Bugünden 1930'a 5,438,457 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 11 HAZİRAN 2005 CUMARTESİ HABERLER 'Şeriatçı teröryeniden toparianıyor9 Istihbarat birimlerine göre, AKP iktidarından önce düzenlenen operasyonlarla bitme noktasına getirilen örgütler yeniden güç kazanıyor ECEVÎT KELIÇ rürkiye'de faaliyet yürüten ir- ticai örgütler ve misyonerlik faalryetleriyle ilgili "trtieai Unsurlarve RJskJeri" adh raporha- zırladı. Raporun ilk bölümünde irti- cai terör örgütleri, ikinci bölümün- de ise misyonerlik faaliyetleri anla- tıldı. Önemli bir bölümü şeriatçı te- rör örgütü HJzbullah'a aynlan rapor- da, örgütün stratejisi ve yeniden to- parlanmak için gerçekleştirdiği faali- yetler sıralamdı. Llder hâlâ bellrslz Rapora göre. 2000 yılında düzenle- nen ve lider Hüseyin V'dioglu'nun da öldürüldüğü operasyonlardan sonra örgüt içerisinde yaşanan yönetim boş- HİZBULLAHÇIİMAMLAR: tstihbarat birimleri tarafından hazırlanan "İrticai Unsurlar ve Riskleri" adlıraporagöre, Hizbullah cami örgütlenmelerine ağırlık verdi. Bu amaçla örgütün karan doğrultusunda üyelerinin, iller bünyesinde açılan vekil imamlık sınavlanna girdiği tespit edildi. Raporun hazırlanmasından bir süre sonra ise AKP hükümetinin, kanunla yaklaşık 10 bin vekil imamı vekâleten ataması dikkat çekiyor...- luğu sonucunda hiyerarşik yapı ve ör- güt içi kontrol kaybedildi. Orgüt üye- leri arasında büyük bir moral çökün- tüsü, şaşkınlık ve ümitsızlik yaşandı. İkinci lider Sülhattin Ürük ise 5 Ey- lül 2001 'de Adana'da düzenlenen ope- rasyonda öldürüldü. Bunun üzerine örgütün başına halen yurtdışında bu- lunan tsa Altsoy geçti. Hüseyin Veli- oğlu'nun oğlu Abdullah Vefioglu'yla birlikte Iran'a kaçan Altsoy'la uzun süre iletişim kurulamadı. Orgüt üst yönetimindekı boşluğu "MefeMEgm" kod adlı Mehmet Beşir \'arol doldur- du. Varol da 17 Mayıs 2003 tarihınde Konya"da gerçekleştirilen operasyon- da yakalandı. Varol lider olarak kabul edilmesine karşın yönetimde hâlâ boş- luk var. Liderlik için 3 yeni isim öne çıkıyor. Operasyonlardan sonra örgüt toparlanmak için cami faalıyetlenne ağırlık verdi. Bu amaçla örgütün, üye- lerinin iller bünyesinde açılan vekil imamlık sınavlanna girmesi karan al- dığı belirtilen raporda, ".Ağntkh ola- rak köylerde ııygulandıgı bilinen vekil imamlık. söz konusu terör örgütünün kırsal bölgderdeki faattyetkrini tek- rar başlatması açtsmdan da önem arz edjyor" denildi. Bu raporun hazırlan- masından sonra AKP hükümetinin ge- çen ay hazırladığı özel kanunla yak- laşık 10 bin vekil imamı asaleten ata- ması dikkat çekiyor. Almanya'dan propaganda Hizbullah, birbirine yakın il ve ıl- çeleri aynı bölge içerisinde değer- APORDAKİ DİĞER ÖRGÜTLER IBDA/C2006'yı kurtuluşyılı ilanetti İBDA/C:Akıncılar Derne- ği'nin kapatılmasından sonra 1985 yılında kurulan Islami Büyük Doğu Akıncılar Cephesı (ÎBDA'C), eylem- lerini daha çok içkili lo- kantalar, eğlence yerleri, birahaneler gibi yerlere yapmakta. Örgütün legal ve illegal alandaki faali- yetleri tamamen bağımsız inisiyatifler çerçevesınde oluşturulan cepheler tara- SaSh îzzet Erdiş findan yürütülmekte. Böyle birtarzın benimsenme- sinin en önemli nedenı. operasyonlarda deşifreyi en- gellemek. Örgütün temel cepheleri şunlar: "Ultra Force, Lazistan, Ülkücü Kısas Kıtalan. Devrimci Sofi Birtüderi Şeyh Şanıil Cephesi. Islanı Kısas Tim- kri, Devrimci Kısas Konseyi ve Afganiler.*' "Satih MirzabeyoğtıT kod adlı örgüt lideri Salih tzzet Erdiş, reddettiğı Devlet Güvenlik Mahkeme- si'ne çıkması, aciz bir tavır sergilemesı ve hakkın- , dakı ölüm cezasının ke- sinleşmesı gibi nedenler- le örgüt üyeleri üzerinde- ki etidnliğini kısmen kay- betti. Örgüt. Afi Osman Zor. Saadettin l staosma- noğhı ve Yümaz Yüksel liderliğinde üç gruba bö- lündü. Zor'un liderliğin- dekı grup. daha organıze • AFÎD, Hizbullah'ın silahlı kanadında yer almış ve eylem tecrübesi olan teröristleri kazanmaya çalışmakta. Bitme noktasına gelen îslami Hareket Orgütü, Güneydoğu'da PKKve Hizbullah'ın faaliyetlerinin kınlmasıyla oluşan boşluktan yararlanma çabasında. ve radıkal. Örgüt, daha önce "Kurtuluş" yılını 1999 olarak belirlemişti. Ancak operasyonlar ne- denıyle bunu gerçekleş- tiremeyen örgüt. bu kez 2006'yı "Kuıtuluş" yılı ilan etti. AFİD: Liderliğini ce- zaevınde bulunan Metin Kaplan'ın yaptığı Ana- dolu Federe tslam Devle- ti (AFÎD) daha çok Avru- pa'da etkın. Türkiye'de taban bulmak için radikal çıkışlar yapmayı planla- makta. Ankara'nın baa semtlerinde hücre evleri oluş- turan örgüt eski Hizbullahçılarm peşinde. İslami Hareket Örgütü: BU örgütünma li kaynaklannın temelini üyelerinin oto hırsızlığı, gasp, soygun gibi suçlardan elde ettiği gelirler oluş- turuyor. 1993'ten itibaren sürdürülen operasyonlar sonunda tamamen pasifize edilen örgütün 200 'ün üzerindeki üyesi yakalandı. 1995-1996 yülannda- ki operasyonlarda Irfan Çağncı'nın da aralarında bulunduğu yöneticilerin cezaevine girmesiyle ör- güt "Avukaüar" ve "ÇağncT olmak üzere ikiye bö- lündü. Gazeteci-yazar Çetin Emeç ve Turan Dur- sun"un öldürülmesi eylemlenyle dikkat çeken ör- güt, son dönemde PKK ve Hizbullah'ın yarattıgı boş- luktan yararlanma yoluna gidiyor. TeVhİd-İ SelaiTI: Üniversite çevTelerınde Müslüman Gençlik ve Hizbullahi Gençük ımzala- n da kullanan örgüt, Iran gizlı servisi SAVAMA \ e Iran Devnm Muhafizlan'na bağlı Kudüs Ordu- su'yla irtibath. Uğur Mumcu suikastı ve diğer su- ikastlarla ilgili yönetıcilerinin mahkûm edilmesin- den sonra faaliyetlen durma noktasına gelen şeri- atçı örgüt, son dönemde yeniden faaliyetlerine can- lılık kazandırmaya çalışıyor. Hüseyin VelioğJu Türkiye'de birçok kanh eyleme imza atan şeriatçı Hizbullah örgütü, 2000 yıtanda yapdan operasyonla büyük bir güç kaybına uğraımşü. Hücre evierinden işkenceyie öldürülmüş çok sayıda ceset çıkartılan örgütün Hüseyin VeBoglu'nun ölümünün ardmdan \ öneticiüğini üstlenen Mehmet Beşir Varol da 2003 yıhnda yakalandı. Mehmet Beşir Varol lendirerek "bölgesel yapılanmayı" yeniden kurma arayışlanna girdi. Deşifre olmamış örgüt üyeleri, yeni yapılanmadaki bölge, il, ilçe, köy, mahalle, cami sorumlulan ve alt kad- rolann belirlenmesine çalışıyor. Ay- nca Almanya'da hazırlanarak Türki- ye'deki militanlara gönderilen "Hü- seyniSevda" (Islam Ümmetinin Se- si) ve "Ware Hüseyin" adlı kasetle- rin dağıtınıı yapıldı. Orgüt üyeleri, de- şifre olmamak ve faaliyetlerinin de- vamını sağlamak amacıyla sık sık telefon ve ikametlerini değiştiriyor- lar. îletişimi çoğunlukla internet üze- rinden sağhyorlar. Operasyonlarda deşifre ohnarmş bazı örgüt yönetici- leri Batı bölgesindeki metropollere yerleştirildi. 2000 yılında başlayan operasyon- lardan sonra yurtdışına kaçan örgüt üyelerinin büyük bölümü Al- manya'ya yerleşti. Bu ülkeye gitmek için de çoğunlukla Ital- ya yolunu kullandılar. Deşifre olan iran'a kaçıvor Havalimanlannda kontrol- lerin sık olması nedeniyle bir dönem de KKTC üzerinden diğer ülkelere çıkma arayışı- na girdiler. • Örgütün önemli isimle- rinden Isa Altsoy ve Hüseyin Velioğlu'nun oğlu Abdullah Velioğlu 1999 yılında İran'a kaçmışh. Örgütün Iran istih- barat servisi elemanları ile üiş- kisi var. Iran, deşifre olan ör- gütün üst düzey yöneticileri için kaçması düşünülen ilk ül- ke konumunda. Üyelerinin yurtdışına çıkmalan, örgütün ileride uluslararası bir kimlik kazanacağının göstergesi ola- rak kabul edihnektedir. • Bu bağlamda özellikle Al- manya, Hollanda. Avusturya gibi Türk vatandaşlaruun yo- ğun olarak bulunduğu ülkeler- de aktif ve teşkılatlı bir şekil- de faaliyetlerini yoğunlaşördı. Kadınlara yeni görev: Cezaevl kuryellğl Kadın örgüt üyeleri örgütsel faaliyetlerde daha aktif hale getirildi. Kadınlara özellikle cezaevi kuryeliği gibi görev- ler verildi. Bazı örgüt üyeleri, cezaev inde bulunduklan sıra- da e\lilik yaptı. Bu evlilikler kadınlann örgütsel faaliyetler içerisinde kullanılması amacıy- la yapılmış olabilır. IRİSTİYANLIKPROPAGANDASIVT ETNÎK AYRIMCILIK YAN YANA Misyonerlik Türkiye'yi örümcek ağı gibi sardı Raporun ikinci bölümü ise misyonerlik faaliyetlerine aynldı. Buna göre, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde misyonerlik faaliyetleri hız kazandı. Misyonerler, öncelikli olarak Kürtler. Alevüer ve Lazlan hedef topluluk olarak seçti. Çoğunlukla, Güney Kore, Amerika, Ingiltere, Yeni Zelanda, Avusturya, Ahnanya, tsveç ve Romanya uyruklu kişiler tarafından yürütülmekte olan faaliyetler olduğu, Müslümanlığın, Anadolu halkının geri kalmışlığında önemli bir neden olduğu. Hıristiyanlığın ise bu nedeni ortadan kaldırabileceği konulanna ağırlık veriliyor. Türkiye'de misyonerlik faaliyetleri. Katolikler, Protestanlar, Ortodokslar, Yehova Şahitleri, Bahailer ve NGO'lar (hükümet dışı kuruluşlar) tarafından yürütülmekte. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne son yıllarda Istanbul, Ankara, Izmir, Trabzon, } yerli-yabancı kişi ve kuruluşlar Antalya, Hatay ve Samsun'dan İs tihbarat birimlerinin i tarafindan gösterilen ilgi, -VehabİIİk: Buradıkal dım grup. en son 15 Kasım ve 20 Kasım 2003 tarihlerinde Is- tanbul'da bombalı saldınlan gerçekleştirdi. Eylem- leri organize eden kışilerin eğitim düzeyleri yük- sek. Bu kişiler, gerek örgütsel gerekse normal iliş- kilerinde birden fazla kod isim kullanıyor. yönlendirilmekte. Türkiye'yi u örümcek ağı gibi saran" bu faaliyetlerin amacı yalnızca Hıristiyanlığm yayıhnasuıı sağlamak değil. Etnik aynmcıhğın, özellüde de Kürtçülüğün yayılması hedefleniyor. Yoksulllar hedefte Hedef kitle olarak özellikle gelir düzeyi düşük yurttaşlar, gençler, çocuklar ve kadınlan seçen misyonerler, inanç turizmi adı altmda hassas bölgelerde faaliyet yürütüyor. Misyonerlik faaliyetleri sırasında Anadolu'nun eskiden Hıristiyan toprağı olduğu, yeniden bu özelliği taşıması gerektiği, Anadolu'da yaşayan gayrimüslimlere baskı yapıldığı, Anadolu'da Müslüman olarak bilinen çok sayıda kişinin gerçekte, gizli bir şekilde Hıristiyanlığa bağh raporuna göre, ülkeyi bir örümcek ağı gibi saran misyonerler faaliyetlerini Karadeniz ve Doğu Anadolu'da yoğunlaştırdı. Tek amaçlan Hıristiyanlığı yaymak olmayan misyonerler, etnik aynmcılık oluşturmayı da hedefliyor. bölgenin NGO akınına uğradığını göstermekte. Gelenlerin önemli bir kısmının kilise mensubu ohnası dikkat çekici. Kendilerini, asıl ve ilk saf Hıristiyanlar olarak gösteren "Yehova Şahitleri'' de Türkiye'de taraftar kazanma çabası içinde. Bunlar "tetkik" adı altında kutsal kitap dersleri düzenlemekte. Taraftarlan, evleri kapı kapı dolaşarak kitap, broşür, dergi dağıtmakta, zaman zaman seminer ve toplantılar düzenlemekte. Türkiye'de merkezi Istanbul ohnak üzere Ankara, Izmir, Eskişehir. Antalya, Hatay, Mersin ve Kuşadası'nda ibadet salonlan bulunmakta. "Bahaüer" ise devlet yöneticileri, gazeteciler, ileri gelen işadamlan ve sanatçüarla yakın ilişkiye girme çabasında. Özellikle Sıvas, Çorum, Amasya ve Erzincan gibi kentlerde faaliyetlerini yoğunlaştınyorlar. Nurcularla yakınlaşma çabası Orgüt üyeleri son dönemde örgütsel faaliyetlerini kamufle edebilmek için kendilerini "xn&- Byetçi-ülkücü'' kimlığiyle lan- se etmeye çalışıyorlar. Örgüt tabanında cemaatın legalize ol- ması, Nur cemaatleri, Müslü- man Gençlik gibi gruplarla or- tak hareket etme ve bu grupla- nn ünkânlanndan yararlanma- ya çalışılması fıkri gelişti. şerlatçı terörlste Imam hatlp eğitlml Orgüt cezaevlerinde "siyer, fikıh ve hadis" konulanrun iş- lendigi eğitim faaliyetlerine devam etti. Söz konusu egitim- lerde imam hatip liselerinde uygulanan müfredat örnek ahndı. Bu liselerde okutulan ders kitaplan eğitim materya- li olarak kullanıldı. Dağılma noktasına gelen örgüt, üyele- rine yönelik "ADah'm, ceza- evierini Ünn grubu içinik med- reseler olarak seçöği"' şeklin- de propaganda yaprı. Hâklm köylerde 'PKK' korkusu Terör örgütü PKK'nin ger- çekleştirdiği son eylemler Gü- neydoğu daki bazı illerde ör- güt içerisinde tedirginliğe ne- den oldu. Bazı örgüt üyeleri PKK'nin "HizbuDahçı" ola- rak bilinen köylerdeki tarla- lan ateşe verebilecekleri endı- şesi taşıyor. CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU KardeşimMehmetUlusoy Zeynep Oral ve Işıl Kasapoğlu'nun yazılann- dan sonra Mehmet Ulusoy (ve tiyatrosu) için baş- ka ne söylenebilir... Işıl'ın yazısında, Mehmet için tiyatro sahnesinin "canlı birşey" olduğu saptaması onun tiyatro an- layışı (duygusu) için söylenebilecek belki de en önemli şeydi. Zeynep Oral'ın yazısı, Mehmet Ulusoy tiyatro- sunun bilimsel ve duygusal, çok değerii bir özeti- dir... Benim onlara ekleyebileceğim tek bir şey, Meh- met'in bir çocuk adam olduğudur... Dev bir çocuk adam... Herkesin kişiliğinde çocuksu bir şeyler buluna- bilir. Mehmet tepeden tırnağa çocuktu. Küsmeye de banşmaya da, kederienmeye de se- vinmeye de aynı hızla hazır... Yüzünde küskünlük ve keder bulutlarıyla, banş- mak ve sevinç ışıltıları inanılmaz bir hızla yer de- ğiştiren... Ama küsmekten çok banşmaya, kederienmek- ten çok sevinmeye yatkın... Dizginsiz, azgın biryaşama sevincinin adamı... Tiyatronun yanı sıra, şiire ve güzel kadınlara tut- kun... Paletleri ve zıpkınıyla daldığında, saatlerce göz- denyitipgiden... Tiyatro sahnesine dalışı da böyle bir şeydi bel- ki... Gerisinde kuşkusuz ki büyük bir bilgi donanımıy- la... Fakat daha da çok tutkularıyla, duygulanyla, sezgileriyle.. Bilinmezi keşfetmeye çıkan bir çocuğun heye- canı, merakı, saflığı, gözü pekliğiyle... Nâzım Hikmet onu tanımış olsaydı, eminim ki çocuğuymuş gibi severdi... Aynı çocuksuluk, aynı yaşama sevinci, aynı ya- ratma tutkusu ve aynı yaratıcılık yeteneği... Nâzım Hikmet'e hayranlığı sıradan bir hayranlık değildi... Yalnızkafaca değil, gönülce de bir bağltlıktı bu... Aynı soyun insanlanydılar... Nâzım'la aynı yaşta ve tam da onun öldüğü Ha- ziran ayında, neredeyse aynı günde öldü... Rastlantı mı, yazgı mı... Bilmiyorum... • • • En çok yakınlaştığımız dönem, 1970 başlann- daki Paris günlerimizdir... Paris'te yaşıyordu ve yanılmıyorsam Paris'e o da o sıralarda gelmişti. Ben yurtdışına yeni çıkmış, Londra'da birkaç ay kaldıktan sonra Paris'te karar kılmıştım... Mehmet Ulusoy'la 60'lı yıllar Istanbulu'ndan ta- nışıyorduk, yaşıttık ve arkadaştık.. "özgûrlük Tiyatrosu "nun {"Theatre de Liber- te") kuruluş çalışmasının hazırlıklan içindeydi. Ve o dönemde Paris'teki çevresinde bu konuda işe yarayabilecek kim varsa (her zaman yaptığı gibi) onlan da işin içine kattı... Hepimiz tıyatrocu olup çıktık ... İlk oyun, "Gele- ceğe Masallar" ("Legendes a Venir") Mehmet'in yaratıcı fantezilerinin yönlendiriciliğinde, birlikte oluşturuldu. Nâzım Hikmet ve Aziz Nesin'den tekstlere, Ve- dat Sinan'ın tekstleri eklendi... Vedat (Demircioğlu) Sinan (Cemgil) bu satırlann yazandır... Fransız basınında Mehmet'in oyunuyla birlikte Vedat Sinan adı da geçmeye başladığında, ken- dimi tiyatrocu saymadığım ve o sırada yaptıgım işi yazarlık olarak görmediğim için takma ad kullan- dığıma pişman olmadım değil... Sevgili Mehmet, değerii, akıllı, sevgili, çocuk kardeşim... Söylenebilecek daha birçok şey varmış demek... Yaptıklann ve kişıliğin üzerine daha birçok şey söylenecek, kitaplaryazılacaktır... Yaşıtın ve bir kardeşin olarak benim burada söy- leyebileceğim son söz, ölümü biz dostlann için artık pek çok kolaylaştırmış olduğundur... ÖZEL BİR A ÇIKL4MA "Vatan" gazetesinde, bana ait olmayan bazı sözlerbenimmiş gibiyayımlanarak, ben ve çokde- ğer verdiğim biryakınım toplum önündeyanlış ta- nıtılmış ve küçük düşürülmüş olduk. Gazeteye gönderdiğim birkaç satıriık düzeltme yazısı yayımlanmazsa yargıya başvuracağımtzı bil- dirdim. Bekliyorum. A.B. ataol b@ cumhuriyet.com.tr. Faks:(0212)513 85 95 HOT& MAVİDBIİZ TtHdYElAV C8MET KÖŞESİ, MWİ BMUtK ÖOOliÜ, MAJMAtâ TURUNÇ KOYUNM D8İZE SrH, YÜZME HİVUZU, HWUZ BAR, »UCK Bi», SWAHr MCŞMM ZBHGİN «ÇK BÜFE. OMURM; MüsnudL aflmtoj şoRia, lûJMA, MÜZİK, TEffON, TH UÇ KURUTMA. 0-2 YKŞ ÜCRETStZ NH 00AD* ÜÇÜNCÜ K)Ş) % 50 M l H M J Yanm Pansıyon Mayıs-EKirr Haziran-Eylül Temmuz-Agustos Bungalov M.0OYTI+KDV 40.00 YTUKDV 50.00 m+KDV OtEİodaa 40.00 YTl+KDV 55,00 YTL+KDV 70.00 YTL+KDV KAMPANYA(01-16TBMMUZ) 7 gece kad 6 gecs öde REZERVASYON M 0252 478 71 90-91 Faks: 0 252 478 70 07 www.lwteiiMviitaniz.coin Wo hotetnarictertz.com
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog