pıhnış. iç savaşta yıkılmıştı. Afganıstan'rn. Dünya Bankası kredisiyle finanse edilen, ilk uluslararası ihalesı olan "Salang Tüneli ve Kar Galerileri Rehabilitasyonu" ışıni alan ve tamamlayan Çukurova tnşaat oldu. Bunun dışında Maymana Barajı, Kâbil-Kandahar, Kâbil- Gardes. Kandahar-Herat Gardes-Gaz- ne yollannı gerçekleştirdiler... Firmanın Afganistan yöneticisi Gazi Da- ncı, "Tüm Afganistan ondan sorulur"de- nilen, Türkiye ve Türk insanını tanıhmda ola- ğanüstü başanlı, başta Afganlar olmak üze- re oradaki 70 ülkenin ınsanlanna kendini sev- dırmiş, güvenlerini kazanmış biri... Tam bir büyükelçi gibi çalışıyor. Bir aynntı ama söy- lemeden geçemeyeceğim: Haftanın tatil gü- nünde, arka bahçesindekı mını futbol saha- sında uluslararası futbol tumuvası düzenhyor. Afgan ve her milletten karma takımlann maç- lannda genel kural, her takımda en az iki ka- dın oyuncunun bulunması... Farklı boyutlarda da olsa başlıca sorunun işsizlık olduğu Afganistan ve Türkiye'den beş bin işçi çalışıyor ve ailelerini geçindiri- yor Gazi Danca'nın yanında. . Yol yapunında önde gelen bir başka firma, Yüksel tnşaat. Ancak, onlann en prestijli işi, Kâbil'e ayak bastığınız an fark etmeden ge- çemeyeceğınız, kentın orta yerindeki dev Amerikan Elçıligı yapısı... 130 milyon do- lara mal olan yapı, önümüzdeki ay bitecek. Geçmiş ve gelecek bir arada: Annenin yüzünde kıvanç, bebeğin üzerinde savaş giysisi... Büyük güçlerin yeryüzünü paylaşım kavgasıyla başlayan; sömürü baskı ve sayaşlarla gelişen; şiddet ekilip korku biçilen bir süreçten geçmişti Afganistan... Bu süreç bitti artık diyordu tüm raporlar ve dünyaya egemen iletişim araçlan... O süreç bitti... Acaba? Acaba? Acaba? Acaba?.. diyordu yüreğimin sesi... Halen750'siTürk, 250'si Afgan 1000 işçi ça- lışıyor yalnızca bu inşaatta... İKİ İSTEK Afganistan'dan aynlmadan önce orada kar- şılaştığım her Türk'ten yalnız BM çalışan- lan ya da yönetici kadrolarındaki değil, tüm ışçilerden de duyduğum iki isteği, iki dilegi belirtmeden bu yazı dizisinı bitirmeyeceğı- ne dair, oradakilere söz verdim: Afganistan'da dört bini aşkın Türk işçisi- nin çalıştığını anımsatınm. Birincisi: Afganistan'da Ziraat Bankası açılsın. (Hele işçiler, para transferlennde bü- yük sorunlar yaşıyorlar.) fldncisi: THY Kâbil'e seferlen bir an ön- ce başlatsın. (Bunu tekrar tekrar söyleyen- ler, yalnız oradaki Türkler değil, hem ya- bancılar, hem Afganlardı. Orada görevlı yak- laşık beş bin yabancı, her üç ayda bir "mo- ral tatili" - "soluk alma tatili" alıyor ve "so- luk almak" için Afganistan dışına çıkıyor. Şimdilik gidebilecekleri tek soluk alma ye- ri Pakistan ya da Dubai. Neden Türkiye ol- masınkı! tşte sözümü yenne getirdım. Bu diziyi bitirmeden bir de teşekkür gö- re\im var: Başta Hikmet Çetin olmak üzere Kâbil'de bana vakit ayıran, sorulanmı ya- ratlayan, yol gösteren herkese yardımlan için teşekkür edıyorum. Verdıği tüm bilgilerle önümde Afganistan ufkunu açan, pratik çö- zümlerle çalışmamı kolaylaştıran polıtik da- mşman Faruk Kaymakçı'ya ve Kâbil'in kültürel, tarihi yerlerını bana tanıtan ve bu dizide kımı fotoğraflanndan yararlandığım Şener Tekbaş'a sonsuz teşekkürler... (Kâ- bil Müzesı'ni ve yok edilen kültür mirasını cumartesi kültür sayfasında bulacaksınız.) • İÇİMDEKİ SORULAR Kâbil günlerim sona eriyor... Dillerden düşmeyen, "Kâbil'de yaşanan her gün bir ava bedeldir" sözüne ınanacak olursam, se- kiz aykaldım Kâbil'de... Kendi kendıme, hem ne çok şey gördüm diyorum hem de belkı de hiçbır şey görmedim... Gördüklerim, dinlediklerimin yanında hiç kalır... Dinlediklerim, hissettiklerimin yanında hıç kahr... Büyük güçlerin yeryüzünü paylaşım kav- gasıyla başlayan; sömürü, baskı ve savaşlar- la gelişen; şiddet ekilip korku biçilen bir sü- reçten geçmişti Afganistan... Bu süreç bit- ti artık diyordu tüm raporlar ve dünyaya ege- men ıletışım araçlan... O süreç bitti... Aca- ba? Acaba? Acaba? Acaba?.. diyordu yüre- ğimin sesi... "Taliban içimizde... Taliban kafaları- mızda... Taliban 'ı biz yarattık, biz besle- dik, biz benimsedik... Biz kabullendik" değerlendırmeleri biryana, sanki Sovyetler'e karşı savaşan Mücahitler daha mı iyiydi? Hani, egemen olur olmaz, ülkedeki öğret- menlenn dörtte üçünü, kız çocuklannı da okuttular diye öldüren mücahitler? Her bi- ri kendı ordusunu, kendi cezaevmı, kendi ya- salarını kuran savaş ağalan? Yalnızca dış yardımlar ve uyuşturucu ge- liriyle ayakta kalan, ayakta kahnaya çalışan bır ülkede: Çalışmaktansa, hiçbir şey yap- madan dışandan gelecek parayı bekleyen- ler çoğunluktaysa... Krrsal alanda yaşayan çoğunluğun, haşhaş ekmekten başka çaresi yoksa.. Şimdı hangi araç, hangi dükkân, han- gı ev patlayacak dıye ortalığa korku ege- mense... Sokakta yürümek, bır kahvede çay içmek, lokantada yemek yemek, otomobil kullanmak, çocuğunu okula yollayabılmek cesaret işiyse... Bir kadının Bahlı gıyımı, iç- kı içmesi, gülmesı, şarkı söylemesı, öldürül- mesı için yeterh neden sayılabüıyorsa biz han- gi kalkmmadan söz ediyoruz? YARINLARA DOĞRU Tamam, umutsuzluğu bırakıyorum. İyi şeyler de oluyor Afganistan'da. Işte, oylann yüzde 55.4'ünü alarak Baş- kan Karzai 2004 Aralık'ta göreve başladı. Kimileri onu "Amerika'nm kuklası" diye değerlendirse de, ABD ile "stratejik or- taklığa" öfkelense de, şimdilik başka bir şanslan olmadığının bilincindeler... Işte, aralannda eli kanlı savaş ağalan bu- lunsa da Bakanlar Kurulu kuruldu. Bir ak- süik olmazsa, 18 Eylül'de parlamento seçim- leri var... tşte istikrarlı bir para birimi sağlandı. GDP büyüme hızı yüzde 16... Orduyu kurmak- ta, emniyet teşkilatını kurmakta önemli yol aldılar... Altyapı çalışmalan hızlandı, yol- lar yapılıyor, okullar, hastaneler yapılıyor. eğıtim seferberliği var, öğretmenler eğıtıli- yor, adalet sistemi yerleştirilmeye çalışıh- yor... "Biz böyle değildik. Uygar bir ülkeydik. Bir zamanlar insan gibi yaşardık. Çok değil, 30 yıl önceydi..." diye başlayan öy- küler... Bir yanda, kabinesine savaş ağalannı al- dı diye Karzai'yi eleştırirken, öte yanda, Amerikalı güvenlik görevlisinin komutunu anlamadığı için öldürülen Afganlının hak- kmı aramayan Kâbilliler... "Sekiz yıldır, on yıldır buradayım ama ilk kez ne olacağını bilmiyorum, en çok bu belirsizlik beni korkutuyor" diyenler... Yabancı güçlenn, Afganistan'a asla ken- di tarihsel ve politik gelişmesini sürdürme şansı tanımadıklanna ınananlar ve buna is- yan edenler... "Çok işimiz var... Her şey düzelecek... Ama zaman alacak... Yeter ki, dünya eli- ni buradan çekmesin" diyenler... "Biz Türkiye imajını örnek almalıyız, bu çok önemli" derken kafalannda ve yü- reklerinde "ılımb İslanı modeli" değil, la- ik bir devlet ve toplum yapısını özleyen- ler... "Gelecekten umutluyum... Bu yaşadık- lanmızdan daha kötüsünü yaşayamayız ki..." sözleriyle insanı kahredenler... Bütün bunlar içimi yakıp tutuşturuyor... tçimdeki yangınla Kâbil'den aynlıyonım... Döndükten sonra ve bu dizi boyunca okur- lardan aldığım mesajlarla içimdeki yangın büyüyor, büyüyor, büyüyor... BİTTİ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog