Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 MAYIS 2005 SALI 14 J V U J i l L J J \ kultunacumhuriyet.com.tr TİYATRO DÜNYASINDAN DtKMEN GÜRÜIV YAZIODASI SELİM ÎLERİ 'Vangın Duası'; zamarı. anlar, sayılar... beklemek, ölmek, ölmek isteyıp de ölememek üstüne bir oyun. Istanbul Devlet Tivatrosuyapımı olan ve ilk göstenmını 14. Uluslararası Istanbul Tiyatro Festivaü'ndegerçekleştiren 'YangınDuasTnın yazarı, Krek Tıyatro Topluluğu'nun kurucularından olan Berkun Oya. O y a ' n ı n ' O p ' l a Zo'nun DramT ve 'Adamlar' adIı oyunlarmdaki ironi, mesafeli yaklaştm ve özgün bakış burada da gözlemlenıyor. Yazarın uyumsuz tiyatro sınırlarını zorlayan oyunu, yalın ama o deniı köşeiı dilı, güçlü oyunculuklarla daJıa da zenginleşiyor Bu açıdan. 'YangınDuaa'nın Ahmet Uğuriu, Ülkü Duru ve onlarla aynı çizgide duran Ali Alay (Krek' ın dıger kurucusu) gibı sanatçılarla buluşmuş olnıası başan grafiğını yükseltıyor. ÖKimdü, ölümlerin en kolayı Boşluğa kanşmak Bahçe ve Çini Sobad) Yılötzlar Alttnöa Istanbul'ua anlatmaya çalıştığım Çapa, çocukluğumun en siük semtlerinden binydi benim için. Falcıya gıdişımız dışında, hastane zıyanetlen dışında, belleğım Çapa'yı iyice sıldi sanıyorclum. Geçen gün, arkadaşım Serap'ın evinde gördüğüm eski albüm, 1950'ler Istanbul'undan fotograflar, bu arada Çapa'nın bır ikı fotoğrafı, Çapa hatıralannı geri getırdi. Meğer Çapa. bellegımde büsbütün sönmemiş. Hele Serap, oralarda geçen çocukluğundan söz açtıkça, onun söz açıştan ve fotoğraflarkıiavuz oldu... Çapa'ya Havagazı Idaresi'nde öyle mı denıyordu acaba? çalışan Muhterem Bey'lerin evine gtderdik. Gözümün önüne gelen de o ev zaten. Yoksa, Muhterem Bey'ı, hanımını, ıkj kızını açık seçık hatırlayamadım. 8u tanışıklığm sebebini ve hikâyesini de çıkaramıyorum. Ev, en çok, çini sobasıyia beliriyor. Gerçı o gune kadar pek çok eski zaman evi görmüştüm, Kadıköyu'nde, Hortıor'da, Kuzguncuk'ta, sonra Nezihe Hala'lann Bursa'daki evlen... Fakat bu evler hep, ya ıkı katlıydı, ya üç kattı. Muhterem Bey'terın Çapa'dakı evteriysetek katlı! Dısardan bakıldığtnda handiyse görünmeyen btr ev. Boydan boya ınce, san bır duvar örtmüş, Duvann tam ortasında ahşap kapı. Bu kapı, sokak kapısıdır. Sokak kapısından gınnce, sızı avlu karşılar. Avlu dediğıme bakmayın, kuçücük bir alan, üstü açık olduğundan avluyu andırıyor. Oraya ıki üç basamakla inilir. Avlu boyunca uzunlamasına yol tahtalan seriiidir. önde Muhterem Bey'in eşi, arkada annemle ben, hızlı hızlı yürürüz. Çapa'ya daıma erkence gidilir. Çünkü semt uzaktır ve akşam iyıce bastırmadan dönrnek gerekir. Vakit erken ofduğu için de, avlu gün ışıgt kuşanmış olur. Yıne birkaç basamak çıkılarak eve girilir. Evin, söylemem yersiz, ayrı bır kapısı vardır. Bu kapı bazan "kurander" dolayısıyla çat! diye kapanın Muhterem Bey'in eşı kızlanna seslenir... Dısardan kendini belli etmeyen Çapa'daki ev, insanı... hele ben yaştakı bır çocuğu şaşırtacak kadar büyüktü. Iki tarafta, karstlıklı odalar. Orta yer, genişçebırkondoruçağnştrryor Büyücek geçmışzamandan kalma bır mangal burada dunjrdu. Sonra bir odaya gırerdik. Herhalde oturma odasıydı, belki misafır odası. Serap'ın Çapa fotoğraflanna bakarken, en çok bu oda çıkageldı. Fakat görünlusüyle değil, kokusuyla! Oda sabun kokardt. Neden sabun koktuğunu önce çözemezdiniz. Pencere kenannda adeta gururla duran karpuz dilimlerınm sabun olabileceği kimin aklına gelır?! Basbayağı karpuz diltmlen, sımsiyah çekırdekteri, kıpkırmızı etleri, hârelı yeşıl kabuklanyla. Yalnız ufarak dılimler. Her bin sabunmuş, Edime'de yapıtırmış, birzamanlarbu sabuntan sarayiılartukeörmıs... Odanın görkernı. şuphesız, çtnı sobaydı. O artıkkurumlu kurumlu dururdu. Krem rengıydi. Bununla birlikte bordulerinde, kenar süslennde rengârenk çiçekler, pembe güller, mavtmsi karafilfer koşuşup duruyor, asma yeşili yapraklan da unuttum sanılmasın. Bir sonbahar günü, oda, ev enikonu serindi. Muhterem Bey'in kızlan çini sobayı yaktılar. San çivilerkakılmış bordo denden könjğü işte birdenbire hatırityorum! Suslü bir köruktü. Sanki nefes alıp veriyordu. Tabii buna da pek şaşıyordum. Sonra, sobanın açık kapağından çıtırtılı yalırnlar fışkırmış, ateş tozanlan uçuşmuş; başımı kaldınr kaidırmaz, yaglıboya tavanda yalımlann ışıltılannı bır akis olarak görmüştüm. Hayatımda biri denizden, biri ateşten böyle iki yansıma var. Bir türtü istediğim gibi yazamıyorum. Denizden gelen mavımsi yansıma, Amavutköyü'ndeki bir yalının tavantndaydt... öneriler Sergı / Haz Muhabbetlen, Nedret Sekban'ın resim sergisı, Evın Sanat Galerisi, Bebek. (21 Hazıran 2005 tanhıne kadar.} lat&gı için." Aynı şey rüyalar, hatta küçük kâbuslar ıçuı de geçerlidir. Ne var ki, bütün bu ohımsuz ipuçlanna karşın 'Yangın Duaa'nda karamsar bır havadan söz etmek olası degildir ve seyircı sahnedeki üçlüye. kımı mantık yürütmelerinden bagımsız olarak katılır. Anları özlemek 2140 yaşında Mişka (Ülkü Duru), 2154 yaşında Zajo (Ahmet Uğurtu), 1000 yaşında Bın (Alı Atay) 'Vangın Duası'nın ölmeyı bekleyen ve heklemekten yorulmuş kişileridir. Bir kadın. tnr erkek, bir homoseksüel. Üç cins, üç insan, üç diinya... Üçü de kendilerine özgü karakter özelliklennı, yaşamla, ötümle hesaplaşmalarını ıkılı, üçlü, teklı sahnelerde yansıtırtar. Oyunda söz konusu olan bedenin yok olması gibi göriinse de söylemlerin ardmda ölümün, yaşamın, yaşanan anların sorgulanması yatar ya da kimı zaman benliği saran ölme ısteğı. ölüme adım adım yaklaşıyor olmanın verdigı bir garip teiaş, yaşamın eskı bir B erkıtn Oya nın uyumsu: tiyatro sınırlarını zorlayan oyımu, yalın ama o denli köşeli dili, güçlü oyunculuklarla daha da zenginleşiyor. Yangın Duası nın bir andan diğerine değişen atmosferi, hiç düşmeyen temposu söylemlerle birlikte Ahmet Uğurlu, Ülkü Duru ve Ali Atay'ın oyunculuklanyla yoğun anlamlar kazamrken Zajo. Mişka ve Bin arasmdaki ilişkiler incelikle işleniyor. kanşırsak ber şeyin sonunda, geride kalaniar arasında en çok anlan ö/Jeyeceksin Zajo, kı\Tnetinî bilmediğin bütün anlan... bu söylediğüni unutma... Bunu söylediğim anı, sakm unutnıa." Anlar öylesuıe önenılı kj ınsan havatında. Aynca. zaman ıçinde yaşamlann zengitıleşmesi ya da ıçı boşaitılmış kuru kabuklara dönüşmelen bağlamında. yangınlar geçmışı sımgelemektedır: "Şimdllerde,se\iyorum, anyoruın bu kokuyu... GerideküerL. vıe gecnıişinıizi haür kartpostalla füm şendı gıbı gözler önünden geçişî... Tedirginhkler. araytşlar. uyumsuzluklar, ilişkiler ölüm teması ve ölüm çeşıtlemelen üzenne hesaplaşma anlan... "Ölmeyi beceremez ve korktugumuz başunıza geüp de boşluğa Mişka (muhtemelen kör), Zajo (muhtemelen sagır), Bin (muhtemelen bunak) giderek azalan yer çekimine karşı, boşluğa karışmamak içın, sıkı sıkıya tutunduklan tekerleklı sandalyelennde, sonsuz bekleyiş sürecinde zamanın hem içindedirler. hem dışmda. Berkun Oya'nın paneilerle düzenlenmiş sahne tasanmında rnekân kavramı kınlmıştır. Her takırtı. her sarsıntı bu boş alanda Erkin L'yal'ın ışık tasanmında, önce patlayıp sonradan stlıkleşirken renk skalasında 'göztegörülmezaydınhklara' dogru yayıiır. Tan Tünçağın elektronık müziği ise yazann uçlarda dolaşan yorumuyla örtüşür. Oyunun bır andan diğerine değişen atmosferi. hıç düşmeyen temposu söylemlerle birlikte Ahmet Uğurlu. Ülkü Dunı ve Alı Atay'ın oyunculuklanyla yoğun aniamlar kazanırkenZajo. Mişka ve Bin arasındakı ilişkiler de incelikle işlenır. Ve bır şey yapamamak. amaçsız beklemek, sevmek. kıskannıak, küsmek, banşmak, umut etmek'ın ardından boşlukta kaybolma sürecı başlar; "sesler ve sözfcr, kulak yırtan güiriil(iüere, gürültüJer sesstztiklere ve sessiztîkler gözk göriilmez ayduılıklara dönüşürier Son getmiştir™ Son yoktur" 'Yangın Duası' insanı kendisiyle baş başa bırakan bır fantezi. Festival jürisinin seçimlerinde, içerikbiçim ilişkisinin tutarlılığı belirleyici oldu JeanPierre Dardenne ve Luc Dardenne'İD AJtuı Palmiye kazanan BdçikaFransız ortak yapımı filmi 'Çocuk' (solda). Jim Jarmusch'un Büyük Ödülü alan filmi "Kırık Çiçekkr' (sağda). Yetıiden gerçd^çfliğnı ahm yıh \ ECDt SAYAR CANNES 58. Cannes Fılm Festivali bır yıldızlargeçıdıydı. desek yendır. Yıldız derken, 'star'lardan değıl, dünya sınemasmın en parlak yönetmetılennden söz edıyorum; Wim \\endersten Hou HsiaHsien'e. Lars von Trier'den Da>id Cronenberç'e dünya sînemasının büyük ustalanndan. Bunlann hiçbuınuı tek bir ödül bile alamadığı ılgmç bır festival yaşadık. Emir Kusturica başkanlıgındaki uluslararası jürı. ustalann biçem denemeleri yerine, naif ve gerçekçi bir sinema anlayışuıı yeğlerken, Belçıkalı kardeşler JeanFierre Dardenne iie Luc Dardenne' m bır BelçıkaFransız ortak yapımı olan 'Çocuk* (L'enfant ı adh son fıhnlerine üdnci kez Altın Pahnıye'yı verdı. Dardeııne'lerm filmi, yoksulluk içinde yaşayan genç bir çıfhn çocuk sahıbi olma serüvenını anlatıyor. Filmın temel sorunsalı toplumsal koşullann birey üstündeki etkisi. Filmın odak noktasında. henüz birkaç günlük bir bebek var, ama fılmin adı *Bebek' değil, 'Çocuk'. Herhalde. yaşamlarmı sürdürebılmek ıçin çocuğunu satışa çıkarmakta sakınca görmeyen babanın 'çocuk'lugunu \aırgulamak ıçin. Dardenne kardeşlenn, kolaycılığakaçmayan. hiçbir yan ögeden destek ahnaksızın, salt gerçegın gücüne yaslanan sıneması bir kez daha ödüllendırilmış oluyor böylece. 1966"da, üçüncü fiknlen 'Vaat'la dikkat çeken, 'Rosetta' ıle Altın Palmıye aldıktan sonra, 2002 'de *OğuT adh filmlen ıle yenıden yarışmaya seçilen \e bır oyuncu ödülü ile Cannes'dan aynlan Dardenne'lenn sineması, sağlam dramatık yapısıyla, seyircmın ilgisıni sürekli eanlı tutmayı başanyor. 'Çocuk', 'Rosetta'nın ızınden gıderek. yenıgerçekçılığin yenıden doğuşunu müjdeliyor sanki Jiinnın festıvalin son günü yaptığı basın toplantısmdan anlayabildiğım kadan ıle, 'Çocuk*, herkesin en beğendiği film olmasa da, Altın Palrnıye ıçm üzennde uzlaştığı fihn ohnuştu. Dardenne kardeşlenn sınemasını da çok sevmeme karşın. Kırık çiçekler1 Kustunca'nın favonsi oldugundan hiç kuşku duymadığmı 'Kınk Çiçekler' {Broken FloH*rsi. bu yıl 'BüyükÖdül'ün sahibi oldu. Belkı de, Jarmusch'un filmografismdeki en kolay ızlenır fılm bu. Cstelik de, bütün öğeleri yerlı yerinde. orgon bir sinema ömegi. Jarmusch'un damgasını taşıyan görünrülen, filmın 'nostaljik' yanını çok iyı vurgulayan tasanmı ve Bill Murray'den dört dörtlük bir oyunculuk... Sharon Stone. Jesska Lange, JuIfe Delphy, Tilda Swinton gibı ısımler de cabası... 'Kınk Çîcekler'. ezeti bır bekârın aldıği bır ısimsiz mektup üzerine, geçmişindeki dört kadını ve onlann birinden olan çocuğunu bul İçerik ve blçlm Basın toplanıısında Jüri Başkanı Enıir Kusturica'mn belırtliği gıbi yanşmada 56 çok ıyı fılm vardı ve bir başkajürı bunlardan herhangi birine Attm Paimiye'yi verebilirdi. Gene Kusturica'nın sözleriyle. 'genre'(tür) merakhsı bir j ü n Cronenberg'ın filmını ödüllendirebihrdi pekâlâ ya da Hopper'ın resimlerinı çok beğenen bır jün Wenders'ı taçlandırabilirdi. Ama, bunlann hıçbın olmadı. Salı bıçım kaygıları jüriden \öiz bulmadı. îçerikbiçim ilişkisinin tutarlılığıjürinin seçimlerinde belirleyici oldu çalışmak ıçin gelen kaçak göçmenJerin acısını ustalıkla yansıtıyordu. Filmın tümüne yayılan kara mizah, Jones'un oyunculuğunda en güzel ifadesini buluyordu. 'Üç Gömülme', Teksas'ta, ,\BD'nin Meksika sınınnda geçiyor. .\menka'nın çürümüş değerlerine karşı Meksika'da hâîâ ayakta olan etik degerlen sa\unan bu FransızAmenkan ortak yapımı. oyunculuk ödülünün yanı sıra, senaryo yazan Guiüermo Arringa'ya da haklı bır ödül gerirerek, bu yıl yanşmada iki ödül kazanan tek film oldu. • ANKARA(ANKA)îspanya, Dogu ıle Baö arasîndaki iletişimi konu edınen *West Portrayed b> East' sergısi ıçın Türkiye'den 5 elyazması ve 3 eski baskı yapıt ıstedı. El yazmast yapıtlardan bınnde Knstof Kolomb'la Aragonlu Ferdınandın buluşmasmı betımleyen bir minyatür bulunuyor. Kültür ve Tunzm Bakanlıg] Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürii Aytekın Yılmaz, tspanya'nın Barselona kentinde 26 Mayıs25 Eylül, Valensıya kentinde ise 1 ? Ekım15 Ocak arasında açılacak sergiye Türkıve'den de bazı yapıtlann kaulacağını bildirdi. Ispan>*a, yapıtian 1 milyon 360 bin 400 A\To'ya sigortalattı. Yaklaşık 8 ay boyunca Ispanya'da kalacak \apitlara Türkiye'den 6 kütüphaneci dönüşumlü olarak sergi komıserliği yapacak. Kotomb miıyatırlü etyazması yaptlar Sımrlar... Sınırlar 'Sınır'lar arasında sıkışmış yaşamöyküleri yahıızca Meksika'dan gelmiyor. Bir başka ödüllü film, lsrailli yönetmen AmosGhai nın yönettiği FransızîsrailIspanyolBelçıka ortak yapımı 'Serbest Bölge' (Free Zone), israılFüistmOrdün arasındaki bir yolculuğun öyküsü. Ortadoğu'nun parçalanmış yasamından kesitleri, biraz dağınık bır anlatımla sergıliyor Gıtaı. Ama. başroldeki Hanna Laskı' ya venlen En lyi Kadın OVTUICU ÖdüKi' nün. hak edilmiş bir ödül olduğunu söyleyebilirim. Bu yılm 'Jüri Ödülü' ıse genç bir Çinlı yönetmenin. \Yang Xiaoshuai'nm 'Şanghay DüşJeri' (Shanghai Dreams) adh fümine verıldi. tstanbul Fihn Festıvalf nde göstenlen 'Bejing Bisikled'nın de yönetmeni olan Xiaoshuai. 1960'larda hükümetın çalışmak ıçin ülkenın dört bir yanındaki ufak kasabalara gönderdigi aılelerden birinin öyküsünü anlatıyor. Taşra atmosfen. erkek egemen toplumun ezilen kadınlan ve gençlerin yaşadığı *kınk' aşk hıkâyeleri... Elbette, HouHiaoHsien'ın fihni kadar mükemmel bir estetik düzeyc sahip değil 'Şanghay Düşleri', ama jürinin saptadıgı knterlere çok uygun. • Dünya sinenıasımn büyük ııstalan Wim IVenders, Hou HsiaHsien, Lars von Trier, David Cronenberg... Bu isimlerin hiçbirinin tek bir ödül bile alamadığı ilginç bir festival yaşadık. Enıir Kusturica başkanlığındaki uluslararası jüri, ustalann biçetn denemeleri yerine, naif ve gerçekçi bir sinema anlayışını yeğledi. Bunda, Toni Morrison, Agnes Varda, Salma Hayek gıbi toplumsal temalara duyarlı sanatçılann önemlı rolü olsa gerek. Fatih Akın'ın tercıhı neydı, sormadun. 'Öteki" sorununu tartışan Haneke'nin 'Sakh' ı Cache) adlı fılmine destek vermiştir tahminimce. Östelik, içerik biçim ilişkisi açısmdan da mükemmel bir örnekti 'Saklı\ Jüri, En İyı Yönetmen Ödülü'nü Michael Haneke'ye vererek bır denge oluşturmaya çalıştı, amabana sorarsanız, keşke Palmı>e Haneke'de 'Sakh' kalsavdı derını. mak için çıktıgı yolculugu anlatıyor. Tabii, fılmlerdeki tüm yolculuklargibi bırıçyolculuğa dönüşüyor bu arayış. Erkek oyuncu dalında pek çok adayı aklımızdan geçiriyorduk ödül gecesi ki. Bill Murray da bunlardan bıriydi ama. şans Amerikalı yönetmeno\'uncu TomnnLee Jones'ım kapıstnı çaldı. Evet, hiç kuşkusuz en güçlü adaylardan biriydi Jones Yöncntıcn olarak imza atîığı Melquiades Estrada'nın Üç Kez Gönıulmesi" adlı filmın başrolünde mükemmel bir oyun sergilıyor. Meksika'dan Amenka'ya • Kültür Servia 'Narsist ve Eko' ya da 'Prova' adlı gösten 25 Mayıs günü saat 20.00'de Fransız Kültür Nîerkezi'nde izleyiciyle buluşacak. Alexandre Abellan'ın sahneye ko\'dugu yapıtuı hareket tasanmı Stephanie Parent ve fiyas Odman'a, kostüm ve dekor tasanmı Turgut Kocaman'a, tşık tasanmı Apo Kaya'ya, müziklen . \ n o Pert. Cathy Berberian, Villa Lobos ve Tribıte to Gainsbourg'a ait. Türkiye'de yaşayan Fransız tiyatro sanatçısı Alexandre Abellan'ın kara komedisi olan yapıt; ikı dansçının 'sanatsal yaratun' sürecuıdeld hallerini yansıtıvor. 0>Tinda gıderek ovııadıklan karakterlere dönüşen oyxaıcuîar üzeriııden "sanat ne?", "çağdaş sanat ne?", "sanatçı kım?" gibi sorulara yanıt aranıyor. 10 212 334 87 40) lUarşist ve Eko' ya da Trova' „ 'Anadolu Ateşi' Avrupa yolcusu • ÎSTANBUL (AA) 'Anadolu Ateşi' dans topluluğu, A\rupa turnesine çıkıyor. Anadolu Ateşi Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Erdoğan. 1516 Haziran'da Paris'teb ünlü Bercy Salonu'nda 2 gösteri sunacaklannı söyiedi. Erdoğan, "Fransa'da gerçekleştireceğımiz ılk gösten oiacak. Salonun büyükiügü ve bu göstenye verdıgimiz önemden dola>ı 110 ktşilık dansçı grubuyla sahneye çıkacağız. Eğer yetkıhlen ıkna edebıhrselt, gösteride gerçek ateş kullanacağız" dedi. Belçıka'nın Hasselt kentinde 1"18 Hazıran'da 2 gösten sunacaklannı bıldıren Erdogan, koreografı ve dekorda Avrupa tumesı içın bazı degişıklikler yaptıklannt ka>detti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog