Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

HAZİRAN 2005 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Lğitimci yazar Ataner Yıldmm, Öğrenci Seçme Sınavı'na 3 gün kala aileleri uyardı: Sınavdeğüçocukönemliİstanbul Haber Servisi - Eğitimci- /azar Ataner \ıldunm, Öğrenci Seç- ne Sına^vı (ÖSS) öncesi velileri uyar- iı ve hiçbir başannm çocuklannın yerini tutamayacağım vurguladı. Yü- dınm. öğrencilere de verdiği mesaj- da, "En büyiik başan anlamlu do- yumhıve nıutluolanbir yaşamdır"de- di. Türkiye'dekı mevcut eğitim siste- minin başanyı ödüllendiren bir an- layışuı değü, başansızlığı öne çıka- ran bir anlayış ûzerine kurulduğunu anlatan Ataneı Yıldınm. ÖSS önce- si, "başarı", "^aşamdabaşarr. "sı- nav kaygısı ve bunlaıia mücadek et- DK yöntemT ıle "aüeleredüşen görev- k r " konusunda gazetemizin sorula- nnı yanıtladı. - Başan nedir? - Başannın birkaç tanımını yapabiliriz; başan, görünümün, toplum simgesinin, tutumve dav- rajuşlann, beceri ve tekniklerin bir ürünüdür. Başka bir deyişle ba- şan fark yaratrradu. Bu bakış açısıy- la başan, bir ışte (sınavda), bir gin- şimde elde edilen iyı. olumlu ve se- vindirici bir süreçtir. Ömeğın, sınav başansı kısa bir sûreci. yaşam başa- nsı uzun bir sûreci ifade eder. - ÖSS'ye gjrecek bir öğrenciiçin bu sûreci değeriendirir misiniz? - ÖğTenci. şvınu çok iyi bilmelidir ki, başan, bır iş içın (burada üniver- siteye girmek ıçin) gerekli enerjiyi DR. MELDA ALANTAR: YETİŞKÎNLERÎN TUTUMU ÇOK ÖNEMLİ Beklentiyi büyütmeyin tstanbul Haber Servsi - Pedagog Dr. Melda Alantar, çocuklann doğal öğ- renme güdüleri olumsuz olarak etki- lendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermediklerini belirterek "Okula inşldn görevlerde başanh 11 , olamayacaklanna inandıklannda, V ^"1 hiçbir şeyin değjşmeyeceğini düşûnerek , **• çauşmayı bırakırlar. Öğrenme zorlaş- ' tikça engelknme duygusuna kapıhrİar. Yeni bilgiler edinmenin heyecanııu yiti- rirkr. Başannm şansa bağh olduğuna inanniar" dedi. Yetişkinlerin tutumlannm öğrencilerin akademik başanya ilişkin inançlanm etkilediğini de vurgulayan Alan- tar, "Anne-babalarm, çocuklanmn, ilgi ve yeteneklerini göz ardı ederek gerçekçi otaıa- yan beklentiler içinde olmalan veya eğitime önem vermemekri öğrenme güdüsünün azalmasına yol açabilir'' diye konuştu. Alantar. ailelere şu önerilerde bulundu: • Çocuğunuzu eğitirken kararh ve adil dav- ranın, makul bir disiplin uygulaym. • Çocuğunuza evde sorumluluk üstlenme- sini öğretin. ^ Çocuğunuzla okulu hakkmda konuşun, onu dinleyin. ^ Kendilerini yetkin hissetmesini sağlayın. ^ Çocuğunuza yarduncı olurken ödül ve yaptınmlan dengeleyin. • Evinizin sakin bir köşesini çocuğunuzun çalışma alanı olarak düzenleyin. amaca en uygun biçimde, en ekono- mik, en etkin olarak kullanma bece- risidir. Her başannın arkasuıda doğ- ru plan yatar. Bu plan doğru prog- ramlarla tamamlanır Eğer plan ve programın "hedefleme" ve "zaman- lama" süreçleri iyi hesaplanmışsa, enerji ve organizasyonu iyi yapılmış- sa başan size gelir. Burada en önem- li unsur "insanunsuru" ve "bflgTdir. -ÖSS'de öğrencilerinçok karşüaş- üğı smavka\gısından vebunun olum- suz sonuçlanndan söz eder misiniz? - Kaygı, kişinin bir uyaranla (bura- da uyaran sınav) karşı karşıya kaldı- ğında yasadığı, bedensel. duygusal ve zıhinsel değışimlerle kendini gös- terenbir ayanlmışlık durumudur. Bir anonim söz vardır: Kaygı, yannın fa- resininbugünün peynirini yemesidir. Suıav kaygısı ise bir sınav öncesinde, sına\ arasındaduyulanendişe.korku ve rahatsızhğın bıreyde yarattığı so- nuçlardır. Bukaygı sonucunda, öğren- cinin bilgi transferi engeüenir, dü- şünce organizesinde zorluk yaşanır. dikkatte azalma ve daralma meyda- na gelir, zihinsel becenler zayıflar, enerji tûkenir, paniğe neden olunur ve somatik hastalıklar da dahil fıziksel rahatsızlıklar yaratır. - ÖSS'ye girecek bir öğrenci sınav kaygısı üe nasü baş edebuir? Talim Terbiye Kurulu Başkanı Selçuk, eğitimde 'zihniyet sorunu' olduğunu söyledi 'Sistem demokrasiye duyarsız' ANKARA (Cumhumet Bûrosu) - Milli Eğitim Bakanlıgı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başka- nı Prof. Dr. Ziya Selçuk, eğitim sisteminde "züuü- yet sorunu* olduğunu söyledi. Eğitim sisteminin ekonomiye de demokrasiye de duyarsız olduğunu sa\Tinan Selçuk, "Türidye'nin bu eğitim sistemiyle 100. yüını karşüaması olanaksız" dedi. MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanı Selçuk. dûn TED Ankara Koleji VakfVnda MEB'in ilköğretim okullan 1-5 sınıflan için hazırladığı yeni öğretim programının tanıtım toplantısına katıldı. Pilot bölgelerde uygu- lanan yeni öğretim programının sonuçlaruu anla- tan Selçuk, ülkedekı eğitim sistemmi de değerlen- dirdi. "Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana eğitim sisteminde hiçbir değişiktiğe gidilmedi- ğmi" dile getıren Selçuk, eğitim sisteminde "yapısal dönüşüm" yaptıklannı söy- ledi. "Eğitim alanındaher dönemde herkes aklının yet- tiği bir şe^ler yapnuş" diyen Selçuk, şöyle konuştu: "•Burada asılsorun zihnrvet sorunu. l lkder dünyada ber on \ılda bir eğitim refor- muna giderler. Türkive'nin bu eğitim siste- miyie İ00. vıhnı karşdanıası- nı düşünmek olanakso. Me\ cut sistemle ekonomiyi de demokrasİNİ de harekete geçirmek olanaksız."1 Mevcut eğitim sisteminin "insani gelişmi|ük en- deksi ölçüderinden çok gerikrde^ ve "ekonomi üe demokrasiye duyarsız" olduğunu kaydeden Sel- çuk, "Yapdacak tek şey, zihninia kime kira>a vere- ceğinize karar vermektir" dedi. Selçuk, "Avrupa Biniği vizvonunu ölçüt alan" bir yapısal dönûşüm içınde olduklannı söyledi. Günün sorununun "kü- reselrekabet" olduğunu dıle getiren Selçuk, "Bir millete yapdacak en kötü şey, onu kendi kültürü içine hapsetmektir. Bu aruamda biz ulusakı değiliz. Küreselci de değiliz. Muasır medeniyeüer soiyesine ulaşmak için kinû zaman ulusalcu, kimi zaman küreselci da\Tanıyoruz" diye konuştu. Tür- kıye'de mevcut kurumlardaki eksüdikleri değiştir- mek için çahşmalannı sürdürdüklerini belirten Selçuk, "BizTündye'yi değiştirdik" dedi. • MEB Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, "Bu eğitimle ekonomiyi de demokrasiyi de harekete geçirmek olanaksız" dedi. Köy okulu yepyeni oldu Uludağ Üniversrtesi'nin öncülüğünde 100'ü aşkın Toplum Gönüllüleri Vakft fTOG) gönüllüsü, köy okulu onardılar. Tür- kiye'nin dört bir yanından geten üniversi- te öğrencileri, Kayapa Beldesi Güngören- ler Köyü'nde bulunan ilköğretim okulunu baştan aşağıyenilediler. TOGYönetim Ku- rulu Başkanı Ibrahim Betil, bu ulusal pro- jeyletoplumsal duyartılığı getiştirmeye ça- lıştıklannı belirterek "Bu projenin heraşa- masında gençler var. Kendi belirledikleri projenin uygulamasını da onlaryürütüyor" dedi. Proje sorumlusu Burcu Çelebtoğlu, okulun her yerini onardıklannı belirterek "Badana yaptık, depoyu da kütüphaneye çevirdik. Bunlan çocuklaria beraber ya- parak onlann da bu işi sahiplenmesini sağ- ladık" diye konuştu.(SEDA AKDOĞAN) - Kaygıyıkontrolaltınaalmanınbi- nnci yolu sınavdan korkmamaktır. Öğrenci kendini başansız olma fobi- sindenkurtarmalıdrr. Yüksek beklen- tiye girmemelidir. Zamanı etkili kul- laranalıdır. Sorumluluk bilinci için- de, göre\ini tam yapmahdır. Ailelere düşen görevler - ÖSS sürecinde ailelere düşen gö- revter nedir? - Ebeveynlerin unutmamalan gere- ken en önemli unsur, öğrenciler ken- di çocuklan olsabüe kendilerinden ay- n bir kişilikleri olduklannın ayırdın- daolmalıdırlar. Çocuklan kendiistek- leri dogrultsunda seçünyapmaya zor- lamamahdırlar. Onlann seçimlerine saygı duymahdırlar. Onlar adına ka- rar vermemelidirler, ancak onlann kararlannı desteklemelidirler. Yapıcı bir eleştiri içinde olmalıdırlar. Yargı- lamakadar çocuğu olumsuz etkileyen bir şey yoktur. Aile yaptığı özverile- n asla çocuğun başma kakmamalı- dır. Onunla paylaşmalı, destekleme- li ve çocuğunun, başandan daha de- ğerli olduğunu unutmamahdır. -Biröğretimprogrammayeıieşeme- nüş öğrenciler için ne drjeceksiniz? - Yaşamda en büyük başan anlam- lı. doyumlu ve mutlu bir yaşamı ger- çekleştirmektır. Bilinmelıdir kı her zaman bır seçenek daha vardır. Mobil Bilgi Pvojesi Sonuçlar 'cep'ten gelecek AÎSKARA (Cumhuriyet Bûrosu) - Millı Eğitim Bakanhğı (MEB) ça- hşanlan ile öğrenci ve veülerin cep telefonu kullanarak istediği bilgilere erişimini öngören MEB ve avea işbirliğinde başlatılan "MobÜ Bilgi Projesi* tanıftldı avea Genel Müdürü CahitPaksoy, dün Hilton Oteli'nde yapılan taru- tun toplantısında projeden, öğren- cilerin, öğretmenlerin ve aileleri- rün yararlanacağmı söyledi. Pak- soy, "Artık smava giren bir öğren- ci, sınav açıklandığı anda cep tele- fonundan bir SMS ile puanını gö- reböecekw diye konuştu. avea Ge- nel Müdürü Paksoy, projenin tüm altyapı masraflannı avea'run karşı- layacağını, projenin kâr amacı taşımadığını ve projeye başlangıç- ta 3-4 milyon dolar yatınm yapılacağmı belirtti. ÖSS'ye tepM Gençlerden protesto ANKARA (Cumhuriyet Bûrosu) - Milli Eğitim Bakanlıgı (MEB) önünde toplanan "Sosyalist Gençlik Derneğ4" üyeleri ÖSS yanıt anahtar- lannı yırtarak sınav sistemini ve ÖSS'yi protesto etti. MEB önünde toplanarak "ÖSS Kaldırüsın. Üniver- site Hakkımı İstiyorum" yazılı pan- kart açan grup, burada bir basın açıklaması yaptı. ÖSS'nin günlerdir tartışıldığı, ancak bu tartışmalann MEB tarafından dikkate alınmadığı ifade edilen açıklamada, ÖSS'nin kaldınlması istendi. MATEMATİK ÖĞRETMENİ MUSTAFA AVŞAR YAZDI Güneşinyolculanna şiir tstanbulHaber Servisi - Matematik öğretmeni Mustafa Avşar'ın "Güneşe öden Yol ve Yokulan* adh şiir kitabı çıktı. înkılap Kitabevi'nden çıkan eserin editörlüğünü Şener Kav-a, kapak tasanmını da Ozden Tekin yaptı. Mustafa Avşar'ın arkadaşı ve îstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Müdürü Şener Kaya, kitaba yazdığı önsözde, Avşar ile ünlü yazar Anton Çehov arasında bazı benzerlikler gördüğunü belirterek u Avşar, yoksul bir ailenin çocuğu iken kendi ga>Tetivie parasız yaûh okullarda vükseköğrenimini tamamladL Ha\aü boyunca yoksul çocuklara parasız matematik dersi verdi; Çehov'unyoksul halkı muayene ettigi gibr ifadesini kullanıyor. Kitapta; yazar Ayşe Kulin, oyuncu Yıhnaz Erdoğan, resim ve minyatür sanatçısı Gûnseti Kato'nun da aralannda bulunduğu çok sayıda kişiye yazümış şiir, bu kişilenn fotoğraflanyla birlikte yer alıyor. Ardahan'ın Gölgeli köyünde 1935 yılında doğan Mustafa Avşar, köyünde okul olmadığı için 13 yaşına gelince okumak üzere Samanbeyi Köyü'ne gitti. Kars Cilavuz Öğretmen Okulu'nu bitiren Avşar, daha sonra Balıkesir Eğitim Enstitüsü'nden mezun oldu. Van, Ordu, Ardahan ve tstanbul'da çeşitli okullarda görev yapan Avşar'ın "Bir şiir mi? Bir Öykü mü?" adlı bır kitabı daha bulunuyor. JtivRENİBÜTÜNEDELİM'KUMYAYINLAIU'NDAN ÇIKTI Kaya'dan yeni kitap tstanbul Haber Servisi - Şaır Osman Kaya'nın "EvTeni Bütün EdeHm" adh şiir kitabı yayımlandı. Kum Yayınlan'ndan çıkan kitapta, şairin güncel olaylara da gönderme yapan çok sayıd: şiiri bulunuyor. Kapak tasanmını Fikret Karadeniz'in yaptığı kitabın önsözünde, "En siradan bir konuyu bite bUdiğinıiz sözcüklerte duygu deryasina dönüştüren, doğru buİmadığuu yalnızca başkasmda değiL, aym duyartüıkla kendinde de eleştirerek, böylelikk şairin, düşünürün en önemli yanlanndan birini yaşamıyla da büieştirmektedir" demlıyor. Artvın'in Ardanuç ilçesinde 1947'de doğan Osman Kaya, 15 yaşmdayken bir arkadaşıyla birlikte önce îstanbul'a, sonra da Adana'ya gitti. 19 yaşındayken 2 kitabı yayımlandı. FarukNafiz ÇamhbeL Behçet Kemal Çağlar, Cemal Safi ve Halfl Soyluer gibi çok sayıda ünlü şairle dostluğu olan Kaya'mn, bazı şiirleri bestelendi, bazılan da çeşitli gazete, dergi ve araştırmalarda yayımlandı. Osman Kaya'nın, "OkuHar Sesleniyor", "Yeşil Ada'nın Acı Destanlan", "Elleme", "Yaylalar^, "Yaşanumdan Çizgüer" ve "Bir Ömrün Şiirteri" adlı kitaplan bulunuyor. GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Ylne Başa Döndük... Avrupa Biriiği'ne gittiği varsayılan yoldaatilan her adımdayeniden başadönüyorolmamızı neredey- se kanıksar olduk. Şunu söylemek pek yanlış olmaz sanınm: "Ne Avrupa Birtiği kendisini ve Türkiye'yi, ne de Tür- kiye Avrupa Birliği'nin kurallannı gereği gibi bili- yor." Tabii bu yargı, kurallan dışlayıp politikyönden ba- kılınca tutarsız sayılabilir, Ve denebilir ki "Avrupa Biriiği en azından Türkiye'de Cıye olmak için iste- yeceği her ödünü vermeye hazırbir ortam bulun- duğunu biliyor. O nedenle de sıraya koyduğu özel istekleri zamanı geldiğinde gündeme getiriyor. Avrupa Biriiği'ni bilmemek gerçekte bize özgü bir durumdur." Fransa ile Hollanda'da ABAnayasası'na hayırde- nilmesiyle Biriik içinde başlayan kargaşayüzünden üye ülkelerbite gelecekkaygısına düşmüş durum- da. Kendilerini kurtarmak için almalan gereken ön- lemleri tartışırken yeni üyelerin geleceğini düşün- mek işlerine gelmiyor. Nezaket cümleleri ileverdikleri sözü yoksayma- maya çalışıyorlaro kadar. SadeceTürkiye, birspor müsabakası yapıyormuşcasına "Bastır Türkiye" tezahüratının etkisinde kalıp başanlı olacağını sa- nıyor. • • • Avrupa Biriiği Dışişleri Bakanları Türkiye'nin 1963'teki Ankara Anlaşması'nı aralannda Güney Kıbns Rum Yönetimi'nin de bulunduğu 10 yeni üye ülkeyi de kapsayacak biçimde genişletmesi- ne ilişkin karannı "mürekkebi kurumadan" denile- bilecek bir hızla onaytayıverdi. Türkiye, 3Ekim'de müzakere sûreci başlarsa, im- zalayıp Birliğe verdiği ek protokolü, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nın onayına sunacakmış. TBMM'deki onaylamasırasındada "KuzeyKıb- ns Rum Yönetimi'nin tanınmadığı" çekincesi ko- nulacakmış... Oysa ek protokolü imzalamanın tanıma anlamı- na geldiğini, Türkiye'nin kendi kendisine gelin-gü- vey olmasının hiçbir kıymeti siyasiyesi olmadığı yıllardan beri yazılip çiziliyor, yazılıyor ama "haydi bastır" tezahüratı içinde kaynayıp gidiyor. • • • Ekprotokolün dışişleri bakanlan tarafından onay- lanmasının ardından yaşanacaklar da nedense ciddiye alınmıyor. Birkaç gazete ve diğer gazetelerdeki birkaç kö- şe dışında, ek protokolün Türkiye'ye yüklediği yü- kümlülükler okurlann bilgisinden kaçınlıyor. örneğin, Güney Kıbns Rum Yönetimi (GKRY) böl- gesinde yayımlanan Filelefteros gazetesindeki bir habere medya iltifat etmekten kaçındı. Oysagazete "GKRY'nin Ankara'da birbüyükel- çilikya da birbüro açma isteğiniAvrupa Biriiği'ne bildirdiğini" yazmıştı. Haberde başvuru gerekçesi de şu cümlelerle yer alıyordu: "Türkiye'nin AB üyelik müzakerele- hnin başlamasmdan sonra, çeşitli konularda ken- di gdrüşüne başvurulacağını ve tutum beliheme- si gerekeceğini, o nedenle Türkiye'de olup bite- ni takip edecek bir büyükelçilik ya da en azından bir büro açılmasının gerekli olduğu..." • • • llgili bakan, lobi çalışmalarında bulunmak ve ta- nışmak için Brüksel'e gitti. Biryandan müzakerelerin 3 Ekim'de başlayaca- ğı iç kamuoyuna ısrarla duyurulurken öte yandan müzakerelerin 3 Ekim'de başlatılması için lobi ça- lışması yapmayı düşünmekteki çelişkiyi anlamak zor. Çünkü sorun, müzakerelerin başlaması değil, sona ermesi ve şayet sona ererse de "ayncalıklı ortakhk" statüsüne bağlanmaması. oerinc@curnhurtyet.com.tr. Yaşa göre seçilmell Yanlış oyuncak zararveriyor tstanbulHaber Servisi - Oyuncaklar, çocuğun yalnızca eğlenmesine değil, düşünmesine, ar- kadaşlanyla ilerişim kurap paylaşmayı öğren- mesine de yarduncı oluyor. Ancak uzmanlar, çocuklara zarar vermeyecek, yaşlanna uygun oyuncaklar seçümesi gerektiğine dikkat çeki- yorlar. Çocuk Hastalıklan Uzmanı Dr. Gülperi Pınarcık. büyük kentlerde oyun alanlanrun gün geçtikçe daralmasının çocuklann eve mahkûm olmalanna neden olduğunu belirterek sokağın yerini evdeki, sayılan gittikçe artan oyuncakla- nn almaya başladığını anlattı. Pınarcrit, "Çocu- ğunuza oyuncak atarken vanmayan, pattama- yan, yıkanabilir, kopanlma>an, alerjik etkisi ol- mayan oyTincakiar tercih edin'' dedi. Pınarcık, yaşa göre oyuncak seçiminde göz önünde bu- lundurulması gerekenleri şöyle sıraladı: • tlk ayda görme, işitme fonksiyonlannın ge- lişmesinde yatak üzerine asılan müzikli oyun- caklar gibi, sesli, hareketli, renkli objeler ol- dukça önemlidir. • 6 ay sonrasında onırabilen bebeğe plastik renkli halkalar, küpeler, tüyü dökühneyen pe- lüş oyuncaklar verilebilir. v' 9 ay sonunda ses çıkaran toplar, iç içe geçe- bilen halkalar, kutular, çocukta denge gibi be- cerileri geliştirebilir. • 1 yaş sonrasında sepet, tabure, sesli telefon, top, hareketli arabalar tercih edilebilir. • 2 yaşında ise büyük parçalı legolar ideal oyuncaklardır. */ 3 yaşında üç tekerlekli bisiklete binebilir, oyun hamuruyla oynayabilir. v' 3-6 yaş arası, grup oyunlan ön plandadu. Legolann boyutlan küçülebilır. Tuşlu müzik aletleri, boyama çalışmalan ideal oyuncak- lardır.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog