Bugünden 1930'a 5,447,902 adet makale



Katalog


«
»

12 NİSAN 2005 SALI CUMHURİYET SAYFA KULTUR kultur(« cumhuriyet.com.tr 15 Pek çok sanatçı yetiştiren Selahattin Taran'ı öğrencileri bir sergiyle anıyor Resim öğretmeni Selahattin elahattin Taran'in Kepirtepe'den bakmaya ve göstermeye başladığı yaşam, bu kez, öğrencilerinin resimlerinde can buluyor. Toprağa düşen tohum ağaç oldu ve onlarca çiçek açıyor. 0nun geçmişteki öğrencileri şimdi ülkemizin tanınmış sanatçıları ve sanat eğitimcileri. Bu sanatçılar, "Hocaların Hocası Selahattin Taran'a Vefa Borcu" başlığını taşıyan bir sergi düzenledi. 4 Nisan'da Galeri X'te açılan sergi 19 Nisan'a dek sürecek. GÜLSÜM CENGİZ Bugünkü kimliğimin oluşmasında kimini kitaplanndan, kimini doğru- dan tanıdığım pek çok edebiyat usta- sının ve sanatçı dostun etkisi olmuş- tur. Ne var kı, bir de ondan öncesi var. Ilkokuldan başlayarak yaşamı tanıyıp anlamama yardımcı olan öğretmen- lerim. Bu konuda kendımı oldukça şanslı sayiyorum. Çünkü, İstanbul ll- köğretmen Okulu'nda okurken, Köy Enstitüleri kuşağının önemli temsilci- lerinin öğrencisi olma, onlardan eği- tim görme olanağım oldu. Öğrencile- rine yalnız ders programlannda ve ki- taplarda yazılanlan değıl; gerçek ya- şamı, aydınlıkbir bakış açısını sunma- ya çalışan; ders dışındaki zamanlan- nı da öğrencileriyle paylaşan aydın- sanatçı-öğretmenlerdi onlar. Iş öğret- menimiz Hidayet Gülen, resim öğret- menimiz Selahattin Taran, Çocuk ve Gençlik Edebiyatı öğretmenimiz En- ver Naci Gökşen... Hangi birini say- malı? Hepsi birbirınden değerh, bir- birinden önemli, ama bir o kadar da alçakgönüllü öğretmenlerim. Üstelik yalnız öğretmen değildi onlar; hepsı de kendi alanında önemli verimleri olan sanatçılardı. Edirne Kız Öğretmen Okulu'ndan îstanbul îlköğretim Okulu'na nakle- dildiğimiz yıl, öğrenim yılının yan- Hep Kepirtepe'den baktı yaşama Resim öğretmeni Selahattin Terin alnını süslediğî yenien Karşı çıktı öldüren kurakhğa Nisanyağmuruyla renklcrin El'di, gördü en okunaklı tarih KesUen tuğlada, diküenfulanda Tarihini okudu elin Bozkınn dilini öğrendi sonra Güç ulaşüanyeraltı sularından Sesiniduydu Goya'nm, Van Gogh 'un Dokundu başaklarda biriken Yaz'a O sular güzelUğindeydi kadını Kirpiklerinde aanın çiyleri, Fırçasında yenigüneşler Tarihini okudu elin Kepirtepe'yi de götürdü firavunlara itıat J.. Gittiğiheryere, sürgün tadında; Stcak soluğunu işlenmiş toprağın Tarih ki, düşünen el'iydi insantn; Geziniyordu dünyamn sırtında dostça Huyunu öğretti taşı oyan köklerin, tlk ateşiyakargibi derslikte Okunsun diye tarihi elin Ölü'm, son dersidir bir öğretmenin Resimlerden sızan, grisolgunluk Kitaplardan taşan, mavibir hiizü'n Çaktnttstylayeraltı sulannut Katdmak için ak paûamalara Dü'ştii bir tohum gibi toprağa Resim öğretmeni Selahattin Okunsun diye tarihi, elin Pekl kimdir Selahattin Taran? sında tanıdım Selahattin Taran'ı. 0 güne dek ahştığım öğretmen tipinc pek uymuyordu. Farklı olduğunu kı- sa sürede anlamıştık. Resim derslen gerçek yaşam dersleriydi bızım ıçın. Gerek sınıf öğretmenliği bölümünde- kiler, gcrek resim seminerindeki öğ- renciler yoksul çocuklardık. Yağlıbo- ya alacakparamız yoktu. Atölyede toz boyadan yağlıboya yapmayı ondan öğrendik. Duygu ve düşüncelerimizi renklerle, biçimlerle anlatmayı da... Bize resim yapmayı öğretırken, bir yandan da hayata bakmayı, baktığı- mız yeri görmeyi; yaşamı sorgulama- yı ve haksızhklara karşı suskun kal- mamamız gerektiğini anlatmaya çalı- şıyordu. O dönemde fazla ayrımında değildik; ama ondan, onlardan öğren- diklerimizle çizdikyolumuzu Herkes kendi yoluna gitti okuldan aynlınca, başka başka kentlere dağıldık. Kımı- miz sürdürdıi öğretmenliği, kimimiz müzikte yoğunlaştı, kimimiz yazın sa- natında, kimimiz resim dalında ürün- ler verdı. Okuldan aynldıktan sonra, Selahat- tin Taran öğretmenımı bir daha hiç görmedim. Sonra onunla, Mehmet Başaran'ın Sis Dağının Başında Bo- rana Bak Borana adlı kitabındakı Okunsun Diye Tarihi Elin şiirinde kar- şılaştım. Başaran, Kepirtepe'de birlik- te çalıştıklan, sonraki yıllarda Istan- bul'da pek çok anıyı paylaştıklan Se- lahattin Taran'ı anlatıyor bu şiirde. Yıllar sonra, öğretmenimi ycm'den gö- rür gibi oldum satırların arasında. 1918-1986 yıllan arasında onurlu ve anlamlı biryaşam süren Selahattin Taran, 1942'de Gazı Eğitim Enstitüsü resim-iş bölümü- nü bitirdi. Kepirtepe Köy Enstitü- sü'nun kurucu öğretmenleri kad- rosunda yer aldı. Bu okulda pek çok öğrenci yetiştirdi. 1957-1958 yıllan arasında bir süre îlköğretim resim müfettışlığı yaptıktan sonra, 1958'de Gazı Eğitim Enstitüsü öğ- retmenliğine getinldı. Ancak 1960'ta bu görevinden de aynla- rak tstanbul Çapa Öğretmen Oku- lu Resim Semineri öğretmenliğı- ne atandı. istanbul flköğretmen Okulu'nda resim öğretmeni ola- rak çalıştı. Sanatçılığı ve çalışkan eğıtımcılığıyle bu semineri sanat eğitimı veren yükselokullara oğ- renci yetiştiren saygın bir kurum haline getirdi. 1979'dan itibaren istanbul Eği- tim Enstitüsü resim-iş bölümünün kurucusu olarak genç kuşağın tu- tarlı bir sanat formasyonu içinde yetışmesınde rol oynadı. 17 kişi- sel sergi açtı. Doğa ve insan konu- lanndakı çalışmalannın yanında 196O'lı yıllarda birimlerden yola çıkarak soyut düzenlemelere yö- neldi. 1964'te Beyoğlu Şehir Ga- lerisi'ndeki sergisini bu resimler- le düzenledi. Selahattin Taran'ın Kepirte- pe'den bakmaya ve göstermeye başladığı yaşam, bu kez, öğrenci- lerının resımlennde can buluyor Toprağa düşen tohum ağaç oldu ve onlarca çiçek açıyor. Onun geç- mişteki öğrencileri şimdi ülkemi- zin tanınmış sanatçıları ve sanat eğitimcileri Bu sanatçılar, "Ho- caların Hocası Selahattin Ta- ran'a Vefa Borcu" başlığını taşı- yan bir sergi düzenledi 4 Nisan'da Galeri X'te açılan ve 19 Nisan'a kadar sürecek olan sergiye; Seba- hat Hasırcıoğlu, Zeki Şahin, Ha- saıı Peknıc/ci, Şükran Pckmez- ci, Abdurrahnıan Kaplan, Şckip Oğuz, Habib Aydoğdu, Sabahat- tin Şen, Hatice Nalbant, Meh- met Uğur, Ekrem Kahraman, Cuma Ocaklı, Basri Erdem, Bir- sen Karaosman, Bahaddin Oda- başı, Hilmi Özbay, Ayşen Cer- rah, lbrahim Demirel, Muteber Yusuf Demirtaş ve Şener Demir tablolarıyla katılıyorlar. KAZ DAMIOYUNCULARI20 NİSAN'DA AKATLAR KÜLTÜR MERKEZl'NDE Dünyada herkesin bir öyküsü vardırKültür Servisi - Kaz Daıın oyuncuları tarafın- dan sahnelenen 'Dünyada Tek Başıma' adlı oyun 20 Nisan Çarşamba günü saat 21.00'de Akatlar Kültür Merkezi'nde izleyiciyle buluşacak. 'Dünyada Tek Başıma'mn metninin yazılma- sına, eski bir tapınak kalıntısının duvarına kazın- mış olan bir kitabenin sözleri kaynakhk etmiş: "Hükmetme. Bildiklerin, çöldeki kum taneci- ği bile değildir. Herkesi dinle. Dünyada herke- sin bir öyküsü vardır. Aşka burun kıvırma. O, çöl ortasındaki vahadır..." Sürprız bir aşk ekse- ninde hayatı değişen bir kadının masalsı öyküsü- nün anlatıldığı oyunun kahramanı Sultan'ın ba- şından geçen olaylar ile 'iktidar' olgusu, 'olgun- luk' ve 'bilgeük' kavramlarıyla ele ahnıyor ve sorgulanıyor. Dramatlk akslyon Hayatın her alanında kendini gösteren iktidar olgusu ve mücadelesi, "Sahip olunan iktidar mı kişiyi taşır; yoksa sahip olunan kişilik nıi iktidar getirir" sorusu çerçevesinde irdeleniyor. Oyunda, sahne üzerinde yer alan bırkaç akse- suvar ve oyuncunun bedeni kullanılarak yaratılan dramatlk aksiyon ile zenginleştirme yöntemi kul- lanılıyor. Nesnelerin kullanımında ve onlara yük- lenen anlamlarda farklılaşma yaratılarak; yalın "Dünyada Tek Başıma"dan bir sahne. bir tiyatro üslubu yaratılması hedefleniyor. Coş- kun Irmak'ın yazıp ve yönettığı, Gülizar Ir- mak'ın rol aldığı oyunun dckor ve kostünı tasa- rımları Esra Selah'a aıt Oyun yaz turnesi kap- samında Kıbrıs, Antalya ve Mersın'de de tıyatro- severlerın karşısında olacak. (0 212 351 93 84) New York Halk Kütüphanesi'nden salılık NEW YORK (AA) - New York Halk Kütüphanesi, önemli kitaplan ve koleksıyonlan bünyesine katmak için kaynak yaratmak üzere, koleksıyonunda bulunan 15 tablo ve 4 büstü satıhğa çıkarmaya karar verdi. Müzayede evi Sotheby's, aralannda Asher B. Durand'ın 'Kindred Spirit - Kafadar' ısimlı tablosu ve Gilbert Stuart'ın George Washıngton portresinin de bulunduğu ünlü yapıtlardan oluşan tablolarla büstlerin 50 ila 75 milyon dolara satılabileceğını tahmin ediyor. New York Halk Kütüphanesi'nın bir müze olmadığmı belirten kütüphane müdürü Paul LeClerc, satıştan elde edilecek paranın yeni kitaplar, el yazmalan ve diğer eserlerin alımı ile kütüphane ekıpmanının yenılenmesine harcanacağını kaydetti. LeClerc dünyamn en biiyük kütüphanelerinden birisi olma iddıasını sürdürebılmek için bunu yapmak zorunda olduklarını da söyledi. 15.5 milyon adedi kitap olmak üzere 43.3 milyon araştırma materyalinin bulunduğu New York Halk Kütüphanesi için 2000 yıhnda 530 milyon dolar vakfedıldiğı, 11 Eylül saldınlan yüzünden 2002 yıhnda ıse bu miktann 426 milyon dolara gerilediğı kaydedildi. Kürüphanenin yılda 18 milyon dolarlık kitap alımını hedeflemesine rağmen bu yıl ancak 13 milyon dolarlık kitap alabileceği belirtilirken, kitap alımı için yılda 5 milyon dolarlık bir gelir elde edebilmek ıçın 100 milyon dolarlık vakıf varlığına ihtiyaç duyulduğu ıfade edildi. ŞEYH'IN OĞLU'NUN MÜZÎKLİ GÖSTERİMl DE BUGÜN 60'lardan ve 80 f lerden iki İstanbul fîlmi film, genç bir babanın, 15 yaşındayken bakımını üst- lendiği engelli oğlunun du- rumunu kabullenme çabası- nı ve ikısınin karşılaşmala- nnın ardından yaşadığı deneyimi işle- yen bir öykü anlatıyor. Yavuz Turgul'un 'Muhsin Bey'i de bugün smemaseverlerle buluşa- cak filmlerden. Türk sinemasının unutulmaz örneklerinden olan bu film, 1980 Türkıye'sındekı yozlaş- maya, buna direnmeye çalışan bir müzik yapımcısının çevresi ve bir sanatçı adayıyla ilişkisi çerçevesin- de bakarak değişimı ve toplumda yok olan değerleri sergiliyor. George Fitzmaurice'ın Rudolph Valentino'lu 'Şeyhin Oğlu/The Son of The Sheek"nunmuzikli gösteri- mi Cemal Reşit Rey'de yapılacak, 1926 yapımı bu sessiz sinema klasi- ğinin gösterimiııe, Sarband Toplu- luğueşlikedccek. (02123340700) Kültür Servisi - istan- bul Film Festivali'nde bu- gün, Türk ve Uzakdoğu si- nemalanndan örnekler, si- nemanın sessiz dönemin- den özel bir gösterim, ünlü yönetmen- lerin ılklen de var 'Zafer Yollan/Paths of Glory', ilk filmını 1950 yıhnda çekmış, imza at- tığı yapımlarla iz bırakmış bir yönet- menin, Stanley Kubrick'ın büyük bütçeli, bir Hollywood yıldızıyla çalış- tığı ilk filmi. Başrollerden bırıni Kirk Douglas'ın oynadığı bu ABD yapımı siyah beyaz film, 1959'da 'Ulusal ttalyan Film Gazetecileri Sendika- sı En İyi Yönetmen Ödülü'nu almış- tı. 1970'li yıllara dek Fransa'da yasak olan film, duygusallıktan uzak kalarak savaşın çılgınhğını ve iktidann yozlaş- tıncı ctkisini anlatıyor. Muhsln Bey Beyoğlu'nda 1960'ların başında İstanbul'a ilk kez gelen bir Fransız, gizemli bir kadınla ta- nışır ve karmaşık bir öykü başlar.. Alain Robbie-Grillet'inılk yönetmenlik deneme- si olan 'Ölümsüz Ka- dın/ LMmmortelIe', yönetmenin kariyerin- de bir kilometre taşı olmasa da, en azından 40 yıl öncenin İstan- bul görüntüleriyle özel bir seçenek, sine- ma izleyicisı için. Film, Fransa, İtalya, Türkiye ortak yapımı, başrollerden birini de Sezer Sezin oynuyor. Bugünün festival filmlerinden, Italyan yapımı 'Evin Anah- tarları/Le Chiavi Di Casa'nın yönetmenı Gianni Amelio. 'Uluslararası Yarış- ma' bölümünden bu Rudolph Valentino "Şeyh'in Oğlu"nda. " 4- SÖYLE§İ VE İMZA İZLENCELERt Avusturya y Aa kitap günleri Kültür Servisi - Avusturya'nın deği- şik kentlerinde dü- zenlenen külrürel et- kinliklerde kitap- okur vc yazar buluş- ması yaşandı. Etkin- lığın yazar konukları Türkiye'den Gülsüm Cengiz ve Aydın Çubukçu, Avustur- ya'dan Hans Landa- uer ve Robert Mi- sik'ti. Demokratık îşçi Dernekleri Fede- rasyonu'nun düzen- lediğı etkınhklerın merkezıni 1 3 Nısan 2005 Viyana 3. Kitap Günleri oluşturdu. Kadın ve özgürlük Vıyana 10. Beledı- yesi'nin, Viyana kent belediyesı kültür bö- lümünün, Bvrensel gazetesinin ve başka kuruluşların da des- tekledıği etkınliklcr Viyana Volkshochsc- hule'de gerçekleşti- rıldi. Avusturyalı ya- zar Hans Landa- uer'in '1930'lu Yıl- larda Avrupa'da Faşizm', Türki- ye'den Aydın Çubuk- çu'nun 'Kültürler Çatışmasf, Gülsüm Cengız'm 'Kadın ve Özgürlük - Çocuk ve Gençlik Kitapla- rı' başlıklı sunumla- rı, etkinliğe katılan çok sayıda okur tara- fından izlendi. Viya- na dışında l'ernitz, Graz ve Linz kentle- rinde de etkınlıkler düzenlendi. Aydın Çubukçu, Lınz'de 'Küreselleş- me ve İşçi Sınıfı' başlıklı bir söyleşiye katıldı. Graz'da dü- zenlenen 'Medeni- yetler Çatışmasr başlıklı etkinliğinko- nuşmacılan Aydın Çubukçu ve Avustur- yalı tarihçi, kültür kuramcısı Robert Misik'tı. Gülsüm Cengiz de Ternitz'de düzenlenen Kadın ve Özgürlük konulu et- kinliğe katıldı. îmza günleri ve söyleşile- rin de yapıldığı et- kinlikler, sırasında katılımcıların kitap- lara yoğun bir ilgı gösterdığı gözlendi. Garbo Hollyvvood'da anıldı • LONDRA (BBC) - Beyaz perdenin efsane ısımlerinden Greta Garbo, doğmunun yüzüncü yıhnda, geçen perşembe Hollyvvood'da özel bir etkinlikle anıldı. The Academy of Motion Picture Arts and Sciences'ın ev sahipliği yaptığı törende, Garbo'yu tanımış olan Hollyvvood çevresinden birkaç kişi ve hayattaki arkadaşları da söz aldılar. Asıl adı Greta Lovisa Gustafsson olan Garbo, kısa zamanda kazandığı başarının ardından, 1941 yıhnda 36 yaşındayken inzivaya çekilerek oyunculuk yaşamına son vermiş, 1990 yılındakı ölümüne dekNcw York'ta yaşamıştı. semineri • Kültür Servisi - Türk ve lsvıçrelı çağdaş besteciler seminerinin ikincisi yarın 13.00 - 17.00 saatleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Hünkâr Salonu'nda yapılacak. Uluslararası semınerın bu yılkı konusu 'Klaus Huber'in ve Çağdaş Türk Bestecilerinin Yapıtlarında Mikrotonlar'. Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Doç. Dr Yılmaz Aydın ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü Başkanı Doç. Dr. Leyla Pınar'ın gırışımlerıyle gerçekleşen semineri, îsviçreli müzikolog, öğretim üyesı ve DRS 2 Radyosu Avrupa Dışı Yeni Müzikler Yayın Şefi Dr. Kjell Keller sunacak. Etkinlik, tüm besteci ve kompozisyon öğrencılerine açık. tSTANBUL FtLM FESTİVALİ • EMEK'te 10.00'da 'Zafer Yollan1 ,12.30'da 'Fedakâr Kız', 16.00'da 'Esrarengiz Kadından Mektup', 19.00'da 'Evet', 21.30'da 'Baba Ocağı'. (0 212 293 84 39) • ATLAS'ta 10.00'da 'TiksintT, 12.30'da 'Kimse Farketmiyor', 16.00'da 'SUmi Adası', 19.00'da 'Üvey Kardeşim Frankeştayn', 21.30'da 'Vaha'. (0 212 252 85 76) • StNEPOP'ta 10.00'da 'Ölümsüz Kadın', 12.30'da 'Evin Anahtarları', 16.00'da 'Tony Takinati', 19.00'da 'Gilles'in Karısı', 21.30'da 'HasatZamanı'. (0 212 251 11 76) • BEYOĞLU SİNEMASI'nda 12.30'da 'Kalbin Zamanı', 16.00'da 'Muhsin Bey', 19 OO'da 'Ayın Karanlık Yüzü', 21 30da 'Altın Çağın Senaristi + Oyun'. (0 212 251 32 40) • REXX'te 19.00'da 'Nakış Gibi', 21.30'da 'Hotel Rvvanda'. (0 216 336 01 12) BUGÜN • AKBANK KÜLTÜR SANAT MERKEZİ'nde 20.00'de Miguel Trapaga (gitar) dinletisi. (0 212 251 35 00) • BABYLON'da 21.30'da Hüsnü Şenlendiriçi Ensamble. (0 212 292 73 68) • BİLGİ ÜNİVERSİTESİ DOLAPDERE KAMPUSU'nda 15.00'te 'Ruhların Kaçışı', 17.30'da 'Sinema Tarihi İlk Filmler II', 20.00'de 'Can-Baz'. (444 0 428)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog