Bugünden 1930'a 5,439,641 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet İmtiyaz Sahibi: CUMHURIYET VAKFI adına İLHAN SELÇUK Genel Yavın Yönetmenı: İbrahim Yüdız • Yazıişleri Müdürü: Salim Alpaslan • Sorumlu Müdür: Mehmet Sucu 9 Haber Merkezı Müdürü: Hakan Kara Istıhbarat CengizYıldırım© Ekonomı: Hasan Eriş • Kültür Egemen Berköz • Spor. Ab- dülkadir Vücelman 9 Makaleler Sanıi Ka- raören • Düzeltme Abdullah Yazıcı • Bıl- gi-Belge Edibe Buğra • Yurt Haberlen Meh- met Faraç • Avrupa Temsücısı: Güray Öz Yayın Kurulu: Ühan Selçuk (Başkan). Emre Kongar (Danış- man), Orban Erinç, Hlkmet Çetinkaya. Şükran Soner, İb- rahim Yıldız. Orhan Bursalı. Mustafa Balba\, Hakan Kara. AnkaraTemsılcısi Mustafa Balbın AtaturkBulvanNo 125,Kat.4. Bakanhklar Te! 4195020 (7 hat)." Faks: 4195027 • Izmır Temsil- eısı Serdar Kınk, H Zıva Blv 1352 S. 23 Tel 4411220. Faks. 4418'45 • Adana Temsıl'cısı. Çetin Yiğenoğhı, tnönü Cd 119 S No.ll.Tel 363 12 11. Faks: 363 12 15 Antalya Temsılcısı. Ahmet Oruçoğlu Cumhunyet Cad 80,5 Tel 0242 2480057 Faks. 2430509 • Idan\e\lah Işler BülentYener • Satış Fa- zilet Kuza • Cumhuri\et Rcklanı: 9 Genel Mudur Özlem\\den 9 Genel Müdür Yardım- cısı Nazende Pal Tel (0212)25198 74-75 2519881-82 Faks (0212)251 986SRezer\as- \on:l212l512 05 05Faks 21251384 63 \»Tnl»M:\enıGâıHabeıAjabiBa; jıı«toTnalıiA.Ş. TüıiocajjCai 3941 Cajalogiu J4334 Isenbul PK Zib - SııkecıUtj5 Isı Td JJ 2 L 2 • 512 05 'J5 12ı I hal ı Faii, ı0212> 5",3 gi 95 "la>gnı «ûrrfı \nyin Bukj MerkezGaz<*DeıgıBMm\şincıükSan..sTıc AŞ FaubMA.HasanBamCadSamarotraKaollsıanbul Dıgılılıı:MeıiezDağıtımPaz2riamaSan. w;Tk AŞ ww*, cumhumeLcomtr 14 HAZÎRAN 2005 imsak: 3.22 Gûneş: 5.24 Öğle: 13.11 tkındr 17 09 Akşanr 20.46 Yatsı: 22.14 G U N C ELCÜNEYT ARCAYÜREK I Baştarafı 1. Sayfada nüştüremediği devlete -en azından- Islam gö- rüntüsü verebil mek amacından asla vazgeçme- di. llk aşamada amacı, 'değiştim'adını taktığı uy- durmayı kullanarak devleti ele geçirmekti. ütesi kolaydı. Ikinci aşamada kadrolaşma hareketini gerçekleştirdi. Her yasada Islamcı kafasına uy- gun değişiklik yapıyor. TCY'de gizli din eğitimi, kurslarve okullaragözyuman değişiklikler bu uy- gulamayı kanıtlayan son örnek. Üçüncü hamlesı "türbanı devlete yerleştir- mek". Türban sorununun çözümünün Çankaya'yı ele geçirmekten geçtiğinin bilincinde. Bu nedenle sorunun gündeme her gelişinde kendi kamuoyuna acele etmemelerini salık veri- yor. Zaman ıçinde sorunun çözüleceğini vurgu- luyor. Ne zaman? Türbanlı eşiyle Çankaya'ya çık- tığı ve devleti tiirbanlaştırdığı, Türkiye'yi başı açık gezilmez bir ülkeye dönüştürdüğü zaman... • • • Hemen pek çok şey istikrarsızlığa yöneliyor; ik- tidarın başına göre "her şey istikrar içinde" yü- rüyor. Baykal'ın erken seçim önerisine istikrar açı- sından "ne getirir ne götûrür" diye bakıyormuş. Oysa RTE, erken seçimin ne getiremeyeceği- ni ve neleri götüreceğini pekâlâ bifıyor. Bu neden- le: 2002'dekı beleşten gelen tek başına iktidan -ilk seçimde- yitirme veya seçim sonuçlarının Cumhurbaşkanlığı'nı zora sokma olasılığı her ge- çen gün büyüyerek karabasana dönüşüyor. Flash TV'nin açıkladığı son bir ankete göre RTE "gidiyor", Baykal ise -aksi görüşlere ve hatta te- mennilere karşın- giderek güçleniyor. • • • Lütfen şu marıtıktaki mantıksızlığa bakınız. Çok partili demokrasiye adım attığımız 1946'dan be- ri 59 yıl geçmiş, 59 tane hükümetimiz olmuş. İs- tikrar bunun neresindeymiş? Adamın demokrasiden çıkarabildiği, anlaya- bildiği sonuç bu. Hazrete türbanı devlet düzenine yerleştirme- nin sakıncalarını anlatmaya çalışan ve kimi tep- kilere karşı erken seçimle gelecek pariamento- nun cumhurbaşkanını seçmesini öneren Bay- kal'a "Kendini toşuna yorma" diye sesleniyor. Ben, diyoriçinden, kelepirbirortamyakaladım. Çankaya'ya çıkabilmek için böyle bir Meclis gru- bu bulabilir miyim? Kuşkulu! Ne yapmıştı benden önceki Türk büyükleri? Turgut Ozal, seçim yasasıyla oynadı ve öyle oy- nadı kı, kendini cumhurbaşkanı seçecek sayıda ANAP grubu yarattı. Demirel ise DYP grubunun yukanya çıkmasına ittifakla oy vereceğinden kuş- ku, kaygı duymuyordu; Erdal Inönüye verdiği güvencelerden sonra cumhurbaşkanı adayı ol- du, seçildi. özal da Demirel de arkalarına bakmadan Çan- kaya'ya çıktılar. Ozal sonrası ANAP'ın, Demirel'den sonra DYP'nin hali malum. Ama onlann umurunda mı? Isimler değişik, düş ve gerçek durmadan yer değiştiriyor kafasında ve fakat "tarih tekerrüredi- yor". RTE de arkasına bakmadan Cumhurbaş- kanlığı seçiminden sonraki genel seçimde neler olabileceğini dert etmeden Çankaya'ya çıkmayı düşlüyor. Tek ideali eşi türbanlı bir imam hatiplinin cum- hurbaşkanı seçilmesi. O günleri de mi göreceğiz? Yargıtay'a laiklik direnişi• Baştarafı 1. Sayfada hapsedilmekle dillendirilme- sinden vazgeçilen hiçbir dfi- şünceye tarihin tamkbğı olma- mıştır" denilerek "Aksine en zararlı düşüncelerin bile söy- leyeni mahkûm edildiğinde bi- le ya merak ya da acıma duy- guİanyla yandaş bulduğu" sa- vunulmuştu. Kararda, Aydar'ın savunur gö- ründüğü dinin kutsal kitabında "Oku Rabb'in adıyla oku" ayetiyle zıtlaşan bir düşünceyi dile getirmesi nedeniyle kendi okuyucu kitlesince de kabul edil- meyeceği, reddedileceğinin dü- şünülmesi gerektiği belirtildi. MECLlS KOMİSYONU: ÂBD akaıyakıtı içpiyasada ANKARA (ANKA) - TBMM Akaryakıt Kaçakçılığını Araş- tırma Komisyonu'nun yaptığı araştırmaya göre, ABD asker- lerine götürülmek üzere Mer- sın rafinerisinden alınan moto- rin ve uçak yakıtından bir bö- lümü iç piyasaya aktanlıyor. TBMM'de akaiyakıt kaçakçıh- ğını araştırmak üzere kurulan komisyonun, raporunu 15 Ha- ziran'daTBMM Başkanlığı'na vermesi beklenıyor. Raporda yer alması beklenen iddialara göre, Irak'taki rafınerilerin ka- panması ve ham petrolün Mer- sin'deki rafineride işlenmesi nedeniyle ABD askerleri de motorin ve uçak yakıtlannı buradan alıyor. Bazı dağıtım şirketlerı ABD askerlerine gö- türülmek üzere Mersin rafine- risinden işlenmiş akaryakıtı yüklüyor ve transit geçmek için belge alıyor. Ancak yükle- nen akaryakıtın büyük bölümü Irak sınınna varmadan önce boşaltılıyor. Akaryakıtın çok az bölümü ABD askerlerine teslim ediliyor. Kalan bölü- münün ise iç piyasaya sürül- düğü iddia ediliyor. Transit geçiş için alınan akaryakıt vergıden muaf bulunuyor. AL GÖZÜM SEYREYLE / IŞIL ÖZGENTÜRK Çuvallatıcı sorular Geçenlerde televizyonda bir program izledim. Medyanm, her şeyi CIA ve dünyamn bütün gizli örgütlerinden da- ha iyi bilen ağır toplan Tayyip Erdo- ğan'm Amerika gezisini konuşuyorlar- dı. Neler elde etmişiz, hangi sözler ve- rilmiş. Konuşanlardan biri, benim epey- dir kafa yorduğum ve artık gereksiz bul- duğum bir durumu çok net bir biçimde açıkladı. Kısaca şöyle dedi: "Bu gezi- lerin artık pek bir anlamı yok. Çün- kü dünyada bütün roller belirlendi, kimin nasıl davranacağı biliniyor. Bu geziler olsa olsa biz gazeteciler için malzeme oluyor." Vay. tam şapka çıkanlacak bir durum, senaryolar çoktan belli, biz seyircüere ayıp olmasın diye, arada sırada figüran- lara bir iki mizansen verip oynatıyorlar, elinde birderce gerçek haber bulunan a- ma çok bilinen nedenler- le bunlan açıklayama- yan medya da yepyeni bir mal bulmuş gibi bu sahte oyunun üstüne atı- lıyor. Sonra konuş baba konuş... Bu düşüncemi film çekmiş, roman yazmış yakın dostlanmdan bi- riyle paylaştığımda, "Gerçekten haklısm" dedi, "Bütün bunlar uzun zamandır bana da bir kandırnıaca gibi geliyor ve artık ha- yatta sadece aşk benim için inandırı- cı vesahici". Bu söz üstüne kendıme dönüp sor- dum.acaba ben de mi böyle düşünüyo- rum. sonra kendi kendime gülümsedim, "Bu düzende aşk bile çok kan kay- betti" Sonra uzun uzun kafa yordum, acaba her türlü değerin tahnp olduğu, büyük çoğunluğun birer tüketim hayva- nına dönüştüğü, kariyerin ve paranın her şeyic üstüne geçtiği bir dönemde, aşk nedırki? Tam ben bunlan düşünürken atölye öğrencilerimden biri, ymni sekız yaşın- da, akıllı, )eteneklı,işi gücü var, şu so- ruyusormaz mı: " H o c a m bizim kuşa- ğın şöyle bir sorusu var. Ben neden âşık olamıyorum?" Işfc hoca kısmını çuvallatacak bu- so- ru. Lise günlerim aklıma geldi, özellik- le sosyoloji derslerinde arkadaşlanmuı isteği üstüne böyle yanıtı zor sorular so- rup, dersi kaynatma görevi bana veril- mişti. Hiç unutmam, o günlerde şimdi- lerde pek bilinmeyen çok değerli tiyat- ro adamı Sermet Çağan' ın Ayak Bacak Fabrikası adlı oyunundan şu soruyu so- ruvermiştim. "Insan aç kalmayagörsün, dinsel inançlannı bile unutur. Bu ne anlaoıa geliyor hocam?" Oyunda aç kalan in- sanlar gece vakti, el ayak çekildiğinde göle gırip gölün kutsal balıklannı bir güzel midelerine indiriyorlardı. Tabii ders kaynamıştı. Ancak durum bu kez farklıydı, hoca bendim ve öğrencilerin dersi kaynatmak gibi bir ısrekleri yoktu. "KeUn merhe- mi olsa kendi başına sürecek" duru- ^ mundayım. Bir de hoca- *9 yız ya, tutkunun ve aş- '' kuı sanatm en temel iki kavramı olduğunu de- vamlı anlatmışız ya. mutlaka bir şeyler söy- lemeliyım. Of, birden mükemmel bir fikir akı- ma geldi: "Aşk" dedim. "sürekli bir düşüş ha- lini utanmadan, baş- kalarının alaycı bakışlarına, hatta si- ze acımalarına aldırmadan kabul et- me halidir." Birden sınıfta büyük bir sessizlik ol- du. Ardından biri söze girdi, "Bunu ba- şarmak çok zor, insanın kendini inkâr etmesi gibi bir şey bu." Başunı sallaym "Öyle" dedim. ardın- dan ekledım: "fşte bu nedenden dün- yada pek çok aşk romanı yazıbyor, aş- kı anlatan pek çok film çekiliyor. o ro- manları okuyan ya da o filmJere giden hiç olmazsa bir kişi, bu düşüşe gönül- lü olur diye". Çaktırmadan dersi kaynatmışlardı. NOT: Aradım taradım sonunda Ismet Zeki Eyuboğlunun derlediği "Cinsel Büyüler" kitabı içinde bir aşk büyüsü bulup sizin için kopya çektim. Bu kıyağımı unutmayın. isilozgenturk@supronline.com Laikliğin vazgeçilmez olduğu belirtilen kararda, tartışmalı şu değerlendirmeler yapılmıştı. "Ancak laikliğe aykırı söy- lemlerin cezai bir yaptırımla karşılanıp karşılanmayacağı keyfiyeti, yasa koyucunun tak- dirinde bulunan bir yetkidir. Toplumun ulaştığı sosyal ve kültürel düzey iribanyla laiklik kavramının günlük yaşama girdiği ve reddedilemez ve za- yıflatüamaz düzeyde benimse- nir olduğu saptanmış. kahir çoğunluğun sahiplenmesi tevdi edilmiştir. Artık böylesine ko- rumaya aünmış bir kavramın ceza yapünmı tehdidiyle hima- yeye tabi tutulması gereksiz ad- dedilmiştir.Yasa koyucu konu- yu düşünce özgürlügü kapsa- mında değerlendirdiğini ey- lemli biçimde sergilemiştir. Ya- sa koyucunun cezai yaptınma bağlamadığı bir eylenün, ülke koşulları nazara alınarak zor- lamah yorumlarla cezalandın- br sayılması kuvvetler aynlığı sistemini zedeler mahiyette olacaktır." Ceza Genel Kurulu, konuyu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığfnın itirazı üzerine değerlendirmeye almıştı. Bu ne- denle kurulun "laikliği koruma- ya gerek yok" dediği karan iç- tihat niteliği taşımadığı gibi, ye- rel mahkeme açısından da bağla- yıcılığı bulunmuyordu.Kurul, dosyayı kapatılan DGM"ler yeri- ne kurulan Istanbul 14. Ağır Ce- za Mahkemesi'ne gönderdi. 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, Ceza Genel Kurulu'nun mahkûmiye- tin kaldırüması yönündeki kara- nna karşı direndiği öğrenildi. Ye- rel mahkemenin direnme karan üzerine,Yargıtay Ceza Genel Ku- rulu, Selahattin Aydar dosyasını yeniden değerlendirecek. Kuru- lun yapacağı ikınci görüşmenin arduıdan Selahattin Aydar hak- kındaki mahkûmiyet karannın onanması yönünden görüş oluş- turulabilecek. CHP LtDERl BAYKAL AB'yebiz taşiyacağız' MADRİD (.\A) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AB'de- ki krizin bir bağlantısı olarak "Türkiye-AB Uişkilerinde bi- rinci raundun sona erdiğini ve başlaması uzun bir süreç alacak ikinci raunda Türki- ye'yi CHP'nin götüreceğini" iddia etri. BM Mülteciler Yük- sek Komiseri görevine seçilen Antonio Guterres'ın Sosyalist Enternasyonal başkanlığını bı- rakması nedeniyle başkanlık kurulu Madrid'de olağanüstü toplandı. Sosyalist Enternasyo- nal Başkan Yardımcısı olarak toplantıya katılan Baykal, ara- lık ayuıa kadar Sosyalist Enter- nasyonal Başkanlık Kurulu'na başkanlık edeceğini belirtti. Baykal, AB'nin yaşadığı krizi, ekonomik yavaşlamanın siyasal sonuçlan olarak değerlendirdi. Türkiye-AB ilişkilerinin tekrar ele alınacağını savunan Baykal şunlan söyledi: "Türkiye-AB Uişkilerinde birinci raunt noktalanmıştır. Ve gerek AB gerekse Türkiye açısından iyi bitmemişrir. Sanırım birkaç yıl böyle geçecek. İkinci raun- da, önümüze ne konulduysa evet diyerek değil, yeni bir bakış açısıyla başlamahyız." UNICREDITO, 19 MÎLYAR AVROTA HYPO VEREINSBANK'I DEVRALDI Avrupa bankaeıhk sektöründe yeni dev MichaelJackson 'a 10 suçlamadan da beraat Pop kralı Michael Jackson, küçüklere taciz ve tuzakla suçlandığı davada suçsuz bulundu. tfadeleri ve tartışma- ları 14 hafta boyunca izleyen jüri, kendi arasında yap- tığı bir haftalık değerlendirmenin ardından dün Jack- son hakkındaki karannı verdi. Karar, Jackson'ın mah- kemeye gitmesinin ardından yüzüne okundu. Jüri he- yeti başkanu Jackson'ın kendisine yöneltilen 10 a\n suç- lamadan suçsuz bulunduğunu açıkladı. (Fotoğraf: AP) OSMA.N ÇUTSAY FRANKFURT - Avrupa'da sınıriar ötesi en büyük banka fiiz- yonuyla sektöre yeni bir dev gir- di. Italyan bankası UniCredi- to"nun 19 milyar A\TO ödeyerek Münih merkezli HypoV'ereins- bank'ı (HVB) devraldığı bıldi- rildi. Yeni bankanın piyasa değe- rinin, Almanya'nın en büyüğü Deutsche Bank'ı da aştığı kay- dedilirken uluslararası mali uz- manlar "Avrupa bankacüığın- da yeni füzy onlann eli kulağın- da" yorumunda bulundular. Bu arada Italya'nın en büyük bankası olan UniCredito'nun. Almanya'nın ikinci büyük ban- kasıyla fuzyona gitmesi sonu- cunda, 10 bine yakın banka çalı- şanının işinden olacağı da ortaya çıktı. Füzyon sonrası bankanın başına UniCredıto Genel Müdü- rü Alessandro Profumo'nun ge- çeceği bildirildi. Profumo yaptı- ğı açıklamada, "Bu füzyon ile ilk gerçek Avrupa bankasının doğumunu da gerçekleştirmiş oluyonız" diye konuştu. Füzyon ile bırlıkte bu yeni dev finans ku- rumunda çalışan personel sayısı 125 bin 647 olurken halen HVB'de 57 bin 347, UniCredi- to"da ise 68 bin 300 kişilik birper- sonehn hizmet verdiği bildirildi. Yeni bankanın toplam müşteri sa- yısının 28 milyona ulaştığı öğre- nildi. Italya, Almanya ve A\ r us- turya ile birlikte tüm Orta ve Do- ğu Avrupa'da faalıyet gösteren yeni kredi devinin, Moskova'ya kadar uzanan dev bir etki alanı yarattığı, özellikle Polonya ban- ka sektöründe, yeni devin lider konumuna yükseldiği belirlendi. 41 milyarlık füzyon Yeni bankanın piyasa değeri- nin 41 milyar Avro olduğuna dik- kat çeken mali uzmanlar, bunun da Almanya'nın en büyüğü De- utsche Bank'ı geride bırakan bir güç anlamına geldiğini kaydetti- ler. Devir işlemi tüm hisse sahip- lerinin ekim ayına onay vermesi halinde tamamlanacak. Avrupa finans dünyasında ye- ni bir çağın habercisi olarak ni- telenen bu "darbe gibi füz- yon"u, yeni füzyon ve devirlerin izleyeceğine kesin gözüyle bakı- hyor. Frankrurt Borsası çevresin- deki mali uzmanlann yorumla- nnda, bu bankanın özellikle Do- ğu Avrupa pazannda lider konu- munu ele geçirdiği hatırlatıldı ve önümüzdeki dönemde rakip fi- nans kurumlan tarafindan "bu restin görüleceği" ileri sürüldü. Halen uluslararası mali kuru- luşlann gözdesi bir başkaAlman bankası ise Almanya pazannın üçüncü büyüğü konumundaki Commerzbank. SÜMERBANK DAVASININ OEREKÇELİKARARI AÇIKLANDI 6 Banka kaynakları iç edildT HİLAL KÖSE Işadamı Hayyam Garipoğ- lu'nun 27 yıl hapse çarptırıldığı Sümerbank davasının gerekçeli karannda. "Ticari ilişkiler kılı- fı altında, banka kaynakJarı- nın iç edildiği" belirtildi. Ka- rarda. banka krizlerinin patron- lann bankadaki paralann kendi parası olarak görmesinden kay- naklandığı görüşüne yer verildi. Istanbul 8. Ağır Ceza Mahke- mesi'nin 256 sayfalık gerekçeli karannda, davayı açan iddıana- melerdekı suçlamalar ve sanıkla- nn sa\xınmalan aynntılanyla an- latıldı. Suç konusu olduğu iddia edilen tüm işlemlere ilişkin de- lillerin tek tek açıklandığı karar- da, Garipoğlu ile hakkında hü- küm kurulan diğer saruklann su- ça konu eylemleri isteyerek, ban- kadaki mevduatın sınırsız devlet garantisinde olmasından istifade ederek gerçekleştirdiklerinin yargılama sonucunda tam bir vicdani kanaatle kabul edildiği kaydedildi. Kararda, Garipoğ- lu'nun bankayı yaklaşık 360 bin dolar zarara uğrattığı ve bu ne- denle borçlu bulunduğu gerek- çesiyle TMSF ile yapmış olduğu anlaşmanın bir anlamda suçu ik- rar olduğu kaydedildi. Kararda, "Kültür düzeyi \iiksek insan- lann artık klasik manada iç et- me, hırsızlık gibi mala karşı ey- lemleri basit yöntemlerk ger- çekleştirmedikleri görülmek- tedir. Zaten zarann büyüklü- ğü, ola>imızda 245 trilyon civa- nnda bulunmaktadır. suç işle- me kastı içinde bulunulduğu- nun apaçık delilidir" denildi. Kararda, suça konu zarann bir kısmının ödenmesinin suçu orta- dan kaldırmayacağı beurtildi._ GUNDEM MUSTAFA BALBAY B Baştarafı 1. Sayfada Sonucu da söylemiyorlar, sadece şu kadar gol artık deyip toplumu bayrama davet ediyorlar. Fransa ve Hollanda referandumlanndan sonra AB'de havanın büyük ölçüde değiştiği dikkati çe- kiyor. AB liderleri şu üç soruya yanıt arıyor: - AB Anayasası'nı herkes kabul etmiş gibi nasıl uygulayabiliriz? - Içimize aldığımız ülkeleri nasıl sindireceğiz? - Genişleme sürecini nasıl rafa kaldıracağız? llk iki şıkkı sonraya bırakıp Türkiye'yi ilgilendi- ren duruma bakalım... Son iki gün içinde AB'den gelen haberierin sadece satırbaşlannı duyuralım... Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler: "Tûrkiye ile yapılacak müzakereierin ucu açık ol- malıdır. Türkiye'nin çok az bölümü Avrupa'da. Kül- türel, dini farklılıklar olduğunu unutmamalı." Fransa'da iktidar partisinin lideri, 2007'de cum- hurbaşkanlığına kesin gözüyle bakılan Nicolas Sarkozy: "Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık verilebilir. Şu aşa- mada Türkiye'den önemli işlen'miz var." Ingiliz Observer gazetesinın yorumu: "Türkiye'nin AB'ye katılma şansı artık sıfıra ya- kın." • • • Bu demeç ve değeriendirmeleri Türkçeye şöy- le çevirebiliriz: Türkiye'yi kol mesafesindetutalım. Yeri gelireli- ni tutar, sıkarız; yeri gelir elini tutar, başka limana gitmesini engelleriz! AB'den gelen haberierin iyimserliği kötümserli- ği ayrı konu. Hemen hiçbir liderin şöyle bir kaygı- sı olmadığını görüyoruz: "Yaa bu Türkler biraz gururiu insanlardır. öyle olur olmaz almz-almayız, şansı sıfırdı, eksiydidiye yorumlar yapmayalım. Bakarsınız liderleri duruma bakar, istenmediğimiz kapının önünde daha fazla beklemeyiz, demeye kalkar. Aman Türkiye'ye iliş- kin ufuk çizerken, bu ülkenin yönetıcileriyle de te- masta olalım." Bunun yerine şu yaklaşım var: Türkiye artık hakkında her şeyin söylenebilece- ği bir ülke halindedir. Biz ne dersek diyelim, AB ka- pısında beklemeye devam edecektir. Kaygıya ge- rek yoktur! • • • Bu hafta, AB ile ilişkilerimiz açısından aynca önemli. Dün, Brüksel ek protokolü kabul etti. AKP hükümetine bu aşamadan sonra gümrük bıriiğine Rumların da dahil edilmesıni kabul etmek düşü- yor. Zaten hazır. 16-17 Haziran'da AB Konseyi toplanıyor. Burada genişleme süreci tartışıla- cak..tı! Ankara'ya sızdırılan taslak metinlere göre geniş- lemeye ilişkin paragraf tümüyle kaldınlmış. öyle anlaşılıyor ki, şu taktik izlenecek: Paragraf tümüyle kaldırılarak Türkiye'ye ölüm gösterildi. Şimdi sıtmalık bir tümce eklenecek! Türkiye'nin AKP mantığıyla bu süreci olumlu aş- ması çok zor. Süreç dalgalanmaya bırakılmış du- rumda. 3 Ekim'e kadar müzakereierin başlayıp başlamayacağı sallantıda tutulacak. Eylül başın- da hiç başlamama olasılığı öne çıkanlacak... Ey- lül sonunda, "Başlatalım, sonrasına bakanz" poli- tikası duyurulacak. Bu yaklaşım Türkiye'de "AB'ye giriyoruz" diye dalgalandırılacak. Biz AB bayrağı- nı dalgalandırırken AB işi dalgalanmadatutacak... Bu, Türkiye'yle dalga geçmek değil midir? ankcumc cumhuriyet.com.tr '15-16 Haziran'ın yıldönümü DİSK'ten büyük direniş yürüyüşü İZMÎT (AA) - Türkiye Devrimci Işçi Sendikala- n Konfederasyonu (TDlSK), sendikal haklar ve özgürlükler için 15-16 Haziran tarihlerinde Koca- elinden Istanbul'a yürüyecek. DİSK Genel Sek- reteri Musa Çam, Lastik-Iş Sendıkası'nda dü- zenlediği basın toplantısında, siyasal iktidann, iş- çi suıınna ve emekçi halka yönelik saldınlannın arttığını söyledi. Hükümetin tek değerinin IMF dayatmalannı kabullenmek ve onlan uygulamak olduğunu ifade eden Çam, "Türkiye işçi sınıfi zor günler geçiriyor" dedi. İktidann bütün anti- demokratik uygulamalanna karşı yürüyeceklerini ifade eden Çam şunlan kaydetti: "Devletin kâr eden kuruluşlannı, Seydişehir'i,TÜPRAŞ'ı, ERDEMİR'i satarak. çalışanlarını açlığa mahkûm etme çabaları devam ediyor. IMF ve Dünya Bankası'nın emekçiler üzerindeki akıl almaz politikalan. açlık sınırının bile çok çok altında olan asgari ücretin daha da aşağıya çe- kilmeye çalışüması sürüyor. Sendikalı oldukla- n için işten atılmalar devam ediyor." Aşinet liderleri terör zanlılanm teslim edecek • BAĞDAT (AA) - Irak'ın kuzeyüıdeki aşiret liderleri, terör zanlılanm Irak güvenlik güçleri- ne teslim etme karan aldı. Irak Savunma Bakan- lığı'ndan yapılan açıklamada, "Aşiret liderleri terör zanlılanm Irak güvenlik güçlerine teslim ermeyi ilk kez kabul etti" denildi. Aşiret lıderle- rinin neden böyle bir karar aldığı ise açıklanma- dı. Amerikan ve Irak güçleri son haftalarda Mu- sul'da, aralannda Ensar El Sünnet Ordusu'nun yerel hücre liderinin de bulunduğu çok sayıda terör lidenni yakaladığını açıklamıştı. Tuda'da padama: 3 yarafe • tSTANBUL (AA) - Tuzla'da bir kaduıla iki çocuğu, boş alanda bularak eve getirdikleri cis- min patlamasıyla yaralandı. Tuzla'nın Ayduılı köyünde oturan Aykm ailesi. henüz ne olduğu belirlenemeyen bir cisim bularak Çıtak So- kak'taki evlerine getirdi. Evde Y. (16) ve O. Ay- kın'ın (10) kurcaladığı cisim patladı. Patlamada, Y. çenesinden. O. bacağından, anne Zeynep Al- kın ise bacağmdan ve karnından yaralandı. Has- taneye kaldınlan yaralılardan Y. Âykın'ın duru- munun cıddi olduğu belirtilirken patlayan cis- min aydınlatma fişeği olduğu sanılıyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog