Bugünden 1930'a 5,458,119 adet makale



Katalog


«
»

1 NİSAN 2005 CUMA CUMHURİYET SAYFA J C J J V O I N O1VJ.1 ekonomi(acumhuriyet. Koç: Tofaş 1 milyon araç üretecek Koç Holding ve Tofaş Yönetim Kıırulu Başknnı Mustafa Koç, Avrupa da ^ farklı marka altında satüacak Minicargo pro- jesinde Tofaş 'm H yılda yaklaşık 1 milyon araç üreteceğini ve yıllık I milyar dolar avannda ihracat geliri. sağlanacağım bildirdi. Koç, Türkıye 'nin son dönemde elde edilen politik istikrar, ekonomide yaşanan önemli gelişmeler, yaklaşmakta oları AB üyelik müzakereleri ve gerçekleştirilen yapısal reformlar ile bir yatmm merkezi olmayı başardığını vurgu- ladı. Bu gelişmelerin doğrudan bir sonucu olan Minicargo projesinin, Koç Grubu 'nun Türkıye 'ye olan inancı ile geleceğine olan güvenini gösterdiğini dile getiren Koç, söz konusu prujenin Türkiye 'nin uluslararası pazarlardaki üretim merkezi rolünü pekiştireceğini kaydetti. com.tr 13 "Minicargo" projesi yatınm anlaşmaşı imza törenine, Fiat SpA ve Fiat Auto SpA Üst Yöneticisi (CEO) Sergio Marchionnc, PSA Peugcot Citroen Üst Yöneticisi (CEO) Jean-Martin Folz, Koç Holding ve Tofaş Yönetim Kıırulu Başkaıu Mustafa Koç ve Tofaş Üst Yöneticisi (CEO) Diego Avesani katıldı. (Fotoğraf: AA) Avesani: Yüzde 95 'i ihraç edilecek Tofaş Üst Yöneticisi (CEO) Diego Avesani ortak üretim anlaşmasımn Tiirk otomotiv sektörüniin ulaştıgı yüksek standart ve kalitenin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Avesani, "1 milyandan fazla üretmeyi planladığımız Minicargo 'nun yüzde 95 ini ihraç edecek olan Tofaş, höylece Türkıye 'nin lıder ihracatçısı konumuna gelecektir. Bu projeyle ilgilı yatırımlann Tofaş tarafindanfinanse edilecek olması da ayrıca gıırıtr duyduğumuz bir konudur " dedi. Diegu Avesani, Minicargo 'nun üretimine 2007yılının son çeyreğinde başlanmasının planlandığını belirkerek projen in maliyetin in tamamen Tofaş tarafindan finanse edileceğini ve finansmanı için bankaları hıllanacaklarım söyledi. Bursa fabrikasında yılda 135 bin adet olarak üretilecek 'Minicargo'nun toplam yatırımı 350 milyon Euro 1 milyar dolarlık ticariaraç• 2008 yılında satışa sunulması planlanan yeni Minicargo, Türkiye 'ye her yıl I milyar dolarlık ihracat geliri sağlayacak. Ekonomi Servisi - Fiat, PSA Peugeot Citroen ve Tofaş yeni bir hafif ticari araç geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda işbirliği anlaşması imzaladı. Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilen "Minicargo" projesi yatınm anlaşması imza törcnine, Fiat SpA ve Fiat Auto SpA Üst Yöneticisi (CEO) Sergio Marchionne, PSA Peugeot Citroen Üsl Yöneticisi (CEO) Jean- Martin Folz, Koç Holding ve Tofaş Yönetim Kıırulu Başkanı Mustafa Koç ve Tofaş Üst Yöneticisi (CEO) Diego Avesani katıldı. Tofaş Bursa fabrikasında yılda 135 bin adet olarak üretilecek yeni hafif ticari aracın üçte ikisı PSA Peugeot Citroen, üçte birı Tofaş ihtiyacı dahıl Fiat tarafindan kııllanılacak. 2008 yılında satışa sunulması planlanan yeni Minicargo, Fiat ve Peugeot Citroen'in halihazırdaki ürün yelpazesini genişletecek. Yeni bir platform üzerinde yapılacak geliştirme ve üretimden tamamıyla Tofaş sorumlu olacak. Bu aşamada PSA Peugeot Citroen ve l'iat'ın aktıf destekleri alınacak. Araştırma-geliştirme ve üretime başlangıç maliyetleri dahil olmak üzere toplam yatırımın 350 milyon Euro dolaymda olacağı öngörülüyor. Bu araçla 1 milyar dolarlık ihracat geliri sağlanacak. Fiat SpA ve Fiat Auto SpA Üst Yöneticisi (CEO) Sergio Marchionne, Türkiye'de yeni araç üretimi kararlannın, ülkeye, sanayisine, yönetim kapasıtesine ve uzmanlığına, esas olarak da Tiirk piyasasına olan güvenlerinin bir sonucu olduğunu söyledi. Marchionne, "Bu projc ülkcyc, sanayisine, yönetiın kapasitesine ve uzmanhğına, esas olarak da Tiirk piyasasına olan güveninüzin bir sonucudur. Fiat'ın Koç Holding'le uzun zamandır süregelen başanh ortakuğının sonucudur. Bir de PSA Peugeot Citroen ile hafif ticari araç ve çok anıaçlı araçlardaki işbirliğinin sonucudur" dedi. Çokuluslu şirketlerin, yöneticilerin, değişik ortamlara, kültürlere adapte olmanın ne kadar büyük önenı taşıdığını çok iyi bildiklerini belirten Marchionne, "Koç CİTROEN şirketine çok teşekkür etmek isliyoruııı. Tiirk piyasasında bize çok şey öğrettiler. Kendinîizi evûnizde hissctmcmizi sağladılar" dedi. 'Hükümet desteği zorunlıT Marchionne, Türkiye'nin, altyapısını ekonomik ve gclişmişlik alanında güçlü tuttuğu ve fabrikalarını da Avrupa ile rekabet edebilir düzeye getirdiği sürece otomotiv sektörüniin de gelişeceğini behrterek, "Ancak hükümetin net desteği olmadan bu sektörün gelişmesi mümkün degil. Çünkü rekabet daha da kızışacak. Onun için biz hükümetin desteğini çok önemsiyoruz" dedi. StEMENS TEMYÎZE GÎDECEK 'Rekabet Kurumu 'nun cezası çok orantısız' İSTANBUL(AA)-Reka- bet Kurulu'nun verdiği ce- za ve basında çıkan iddiala- ra ilişkin bir basın toplanlı- sı yapan Siemens Yönetim Kurulu Başkanı Zafer İn- cecik, karann çok ağır ol- duğunu belirtcrck gerekçe- li karann açıklan- masının ardından temyıze başvura- caklarmı söyledi. tncecık özetle şıın- ları söyledi: "Siemcns 50 yıl- dır Türkiye'de. Bin- lercc bayisi, teda- rikçi var. Türkiye elektrik-elektronik pazan 22 milyar, trafik sinyalizas- yon pazan isc 10-12 milyon dolar. Bizünpazarpayımız en fazla yü/de 30,1.2 mil- yon dolar. Rekabet Kurulu hiçbir zaman bize hâkim Zafer lncecik durumda olduğumuz veya piyasada flyatlan fahiş bir şekilde şişirdiğimiz yönün- de bir suçlama yönlendir- ıııcdi. Bayilik sistemimizin rekabeti engellediği yönün- de bir soruşturma yapıldı. Bazı maddelerde bizi uyar- dı. Bunlardan bir ta- nesi, sözleşmesi feshc- dilen bayinin bi/imlc rekabet etmesinin 3 yıl yasaklanması. Çünkü lüııı knovv hovv'ımızı bayilerimi- ze açıyoruz. Soruş- turma sonucunu beklemeden sözleş- meyi degişrirdik. Kurulun, bu pazardaki faaliyctimiz yerinc şirkctin toplam ciro- su üzerindcn 10 trilyon lira ceza kcsmcsindc mutabık değiliz. Yasal yollardan hakkımızı arayacağız." Opel 'i 3 gün deneyene 1 milyar TL indirim Sürüş keyflnin sadece kataloglardan, ka- litenin reklamlardan tccrübe edilemcyece- ğini düşünen Opel, bugünden itibaren ye- nilikçi bir pazarlama stratejisini uygulama- ya koyuyor. Türkiye dahil Avrupa'nın 40 ülkesınde başlatılan "MüyonlarcaKilo- metre Deneme Sürüşü" kampanyası çerçevesmde önümüzdeki üç ay bo- yunca farklı Opel modellerinden olu- şan 35 bin araçlık filo, potansiyel müş- terilerine üçer günlük deneme sürüşle-! ri için tahsis edilecek. Kampanya Tiir-' kiye'de de Astra, Combo, Corsa, Meri-' va ve Vectra modellerinin dalıil edildi- ği yaklaşık 450 araçla başlayacak. Opel Türkiye Satış Pazarlama Müdürü ÖzcanKeklik, deneme sürüşüne katılanlara kampanya siiresince geçerli olmak üzere 1 milyar lira tutannda ıııdinm sunulacağını açık- ladı. Kampanya için başvurular, tiim Opel yetkıli bayi- lerinden ya da www.opel.com.tr'deh yapılabilecek. TOPLAM STOK161.7 MİLYAR DOLAR ozınce: Vızf smır tanuıııyfır• tş Bankası Genel Müdürü Özince, faaliyet sonuçlanna ilişkin düzenlediği toplantıda, "2004 yılı sonu itibanyla özel sektör bankalan arasında en fazla kâr üreten, en büyük aktife, en büyük mevduat ve özkaynak toplamına sahip banka olduk" dedi. Ekonomi Servisi - Iş Bankası Ge- kası konumundadır" diyen Özince, numıız Bulgaristan'daşube açmaya hazırlanan îş Bankası Çin ve Rusya ile ilgileniyor nel Müdürü Ersin Özince, 1932 yı- lında Ilamburg şııbesını açan tş Bankasfnın artık vızyonunu yenı- den Türkiye sınırlan ötesine taşıma- sının zamanının geldiğini belirterek "Ama bunda da bir maceraperestlik içinde olmaya niycliıııiz yok. Görü- yoruz Türk cumhuriyctlcrindckige- lişmcleri" dedi. Özince, düzenlediği basın toplan- tısında, 2004 yılı sonu itibanyla Iş Bankasf nın lıder olduğunu belirte- rek "2005'te de milli bankacılığımı- zuı bayraktarhğuu, liderliguıi yap- ıııaya devam edeceğimi/j bir taahhüt olarak Türkiye'ye söylüyoruz" de- di. "Iş Bankası 2004 yılıitibanyla sa- hip olduğu 38 katrilyon 514 trUyon li- ra düzcyindcki aktif toplanu, 12 kat- rilyon 452 trilyon liraya ulaşan kredi hacmi, 24 katrilyon 320 trilyon lira seviyesindeki mevduatportioyü ve 7 katrilyon640trilyon liraya ulaşan öz- kaynaklaı ıvla artık ulusal ölçülerin ötesinde uluslararası standartlara ulaşma yolunda olan bir Türk ban- 2004 yılında briit kârlannın 2 katril- yon 168 trilyon lira, net kârlannın ıse yüzde 50 artiş göstererek 635 trilyon lira olarak gerçekleştığinı duyurdu Herkese kredi katiı yok! Kredi kartı sayılarının yüzde 28 artışla 3 milyon 143 bin adede ulaş- tığını anlatan Özince, "lleristeyene tş Bankası kredi kartı vermeyiz. Ta- bii her vatandaşımızın değeri var ama tş Bankası 1 ndan kredi kartı al- ıııak ayncalıktır.Bunu biz heın nıar- kanııza, hcm de ınüştcrilcrimizc at- fcttiğimiz dcğerin bir ifadesi olarak belirtmekistiyoruz" dedi. Özince, şunları kaydetti: "Alman- ya'da kurulu olan tşbank GbmH iş- tirakinin özellikle Balkan ülkelerin- de büyümesi stratejimizi sürdürüyo- ruz. Bul«arislaıı\la bir şube açma çabalan devam ediyor. Ötc yandan tş Bankası, Çin ve Rusya ile yakından ilgileniyor.Arap ülkeleriyle geüşmek- te olan ticarct çerçevesinde de o yö- reyi değerlendiriyoruz." îslami holdingyöneticilerinden itiraf Dış borç stoku 5.6 milyar dolar artti ANKARA (Cumhııri- yet Bürosu) - Türkıye'nın 2004 sonu itibanyla top- lam dış borç stoku, 2003 'e göre yaklaşık 5.6 milyar dolar artarak 161.7 milyar dolar olarak açıklandı. Hazine'den yapılan açıklamaya göre, toplam dış borç stoku ıçerısınde "kısa vadeli" borçlann pa- yı yüzde 19.7, orta-uzun vadeli dış borçlann payı ıse "yüzde 80.3" olarak hesaplandı. Kısa vadeli dış borçlar, 2004 sonu ili- barıyla 31.9 milyar dolar tutarında gerçekleşiıken kısa vadeli dış borçların yüzde 10.3'ü Merkcz Bankası, yüzde 43.3' ü Ti- cari Bankalar vc yüzde 46.4'ü ise diğer sektörle- rin borçlarından oluştu, 2004 yıl sonu itibanyla orta ve uzun vadeli özel sektör dış borç stoku 37.9 milyar dolar olarak ger- çekleşirken özel sektör dış borç stokunun yüzde 20'si finansal kesime ve yüzde 80'i ise finansal olmayan kesime ait borçlardan oluştu. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - TBMM Dilekçe Komisyonu'na bilgi veren tslami holding yöneticileri ilginç açıklamalar yaptı. TBMM Dilekçe Komisyonu'nda, bazı holdingler tarafindan özellikle yurtdışında toplanan tasarruflarla ilgili şikâyet dilekçeleri göriişüldü. SPK yetkilileri "bu kuruluşlann kimden ne kadar para topladığına ilişkin bir veri olmadığını" söylediler. Komisyon Başkanı Yahya Akman, dilekçclerin birleştirildiğini bildirdi. Faaliyetleri hakkında bilgi vermek üzere davet edilen 12 holdingden YlMPAŞ, Kombassan, Endüstri Holding ve 21. YY Büyük Anadolu Holding temsilcileri toplantıya katıldı. Endüstri Holding Mali Müşaviri Ali Özgen, borçlannı ödemeye yctecck gayrımenkulü olduğunu ancak haciz nedeniylc bunlan satamadıklannı belirterek "Bizden önceki yönetim, halkı dolandırmış. Şirketin yönetim kurulu üyeliğine 2'si hırsız, 1 'i kaçakçılık suçundan sabıkaklar scçilmiş. Yönetim boşluğu nedeniyle holding batma aşamasına geörilmiş" dedi 21 YY Büyük Anadolu Holding'in Yönetim Kurulu Üyesı Yakup Yöntem, 1994 knzinden sonra yurtdışından para toplamaya başladıklannı, I996'da ise holdingleşerek SPK'ye üye olduklannı ifade etti. NOTDEFTERİ ZEKERtYA TEMtZEL Ekonomideki Mayınlar Ekonominin birkaç iyi göstergesi ile kamaşan göz- ler, ekonomide sorun yaratacak gösterge ve verile- ri görmezlikten geliyor. Uyarılara kulaktıkanıyor, so- run yaratanpolitikalaryerineseçenekgeliştirilmiyor. Kaldı ki iyileştiği söylenen verilerin geniş halk kit- lelerinin yaşamını etkilemediği de ayrı bir gerçek. Büyüme, faiz ve rant geliri elde edenlerin daha da zenginleşmesini sağlarken, işsizlik sorunu çözüle- miyor, sosyal sorunlarçığ gibi büyüyor. Zenginler ile yoksullar arasındaki fark gitgide açılıyor. Cari açığın finansmanı yollarının ülkenin başına nasılbelalaraçacağını.geçenhaftakiyazımızdaan- latmaya çalışmıştık. "Döviz gelsin de nereden gelirse gelsin" anlayı- şının büyük sorunlar yaratacağını, hatta ülkemizin kaynağı belli olmayan paraların doğuracağı riskle- rin soğuk nefesini ensesinde hissetmeye başladığı- nı belirtmiştik. Türkiye'nin "kara para aklayan ülke" olarak suçlanmasının dış ticareti tehdit edeceğini yazmıştık. Bugün de dünya petrol fiyatlarındaki yükseliş ile petrol fiyatlarına bağlanan politikaların doğuracağı sorunlara dikkat çekmek istiyoruz. ••• 2005 yılı ekonomik hedeflerinin gerçekleşmesi bütçe disiplinine ve bütçe hedeflerinin tutturulma- sına bağlı. Bütçenin gelir hedeflerinin tutturulması ise, vergi gelirlerinin ortalama yüzde 18, harcama- lar üzerinden alınan dolaylı vergilerin ortalama yüz- de 25, özel Tüketim Vergisi'nin de (ÖTV) yüzde 31 oranında artmasına bağlı. Oysa 2005 yılının ortalama enflasyonu yüzde 8. Büyüme de yüzde 5. Bu büyüklükler temel alındığında ÖTV'nin yüzde 31 oranında artması olanaksız. Bu ancak ÖTV oran- larının yükseltilmesi ile mümkün olabilir. Ancak fiyatlar artarken ÖTV oranları da arttırılırsa bu, zincirleme etki ile tüm maliyetlerin artmasına ne- den olur. Bu da enflasyon hedefinin tutmasını, istik- rar programının başarısını olanaksız kılar. Bu durumda, en kolay vergi tahsil yöntemi olarak görülen akaryakıt üzerindeki ÖTV ve KDV'nin, fiyat- lar artarken arttırılması olanağı bulunmuyor. Bütçenin gelir hedefinin tutması için geriye tek bir olasılık kalmaktadır. O da dünya petrol fiyatlarının düşmesi. Petrol fiyatları gerilerse, fiyat düşüşü kadar vergi artışı yapılarakfiyatlardüzeyi korunacak, böylecede vergi artışı sağlanacaktır. ••• Ancak petrol fiyatları gerilemiyor. Bu köşeyi izleyenler hatırlayacaklardır. Irak sava- şının uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının tırma- nışa geçerek 75 dolara kadar yükseleceğini, defa- larca yazdık. 2005 bütçesinin hazırlandığı dönemde petrolün varil fiyatı 40 dolar dolaymda idi ve bu fiyatın düşe- ceği varsayılıyordu. Oysa petrolün varil fiyatı 60 doları aştı. 75 dolara doğru ilerliyor. Bu durumda petrol fiyatlarının düşeceği varsayı- mı ile yürütülen politikaların değiştirilmesi, üretimi arttıracak, iç talebi arttıracak politikaların yürürlüğe konulmasını gerektiriyor. Aksi halde artan petrol fiyatlarının üzerine binecek ÖTV ve KDV, özel tüketim ve toplam talebin gerile- mesi sonucunu doğuracak, ekonomi hızla durağan- lığa düşecektir. Artan petrol fiyatları kadar vergiden vazgeçilerek fiyatların aşırı artışının önlenmeye çalışılması halin- de ise bütçe hedefi tutmayacaktır. Türkiye'nin ihracata dayalı büyüme stratejisi teh- likeye girmektedir. Bazı göstergelerin iyi olması bu gidişi ön- leyemeyecektir. Türkiye'nin ekonomi politikalarını revize etme şan- sı hâlâ var. temizel@cumhuriyet.com.tr K I S A . . K I S A . . K I S A . . • Mercedes Benz, kullanımda olan araçlannın kalitesini arttırmak amacıyla dünya çapında bir geri çağırma aksiyonu gcrçcklcştiriyor. I la/iran 2001 ve Kasım 2004 tarihleri arasında üretilen 6 ve 8 silindirli araçlarda alternatörün gcrilim rcgülatörü kontrol edilecek ve gerckirse dcğiştirüccck. Aynca araçlarda güncelleme yapılacak. Daıuşma hatü:(0212-8581121) I Arjantin ödeyemediği faizi ile birlikte 102,6 milyar dolara ulaşan borcunun yeniden yapılandırılması çalışmalannı sürdüriiyor. Bugün tamamlanması öngöriilen tahvil takası işlemının kaderı, New York'ta bir temyiz mahkemesinin elinde bulunııyor. Mahkemenin kararı, tahviller üzennde aylarca hiçbir işlem yapılamaması sonucunu doğurabilir. • Bı e/ilva Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Süva'nın, yaklaşık 7 yıl sonra ilk kez ülkesinin IMF yardımından vazgeçmesi karannı vercrck hcsaplı bir kumar oynadığı ileri süıülüyor. Rcuters'in habcrine göre uzmanlar, Lula'nın IMF ile bağlarını kopararak 2006 başkanhk seçimleri öncesinde popülaritesini arttırmayı istediğini belirtiyorlar. • Dünya Bankası başkanlığına ABD'nin adayı Paul Wolfowitz seçildi. Irak savaşının mimarlanndan sayılan Amerikan Savunma Bakan Yardımcısı, dün Avrupalı bakanları da yoksullukla mücadele konusundaki görüşlerinde ikna etıneyi bşardı. Wolfowitz yönetimde Avrupa'ya danışmaya söz verdi. MALİYE YAŞAMINDAN /MUSTAM PAMVKOĞLU p a m u k m (asuperonline.com Vergi Idaresi, vakıflar tarafindan kuru- lan üniversitelerin öğrencilerinden tahsil ettiği ücretlerin Katma Değer Vergisi'ne tabi olması gerektiğini düşünerek bu üniversitelere KDV yönünden vergi ve ceza uygulamaktadır. Vergi Idaresi'nin uygulaması hem anayasanın eşitlik ilke- si hem 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Ka- nunu hem de Katma Değer Vergisi Ka- nunuhükümlerineaykırılıkteşkiletmek- tedir. Bu konuda Istanbul 1. Vergi Mah- kemesi Esas No: 2003/938, Karar No: 2004/3059 sayıh ve 31.12.2004 tarihli kararında Vakıf üniversitelerinin öğren- cilerden aldıkları ücretlerin KDV'ye tabi olamayacağına karar vermiştir. Bu kara- nn Danıştay tarafindan da onanacağını düşünüyoruz. Karar aşağıdaki gerekçelere dayan- maktadır. Anayasamız Bakımından: Anayasamızın 130. maddesine göre esas itibanyla üniversiteler Devlet tara- findan kurulabilir. Anılan maddesinin ikinci fıkrasında kanunda gösterilen usul Vakıf Universitelerinde KDV Istinası ve esaslar çerçevesinde, kazanç ama- cına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafindan, Devletin gözetim ve deneti- minetabi olarak yükseköğretim kurum- ları kurulabilir. Bu üniversiteler idari ve mali konular dışındaki tüm faaliyetleri nedeniyle Devlet tarafindan kurulan üni- versitelerin tabi olduğu esaslara göre yönetilecektir. YÖK Kanunu Bakımından: Vakıf üniversiteleri de bu kanuna ta- bidir. 58/b maddesinde, üniversitelerin genel bütçeye dahil (örneğin Maliye Ba- kanlığı) kamu kurum ve kuruluşlara ta- nınan mali muafiyetler, istisnalar ve di- ğer mali kolaylıklardan yararlanacağını hükme bağlamıştır. Bu hükümde üniver- siteler bakımından ayrım yapılmamıştır. Diğer yandan aynı kanunun Ek 2 ve Ek 7. maddelerinde vakıflarca kurulan üni- versitelerin yükseköğretim kurumlarının kazanç amacıyla faaliyette bulunama- yacakları, bu kanunun 56. maddesinde belirtilen kolaylıklar ve muafiyetlerden yararlanacakları belirtilmiştir. Diğer yan- dan Ek 9. maddede öğrencilerden alına- cak ücretlerin mütevelli heyet tarafindan tespit edileceği öngörülmüştür. Bu Hükümler Nedeniyle Vakıf Üni- versitelerinin Kazanç Amacıyla Ha- reket Etmeleri Mümkün Değildir. Vakıf üniversitelerinin kuruluş amacı Devletin eğitim yönünden eksik kaldığı kısımları tamamlamaktır. Vakıf ortadan kalktığında üniversite tüm malvarlığı ile YÖK'e devredilecektir. Anayasanın Eşitlik llkesi Bakımın- dan: Yukarıda belirtilen hükümler birlikte dikkate alındığında devlet üniversiteleri ile vakıf üniversitelerinin vergi muafiyet ve mali kolaylıklar bakımından farklı ol- maması anayasamızın eşitlik ilkesi ge- reğidir. Katma Değer Vergisi Kanunu Ba- kımından: Bu kanuna göre bir mal ve hizmet tes- liminin katma değer vergisine tabi ola- bilmesi için bu teslimin ticari faaliyet çer- çevesinde yapılması gerekmektedir. Alı- nan ücretler bir ticari faaliyet karşılığın- da öğrencilerden alınmamaktadır. Yuka- rıdaki hükümler nedeniyle vakıf üniver- sitelerinin ticari faaliyet göstermeleri ola- naksızdır. Maliye konuya iktisadi işletmenin var- lığından yaklaşmakta ve bu nedenle ver- gileme yapmaktadır. Bilindiği gibi vakıflar, Gelir ve Kurum- larVergisi'nden muaftır. Vakıf iktisadi iş- letme kurarsa, bu iktisadi işletmenin fa- aliyetleri Kurumlar Vergisi'ne tabi ola- caktır. İktisadi Işletme tanımı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 4 ve 5. maddelerin- de yapılmıştır. Vakıflara ait ve tabi olan faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şir- ketleri ve kooperatifler dışındaki ticari, sı- nai ve zirai işletmeler iktisadi işletmeler- dir. Ayrıca bunların kazanç gayesi güt- memeleri, faaliyetin kanunla tevdi edil- miş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, müstakil muha- sebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulun- maması mükellefiyetlerine tesir etmez. Diğer yandan iktisadi işletmeden söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, yani üretilen malların veya verilen hizmetlerin bir be- del karşılığında satılmış olması gerekti- ğini Maliye Bakanlığı öngörmektedir. Va- kıf üniversitelerinin vakıfların bir iktisadi işletmesi olduğu görüşündedir. Maliye- nin görüşüne biz de katılmıyoruz. Vakıf üniversitelerinin öğrencilerden aldığı üc- ret bir satış bedeli değil, bir anlamda harçtır. Öte yandan üniversitelerin iktisa- di işletme sayılması halinde bile bu du- rum öğrencilerden tahsil edilen ücretler- den katma değer alınmasını gerektirme- mektedir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog