Bugünden 1930'a 5,431,332 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

16 HAZİRAN 2005 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA J\_ \J ğ_j J_ U J \ kultur(5 cumhurjyet.com.tr 15 m UYCARLIKLARIN İZİNDE OKTAY EKİNCt lVtimarların Ankara Bildirgesi'nde 'tarih'i yok etmeden de 'modern' olunabileceği anımsatıldı Ankara'ya 'başkentyasası'..."Ankara'nın yaşadığı tahri- fc»at ve özensiz değişim karşısın- cfla, artık özel bir 'başkent yasa- sa'yla imar edilmesi gerektiği; tvaşkenti yönetmenin sadece lcent halkına değil, ülkeye kar- ş a da 'ulusal sorumluluk' olduğu amınınsatılmaktadır..." Bu vurgulama, Mimarlar Oda- sa'nın temmuzda ev sahıbı olaca- ^ ı Istanbul-Dünya Mimarlık ICongresi'ne ulusal hazırlık ola- r a k düzenlenen Türkiye Kongre- leri'nin 28 Mayıs 2005 tanhinde- lci Ankara toplantısına aıt 'sonuç t>ildirgesi'nde yer aldı. Bir 'baş- |c«nt'teki tüm yükümlülüklerin, t e k başına yerel demokratik sü- reçlerle değil, aynı zamanda 'ulu- s a l kararlar'la yerine getirilebi- lecegınin altı çizildı. icatılımcı yüfcümlulük Bu nedenle, diğer dünya baş- kentlenndeki gıbı, Ankara'nın da kendi 'yasa'sma kavuşması ge- rektiğı belirtilen bildirgede. va- tandaşların 'ortak başkentleri' üzerindeki haklarını gözetecek b i r hukuksal düzenlemenin 'ive- d i ' olduğu dile getirildi. Buna dayalı değerlendirmeler- d e ise Ankara'nın hem tarihsel merkezlenni hem de Cumhuriyet dönemi mimari ve kentsel değer- lerini geleceğe de yaşatarak ak- tarmayı sağlayacak bir başkent yasasının temel ilkeleri de şöyle özetlendi: "Tüm kentin bir bütün ola- r a k ve özellikle imar kararla- ruıda bilim ve meslek kurumla- n n ı n da sorumluluk üstlenme- lerini sağlayacak, yerel ve mer- kezi yönetimlerin ortak yüküm- lülüklerine dayab bir düzenlen- m e gerekmektedir..." Modern, 'bellekslz' olamaz... Uluslararası Mimarlar Birliği'nin (TJIA) Istanbul'da gerçekleştirece- gi 'Kentler ve Mimarük' tartış- masını eski Türkocağı binasında 'Modernleşme Sürecinde An- kara ve Cumhuriyet Kentleri' temasıyla ele alan mimarlar, son yanm yüzyılın rantçı popühzmi- ni de 'Cumhuriyet modernite- si* sayanlara 'tarihsel yanılgı'la- nnı şöyle anımsattılar: "Türkiye'de Cumhuriyet dö- nemiyle başlayan, 'planlı kent- leşrae' ve 'çağdaş ulusal mimar- lık' çabaları ile 1950 sonrasın- CUMHURtYETfcV YARATTIĞI KENTLER Ankara'nın tarihsel merkezini oluşturan Altındağ ilçesindeki kale ve eteklerinde bir zamanlar kent dokusu (üstte solda). Cumhuriyerin ilk resmi vilayeti Zonguldak'ın 1940'lardaki göriinümü (üstte sağda). Ulusal sanayi planlamasıyla doğan Karabük kentinde emekçiler ve evler (solda yanda). daki arsa spekülasyonuna da- yalı 'apartmanlaşma'ya ayrunsız ve bir bütün olarak 'modernleş- me' denilmesi yanıltıcıdır..." Bu yanılgının gözden ırak tut- tuğu 'gerçek' ise Kültür ve Tu- rizm Bakanı Atilla Koç ile Cum- hurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu'nun dakatıl- dıklan kongrede özetle şöyle di- le getirildi: "İlk birkaç on yılda hemen tüm kentlerde imar planlarının yapılması, Cumhu- riyerin çağdaş şehircilik ve mi- marlık ilişkisine verdiği önemi göstermektedir. Nitekim son 50 yılın tahribatları da 'planlama- yı ve numarlığı dışlama' poliri- kalarının sonucudur..." Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çankaya ve Altındağ belediyele- rinin destekleri ve MAVİ-KA- LE'nin sponsorluk katkılanyla yapılan kongrenin Karabük ve Zonguldak kentlerine ait değer- lendirmelen de içeren sonuç bil- dırgesindeki diğer vurgulamalar ise özetle şöyle: Cumhuriyet klmllk tlr ilk kent planlanmızm 'mimari kimlik'le de bütünleşmesi için kla- sik Osmanlı sanatından esinlenile- rek, başta başkent olmak üzere bir- çok kent 'erken Cumhuriyet dö- nemi ulusal mimarisi' akımının özgün örnekleriyle bezenmişlerdir. Bu nedenle 'devrim yülan'run en önemlı kazanımı 'planlama' ve 'mimari özen'dir. 1950'lerden sonra, siyasette kent külfüründen uzaklaşmayla birlikte 'özgürleşen' kuralsız ve yasadışı yapılaşma ile 'tarihi yadsıyan kimliksiz kent- leşme' sürecinin temel nedeni ise kalkınma politikalannda sanayileş- menin terk edilerek 'rant ve tüke- tim ekonomisi'nin yeğlenmesidir. Başbakan Altındağ a... Nitekim Ankara'nın tarihsel mer- kezi Altındağ ilçesindeki yüzde 8O'lere varan kaçak yapılaşma ve kültürel mirasın 'sahipsiz'liğı de aynı politikanın başkent imarına yansımasıdır. Buna karşın, yeni ve duyarlı bir politikanın 'simgesel davranışı' olarak, örneğın başta 'Başbakan' ve 'Kültür Bakanı' olmak üzere tüm bakanlann, milletvekillerinin ve ülkeyi yöneten üst düzey bürok- ratlann Altındağ'daki tarihi 'Anka- ra evleri'nde yaşamalan çok an- lamlı ve etkili olacaktır. Benzer tutumların Ereğli ve Zon- guldak gıbi 'cumhuriyerin yarat- tığı kentler'deki karşılığı ise şöy- le özetlenmektedir: 'Cumhuriyet slf1 kentler... Her iki kentüniz de ulusal kalkın- manın 'sanayi yerleşmeleri' kim- liğiyle 'planlanarak' kurulmuş ve 'mimari özen'le gelişmişlerdir. Ereğh'de demir-çelik fabrikala- nnda çalışanlara modern ve çağdaş bir yaşam ortamı sunmayı sağlayan 'Yenişehir' Mahallesı'nın 1996 yı- lında 'Cumhuriyet dönemi şehir- cilik kültürü mirası' olarak sit ka- ranyla korumaya alınması, bu ger- çeğin de 'unutulmaması'nı sağla- maktadır. Zonguldak'ta da yine Cumhuri- yet döneminin simgeleri olan ve Atatürk'ün mıman olarak ün yap- mış Seyfi Arkan'ın tasarladığı bi- naların kültür varlığı olarak belir- lenmesi gerekmektedir. Bu değerlerin yitirilmesinde ise önce 'yerel demokrasi' adına dev- reye giren 'denetimsiz imar öz- gürlüğü'nün ve ardından 'özelleş- tirme'lerle birlikte 'kamusal ya- rar' kavramından uzaklaşılmasının temel nedenler oldugunu da vurgu- layan bildirge, kısaca şunu söylü- yor: "Demokrasiyi kent talanı sa- yan politikalar ile modernleşme- yi kimliksizleşme sayan düşünce- ler, cumhuriyeti de reddediyor demektir..." YAYtNLARî Muzaffer tlhan Erdost KUŞATILMIŞ ÜLKE KUŞATILMIŞ YAZILAR Ankara: Bağımsızlığımızın Başkenti Üç Sivas Yaıgılaması ve AİHM Kararı Söyleşi: Ipk Kansu Yabancılara Toprak Sabşı ve Anayasa Mahkemesi Kararı Avrupa Birliği ve Aleviler Şaidi Nursi Öğretisi ve Bilimin İslamlaştınlması Gönüldeşim Nazım « "Soykınm"ın Öteki Gerçeği "Sovktnm"m Ötekı CrrçegCnt Ekler KaTİMan, Ermeni Biîdirisi Sykes-Pıcot AnUşnusı Mustafa Kemal, Sivas'U Harbord Kurulujlj Görüşme Mustafa Kemal Paşa, Hjrbord'a Verilen Muhbra Crrat Dursurtoğlu, Harbord Heyeti S«v: Andl>$ması ("ErmenisUıTU tlgili Bınş Konferansı Tatamklan) Utitn, Ennenıstan Devrimci Askeri Kootitesi Başkanııu Telgnf « İnsan Haklan İçin Insan Portresi Emil Galip Sandalct 168 sayfa I 6 lira Muzaffer İlhan Erdost ASYA ÜRETİM TARZI VE OSMANLI ÎMPARATORLUĞUNDA MÜLKİYET ILÎŞKÎLERİ Osmanlı tmparatorlugunda Uretim llişkileri .. ve Asya Uretim Tarzı Asya Biçimi ve Feodalizm Asya Uretim Biçimi ve Kapitalist Üretime Geçiş Koşullan Osmanlı Imparatorluğunda Mülkiyet llişkilerinin Feodal Niteliği ve Sonuçlan tmparatorluktan Cumhuriyete Devıeden Toprak Mülkiyet Bıçimleri ya da Timar Sistemi v-e Sonuçlan Toprak Refonnunun Ülkemizin Toplumsal, Ekonomik ve Siyasal Yapısında Yeri Köylü Olmak, Ölüsünü Gömecek Toprağı Olmamak Yitirdiğimiz tktisat Tarihçisi Ömer Lütfi Barkan 348 sayfa I U lira SOL VE ONUR YAYINLARI İLHANtLHAN KİTABEVt Karanfil Sokak 30/1 • Kızılay - ANKARA Tcl: 0.312 417 00 08 • Faks: 0J12 419 43 76 Posta Çeki Hesap No: 153141 (Okur, Sol ve Onur Yayınlannı Ilhanilhan Kitabevi'nden %25 indirimlı edinebilir.) SERGİ 20 HAZÎRAN'A KADAR GÖRÜLEBÎLtR 'DörtMevsim Hasankeyf Kültür Servisi - Fotoğraf sanatçısı Mustafa Yılmazın Hasankeyf'in doğa, tarih, sosyal dokusunu görüntülediğı ve 70 adet fotoğraftan oluşan 'Dört Mevsim Hasankeyf sergisi 20 Haziran'a dek Cemal Reşit Rey Konser Salonu Fuayeleri'nde göriilebilir. özel Hasankeyf kitabı Family Finans'ın 20. yıl kutlamaları kapsamında açılan sergiye bir de özel Hasankeyf kitabı eşlik ediyor. 'Dört Mevsim Hasankeyf adım taşıyan sergi ve kitabı şu sözlerle anlatıyor Yılmaz: "İki yıllık bir çalışmamn ürünü olan bir çalışma. Dünyanın en eski ve en zengin medeniyetlerinin yaşadığı yer olan Hasankeyf tasarısı uzun soluklu, sadece fotoğraf albümü ve belgesel mantığıyla hazırlanmış tek yapıt olma özelliğini taşıyor." 'Dört Mevsim Hasankeyf adım taşıyan kitap Türk fotoğrafmm önemli isimleri tarafından 5 bin kare içinden seçilen 200 fotoğraftan oluşuyor. Binlerce yıllık tarlh ve kültür Bir gezi rehberi niteliğinde hazırlanan kitap binlerce yıllık tarih ve kültürün, kaybolan başkentin feryadmı az da olsa duyurmak amacıyla hazırlandı. Ilk kişisel sergisini Konya'da 'Hayattan Manzaralar' adıyla açan Mustafa Yılmaz'm ikinci sergisi 'Anadolu'dan Yansımalar' Istanbul, Ankara, Samsun, Safranbolu ve Bolu'da açılmıştı. Mustafa Yılmaz'ın Cemal Reşit Rey'deki sergisinde 70 fotoğraf yer alıyor. ODAK NOKTASI AHMET CEMAL liyatro, Görsel İletişim vefipafikTasarımı (2) Geçen haftaki yazımda, Prof. Tevfik Fikret Uçar'ın 'Görsel İletişim ve Grafık Tasanm' adlı, alanında son derece titiz ve değerli araştınmala- n temel alan kitabından yola çıkarak sonuçta ti- yatroda sahne tasanmının da kavramlan biçim- lere dönüştürme işlemi oldugunu belirtmiştim. Sa- yın Uçar'ın konu bağlamında üzerinde durduğum ilk saptaması şöyleydi: "Kelimelerle konuşur, kav- ramlarta anlaşınz. Grafık tasanm, bu kavramlann bi- çimlere dönüşmûş halidir..." AJıntıdaki 'grafık tasa- nm' kavramının yerine 'sahne tasanmı' kavramını koyduğumuzda, söz konusu saptama şöyle ola- caktır "Kelimelerle konuşur, kavramlaria anlaşınz. Sahne tasanmı, bu kavramlann tiyatronun biçimle- rine dönüşmûş halidir..." Gerçekten de, ister metinli tiyatroda metnin sah- nedeyeniden üretilmesi (yani dramaturji), ister me- tinsiz tiyatroda geliştirilen düşüncelerin sahnede somutlaştırılması olsun, tiyatro sahnesindeki tüm durumlarda karşılaştığımız şey, seyirci ile tiyatroya uygun simgeler (semboller) ve işaretler aracılığıyla iletişim kurma çabasından başka bir şey değildir. Metinde veya düşünce düzleminde var olan, yazı- nın veya düşünmenin araçlanyla oluşturulmuş bir kurgudur; bu kurgunun bir sahne kurgusuna dönüş- türülmesi, özünde bir grafik tasanmı gerçekleştir- mekten farksız bir işlemdir. Sanatın her dalında olduğu gibi, tiyatroda da bi- çimi yaratan, bu simgelerın ve işaretlerin biriikteli- ği ve bu biriiktelıkten kaynaklanan bütün, yani kom- pozisyon diye adlandırdığımız öğedir. Şimdi, böy- ie bir birlikteliğin ne zaman sadece görünüşte ka- labileceğini -dolayısıyla da seyirci ile anlatılmak is- tenen bağlamda bir iletişim kuramayacağını, so- nuçta ortaya öngörülmüş içerikle bağlantısız bir bi- çimciliğin çıkacağını-, buna karşılık ne zaman ba- şanya ulaşacağını sorguladığımızda da kanımca grafık tasarım için Prof. Uçar'ın yaptığı bazı sapta- malann rehberiiğinden yararianabiliriz. Yazar, kita- bının girişinde şöyle diyor: "Görûnen her şey ken- dine has bir dil, algısal biryapı ve derinlikle varolur, bu varoluş aynı zamanda bir iletişim boyutunun da yaratılma sürecidir. Ancak bu süreç çok basit birya- pı gibigörünse de, aslında oldukça karmaşık ve in- sanlık kadar eskidir. Göstergeler (işaretler) yoluyla iletişim kuran insan, aynı zamanda sembolik biral- gı-iletişim yolu da yaratmış ve bu sistemiyoğun bi- çimde kullanmıştır..." Alıntının buraya kadarki bölümü, görünen her şey için oiduğu gibi, sahnede görünen tiyatro için de ge- çeriidir; başka deyişle, tiyatro ve sahne de "kendi- ne has bir dil, algısal biryapı ve derinlikle var olur, bu varoluş aynı zamanda bir iletişim boyutunun da yaratılma sürecidir". Üstelik, tiyatro da "aslında ol- dukça karmaşık ve insanlık kadar eskidir..." Alıntı- nın bundan sonrası ise konumuz, yani tiyatro bakı- mından özel bir geçerlilik taşımaktadır: "Ancak ile- tişimin bu aşamasında sembollerbir kapıgibidir, ge- rekli bilgi, sezgi ve duyahılığa sahip olanlar bu ka- pıyı açar ve öz'e ulaşır. Algılama ve anlama süreci, temelinde bir bilgi ve duyartılık altyapısına ihtiyaç duyar. Aksi takdirde tüm simgeler, izleyen için yü- zeysel bir boyutta yer alır ve hiçbir zaman 'o kapı' açılmaz..." Sanatta biçim, içeriği, anlatılmak isteneni somut- laştırma, yani eser ile o eserin yöneldiği çevre ara- sında bir iletişim boyutu kurma bağlamında birin- cil önem taşıyan öğedir. Ancak bu biçimin içeriğe açılan bir kapı olabilmesi, yukandaki alıntıda da be- lirtildiği gibi, biçimin her şeyden önce gerekli bilgiy- le, sezgiyle ve duyarlılıkla kullanılması koşuluyla mümkün olabilir. Tiyatro gibi, hem bir sanatsal bi- çim, hem de -seyircisiz tiyatronun düşünülememe- si nedeniyle- toplusal bir kurum niteliğini taşıyan bir sanatsal olguda ise sözü edilen bilgi'nin kapsamı, ruhbilimden toplumbilime, anlambılimden göster- gebilime, alımlama estetiğinden seyirci dramatur- jisine ve tiyatro olayının içinde gerçekleştiği orta- mın kültürel kimliğine kadar uzanacaktır. Tiyatro in- sanının bu kapsamı umursamaması durumunda ise tiyatro, seyirciyle herhangi bir iletişim boyutu kura- bilmekten aciz, yüzeysel bir biçimselliğin ötesine geçemeyecektir. e-posta: ahmetcemalıa superonline.com acem20ahotmail.com Bozcuada'da yrin şairi Kemal Ozer • Kültür Servisi- Üç yıldan bu yana ağustos ayının ilk cuma ve cumartesi günleri Bozcaada'da düzenlenen 'Şairin Günü - Homeros Okumasrnın dördüncüsü bu yıl 5-6 Ağustos tarihlerinde yapılacak. Bu yıhn şairi seçilen Kemal Özer, 5 Ağustos Cumartesi akşamı şiirlennden ömekler sunacak. Katılımcılar 6 Ağustos sabahı gün doğarken Troya'nın karşısındaki sahılde Homeros'un Öyada'sını okumayı geçen yıl bıraktıklan yerden başlayarak sürdürecekler. Okumalarda gene Azra Erhat - A.Kadir çevirisi 'Ilyada' ana mehn olarak kullanılmakla birlikte, katılımcılar gelınen bölümü istedikleri dilde okuyabılecekler. Geçen yıl okuma yedi dilde gerçekleşmişti. Etküılik kapsamında, Talay Şaraplan bu yıl' Şairin Günü' etıketli özel bir şarap çıkaracak. Yılın şairi bu yıl da Kaikias Oteli'ndekı özel 'Şairin Odası'nda kalacak. (Bilgi için: sahinhalyahoo. com) BUGÜN • AKBANK KÜLTÜR SANAT MERKEZİ'nde 20.00'de Jorge Cardos (gitar) konseri. (0 212 252 35 00) • BABYLON'da 21.30'da Armenian Navy Band konseri. (0 212 292 73 68) • CEMAL REŞİT REY'de 14.00'te 'Bir Anlarıeı Olarak Kadın' konulu, Shiva Arastui, tman Humeydan Yunis, Miral Al Tahawi'nin katılacağı edebiyat paneli, 16.30'da 'Şehrin Kabuğunun Alrında' adlı filmin gösterimi. (0 212 232 98 30} • KADLKÖY SANAT CAFE KÜLTÜR MERKEZİ'NDE 19.00'da Ahmet Cemal'in katılacağı 'Meraklılarla Düşünce Birikimi Tiyatro ve Oyunculuk' konulu söyleşi (0 216 414 42 06) MÜZÎK FESTtVALÎ'NDE BUGÜN • AYA ÜtfNİ MÜZESİ'nde 20.00'de Sitkovetsky üe Gililov konsen. (0 712 334 07 00)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog