Bugünden 1930'a 5,419,912 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

15 HAZİRAN 2005 ÇARŞAMBA + CUMHURİYET SAYFA SOZ OKURUN Fikret Dağlıoğlu posta@cumhuriyet.com.tr F a x : 0 2 1 2 5 1 3 9 0 9 8 Başbakan'ın ayakkabısı ve yine sorular Sayın Bekir Coşkun çok ûzülmüş, Baş- bakan'ın ayakkabısını satın alamamış dıye; ve eklemiş... "Bir tekhle ben yetinir- dkn; djğerini de Emin'e (Çölaşan) hediye e<terdim"demiş (onun da gözü kalmasın di- ye hertıalde)..ancak Sayın Coşkunsöylemi- yer kıbizdebilelim: Kimdirbu Başbakan "ın ayakkabısını alan erdemli insan, evinin ya da cSikkânının neresıne koyacaktır, koyduğu ye- ne de bu "Sayın Başbakanımtzuı şu tarihler arasmda eskitmek lütfunda bulundugu ayak- feubıdır" diye bir yazı koyacak mıdır? Ama haklı; bu yenı TCY'ye hatta eskisi- rae göre de mahzurlu olabilirdı. Öyle ya, Sa- yın Coşkun "Has Bahçenin GüDeri"ni yaz- cflığı zaman bu ülkede "hukuk" vardı ama bir Kirlü yayımlanmasına izin verilmedi; kim taıafindan? Türkiye Cumhuriyetinin bağım- sız yargısı tarafından. Hukuk devletinin ol- mazsa olmaz kurallanndan biri 'Kuvvetler aynlığı ilkesi'dir. Yani 12 Eylül'ün Anayasası dahi bu hük- me dokunamıyor; yani Cumhurbaşkanı bile "yargıya" kanşamıyor!.. Peki o zaman Sa- yın Coşkun'a soruyorum: Peki size niye ka- rıştılar? Yahut o günlerin anısına bugün, Semra-Turgut çiftinin ayakkabılannı satın alma imkânınız olsaydı -belki de daha indi- rimli olur- alır mıydınız?.. Gazetecilerimizden biri daha yerinde du- ramamış: Sayuı Selahattin Duman soruyor, diyor ki: "Bu ülkede kendini kadm hissede- ne 'en iyi erkek sanatçı', kendisinin erkekol- duğu devletçe tescil edilmiş ve hatta 'belki' askeriiği bile yapünlmamış kişiye de 'en iyi kadın sanatçı' ödiUü verifiyor". Bitmedi... "Daha anne olmayan bir sanatçunıza da 'yı- lın en iyi annesi' ödülüveriHvor''. Nasıl olu- yor bu sayın Duman?.. Ya da size ne oluyor?.. Eee?.. Yalakalığın sonu yok... Başbakan ka- nsı diye "Yıhnen iyi kalpKkadını( yahut) an- nesi diye ödül veren şu kalpçüer (bunlar kalp hastalıklan uzmanı oluyorîar) -ki ödül ver- dikleri bu hanımın çocuklannnı babası şim- di Yüce Divan'da yargüaıuyor- bu ödülü Sa- yın Bayan Erdoğan'a ne zaman verecekler?.. Aslında böylesine girişimler başladı bile... Çünkü bir gazetede, iş kaduılan derneği gi- bi bir örgüt Emine Hanun için çok iyi şey- ler söylüyor, hatta "önümüzü açıyor" gibi- sinden laflar ediyor; ama daha bilmiyoruz... Yaşayıp göreceğiz... Şimdi sormaya yine devam edelim... Peki bu arkadaşlann bu önünü açanlar niye daima "günümüzün" başbakan hanımı vs. oluyor? Diğer, geçmiş, "lady"lere ne oldu?.. Peki biraz da politika yapalun: Bizim R T. Erdoğan, Kasım 2002 seçimleri sonrası hangi sıfat ve kimlikle ABD Başkanı Bush ile görüştü? Soran var mı? Yok... Peki, şu meşhur Siirt seçimleri (her şeyin yolu yapılmış olarak) niye tekrarlandı ve Sa- yın Erdoğan milletvekili seçildi?.. Kimse so- ruyor mu? Yine yok!.. Durun; en güzel soru... Sayuı Deniz Bay- kal, CHP Genel Başkanı, -şu sıralarda papa- razzilere konu olan meşhur üyesini sorma- yacağım- "Gel partinin başına geç, öyle ko- nuş" diyerek Erdoğan'ı niye Meclis'e davet etti?.. Sorular bitmez; ama ne yazık ki yine muhatapyok!.. Prof. Dr. Sebatî ÖZDEMİR Nadir Nadfmn adı öliimsüzlesti Rumlarla olan dostluğun devam ettirilmesi amacıyla "Kayaköy ESosthık ve Banş FestivaH" düzenleniyor. Flestival kapsamında, mübadele dıöaemirıde Yunanistan'a göç etmiş amlelerin 2. ve 3. kuşak çocuklan da köye g elerek etkinlildere katılacak. Türkiyenin kültür miraslanndan biri, gazetemiz kunıcusu Yunus Nadi'nin oğlu N«adir Nadi'nin doğum yeri ICayaköyü'nde bu yıl ikincisi g-erçekleştirilecek festival, 1 -4 Eylül tanhlerinde yapılacak. Kayaköy'de Muhtan Erdoğan Kaya, köyde doğmuş btüyüklerin de amlannı yaşatarak sınırlı da oilsa kültür harmanı yaratmaya çalıştıklannı belirterek "Kaya Köyü djoğumlu Nadir Nadi'nin adinı Kaya- GMüdeniz yoluna vererek yaşatmaya çahşük" dedi. Festival Sekreteri Işık Taban da, mübadele döneminde köyden g«öç etmiş ailelerin 2. ve 3. kuşak çocuklarının katılacağını belirterek "Kuyubaşı'ndan Aşağı Kiüse'ye kadar b^rtikte halk yürüyüşü yapdacak. Vürüyüşün ardından da kilise bahçesinde b»ir kokteyl gerçekleştirilecek'' dedi. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festivalde, resim sergileri, konserler ve folklor göstenlennın yapılacağın belirten T~aban. "200-300 yühk bir mekân olan Kuyubaşı'nda, festivak kaülan yazarlanmızia sohbetler gerçekleştirilecek. Son gün \ apüacak konserde de aralannda S-oner Olgun'un da bulundugu sauıatçuanmız esetierini seslendirecek" d iye konuştu. Eğitim sorgulanmalı (, A ynasıiştirkişininlafabakılınaz' özde- JL\. yışı eğitimde bulunduğumuz ve geli- n«en yeri en güzel şekılde anlatmaktadır. Köy Enstitüleri'nin kapatılması Türk eğitı- minin yükselme devrinin sona erdiği tarihtir. Yapılan büyük yanlış. ülkenin aydınlık gele- ceğini karartmıştır. Aydınlanmayı geciktirmiş- tir. İş için, yaparak, yaşayarak öğrenme, sorgu- lama, araştırma, okuma alışkanlığıru kazandır- ma. üreten bırey... Köy Enstitüleri'nin kapatıl- ması ile sona erdirilmiştir. Okul, çocuğu kendi- ne ve topluma yararlı birey yapmak savı ile or- taya çıkar. Aile ve çe\Teden daha başanh olaca- ğını savlayarak. Matematik, fizik, kimya, biyo- loji vb. gibi deneysel ve diğer sosyal bilimler- le... Öğrencilik yıllarunızda "Bütün bihmlerin ajıası felsefedir" diye öğrendik. Ne yazık ki, okullarda düşünce ve sorgulamaya yönelik önem- li ders olan felsefe, eğitimde gereği kadar yer al- mamaktadır. Okunduğu okullarda ıçerik olarak güdükleştirilmiştir. Düşünen, sorgulayankişi is- tenmediğindendir. Aynca matematik, fızik, kim- ya. biyolojı. tarih ve sosyoloji gibi dersler de ar- tık eğitim amaçlı dersler olmaktan çıkanldı. Biyolojide evrim teorisi özellikle gözlerden uzaklaştınldı. Neden? Niçin? Nasıl? Acaba doğ- ru mu... irdelemesi yok. Bütün amaç, ünK'ersi- te sınavına yönelik testlerdeki başan. Öğrenci- ler at yanşı örneğine benzetildi. Ülkede medyumlar, >aldız fallanna bakan kurumlar, kafalardakı başörtüsü yorgan çarşa- fi. yeri süpüren süpürge etekli, kara çarsaflı ge- zinen genç kızlanmız var. Bu anlayış ve yaşam biçimine körü körüne uyan genç kızlanmız ve üniversite bitirmiş gençlerimiz var ise eğitimin başansı sorgulanmalıdrr. Doğru veya yanlış yol- da mıyız?Eğitim kurumlan. kadın haİdannı, ai- le içi demokrasiyi, okuma alışkanlığını. sorgu- layarak düşünmeyi öğretmiş midir? Özellikle lise ve üniversitelerimizin eğitimin- deki başan derecesi sorgulanmalıdır. Gericiler eğitimin önemini aydınlardan daha iyı kavramışlardır. Osmanlı döneminde, devşir- me yöntemiyle gençlerin uygulanan eğitimle yeniçeri yapıldığı bilinir Nasıl bir Hıristiyan cocuğu Hnistiyan ülkesine asker olarak saldır- tlu-9 Eğitimle1 Uygar toplum olmak ıçin iyiniyet yetmez. Eğitim gerekir. FahriERDEM MAKRE PE^sıo^ & 4PART ELEŞTİRİLER • TAHAMMÜLSÜZLÜKİLE ELEŞTtRÎNtN FARKI Bazı okurlar Attilâ tlhan'a tahammülsüzlüğünü, "Gazetenin son sayfasındaki sa>ın yazar:" olarak ifade ediyor. Bir kere bu yazanmızın adı Attilâ tlhan. Düşünsel zenginliğinden, gazetemizdeki yazılarıyla yararlanıyoruz. "Söz Okurun" köşesinin sorumlulan ise bu yazıyı "eleştiri" olarak göriip yayunlıyor. Söz konusu yazıda eleştiri ve görüş yok. Şikâyet \ar. Attilâ llhan sevgili okurumuzun hoşuna girmeyen şeyler yazmış. Okurun görüşlerine saygı duymakla birlikte tahammülsüz yaklaşım göstermesi hoş bulmadık. Halbuki yazarlanmızm varlığı gazetemizi zenginleştiriyor. Attilâ llhan'ın geçmişimizle ilgili süreçleri ele ahş tarzı bizi neden ürkütüyor. Kımi okurlar ezberlenmiş belli kalıpsal düşüncelerle geçmişimize bakmaya devam edebilirler. Saygı duyanz. Tartışmz. Ama Attilâ llhan'da, hepimizin öğrenecek birçok şey bulacağım düşünmeliyiz. "Söz Okurun" sayfa sorumlulannın bihnesi gereken bir şey de, gazetemizin yazarlanna yönelik şikâyetler veya tahammülsüzlüklerin bu sayfayı sevimsizleştirebileceğidir. Görüşlerine katıhnasak da tüm yazarlanmız bizim zenginliğimizdir. Volkan ÜSTÜNER • SAYIN EMRE KONGAR, Huntington ın Batı'nın kötü yönü olarak aldığı laiklik, aslında Anglosakson ülkelerde Atatürk'ün Türkiye'de kurduğu laiklik kadar aydınlık yüzlü ve insanlan banş içinde yaşatacak düzeyde değil. Ben Amerika Birleşik Devletleri'nde ve Ingiltere'de onar yıldır yaşıyorum ve gördüğüm kadanyla ikisi de tam olarak laik ülkeler değil. Çok küçük bir ömek, ABD para birirninin üstünde "Tann'ya Güvenerek" yazar. Ingiltere'de daha iki gün önce imtihan denetleyicisi olarak din dersi bitirme imtihanına girdim, şaşu"dım; zaten Kraliçe hem devlet başkanı hem kilisenin başı ve Anglikan Kilisesi'nin mallan bır nevi devlet mah. Bırakın Huntington'ın zırvalannı, Ingiltere'de farkuıda ohnadan son yıllarda Atatürk'ün 80 yıl önce yaptıklannı yapmaya çalışıyorlar: Eğitim Birliği, Yurttaşlık Dersleri ve Kadın Haklan. Nereden bilecekler, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk basılan pul serisinin bile Kadın Haklan savunuculan olduğunu. Mustafa MERSİNOĞLU f • MERHABA, Bazı insanlann, özellikle de daha sık karşılaşıldığı için yazarlann, kendilerinden bahsederken "biz" demesini çok itici bulurum. Cumhuriyet'te ne mutlu ki böyle bir yazar yok. Peki ama Cumhuriyet'te yazar olup da kendi köşelerindeki başlıklarda isimlerini Dr. ile başlatarak yazdırtanlara ne demeli? Bana bu da çok itici geliyor. Laf aramızda kalsın, ben isminden önce unvanını yazan hiç kimseyi o-ku-mu-yo-rum. Beni yazann Dr. mu, Em. A. mı olduğu ilgilendirmiyor ki! Neden yazma gereksinimi duyuyorlar unvanlannı? Eğer tahmin edemeyeceğun bir nedeni varsa aydınlatabilirseniz çok se^inirim. Gürkan DEMİRCAN • "CIİMHURÎYET DENKTAŞ'A KARŞI \D?" başlıklı, Sayuı Kaya Çetin'nin eleştin yazısını eski bir okur olarak destekliyorum. Ulu önderimiz Atatürk'ün başlatmış olduğu Aydınlanma devriminin gerçek savunuculanndan biri olan gazetemizde, bazı günleT acaba farklı bir gazete mi okuyorum diye düşündüğüm oluyor. Diğer gazetelerden çok farklı olduğu için Cumhuriyet'i okuyorum. Bu farklıhğın ortadan kaldınlmamasun gazetemizden istiyorum. HalukTRAK tatürk'ün emane- laik Cumhuri- yet'in içerden ve dışar- dan kuşarıldığı bu kritik günlerde bir vatan- daş olarak sol partilere sesleniyorum: Lüt- fen birbirinizi yemeyi bırakarak bizlere ku- lak veriniz. Bugünkü iktidar; seçim sisteminin aziz- liği ve önceki iktidann beceriksizliği saye- sinde aldığı oy oranına nazaran hak etme- diği bir çoğunlukla Meclis'te yer ahnakta- du". Sizlerin ezeli zaafinız olan bölünmele- re bağlı olarak iktidara alternatif olmak ko- nusunda yeterli güveni verememeniz bizle- rin umudunu tüketirken iktidann cüretini arttırmaktadır. Ivedilikle bir lider (mevcut Cumhuriyet, sayfalanm CUMOK'lara açıyor. "Söz Okurun " sayfamızda yayın ilkelerimize uygun tüm haberlere, duyurulara, görüşlere ve eleştirilere yer vereceğiz. CÜMOK'lar bu gazetenin gerçek sahibidirler; ülke yayın yaşamına yepyeni katkılarda bulunup ufuklar açacaklarına, ülkenin yerel ve genel sorunlarınıyansıtmakta önemli işler üstleneceklerine inanıyoruz. Sol partilere çağn veya yenı) etrafinda güçbirliği oluşturarak, sivil toplum kuruluşlannın işbirliği ve des- teği ile; ^ Sağlıklı bir Seçim ve Partiler Yasası, •Dokunuhnazlıklann kaldmlarak TBMM nin saygnılığuıın arttınlması, • Ulusal çıkarlara aykın özelleştirmele- rin durdurulması gibi konularda bizlerin isteklerine tercüman olunuz. Hukukun ve ülke çıkarlannın en önemli güvencesi olan Sayın Cumhurbaşkanrnuı 2 yıl sonra gö- rev süresüıin bitiminde seçimin yeni parla- mento ile yapılması için her türlü demok- ratik yolu işletiniz. Tüm bu çalışmalarda iktidar tarafından dikka- te alınmamanız halinde millervekilliğinden "tophı istifa" etmek erdemini gösterip tari- he geçiniz. Toplumun dörtte üçünün. Cumhurbaşka- m. Silahlı Kuv-vetler, yüksek yargı organla- n ve üniversitelerin aik Türkiye Cumhuri- yeti'nin yaşatılması konusundaki hassasi- yetinin muhalefet görevinizi kolaylaştıncı desteğini arkaruzda hissederek sorumlulu- ğunuzun gereğini yapmanızı özlem ve ümitle bekliyoruz. Reşit ÇAĞIN ADD ve ÇYDD'nin varoluşlarını hızlandıracak iletişim ağının "Söz Okurun " sayfasında gerçekleşmesi de olanak kazanacaktır. 2000 vuruşu aşmayacak görüş ve eleştirilerinizi bekliyoruz. posta@cumhuriyet. com. tr Mektup Adresi: Türkocağı Cad. 39/41 Cağaloğlu/İSTANBUL Faks: 0212 513 90 98 gııcu Sendikalar, kanarya sevenkr derneği ve- ya çevre güzeHeşürme demekkri değü- dir; güçlerini, kendilerini hedefalan kurum ve kuruluşlaruı kapısına siyah çelenk bırakmak şeldindeki medyatik şovlarla göstermezler. On- lann arkalannda, temsil ettikkri emekçilerin üretimden gelen güçleri vardır. Bu güce daya- narakemekçüderin hak ve çıkariarnu, tophı gö- rüşme masalannda savunuıiar ve söke söke ahrlar (almahlar). Geçenlerde EVIF Başkan Yardımcısı Anne Kruger,"Türkiye 'de asgan ücretyüksektir" de- dL Bir sendikanuzın saym başkanı ve birkaç ar- kadaşı tepkilerini LMF temsikinğinin önüne siyah çelenk bırakarak gösterdL Bu eylem bi- çimi, hiçbir yapbnm gücü olma> an STÖ'lerin kamuoyunu etkilemek için kuliandığı ana ey- lem biçimidir. Sendikalar ise tepkilerini, bu tür sö\iemlerin e\ leme dönüşmesi halinde eDerin- debulunan karşı koymayöntemlerinikuBana- rak gösterirler ve eğer güçlü isekr bu söylenen- lerin hiçbir kıymeti harbiyesi olmaz, söyleyen söykdigi ile kahr. Bu nedenle, bence, sendikalar, parça parça medyatik şoviardan zhade kendi aralannda- ki ilişkileri getiştirmenin, dayanışmanın, işçile- ri sendikalara çekebitanenin, daha da önemB- si partileşmenin yoDaruu aramabdniar. Bunu başarabilmenin önkoşulu da güçbüüği ederek ülke koşuBanna uy^un,ortalamabiryaşamstan- dardını sağlayacak haklan işçiler aduıa görüş- me masalannda saglayabilmektir. Eğer bunu sağiayacak gücünüzve kararhtağnuzyoksa, her önüne gelenin söylediği sözkrden, verdiği be- yanlardan ödünüz kopar ve med>atik şovlan tepki göstermek, sendikacıhk yapmak sanırsı- nız, ki; bunu da kimse önemsemez. YusufKİMENÇE Milliyetçilik yadaulusçuluk Türkiye yıllar boyuyapay kamplaşma- larla zaman kaybetti. Sağ-sol kamp- laşması Türk-Kürt bölücülüğü, Alevi-Sünni ay- nmcılığı içleri doldurulmamış derinliksiz ay- nmlaşmalara yol açtı. Ben dikkatinizi, vatanseverler arasında *ya- ratılmaya 1 çahşılan milliyetçi-ulusçu aynm- laşmasına çekmek istiyorum. Muhafazakâr ve kendini daha çok sağda ta- nımlayanlar milliyetçilik kavramuıı kullanu-- ken, sol eğilimli vatanseverler ulusçuluk kav- rarrunı kullanmayı tercih ediyorlar. Aynı has- sasiyetlere sahip olan ulusçular ve milliyetçi- ler; yani vatanseverler, parçalanamaz denen ato- mun parçalanması gibi bölünmeye çahşılıyor. Ve bence vatanseverlerin parçalanması yani et- kinsizleştirilmesi, atomun parçalanması (atom bombası) kadar vahim bir durum. Ben bu iki kavramın birlikte kullanıhnasm- dan yanayım. Yani ulusçuyum diyen bir va- tansever aym zamanda milliyetçiliyim de de- melidir. Gene milliyetçi bir vatansever de ulus- çuyum demekten çekinmemelidir. Sannım bu, psikolojik savaşın bir parçası. lnsanlar milliyetçilik mi, ulusçuluk mu, Ata- türkçülük mü, Kemalizm mi.. derken bir bak- mışız ki kavramlann içi boşalmış, içeriği dü- şüneceğimize şekillerle uğraşıyoruz. Son Söz: Ayinesi iştir kişinin, lafa bakıl- maz. Miraç YAZICI Laildiğin teıııhıatıldııı?.. evletBakanıve Başbakan YardnncısıAl- düllatif Şener, AKP grup toplanûsında "Bu ülkede laikliğin teminatı AKP'dir"açık- lamasını >"apmışür. Bütün çeüşküere rağmen te- minat tenünatnr gözüyle şoyle bir bakalun; • Devtetin geteceğini değil de gelecek seçuni düşünen ve bu amaçla devierjn bütün kurumla- nna tarikatçı zihnrv'ederi yeriestirerek. • Ülkemizin saygın bilim otoritesi olan TÜ- BlTAK'ı siyasi emellere araç edip, bilimi siya- setin emrine vererek, • Ülkenin tüm eğitim-öğretim kurumlannı, tarikatçı zihnryetin arka bahçesi yapmaya kal- kışarak, ^ Anayasa Mahkemesi'ni kapannm zihni- yetiyle anayasada yer alan laiklik ilkesini istis- mar ederek, • Bu ülkenin iktidar partisi olarak kendi projelerini uygulamakta ısrar edip toplumun başka seslerine kulak bkayarak-. Bu ülkede arbk laikliğin teminab böyle mi ve- riByor? Peki laik bir dünya görüşüne sahip ol- mayan ve laik yaşamayan insaniar nasıl oluyor da laiklik hakkmda tenünat verebihyor? Yoksa bu teminadar ileride Anadolu insannu TaBban karşısında diz mi çöktürecek? Bu böyle giderse ABDbnilerin€halife^teminaünı\«recekmi aca- ba?- AhmetTOSUN
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog