Bugünden 1930'a 5,439,500 adet makale



Katalog


«
»

1 NİSAN 2005 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER ARSEN LÜPEN TURHAN SELÇUK snDTJRUST TABİATLI İSTANBUL EFENDİSİ ABDÜLCANEAZ' IN HARİKULADE. MACERALAEI 3? KISIM TEKMİLİ BİRDEN Yaşlısı genci birçok kadın, bilgisayarlarm açtığı dünyayı keşfetmek için bir araya geldi Teknolojiye dokundular KAGİDER yürütüyor Kadınlar için Sproje hazırlandı Kadın Girişimcileri Derneği (KAGtDER) Baş- kaııı Meltcnı Kııı Isan, "Kadın ve Bilişim Gü- nü" kapsamında düzenlenen panelde demeğın Türkiye'deki kadınlan iş dünyasına sokabilnıek için kimi kendi kaynaklanyla kinıi AB fonla- nndan yararlanarak yürüttüklcri 5 projenin ol- duğunu söyledi. Kurtsan şu bilgileri verdi. Kadın Fonu Projesl Kadmlann ekonomik, sosyal ve siyasal açı- dan güçlenmeleri için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlanna yönelik bir proje. 104 üyeli 25 milyar dolarhk bir iş hacmine sahip KAGİDER iiyelcrinin önemli katkılanyla oluşturulan fondan yararlanmak için bugüne kadar 18 ilden 48 proje başvurusu olduğu, bunlann 6'sının fonlandığı belirtiliyor. Su Damlası Projesl AB fonlarındaıı yararlanarak geliştirilen bir proje. Ayrılan kaynak 195 bin Euro. An- kara, Izmir, Kayseri, Bursa, Adana, Denızlı ve (îaziantep'te toplam 50 kadın girişimcinin eğitim danışmanı olarak eğitilmesi ve insan kaynakları yirkcti kurmaları amaçlanıyor. Bugüne kadar 600 başvuru olmuş. Kuluçka Projesl Yine AB fonlanyla yüriitülüyor. 87 bin Eu- ro'luk kaynak aynldı. Seçilecek 5 kadın girişim- ci kiralanacak bir ofıs ortamında 10 ay süreyle eğıtılecek ve iş sahibi olmaları sağlanacak. Danışmanlık Projesl Bilişim sektöründe kendi işiııi kurmak isteyen kadınlara yönelik bir proje. Sabancı Ünivcrsitesi'yle ortak yürütülüyor. Danış- manlık hizmeti verme amaçlı. İş Peneylml Projesi Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü'yle (UNDP) ortak yüriitülen bir proje. Geçen yıl yaz aylarında Diyarbakır'da üniversite son sınıf öğrencisi 15 genç kız îstanbuPda KAGÎDER üyelerinin şirketlerine dağıtıldı. İş ortamını görme ve deneyım kazaııma şansına sahıp bu kızlara geri döndüklerinde güven duygularının çok geliştiği gözlendi. OZLEM YUZAK Belli ki hepsi de bilgisayarla ço- cuklannın, "Aman kıırcalamadan tozunu siT uyarılarından çok da- ha farklı bir ilişki kurmak istiyor- lar. Hcr gün duydııklan, "Dokun- nuı, bir tuşa basarsan bilgisayar çöker" sözleriyle bu alct "ısırma arzusuyla kıvrandıkları bir yasak clmaya dönüşınüş" onlar için. Jalc Yıklınm 46 yaşında bir ev kadını. Intel ve Ka-Der'in ortak düzenledikleri 'Kadın vc Bilişim Günü' çagnsmı gazetelerdenoku- yunca hemen koşmuş toplantıya. Evde sürekli bilgisayar kullanan bilgisayarmühendisı oğluyla ma- tematik öğretmeni kızının kendi- sini ekramnbaşınabileyaklaştır- mamalarına hayli içerlediğıni an- • Kadının Insan Hakları Vakfı Eğitim Koordinatörü Güvem Pınar Türe, kadınlann büyük bir e-mail grubu oluşturarak internet sayesinde örgütlendiklerini, Türk Ceza Yasası'ndaki maddelerin bazılannı bu şekilde değiştirdiklerini söylüyor. latıyor. Ka-Der'in ücretsiz bilgi- sayar öğretme kurslarına katıl- mak için çoktan başvuru yapmış, sıra bekliyor. 5 bin kadına eğitim Toplantılann arasında fuayede tntel'in "teknolojiye dokun" slo- ganıyla kurduğu demo alanı kadın- lann büyük ilgisini çekiyor. Ora- da, "evdeki yasak meyveye" iste- dikleri gibi dokunup tuşlara bası- yor, internet sitelerine giriyorlar. Bugüne kadar bu kurslardan 3 bin kadın temel eğitim almış. Tek- nolojiyle yakmlaşmanın her şey- den önce kendilerine güven getir- diğini anlatıyorlar. Kadınlara bilgisayar farklı bir dünyanın kapılannı aralıyor. Ka- dının İnsan Hakları Vakfı Eğitim Koordinatörü Güvem Pınar Türe, konuşmasında kadınların büyük bir e-mail grubu oluşturarak in- ternet sayesinde örgütlendikleri- ni, Türk Ceza Kanunu'ndaki mad- delere nasıl müdahale edip değiş- tirdiklerini şöyle anlatıyor: TCY İçin faks yağmurtı "101 kişi ve 27 STK bir araya gelerek bir mail grubu oluşturduk ve bunu TCY ile ilgilcncn tüm ke- simlere açtık. Özellikle TBMM Adalet Alt Komisyonu'ndan son derece ln/lı bir şekilde bilgi ve bel- gelere ulaştık. Bunu e-mail orta- mında tartıştık. 30'dan fazla basın biklirisi hazııtıriık ve bunu bilgisa- yar aracılıgıyia yaydığınuz için ge- niş kitleleri haberdar edip katılım- ları arflırdık. Yine Adalet Koıuis- yomTnu faksyağmuruna üıttıık,ba- sııı camiasınm bile başaramadığı- ıu kadıniar başardı." Kadın ve bilişim gününde Intel'in kurduğu demo alanı kadınların büyük ilgisini çckti. Emekli öğretmenin özlemi Kadın ve Bilişim Gü- nü'ne katılanlar arasın- da çocuğunu ahp gelen genç kadınlar da var, 70 yaşında olup öğrenme hevesini hâlâ dipdiri tu- tanlar da. Emekli bir coğrafya öğretmeni olaıı Semra I lanım, u Keşkc öğretmenlik dönemimde bilgisayarla taııışmış ol- saydım. İnternet siteleri sayesinde dersleri zen- gmleştirir, öğrencilerime farklı bakıs açılan ka- zandırabilirdim" diyor. Psikolog Özalp, Pamuk'un kitaplannın imha edilmesi yönündeki istemi değerlendirdi 4 Tophnn için tehlikeli tavır' KÎTAP TOPLATMA tSTEMÎ AB'DE KAYGIYARATTT 'Engizisyon gibi' ANKARA (ANKA) - Sütçüler Kaymakamı Mustafa Alnnpınar'ın Orhan Pamuk'un kitapları ıçın "imha" talimatını vermesi, AB çevrelerinde kaygı ve tepki yarattı. Üst düzey bir AB diplomatı, Orhan Pamuk'u hedef alan kampanyayı yakından izlediklerini söyledi. Yazar Pamuk'un kitaplarını "imha" talimalının engizisyon dönemini anımsattığını ifade eden diplomat, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlaması için şart koşulan Kopenhag siyasi kriterleri arasında ifadc özgürlüğü ilkesinin yer aldığını söyledi. Diplomat, Fransız düşünür Voltaire'iıi "Senin fîkrini savunmam ama kendi flkrini savunman için hayanmı veririm" ifadesini anımsatarak Orhan Pamuk'a karşı yürütülen kampanyanın "ifade özgürlüğü" hakkına aykırı olduğunu vurguladı. Türk hükümctinin tutumunun büyük önem kazandığını belirten diplomat, "Bu tür olaylar Türkiye'ye yardımcı olmuyor. Hükümetin bu koııiKİaki görüşü önemlidir. AB, bir polis haline gelemez, Kopenhag ilkelerini uygulatmak hükümetin görevidir" dıye konuştu. tSTANBUL (ANKA) - Uz- man psikolog Alanur Özalp, yazar Orhan Pamuk 1 un kitap- lannın toplatılıp imha edilme- si girişiminde ön plana çıkan kışilenn; kendısınden söa et tirmek veya aşırı milliyetçi duygularını ön planda göster- mek isteyen kişilik yapısına sahip oldugu değerlcndirme- sinde bulundu. Ozalp, bu ba- kış açısının iyi niyetli bile ol- sa toplum ıçın tehlikeli oldu- ğunu vurguladı. Nevruz kutlamalarında ya- şanan gelişmelerle toplumda milliyetçi tepkinin artması ve Orhan Pamuk'un " Ermenisoy- kınmı"na ılişkin iddialan üze- rıne kıtaplarının toplatılıp im- ha edilmesi gırişimi, toplumun psikolojisine ilişkin değerlen- dirmeleri de gündeme getirdi. Konuyla ilgili açıklama ya- pan uzman psikolog Alanur Ozalp, kitap toplatma ve im- ha girişiminde ön plana çıkan kişilerin; "Kendindensözettir- mek veya aşın milliyetçi duy- gularuu ön planda göstermek isteyen kişilik yapısuıa sahip" olduğunu söyledi. Bu olayın; "Sorunlarakısıt- lı bakan, ufku göremeyen vc sadcce önleriıle yoğunlaşan ki- şilerin bakış açısını yansıttı- ğı"nı ifade eden Özalp, "Çok iyi niyetli bakış açısı da olabi- lir. Ancak bu bakış açısıtoplum için tehlikeli" ck-di. Türkiye'nin AB sürecine yoğunlaştığı bir dönemde, or- taya konan bu tarz tepkilerin Türk toplumunu içine kaparuk bir yapıya doğru itebileceği- nı anlatan Özalp, abartılı tep- kilerin toplumda korku ve in- fial yaratabileceğini dile getir- di. Ozalp, toplumu ilgilendi- ren olaylara çok daha esnek vc uzlaşmacı bir tavırla yaklaşma- nın toplumsal tepkinin yanlış yönlere çekılmesıni önleye- ceğini bildirdi, DUZ YAZI ORHAN BtRGİT Tek Adam Demokrasisi Erkan Mumcu'nun bakanlıktan ve AKP'den is- tifa ettiği günlerdi. Ünlü bir TV haber yöneticisi ve köşe yazarı, Başbakan'a, kendisini iktidara taşı- yan rüzgârın gücünün farkında olmadığı için bu tür "cılız seslerin çıkabildiği"ni söylüyordu. Yumru- ğunu masaya vurmasını öğütlüyordu. Birkaç gündür, o cılız sesler bu dönem parlamen- tosunu 3 partili olmaktan çıkararak 3 Kasım 2002 genel seçimlerindeki ipoteği de kaldıran eylemle- re dönüşmekte. Mumcu'nun ayrıldığı günlerde kendisini izleye- cek milletvekili sayısının üç ya da beşi geçemeye- ceğiyorumununkaynağı,elbetteAKP Genel Mer- kezi'ydi. Ama önceki gün ardı ardına gelen iki is- tifa, iktidar partisi yönetiminin milletvekillerinin nab- zını tutamadığı gerçeğini ortaya koydu. AKP'nin sakalından, o bilinen hikâyedeki gibi fa- re geçmiştir. Erdoğan'ın 3 Kasım seçimlerinde yel- kenini şişiren rüzgârla övünürken nasıl gururlandı- ğını anımsarsmız. Bir konuşmasında o gururu anla- tırken 3 Kasım gecesi biraraTBMM'detek parti ola- rak oturma korkusuna kapıldığını bile söylemişti. İş çevreleri ve medyanın bilinen yorumcuları uzun sü- re iki partili bir parlamentonun erdemini, tıpkı patlı- canın fazileti gibi anlata anlata bitiremediler. Ama artık 'Kral Ç/p/a/f'tır. Sadece iktidar parti- sinde değil, ana muhalefet partimizdeki kralın da çıplak olduğunun farkına varılmıştır. Her iki parti- deki istifalar sonunda TBMM'de artık 5 parti tem- sil edilecek. Dahası CHP içinde açık açık istifa et- meyeceklerini, ama yönetimin demokratik olma- yan yöntemlerine de baş eğmeyeceklerini toplu ola- rak ilan eden 31 kişi, genel başkanı rehin almış gi- bidir. AKP'de benzer eylemcilerin sayıları henüz bi- linmiyor. Bilinmediği içinde Başbakan'ınbiryıldan fazla zamandır yapmayı planladığı Bakanlar Ku- rulu değişikliği gerçekleştirilemiyor. Gerçek neden nedir? AKP'den ayrılıp Anavatan'a ya da DYP'ye giden- lerde, CHP'den istifa ederek SHP'yi parlamentoya sokanlarda, sayıları 10'u bulan bağımsız üyelerde elbette seçmenlerine ya da kamuoyuna bu davra- nışlarının gerekçelerini anlatırken söylem farkları da sergileyeceklerdir. Ama hepsinin ortak sorunu par- tilerimizde -bu gözlem sadece AKP ve CHP için ge- çerli sayılmasın-12 Eylül 1980'den sonra egemen olan 'TekAdam'sultasıdır. O sulta, tekadamın baş- kanlık yaptığı kimi ülkelerde halk direnmelerine yol açarken partilerde kolaylıkla sindirilmesi için bu- günkü Siyasal Partiler Yasası'nın ne kadar dayana- bileceği gerçek bir merak konusu olmaktadır. Parti üyeliğini genel merkez barajından geçiren, milletvekili adaylığını atıfet gibi cebinde tutan ve vatandaş vergisinden kendisine Hazine yardımı adı altında gelen parasal kaynağı kongre şovları için gözünü kırpmadan harcayan bir sistem, şa- yet değiştirilmez ise parlamenter demokrasimizin çürüme yoğunluğu çevreye saçtığı kokularla or- taya çıkacaktır. Günlerden beri bugün yürürlüğe girecek olan ünlü Ceza Yasası'nın ertelenmesi için başta basın kuruluşları, o yasadan en çok zarar görecek olan biz medya mensupları sesimizi duyurmaya çalışı- yorduk. Sayın Adalet Bakanı -ki bu yasanın birçok hükmüne karşı olduğunu kaç kez söylemiştir- dün öğle saatlerinde NTV'de böyle bir ertelemenin ger- çekleşemeyeceğini anlatmaya çalışırken Sayın Başbakan da Fas'tan ayrılmadan yaptığı basın toplantısında, erteleme için düğmeye bastığını açıkladı. Başbakan'ın açıklamasıyla ilgili haberin ajanslara flaş kodu ile geldiği saat aşağı yukarı 12.00. Sayın Çiçek, o yasanın başlıca sorumlusu Adalet Bakanı olarak niçin ertelenemeyeceğini açıklayadursun Başbakan işi bitireli en az on beş dakika geçmiş. Ekranda kendisine müjde verilin- ce, Sayın Çiçek'e durumu idare etmek gibi ger- çekten ağır bir görev düştü. 190 kilometre hız ya- pan bir otomobilin sürücüsü, birden kırmızı ışıkla karşılaşınca ne yaparsa bakan da onu yaptı. Ani fren ve koltuğunda sallanma. Ama endişe etmeyin. Sayın Bakan koltuğundan düşmedi. Izleyicilerfark etmeyecek kadar sallan- dı. Tek adama hangi koşullarda olursa olsun itaat etme eğitimi, belli ki bugünkü politikacı kuşağını adamakıllı tecrübe sahibi yapmış. Sayın Çiçek, bu ani haber karşısında kızgınlığı- nı yine medyadan aldı ve "Bu ertelenebilirama ben yine fikrimi söylüyorum. Çok fazla katkı olacağı ka- naatinde değilim" dedi. Erteleme için Fas'tan düğmeye basan Başba- kan'a elbette teşekkür etmeliyiz. Ama bu kararı Ada- let Bakanı'nı baypas ederek aldığı için de tek adam- lık sevdasından vazgeçmesini söylemeliyiz. Tek adamlığın keskin sirke gibi küpünüze zarar verdi- ğini görmüyor musunuz Sayın Başbakan?.. Faks: 0 212 677 08 21 obirgit(*e-kolay.net Kalkınma planına AB rötarı • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - 9'uncu 5 yıl- lık kalkınma planı, Avrupa Birliği'ne uyum için bir yıl erteleniyor. Kalkınma planının ertelenmesı- ni öngören yasa tasansı, TBMM'ye sunuldu. Tasa- nnın gerekçesinde dokuzuncu kalkınma planında özellikle Avrupa Birliği'nin yeni mali programla- masının dikkate alındığı vurgulandı. Tasanmn bu haliyle yasalaşması durumunda 9'ııncu kalkınma planı 2005 ve 2006 yılında hazırlanacak ve 2007 yılı başından itibaren uygulamaya konulacak. AİHM yine haksız buldu • STRASBOURG(AA)- Avrupa İnsan Haldan Mahkcmesi (AlHM), KKTC'de evinin önünde kurşunlanarak öldüıülen gazeteci Kutlu Adah'nın eşi llkay Adalı'nın açtığı davada Türkiyc'yi haksız buldu. tlkay Adalı'nın şikâyct başvurusunu değer- lendiren AİHM, cınayet sonrası yapılan soruştur- malann yetersiz olduğu görüşüne vardı. Türkiye, ilkay Adalı'ya, mahkeme masraflan da içinde ol- mak üzerc toplam 95 bin Euro tazmınat ödeyecek. Ginişimci kadına AB fonuyla destek • ANKARA (AA) - AB Katılım Öncesı Mali Yar- dım Programı kapsamında Kastamonu'da 300 ka- dına, "girişimcilik" eğitimi verilecek. Yapılan açıklamaya göre Türkiye-AB Derneği'nin eşgüdü- mündeki proje, AB fonlan tarafından destekleni- yor. Kastamonu Meslek Yüksekokulu'nda yann başlayacak eğitim çalışmalanna, Kaslamonu mer- kezi ve ilçelerinden 300 dolayında kadın katılacak. Katıhmcılara "Nasıl girişimci olunur?", "Nasıl iş- yeri kurulur?" konulannda eğitim verilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog