Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 MAYIS 2005 ÇARŞAMBA 8 HABERLERIN DEVAMI TURKIYE Istanbul Edirne Kocaelı Çanakkale Izmir Manisa Aydın Denizli PB PB PB A B A A 27 26 27 30 31 34 33 PB İ24 Sinor.» Sam Trab2on Gires Ankara Eşkj ehir Konya Sıvai; B 24 Zonguldak PB 22 Antalya A 31 Kars Q Açık PB 22 Adana B 33 un PB 22 PB 17 un PB 18 B 28 B 30 B 28 Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van B PB B PB PB Y Y 29 30 33 33 30 22 18 Y 16 Yurdun doğu ke- sımlerı parçalı bulutlu, Doğu Anadolu'nun doğusu ıle Artvın çev- relerı sağanak ve gok gurultulu sağanak ya- ğışlı, dığer yerler az bulutlu ve açık geçe- cek. Hava sıcaklığı Doğu Anadolu'nun doğusunda azalacak, dığer yerlerde artma- ya devam edecek DIŞ MERKEZLER Oslo Helsinkı Stockholm Londra Amsterdam Brüksel Parıs Bonn Y Y Y PB PB PB PB PB 10 14 12 16 14 15 17 16 Berıin PB 16 Münıh PB 14 Zürıh Budapeşte Madrıd Vıyana Belgrad Sofya Roma Atına Y B Y Y Y Y B 22 24 18 24 25 21 26 Y 13 Şam Moskova Aşkabat Astana Taşkent Bakû Bışkek Tıflıs Kahıre PB PB B Y Y Y Y PB 23 32 24 25 22 16 20 32 B 33 Taşkent Tahran ELCÜ Parçalı bulutlu Sıslı Bulutlu k Çok bulutlu ı Yağmurlu Karlı Sulu kar Gok gurultulu GUNC U NEYT ARCAYUREK • Baştarafı 1. Sayfada lerin, yorumların yerini h^men her gün karamsar, olumsuz haberlerle yorurrjılar aldı. ABD'Iİ yetkililer -örneğirh Amerika'yı ziyaret eden TÜSİAD heyetine- Türkiyd ile ılişkilerin hâlâ kuşku- lu, kaygılı içerikte olduğuıjıu söylüyor. Mark Parris eski Ankşra büyükelçisi, "iki ülke arasındaki özel ilişkilerin nprmal ilişkilere doğru 'ge- rileme' sürecinde olduğunu" öne sürüyor. Avrupa medyası Öcalan'ın yeniden yargılanma- sını istiyor. AB üyeliğimiz toplumsal hareketlere mal- zeme yapılıyor. Budapeşte'de, Varşova'da sokak RTE'yi "AB Anayasası ile f<uran kadına farklı haklar tanıyor. Bayım sen hangisini tercih ediyorsun?" pan- kartlarıyla karşılıyor. •*• Yasa masa dinlemeden, düzeltmeden, AİHM ka- rarı neyin nesi kimin fesicjir diye araştırmadan, so- ruşturmadan öcalan'ı birlan önce hâkim önüne çı- karmamızı yalnız Avrupa'hın, Amerika'nın tanınmış iletişim organları dayatmıyjor. Içimizdeki Avrupalıdan çok Avrupalı kimileri de aynı yolun yolcusu. Örne- ğin içlerinden biri "Eğer" diyor; "Avrupa Birliği'yle bütünleşmeyi devlet poliiikası olarak devam ettiri- yorsanız... bu durumda yspacak bir şey yok. Yanlı- şı düzelteceksiniz". AlHM'nin (hükümetin halâ tercüme ettirmediği) 72 sayfalık kararını inceleyelfm. Hangi kapıları açtığını ya da kapadığını saptayatrak karşı önlemleri alalım diyen de yok yazan da. AİHM kararına karşı marıtıksal, hukuksal kimi sa- kıncalar öne sürenleri "sorunu siyasal açıdan istis- mar etmeye çalışmakla" suçlamak da marifetlerin bir diğeri. Kararı birdurum saptarnası niteliğinde, sorumlu- luğu ve denetimi Avrupa Konseyi Bakanlar Komi- tesi'nde görenler... dosyanın yeniden açılmasının mutlaka yeniden yargılar|ma ile sonuçlanması ge- rekmediğini açıklayanlar.r Öcalan'ı yeniden yargı- lama kapsamı dışında bırakan yasaların (iktidarın es geçtiği siyasal sorumluluğu üstlenerek) vakit geçir- meden değiştirmesini... iltfidarın sorunu yargıya ha- vale ederek sorumlulukt&n sıyrılmayı hedef aldığı- nı savunanlar... -yalakalatagöre-geleceğimize iha- netin eşiğinde. I AİHM daha önceki bifr kararında örneğin ünlü Carlos'aterörist damgasıını vurur, ama öcalan'ın 35 bın insanın katlinden sorpmlu terörist başı olduğu- nu yazmaktan özenle kaçınır. Bizdeki kimi ilim bi- lim adamları, medyamızın ünlüleri; karara son biçi- mi veren 17 yargıçtan kurulu mahkeme heyetinde PKK ile işbirliği yapan Erjmenilerden, öcalan'a pa- saport veren Rumlardari, Kenya Büyükelçiliği'nde katili koruyan Yunanistan'dan bireryargıç bulunma- sından... AİHM Başkanı |le 6 yargıcın karara muha- lif kalma nedenlerinden..; tek satırla söz etmez, yaz- maz, kamuoyunu aydınlatmaz. Türkiye, hemen her d^yatmayı sindirmeye hazır bir ülke konumuna sürükjlenmek isteniliyor. Bu aşa- madayız. Genelkurmay (kinci Başkanımız Orgene- ral llker Başbuğ da Istanbul'daki bir seminerde derin etki alanı olmayan'kayıtlarla "egemenliğimizi tartışmaya açmamız gerektiğini" söyledi. Türküyü ulusal marşaçevirmenin zamanı geliyor galiba:... Vere vere kalnjıadı, kalmadı! SÖYLEŞİATTİLÂİLHAN "...'Akıl' Var Ama, ya 'Metod' Yoksa?.." • Başturufı Arka Sayfada Bunu da sinek pislemedik bir yere yazınız! Sorun ne zaman baslıyor? Rasyonalizm (akılcılık) öne çıkar; Pozitivizm uy- gulanır; diyalektik ya da idealist metodlardan biri- siyle sentez aranırsa; arayan toplumun, kendine mah- sus bir medeniyet, bir kültür, bir yaşama tarzı geliştir- mesinden kaçınılamaz. '/ydınlanmamış' bileolsa, ger- çek budur: Yüzyıllar boyunca, Anadolu'ya, Balkan- lar'a, hatta Orta Doğu ülkelerine yayılmış Selçuk- lu/Osmanlı Kültür Sentezi (Bileşim), o dönem için, onun koşullanna uygun, rjaşarılı bir örnek sayılabilir. Zi- ra hiç de rasyonalist (akilcı) olmadığı halde, tabiata insan aklını eklemeyi bilmiş, hem üretici hem yara- tıcı olabilmiştir. Bunda muhtemelen Türklerin Asya'lı olması, Islâmiyet'i -Frenklerin Hıristiyanlığı 'üçün- cü halklara' dayattığı gibi- zorbaca dayatmaya kal- kışmaması önemli rol oynamıştır. Sorun ne zaman baslıyor? Batı'da Rasyonalizm'e ve Pozitivizm'e ulaşmış ülkelere, üst üste yenilmeye başlayınca: yâni çareyi, kendine mahsus olanını, öz- gününü, bir bakıma doğrusunu bulamayıp, yanlış yerde aramaya başlayınca! Eskiden Balkanlar, Or- ta ve Batı Avrupa, Osmanli/Selçuklu kültürünün et- kisınde kalırken; şimdi o gerekli metodu bulamayıp, kendi sentezini yapamayınca; ister istemez, Batı'nın gelıştirdiği -kendi mederliyetinin karşıtı- bir medeniye- ti, benimsemeye kalkışıyor; sonuçta o da, aynı sebep- ten, aynı çareye başvutan Rusya Çarlığı da, paldır küldür batıyorlar. Nedeni belli: akıllan Var ama, metodları yok; bil- gileri var ama, sentez yapamıyorlar! Buldukları çı- kar yol, bunları yapabilmiş olanları taklitle yelten- mek -ki, sonuç ortadadır. Bunu da sinek pislemıedik bir yere yazınız. A,NMA GÜNÜ 18 Uayıs 2004 tarihinde kaybettiğimiz yazar Sevgili UĞUR ÖZAKINCI yı dostlarıyla birlikte anıyoruz. Tarih : 18 Mayıs 2D05 - Çarşamba Saat : 18:00-22:00 arası Yer : Profilo Alışyeriş Merkezi - Mecidiyeköy Amazon Câfe Çifte af komisyondan geçtiUnakıtany ı sahte evrak düzenlemek suçundan kurtaran düzenlemeyi eleştiren CHP'liler ( Hayali ihracat meşrulaştınhyor'dedi Tasarı irticaifaaliyetleri nedeniyleyurtdışından çağnlan akademisyenleri de affedıyor ANKARA (Cumhuriyet Büro- su) - Maliye Bakanı Keınal Unakı- tan ı sahte evrak düzenlemek su- çundan kurtaran ve irticai faaliyet- leri nedeniyle yurtdışından çağnlan akademisyenleri afTeden düzenleme TBMM Plan-Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Bazı Kamu Alacaklannın Tahsili veTerkıninellişkinYasaTasansı'nın komısyonda görüşülmesine dün başlandı. Tartışmalı bazı maddelerı- nin kabul edildiği tasarının görüş- mesine bugün devam edilecek. Ma- liye Bakanlığı'nın hazırladığı tasa- rı, ihracat işleminde sahte evrak dü- zenlemekten hakkında dosya bulu- naıı Maliye Bakanı Unakıtan'ı da yargıdan kurtarıyor. Tasarı, sahte ve- ya yanıltıcı belge düzenleme eyle- minin aracılı ihracat suretiyle işlen- mesi halinde, yalnızca "inıalatçı ve- ya tedarikçi ihracatçının cezalan- dırılmasını" düzenliyor. Böylecc Kemal Unakıtan ve benzer konum- da olanların eylemi suç olmaktan çı- kanlıyor.Tartışmalı diğer maddeyle de üniversitelerce yurtdışına gönde- rilip irticai faaliyetleri veya diğer ne- denlerle geri çağnlan akademisyen- lerin, mecburi hizmet karşılığı öde- mekle yükümlü oldukları para ce- zalarının faizi siliniyor. Ayrıca bu akademisyenlerin doğrudan üniver- sitelere atanması öngörülüyor. 'Birileri yargıdan kurtanhyor 11 Tasanyı eleştiren CHP Istanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, "Beninı bildiğim maliye bakanla- rı sahte belge düzenleyenlerin da- ha ağır cezalandırılması için dü- zenleme hazırlar. Siz sahte belge clü/enlenmesini meşru hale geti- riyorsunuz. Bu maddeyle yapılan hayali ihracatın meşru hale geti- rilmesidir. Birilerini yargıdan kurtarıyorsunuz" diye konuştu. CHP Mersin Milletvekili Mus- tafa Özyürek, aracılık yapan şir- ketin de haksız vergi iadesi alabi- leceğine dikkat çekerek "Bunun suçunu niye inıalatçı firmaya yüklüyorsunuz? Hayali ihracat bütünüyle yaptırımsız bııakılı- yor.Artık Türkiye'de hayali ihra- cat yapmak serbest hale gelir. Or- han Aslıtürk ve onunla benzer du- rumda olanlar artık Türkiye'ye gelir, 'Türkiye seninle gurur duyu- yor' nidalarıyla omu/lat cla taşı- nır. Pek çok hayali ihracatçı bu yasayla elini kolunu sallayarak dolaşabilecektir" görüşünü dile getirdi. Naylon faturanın hayali ihracatın da vergi kaçakçılığının da en önem- li aracı olduğunu vurgulayan Özyü- rek, düzenlemenin anayasaya da ay- kırı olduğunu savundu. Maliye Bakanı Unakıtan ise "Toplumun değişik kesimlerinin problemlerini çözen bir düzenle- medir, kişiye mahsus bir düzenle- me değil" görüşünü savundu. 'Bilnıeden işlenmiştir' Unakıtan, CHP milletvekillerini "Bilnıeden bu suçu işleyene de nıi ceza verelim? Geçmişte vergi ida- resi acziyet içinde olduğundan herkese bu cezayı getirelim demiş- ler. Demokratik bir ülkeye bu ya- kışmaz. Hayali ihracat diye diye bu ülkede ben ihracatçıyım diye- mez hale getirdiniz vatandaşı. Ve- himler yü/ünden... Suçlu da olsa ceza alsın, suçsu/ da olsa.. yazık- tır, günahtır" diye eleştirdi. Unakıtan, üniversiteye dönüş af- fından 390 eski akademisyenin ya- rarlanacağını bildirdi. 'Irak Dünya Mahkemesi', İstanbul'da yapılacak oturumda söz haklannı kullanmalannı istedi Bush ve Blair'e mahkeme celbi!Istanbul Haber Servisi - "Irak Dünya Mahkemesi" (VvTI) temsil- cileri, dün İstanbul ve dünyanın çe- şitli kentlerindeki başkonsolosluk- lar aracılığıyla ABD Başkanı Bush ve tngiltere Başbakanı Blair'e 23- 27 Haziran'da İstanbul'da gerçekleş- tirilecek mahkemenin nihai oturu- muna katılmaya çağıran mektuplar gönderdi. WTI tstanbul Koordinasyonu üyeleri dün Istinye'deki ABD Baş- konsolosluğu önünde bir araya gel- di. Burada basın açıklaması yapan WT1 Türkiye Sözcüsü Hilal Küey, ABD yönetiminin Uluslararası Ce- za Mahkemesi'ni tanımadığını be- lirterek Ingiltere'nin de Ameri- ka'nın gücüne sığınarak cezai takip- ten kurtulduğunu söyledi. Dünya yurttaşlannın Bush ve Bla- ir'in, Irak'ta işlenen suçların hesabı- nı vermesini istediğini ifade eden Küey, "Bush ve Blair'i, İstan- bul'da vicdan jürisi önünde iddi- aları yanıtlamaya çağırıyoruz. Is- tanbul oturumunun, başlatılmış bir süreci sonlardırma ve tahayyül edilecek bir süreci başlatma so- rumluluğunu taşıdığı inancında- yız" dedi. Küey, açıklamanın ardın- dan davet mektubunuABD Başkon- solosluğu'na vermek için bir süre bekledi. Küey, mektubu alan ABD'li birkonsolosluk yetkilisinin "Yerine ulaştırılacağına emin olabilirsi- niz" dediğini söyledi. Bush'a gön- derilen mektupta şu ifadelere yer ve- rildi: "Dünyanın adalete inanan insanları adına, insanhğın ortak değerlerini, uluslararası sözleş- melcri ve hukuku ihlal eden dav- ranışlar içinde olduğunuz kana- atinden yola çıkan bizler,WTI'nın Aybar? Russell Mahkemesi'nde ABD'nin Vietnam Savaşı'yla ilgili olarak yargılandığı Russell Mahkemesi'nde Si- mone de Beauvoir, Lelio Basso ve Jean Pa- ul Sartre'ın yanı sıra Türkiye'den Meh- nıet Ali Aybar da yer almıştı. Bertrand Russcll'ın kurduğu ve başkanlığını yaptı- ğı Russell Mahkemesi 1966-67 yılları ara- sında Vietnam Savaşı'nda meydana gelen katliamları sorgulamak üzere oluşturul- muştu. Mahkeme uluslararası kamu- oyunda Vietnam Savaşı konusunda olduk- ça etkili sonuçlar doğurmuştu. İstanbul'da yapılacak son oturu- nıuna katılarak bu iddialara yanıt vermenizi, söz hakkınızı kııllan- manızı ya da adınıza açıklamalar- da bulunacak bir temsilci görev- lendirmenizi talep ediyoruz." Irak'taki işgalin üçüncü yılına gi- rilirken WTI sürecinin 23-27 Hazi- ran'da İstanbul'da yapılacak son otu- rumunda, önceki oturumların so- nuçları incelenecek, yeni rapor ve tanıklıklar dınlenecek. Bu savaşın genel olarak dünya açısından taşıdı- ğı anlam değerlendirilerek bir kara- ra vanlacak. Akademisyenler de imzaladı Bush ve Blaır'in de bu son oturu- ma katılması amacıyla davet mek- tuplan, Istanbul'un yanı sıra Brük- sel, Tokyo ve Lızbon'un da araların- da bulunduğu çeşitli kentlerdeki konsolosluklara verildi. New York, Stockholm ve Amsterdam'daysa mektuplar posta yoluyla gönderildi. Mektupta, aralannda Prof. Richard Falk, Prof. Baskın Oran, Prof. Jo- el Kovel, Dr. Nadje Al-Ali, Haifa Zangana, Prof. Akira Maeda'nın da bulunduğu çok sayıda eski BM gö- revlisi, eski Avrupa Parlamentosu üyesi, akademisyen ve yazann im- zası bulunuyor. 'Dokunulmazhğımı kaldınn' PENGUEN DERGİSİAVUKATLARININ SAVUNMA DİLE1CÇESİ ÇHP'UYıldız: Istifa saygınlık kazandırmaz 'Dava çağdaş topluma aykın' ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - CHP Genel Saymanı ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Yıldız, hakkındaki yolsuzluk iddi- alanyla ilgili savunma yaparak dokunulmaz- lığının kaldınlmasmı istedi. Yıldız, genel ku- rulda gündem dışı söz alarak hakkındaki id- dialara yanıt verdi. Yıldız, yolsuzluk iddialan nedeniyle AKP'den ve mılletvekilliğinden is- tifa eden Cemal Kaya'yı kastederek "hak- kındaki iddialara başkalarını suçlayarak yanıt verme" yöntemi izlemeyeceğini söyle- di. Yıldız, hakkında düzenlenen fezlekede adı geçen ve Batman Barajı ihalesi nedeniyle kendisini Silvan Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyet eden kişinin Ankara'da çeşitli siya- setçilerle görüştüğünü savunarak "Şikâyet dilekçesinde adı olan benim, fakat işin sa- hibi ve muhatabı ben değilim" dedi. CHP'li olduğu için suçlandığını belirten Yıldız, mil- letvekillerine dokunulmazlığının kaldırılması çağnsında bulundu. Yıldız, "Toplumdaki itibarım ve temiz adınıı geri istiyorum. Be- nim dokunulmazhğımı kaldınn. Bir-iki milletvekilinin dokunulma/lık zırhına kurban edilerek istifa ettirilmesi milletve- killerine saygınlık kazandıramaz" dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın karikatüre dava aç- masma tepki olarak kendisini fil, zürafa ve ördek şeklinde be- timleyen karikatürleri "Tayyip- ler Âlemi" başlığıyla kapak ya- pan mizah dergisi Penguen aleyhine açtığı 40 bın YTL'lik manevi tazminat davası başladı. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen duruş- maya, Erdoğan'ın avukatı Fa- tih Şahin ile derginin sahibi Erdil Yaşaroğlu ve avukatları katıldılar. Dergiyi yayımlayan Pak Yayıncılık ve Yaşaroğ- lu'nun avukatlan Bülent Utku ile Tora Pekin, iddialara karşı cevap dilekçesi verdiler. Duruş- ma, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştınl- ması için ertelendi. Pak Yayıncılık ve Yaşaroğ- lu'nun avukatlarının dilekçe- sinde, davacı tarafın karikatür- ler nedeniyle kişilik haklannın ihlal edildiğinin kabul edilme- sinin, çağdaş ve demokratik toplumlarda sanatın ulaştığı ge- lişme düzeyi karşısında olanak- lı olmadığı belirtıldi. Erdoğan ile çızilen hayvanlann karak- terleri arasında özdeşleştirme yapılmadığı anlatılan dilekçe- de, "Karikatürlere yer veriliş biçimine bakıldığında, dava- cının benzetildiği hay van tür- lerinin, davacının ileri sürdü- ğü şekilde kendisini küçük düşürecek bir yönünün ola- mayacağı anlaşılmaktadır" denildi. Dilekçede, dünyada ve Türkiye'de yıllardır siyasetçile- rin çeşitli hayvanlara benzetil- diği karikatürler çizildiği anım- satılarak, bu kişilerin karikatür- lerine gülüp geçtikleri, ancak Erdoğan'ın aynı hoşgörüyü göstermediğı belirtıldi. Dilekçede, Penguen dergi- sindeki karikatürlerin, Erdo- ğan'ın, gazetemiz çızeri Musa Kart'ın kendisini ipe sarılı ke- di şeklinde çizmesine karşı aç- tığı davaya tepki ve dayanışma olarak yayımlandığı belirtile- rek, hakaret kastı bulunmadığı, hukuka aykırıhğın da söz ko- nusu olmadığı savunuldu. AKP'DEN MEMURLARI KIZDIRACAK YASA TEKLİFİ • Baştarafi 1. Sayfada nnın ekonomide çok başarılı olma- dığı şeklinde de yorumlanabilecek gerekçesi şöyle: "Türkiye ekono- mik zorluklarla karşı karşıya ol- duğu bir dönem yaşanıaktadır. Herkese fedakârlık düşmektedir. Tatil günlerimiz diğer ülkelere göre çok fazladır. Tatil günlerinin bol olduğu ülkemizde her işgünü kaybı ülke ekonomisinden çok şey götürmektedir. Bayram ve tatille- rin çok olması yanında cumarte- si günlerinin mesai günü olarak kabulü bir denge oluşturacak, ça- lışılmayan günler telafi edilecek- tir. Bu nedenle cumartesi günleri- nin de çalışma saatine katılması uygun olacaktır. Teklifimiz bu amaçla verilmiştir." Erdoğan-Papadopulos görüşmesine tepki Denktaş: Rum liderin muhatabı Talat'tır AYHAN ŞİMŞEK ANKARA - KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, Başba- kan Tayyip Erdoğan'ın Kıbns Rum lideri Tasos Papadopulos ile Moskova'nın ardından Varşo- va'da "ayaküstü görüşme" ger- çekleştimıesini eleştirdi. Kıbns Rum tarafının, "Kıbns Türkle- rini azınlık durumuna düşür- me ve Türkiye'yi muhatap görme" yaklaşımı içinde oldu- ğunu anlatan Denktaş, "Başba- kan'ın ayaküstü görüşmeleri- nin bir politika değişikliği ol- madığını umut ediyorum. Pa- padopulos'un muhatabı Cum- hurbaşkanı Talat'tır. Türki- ye'nin bunu vurgulamasına, bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" diye konuştu. 2008 belirleyici olacak Görüşmelerde bulunmak için Ankara'ya gelen Denktaş, bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Papadopulos'un Türkiye'den da- ha fazla ödün koparmanın pe- şinde olduğunu vurgulayan Denktaş, "Rumlar 2008'deki Cumhurbaşkanlığı secimle- rinde çözüm isteyip istenıe- diklerini ortaya koyacaktır" dedi. Denktaş, Papadopulos'un izlediği stratejinin önemli bir boyutunu da "Kıbrıs Türkleri- ni muhatap almama" ve Tür- kiye'yi Rumlann Kıbns Cum- huriyeti'ni muhatap almaya zor- lama olduğunu kaydetti. Papa- dopulos'un Erdoğan ile yüz yü- ze görüşme çabalannın da bu- nun parçası olduğuna dikkat çe- ken Denktaş, "Yunanistan Başbakanı, ayaküstü bile olsa Mehmet Ali Talat ile görüşür mü?" şeklinde konuştu. Türkiye zlyaretlne Iptal Yunan basını: Karamanlis sertleşecek Dış Haberler Servisi - Yuna- nistan Başbakanı Kostas Kara- manlis'inTürkiye'ye "daha sert politika uygulayacağı" bu nedenle de haziran ayında Tür- kiye'ye yapacağı ziyareti süre- siz ertelediği ileri sürüldü. Yu- nan basını, Polonya'nın başkenti Varşova'daki Avrupa Konseyi toplantısı sırasında ger- çekleşen Başbakan Recep Tay- yip Erdoğan - Karamanlis gö- rüşmesini, "Türk-Yunan ilişki- lerindeki buzlar yine erime- di" şeklinde değerlendirdi. "So- ğuk bir havada geçen" görüş- menin tek olumlu gelişmesinin, "iki başbakanın haziran ayı sonlarında doğalgaz boru hat- tı projesine başlanması çerçe- vesinde Meriç'te Türk-Yunan hududunda buluşmayı teyit etmeleri" olduğu belirtıldi. Rum meclisine sunuldu Güneydeki Türklere oy hakkı tasarısı LEFKOŞA (ANKA) - AlHM'- nin Kıbns Rum kesiminde yaşa- yan bir Türk'ün başvurusu üzeri- ne, güneyde yaşayan Türklerin seçimlere katılma hakkı bulun- duğuna hükmetmesi üzerine Rum yönetimi güneyde yaşayan 2 bin Kıbrıslı Türk'e seçimlerde oy kullanma ve aday olma hakkı veren bir tasanyı meclise sundu. Buna göre Kıbrıslı Türkler, Gü- ney Kıbns'ta 6 ay kaldıktan son- ra kütüğe kaydedilecek. Türkler cumhurbaşkanlığı seçimi hariç, diğer seçimlerde aday olabilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog